Etiket arşivi: Bulgaristan

Kana kan, dişe diş, göze göz

Türkiye ile Bulgaristan arasında göçmen kaçakçılığına karşı ortak operasyonlar yapılmayacak.

Aksine, daha çok göçmen/insan kaçakçılığı yapılacak. Yanı sıra organ, uyuşturucu, silah kaçakçılığı ve her türlü kara para işleri yapılacak. Bu insanların arasında, organları için öldürülüp parçalananlar, aslında şanslı olanlar. Çünkü küçücük bebekler hatta çocuklar, ayrıca genç kızlar ve erkekler hayatta bırakılarak kaçırılıyorlar. Bunlar ya satanist ayinlerinde işkence ile parçalanıyorlar ya da fuhuş mafyalarına para karşılığında satılıyorlar.

Soysuz’un, bir kara para devletçiği olan Bulgaristan ile çok sıkı bağlantıları var. Bulgaristan’ın başındakiler, Türkiye’nin başındaki insan şeytanlarından daha az şeytan değiller. Hepsi de insanlık namına ve kalabalık insanların önünde, meydan yerlerde asılması gereken insan şeytanları…

Devletlerin kurumlarını, kuruluşlarını, polislerini, ordularını hatta sözde yardım kuruluşları gibi görünen kamu dernek ve vakıflarını bile kara para işlerinde kullanıyorlar. Kızılay bile kıpkızıl bir teşkilat. Bu güne kadar milyonlarca cana kıyılmasına aracı yapıldı.

Yıllardır söylüyorum, Türkiye’de devlet sistemi diye bir şey bırakmadılar. Siyasi parti gibi görünen organize suç, terör ve ihanet örgütleri, devleti ellerinde oyuncak ettiler. Hala, şu şartlarda bile danışıklı dövüşmekle meşguller. Kimsenin şu sözde hükumete, şu sözde adalet sistemine, oradaki gizli Ermeni ve gizli Yahudi ve mason savcılara ve hakimlere itaat etme zorunluluğu da yok. Hatta şu şartlarda hala onlara itaat etmek, vatana ihanet etmektir. Ayrıca insanlığa da ihanet etmektir.

Ben duruşumu çok net sergiledim. Bulgaristan’la meşru ya da gayr-i meşru iş yapacak olanlar, önce mezarlarını kazıp kefenlerini hazırlasınlar.

Çünkü artık milletin hukuk sistemi icra ediliyor. Çünkü artık vatandaşlarımızın kendini, ailesini, çocuklarını, malını, vatanını, devletini, ırzını, namusunu savunma refleksi sergileniyor.

Kana kan, dişe diş, göze göz… Üç beş tane eşkıyaya milletin gücünü göstereceğiz. O büyük teröristler ve büyük vatan hainleri olan Meral Akşener’i de Kemal Kılıçdaroğlu’nu da Abdullah Gül’ü de Ahmet Davutoğlu’nu da Ümit Özdağ’ı da Temel Karamollaoğlu’nu da Ali Babacan’ı da Tayyip Erdoğan’ı da Devlet Bohçalı’yı da meydan yerlerde sallandıracağız.

Buradan geri dönüş yok. Dünyadaki kimsenin, yaşanacaklara engel olma gücü kalmadı. Bazı devletlerde Türkiye’den çok daha fazla kan akacak, insan şeytanları kesilecek. Kan gölüne dönen yerler olacak.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Sıktı bunların batıya uşaklığı, piyonluğu, casusluğu

Türkiye, Bulgaristan’a, Makedonya’ya ya da batı yönündeki başka hiçbir ülkeye elektrik, doğalgaz, petrol satmayacak.

Türkiye, kendi sınırları içinde doğalgaz ve petrol çıkartsa bile batıya doğru satmayacak. Başkalarının doğalgazını ve petrolünü de batıya doğru doğrudan ya da dolaylı yollarla aktarmayacak. Denizden şu anda aktaramıyor zaten ama karadan da aktarmayacak.

