Etiket arşivi: YİT

It’s imminent…

In the last period, extraordinary developments and changes in the balance have taken place at an unprecedented speed in world politics. Russia is over now…It is imminent… Events that shook the whole world can happen in Russia at any moment, and the whole world can hear and be shaken. The whole world will concretely witness the power of Istanbul.

The Ankara government also saw the power of Istanbul and accepted it. The Ankara government should back up the statements it has made in recent days, clarify its stance thoroughly, and never make any concessions against the Putin, Şi, and Biden gangs… The Osman Kavala issue is no longer an issue for the Ankara government. The Ankara government should evaluate the power of Istanbul very well. It should not be ignored for a moment that it is not even a problem for Istanbul, which is redesigning the world, to shape Ankara.

In this process, where even the trio of Russia, China, and the USA cannot stand against Istanbul, the spoiled child called Greece needs to be slapped. Turkey does not have to tolerate Greece any longer, which threatens, causes problems, and causes tension almost every day. It is no longer possible for the Russian issue to get out of hand, it will continue in favor of Turkey and the world’s humanity, and as the process continues, we will continue to intervene in every part of it… Now the Ankara government should turn its direction towards the spoiled boy named Greece, the hatchet Greece, and the problems in other neighboring countries. It is time for Turkey to stand up and become a giant.

It is a humiliation for Turkey that the islands under our noses are still considered Greek territory. It is a humiliation for Turkey that the Greek threatens Turkey every day and does not see concrete responses. It is a grave mistake that Turkey, which can adjust to the whole world at the same time, does not display the necessary attitudes toward the Greeks. Turkey is not a country that needs a NATO either. The deterioration of relations with NATO is not even an issue for Turkey. The Ankara government should also act independently of NATO, which has already been brain dead.

It is imperative that the Greek, who has been captured by betrayal and lawlessness as far as the islands close to us, should be removed from our land and sea borders, and that our islands should be reconnected to the homeland. Otherwise, Turkey’s reputation will not improve and its problems with the Greeks will never end.

Currently, when Turkey retakes its islands from Greece, there will be no serious response from any part of the world. The time and the ground are extremely favorable. For Turkey to overcome its gigantic problems, it must take risks as long as it takes their toll. However, Turkey’s quantization and a showdown against Greece and the swamped/finished countries behind it is no longer a “risk”. Very much, the process of overthrowing that useless Biden and his gang in the USA will accelerate. That’s all… China said, “Okay, Russia is over, okay, but when Russia disintegrates, at least the borders should be like this, right?” It continues to broadcast the imaginary political maps that come to say on the state television channel.

In addition, Turkey should move out of being a country that tries to provide most of its air defense from the air and tries to provide most of its naval defense from the sea. Thanks to the developing and rapidly spreading and accessible technology, it is possible for Turkey to provide more than eighty percent of its air defense from land. Turkey can deploy dozens of laser weapons and electromagnetic pulse weapons at the required points for air and sea defense within a maximum of two months. Such weapons and towers can be set up on our islands, just as we have reclaimed our islands.

Engaging in dogfights using our jets against the provoking and uninhibited Greek jets is a waste of time and money. Before these towers are installed, they must be brought down instead of fighting with the Greek jets. Turkey, whether it is a neighbor or not, should establish good relations with those who want to establish good relations from the sides of the world and should conflict with those who prefer conflict without hesitation. The claim and pressure that war is a bad thing and that there can be a world without war are extremely malicious. No, war on legitimate terms is noble, the business of good and noble people. Fighting when appropriate, when conditions are met, is essential for the peace and happiness of world humanity. The Ankara government can also choose to go to war with Greece if it wishes. It can extend our borders to the borders of 1897. All of them are right, law, and preference, and Istanbul is not disturbed by this.

All parties in the world should know that from now on, YIT(Yıldız Intelligence Organization) will concentrate on Greece, the Aegean, and the Mediterranean, the Middle East, Syria, Iraq, and Iran rather than Russia, China, and the Biden gang, which is already finished and advancing to the level we want. It will never loosen its close relations with the Turkish world. It will continue to get stronger day by day. It will try again and give opportunities to establish good relations with India and Pakistan. It will also improve its good relations with “civilized” people/groups in Europe, within NATO. It will also improve its contacts with the parties for giant projects that will be launched very soon and will strengthen Turkey and its allies.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Hani ortalık Omicron’dan yıkılıyordu?

Gördünüz mü?

Dünyanın dört bir yanında, Ankebut Ağına bağlı olan devletlerde, üst üste korona ve Omicron varyantı oyunlarından geri adımlar atılıyor. Yasaklamalar ya da kısıtlamalar kaldırılıyor ya da gevşetiliyor. Hiçbir tıbbi/bilimsel temeli olmayan, itibar edilemez PCR testlerini ve sözde aşı dedikleri o art niyetli sıvıları dayatmaktan da geri duruyorlar, peş peşe geri adımlar atıyorlar. Hiçbir faydası olmayıp zararları olan maskelerin kullanılmasını zorunlu olmaktan da çıkartıyorlar. Öyle ki günlerdir bu hususta arka planda neler yaşandığını takip etmeye çalışırken hızlarına biz bile yetişemiyoruz.

Hani ortalık Omicron’dan yıkılıyordu? Hani hastahanelerin yoğun bakım servisleri dolmuş, taşmıştı? Hani sağlık çalışanları çok zor şartlar içinde kalmışlardı? Hani hastahanelerin başhekimleri ve önde gelen tıp uzmanları korkutucu açıklamaları peş peşe yapıyorlardı? Hani daha birkaç gün önce bile dünyanın dört bir yanında malum devletlerin basın ve medyasındaki satanistler, yahudiler, masonlar ortak ağızla aynı yalanları pompalıyorlardı? Kısıtlamalar, yasaklamalar yeniden uygulanmalıydı? Bütün bu haberler, metinler, makaleler, sözde bilim adamlarının açıklamaları her yerde duruyor da bu hükumetlere bir anda ne oldu? Ne kadar sert bir kayaya çarptılar?

