Mehmet Fahri Sertkaya tarafından yazılmış tüm yazılar

Son dönemeçteyiz


– Daha önceden de herkese açık bir yazımda ifade etmiştim. Şimdi de tekrar ediyorum. Aramızda karadan bir bağlantı olmasa bile Lübnan halkı, Türkiye’ye bağlanmayı, Türkiye’nin bir parçası olmayı kabul ederse, hile karıştırılmayan bir referandum yapılır ve kısacık süre içerisinde bu gerçekleştirilir. Şu an itibariyle dünyanın askeri, siyasi, mali dengeleri, bu birleşme için çok çok daha uygun. Böyle bir birleşme hem Türkiye halkına hem Lübnan halkına hem de çevre halklara faydalı olur. Muhtelif zenginliklerin/imkanların üzerinde, çok dar şartlarda yaşatılan Lübnan halkı da artık Ankebut Ağına bağlı devletlerin danışıklı dövüşlerinin bir kurbanı olmaktan kurtulur. Lübnan’a da adalet gelir, huzur gelir, maddi ve manevi ferahlık gelir.

– Gürcistan ve Bulgaristan ile de ayrı-gayrı olmanın manası, faydası yok. Karadeniz’i Hazar denizine geniş ve uzun bir kanalla bağlarken… Hazar denizini de Basra körfezine uzun ve geniş bir kanalla bağlarken… Dünyanın hayran kalacağı bir Trakya projesini uygulamaya koyarken… Daha pek çok sanayi, ticaret, ziraat, hayvancılık, eğitim, tıp, inşaat, şehirleşme projelerini uygularken… Toplamda yüzlerce trilyon dolarlık yeni iş/gelir sahaları oluşacak. Bir yandan da Asya ile, Türk dünyası ile birleşmelerimiz çok hızlı süreçlerle tamamlanacak.

Türkiye’nin maliyesi birden uçuşa geçecek. Bu gün Irak, Suriye ve İran denilen, zamanında Londra merkezli sistem tarafından kurulan ve sınırları belirlenen o suni devletler de söz konusu birliğin içinde kalacaklar. Bu topraklar da üzerinde yaşayan topluluklar başta olmak üzere bütün Türkiye vatandaşlarına çok geniş maddi imkanlar sağlayacaklar.

Türkiye, kazanırken kazandıracak. Neden böylesine büyük projelerden, geniş imkanlardan Bulgaristan ve Gürcistan gibi ülkeler/halklar da daha fazla oranda yararlanmasınlar. Türkiye’nin çevresindeki bütün devletler/halklar, bu hususları ciddiyetle ve açıkça konuşmaya, tartışmaya başlamalılar. Zira, önceden haber verdiğim gibi bu süreç devam ediyor ve sona geliniyor. Türkiye hakiki hürriyetine kavuşuyor.

– Güney Azerbaycan’ın yer altı ve yer üstü zenginliklerinin bir an önce, iyi kazandıran şartlarda ve yolsuzluk karışmadan pazarlanması hususunda da muhtelif taraflar açık/somut bir şekilde oturup konuşmalılar. Daha önce de yazmıştım ki kış iyice bastırmadan bölgenin enerji/yakıt satışı hızlanacak ve başta o bölge olmak üzere bütün Türkiye halkının maddeten ferahlaması sağlanacak.

Türkiye olarak son dönemeçteyiz. Daha önce haber verdiğim gibi, son zamanlarda her şey lehimize oldu ve şimdi de haber veriyorum ki bundan sonra da her şey lehimize gelişecek. Aksi ihtimal kalmadı, görünmüyor. Türkiye’nin başına şer gibi görünen şeyler gelse bile onlar da hayra dönecek. O kadar muazzam ve mükemmel bir temel hazırlandı. Bundan sonra Türkiye’yi, gerçek ve adaletli Türklerin elinden alamazlar.

