Etiket arşivi: Soysuz

Kana kan, dişe diş, göze göz

Türkiye ile Bulgaristan arasında göçmen kaçakçılığına karşı ortak operasyonlar yapılmayacak.

Aksine, daha çok göçmen/insan kaçakçılığı yapılacak. Yanı sıra organ, uyuşturucu, silah kaçakçılığı ve her türlü kara para işleri yapılacak. Bu insanların arasında, organları için öldürülüp parçalananlar, aslında şanslı olanlar. Çünkü küçücük bebekler hatta çocuklar, ayrıca genç kızlar ve erkekler hayatta bırakılarak kaçırılıyorlar. Bunlar ya satanist ayinlerinde işkence ile parçalanıyorlar ya da fuhuş mafyalarına para karşılığında satılıyorlar.

Soysuz’un, bir kara para devletçiği olan Bulgaristan ile çok sıkı bağlantıları var. Bulgaristan’ın başındakiler, Türkiye’nin başındaki insan şeytanlarından daha az şeytan değiller. Hepsi de insanlık namına ve kalabalık insanların önünde, meydan yerlerde asılması gereken insan şeytanları…

Devletlerin kurumlarını, kuruluşlarını, polislerini, ordularını hatta sözde yardım kuruluşları gibi görünen kamu dernek ve vakıflarını bile kara para işlerinde kullanıyorlar. Kızılay bile kıpkızıl bir teşkilat. Bu güne kadar milyonlarca cana kıyılmasına aracı yapıldı.

Yıllardır söylüyorum, Türkiye’de devlet sistemi diye bir şey bırakmadılar. Siyasi parti gibi görünen organize suç, terör ve ihanet örgütleri, devleti ellerinde oyuncak ettiler. Hala, şu şartlarda bile danışıklı dövüşmekle meşguller. Kimsenin şu sözde hükumete, şu sözde adalet sistemine, oradaki gizli Ermeni ve gizli Yahudi ve mason savcılara ve hakimlere itaat etme zorunluluğu da yok. Hatta şu şartlarda hala onlara itaat etmek, vatana ihanet etmektir. Ayrıca insanlığa da ihanet etmektir.

Ben duruşumu çok net sergiledim. Bulgaristan’la meşru ya da gayr-i meşru iş yapacak olanlar, önce mezarlarını kazıp kefenlerini hazırlasınlar.

Çünkü artık milletin hukuk sistemi icra ediliyor. Çünkü artık vatandaşlarımızın kendini, ailesini, çocuklarını, malını, vatanını, devletini, ırzını, namusunu savunma refleksi sergileniyor.

Kana kan, dişe diş, göze göz… Üç beş tane eşkıyaya milletin gücünü göstereceğiz. O büyük teröristler ve büyük vatan hainleri olan Meral Akşener’i de Kemal Kılıçdaroğlu’nu da Abdullah Gül’ü de Ahmet Davutoğlu’nu da Ümit Özdağ’ı da Temel Karamollaoğlu’nu da Ali Babacan’ı da Tayyip Erdoğan’ı da Devlet Bohçalı’yı da meydan yerlerde sallandıracağız.

Buradan geri dönüş yok. Dünyadaki kimsenin, yaşanacaklara engel olma gücü kalmadı. Bazı devletlerde Türkiye’den çok daha fazla kan akacak, insan şeytanları kesilecek. Kan gölüne dönen yerler olacak.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Gerçek ülkücüler kaldıysa

Ülkü Ocakları isimli organize suç, terör ve ihanet örgütünün eski genel başkanı Sinan Ateş’i, Bohçalı ile Soysuz’un öldürttüğünü anlamayan kaldı mı bu ülkede?

Cenazeye katılan sözde ülkücüler, ‘Hainler davaya hesap verecek’ sloganı atmışlar. Yeni mi anladılar Bohçalı ile çetesinin, Türkiye’nin en büyük hainleri olduğunu…

Neresinden tutulsa elde kalıyor. Tamamıyla çürümüş ve mafyaya dönüşmüş, CIA’nın ve Rusların kara para işlerinde maşa olmuş bir teşkilat halindeler.