Bu güne kadar bu insanlık dışı korona ve kara para oyunlarında en kararlı duruşu sergileyen ülkelerden biri olan Hollanda, bir diğeri olan İngiltere bile kısacık sürede çok ciddi geri adımlar attı. Dünyanın doğusundan, batısından, kuzeyinden, güneyinden olan ülkelerden geri adımlar peş peşe geliyor. Bu güne kadar Hollanda’nın ve benzeri ülkelerin bu konularda geri adımlar atmaları için kimler kimler, neler neler denediler. Söz konusu ülkelerdeki insanlar, insan onuruna yakışır şekilde ve pes etmeden çok uzun süre gösteriler yaptılar ama hiçbir zaman netice alamadılar. Şimdi ne değişti?

İşte şimdi bu da YİT’in gücü… Akademi Dergisi’nin gücü… Ankebut Operasyonu’nun gücü… İşte bu da İslamcıların değil, hakiki müslüman olan hakiki Türklerin gücü ve dünya insanlığına büyük bir hizmeti… Bizlerle birlikte hareket eden batı dünyasındaki medeni topluluklar da çok isabetli karar almış oldular ve sonunda kazananlardan oldular, olacaklar.

Ben cezaevinde iken arkadaşlarım ifade etmeye çabalamışlardı ve “Koronayı mfs bitirecek” başlığı atmışlardı. Lakin, Akademi Dergisinde benim haricimde hala paylaşımlar yapmakta olan o arkadaşlarım, bu sahada hususi yetiştirilmiş kişiler olmadıkları ve sadece cemaat mensubu olup da gönüllü şekilde insanlığa hizmet etmek niyetiyle gayret eden kişiler oldukları için, konulara tam vakıf olamamışlardı ve tam izah edememişlerdi. Evet, dünya genelinde korona oyunlarını da bitireceğim. Bitirmek istemeyenleri de bitireceğim.

Ankebut Ağını (İlluminati) da bitireceğim, Ye’cüc ve Me’cüc (Yeşiller ve griler) kavimlerini de bitireceğim. Yer altındaki dev uzaylı üslerini de yok edeceğim. Küresel ısınma, iklim değişikliği gibi yalanları/tuzakları da yıkacağım. Dünyada, resmi ya da gayr-i resmi faaliyet gösteren tek bir mason locası dahi bırakmayacağım.

Dünya üzerinde tesis edilmiş bu şeytani sistemi, arkasında dünyalı, uzaylı, cin ya da insan, her kim varsa, hepsiyle beraber ezip geçeceğim.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

..

Namussuz herif!

Kulisini bildiğim kişilerin sahne performansıyla ilgilenmiyorum Bohçalı! Boşuna kendini yoruyorsun. Kalp atışlarınız Fizan’dan bile duyuldu. Siz hala had bilmiyorsunuz. Siz hala ne derece birikmiş ve büyümüş bir enerjiyle ve teşkilatla oynadığınızın farkında değil gibisiniz.

Üç beş tane kripto adamını kullanıyorsun, onlar üzerinden benim devletimin gücünü benim üstüme gönderebileceğini zan ediyorsun. On yıl olmuş sana her sözü söyleyeli, her resti çekeli… Namussuz herif! On yıl titredikten sonra, on yıl boyunca gık bile diyemedikten sonra ve on yılın sonunda sonunu gördükten sonra, verebildiğin karşılık yine beni, benim devletimle karşı karşıya getirmek mi? Bunu da hukuku ayaklar altına aldırarak yapmak mı? Yine ihanet, yine sinsilik, yine adilik, yine kahpelik, yine küstahlık mı? Biriniz yetmedi, o kadar korktunuz da o yüzden mi dördünüz birden davacı oldunuz? Dördünüz değil, binlerceniz bizden bir adam kadar etmiyorsunuz. Zulmünüz, küstahlıklarınız, kahpelikleriniz arşa vardı. El kadar bebekler, bacak kadar çocuklar, neler döndüğünden haberi olmayan analar, bacılar bile zulmünüzden kurtulamaz oldu. Kurtlar kuşlar zulmünüzü konuşuyor. Yettiniz artık. İyice haddi aştınız artık.

Seni arkalayan karanlık odakların ve ülkelerin halleri de artık meydanda. Milletin nazarında zaten bir gram ağırlığın, itibarın yok. Tükürdüğünü yalayıp duran, restlerinin arkasını getirmeyen pisliğin teki olarak görülüyorsun. Kriptoların basın ve medyası bile seni daha fazla kollayamıyor. Çakalın önde gidenisin, bozkurt yuvasının reisi gösterilmişsin. Samimiyetle bu din, bu devlet, bu millet, bu dava için mücadele edip canını bile vermiş hakiki ülkücüler, mezarlarından kalksalar yüzüne tükürürler.

Tanımıyorum senin gibi adi bir hainin iki dudağı arasından çıkana göre hüküm veren sözde mahkemeleri, gizli yahudi ve ermeni savcı ve hakimleri… İdari, adli ve askeri yetkilileri… Seni, onlarla beraber gömerim. Burası benim devletim. Millet biziz, devlet de bizim…

Seni ve çeteni ne Haberal elimden alabilir, ne çalıştığınız ülkeler, ne o ülkelerin gizli servisleri, ne de sahadaki sözde ülkücü çeteleriniz… Ülkücülüğe kapkara lekeler düşüren o kara paracı çetelerini bir günde toplatır alırım. Hatta iktiza ediyorsa bir günde hepsine sıktırırım. Seni o MHPKK genel merkez binasının önünde, onlarla birlikte sallandırırım. İyice anladın mı? Bak, cihanın önünde sana da çetelerine de seni arkalayan Türk ve İslam düşmanı ülkelere de işte böyle koydum postamı. Haydi, yapamazsın diyorsan, diyorsanız, çık kürsü senin, yaz twitter senin, in inebiliyorsan, saha da senin…

Bakalım bu devlet senin gibi bir hainin babasının çifliği mi, yoksa gerçek Türklerin devleti mi… Mahkemeler, resmi kurum ve kuruluşlar, hastahaneler, postahaneler emrinize hala amade mi…

Bakalım, seninle beraber ölüme gidecek kaç kripto adamın var.

Mehmet Fahri Sertkaya

Çok defa olduğu gibi, bir kez daha bir işi yapmadan önce şuradan açıkça yazayım.

Bundan sonra Çin’in, Rusya’nın, İran’ın, Amerika’nın bile önüne İsrail’i aldık. İsrail’den peş peşe acayip haberler yayıldığını duydukça, gördükçe hep bizi, YİT’i hatırlarsınız.