Çok büyük oranda sömürgeci, satanist, vahşi, dinsiz, namussuz vaziyete getirilmiş olan batının derdi ile dertlenmeyeceğiz. Onlara doğrudan ya da dolaylı yollardan destek vermeyeceğiz. Bulgaristan’ın, Makedonya’nın ya da başka bir ülkenin maşa/aracı olarak kullanılmasına da izin vermeyeceğiz, kanmayacağız böyle sinsi taktiklere…

Bir şeylerle dertlenmek isteyenler varsa, sadece İran’da 45 milyon Türk hürriyet mücadelesi veriyor, onunla dertlensinler. 15 milyona varmış sözde mülteciler Türkiye’yi içten, hem maddeten hem de manen kemiriyorlar, bununla dertlensinler. Türkiye’deki çocukların yarıdan fazlası et, süt, yumurta hatta peynir nedir bilmiyor, yatağa aç ya da yarı aç giriyor, bununla dertlensinler.

Türkiye’deki hainlerin siyaseti ve ihanetleri yüzünden Suriye’de de kadınların ve çocukların halleri içler acısı, bununla dertlensinler.

Sıktı bunların batıya uşaklığı, piyonluğu, casusluğu… İyice gerdiler her yeri.

Kıyamet kopacak olsa bile izin vermeyeceğiz. O Olaf Scholz da haddini iyice aşıyor, her yeri iyice geriyor, onu da deviririz ama yine de istediklerine izin vermeyiz.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Şu rüyanın son kısmı yaşanıyor

Şu rüyanın son kısmı yaşanıyor

Rüyanın bozulma ihtimali hala var ama çok düşük bir ihtimal. Yine de ben, her şey yaşanana kadar tam olarak tabir etmeyeceğim ama şimdilik biraz tabir edeceğim.

Rüya Putin’in devrileceğini haber veren rüyalardan biriydi.

Yayın şurada: https://mfs.tv/2022/02/23/goge-merdiven-dayayan-akrobat/

Yol ve yolda yürümem: verdiğim mücadele, varmak istediğim bir hedefimin olması, bir menzilin olması ve devam eden yani yaşanmakta olan süreç…

Kavşak, bir yol ayrılığına gelmek. Pek çok yönden birini tercih etmek. Yoluma kimle ya da kimlerle devam edeceğime karar verme kısmı. Burası çoktan yaşandı ve rüyada görüldüğü gibi ben geri göndüm. Karşıya da geçmedim, sağa ya da sola da dönmedim ve gitmedim.

Bunun gerçek hayattaki karşılığı şu: Yoluma batı/NATO çetesi ile de devam etmedim, Rusya ya da Çin ile de devam etmedim. Kendi yolumu çizdim, bana uyanlarla birlikte yoluma baktım. Gerçek hayatta hala bu duruştayım.

Yolun sağında, maden kamyonu gibi kocaman bir kamyon var. O kamyon gerçek hayatta ABD… ABD’nin bana inat olarak yapmak isteyeceği hamlelerdi. Bu kısımların da neredeyse tamamı yaşandı.

Rüyada koca kamyonu dikkatle izliyorum, takip ediyorum. Şartlarına bakıyorum. Bunu gerçek hayatta da yaptım ve ABD’nin hareket sahasını çok daralttım. Rüya zaten bunu haber vermişti. Şimdi kamyonun yani ABD’nin, her şeye rağmen oradan dönüp kurtulabileceğini, hareket edebileceğini göstermek isteyeceği zamandayız. Şu anda gerçek hayatta zaten bu inatlaşma var. Yol bitmiş, o koca kamyon işe yaramaz metal yığını gibi orada sıkışmış. Dönebileceği alan yok. Bu işleri buradan sonra düzeltemez ama ille de düzeltmeye çalışıyor. Rüyada saniyeler içinde kamyon devriliyor. Yani gerçek hayatta da kısacık süre içinde ABD’de Biden ve Kamala çetesi devriliyor, üstelik bu güne kadar bana inat olarak öteledikleri, gizledikleri acınası halleri, devasa krizleri bir anda patlak veriyor. Kamyonun saniyeler içinde ve daracık alanda ters dönmesi bu manaya geliyor.

Kamyon devrilince meydanda görünen ve benim oradan uzaklaşmamı isteyen kişi, ABD’de sözü geçen bir siyasetçi…

Karşıdaki dağ Rusya… Tepesindeki kaya Putin ve çetesi/hükumeti… Kamyonun yani ABD’nin devrilmesi, krize açıkça girmesi, Rusya’ya da son darbem oluyor. Putin de hükumeti de etrafını sarmış olan Yahudi ve satanist kara paracılar da sözde iş adamları da topluca devriliyorlar. Rusya paramparça olmaya başlıyor.