Aralarında gerçek ülkücüler kaldıysa, zaman kaybetmeden İstanbul’a gelsinler.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Biz varız

Koca Türk milletine böyle kötü örnek oluyorlar. Türkiye’de, bundan böyle hukuk değil, mahkemeler değil, vekiller değil, kanunlar değil de yumruklar konuşacaksa… Hakikati savunurken karşısında yumruk kaldırılan bütün tarafların yanında biz olacağız. O zalim elleri de boşa taşınan o kafaları da kıracağız.

Öncelikli tercihimiz bu değil… Biz hukuktan, adaletten, kanundan, otoriteden/devletten, devlet kurumlarından, itaatten yanayız ama düz yolda yürümeyi bile beceremeyen uyuşturucu baronları ve muhtelif kara paracılar, bunları kontrolüne alarak koca bir milletin önünde tahammül edilemez şeytanlıklar sergileyebileceklerini düşünüyorlarsa, büyük yanılıyor. Koca ülkeyi, gölgesinden bile korkan, gece gündüz ayık gezmeyen üç beş tane mafya bozuntusuna bırakacak değiliz.

Hukuksa, biz varız… Hukukun dışına mı çıkılıyor, biz yine varız. Herkes bunu bilsin, nerede ne yapacağına ona göre karar versin.

Mehmet Fahri Sertkaya

Ruslar çok sinirliler

Ruslar çok sinirliler

Eskisi gibi Tayyip’i metafizik kuşatmaya alamıyorlar. Zihnini, duygularını, hafızasını istedikleri gibi oynayıp yönlendiremiyorlar. Pek çok konuda istedikleri gibi kararlar almasını sağlayamıyorlar. Çünkü memleketimizin, milletimizin ve insanlığın zararına olacak kararlar alması için kendisine yapılan metafizik saldırılara YİT, sert karşılık veriyor.

Ruslar, son bir çare olarak Tayyip’i sert şekilde tehdit etmek hatta şantaj yapmak niyetindeler.

Gelişmeleri yakinen takip ediyoruz ve devletimizin, milletimizin, insanlığın menfaatlerini önde tutarak, Rusların Tayyip’i baskı altına almasına mani olacağız.

Ruslar böyle bir hadsizliğe de cesaret ederlerse, bu defa çok daha sert karşılıklar vereceğiz.

Rusların, Soysuz’u o makamda tutmak için zaten yeterince haddi aştığını düşünüyorum. Ruslar, Tayyip’i tehdit ederlerse en çok da bunun için, kendilerine çalışan Soysuz’u ve çetesini kollamak için tehdit edecekler.

Bir süre daha dik durduğumuzda ve belki de biraz bedeller ödediğimizde Rusya’nın çok kısa sürede parçalanacağını, dünya üzerindeki siyasi, askeri ve mali dengelerin bir anda büyük değişikliğe uğrayacağını, Putin’in devrileceğini hatta kendi devletinin yetkilileri tarafından öldürüleceğini öngörüyorum.

Çünkü, şu anda bile Rusya’da Putin’in ne yapmak istediğini anlayamamış ve yazdıklarıma hak veren çok sayıda devlet yetkilisi var. Bunlar, Putin’in Rusya’nın iyiliğini istemediğine, tarihi fırsatları fark ettiği halde kasten kullanmadığına zaten kani oldular. Putin’e Rusya’yı sinsice yıkmaya çalışan bir hain gözüyle bakıyorlar.

Mehmet Fahri Sertkaya

Bohçalı!

Bohçalı!