Ben o Sanhedrin hahamlarına dün söyleyeceğimi söyledim, akıllı olmalarını bekledim ama insanlıktan anlamadılar. Kendi tercihleri… Şimdi bu şeytanlıklarının bedelini hep bütün Sanhedrin hahamları ve bütün İsrail ödeyecek.

Mehmet Fahri Sertkaya

Ruslar çok sinirliler

Ruslar çok sinirliler

Eskisi gibi Tayyip’i metafizik kuşatmaya alamıyorlar. Zihnini, duygularını, hafızasını istedikleri gibi oynayıp yönlendiremiyorlar. Pek çok konuda istedikleri gibi kararlar almasını sağlayamıyorlar. Çünkü memleketimizin, milletimizin ve insanlığın zararına olacak kararlar alması için kendisine yapılan metafizik saldırılara YİT, sert karşılık veriyor.

Ruslar, son bir çare olarak Tayyip’i sert şekilde tehdit etmek hatta şantaj yapmak niyetindeler.

Gelişmeleri yakinen takip ediyoruz ve devletimizin, milletimizin, insanlığın menfaatlerini önde tutarak, Rusların Tayyip’i baskı altına almasına mani olacağız.

Ruslar böyle bir hadsizliğe de cesaret ederlerse, bu defa çok daha sert karşılıklar vereceğiz.

Rusların, Soysuz’u o makamda tutmak için zaten yeterince haddi aştığını düşünüyorum. Ruslar, Tayyip’i tehdit ederlerse en çok da bunun için, kendilerine çalışan Soysuz’u ve çetesini kollamak için tehdit edecekler.

Bir süre daha dik durduğumuzda ve belki de biraz bedeller ödediğimizde Rusya’nın çok kısa sürede parçalanacağını, dünya üzerindeki siyasi, askeri ve mali dengelerin bir anda büyük değişikliğe uğrayacağını, Putin’in devrileceğini hatta kendi devletinin yetkilileri tarafından öldürüleceğini öngörüyorum.

Çünkü, şu anda bile Rusya’da Putin’in ne yapmak istediğini anlayamamış ve yazdıklarıma hak veren çok sayıda devlet yetkilisi var. Bunlar, Putin’in Rusya’nın iyiliğini istemediğine, tarihi fırsatları fark ettiği halde kasten kullanmadığına zaten kani oldular. Putin’e Rusya’yı sinsice yıkmaya çalışan bir hain gözüyle bakıyorlar.

Mehmet Fahri Sertkaya

Dyatlov geçidi vak’ası: 56 yıl sona bile sırrı çözülemedi

https://ok.ru/video/374044232334

Dağcılar o kadar enteresan şekilde öldüler ki, üzerinden yarım asır geçti, teknoloji de çok gelişti ama hala hiç kimse bu ölümleri yorumlayamadı…

O bölgede uzaylılar da vardı ama Şeytan Geçidi (Dyatlov) vakası uzaylıların işi değildi. Sovyet gizli servisinin insanlık dışı deneylerinde geliştirdikleri çok ileri teknolojiler, dağcılar üzerinde de denendi.

Filmde de “biraz” konu edildiği gibi o bölgede gizli bir üs vardı. O üste binlerce insan, bir insanın görmeden aklına hayaline getiremeyeceği kadar vahşice deneylere tabi tutuluyorlardı. Zihin kontrolü deneyleri, biyolojik sistem üzerinde yapılan acımasız deneyler ve her şey vardı orada. Kimin nasıl bir acı çektiği umurlarında bile değildi.

Dağcılar, neler döndüğünü bilmeden o bölgeye yaklaştıklarında, onlar üzerinde de zihin kontrolü silahlarını denediler. Maruz kalanlar, çıldırmış gibi oldular. Kendilerine ve arkadaşlarına zararlar verdiler.

Kayboldukları duyulunca, dağcılar aramalar sonucu bulununca da bulunanları hemen gömüp yok etmek istediler. Hatta birini gömdüler ve kurtarma ekipleri tarfaından çekilen resimlerde bile oradaki başına diktikleri haç görülebiliyordu.

Sonra Rus gizli servisinin kontrol edemediği gelişmeler olmaya başladı ve soru işaretleri göz önüne çıktı. Mevzu büyüyecek ve Sovyet Rusyasının dünya lideri olabilmek için kendi insanlarına bile neler yaptığını ve ayrıca elinde ne kadar tehlikeli teknolojiler olduğunu herkes bilecekti. Neticede yine de konuyu kapatabildiler.

Ruslar, büyücüleriyle de konuyu korumaya almak istediler. O gün bu gün kim bu konuyu araştırmaya kalksa, şayet cinlere ve medyumlara karşı korunabilecek halde birisi değilse, ne olduğunu bile anlayamadan başlarına kötü şeyler geldi, geliyor.

The flag of Russia pinned on the map. Horizontal orientation. Macro photography.

Öldürülmem için gizli servislerine emir verdiler. Gizli servis de işi Türkiye’de Doğu Perinçek çetesine verdi. Onlar da emri yerine getiremediler ve hesapları bozuldu. Çünkü YİT her yerde…

Ruslar dün öğleden sonra toplantı yaptılar. Toplantının temeli “Mfs her işimizi bozuyor” üzerine kuruldu.

“Mfs her işimizi bozuyor. Böyle giderse daha da bozacak ve onunla baş edemeyeceğiz. Ermenistan meselesinde de onun yüzünden taviz vermek zorunda kaldık. Ankebut Ağı da peşi sıra hamleler yapıyor. Mfs var olduğu sürece bu sıkıntılarımızın hiçbiri düzelmeyecek” şeklinde tartıştılar.

Sonra da infaz edilmem kararı alındı. Emri Putin Şoygu’ya verdi. Şoygu gizli servise ve onlar da Doğu Perinçek’e verdiler.

Ruslar, akşam yaptığım birkaç kısa paylaşımdan sonra daha da çıldırdılar ve ellerini çabuk tutma kararı aldılar. Su-i kast planı hemen bu gece gerçekleştirilecekti ama bozulunca ise “eyvahh” dediler. Şimdi ise onlara yapacaklarımdan daha da çekiniyorlar.