Bütün halklar çok çok geniş fikir, vicdan, inanç, ibadet ifade hürriyetleriyle yaşayacaklar. Teröre ve sömürmeye asla meydan bırakılmayacak. Dini, dili, rengi, mezhebi ne olursa olsun adalet önünde herkes eşit olacak. Lakin insanlığı felakete sürükleyen dini, cinsi, fikri sapıklıklara asla meydan verilmeyecek. İnsanlığa hizmet etmeyi, adaletle idare etmeyi ibadet gören, hayatını bu maksada adayan kadrolar yeni Türkiye’yi idare edecekler.

Öyle ise bütün taraflar bundan sonrasında İstanbul merkezli yeni Türkiye’nin ve yeni dünya düzeninin içinde mi dışında mı olacağına karar vermeli ve bunu ilan etmeli.

| Mfs – Ezber bozan – Akademi Dergisi

Son seviyede tehlikeli bir mahluk

Rus halkı, Putin’e ve çetesine “millet darbesi” yapmadığına bin pişman olacak. Her gün kahredecek. Rus ordusu da darbe yapmadığına ve halkın yanında durmadığına çok pişman olacak. “Biz ne halt ettik, neyin içinde kaldık” diye diye dövünecekler.

Aslında en başından beri Kraliçe’nin sisteminin yani Londra merkezli deccaliyet sisteminin bir mensubu olan ve hayatı boyunca Rusya’ya ihanet eden o Putin’in, şimdi daha fazla iktidarda kalabilmek ve İstanbul karşısında ayakta durabilmek için neler neler yapacağını görecekler, gördükçe inanmak istemeyecekler.

Şu anlarda bile Putin, kontrolünü kaybetmiş vaziyette ve en yakın çevresinden tutalım da bütün Rusya vatandaşlarına ve Rusyanın komşularına kadar herkes için, ayrıca bütün insanlık için son seviyede tehlikeli bir mahluka dönüştü. Son süreçte kibirli, alaycı, şımarık, benlik dolu tavırlarla kurmak istediği bütün oyunlar aleyhine döndü. İstanbul’un rüzgarıyla ama İstanbul’a inat iş yapmaya kalkmanın sonunu gördü. İstanbul’un birkaç müdahalesiyle, sadece saatler içinde buz misali eridi, söndü. Çin’in başındaki Şi Cinping de aynı oldu. Türkiye’nin başındaki Tayyip de aynı oldu. Hepsi de eş zamanlı olarak sert kayaya çarptı. Şimdi hepsi de hükümsüzler. Yakın çevrelerinde tuttukları devlet yetkilileri bile bunlara acıyarak, inanmayarak, itimat etmeyerek bakıyorlardır.

Bu üçü de bitti… Bunun zincirleme reaksiyonu olarak dünyadaki pek çok benzeri idareciler de peş peşe bitecekler. Londra merkezli sistemin içinde duranlar üçer beşer dökülecekler, yıkılacaklar, dağılacaklar, batacaklar, yok olacaklar ya da parçalanacaklar. Lakin “açıkça” biterken, herkes tarafından görülür şekilde oyundan düşerken, milletlerine, komşu milletlere ve dünya insanlığına bakalım neler çektirecekler.

| Mfs – Ezber bozan – Akademi Dergisi

Yüksek katlı bina ve akıbeti(Rüya tabiri)

Ş. (Akademi Dergisi takipçisi)

Yüksek katlı bir binadayim. orada niye olduğumu bilmiyorum…. ama, Her odada insanlar var, kalan….

Kalanları da tanımıyorum yaşlı kişilerde var…, gençler de var. Ama eşimin orada olduğunu hatırlıyorum….