Topla bohçanı ve sahadan çekil, git… Karşımda durma, ayağıma dolanma. Soysuz’u kollama. O soysuz herifin işi bitti, olmazı zorlama. Soysuz’u oyundan düşürmek için seni, senin çevrende topladıkları senin gibileri toptan oyundan düşürmem gerekirse bile bunu yaparım. Yaparım dediğimde, yaparım bilirsin.

Karar senin…

Mehmet Fahri Sertkaya

Hakan Çalışkan cinayetinde Sedat Peker’in de payı/katkısı var mıydı?

Hakan Çalışkan cinayetinde Sedat Peker’in de payı/katkısı var mıydı? Soysuz’la birlikte pek çok büyük suç işleyen Peker, bu cinayette Soysuz’un suç ortağı mı?

MİT piyonu Sedat Peker’in adamları arasında MİT elemanı olanlar da var mıydı, var mı?

Sedat’ın ne zaman, neyi, ne kadar konuşacağına MİT mi karar veriyor?

MİT içindeki gruplaşmalar, çatışmalar ne seviyede?

CIA çok kısa süre içinde Peker’e operasyon yapacak mı?

Peker’in milyarlarca dolarlık servetine tamamen ya da kısmen el konulacak mı?

Gizli Yahudi Sedat Peker davası/yargılaması da gizli Yahudi suç örgütü lideri Adnan Oktar’ın davası/yargılaması gibi “sınırlı” mı tutulacak?

Mehmet Fahri Sertkaya

Hala Türkiye’yi karıştırmak istiyorlar ve onlardan önce biz karıştırabiliriz

Hala Türkiye’yi karıştırmak istiyorlar ve onlardan önce biz karıştırabiliriz

Çok acımasız, çok kanlı ve çok haince planları var. Soysuz ve onu oynatan milletler arası suç teşkilatı, Türkiye’yi hala karıştırmak istiyor. Türkiye’de çok büyük terör hadiseleri ve bombalı/kanlı olaylar yaşanmasını istiyorlar. Bu terör saldırılarını kontrollerindeki terör gruplarına kendileri yaptıracaklar. Peşi sıra pek çok ilde kalabalıkların sokaklara inmesini de sağlayacaklar. Vaziyete bakıp gerekirse Türk – kürt, Türkiyeli – Suriyeli, Sünni – Alevi çatışmaları da çıkartmak isteyecekler. Ülkeyi bir anda epeyi karıştıracaklar.

Daha çok karışıyorken, çok yerinde müdahaleler yapmış ve olayların hepsini bastırıp teröristlere haddini bildirip kontrolü sağlamış kahramanı oynayacaklar. En çok da Soysuz bu görüntüyü verecek. Asıl kısma ise bundan sonra geçecekler. Tayyip’in çok yaşlandığını, çok hastalıklarının olduğunu ve artık sorumluluklarını yerine getiremediğini, bu nedenle ülkede çok ciddi sorunların yaşanabildiğini, artık Türkiye’nin idaresini bırakması gerektiğini konuşacaklar. Kontrollerinde olan sözde gazeteciler ve medya personelleriyle, soysal medya trolleri ve bot hesapları üzerinden de büyük bir kamuoyu oluşturmak isteyecekler. Olabildiğince kısa sürede ve ani şekilde, bir oldu bitti ile Tayyip’i devirmek isteyecekler.

Sonrasında ise Rusya, Çin, Biden çetesiyle ortak hareket ederek onların namına Türkiye’nin idaresini ele almak isteyen bu Soysuz’u ülkenin başına geçirecekler. Hem de bu güne kadar da halk tarafından aslında sevilmediği, itibar görmediği, türlü sahtekarlıklarla aksi yönde haberler, yayınlar ve paylaşımlar yapılarak el üstünde tutulmaya çalışıldığı ve bu günlerde ise herkesin nefret ettiği ve bakanlıktan derhal alınıp yargılanmasını istediği bu Soysuz’u Cumhurbaşkanı yapmaya oynayacaklar. Akıl alır gibi değil ama planları gerçekten de böyle…

Bir planları da yeni bir darbe tiyatrosu üzerine kurulu… Sözde bir darbe teşebbüsü yaşanacak, bazı idareci kişilerle birlikte Tayyip’ten de haber alınamayacak. Bu zor zamanda Soysuz kahramanca müdahaleler yapıp darbeyi bastırmış kişi rolünü oynayacak. Sonra çıkıp pek çok idareci gibi Tayyip’in akıbetinin de henüz bilinemediğini ve ülkede otorite boşluğu olmadığını, her şeyi kontrol edeceğini açıklayacak. Fiilen ülkenin iplerini eline almış olacak.