Washington DC, USA – March 6, 2014: Crowd of people at Ukrainian protest by White House with Stalin and Putin sign

Putin, metafizik sahadaki kayıplarından ve aldığı verilerin güvenilir olmayışından dolayı endişeli. Ankebut Ağından gelecek daha güçlü dalganın/darbelerin farkında.

Bakanları ve idari kadrodaki diğer önde gelen adamları bu durumda Putin’e göre daha mantıksız ve faydalı olmayacak görüşlere sahipler. Putin’in etrafında bir avuç ahmak dolu. O kadro ile şu yeni dengeler içinde Rusya’yı parçalanmaktan koruması imkansız. Zaten Muktedirler İttifakı dediğimiz önceki dengeleri bozup da işleri buraya getirenler, her şeyi berbat edenler de o etrafındaki ahmaklar.

Ankebut Ağının yönlendirmelerimi hızlıca dikkate almayacağını da düşündüler ve büyük yanıldılar. Bir anda böyle sıkışınca da çareyi beni yok ettirmekte buldular ama o da olmadı.

Başlarına neler gelebileceğini medyumlarına/kahinlerine de sordular.

Onlar da iyi şeyler söylemediler. Bu endişe ile Ruslar bize karşı metafizik saldırıları artırdılar. Savunmada kalarak vurduğumuz büyük darbelerin ardından taarruza geçerek de metafizik sahada onlara büyük darbeler vurduk. Hatta ezip geçtik.

Bir çok yönden sıkışmışken bu yönden de bu hale gelmeleri neticesinde yok edilmemin şart olduğuna karar verdiler.

Medyumları “Almış olduğunuz önlemler sizi kurtaramayacak. Her türlü sıkıntıyı yaşayacaksınız” dediler.

Colored flag of China

Çin, finans kaynaklarını sıkı sıkı kontrol altında tutmaya odaklandı. Ankebut Ağının Çin’i ekonomik sıkıntıya/krize sokacağını, dış borçlanmaya yönlendireceğini düşünüyorlar.

Benimle hesaplarını daha sonraya bırakmış haldeler. Şu anda bana zarar veremeyeceklerini biliyorlar. Çevrelerindeki ülkelerden nüfuzları altında olanları da kendilerinin savunmasında kullanmak için iyice hazırlamayı planlıyorlar.

Çin, askeri ve mali sahada bir savunma savaşına hazırlanmak zorunda.

Almanya, İsviçre, Çin, Rusya, Amerika, Türkiye diye saymaya başlasak, dünyanın önemli yerlerinde çok sayıda toplantılar yapıldı, vaziyet değerlendirildi, kararlar alındı.

Dengelerin hızlı ve sert şekilde değişeceği açıkça anlaşılınca, birçok ülkedeki toplantıların konuları çoğunlukla savunma sanayiinin güçlendirilmesine, güçsüz düşecek ülkelerin sömürülmesine, küçük ama faydalı anlaşmaların ülkeler arasında yapılmasına dair oldu.

Çin, BM’nin, AB’nin ve güçlü ülkelerin siyasi yetkililerinin Doğu Türkistan’daki zulüm nedeniyle üzerine gitmesinden ve her türlü yaptırımları uygulamasından çok korkuyor.

Çin’in interneti çok hızlı şekilde tarayan yapay zekalı bilişim sistemleri var. Çin aleyhinde internet üzerinde herhangi bir ortamda oluşturulmaya başlanan havaların kokusunu hemen alıyorlar ve neler yapabileceklerine bakıyorlar.

Amerika başta olmak üzere Ankebut Ağındaki bütün ülkelerin terör, kaçakçılık ve insanlık suçlarına, insan hakları ihlallerine dikkat çekerek İran’ın üzerine gitmesi ve Rusya’nın yanından uzaklaştırıp kendi derdine düşürmesi, yaptırımları da artırması çok isabetli olacaktır.

Trump da eksik aksak kalan kısımları tamamlamak hususunda hassasiyetini ve iyi niyetini sergilemeli.

Tayyip’in kendini sürekli benimle kıyas eden ve bu nedenle hatalar yapmaya meyyal/eğilimli duran haline ince ayar çekilmeli.

Bu dengeler bir hatayı daha kaldırmaz ve ipler bir daha koparsa asla bağlanamaz.

Tayyip’in, Türkiye’ye yapılacak elektromanyetik saldırılar (suni yağışlar, seller, hortumlar, depremler) konusunun ciddiyetini anlayabildiğini ve doğru kararlar alabildiğini görmüyorum.

Ankebut Ağı, Türkiye’nin bu türlü saldırılara maruz kalmasına mani olmak için elinden geleni yapmalı, yaptırmalı. Bu saldırılar engellenemeyecek ve büyük kayıplar yaşanacak olsa bile en azından hemen sonrasında Türkiye’nin kendini hızlıca toparlamasını sağlayacak tedbirler mutlaka alınmalı. Bu yapılmadığında Ankebut Ağının bölgeye ve dünyaya dair planları da sekteye uğrayacaktır. Güçlü bir Türkiye Ankebut Ağına da lazım.

Emniyet, Jandarma ve istihbarat gücü Türkiye’deki Rus mafyalarının üzerine sevk edilmeli. Rus mafyalarına göz açtırılmamalı, mallarına çökülmeli, Rusya’nın kara para gelirlerine bu şekilde de büyük darbeler vurulmalı.

A silhouette style illustration of a superhero standing with sunburst effect in the background. Easy to edit. Wide space available for your copy.

Bu arada, gece uyumadım, ayaktaydım. Uzun ve yoğun geçen bir geceydi ama her şey kontrolümüz altındaydı. Hiç kimseye de kızmadım. Şu paylaşımları son derece sakin bir şekilde yapıyorum ve zaten yapacaktım.

Ankebut Ağı ülkeleri birbirlerine sıkı bağlanmalı. Birbirlerine güvenmeyen liderler planları zora sokacaklar. Bence Ankebut Ağı hiç zaman kaybetmeden Macron’dan kurtulmalı.

