Etiket arşivi: Ruslar

Ruslar çok sinirliler

Ruslar çok sinirliler

Eskisi gibi Tayyip’i metafizik kuşatmaya alamıyorlar. Zihnini, duygularını, hafızasını istedikleri gibi oynayıp yönlendiremiyorlar. Pek çok konuda istedikleri gibi kararlar almasını sağlayamıyorlar. Çünkü memleketimizin, milletimizin ve insanlığın zararına olacak kararlar alması için kendisine yapılan metafizik saldırılara YİT, sert karşılık veriyor.

Ruslar, son bir çare olarak Tayyip’i sert şekilde tehdit etmek hatta şantaj yapmak niyetindeler.

Gelişmeleri yakinen takip ediyoruz ve devletimizin, milletimizin, insanlığın menfaatlerini önde tutarak, Rusların Tayyip’i baskı altına almasına mani olacağız.

Ruslar böyle bir hadsizliğe de cesaret ederlerse, bu defa çok daha sert karşılıklar vereceğiz.

Rusların, Soysuz’u o makamda tutmak için zaten yeterince haddi aştığını düşünüyorum. Ruslar, Tayyip’i tehdit ederlerse en çok da bunun için, kendilerine çalışan Soysuz’u ve çetesini kollamak için tehdit edecekler.

Bir süre daha dik durduğumuzda ve belki de biraz bedeller ödediğimizde Rusya’nın çok kısa sürede parçalanacağını, dünya üzerindeki siyasi, askeri ve mali dengelerin bir anda büyük değişikliğe uğrayacağını, Putin’in devrileceğini hatta kendi devletinin yetkilileri tarafından öldürüleceğini öngörüyorum.

Çünkü, şu anda bile Rusya’da Putin’in ne yapmak istediğini anlayamamış ve yazdıklarıma hak veren çok sayıda devlet yetkilisi var. Bunlar, Putin’in Rusya’nın iyiliğini istemediğine, tarihi fırsatları fark ettiği halde kasten kullanmadığına zaten kani oldular. Putin’e Rusya’yı sinsice yıkmaya çalışan bir hain gözüyle bakıyorlar.

Mehmet Fahri Sertkaya

Belki yarın, belki yarından da yakındır

Belki yarın, belki yarından da yakındır

Perinçek’e ve onun emriyle hareket eden herkese çok dikkat et Tayyip! İlk fırsatta sana diz çöktürmek istiyor. O insan şeytanının çalışmayacağı hiç kimse yok. Parayı kim verirse, ona tapar. Dün nerede durduğunun ve bu gün nerede durup neleri savunduğunun hiç önemi yok. Belki yarın, belki yarından da yakındır ki sana büyük darbeler vurmak isteyecek.

Bu herifin Ruslarla arasındaki bağları hemen kesip atmazsan, başın büyük belaya girecek. Sen umurumda değilsin ama Türkiye de çok sıkıntı çekecek.

Mehmet Fahri Sertkaya

Eski Mısır’da elektromanyetik saldırılar…

Mısırlılar çok sık olarak elektromanyetik saldırılara da maruz kalıyorlardı

Günümüzde HAARP da denilen afet silahlarıyla sürekli vuruldukları için, çareler bulmak istediler. Bu sebeple de piramitleri yaptılar. Piramitlerin bazılarının tepesinde/ucunda büyük altın bloklar da vardı. Bazı piramitler, başka devletlerin elektromanyetik dalgalar göndererek Mısır’da suni afetlere sebep olmasına mani oluyordu. Çünkü o piramitler söz konusu dalgaları/enerjiyi kendine çekiyordu. Bazı piramitler ise Mısır’a doğru gönderilen o elektromanyetik dalgalara set olan karşı dalgalar gönderiyordu.

Çok meşhur olan Keops piramidi, enerjiyi kendine çeken piramitlerden biriydi. Bu piramitte Rus bilim adamları çalışmalar yaptılar ve piramidin enerji sahasında bir şeylere müdahale etmek için yapıldığına kesinlikle kani olup bunu duyurdular.