Hemen şimdi bir kaç delil paylaşsam bu Soysuz herifin hakkında, cumhurbaşkanı olmasını geçtim, sokağa bile çıkamaz ve onu her gören TC vatandaşı gördüğü yerde insanlık namına sıkar, indirir. Öyle olmasa bile devamında savcılar da delilleri görmezden gelemezler. Hatta büyük ihtimalle insanlar sokaklara dökülüp “Bu adam ne imiş böyle, asın şunu” diye eylemler yaparlar. Tempo tutarlar.

O kısımda da savcılar hala vazifelerini yapmazlarsa, yine sorun olmaz. Biz de karşı grup olarak sokaklara hem de çok kalabalık şekilde ineriz. Sonrası bizim mesuliyetimiz değil, ezer geçeriz. Çünkü söz konusu olan, vatan…

Mehmet Fahri Sertkaya

Soysuz Peker’i de eline düşürmek istiyor

Soysuz Peker’i de eline düşürmek istiyor

Soysuz, Sedat Peker’le de gizlice anlaşmak istedi. Sedat’a teklifler yapıldı. Yeni bir Türkiye kurulacağı ve bu yeni Türkiye’de AKPKK’nin ve Türkiye’nin başında Soysuz ile çetesinin bulunacağı söylendi.

Sedat’ın Türkiye’ye getirilmeyeceği, cezaevine konulmayacağı, Sedat’ın kara para işlerine Türkiye’de hiç sorun çıkartılmayacağı, yurt dışına para transferlerinde de sorunlar yaşatılmayacağı, bulunacağı ülkelerde rahat etmesinin ve güvenliğinin sağlanacağı gibi sözler verildi.

Bunlara karşılık olarak da Tayyip’e vurması, Tayyip sonrasının hazırlandığı şu süreçte kendilerinden yana durması istendi.

Sedat, haftalardır devam eden mücadelesinde hep Tayyip’e zarflar attı ve onun Soysuz’u bitirmesini bekledi. Tayyip haftalarca sessiz kalarak vahim bir hata yapmışken, üstüne çıkıp haftalar sonra Soysuz’u açıkça savunacak kadar güçsüz ve çaresiz bir görüntü verince, Sedat da haklı olarak gemileri yaktı. Soysuz tarafı da bunu fırsata çevirmek istedi.

Ön görüşme seviyesinde devam ediyor şu anlarda ama Sedat, ani bir kararla Soysuz’a güvenirse Soysuz ona oyun kuracak. Hem Tayyip’i devirecek hem de MİT ve Hakan Fidan üzerinden Sedat Peker’i oyundan düşürecek. Öğrenebildiğimiz kadarıyla Soysuz – Fidan çetesi bu işte IŞİD teröristlerini de kullanacaklar.

Elbette ki Soysuz ve arkasındaki ülkeler, gizli servisler ve çeteler, ben varken planlarının başarılı olamayacağını biliyorlar. Bu nedenle bütün bu işleri çevirirlerken bir şekilde beni ve teşkilatımı hatta belki de cemaatimi de yok etmek, dağıtmak, cezaevlerine doldurmak isteyecekler.

Neresinden bakılırsa bakılsın, en fazla bir iki gün daha Tayyip böyle etkisiz eleman olarak kalırsa ve sahaya müdahale etmezse, öyle ya da böyle çok büyük olaylar yaşanacak. Çünkü biz hiçbir şeyden korkmadan dik dururuz ve iktiza edenler ne ise onları yaparız.