Çin’in, bazı önemli tavizler vererek Ankebut Ağı ile anlaşma talebi olursa, bu kabul edilmemeli. Çin’in kaçacak deliği yok ve iç dünyasının dışa/dünyaya gösterdiği gibi olmadığını yakında bütün dünya görecek. O kadar ahlaksız, dinsiz, vahşi, zalim bir milletin mensuplarının birbirlerini de umursamadıklarını ve birlik/beraberlik sergilemeyeceklerini yakında bütün dünya görecek. Ezici bir devlet otoritesi altında zoraki yaşatılan o millet, otoriteye birazcık güç yetirebildiğinde, karşı koyabildiğinde zaten Çin binbir parçaya bölünecek.

Rusya’nın devlet arşivleri arasında, o zamanlarda oralarda yapılan çok acımasız deneylere dair vesikalar da var. Yaşananları görmek bir yana, sadece o vesikaları görüp okuyan sağlıklı bir insanın ruh sağlığı hemen bozulabilir.

Three-dimensional synthetic works, representing the future of human science and technology, global science and technology

Metafizik dalgalarla nükleer bir denizaltının ana kontrol sistemi bozulabilir mi ve batırılabilir mi? Ya da hiç değilse bütün ekibi kısa sürede öldürülebilir mi?

“Dördüncü dünya savaşı insanların beyinlerinde yaşanacak”

Okumak için buraya tıklayın

https://telegra.ph/D%C3%B6rd%C3%BCnc%C3%BC-d%C3%BCnya-sava%C5%9F%C4%B1-insanlar%C4%B1n-beyinlerinde-ya%C5%9Fanacak-10-13

Mehmet Fahri Sertkaya ( 8 Aralık 2018)

Muktedirler İttifakı tamamen dağılmadı. Şu anda altı güçlü üyesi var ve yeni üyelere de açık.

130 kadar Çinli ve Rus büyücü öldü.

900 kadar Çinli ve Rus medyum öldü.

Şeytan Geçidi (Dyatlov) vakasını, sadistliğini yani Rusların insanlıktan çıkmışlığını insanlığın duymaması için alınan tedbirler yok edildi.

Bu maksatla yapılan çok ağır ve güçlü ve çok sayıda büyüler çözüldü. Bu konuda koruma yapan cinler aleminin en seçkin cinlerinden olan kalabalık bir grup cin öldürüldü. Bu konuyu koruyan medyumlar da öldürüldü.

Artık bu konunun önü açık.

1 milyon 750 bin kadar cin kabilesi bu seçme gruba yardım ediyordu. Onlar bir anda bize saldırdılar ve gereken karşılığı aldılar. Şu anda bu kabilelerden cephede kalanların sayısı elli binin altına indi.

Bunların saldırısıyla eş zamanlı olarak Griler de saldırdılar ve şu anda çok yaklaşık 650 bin kadar adamlarını kaybettiler.

Böyle büyük bir saldırıyı kendileri için fırsata çevirmek istemeleri, yine büyük kayıplar vermelerine sebep oldu.

Mehmet Fahri Sertkaya

Bir insana aynı anda neden 145 bin medyum saldırır, biliyor musunuz?

Bu gece dünyadaki Grilerin en üst ismini, bir numaralı reisi öldürdüm. Yanındaki iki numarayı ve üç numarayı da öldürdüm.

Hem görüşmek istiyorlar, hem anlaşma teklif ediyorlar hem de üstten konuşuyorlardı. Aslında tuzak kuruyorlardı, kurmuşlardı ama işler planladıkları gibi gitmedi.

Geceden beri intikam için durmadan saldırıyorlar.

Dün akşamdan bu sabaha kadar yedi yüz binden fazla uzaylı medyumu öldürdük.

Bu sabahtan bu saate kadar dört yüz binin üzerinde uzaylı medyumu öldürdük.

Bunların ezici çoğunluğu Grilerdi ve az bir kısmı Yeşillerdi.

Bu kini, bu intikam saldırısını fırsat bilip eş zamanlı saldıran yüz binlerce cin kabilesini de yok ettik.

Bundan sonra bu dünya Grilerin ve diğer uzaylı türlerin gücü büyük oranda bitmiştir.

Aynı anda 145 bin medyum, yüz küsur bin cin kabilesi, 600 küsur kara büyü ve sonu bir hiç…

Nasıl da kinlerine kin katmışlardır. Nasıl da kendilerini bir böcek kadar aciz hissetmişlerdir.


Kaldığı yerden devam ediyor ve dünyaya değil, dünyalara hatta alemlere aynı anda ayar çekiyor.

Ruslardan, Çinlilerden, Mısırlılardan, Azerbaycandan da metafizik saldırılar yoğun olarak geliyor ve sadece gülüp çarpıp geçiyoruz.

Bu gün dünyanın dört bir yanından beş yüzden fazla büyücü öldü.

Türkiye’de televizyonlara astrolog diye çıkartılan gizli Yahudi büyücülerden de ölenler olacaktı ki iblis bedenini onların önüne siper etti. Yine de yerlere yattılar, acıdan inlediler ve insanlara onlarca senedir yaşattıklarını biraz da olsa yaşadılar.

Etrafınızda medyumlar, metafizikçiler, üfürükçüler varsa oturup konuşun. Size saatlerce anlatabilirler. Biz anlatmaktan geri duruyoruz.

Türk kanalı zan edilen gizli Yahudi TV kanallarına çıkartılan gizli Yahudi bir astrolog kadın bu gün ölümlerden ölüm beğendi. Türk rolü oynayarak bunca zamandır Türklere her ihaneti yapan bu dişi insan şeytanı, neye uğradığını şaşırdı.

Ayyy çok fenayım, kolonya verin bana.

Açın şu camları, nefes alamıyorum ayyy.

Ne oluyor böyle, kesin biri büyü yaptı bana yada başka bir şey ama bu doğal bir şey değil.

Diye bir başladı, her geçen dakika daha da acılar içinde kaldı. Ölmeye çok yaklaşmıştı ki kıyamete kadar Allah’ın kendisine ölümsüzlük verdiği o İblis kadının yardımına koştu, bedenini siper etti.

İsmini versem, çok kişi bilir ve ekranlarda görmüştür. Oturup oturup Türklere, Müslümanlara nasıl büyüler yaparım diye ömrünü harcayan bir pislik kendisi.

Mehmet Fahri Sertkaya

İddia ediyorum!