Tabii ben bir süre sonra ben Elektrik süpürgesini aldım evleri süpürmek, için sırayla süpürüyorum… herkesin odasını herkes çekirdek yemiş yerleri dökmüş masaların altlarına falan..odalara,

Sonra onları elimle aldım Sonra yerleri süpürdüm…..    ,

Hatta yaşlı kişiler de camdan bakıyorlardı, nereye bakıyorlardı bilmiyorum…. bir süre sonra,,,, Nasıl olduysa, nasıl dinliyorsam

Mfs konuşuyordu, ama telefondan mı dinliyorum yoksa onun sesini duyuyorum, O kısmını hatırlamıyorum…

Diyordu ki Türkiye’nin akıbetini başına neler geleceğini anlatıyordu…. o sırada böyle söylediği sırada büyük bir, sahada,,,, tank dolu.. üzerlerinde askerler bekleyen hazır ol da duran,,, orayı gördüm…..

ve sonra konuşmasına devam ederken,,,, işte… Bunları bilen İzel,,,, sanatçı olan, bu durumlari insanlara söylemiyor,,,,,, başına neler  geleceğini işte Türk milletinin diyor…….

O sırada da ben izel’i görüyorum… yine tam böyle söyleyecek ekranda herhalde söylemekten vazgeçiyor,,,,, tekrar söylemeye yelteniyor,,,,, tekrar vazgeçiyor…

ama o kısımlar bana nasıl gösteriliyor çözemedim…

Ama İçimden de diyorum ki eğer ben şu an msf nin yanında olmasaydım binasında şu an bizi de öldüreceklerdi orada evimde olsaydım…. evimizi bombalayacaklardı diyorum Çünkü herkese öyle yapacaklarmış diyorum orada uyandim….

Mehmet Fahri Sertkaya

Yüksek katlı bina: Türkiye, hükumet ya da dev bir holding ya da ankebut ağına bağlı bütün üst yöneticiler…

Odalar ve yaşlı adamlar ise o sistemin içindeki ayrı ayrı teşkilatlar, kurumlar ve tecrübeli üst yöneticiler…

Eşini temsili olarak görmüşsün ve aslında o üst kişilerden biri…

Kendini ise beni temsilen görmüşsün. Büyük temizlikler yapacağım, çok büyük hadiseleri başlatacağım ve yönlendireceğim ve sonunda maddi, manevi sahalarda çok büyük kazançlar elde edeceğim.

Elektrikli süpürge, içinden çıkılmaz sorunlar, hırçın davranışlar, öfkeli tavırlar,tartışmalı konular ve bunların uzun süredir çözülememesi.

Elektrikli süpürge ile temizlemenin bir manası da sorunları kısacık sürede çözebilmek ve birikmiş sorunlardan kısa sürede tamamen kurtulmak.

“Rüyada çekirdek görmek çok hayırlıdır. Temiz ve güzel başlangıçlara, hayırlı haberlere ve karlı işlere işaret eder. Rüyada çekirdek görmek kişinin bir işte sebat ettiği ve o işe vazgeçmeden dört elle sarıldığı takdirde mutlaka o işten hayır görmesine ve meyvelerini almasına yorulur. Rüya sahibi hiç kimsenin inanmadığı bir işi azmi ve kararlılığı ile başaracak, herkesin takdirini toplayacaktır.”

“Rüyada camdanbakmaları, ruhani olarak bunalımda olmaları, kendi hayatlarından duydukları memnuniyetsizlik nedeni ile giderek izole edilmiş bir hayat yaşayacak olmaları.” Yani hızla geri çekiliş, çaresiz ve hükümsüz kalmaları, maddi ve manevi çöküş.

Az önce paylaştığım “Doğru zamanda doğru karar” başlıklı uzun yazıya çıkıyor bu rüya. O yazıyı ve tesirlerini baştan haber vermiş gibi… Geldiği gibi bu rüyana bakmaya vaktim olsaydı hemen anlardım. “mfs konuşuyordu” kısmına gelince bunu anladım. Ayrıca o rüyanda sansürün artış işlemeyeceği, sesimi açık şekilde bütün dünyanın duyacağı, herkesin benden haberdar olacağı detayı da var.