Öyle ya da böyle ortalık karışacaksa…

Bu güne kadar binbir türlü somut delil paylaşabilirdim. Ceza evi süreçleri bile yaşadım ama somut delilleri paylaşmadım. Sadece Libya’ya silah kaçırılan Amazon isimli geminin silah dolu haliyle videosunu/delilini paylaşmıştım ve bunu yaptıktan birkaç saat sonra da “Yanlış oldu bence… Delil paylaşmamamalıydım” diye açıkça yazı yazmıştım.

Şimdilerde, bunca iyi niyetimize ve bunca ikazlarımıza rağmen, resmen ipleri elinde tutan kişilerin, başta da Tayyip’in ısrarlı şekilde hatalı duruş/tavırlar sergilemesi ve sorunu kaynağından kesip söküp atmaması, zaten Türkiye’de ve dünyada sahanın çok büyük şekilde karışacağını gösteriyor.

O halde, bu güne kadar, saha çok karışmasın ve olaylar kontrolümüzden çıkmasın diyerek somut delil paylaşmamış olan ben, neden deliller paylaşmayayım.

Yarın ve öbür gün hala Soysuz o bakanlıktan alınmamışsa ya da istifa etmemişse, ben çok sarsıcı suçların, son derece somut ve sarsıcı delillerini paylaşmaya başlayacağım. İşe de evvela Soysuz’un emriyle öldürülen Silivri eski Emniyet Müdürü Hakan çalışkan dosyasını açarak başlayacağım. Delilleri her türlü sosyal ağ hesaplarından, ayrıca bloglarla sitelerden paylaşacağım gibi aynı anlarda ülkenin önde gelen birkaç adliyesine de teslim ettireceğim.

Soysuz, Hakan Çalışkan’ın gerçek katilidir

Yıllar önce anlatmıştım. Hakan Çalışkan, Soysuz’un emriyle öldürüldü. Bu işte mafya adamı gibi görünen MİT mensupları da kullanıldı. Emniyet Teşkilatının personellerinden de kullanıldı. İntihar görüntüsü de verildi. Resmi evraklarla da oynandı, deliller de karartıldı. Türlü vahim suçlar işlendi…

Basına yansıyanlar tamamıyla gerçek değil. Eksik, aksak, zorlama, çarpıtma dolu. Asıl mesele büyük bir uyuşturucu mafyasının en tepe isimlerinden biri olan Soysuz’un, çetesinin ve ayrıca oğlunun suç üstü olarak kısacık sürede yıkılabileceği bir sürecin başlamasına mani olmak meselesiydi. Bunu yaptılar. Çok safhasında da suç delillerini tamamen yok edemediler. Bu deliller sadece bende de değil, başkalarında da var.

Hakan Çalışkan öldürülmesinden aylar önce Akademi Dergisine, yazılarıma, mücadeleme denk gelmiş vatansever ve işini hakkıyla yapan dürüst bir kardeşimizdi. Soysuz’un oğlunun peşindeydi. Suç üstü yapmak ve buradan ilerlemek istiyordu. Çalışkan’ın bu işte paslaştığı geniş bir çevresi ve bağlantıları da vardı. Gizlice dosyalar oluşturulmuş ve safha safha ilerliyorlardı.

Artık Türkiye’nin ve dünyanın bunları delilleriyle duymasının, görmesinin vakti gelmiş mi, gelmemiş mi, bir iki güne belli olacak…

Soysuz her fırsatta delilleri ve şahitleri de yok ediyor. Şimdi bu yazdıklarımdan sonra, Hakan Çalışkan cinayetinde kullandığı MİT personellerini ve ayrıca Emniyet Teşkilatı mensuplarını da öldürtmek isteyecektir. Bu, neticeyi değiştirmez, çünkü çok somut deliller var.