Dünyanın en iyi metafizikçileri bizde/YİT’te…

Aramızda o kadar yüksek kabiliyetli ve enerjili arkadaşlar var ki dünyadaki hiçbir medyum onları göremiyor, bulamıyor, izleyemiyor, dinleyemiyor… Ve birinin değil, onlarcasının bir araya gelerek yaptığı saldırılar bile onları öldüremiyor. Bu arkadaşlarımız, canı kaşınan, bize, çoğunlukla da bana düşmanlık yapan, metafizik saldırıya başlayan kişiye karşılık vermeye başladıklarında, o düşman kişi daha neyin ne olduğunu, karşısında kim olduğunu anlayamadan hayata feci bir şekilde veda ediyor.

Bazıları kabullenmek istemese de YİT, mesafe engeli tanımıyor. Kıtalar arası öldürücü metafizik darbeler gönderebiliyor. Bunun için arkadaşlarımızın çiplerle, elektronik cihazlarla desteklenmesi de gerekmiyor. Trump rolündeki Gri uzaylıyı öldürürken onun yakın etrafında değildik. Amerika sınırları içinde de değildik. Türkiye’den yaptığımız bir saldırıda öldürdük.

Ben yazayım da isteyen inanır, isteyen inanmaz. YİT, başka bir gezegendeki başka insan türünden bir insanı bile Türkiye’den çarpabiliyor, öldürebiliyor.


Yeşillerin kendi gezegenlerindeki beyin takımı kişiler, önlerinde benim hologramım ile “Bu adam kim, ekibi kim, teknikleri ne, bunu nasıl yapabiliyorlar, bunları nasıl durduracağız, sistemlerini nasıl çözeceğiz, dünyadaki bütün adamlarımıza aynı anda metafizik saldırı yaparlarsa ne yapacağız, daha ne kadar saldırı yapıp da ne kadar adam kaybedeceğiz, anlaşmak zorundayız ama nasıl anlaşacağız” diye tartışıp ahlayıp duruyorlar.


YİT, ilk kurulduğu zamandaki kadar, Cennetmekan Sultan Abdülhamid Han zamanındaki kadar güçlü, kararlı, inançlı, gayretli…

Mehmet Fahri Sertkaya

Süleymanlılar neden hanımları hacca götürmüyor…

“Biz nasıl bir dünyada yaşıyormuşuz”

Ankebut Ağı’nın Suudi Amerika’daki fuhuş mafyaları ve Süleymanlılar neden hanımları hacca götürmüyor?

[27.04.20 01:30]

Selamun aleykum abi ramazanimiz mübarek olsun ben size bir şey soracam saskinlikla sizi takip ediyorum soysuzdan az cekmedik bizde ailecek fahriye kara olayi vardi 3sene önce gündemde annem oluyor kendisi yasiyormu bilmiyoruz tam bulundu derken herkez tehdit edildi birsekilde susturuldu sizi cok iyi tanimiyot bilmiyorum ama anladigim kadariyla rabbimin lutfettigi bazi ilimleriniz var hamdolsun gercekten merak ediyorum annem yasiyormu hacda kaybolan fahriye kara yi belki duymussunuzdur muge anliya cikmisti ailem ne oldu anlatsak anlamiyoruzki acikliyalim bir var dediler bir yok oldu cok utanarakta yaziyorum gercekten ozur dilerim ama ilminizden faydalanmak isteriz ailemiz merak icinde yardimci olabilirsiniz umidindeyim lutfen yardim edebilirseniz bize bilgi verin

[27.04.20 10:23]

[#DoğuTürkistanıDuyuyoruz Mehmet Fahri Sertkaya kişisinden iletildi]

v.a.s. kardeşim. Bir insana böyle şeyler yazmak istemezdim. Kendimi senin yerine koyamyorum ama bildiklerimi gizlersem de onu da vebal olarak görüyorum. Anladığım kadarı ile Ankebut Operasyonu kapsamında yaptığım yüksek sayıdaki yayını gördün, dünyada nasıl bir Yahudi/Mason gizli derin devleti olduğunu ve dünya genelinde bütün kara para işlerinin ve bütün insanlık dışı işlerin bunlardan sorulduğu iyice bildin.

Benim öyle sıradışı ilmim falan yok, herkesin zan ettiğinin aksine cinler alemi ile de çok alakalı ve irtibatlı değilim. Üzerimize o yolla geldikleri için mecburen ve zaruret kadar o işlere girdik. Cinlerden haber alanlardan, cinlerin haberlerine itibar edeceklerden falan değiliz.

Koca bir cemaatiz, devletin bütün kurumlarında kardeşlerimiz var. Kurulu bir sistemimiz var ve ona kısaca YİT diyoruz. Elimizde deniz derya kadar somut deliller var ve bunları sadece birkaç ay sonra zaten paylaşmaya başlayacağım ve bunlar Türkiye’yi değil bütün dünyayı sarsacak. Duyanlar inanamayacaklar ve “Biz nasıl bir ünyada yaşıyormuşuz” diyecekler. Dünya üzerindeki kara para işleri ve Yahudi para hakimiyeti de bunun akabinde kısa sürede yıkılacak. Senin mesajını görünce YİT’teki arkadaşlara yönlendirdim ve zaten biliyorlarmış. Milyonlarca vak’adan bir tanesi de senin annen ve annen ailesine, eşine, kimseye bir yanlış yapmamış. Çok değerli ve çok şerefli bir hanım ama akıl almaz şeyler yaşatmışlar.

Bizim Türkiye’de de koca koca fuhuş mafyaları olduğunu, bunların AKPKK üzerinden ve gizli Yahudi TC vatandaşları üzerinden yönetildiğini, en tepe isimlerin bahsettiğimiz konseyler olduğunu, dün o hahamlardan birini öldürdüğümü v.s. hep okumuş anlamışsındır. Uluslar arası bu ağı/sistemin bir bölümü de Suudi Arabistan’da faaliyette. Hacca ve umreye giden kadınlardan bazılarını gözlerine kestirip kaçırıyorlar ve zorla/tehditle fuhuş yaptırıyorlar. Zaten duymuşsundur, biz cemaat olarak hanımları hacca pek götürmüyoruz. Sadece istinai haller oluyor. Onun harici gidemiyor. Suudi Arabistan denilen yer bizim dört asırlık toprağımız ve peyk bir devlet. Bizden ihanetlerle alınan o topraklarda Yahudiler İngiltere’yi kullanarak sözde bir devlet kurdular. O devlet hiçbir zaman gerçek Araplar ve gerçek Müslümanlar tarafından yönetilmedi.