Askerler görmek: tehlikeden ve kötülüklerden korunmak, uzak olmak. İlahi yardım. galibiyet, zafer, mutluluk. aynı zamanda büyük bir güç demektir. İşlerde/hizmetlerde yükselmek, saygı duyulan, sözü geçen bir kişi olmak

“Rüyada tank görmek, dikkate alınması gereken ve herkesi ilgilendiren bazı şeylerin yaşanacağı anlamına gelir. Resmi devlet işlerine, bu işlerde görevli olan, güçlü, kuvvetli, makam sahibi kimselere, bu kimselerle bir araya gelmeye tabir edilir.”

Rüyada askeri tank görmek, üzerinde titizlikle ve büyük bir ciddiyetle çalışılması gereken, çok hassas ve hayati önem taşıyan bir konun varlığına işaret eder. Gerçekleştiğinde (ki askerlerin görülmesi gerçekleşeceğin, zafer kazanılacağına delalet ediyor) büyük mutluluk, başarısızlığında yıkım olacak kadar büyük bir mesele olarak değerlendirilir.

“Rüyasında sanatçı gören kişi için Allah yürü ya kulum diyecek şeklinde yorum yapılır. Rüya sahibi, kendisi için çok bereketli ve hayırlı işlerden teklif üstüne teklif alacak ve hatırı sayılır düzeyde gelir elde edecektir.”

Rüyada sanatçı görmek ayrıca “kendini hayır işlerine adayacağına ve hak yolunda herkesi kendine mest edeceği hayır işleri yapacağına işaret eder. Rüya sahibi, manevi duyguları çok yüksek, alçak gönüllü ve inancı güçlü kimsedir.”

Rüyada ünlü bir kişi görmek, evde ya da rüyada gösterilen o yerde, “en çok rüya sahibinin sözünün geçeceğine ve rüya sahibinin aile bireyleri arasında en ağır kişi olacağına delalet eder. Rüya sahibi o kadar ağırbaşlıdır ki insanlar kendisine hem büyük bir saygı duyar hem de kendisinden çekinir. Ayrıca aile fertlerine konuşmasına gerek kalmadan bir bakışı ile her şeyi anlatabilir.”

İzel’in görülmüş olması ise ayrıca geniş vakitte çalışılmalı. Ayrıca gerçek bir şahsı ya da şahısları temsilen de gösterilmiş olmalı. O şahıs/şahısların İzel ile bir şekilde bağlantısı ya da ortak noktası, benzerliği olmalı. O şahıs/şahıslar, kararsızlık yaşıyorlarsa da herkesin duyacağı imkanlar, teknikler üzerinden yani basın/yayın faaliyetleri aracılığıyla adımı açıkça telaffuz edecekler.

Son kısım zaten tabirlik bile değil. Benimle birlikte hareket etmeyen siyasetçiler, kanaat önderleri, büyük patronlar yani etkili ve yetkili kişiler, Türkiye genelinde ve hatta dünya genelinde hep oyundan düşürülecekler.

Kraliçe ölmemeli

Merhaba millet! Ben mfs… Eskiden beri bu mekanın, uzun zamandır İstanbul’un ve şimdilerde dünyanın sahibiyim. Kraliçe’nin sistemini tepeden aşağı doğru yakan, yıkan kişiyim. Çok yakında dünya genelinde onlarca hükumeti devirecek, şu anda bile altlarını oymuş, boşaltmış kişiyim.

İngiltere Kraliçe’si ölmemeli. Zaten o hasta da olmadı, o bir biyonik robot. Önceden haber verdiğim gibi, onu ve Kraliyet ailesini tamamen oyundan düşürüyorum. Buralara kadar geldik ve şimdi üst üste darbeler aldıkça, Kraliçe’nin sağlığı hakkında sürekli kötü haberler yayıyorlar. Tarih boyunca belki de on binlerce kere oynadıkları oyunu tekrar oynuyorlar. O biyonik robottaki uzaylı, gidip de Kraliyet ailesinin başka bir ferdinin suretinde yapılmış başka bir biyonik robotun içine girer. En fazla birkaç dakikasını alır. Artık bu türlü adice oyunları da bozuyorum. Sahada böyle işlere de izin vermeyeceğim.