Bu işte kullanılmış kişilere de yetkili makamlara sığınıp itirafçı olmalarını tavsiye ederim. Yoksa onlar için de yolun sonu görünüyor.

Mehmet Fahri Sertkaya

İbrahim Kalın’ın üzerine kalın bir çizgi çekmek istiyorlar

İbrahim Kalın’ın üzerine kalın bir çizgi çekmek istiyorlar ve bu, Türkiye’nin menfaatine olmayacak. Anlaşılan o ki Biden çetesi rahat durmayacak. Çin, Rusya ve Biden çetesi ortaklığına çalışan her resmi kimlikli kişinin kısa sürede oyun dışı bırakılması, Türkiye’nin menfaatleri icabıdır.

Mehmet Fahri Sertkaya

Tökezlediler

Biraz kontrolde tutalım dedik, fazla bastırmadık ama yine de kaos çıkartamadılar. Acınası hallerdeler…

Tayyip aldı başını gitti uzaklara… Zaten ne yapacağını bilemez hale gelmişti, krizlere girmişti, az kaldı hastahanelik oluyordu. Bir ara toparlanıp gayrete gelmişti ama sahadaki adamlarını da toparlayamadı. Onlar da darmadağın halde…

Herkes, ifşa olduklarını, bütün gizli kimliklerinin ve bağlantılarının meydana çıktığını, bütün planlarının öncesinden herkese duyurulduğunu düşünüyor/biliyor. Adalet sistemi içindeki adamları bile iyice korktular, geri durmak istiyorlar, talimatları ya yerine getirmiyorlar ya da ağırdan alıyorlar. Geleceklerini iyi görmüyorlar. Diğer bütün sahalardaki adamları da aynı halde, toptan çözüleceklerini, ele geçeceklerini, yargılanacaklarını kabullendiler. Korkuyorlar…

O kadar gürültü çıkartıp da sonra karşımızda krize girerek Suriye’ye askeri müdahale yapma planlarından/ihanetlerinden bile geri dönmeleri zaten ağın mensupları arasında sarsıcı bir tesire/çözülmeye sebep olmuştu. Şimdi ise sistemin en başındaki adamlardan biri olan İbrahim Kalın da çok kötü halde. Hulusi Akar tedirgin, öfkeli… Ordu içindeki yüksek rütbeli çift kimlikli hain adamları da kötü halde. Kendilerine çalışan Emniyet müdürleri de moralsiz ve isteksiz. Herkesin takip edildiğini, izlendiğini, dinlendiğini kabullendiler. Bu, onları çok sarsıyor. İçişleri Bakanı Solomon Soysuz ise en fena halde olanlardan biri… Hakan Fidan ise çoktan önünü göremeyip kendini bir şekilde kurtarma derdine düşmüştü. Danışıklı dövüştükleri CHPKK’liler de çok ifşa oldular. Önce umursamaz tavırlar sergilemek istediler, kendilerinin farkla güçlü olan taraf olduğu havasındalardı ama şimdi onlar da krizdeler. Bu güne kadar güç buldukları, paslaştıkları pek çok devletin hükumetlerini bile krizlere soktuk ve bizden uzak durmak, bize bulaşmamak istiyorlar ki CHPKK’liler aslında mevzumuz bile değiller.

Memleket içinden ve dışından çok yüksek sayıda grubun, kesimin yayınlarımızı dikkatle takip edip duruşlarını buna göre belirlediklerini de gördüler.

Biz bunu, baştan gücümüzü bir daha gösterelim diye yaptık, elimizdeki gücün yüzde onunu bile kullanmadık. Gerçekten de kaos çıkartmalarına izin verdik, istiyorduk, bekliyorduk ama sadece işlerini zorlaştırıp “Biz buradayız” mesajı vermek istedik. O kadar çürüdüler, bozuldular ve korkaklar ki yine de kaos çıkartamadılar.