Annen de bu zavallılardan birisi. Müge Anlı da gizli Yahudi birisi ve ATV de zaten gizli yahudilerin kontrolünde. Yıllarca bunları da anlattım durdum. Müge Anlı bu işe girince kolayca önemli bilgilere ulaşabilmiş. Lakin daha sonra Ankebut Ağı’nın Suudi Arabistan’daki adamları yani oranın devlet yetkilileri Tayyip’le görüşmüş ve yayınların sonlandırılmasını ve mevzunun kapatılmasını istemişler. Tayyip de Soysuz’a bu talimatı vermiş ve senin kanaatin isabetli ki deliller çıkmaya başladığında hükumet gücüyle yol kesilmiş.

Annenin şu anki durumu hakkında kesin bilgi sahibi değiliz. Üç sene önce mevzular gündeme geldiğince hayattaymış. Çok büyük ihtimalle şu anda hala hayatta. Metafizik yönü kuvvetli arkadaşlarım var ekibim arasında, bunu zaten dünya biliyor. O arkadaşlarımın isabet oranını da biliyorlar. Metafizik olarak bakıldığında annen hayatta ve sağlıklı görünüyor. Özünü kaybetmemiş, hiçbir zaman kendini bozmamış ve dinini, ibadetini, Allah’a teslimiyetini terk etmemiş. Bir süre çok büyük mücadeleler vermiş, defalarca kaçmayı denemiş ama olmamış. Sonra imtihan demiş ve kaderine teslim olmuş.

Orada bu fuhuş mafyasını ayakta tutanlar hatta yönetenler devlet yetkilileri. Şu meşhur Selman da annenle alakalı kriz çıktığında konuyla ilgilenip kapatılmasını sağlayanlardan biri olmuş. Böyle bir durumda, dini ve siyasi görüşü her ne olursa olsun, insan kalmış hiç kimse sabır edemez ve tepkisiz kalamaz. Bu hususta, ne yapmak istersen yap. Ben yazdıklarımın arkasındayım. İstersen al bu yazdıklarımı, açık kimlik bilgilerimle beraber adli makamlara ulaştır ve soruşturma başlatsınlar. Tamamını değilse de annenle alakalı olan delilleri adli makamlarla paylaşacağım. Senin ve aile fertlerinin güvenliği için bunlara sana değil doğrudan adli makamlara teslim ettireceğim. Ölümüne yanındayım. Artık karar senin.

Sadece Tayyip’le Soysuz değil, bütün AKPKK kabinesi Fahriya Kara hadisesinin gerçek yüzünün meydana çıkmaması için çırpındı. Hususiyle Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ile Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da çok çırpındı ve şeytanlıklarını sergiledi.

Aynı kadro aynı şeytanca usullerle onbuçuk aydır benim üzerime de geldi ve zaten benim üzerime kurdukları bütün pusuları aleyhlerine çevirdim, kazdıkları kuyulara kendileri düştüler, soruşturmalar başladı ve çok yakında bunların şeytanca yüzlerini bütün Türkiye değil, bütün dünya duyacak.

Abdülhamit Gül ve Solomon Soysuz hakkında hazırlanacak fezlekelere Fahriye Kara meselesi de eklenecektir.

Ortalık darmadağındı zaten, daha da dağılıyor.

CIA personeli İbrahim Kalın, Erdoğan’ı aradı.

Fahriye Kara hadisesine dair paylaşımlarımı söyledi.

Tayyip, bunun çok kötü olduğunu, bu konunun üzerine gideceğimi, bundan sonra durmayacağımı ifade ile “Bir şey kalmadı değil mi? (Bu konuda delil, şahit bırakmadınız, konunun önünü o zaman zaten kapatmıştınız değil mi?)” diye sordu.

Kalın da “Yok efendim. Biz ilgilendik. Bir sorun çıkmayacaktır.” dedi.

Tayyip “Arabistan’dan haber aldınız mı? Bilgileri var mı?” deyince Kalın “Biz konu ile ilgilendiğimizi, gerekli önlemleri aldığımızı bildirdik. Onların da konuyla ilgilenmesi gerektiğini söyledik” dedi.

Tayyip de “Bir şey çıkmasın. Mevzuyu bırakmayın. Bir şey olursa da haberim olsun” dedi. Görüşmeyi kapattılar.

“İşi sıkı tutun.”

Trump’la Selman telefon görüşmesi yaptılar ve bu sabah yaptığım Fahriye Kara paylaşımlarını konuştular.

Ankebut Ağı’nın uluslararası çaptaki fuhuş mafyasının Suudi Amerika’daki ayağını tehlikede görüyorlar.

Dikkatli olunması gerektiğine dair konuştular.

Selman’ın haberleri alıp almadığını (paylaşımlarımdan ve çıkan krizden haberi olup olmadığını) sordu ve “Bu çok büyük bir tehlike bizim için. Bu konuda hiçbir sıkıntı olmasın.” dedi.

Selman “Biliyorum, evet. En ufak bir darbede bittiğimizin resmidir.” dedi.

Trump da tekra tekrar “işi sıkı tutun” talimatı verip görüşmeyi sonlandırdı.

Mehmet Fahri Sertkaya

Bu Mustafa, gizli Hıristiyan ve gizli Ermeni

Hiçbir vasfı, eğitimi, kabiliyeti olmadığı halde Sosyal Doku Vakfı denilen organize suç, terör ve ihanet örgütünde üst kademede yer alan bu kişi İleri derecede bir sübyancı sapık. Yapılan bağışlardan payına düşenleri alemlerde, ahlaksızlıklarda tüketmiş, hiç etmiş bir pislik. Bülent Yıldırım, Nurettin Yıldız, Yavuz Baysan ve diğerleri, Numan Kurtulmuş’un sisteminden fahişeler getirttiklerinde çoğunlukla bu şahıs da orada oluyor. Bu pisliğin 10-12 yaşlarındaki kız çocuklarını sürekli taciz ettiğini Nurettin de kesin şekilde biliyor ama hiçbir zaman umurunda olmadı.