O Yahudi hahamları bunları anladıklarından Rusya’daki Yahudilere “Acilen Rusya’dan çıkın” dediler.

Hep tekrarla söyledim. Şu Türkiye’deki AKPKK’yi, Bohçalıyı, Soysuzu, kara paracı holdingleri, kripto hainleri harcamak mesele bile değil… Öncelikle dünyanın şartlarını buna ayarlamak gerekiyordu. Bunca senedir bunun için çok zorlanarak sabır ettiğim, kısa sürede ezip geçeceğim halde müdahale etmediğim kişiler, gruplar oldu. Bu güne kadar bu maksatla zaten somut deliller de paylaşmadım.

Rüyanın bu kısmı, sonuca ulaşabileceğimi, ABD’yi ve Rusya’yı peş peşe devireceğimi, ardından çok kısa süre içinde Türkiye’yi gerçek hürriyetine kavuşturabileceğimi de müjdeliyor.

Dağdan kayanın düşmesi anında bazı tehlikelere de düşeceğim anlaşılıyor. Bir insan rüyasında neden kaçıyorsa, ondan kurtulur, korunur. Hiç zarar görmeyeceğim anlaşılıyor.

Dahası, bu güne kadar ilerlediğim bazı konularda, karar değişikliğine gideceğim ve aksine işler yapacağım anlaşılıyor. Bu sırada, ABD’deki o etkili siyasetçi de bana uyacak, sürekli peşimden gelecek ve benden hiç ayrılmayacak.

Bu rüya, Suriye’den ABD ve Rus işgal güçlerini çok kısa süre içinde çıkartacağımı da müjdelemiş oluyor. Bu kısımda da o ABD’li siyasetçi, üzerine düşeni yapacak. Beni uğraştırmayacak. Böylelikle ülkesini de az zararla kurtarmış olacak.

Yine bu rüya, bir anda bir kırılma noktası olacağını, şu andaki siyasi ve maddi gücümden çok ama çok daha güçlü hale kısacık sürede geleceğimi haber veriyor.

Zaten Rusya ve ABD’nin neredeyse aynı anda devrilmeleri, açıkça çökmeleri, dünya siyasetinde istediğim şartların/dengelerin nihayet oluşmasına sebep olacağı için… Bu rüya, İran’ı, Irak’ı, Kıbrıs’ı, Ege adalarını, Yunanistan’ı ve Bulgaristan’ı, ilerleyen kısa süreç içinde peş peşe Türkiye’ye dahil edeceğimi de haber vermiş oluyor.

Rüyada asfalt görmek, güzel ve hayırlı rüyalar arasında kabul edilir. Rüyayı gören kişinin, çok çalışkan ve hırslı olduğuna, bu meziyetleri sayesinde gelecekte kendisi için çok hayırlı işler yapacağına ve zenginliğe kavuşacağına tabir edilir. Rüyayı gören kişinin bahtının ve önünün açık, hayallerine, isteklerine ve hedeflerine giden yolların da temiz olduğu anlamına gelir. Bu rüya, kişinin hayatta her alanda muvaffak olacağına delalet eder.

Rüyada Asfalt Yol Görmek

Rüyada asfalt yol görmek, rüya sahibinin hayatının yolunda, işinin gücünün de rast gideceğine işaret eder. Kişi, hiçbir işini yarım bırakmayan, aldığı sorumluluğu yerine getirme sağ duyusuna sahip olan böylece hayatında hiçbir zaman hayal kırıklığı yaşamayacak kimse olarak tasvir edilir.

Rüyada asfalt yolda yürümek, rüyayı gören kişinin düzenli ve disiplinli bir hayatı olacağına ve iş hayatındaki düzenini oturtmayı başaracağına işaret eder. Kişi, özenli ve fedakâr çalışması sayesinde gelecekte mesleğinde çok ilerleyecek demektir.

Rüyada yola asfalt dökülmesi, rüyayı gören kişinin, yatırımlarının amacına ulaşacağına, hemen olmasa bile gelecekte kendisine mutlak suretle, başarı, kazanç ve kar getireceğine işaret eder.