Bütün bunlara rağmen o kaos bir şekilde çıkacak. ABD, İsrail ve müttefikleri, kaybedeceklerini bile bile, çılgınca bir tavırla 3. dünya savaşını çıkartacaklar ve bu içimizdeki adamları da kaybedeceklerini bile bile, çılgınca bir tavırla kaos çıkartacaklar. Çünkü çaresizler, başka seçenecekleri yok, batıyorlar, yıkılıyorlar ve zaman bizim değil onların aleyhine işliyor.

Mehmet Fahri Sertkaya

İbrahim Kalın ara ara Tayyip’e raporlar verdi

İbrahim Kalın ara ara Tayyip’e raporlar verdi. “İstediğimiz gibi bir sonuç çıkmadı. İnsanlar birbirine düşmedi. Birkaç provokasyondan başka bir şey olmadı.” dedi.

AKPKK teşkilatı içindeki cahil ve samimiyetsiz, kullanılmaya müsait tipleri kullanmak istediler. Bunları tahrik ettiler ve aslında daha çok sayıda ölümlü ve yaralanmalı hadise yaşanmasını planladılar. Bunlar da istedikleri gibi olmadı.

Saadet’in Malatya’daki sandık müşahitlerinin öldürülmesine dair soruşturma da verdiğim bu bilgiler etrafında yapılmalı. O vak’adaki katillerin de kullanıldığı, birilerinin ortalığı kasten karıştırdığı kanaatindeyiz.

Kural/değer tanımaz Allahsızın teki olan Tayyip, danışıklı dövüştüğü CIA personeli ve gizli Ermeni Kemal Kılıçdaroğlu ile bir telefon görüşmesi yaptı.

“Ben sizin bu insanları ayağa kaldırıp istediğimiz sonuçları veremeyeceğinizi biliyordum. Ne kadar vurursanız vurun o şekilde olmayacak. Siz yine vurmaya, söylemlerinize devam edin. Ben Soysuzla görüşüp Emniyet’i ayarlayacağım (operasyonlar yaptıracağım, ortamı gereceğim), siz üzerinize düşeni yapın (Sert karşlıklar verin, çatışma çıkartın)”. dedi.

Tayip daha sonra gizli Yahudi ve Mason bir çete lideri olan Solomon Soysuz’la görüştü:

“Bu iş artık kontrolümüzden çıktı, ne gerekiyorsa yapın (şu kaosu bir şekilde çıkartın artık, hiçbir şeye takılmayın, her yolu deneyin). İçeri almanız gerekiyorsa içeri alın. İnsanları zorlayın, eğer olmazsa çatışmaya da girin. Görelim bakalım tokat nasıl oluyormuş (‘Millet AKPKK’ye tokadını vurdu’ şeklindeki haber başlıklarına karşılık olarak söylüyor)” dedi.

Bu telefon görüşmesinden sonra Soysuz talimatları iyice anlamış oldu ve hamlelere başladı. CHPKK’li sandık müşahitlerini gözaltına aldırması bir şey değil, ortalığı çok karıştıracaklar.

Ne şekilde oyunlar kuracaklarını, nerede nasıl gösteriler yapacaklarını, nasıl polis müdahaleleri yapılacağını, neticesinde ortalığı nasıl iyice karıştıracaklarını hep planladılar. Şu anda bu partilerin yönetici kadrosundaki hainler başta olmak üzere içimizdeki İsrail bu planları bir an önce uygulamaya dökmek için harıl harıl çalışıyor. Geceden beri irtibat halindelerdi. Sürekli konuşmalar ve yoğun mesai yaptılar.

Seçim sonrası oylarının çalındığını ve itiraz edeceklerini söyleyen AKPKK’li gizli Hıristiyan Mehmet Özhaseki’nin seçimler öncesi “’Oylar çalındı’ Yapma ya… ‘Oylara sahip çıkamadık abi’ Ağlak ağlak gezmeyin, biraz dürüst olun dürüst” dediği video sosyal medyada gündem oldu.