Numarası 05340784347
WhatsApp da kullanıyor. Arayın, yazın, sorun ve en yakın Emniyet birimlerine ihbar edin. YİT mevzuyu kesinleştirdi. Emniyet küçük çaplı bir soruşturma ve sorgulama neticesinde bile çok sayıda suçu ve suçluyu meydana çıkartabilecek.

Mehmet Fahri Sertkaya

Tökezlediler

Biraz kontrolde tutalım dedik, fazla bastırmadık ama yine de kaos çıkartamadılar. Acınası hallerdeler…

Tayyip aldı başını gitti uzaklara… Zaten ne yapacağını bilemez hale gelmişti, krizlere girmişti, az kaldı hastahanelik oluyordu. Bir ara toparlanıp gayrete gelmişti ama sahadaki adamlarını da toparlayamadı. Onlar da darmadağın halde…

Herkes, ifşa olduklarını, bütün gizli kimliklerinin ve bağlantılarının meydana çıktığını, bütün planlarının öncesinden herkese duyurulduğunu düşünüyor/biliyor. Adalet sistemi içindeki adamları bile iyice korktular, geri durmak istiyorlar, talimatları ya yerine getirmiyorlar ya da ağırdan alıyorlar. Geleceklerini iyi görmüyorlar. Diğer bütün sahalardaki adamları da aynı halde, toptan çözüleceklerini, ele geçeceklerini, yargılanacaklarını kabullendiler. Korkuyorlar…

O kadar gürültü çıkartıp da sonra karşımızda krize girerek Suriye’ye askeri müdahale yapma planlarından/ihanetlerinden bile geri dönmeleri zaten ağın mensupları arasında sarsıcı bir tesire/çözülmeye sebep olmuştu. Şimdi ise sistemin en başındaki adamlardan biri olan İbrahim Kalın da çok kötü halde. Hulusi Akar tedirgin, öfkeli… Ordu içindeki yüksek rütbeli çift kimlikli hain adamları da kötü halde. Kendilerine çalışan Emniyet müdürleri de moralsiz ve isteksiz. Herkesin takip edildiğini, izlendiğini, dinlendiğini kabullendiler. Bu, onları çok sarsıyor. İçişleri Bakanı Solomon Soysuz ise en fena halde olanlardan biri… Hakan Fidan ise çoktan önünü göremeyip kendini bir şekilde kurtarma derdine düşmüştü. Danışıklı dövüştükleri CHPKK’liler de çok ifşa oldular. Önce umursamaz tavırlar sergilemek istediler, kendilerinin farkla güçlü olan taraf olduğu havasındalardı ama şimdi onlar da krizdeler. Bu güne kadar güç buldukları, paslaştıkları pek çok devletin hükumetlerini bile krizlere soktuk ve bizden uzak durmak, bize bulaşmamak istiyorlar ki CHPKK’liler aslında mevzumuz bile değiller.

Memleket içinden ve dışından çok yüksek sayıda grubun, kesimin yayınlarımızı dikkatle takip edip duruşlarını buna göre belirlediklerini de gördüler.

Biz bunu, baştan gücümüzü bir daha gösterelim diye yaptık, elimizdeki gücün yüzde onunu bile kullanmadık. Gerçekten de kaos çıkartmalarına izin verdik, istiyorduk, bekliyorduk ama sadece işlerini zorlaştırıp “Biz buradayız” mesajı vermek istedik. O kadar çürüdüler, bozuldular ve korkaklar ki yine de kaos çıkartamadılar.

Bütün bunlara rağmen o kaos bir şekilde çıkacak. ABD, İsrail ve müttefikleri, kaybedeceklerini bile bile, çılgınca bir tavırla 3. dünya savaşını çıkartacaklar ve bu içimizdeki adamları da kaybedeceklerini bile bile, çılgınca bir tavırla kaos çıkartacaklar. Çünkü çaresizler, başka seçenecekleri yok, batıyorlar, yıkılıyorlar ve zaman bizim değil onların aleyhine işliyor.

Mehmet Fahri Sertkaya

YİT, milletimizden gizlenen kesin sonuçları açıklıyor.

AKPKK organize suç, terör ve ihanet örgütü, 15 büyük şehirde belediye başkanlığını kazandığını açıkladı ama YİT, milletimizden gizlenen kesin sonuçları açıklıyor.

  1. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’ni kazanamadı. Hile ile aldı.
  2. Bursa Büyükşehir Belediyesi’ni kazanamadı. Hile ile aldı.
  3. Denizli Büyükşehir Belediyesi’ni kazanamadı. Hile ile aldı.
  4. Erzurum Büyükşehir Belediyesi’ni kazandı.
  5. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’ni kazandı.
  6. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi’ni kazandı.
  7. Kayseri Büyükşehir Belediyesi’ni kazanamadı. Hile ile aldı.
  8. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ni kazanamadı. Hile ile aldı.
  9. Konya Büyükşehir Belediyesi’ni kazanamadı. Hile ile aldı.
  10. Malatya Büyükşehir Belediyesi’ni kazandı.
  11. Ordu Büyükşehir Belediyesi’ni kazandı.
  12. Sakarya Büyükşehir Belediyesi’ni kazanamadı. Hile ile aldı.
  13. Samsun Büyükşehir Belediyesi’ni kazanamadı. Hile ile aldı.
  14. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi’ni kazanamadı. Hile ile aldı.
  15. Trabzon Büyükşehir Belediyesi’ni kazanamadı. Hile ile aldı.

Bize inanmayanlar YSK Başkanı, gizli Yahudi, gizli Mason, vatan haini alçak herif Sadi Güven’e ve oradaki çetesine sorabilir. Sadi’yi zaten herkes biliyor. Meslek hayatı usulsüzlükler ve rüşvet ile dolu. Meslek hayatı boyunca bir kere dik durmamış bir vatan haini… Koca devletin kurumlarının ve milletin iradesinin böyle çift kimlikli, omurgasız, ahlaksız, hırsız, yalancı, şeytanlaşmış tiplere bırakılmasına isyan ediyoruz. Laçkalaşmış bu sisteme ve kadroya, devletimizin ve milletimizin güvenliği için itaat etmiyoruz. Sonuçları tanımıyoruz.

(AKPKK’nin kazandığı büyük şehirleri listesi AA sonuçlarına göredir.)

Mehmet Fahri Sertkaya