Rüyada göçük görmek, kısa süre önce yapılan bir hatadan ötürü işlerin sıkıntıya gireceğine, büyük bir çaba gösterilmesine rağmen sorunların sürekli artacağına, maddi durumun yakında karşılaşılacak kötü bir sürpriz yüzünden çok bozulacağına, sert bir tutum sergilenmesinden ötürü büyük bir zarara uğranılacağına, iş hayatında ortaya konan çalışmaları kıskanan rakipler ile bazen münakaşa edileceğine ve personelle ilgili istenmeyen bir durumun ortaya çıkacağına delalet eder.

Rüyada Kamyon Görmek

Rüyada kamyon görmek, kamyona binmek, kedere, üzüntüye, uzun ve zahmetli bir yolculuğa başlayacağınıza, hasretinize kavuşacağınıza ve üzücü bir haber alacağınıza işaret eder.

Kamyona binmek işlerinizin iyiye gideceğine, geçim sıkıntılarından kurtulacağınıza ya da iş yerinizdeki pozisyonunuzda biraz daha yükseleceğinize delalet eder. Ağır yüklü kamyona binmek, güzel geçecek, sonunda güzel paralar kazanacağınız, ticari amaçlı bir yolculuğa çıkacağınıza işarettir. Eğer bindiğiniz kamyonda yük yoksa sonunda eli boş döneceğiniz hatta zarar edeceğiniz ticari bir yolculuğa işarettir.

Rüyadaki her şeyin iki tabiri var. Birincisi benim için yapılacak tabiri… İkincisi ise düşmanlarım için yapılacak tabiri… Burada kamyon, ABD tarafı için yolun sonu ve büyük iflas demek iken benim için tam tersine çok büyük maddi ve siyasi kazanç demek.

Rüyada dağ görmek çok hayırlı bir rüyadır. Rüyada dağ gören kişi ülke yönetiminde söz hakkı bulunan üstün yetkilerle donatılır, işinde bulunabilecek en üst mevkie erişir, toplum içinde otorite, söz ve saygınlık sahibi olur. Rüyada bir dağın zirvesinde Allah’a el açıp ona şükreden kişi hayatı boyunca adaletli ve vicdanlı bir kişi olacak demektir.

Eğer bir kimse rüyasında bir dağın yamacında dini vecibesini yerine getiriyorsa devletin üst kademelerinde resmi bir görevde, geniş yetkilerle bir memurluk işine atanır. Bir kişi eğer rüyasında dağdan indiğini görürse maddi zarara ve kayıplara uğrar. Bir kişi dağda rampa bir yoldan çıktığını görürse bu onun yaşayacağı vicdan azabına delalet eder.

Rüyada dağdan yuvarlanmak ya da düştüğünü görmek kişinin yaptığı hatalar nedeni ile işini, kazancını ve koltuğunu kaybetmesi anlamına gelir.

Rüyada dağın yandığını görmek herkesin tanıdığı birinin öleceğine ya da ülke başkanın hezimete uğramasına delalet eder.

Rüyada kaya görmek, zor, sert ve kesin kararlı bir kimse ile tabir edilir. Rüya sahibi Nuh deyip, Peygamber demeyen kişi olarak tasvir edilir. Bir kere hayır dediği bir iş için, bütün dünya bir araya gelse onu caydıramaz ve kararından döndüremez, evet dediği işler için de aynı şey geçerlidir elbette. Rüya sahibi, sabit fikirlidir ve kendisine faydası olması konusunda azıcık şüphe duyduğu işe yanaşması mümkün değildir. Rüyada kaya görmek, aynı zamanda güç ve sağlamlık anlamına gelir. Rüya sahibinin rüyası, çelik gibi sağlam sinirleri olduğu ve kolay kolay manevi çöküntü yaşamayacağına işaret eder. Bu rüya, bir kaya kadar büyük ve sağlam mal varlığı edinmek şeklinde de tabir edilmektedir.

Rüyada Kayanın Düştüğünü Görmek

Başarıları ve iyi kalpliliği bilinen, şanlı ve şöhretli bir kişinin kaybına işaret eder. Rüya sahibinin çevresinde böyle bir kişinin kurtulamayacağı bir hastalığa yakalanmasına ve herkesi derin üzüntüye boğmasına işaret eder.