Bazı sözde bilim adamları ise, piramitleri yapanlarla, binlerce sene sonra teknolojinin kaldırıldığı zamanlarda piramitleri kullanan milletlerin farklı milletler olduğunu ve piramitlerde sonradan teknoloji kullanılmadan oynamalar/müdahaleler olduğunu fark ettikleri halde, onlarca senedir bunu gizlediler.

Hala gizliyorlar ve Nat Geo başta olmak üzere kontrollerindeki Mason/Satanist kadro/sistem/kuruluşlar üzerinden hala insanlara “Piramitler yüksek teknoloji ile yapılmadı. İşte kanıtları” diyerek, sonraki teknolojisiz devirdeki insanların yaptığı müdahaleleri gösteriyorlar.

Çok büyük metafizik ve elektromanyetik çatışmaların yaşandığı o devirde, bitmek bilmeyen depremlerden, fırtınalardan, aşırı sıcaklardan ve soğuklardan ve her türlü suni afetlerden en iyi şekilde korunmak, piramitlerde bulunmakla mümkündü. Bu nedenle idari kadro ve zenginler, asiller hep piramitlerde kalır oldular. Bunlardan bazıları, yaşanan afetlerden mezarlarını da uzun süre korumak için kendilerini piramitlere defin ettirir oldular. Aslında piramitler buz dağının görünen yüzü misali yerlerdi. Onların altlarında da çok farklı farklı yer altı tesisleri vardı ve hala var.

Piramitlerden çok daha eski zamanlarda ve çok daha yüksek teknolojiyle inşa edilmiş olan şu meşhur Göbeklitepe’nin ve benzeri çok sayıdaki tarihi yapının altlarında da hep yer altı tesisleri vardı ve bazılarının altlarında hala var. Bunların bazıları yok olmadı. Zaten Göbeklitepe’de bulunan bir heykelin gözlerini yapmak için kullanılan iki özel taş bile bize anlatılan dünya tarihinin gerçek olmadığını kanıtlamaya yetiyor. O taşları hiç kimse, çok yüksek teknoloji kullanmadan öyle şekillendiremezdi. Bütün Mısır halkı bir araya gelip, bir ömür yemeden ve içmeden o taşlara o şekli vermek için çırpınsaydılar bile yapamazlardı.

Emin olamadığım bir husus var. Piramitleri ilk defa bu maksatlarla, bir Türk olan ve iki bin sene yaşamış olan Hz. Zülkarneyn de yaptırmış olabilir. Bir zaman geldiğinde Hz. Zülkarneyn bütün dünyanın tek hükümdarı oldu. Dünyanın tamamını idaresi altına aldı. Bu gerçekleşmeden önce devletler arasında yaşanan savaşlarda sadece Mısır’da değil, dünyanın çok başka yerlerinde de aynı maksatlarla binalar/tesisler hatta piramit şekilli tesisler yapılmış olmalı. “Çin’deki Türk piramitleri” iddialarına bu cihetten de bakılıp araştırmalar genişletilmeli.

Mehmet Fahri Sertkaya

Dünya’dan büyük uzay araçları ve Hz.Nuh’un gemisi

Dünyadan en iyi ihtimalle yüzlerce kat büyük olan o uzay araçlarını, Satürn, Uranüs ve Jüpiter’in çevresinde sadece Ruslar değil, NASA da sayısız kere görüntüledi. Bu gördüğünüz fotoğraflar da NASA’dan sızdı.

NASA adına 12 sene önemli projelerde çalışan ve bilim dünyasında saygın bir yere sahip olan ABD’li Dr. Norman Bergrun, bu hususlarda çok kere konuştu. Bu uzay araçlarının varlığını hep açıkça kabul etti. Hatta Satürn’ün halkalarının yapay olduğunu, bu uzay araçlarındaki kişiler tarafından yapay olarak ve enerji temini için oluşturulduğunu iddia etti. Bergrun “Sayıları gittikçe artan bu cisimler Güneş sisteminin her yerinde var ve nüfusları kritik bir eşiğe dayandı” da dedi.