Özhaseki’ye “Haydi sen de artık harekete geçebilirsin” dediler. O da planlar dairesinde hamlelerini yapıyor.

Bizim yönlendirmemize gerek yok. Sahadaki vatansever gruplar da oyun içinde oyun kurmaları gerektiğini biliyorlar.

Ortalık karıştığında çok fazla müdahil olmamalılar. Bu kaosun elbette zararlı yönleri de olacak ama çoğunlukla bu memlekete, millete, insanlığa faydalı yönleri olacak. Bırakılsın, bunlar kendi adamlarını birbirlerine kırdırsın. Akıllı olmayan, nasihat almayan, samimiyetsiz olan, cezasını kendisi bulsun. Onları, besledikleri yılanlar soksun.

Vatanseverler, beyin takımına yönelmeliler. Bunların sahada kullandığı beyin takımı denecek kişileri ele geçirip konuşturup gizli operasyonlarına devam etmeliler. Alttan alttan temelleri yıkmalılar. Mümkün olduğunca somut deliller toplamalılar ve iyice düşünüp hesap etmeden hamleler yapmamalılar.

İcabı halinde gayr-i resmi surette tetik çekmekten geri durmamalılar. Bu, gerçek ve meşru bir harp ama devlet gücümüzün içine İçimizdeki İsrail sızmış durumda…

Onlarca senedir olduğu gibi, bu defaki haince ve kanlı planlar da gizli Yahudi ve Mason Aydın Doğan üzerinden yönetilen basın ve medya kuruluşlarına aktarıldı.

Defalarca yazdım ki Aydın Doğan karşımızda çok sıkıştığı için bir satış/devir tiyatrosu oynadı. Kağıt üzerinde devredilen bu basın ve medya kuruluşlarını aslında hala kendisi yönetiyor. Kendisi de bu kuruluşları içimizdeki İsrail adına yönetiyor. Kendine ait değil. Bunlar onun gazeteleri, TV kanalları değil. Hiçbir zaman da şahsına ait olmadı. Şu anda da Demirören grubuna ait değil. Gizli Ermeni ve gizli Hıristiyan olup Ankebut Ağı’nın bir mensubu olan Demirören sadece resmiyette sahip gösteriliyor.

Türkiye’ye yapılacak ihanetlerin bir ayağında da içimizdeki İsrail’in basın ve medya kuruluşları ve dolayısı ile Aydın Doğan ve yakın çevresindeki adamları olacak.

Rolünü oynuyor bu CIA casusu İbrahim Kalın. Bakmayın böyle yazdığına, arka planda tam tersini yapıyor.

Kaos çıkartıp kendi kontrollerinde AKPKK’yi devirme… CHP’yi ve İyi Part’yi, Tayyip’i deviren partiler rolüne büründürme ve yine kendilerine çalışan Sabetaycı gizli Yahudi Meral Akşener’i iktidara getirme projesinin en kilit adamlarından biri, işte bu paylaşımı yapan İbrahim Kalın…

Bizim için büyük şehirlerde AKPKK’nin kazanmış olması ile CHPKK’nin ya da İYİ partinin kazanmış olması arasında hiç fark yok. Hepsi de Ankebut Ağı’nın partileri… Şeytan’ın Konseyi’nde, dün yazdıklarımı da değerlendiler. Kibirli, tepeden bakan yorumları devam etti. “Bunlar neden bu kadar sevindi. İki tarafın da bize çalıştığını zaten biliyorlar ve yazıyorlar.” dediler. Lakin yine oyun içinde oyun kurduğumuzu, planlarını büyük oranda sekteye uğrattığımızı, zora düşürdüğümüzü, ülkemizdeki adamlarının morallerini iyice çökerttiğimizi, vatansever grupların elini ve moralini iyice güçlendirdiğimizi ve meselenin pek çok yönünü görmek istemediler.

Mehmet Fahri Sertkaya