“Kısacık sürede meğer ne çok mesafe almışız, koşmuşuz. Kavşaktan ne kadar da çok uzaklaşmışız. Hayret, bu nasıl olabildi” diyorum.

Rüyamın bu kısmı, söz konusu devrilmeler peş peşe yaşandıktan sonra, peşimden gelen kişiyle birlikte kısa sürede büyük mesafe alacağımı, çok işler halledileceğini haber veriyor.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Ankebut Ağı Bulgaristan’a yoğunlaşıyor

Bulgaristan’da gelişmeleri kendi lehine çevirmeye çabalıyor. “Burada mfs’nin sözü geçmeyecek, istediği olmayacak” diye söyleniyorlar. Sonrası için de kendilerince planlar yapıyorlar. Lakin boşa uğraşıyorlar. 

Bulgar halkı da Ankebut Ağından çok çekti ve hala çekiyor. Bulgar halkı, kendisine yakışır şekilde dik durur ve sonuna kadar mücadelesini bırakmazsa, ben ve benimle birlikte olan onca güç unsuru da yanlarında olacağız. Bölünmüş, emir komuta sistemi çökmüş, çokça ifşa olmuş ve maddi sıkıntılarla boğuşan, her geçen gün kritik adamlarını kaybetmeye devam eden Ankebut Ağının bu şartlar dahilinde Bulgaristan’da kazanan taraf olması, Bulgar halkını sömürmeye devam edebilmesi mümkün değil. Bulgaristan’daki sömürü sistemini, hain adamlarını muhafaza edebilmesi mümkün değil. 

Bu bütün ülkeler için böyle… Öyle bir dengeye getirdik ki dünyayı, şu anda dik durup gereğince mücadele ederek gerçekten hür olmak, ülke kaynaklarının sömürülmesine mani olmak, adaletsizlikleri ortadan kaldırmak, maddi ve manevi refah içinde olmak, korona bahanesiyle uygulanan hukuk ve bilim dışı kısıtlamaları/yasaklamaları kaldırmak, bunların arka planında dönen kara para işlerini sonlandırmak isteyen halkların bunu yapamama ihtimali yok. 

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

..

Bulgar halkının da yanındayız

Haklarını arayan/savunan, ülkedeki mafya düzenine, sömürü düzenine karşı onurlu bir mücadele veren Bulgar halkının haklı mücadelesini destekliyorum. Adaletsizlikler, yolsuzluklar, cinayetler ve sömürü karşısında devletinin kurumlarından fayda göremez ve sorunları çözemez hale gelmiş her halkın, sokaklara inmesini ve devletini düzeltmesini meşru görüyorum. Mafyaların, başka devletlere çalışan hainlerin ve zalimlerin elinden devlet gücünü almasını meşru görüyorum. Bu mücadele sırasında, hainlerin/zalimlerin, devletin gücünü, silahını, polisini, askerini millete karşı kullanılması ve şiddet sergilenmesi halinde, milletin de şiddeti tercih etmesini meşru hatta zaruri görüyorum.

Bulgaristan’da, Bulgar halkının talep ettiği gibi bir hükumet kurulmalı, mafya düzeni, sömürü düzeni derhal son bulmalıdır. Bulgaristan’ın içişlerine de hiç bir taraf karışmamalıdır.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

..

Taner Ay vakasına bir neşter vurulsa, Ay utanır da dünyaya ışık yansıtmaz

Bulgaristan’da yaşanan trafik kazasında ölen Taner Ay, Ankebut Ağının milletler arası kara para işlerinde kullandığı piyonlardan biriydi. Ölümü, normal bir ölüm değil. Bu ağı çökertmek isteyenler tarafından öldürüldü. Bu, bir başlangıç ve daha önce yazdığım gibi, önümüzdeki birkaç hafta içinde, çok büyük ihtimalle ortalık toz duman olacak. Sadece Türkiye’de değil, batı aleminin ondan fazla büyük ülkesinin adliyelerinde, basın ve medyasında, sosyal medyasında yer yerinden oynayacak. Ayrıca sahada çok şiddetli çatışmalar da yaşanacak.

Taner Ay, iş adamı değildi. Taner Ay, iş adamı gibi gösterilerek kara para ağları arasında bağlantı sağlayan ve kara para da aklayan bir insan şeytanıydı.