On binlerce sene önce, Nuh’un gemisinin yapıldığı vakitte, bizim dünyamızda da bilim ve teknoloji işte o gördüğünüz uzay araçlarını yapabilecek kadar ileriydi. Sayısını bilemeyeceğimiz kadar çok insan, gezegenimizden başka başka uzak dünyalara gitti. Birçoğu geri dönmedi ve nesilleri oralarda da devam etti. Başka dünyalardan da bize gelindi. Yerleşenler, gitmeyenler oldu. Hala kesinleştirilemedi ama ihtimal ki melez ırklar oluştu. Böyle bir şey olduysa akla ilk gelenler ise Japonlar.. Sadece bu kısmı açmak, saatlerce sesli anlatım yapmayı zorunlu kılıyor.

Hz. Nuh zamanında cep telefonunun varlığını tartışıyorlar… Şunları bilince, nedir cep telefonu, mevzu mudur? Şimdi bizim gelişmiş cihazlarla hatta dünya yörüngesinde dönen Hubble gibi uzay teleskopları ile görüntülediğimiz yerler bile akıl almaz derecede uzak yerler. Oysa hz. Nuh peygamberin zamanında yedi kat semayı bile cihazlarla görüntülemişlerdi. Nuh (a.s.) iman etmeyen, alay eden ve küstahlaşan kavmine “Görmüyor musunuz, Allah yedi kat göğü nasıl ahenk ile yaratmış?” dedi ve bunu dediğini biz apaçık Kur’an ayeti ile biliyoruz.

Nuh’un gemisi tahtadan değildi. Ayet-i kerimedeki ifadeler aslında tahta değil levha ve perçin anlamına geliyor. Yakıtlı bir gemi olduğuna da işare ediyor ayetler. Belki de Nuh tufanı gibi bütün gezegende hayatı bir anda bitirecek kadar akıl almaz bir tufan yaşanmasına da gelişmiş iklim silahları ya da başka gezegenlerin insanlarının gelişmiş imkanlarla yaptıkları saldırılar sebep oldu. Onlarca senedir Müslüman Merihlilerde yani Marslılarda öyle bir teknoloji var ki dünyamıza zarar vermek isteseler, buraya kadar gelmeleri bile gerekmiyor. Oradan bizi yakıp yıkabiliyorlar. Zaten asırlardır geliyorlar, Çanakkale harbine bile yardım ettiler ama gizleniyorlar. Çünkü başka gezegenlere gidip onların imtihanını bozacak müdaheleler yapmak, dinen yasak. Kesin surette yasak. Yoksa çoktan dünyada Müslümanların hakim olmasını sağlayacaklardı. Bu kadar akıl almaz uzay gemileri, bu kadar sayıca da çokluk ve maddi güce rağmen dünyamıza zarar vermeyi hiç düşünmeyen insanların, mutlaka yüksek maneviyatı ve ahlakı vardır ve var: İslam.. 18 bin alemin hepsinde Müslümanlarla gayr-i müslimlerin mücadelesi var. NASA’nın yarım asırdır dünyayı kandırması ve bunları duyurmaması da bu yüzden. Biliyorlar neyin ne olduğunu, küfr-ü inadi ile hala İslam düşmanlığı yapıyorlar

Bu derece gelişen bilim ve teknoloji peşi sıra akıl almaz tehlikeler getiriyor. Art niyetli kişilerin ellerine geçtiği anda, gezegeni toptan yok edecek, kendi kendilerini imha edecek hale geliniyor. Süleyman a.s. zamanında da bizim gezegenimiz o eşiğe geldi ve veziri Asaf yer yüzünden fen ilimlerini bir anda kaldırdı. Bir sıfırlama çekildi, hususi bir muamele oldu. Çünkü gezegenimiz dini anlamda bütün alemlerin merkezi.

Mehmet Fahri Sertkaya