Hala karşımda olabileceğini, karşımda durabileceğini düşünenler varsa, çok yükseldiğim şu anlarda hepsini karşımda hamleler yapıyorken görmek isterim. O Mehmet Haberal’ı da ayaklarından tavana asacağımı önceden haber vermiştim. İzleyin şimdi, sırası geliyor, ona da neler neler olacak. Adnancıların adliyelerde Türk milleti karşısında bu kadar adice işler yaptırabilmeleri, haksızlıklar yaptırabilmeleri, masumları ve vatanseverleri suçlu, kendilerini masum ve haklı çıkartabilmeleri hep Mehmet Haberal’ın da sayesinde olan işlerdi. Haberal’a kulluk eden Tayyip’in, Bohçalı’nın, Soysuz’un ve benzerlerinin sayesinde de mümkün olabilen işlerdi.

Belki de sadece birkaç gün sonra Türkiye’de bir sabah uyanıldığında, Haberal’ın emrindeki, Adnan Oktar’ın emrindeki yüzlerce hakim ve savcının bir gecede öldürüldüğünün ya da kaçırıldığının haberleri de duyabilir. Devleti “resmen” elinde tutanlar, hemen şimdi, devletin yetkili kurumlarını ve kişilerini, işlerini doğru şekilde yapar hale getirmezlerse, ben onların işlerini bitireceğim. Yemin olsun ki bitireceğim. Delilse delil, şahitse şahit verelim. İstediklerinden, aradıklarından çok çok daha fazlasını verelim ve işlerini yapsınlar. Ya da aldıkları maaş değil sadece, nefesler de haram demektir ve gereğini yaparız. Bu top bu defa buradan dönmeyecek, bütün cihan karşımıza çıkacak olsa bile bu ülkeyi bu Yahudi/Mason ve aynı zamanda İngiltere/ABD merkezli insan şeytanları çetesinin ellerinden kurtaracağız.

Yurt içinde ve dışında benden yana olan bütün taraflar da her şeye, her ihtimale hazır olsunlar. Ya Türkiye hemen şimdi bir hukuk devleti olacak, hukukun gereğini yerine getirecek, Adnan Oktar suç örgütünü devletin milletin bütün kurumlarından, cemaatlerinden, derneklerinden, vakıflarından, okullarından, üniversitelerinden, sanat camiasından, basından, medyadan, ordudan, emniyet teşkilatından, istihbarat örgütlerinden, sanayi sahasına kadar her yerlerden temizleyecek ya da altta kalanların en iyi ihtimalle canları çıkacak. Bazıları ise ölebilmek için yalvaracaklar. Parça parça öldürülen bebeklerin, tecavüze edilerek ve işkence edilerek öldürülen bebeklerin ve çocukların ahları çıkacak. O insan şeytanlarını köpeklere parçalatacağım ve leşleri hiçbir zaman bulunamayacak. Toplamda böyle binlerce kişi olacak. Bunu da baştan yazıyorum ve yapacağım. O gün geldiğinde görülecek ki kimse bana hesap soramayacak. Bir değil, onlarca farklı millet ayakta alkışlayacak. Çünkü meydana çıkacak deliller zaten onlarca milleti eş zamanlı olarak ayağa kaldıracak.

Haydi “Yapamazsın, yaptırmayacağız” diyen kim, kimler varsa çıksın meydana. Şu şartlarda bile benim devletimin gücüyle, polisiyle, adliyesiyle üzerime gelmeyi düşünebilecek, konuşabilecek kadar ahmak olanları en önden çıksınlar karşıma. Yaşayalım, görelim, bu defa neler oluyor. Dünya da görsün.

| Mehmet Fahri Sertkaya – Akademi Dergisi