Adnan Oktar organize suç, terör ve ihanet örgütünün sürekli olarak kullandığı kişilerden biriydi. Adnan Oktar suç örgütünün, AKPKK organize suç, terör ve ihanet örgütüyle adeta kaynaşmış halde olması nedeniyle, Taner Ay da AKPKK’li en üst isimlerle çok sıkı bağlantıdaydı. Sosyal ağlarda paylaştığı resimlerde Solomon Soysuz’la, Hulusi Akar’la, Hakan Fidan’la, Metin Külünk’le, Mevlüt Çavuşoğlu ile ve daha pek çok kişiyle çektirdiği fotoğrafları görülebiliyor. Ayrıca devletimizin idare edildiği en üst kurumlarda bulunduğu anlarda çekip paylaştığı fotoğrafları da görülebiliyor.

Satanist bir gizli Yahudi olan Taner Ay’ı, kara para işi yapan pek çok devlet ve bu devletin gizli servisleriyle mafyaları da kullanıyorlardı.

Taner, bu milletler arası kara para ağının artık önemli bağlantılarını sağlayan bir kişiydi. Ankebut Ağını yöneten konseylerin üyelerine çok yakın kişilerle de görüşüyordu. Uyuşturucu kaçakçılığı kısmında AKPKK ile Adnan Oktar suç örgütü arasında köprü vazifesi yapan kişilerden biriydi. Uyuşturucu işinde, AKPKK kısmında, en çok Solomon Soysuz’la ve Metin Külünk’le paslaşıyordu. Bütün dünya biliyor, yıllardır bu iki şahsın uyuşturucu işinde üst isimlerden olduğunu anlatıyorum. Taner, fuhuş işinde de AKPKK ile Adnan Oktar suç örgütü arasında köprü vazifesi yapıyordu. Bu sahada, AKPKK kısmında, en çok da Türkiye’deki baş pezevenklerden biri olan gizli Yahudi Numan Kurtulmuş’la paslaşıyordu. Aslında zekası, kabiliyetleri, vasıfları yüksek biri değildi. İnisiyatif almıyor, emir edilenleri yapıyor ve bu nedenle işe yarar bulunuyordu.

“Osmanen Germania” yani Almanyalı Osmanlılar isimli sözde derneğin, özde kara para teşkilatının da mensuplarından biriydi. Bu güne kadar bu teşkilat zaten kara para işleri yapmakla açıkça suçlanmıştı. Avrupadaki medeni insanlar, bu şeytanlıklardan rahatsızlar ve kendi devletlerinin gücünü, adaletten yana, insanlığın faydasından yana kullanmak istiyorlar. Lakin, hep anlattığım gibi, Merkel başta olmak üzere pek çok üst seviye Alman siyasetçi ve bürokrat da bu kara para ağının içinde olunca, beklenen operasyonları bu güne kadar yapamadılar.

Osmanen Germania, aslında İngiltere’nin, Kraliçe’nin çetesinin talimatlarıyla AKPKK tarafından kuruldu. Zaten bu AKPKK ve Tayyip belasını, milletimizin başına en çok İngiltere, ABD, Almanya, İsrail getirdi. Bu milletler arası kara para işlerinde aslında AKPKK de bir taşeron. Ne yazık ki AKPKK eliyle, devletimizin gücü/kurumları, memurları hatta adliyeleri/mahkemeleri, hakimleri, savcıları bile farkında olarak ya da olmayarak bu insanlık dışı suçlara bulaştırıldı. Bunu, dünyaya kendini medeni olarak gösteren batılılar ve bir de İsrail sağladılar. Taner Ay’ın ve o sözde derneğin arkasında İngiltere de var. Almanya da var. ABD de var. Türkiye de var. KKTC de var. İsrail de var. Belçika, Hollanda, Fransa da var. Çok sayıda batılı lider de var.

Taner Ay’ın da içinde yetiştiği ve bünyesinde faaliyet icra ettiği Adnan Oktar organize suç, terör ve ihanet örgütü, dünyanın dört bir yanında özel hastahaneler ağı üzerinden yapılan organ işinin de bir seviyeye kadar içinde… Taner de organ işinde faaliyet gösterdi. Aslında o kısımda da bir piyondan başka bir şey değildi. Ankebut Ağının dünya genelindeki organ sisteminin Türkiye ayağındaki sözde hastahanelerden biri olan Memorial’ın sahibinin Turgut Aydın olarak gösterilmesi gibi… Organcı Turgut da piyon, Taner de piyondu… Piyon ama Türkiye’den Avrupaya mülteci olarak giden yüksek sayıdaki insanın, Ankebut Ağının organ sistemine kurban gitmesine, Adnancılarla birlikte o da vesile oldu.

Devletimizi, bu milletler arası kara para ağında öyle ileri seviyede kullanır oldular ki biz Vatanseverler cephesi ve ayrıca Muktedirler İttifakı (Mİ) olarak bu ağa darbe vurup düzenlerini bozdukça, kara paralarının önünü kestikçe, Türkiye’nin idari kadrosu aksi yönde faaliyetler icra etmek istedi. O yönde çırpındı, çırpınıyor. An geldi, kara para akarını devam ettirmek için Suçişleri Bakanı olan Solomon Soysuz İran’a gitmek zorunda kaldı. Sözde Dışileri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu zaten gittiği ülkelerin çoğunda, bozduğumuz kara para işlerini kuvvetlendirmek için çırpındı, çırpınıyor. Hep yazıyorum, Katar, BAE, Singapur, Danimarka ve benzeri devletçikler de bu Ankebut Ağının taşeron ve kasa olarak kullandığı ülkeler. Bosna Hersek, Arnavutluk, Makedonya ve benzeri ülkeleri de kara para işlerinde serbest ortam olarak kullanıyorlar. Bu nedenle bu gibi ülkelerin idaresini, adalet sistemini, eğitim sistemini, maliyesini ellerinde tutuyorlar. Şu sözde avukat Zeki Çalışkan’ı, kara para işlerini, sözde derneklerini, organ işine kadar bağlantılarının olduğunu kaç sene önce yazdım. Sahibi olduğu avukatlık bürosunda avukat gibi görünen militanların da tek tek aslında gerçek ırklarını, gerçek dinlerini, gerçekte ne halt ettikleri yazdım. Otuz kadar avukttan biri bile senelerdir benden davacı olamadı. Lakin, bu devletin adli yetkilieri ve MİT’i ne yaptı? MİT, senelerce şu Taner’i de kolladı. Evet, bizler vergi verdik, MİT de batılıların kara para sistemine çalıştı. Türkiye’den de erkek, kadın, çocuk, bebek kaçıran ve bunları fuhuş, organ ve ayin ağlarına gönderen kişileri MİT, bizim vergilerimizle ve milletimizden/devletmizden aldığı güçle korudu, destekledi. Hala halleri böyle…

AKPKK’in ve Tayyip’in başımıza bela edilmesinde en etkili olan şahıslardan biri Devlet Bohçalı, çok vasıfsız, kafasız, korkak, aciz bir vatan haini MİT casusundan başka bir şey değil. MİT üzerinden CIA ve Avrupalı gizli servislerler de paslaşıyor. Binbir türlü açığı var, delili var, şahitleri var, bülbül olup ötecek ödlek adamları var sistemlerinde ama Türk adli yetkilileri nerede? Köpek desem, köpeğe hakaret olacak bu pislik herif, tutmuş on sene sonra benden davacı oluyor. Tek başına hafif gelmiş de yanına en sadık köpeklerinden biri olan Suçişleri Bakanı Solomon Soysuz’u alıyor. Yetmiyor, bunca yıldır danışıklı dövüştükleri sözde muhalefetin başı Kemal Kılıçdaroğlu’nu da yanına alıyor. Baştan beri emir eri olarak kullandığı Recep Tayyip Erdoğan’ı da aynı davada benden şikayetçi yaptırıyor.

Yıkarlar bu devleti bu hainlerin başına ama yine de bu devleti bu hainlerin ellerinde alırlar. Milletin can, mal, namus, din, ahlak emniyetini tesis ederler. Yok öyle bir Türkiye artık…

Şimdilik daha fazla bilgi vermeyeceğim. Lakin, gerekli ikazları son dönemde zaten herkese açık şekilde yaptım. Onları da tekrar etmeyeceğim. Altta kalanının canı çıksın, iyi olan kazansın. Sık sık, geleceğini ve yaşanacağını ifade ettiğim o büyük günün yaşanmasına ramak kaldı.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi