Etiket arşivi: Rüya tabirleri

Kursun yemekhanesinde | Rüya tabirleri

– Selamünaleyküm hocam hayırlı günler gece rüyamda bir kursumuzun yemekhanesinde kendimi gördüm idareci hocamız diyor ki işte çok büyük sıkıntılar yaşayacağız maddi anlamda senin çevrenden yararlanmak istiyoruz diyor ve işte kursun hangi yerinden geçsem talebe ışıkları kapatıyor çok elektrik parası gelmemesi için ve inali yıldırımı görüyorum işte diyorum kurslara bir müdahale mi söz konusu ne zaman olacak diyorum yarın işte bir saatte yapılacak diyor acaba rüyanın tabiri ne olabilir

= vas. Kurs rüyalarının çoğu hükumeti temsilen görülüyor. Hükumet batak vaziyette ve şu halden sonra bile iktidarda kalmanın yollarını arıyorlar. Zaten memlekette anayasa, kanun, mahkeme diye bir şey kalmadı. Onlar emir ediyorlar, herkes uyguluyor ve bunun adı da hükumet sistemi oluyor. Seçime izin vermeyeceğimi de biliyorlar. Bu çıkmaz sokakta bir çare arıyorlar. Sana da bu halleri malum olmuş. Benim çevrem ve itibarım üzerinden yatırımcı çekmek istiyorlar. Hayal aleminde yaşıyorlar, bittiler, yolun sonuna geldiler. Rüyada görülen yemekhane de işlerin planlandığı, iş anlaşmalarının yapıldığı yer demektir zaten…

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Akademik rüya tabirlerinde bu gün

Akademik rüya tabirlerinde bu gün…

Gökten kan yağması…

– Hayırlı günler hocam
Bu gece sabaha karşı rüyamda bı okul bahçesinde insanlar toplanmış kalabalık düğün gibi ama düğüne benzeyen bişey yok sonra bi anda havadan iri kırmızı kan gibi damlalar yağmaya başladı, ben dahil çoğu kişi beyaz giyimliydik bunun lekesi çıkmaz üzerime gelirse bana değmesin diye saçaklarin altına girmeye çalışıyorum, etraftan birileri arkasından çok güzel yağmur yağacak heryer hem temizlenir hem toprak suya kanacak diye konuşuyorlardı.

= Hayırlı günler.

Okul bahçesi bu rüyada Türkiye’yi temsil ediyor olmalı. Bütün Türk milletini ya da Türkiye’deki bir sınıfı temsil ediyor olmalı.

Sanayiciler ve tüccarları temsil ediyorsa bile sonunda aynı manaya çıkıyor çünkü, onlar sebebiyle bütün millet sorun yaşayacak.

Kan damlaması, çok kısa süre içinde çok büyük maddi kayıplar yaşanmasına delalet ediyor

Kalabalık insan topluluğu görmek de çoğunlukla iyiye yorulmaz. Keder, acı, üzüntü, istenmeyen hadiseler demek.

Arkasından yağmur yağacak olması ise hayra delalet ediyor.

Büyük sıkıntıların çok uzun sürmeyeceğine, sıkıntıların şiddetli olacağına, kısa sürede büyük acılara sebep olacağına ama sonrasında çok hayırlar olacağına ve kısa sürede ayağa kalkılacağına delalet ediyor.

– Bizim aile için mi hocam

= Hayır herkes için…

Şöyle de tabir edilebilir ve aslında hemen hemen aynı manaya da gelir…

Çok büyük ve çok acı musibetler milletçe başımıza yağacak.

Bu sırada yüksek sayıda can ve mal kaybı olacak.

İnsanlar çok zorlanacaklar. Öyle ki afetlerin şiddetini, yıkıcılığını görünce ümidini kaybedecekler de olacak.

Lakin yine de bu ülke kısa sürede toparlanarak ayağa kalkacak.

Yaşananlar ilk başte şer görünüyorken, sonunda hayra dönecek.

Çok yüksek sayıda insan şeytanı da hızlıca oyundan düşmüş, ortalık temizlenmiş olacak.

Zaten bu kadar büyük pislikleri ancak peş peşe gelen ve her biri çok acı, çok büyük olan musibetler temizler.

– Allah razı olsun hocam, Rabbim ilminize ve gücünüze ziyadelik versin …

= Amin. Cümlemizin.

Bu rüyanın hayırlı bir şekilde tabir edilme ihtimali yok. Bir tabiri daha var ki o da kıtlık… Önce maliye açıkça çökse de çökmese de feci afetler gelse de gelmese de bir şekilde bu ülkede büyük bir açlık, kıtlık zamanı yaşanacağını haber veriyor.

Rüyada okul görmenin bir manası da zaten işlerin batmasına, yokluğa, iflasa, açlığa, kıtlığa çıkar.

Gökten kan yağması, milletin büyük kısmınının affedilmez manevi hatalar içinde olduğuna… Dinden, ahlaktan, dürüstlükten, merhametten tamamen uzaklaşıp taş kesildiğine… Artık onların geri dönülemez seviyeye geldiğine ve helakı hak ettiklerine delalettir.

Bu rüyanın bir tabiri daha var ve buna göre;

– Okul, AKPKK-MHPKK hükumetini temsil ediyor.

– Düğün gibi olan ama aslında düğün olmayan kalabalık, bu güne kadar hükumetle iş yapmış ve hükumetin çevresinde bulunmuş kişileri, çok yüksek sayıdaki kişiyi temsil ediyor. (Düğün, sosyal çevre, iş çevresi, siyasi çevre demektir rüyalarda. Evlilik ise anlaşma, boşanma ise ayrılık/anlaşmazlık demektir.)

– Kan yağmuru, hükumetin ve çevresindeki kalabalık kitlenin affedilmez suçlarının ifşa olması, bunun çok hızlı ve bir arada olması…

– Kalabalık içindeki çoğu kişinin beyaz renk giymiş olması, iki yüzlülükleri, çok ileri seviyede suçlarına rağmen temiz insanlar gibi görünmeleri…

– “Bana değmesin” diyerek saçakların altına kaçmaya çalışmak, ifşa olmamak için çırpınmaları, kaçışmaları

– Yağmur, çok büyük sıkıntılar yaşanacağına, bütün işlerin ve dengelerin bozulacağına, çok büyük maddi zarara delalet ediyor.

– Her yerin temizlenecek olması, bütün suçluların er ya da geç ifşa olup cezalarını bulacak olmaları…

– Toprağın suya kavuşması, suçluların bu sürecin devamında öleceklerine delalet ediyor.

– Selamun aleyküm hocam . Rüyamda dişim sallanıyordu. Sonra elime düştü. Bi sıkıldım önce , sonra daha iyi oldu kapanacak orası hemen ve daha güzel duracak dedim .

= v.a.s. Şayet bu rüyada kendini birinin yerine temsili olarak görmediysen… Lüzumsuz, sıkıntı veren bir akrabanla aranı açacaksın ve bundan pişman olmayacaksın. İsabetli bir karar vermiş de olacaksın

Anlaşılan o ki rüya sahibi bu rüyada kendisini başkasının yerine temsili olarak görmüş.

O halde… Artık tamamen lüzumsuz, faydasız ve sıkıntılı olan bir kişiyi ya da tarafı, kalıcı olarak silip geçeceğim.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Şu rüyanın son kısmı yaşanıyor

Şu rüyanın son kısmı yaşanıyor

Rüyanın bozulma ihtimali hala var ama çok düşük bir ihtimal. Yine de ben, her şey yaşanana kadar tam olarak tabir etmeyeceğim ama şimdilik biraz tabir edeceğim.

Rüya Putin’in devrileceğini haber veren rüyalardan biriydi.

Yayın şurada: https://mfs.tv/2022/02/23/goge-merdiven-dayayan-akrobat/

Yol ve yolda yürümem: verdiğim mücadele, varmak istediğim bir hedefimin olması, bir menzilin olması ve devam eden yani yaşanmakta olan süreç…

Kavşak, bir yol ayrılığına gelmek. Pek çok yönden birini tercih etmek. Yoluma kimle ya da kimlerle devam edeceğime karar verme kısmı. Burası çoktan yaşandı ve rüyada görüldüğü gibi ben geri göndüm. Karşıya da geçmedim, sağa ya da sola da dönmedim ve gitmedim.

Bunun gerçek hayattaki karşılığı şu: Yoluma batı/NATO çetesi ile de devam etmedim, Rusya ya da Çin ile de devam etmedim. Kendi yolumu çizdim, bana uyanlarla birlikte yoluma baktım. Gerçek hayatta hala bu duruştayım.

Yolun sağında, maden kamyonu gibi kocaman bir kamyon var. O kamyon gerçek hayatta ABD… ABD’nin bana inat olarak yapmak isteyeceği hamlelerdi. Bu kısımların da neredeyse tamamı yaşandı.

Rüyada koca kamyonu dikkatle izliyorum, takip ediyorum. Şartlarına bakıyorum. Bunu gerçek hayatta da yaptım ve ABD’nin hareket sahasını çok daralttım. Rüya zaten bunu haber vermişti. Şimdi kamyonun yani ABD’nin, her şeye rağmen oradan dönüp kurtulabileceğini, hareket edebileceğini göstermek isteyeceği zamandayız. Şu anda gerçek hayatta zaten bu inatlaşma var. Yol bitmiş, o koca kamyon işe yaramaz metal yığını gibi orada sıkışmış. Dönebileceği alan yok. Bu işleri buradan sonra düzeltemez ama ille de düzeltmeye çalışıyor. Rüyada saniyeler içinde kamyon devriliyor. Yani gerçek hayatta da kısacık süre içinde ABD’de Biden ve Kamala çetesi devriliyor, üstelik bu güne kadar bana inat olarak öteledikleri, gizledikleri acınası halleri, devasa krizleri bir anda patlak veriyor. Kamyonun saniyeler içinde ve daracık alanda ters dönmesi bu manaya geliyor.

Kamyon devrilince meydanda görünen ve benim oradan uzaklaşmamı isteyen kişi, ABD’de sözü geçen bir siyasetçi…

Karşıdaki dağ Rusya… Tepesindeki kaya Putin ve çetesi/hükumeti… Kamyonun yani ABD’nin devrilmesi, krize açıkça girmesi, Rusya’ya da son darbem oluyor. Putin de hükumeti de etrafını sarmış olan Yahudi ve satanist kara paracılar da sözde iş adamları da topluca devriliyorlar. Rusya paramparça olmaya başlıyor.

O Yahudi hahamları bunları anladıklarından Rusya’daki Yahudilere “Acilen Rusya’dan çıkın” dediler.

Hep tekrarla söyledim. Şu Türkiye’deki AKPKK’yi, Bohçalıyı, Soysuzu, kara paracı holdingleri, kripto hainleri harcamak mesele bile değil… Öncelikle dünyanın şartlarını buna ayarlamak gerekiyordu. Bunca senedir bunun için çok zorlanarak sabır ettiğim, kısa sürede ezip geçeceğim halde müdahale etmediğim kişiler, gruplar oldu. Bu güne kadar bu maksatla zaten somut deliller de paylaşmadım.

Rüyanın bu kısmı, sonuca ulaşabileceğimi, ABD’yi ve Rusya’yı peş peşe devireceğimi, ardından çok kısa süre içinde Türkiye’yi gerçek hürriyetine kavuşturabileceğimi de müjdeliyor.

Dağdan kayanın düşmesi anında bazı tehlikelere de düşeceğim anlaşılıyor. Bir insan rüyasında neden kaçıyorsa, ondan kurtulur, korunur. Hiç zarar görmeyeceğim anlaşılıyor.

Dahası, bu güne kadar ilerlediğim bazı konularda, karar değişikliğine gideceğim ve aksine işler yapacağım anlaşılıyor. Bu sırada, ABD’deki o etkili siyasetçi de bana uyacak, sürekli peşimden gelecek ve benden hiç ayrılmayacak.

Bu rüya, Suriye’den ABD ve Rus işgal güçlerini çok kısa süre içinde çıkartacağımı da müjdelemiş oluyor. Bu kısımda da o ABD’li siyasetçi, üzerine düşeni yapacak. Beni uğraştırmayacak. Böylelikle ülkesini de az zararla kurtarmış olacak.

Yine bu rüya, bir anda bir kırılma noktası olacağını, şu andaki siyasi ve maddi gücümden çok ama çok daha güçlü hale kısacık sürede geleceğimi haber veriyor.

Zaten Rusya ve ABD’nin neredeyse aynı anda devrilmeleri, açıkça çökmeleri, dünya siyasetinde istediğim şartların/dengelerin nihayet oluşmasına sebep olacağı için… Bu rüya, İran’ı, Irak’ı, Kıbrıs’ı, Ege adalarını, Yunanistan’ı ve Bulgaristan’ı, ilerleyen kısa süreç içinde peş peşe Türkiye’ye dahil edeceğimi de haber vermiş oluyor.

Rüyada asfalt görmek, güzel ve hayırlı rüyalar arasında kabul edilir. Rüyayı gören kişinin, çok çalışkan ve hırslı olduğuna, bu meziyetleri sayesinde gelecekte kendisi için çok hayırlı işler yapacağına ve zenginliğe kavuşacağına tabir edilir. Rüyayı gören kişinin bahtının ve önünün açık, hayallerine, isteklerine ve hedeflerine giden yolların da temiz olduğu anlamına gelir. Bu rüya, kişinin hayatta her alanda muvaffak olacağına delalet eder.

Rüyada Asfalt Yol Görmek

Rüyada asfalt yol görmek, rüya sahibinin hayatının yolunda, işinin gücünün de rast gideceğine işaret eder. Kişi, hiçbir işini yarım bırakmayan, aldığı sorumluluğu yerine getirme sağ duyusuna sahip olan böylece hayatında hiçbir zaman hayal kırıklığı yaşamayacak kimse olarak tasvir edilir.

Rüyada asfalt yolda yürümek, rüyayı gören kişinin düzenli ve disiplinli bir hayatı olacağına ve iş hayatındaki düzenini oturtmayı başaracağına işaret eder. Kişi, özenli ve fedakâr çalışması sayesinde gelecekte mesleğinde çok ilerleyecek demektir.

Rüyada yola asfalt dökülmesi, rüyayı gören kişinin, yatırımlarının amacına ulaşacağına, hemen olmasa bile gelecekte kendisine mutlak suretle, başarı, kazanç ve kar getireceğine işaret eder.

Rüyada göçük görmek, kısa süre önce yapılan bir hatadan ötürü işlerin sıkıntıya gireceğine, büyük bir çaba gösterilmesine rağmen sorunların sürekli artacağına, maddi durumun yakında karşılaşılacak kötü bir sürpriz yüzünden çok bozulacağına, sert bir tutum sergilenmesinden ötürü büyük bir zarara uğranılacağına, iş hayatında ortaya konan çalışmaları kıskanan rakipler ile bazen münakaşa edileceğine ve personelle ilgili istenmeyen bir durumun ortaya çıkacağına delalet eder.

Rüyada Kamyon Görmek

Rüyada kamyon görmek, kamyona binmek, kedere, üzüntüye, uzun ve zahmetli bir yolculuğa başlayacağınıza, hasretinize kavuşacağınıza ve üzücü bir haber alacağınıza işaret eder.

Kamyona binmek işlerinizin iyiye gideceğine, geçim sıkıntılarından kurtulacağınıza ya da iş yerinizdeki pozisyonunuzda biraz daha yükseleceğinize delalet eder. Ağır yüklü kamyona binmek, güzel geçecek, sonunda güzel paralar kazanacağınız, ticari amaçlı bir yolculuğa çıkacağınıza işarettir. Eğer bindiğiniz kamyonda yük yoksa sonunda eli boş döneceğiniz hatta zarar edeceğiniz ticari bir yolculuğa işarettir.

Rüyadaki her şeyin iki tabiri var. Birincisi benim için yapılacak tabiri… İkincisi ise düşmanlarım için yapılacak tabiri… Burada kamyon, ABD tarafı için yolun sonu ve büyük iflas demek iken benim için tam tersine çok büyük maddi ve siyasi kazanç demek.

Rüyada dağ görmek çok hayırlı bir rüyadır. Rüyada dağ gören kişi ülke yönetiminde söz hakkı bulunan üstün yetkilerle donatılır, işinde bulunabilecek en üst mevkie erişir, toplum içinde otorite, söz ve saygınlık sahibi olur. Rüyada bir dağın zirvesinde Allah’a el açıp ona şükreden kişi hayatı boyunca adaletli ve vicdanlı bir kişi olacak demektir.

Eğer bir kimse rüyasında bir dağın yamacında dini vecibesini yerine getiriyorsa devletin üst kademelerinde resmi bir görevde, geniş yetkilerle bir memurluk işine atanır. Bir kişi eğer rüyasında dağdan indiğini görürse maddi zarara ve kayıplara uğrar. Bir kişi dağda rampa bir yoldan çıktığını görürse bu onun yaşayacağı vicdan azabına delalet eder.

Rüyada dağdan yuvarlanmak ya da düştüğünü görmek kişinin yaptığı hatalar nedeni ile işini, kazancını ve koltuğunu kaybetmesi anlamına gelir.

Rüyada dağın yandığını görmek herkesin tanıdığı birinin öleceğine ya da ülke başkanın hezimete uğramasına delalet eder.

Rüyada kaya görmek, zor, sert ve kesin kararlı bir kimse ile tabir edilir. Rüya sahibi Nuh deyip, Peygamber demeyen kişi olarak tasvir edilir. Bir kere hayır dediği bir iş için, bütün dünya bir araya gelse onu caydıramaz ve kararından döndüremez, evet dediği işler için de aynı şey geçerlidir elbette. Rüya sahibi, sabit fikirlidir ve kendisine faydası olması konusunda azıcık şüphe duyduğu işe yanaşması mümkün değildir. Rüyada kaya görmek, aynı zamanda güç ve sağlamlık anlamına gelir. Rüya sahibinin rüyası, çelik gibi sağlam sinirleri olduğu ve kolay kolay manevi çöküntü yaşamayacağına işaret eder. Bu rüya, bir kaya kadar büyük ve sağlam mal varlığı edinmek şeklinde de tabir edilmektedir.

Rüyada Kayanın Düştüğünü Görmek

Başarıları ve iyi kalpliliği bilinen, şanlı ve şöhretli bir kişinin kaybına işaret eder. Rüya sahibinin çevresinde böyle bir kişinin kurtulamayacağı bir hastalığa yakalanmasına ve herkesi derin üzüntüye boğmasına işaret eder.

“Kısacık sürede meğer ne çok mesafe almışız, koşmuşuz. Kavşaktan ne kadar da çok uzaklaşmışız. Hayret, bu nasıl olabildi” diyorum.

Rüyamın bu kısmı, söz konusu devrilmeler peş peşe yaşandıktan sonra, peşimden gelen kişiyle birlikte kısa sürede büyük mesafe alacağımı, çok işler halledileceğini haber veriyor.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Bazı yatırımcılar şu kuzey batı hattalar

Dere, kesintisiz gelir demek
Yol, devam eden süreç, hedefe doğru ilerlemek demek
Mekanım, burada İstanbul hükumetini, yapacağımız devasa projeleri, iş fırsatlarını temsil ediyor

“Rüyada Kara Bulutlar Görmek
Rüyayı gören kişinin, aile hayatını ve iş hayatını tamamen engelleyen kötü ve saçma kişilerin varlığına, yakın bir zaman içinde bu kişilerden kurtulacağına, çok büyük kazançlar elde edeceğine, üzüntülerin ve sıkıntıların yakında biteceğine ve çok büyük bazı projelerin gerçekleştirilmesi ile çok büyük kazanç elde edileceğine alamet eder.”

Buna göre, kara bulutlar da projeleri ve yatırımcıları temsil ediyor. Rüya, birkaç gün sonrasında paylaştığım deniz doldurmalı proje yayınlarının nelere sebep olacağını, yayınlar yapılmadan ve ben de yapacağımı bilmeden önce, önden haber vermiş.

Rüyada genç kızlar görmek, hevesle başlanan, kişiye mutluluk ve özgüven aşılayan işler sayesinde mutluluğu yakalamak anlamındadır. Her türlü vesveseden, hayal kırıklığından ve kederden kurtulmak, özellikle manevi anlamda yüklerden arınmış şekilde yola devam etmek demektir. Girilecek yeni ve eğlenceli bir ortamda kurulacak arkadaşlıkların kişinin ruh hali üstünde olumlu etkilerde bulunacağına, iş yaşantısındaki yoğunluğun etkilerini bu kimselerle görüşerek atan rüya sahibinin etrafına da neşe saçacağına tabir edilir. Özel hayatta motivasyonun yeterli şekilde sağlanmasıyla beraber kişinin iktidarının da artacağını, başkaları üzerinde bıraktığı izlenimin olumlu olacağını ifade ederken, her açıdan özgür hissedilen bu dönemde girişilen işlerden en iyi neticeleri almayı da işaret eder.

Rüyada Genç Kızlarla Konuşmak

Tanımadığı genç kızlarla konuşan kişiler iş değişikliği yaparlar ve bugüne kadar sergiledikleri çekingen tutumu üzerlerinden atarak, tüm meziyetlerini ortaya koyacakları fırsatlar elde ederler. Girilen her ortamda sevilmek ve saygı görmek manasına gelen rüya, ilgi duyulan tüm alanlarda gelişme kaydedileceğini, geleceğe atılan adımlarda verilen doğru kararların büyük paralar kazanmaya da neden olacağını bildirir. Tanıdığı genç kızlarla konuşan kişiler kendilerine fikir danışılan, akılcı ve mantıklı davranışları ile takdir toplayan, beğenilen, kısmetli kimseler olurlar.

Bir kez daha anlaşılmış oldu ki afet rüyaları görmek, her zaman gerçek hayatta da afet olacağını haber vermiyor.

Rüyada havuz görmek eli açık, geniş gönüllü, yardım sever ve yüce duygulara sahip olan bir kimse demektir. Rüyasında havuz gören kişi bu yüce gönüllü kişinin desteğini alacaktır. Havuzun içinde temiz su olması çok iyidir, bu rüya sahibinin şansının ve kısmetinin açık olduğuna, hep ileri gideceğine ve başarılı işler yapacağına delalet eder. Ve kişinin sıkıntılarından, yaşadığı üzüntü ve zorluklardan tamamen kurtulacağı anlamına gelir. Eğer bir kimse havuzdan dini bir vecibeyi yerine getirdiğini görürse tüm dertlerinden kurtulacaktır. Bazı rüya tabirlerinde havuz kadını simgeler. Eğer havuz doluysa hem hoş hem de aklı başında bir kadına delalet eder. Dolu bir havuzdan su içtiğini gören kişinin de bu özelliklerde bir hanımla izdivaç yapacağı yorumu yapılır.

Bütün bunlardan anlaşılan o ki son paylaştığım projelerle yakından alakadar olup içinde bulunacak bazı yatırımcılar şu kuzey batı hattalar.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Ne anladık şimdi?

“Cübbeli Hoca’nın Ölmüş Olarak Görüldüğü Rüyâda Yanında Bulunan Yazıda Neler Yazılıydı”

Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=cx2e3-d0zYM

Yayın tarihi: Şu andan 6 saat önce, 2 Aralık 2022 Cuma

Ne anladık şimdi?

Anladık ki yeterince canı yanmamış. İçindeki uzaylıyı ayrı, dışındaki biyonik robotu ayrı çarpmak lazımmış ki tabir etmeyi bilemediği o rüya da bir yanıyla bunu haber vermiş.

Herife “Sahte hoca! Madem ki mütevatir hadisin inkarı ve ayakların kayması gibi büyük bir tehlike var, o halde Deccal hakkında tevatür seviyesindeki hadisi inkar eden o kişi ve görüşleri hakkında derhal reddiyeler/ikazlar yapmak için daha neyi bekliyorsun? Bak rüyasını da görmüşsün? İkaz etsene bunca müslümanı? Hemen birkaç satırla, birkaç paylaşımla ya da birkaç dakikalık kayıtla ikaz et, detaylara sonra da girersin? Sana mani olan nedir?” diye sorarlar…

Sorarlar da daha oraya gelene kadaaaarrrr… Oraya gelene kadar şu pislik herife daha neler neler soruluyor. Hangi birine cevap vermiş. Şimdi eski defterleri özetle tekrarlasak bile, günlerce yayın yapmak lazım. Öyle bir pislik bu herif…

Hani ben dış güçlerin maşasıydım? Hani ben vatan hainiydim? Hani benim hakkımda cemaatim davacı olmuştu da elinde güya bunun dilekçesini sallıyordu? Yedi sene olacak hala bu hususta bile gık diyemiyor. Ondan önce de yedi sene beklemişti bana çatmak için… Bir oldu bitti ile güya haklı çıkacak ve benim yolumu kesecek, cemaatimle beni çatışmaya sürükleyecekti. İki-üç gün arayla çektiği videolarda, nasıl bir yalancı, nasıl bir inkarcı, nasıl bir münafık, nasıl bir laf cambazı olduğunu da kalbinin korkudan gümlediğini de gözler önüne kendisi serdi. Daha dün denilecek tarihte bile, elinde dosyalarını tutan ve kendisine şantaj yapan Doğu Perinçek’e güzellemeler yapan rezil herif, bu gün bana reddiye mi yapabilecek?

Müteşabih ayetler bile varken, neden müteşabih hadisler olmasın? Bu husus bu güne kadar binlerce tekrarla vuzuha kavuşturulmamış mı? Haşa Allah’ın eli mi var ya da Allah gökte mi? Kim, ne hakla bizi hadisler konusunda ille de zahiri manasında kalmaya zorluyor? Alnında (gerçek manada) kafir yazan bir Deccal’a kim kanar, kim aldanır? Bir hadiste “Deccal Medineye giremez” deniyorken, diğer hadiste Deccal’ın Medineden nasıl bir süreçle çıkartılacağı anlatılıyorsa, kendini zahiri manada çakılı kalmak zorunda görenler, nasıl bir tehlikeli sonuca çıkarlar? Uzun mevzu, şimdilik kenarda dursun bunlar… Bunlar, gerçek müslümanlarla, gerçek alimlerle münazara edilir. Münakaşaya da izin verilmez, seviye de düşürülmez. Yalan, dolan, aldatma, laf cambazlığı, iftira, karalama, fitne mi… Öyle şeyler akıldan bile geçirilmez.

Herkesin rüyası da tabir edilmez. Rüya sahibinin salih ya da saliha bir kişi olduğuna, rüyasının da salih rüyalardan olduğuna baştan emin olmak lazım. Lakin, ondan da öncesinde rüya tabiri bilmek lazım.

Kişi salih ise, rüyası salih rüya ise, o halde söz konusu edilen rüyada, rüya sahibi kişi, başkasını temsilen kendini görüyor. İnsanların istisnasız tamamı, toplumu ilgilendiren konularda, kendilerini temsili olarak gördükleri rüyaları sık sık görürler.

Kendini, başka birini temsilen rüyasında gören rüya sahibi kişi, Cübbeliyi ölü gördüğüne göre… Kendini kimin yerine görüyorsa, işte o kişi çok hayırlı işler yapacak demektir. Çünkü “Rüyada ölünün dirilmesi ve konuşması, rüyayı gören kişinin, iş hayatının ve aile hayatının çok güzel gittiğine ve yüklü miktarda kazanç elde ettiğine ancak bu durumu çekemeyen insanların rüya sahibi hakkında dedikodu çıkardığına ve insanlar ile arasına fitne soktuğuna delalet eder.” Ben demiyorum, rüya tabiri ilmi böyle söylüyor… Cübbeli de farkında olmadan kendini ifşalamış oluyor. Kaç kere rüya tabiri yayını yaptım ve tekrarla ifade ederek anlaşılmasını sağladım ki rüyalarda görülen şeyler, hemen ilk akla gelen manalarına, zahiri manalarına yorulmazlar. Rüyalarda da teşbih var, temsil var, türlü yanları var. Rüyada ilmi reddiye yapmak da gerçek hayatta ilmi reddiyeler yapılacağı manasına gelmez, tabir edilmez. İşte rüyada ölüm görmek bile gerçek manasına değil, hiç ölen kişi dirilir ve konuşur mu? İstediği kadar bu rüyayı da zahiri manasına zorlasın, gerçek hayatta, şu rüyada görülen şeylerin birebir yaşanacağını değerlendirsin… Hiç öyle değil ve öyle olmadığı, yaşanacak süreçte bütün insanlık tarafından görülebilecek.

Bu rüya, önümüzdeki süreçte Cübbeli’nin hükmünü yitireceğine, iyice ifşa olacağına, şeytanlaşmış halinin (hiç kimse tarafından inkar edilemez kesinlikte meydana çıkacağına), devlet sisteminin ona müdahale ederek yargılayacağına, oyundan düşeceğine ve buna da Cübbeli’nin reddiye yaparmış görüntüsü altında saldıracağı, iftira edeceği bir kişinin sebep olacağına delalet ediyor. Dahası bu rüya, Cübbeli’nin dalalet ehli biri gibi göstermeye çabalayacağı kişinin, bu işin sonunda bütün halk tarafından büyük takdir göreceğine de delalet ediyor. Azıcık rüya taibiri bilen her kime sorulsa, bu rüyayı bu şekilde tabir eder. Bunun bile farkında değil…

Oyalansın dursun… Ne reddiye yapabiliyorsa da yapsın, laf cambazlığını bıraksın. Ben buradayım, içim dışım da bir. Onun gibi bir ileri, iki geri adım attığım hiç görülmemiştir. Adımı vermeden bile iki satır sözde reddiyesini yapamamış, çünkü konuya girince, kime karşı konuştuğu ve yine nasıl atıp savurduğu herkesçe görülecek… Belli ki dünkü yazımdan sonra ağır baskı, yönlendirme altında kalmış. Böyle böyle etrafını da oyalamaya çabalıyor.

“Şeyhim” dediği, “Efendi hazretleri” dediği kişi, gerçekte Türk de değildi, müslüman da değildi. Nerede kaldı ki veli bir zat olsun. Nerede kaldı ki mürşid-i kamil olsun. Jet Fadıl üzerinden vurulan vurgun paralarıyla, sözde sempozyumlarda oynanan oyunları/aldatmaları/münafıklıkları da yıllar önce anlatmıştım. O günden beri o hususları konuşmak, hatırlatmak bile istemiyorlar. “İşte bu hizmetler, Fadıl abimizin helal/temiz paralarıyla mümkün oluyor” diyebilecek kadar ipini kopartmıştı o vakitlerde de şu cübbesi çıkasıca lanet herif…

Haydi bakalım, kimin ne hüneri varsa ben de göreyim, bu millet de görsün, beni dünya genelinden hatta dünyadaki yeraltı uzaylı şehirlerinden takip eden bütün gerçek müslümanlar da görsünler. Hemen başlayalım…

Ve bakalım, Deccal konusunda sarsıcı hakikatlerin meydana çıkmasını asla istemeyen Cübbeli ve onun gibi Deccal’a bile isteye çalışan lanetliler mi haklılar, yoksa hakiki bir mürşid-i kamilin ve aynı zamanda mehdi olan zatın eteklerine tutunmuş olan, himmetleri altında olan mfs mi…

Deccal elindeki bütün sistemi, bütün gücü ve kadroları kullansa bile, bakalım Cübbeli Ahmet denilen münafığı ne kadar süre daha oyunda tutabilecek.

| mfs – Ezber bozan – Akademi Dergisi

İt ürüyecek, kervan her zaman yürüyecek (Rüya tabiri)

Dünya siyasetinde yaşanacak büyük hadiseleri haber veren bir rüyanın uzun tabiri

V… (Akademi Dergisi takipçisi):

Acayip bir rüya gördüm.
İstanbul’da talebelik ve sonrasında bir yıl hoca olarak hizmet yaptığım vefa kursuna vardım. Beni oraya çağırmışlar. Kursa girdim sanki bir gün kaldım. Normalde kursun altı, paralı otoparktır. Benim oradaki görevliyle görüşmemi söylediler. Vardım otoparkın önünde, yolumuza bağlı değil gibi görünen, bir otopark görevlisi var. Selam verdim. Kendimi tanıttım. Geleceğimden haberi varmış. Tamam dedi. Burada çalışacak olanlar için yarın seçim yapılacak. Ben senin için oy kullanırım, senin buraya alınmanı sağlarım burada çalışırsın, yurttan ev kiranı, bazı masraflarını filan ödüyorlar. Hem çıkarmak da artık yokmuş dedi. Ben de tereddüt ediyorum. MFS’nin tarafında olduğum için burada huzur vermezler, ama çalışmaya da ihtiyacım var, diye düşünüyorum.

Sonra kursun idarecisi Hüseyin Bakır, geldi. Herkes ona hürmet ediyor. Ben de ayağa kalktım, bakalım benim yanıma gelecek mi diye bekliyorum. Ona bakıyorum, benimle göz göze gelmiyor. Herkesle konuştu ama bana bakmadan gitti. Demek ki, verdiğim mesajı almış, sosyal medya yasak vs denilerek hakikati daha fazla ne kadar gizleyebilecekler? Diye düşünüyorum.

Daha sonra, bir anda kursun bitişiğindeki binada oluyorum. Gülderen orada oturuyor. Baya eskimiş, içinde ahşap yapıları olan bir ev. Mutfakla beraber 3 oda var. Birileri vardı. Onları uğurladı, onlar gidince Gülderen ile karşı karşıya geldik. Eline ucu yassı, kalın tokmak benzeri bir ağaç aldı. Aklı sıra beni korkutup kovacak. Ben de elinden aldım, şimdi ben sana vurayım mı, dedim. Hemen pencereden kafasını çıkartıp, imdat diye, deli gibi bağırmaya başladı. Delirmiş halde idi. Siması tam kafayı yemiş kadınlara benziyordu. Normalde hiç görmedim, ama orada çok çirkin bir siması vardı. Sonra vurmadım ama, orası Ahmet Bey Ağabeyimiz’e ait oluyor. Oraya sahip çıkmaya çalışıyorum. Bana bazı emanetleri bıraktığını hissediyor ve anlıyorum. Gülderene bağırıyorum. Ahmet Bey Ağabeyimizin bıraktığı daha fazla emanet var demek ki, senin bu kadar çırpınmandan belli oluyor, mealinde sözler söylüyorum. Bir anda gözümün önüne, içkiyi içip içip, ateş yanmış ve sönmüş yerlerin kenarında ölmüş bazı kişilerin görüntüsü geldi. Genel olarak, münafık hoca tipli kişilerdi…

Mehmet Fahri Sertkaya:

Rüyada beni temsilen kendini görmüşsün. Günümüzdeki rüya tabircilerinin çoğunun bilemediği ve anlayamadığı hususlardan biri de budur. Rüyalarda çok sık olarak bazı insanlar, başka insanların yerlerine kendilerini görürler. Tabirciler bunu bilemezlerse, göz önünde bulunduramazlarsa, bir gömleğin düğmelerinin atlanarak iliklenmesi, kaydırma yapılması misali, peşi sıra bütün tabirleri hatalı yaparlar. Madde madde tabiri doğru bilseler de yerli yerine oturtamazlar.

Bunun misali, kişiler gibi mekanlar da temsili olarak görülür sık sık… Vefa kursu da cemaatimizin merkezini temsilen görülmüş bu rüyada…

Merkezde devir teslim olacak ve buna aracılık yapacak kişi cemaatimizin mensubu bile olmayacak. Anlaşılıyor ki siyasi/idari yetkili bir kişi ya da resmi vazifesi/kimliği olmasa da çok etkili kişilerden biri olacak.

Rüyada otopark görmek, hayırlara alamet eder ve rüya sahibinin yüzünü güldürecek, keyfini ve moralini yerine getirecek bazı gelişmelerin yaşanacağına rivayet edilir.” denilmiş tabirlerde…

“Demek ki, verdiğim mesajı almış, sosyal medya yasak vs denilerek hakikati daha fazla ne kadar gizleyebilecekler? Diye düşünüyorum.”

Bu kısımdan anlaşılıyor ki önce bir restleşme, karşılıklı mücadele süreci olacak, hatta bu çoktan başladı ve en kesin olarak yaptıkları şey “Sosyal medya yasak” deyip durmaları oldu. Tam Telegram Türkiye’de herkes tarafından duyulacak ve kullanılacak oldu ki bunun haberini istihbarattan önceden aldılar ve kısa süre öncesinde kardeşlerimize Telegram’ı yasakladılar. Neden? Çünkü Telegram’da Türkiye’den neredeyse kimse yokken, Akademi Dergisi vardı. Telegram’da yıllar öncesinden yayına başlamıştı. Rüyandan anlaşılıyor ki artık bu faydasız baskılardan, yasaklardan da geri duracaklar ve münafıklar tarafı pes edecek. İnatlaşmanın faydası olmadığını kabul edecek. Galiba o etkili ya da yetkili kişi de bu yönde karar çıkmasını sağlayacak. Dünyadaki pek çok farklı kesimden insanla ortak noktalarda buluşabildiğim biliniyor. Onun vesilesiyle de cemaatteki hainleri tesirsiz hale getireceğim ki cemaatteki münafıklar, masonlar, kriptolar, hep cemaat dışından hatta aslında yurt dışından yönetiliyorlar.

Süleymanlılar cemaatinin mason ve kara paracı lideri Alihan Kuriş

Kursun bitişiğindeki bina, merkezin yani cemaatimizin arka plandan yönetildiği yer demek. Bunun farklı tabirleri olabilir ama hepsi aynı kapıya çıkıyor. Arka plandan gerçekten cemaatimizi Gülderen yönetiyor, bunu daha önce defalarca yazdım. Lakin daha arka plandan Gülderen Kuriş’i ise kara paracı mason tarikatının üstadları yönetiyor. Onların arka planında MİT ve CIA yönetiyor. Aslında masonların MİT ve CIA’yı yönettiğini de söyleyebiliriz. Daha arka planında ise uzaylı taraflar yönetiyor. Alihan da Gülderen de çoktan biyonik robot yapıldılar. Hatta yakın çevrelerindeki bazı kişiler de çoktan biyonik robot yapıldılar. Alihan’ın 50 yaş üstündeki bütün idarecileri, mesulleri, Hisar Hastahanesine tıbbi kontrole göndermesi, bu konunun üstüne çok düşmesi bile bir oyun. İdari kadronun bu sırada bütün her şeyleri alındı. Vücut ölçüleri, görüntüleri, ses frekansları, genetik kodları hatta hafızalarına kadar her şeyleri alındı. Hemen peşi sıra biyonik robot yapılan kişiler de oldu.

Bu işler böyle dönmese, Alihan’ın, Gülderen’in, beraberce kara para, fuhuş, kumar, insan kaçakçılığı ve türlü suçlar işledikleri o sözde cemaat idarecilerinin gerçekleri sahada duruyor olsa, bunlar topluca çoktan pes ederlerdi. Şu kadar direnemezlerdi. Çünkü binbir türlü suçlarının, rezilliklerinin somut delilleri sadece bende değil, çok farklı farklı taraflarda da var. Ayrıca oyunu yeterince sert oynadığım, çok ama çok köşeye sıkıştıkları, uzun süredir ağır yük altında oldukları da gözler önünde. Bu şartlarda ya kaçarlardı, ya intihar ederlerdi, ya pes ederlerdi ya da içinde bulundukları masonik kara para ağı tedbiren onları da imha ederdi. Böyle olmasın diye yerlerine biyonik robotlarla geçildi. Rüyanın burasındaki bitişik binaya İngiliz Kraliyet ailesi de diyebiliriz. Senelerdir dünyanın dört bir yanında çok sayıda kara para çarklarını, ihanet teşekküllerini, kötülük merkezlerini çökerttim, hükumetler dahi çökerttim, liderleri siyaset sahnesinden düşürdüm, savaşları durdurdum ya da çıkarttım ama hala direnebilen kısımlar da var. İşte direnenler hep bu şartlara getirildiler, uzaylı tarafların müdahaleleriyle zorlaya zorlaya ayakta tutuldular. Benim iki ayağımdan biri teşkilatım ise diğeri cemaatimdir. Bunu da bildiklerinden ötürü cemaatimin üzerine çok oyunlar oynadılar ve cemaatimin sorunlarını çözmeme, münafıkların eline geçmiş idaresini elime almama mani oldular. Lakin, rüyandan da anlaşılıyor ki, bundan sonra direnmek isteseler de kısa süre sonra bir an gelecek ve tepeden aşağı yıkılacaklar. Sadece cemaatimdeki hain tepe kadro değil, Kraliyet ailesine kadar bu işin içinde olan herkes tepeden aşağı devrilecek. Ben, çoktan yazdım ve “Cemaatimi temizleyeceğim. İçindeki adamlarınızı sakince çekin. Her meselede olduğu gibi, bu meselede de baştan açıkça yazıyor ve ikaz ediyorum. Devamında mühlet vereceğim ve sonra çekmemişseniz gerekli müdahaleleri yapacağım” demiştim. Bunu çok iyi biliyorlar. Çekmek yerine, daha çok adam sızdırdılar. Benimle iyi geçinmek yerine, bu hususta da hep damarıma damarıma bastılar. Çünkü beni bitirmenin en tesirli yollardan biri olarak cemaati bitirmeyi ya da tesirsiz/güçsüz hale getirmeyi tercih ettiler. Yanlış yaptılar ve şimdilerde hatalarının bedellerini çok ağır ödeyecekler.

Gülderen hem kendisi gibi tabir edilebilir hem de kraliçeyi temsil ettiği söylenebilir. Zaten ikisine de işaret var denilebilir, ikisi aynı sistem.

Epeyi eskimiş olması da asırlardır dünya genelindeki bu zalim, bu şeytani, bu kanlı çarkın, dönen her türlü pislik işlerin merkezinde Kraliyet ailesinin de bulunması. Bir de sonlarının geldiğine işaret. Rüyada mutfak görmek ise zahmet ve külfete delalet eder ama sonu çok büyük kazanmak demektir. Muzaffer olmak demektir. Sevinçten yüzünün uzun süre gülmesi demektir.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov

Son bir iki aydır ben de dahil olmak üzere çok sayıda kişi, bu rüyanı tasdik eden rüyalar gördük. Hepsinin tabiri genel hatlarıyla aynı… Kraliçenin hatta dünyadaki en büyük şer merkezlerinden biri olan o kraliyet ailesinin de artık sonu gelmiş. Sonları çok yakın. Karşı karşıya geleceğim, çatışmalar olacak ve yine ben muzaffer olacağım. Dinsizlik, zulüm, vahşet, gözyaşı ile dolu olan şu dünyayı iman, adalet, mutluluk ile dolduracaksam eğer o kraliyet ailesini de tarihin çöplüğüne gömmek şarttır. Onlar varken bunu yapmak mümkün değildir. Bu rüyan aslında kısa sürede ne kadar büyük yol aldığımı ve yakında karşımdaki şeytani sistemin, Ankebut Ağının en merkez üslerini de yıkacağımı haber veriyor. Hatta bu kısımda tabir dışına çıkarak şu bilgiyi de vereyim. Cemaatimizin içinde benim aleyhime oyun kuran kişilerin en şerlilerinden ve önde gelenlerinden biri de aslen bir Ermeni/Hristiyan olan ve sonradan biyonik robot yapılmış olan Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’dur. En kısa süre içinde kafasını keseceklerimden biri de odur. Kısa süre önce de onu peş peşe ikaz eden kısa yazılar yazdım ama akıllanmadı. Bu da onun tercihi… Ona bu işlerde destek olan herkesin de ipini çekeceğim. Bunu da şimdiden tarihe bir not düşmüş oldum. Çünkü bu tabiri herkese açık şekilde mfs.tv sitesinde paylaşacağım.

Rüyanın ilgili kısmında, Gülderen’in az öncesinde uğurladığı kişiler var ve onlar, bu kraliyet ailesinin artık sona geldiğini, benim “Yapacağım” dediğim her şeyi yaptığımı çoktan anlamış ve kabul etmiş kişiler. Rüyadan anlıyorum ki bu tabiri okuyacaklar ve daha fazla inatlaşmayacaklar. Kraliyet ailesinden ve kraliçeden kopup uzaklaşacaklar. Böylece zararlarını asgari seviyeye indirerek varlıkta kalacaklar. Bazı taraflar akıllı olacaklar ve karşımda boşuna direnmeyecekler.

Aslında bu kısma kısacık eklemek geldi içimden. Bu rüyanı tasdik eden rüyalarımdan birinde ben “Ya Hay, ya Kayyum” diye zikrede ede elimde çok uzun ve sağlam bir tahta (Beşe on kereste denilenlere benzeyen uzun bir tahta) sallıyordum. Rüya bu ya, zombi denilen, ölü olduğu halde şuursuzca hareket eden iki güçlü, etkili, yetkili kadın varmış. Onlar asfalt yolda ve açık/güzel havada, önlerinde bir mani de olmadan ilerlerken, ben yolun yan tarafında beklemeye ve bir yandan da o uzun tahtayı yola doğru sallamaya başladım. Upuzun bir kılıcı sürekli savurur gibi yolun üzerinde çeviriyordum. Yolun yaklaşık yarısını bu şekilde kapatabilmiş oldum ama elimdeki tahta diğer yarısına uzanmıyordu. Bunu anlayınca hemen bana mani olmak için karşıma çok büyük bir örümcek şeklinde yapılmış robot çıktı. İki zombi kadını önden koruyacak ve beni yıkacaktı. Saniyeler içinde onu imha ettim. Ardından “Ya Hay, ya Kayyum” diye diye tahtayı sallayarak, hala şuursuzca o yolu geçmek için yürüyen o kadınlardan birini imha ettim, oyundan düşürdüm. İkincisine tahtam ulaşmadı ve o elimden kaçtı ama dünya liderlerinden biri yolun ilerisindeydi ve peşimden hamle yaparak onu da o lider oyundan düşürdü. Detaylarını anlatmadım, şimdilik anlatmayı da düşünmüyorum. Lakin robot örümcek demek, çoktan uzaylıların kontrolüne girmiş olan Ankebut Ağı demek. Ona iyice darbeler vurup karşımda hiç seviyesine düşüreceğim ve sonra zombi kadınlardan birini, yani Kraliçe Elizabeth’i imha edeceğim, oyundan düşüreceğim.

Senin rüyandaki mücadele kısmı zaten açık, tabire gerek yok. Ben kazanıyorum ve güçsüz kalınca karalama yolunu seçiyorlar. Öyle ki kural, sınır, değer tanımadan bunu yapıyorlar. Burada da hem Gülderen’in hem de arkasındaki asıl kişi olan Kraliçe’nin böyle yapacağını anlayabiliriz. Burada tabirin dışına çıkıp, akıl, mantıkla yorum yapıyorum ki kraliçe beni karalarsa, peşinden pek çok etkili ve yetkili kişi ona uymak ve iftiralarına, karalamalarına destek olmak zorunda kalır. Bu nedenle de ortalık fena karışır, çok büyük hadiseler olur. Bu nedenle de bana külfet, zahmet, mücadele var ama sonu benim için hayırlı…

Ta hazret-i üstazımız Süleyman Hilmi Tunahan (ks.) dan bana bırakılmış emanetler de var, bunlar bana çoktan malum, maneviyatı kuvvetli kardeşlerimize de çoktan malum ama rüyanın bu kısmında asıl konu olan şey/emanet ise riyaset/liderlik. Alihan ve Gülderen baştan beri bunu biliyorlardı ama gereğini yapmadılar, yapmıyorlar. Aslında ise arka plandan kraliçe dünyanın her yerinde fitne kazanları kaynattığı gibi cemaatimizle de uğraşıyor ve içindeki mason kişiler vesilesiyle cemaatimize de müdahaleler yapıyor. Hizmeti, yolumu, yolumuzu kesmek, bitirmek istiyor.

Bu işin sonu da belli, ne yaparlarsa yapsınlar, emanet sahibine veriliyor ve sonrasında ben tarihe geçen o haklı, meşru, çok sert ve çok büyük temizliği yapıyorum. Zan ediyorum ki Emir Timur gibi, Haccac-ı Alim gibi, İslamcı/münafık taifesi beni da ardımdan her devirde “zalim” diye anacak. İt ürüyecek, kervan/yolumuz her zaman yürüyecek.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Akrobat beni dinlemedi

Dün, o rüyayı yazıp paylaşmış olmam, akrobata son ikazımdı. Akrobat benimle yolunu tam manasıyla ayırdı, beni dinlemedi, o ana kadarki başarıları kendinden bildi ve ona yine de nasihat ettim. “Bak, şunlara şunlara dikkat et” dedim. İşte dün rüyayı paylaşmam ve üzerine yaşananlar, rüyanın söz konusu kısmıydı ve o kısım da yaşanmış oldu. Dün önden yazıp paylaşmış olsam da rüya bozulmadı. Rüyadaki gibi, akrobat nasihat almadı. Göğe kadar çıkabileceğini, buradan sonra ben yanında yokken de çok yükselebileceğini, çok güçlenebileceğini, hala başarılı olabileceğini düşünüyor ama feci bir akıbet onu bekliyor.

Kavşaklar, karar alınan yerlerdir. Oralardan her şartta geçmek zorunda değilsin. Beklemen gereken zamanlar olur. Merdivenlerden her zaman çıkmak zorunda değilsin, beklemen hatta aşağı doğru inmen gereken zamanlar olur. İnmesini, çıkmasını, durmasını bilmezsen kendini de yakarsın, ülkeni ve bölgeni de yakarsın.

Putin’in cenaze marşı şimdiden çalınabilir.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Göğe merdiven dayayan akrobat

22/23 Şubat 2022 gecesinde, Rusya ve Putin’le alakalı olduğuna tabir ettiğim bir rüya gördüm.

Rüyam bir kavşakta başladı. Dört ana yol o kavşakta birleşmişti. Ben, yolumun kavşakla birleştiği yerde durmuş, herhangi bir yola gitmemiştim. Az ileride, karşıdaki yolun kavşakla birleştiği yerde büyük hasar vardı. Yolun o birleşme kısmında kırılma ve çökme olmuştu ve bir ekip orayı düzeltmeye çalışıyordu. Asfalt dökeceklerdi. Rüyada, oranın yeni çöktüğünü ve ekibin hiç zaman kaybetmeden oraya gelip düzeltmeye çabaladığını biliyordum, anlamıştım. Ben de bulunduğum yerde hareket etmeden çalışmaları takip ediyordum. Yoluma devam etmekte acele etmiyordum.

Bir kamyon getirdiler ki dev gibi. Hem çok geniş, hem çok yüksek hem de çok uzun. Madenlerde kullanılan kamyonlardan pek de küçük kalmıyor. Kasası da asfalt dolu. Yolun o sorunlu kısmına asfaltı dökmek için manevra yapacaktı. Kavşağın ortasından, bana göre sağ kenarına doğru ilerleyip dönecekti. Sorun o ki kendisi için yeterli hareket alanı yoktu. Oradan dönmesi mümkün değildi. Yine de dönmeyi denedi ve saniyeler içinde önce yan yattı, sonra ters döndü. İzlerken şaştım kaldım. Şu kadarcık dar yerde, sadece birkaç saniyede, şu koca kamyon önce nasıl yan yattı, sonra nasıl da ters döndü diye şaşırdım.

Sonra bir baktım orada sorumlu bir çalışan var. Belki de kamyonun şoförüydü ama bu kısmından emin olamadım. Panikledi, bağırmaya başladı ve bana doğru da koşuyor, koşarken göreyim diye el hareketleri de yapıyordu. Baktım, bir tehlike göremedim. Kamyondan bana doğru gelebilecek bir tehlike görünmüyordu ama adam çok panik halindeydi. Birkaç saniye sonra anladım ki biraz ileride, o an fark etmediğim ya da önemsemediğim bir dağ var. O dağın en tepesinden, çok sert ve çok büyük bir kaya parçası büyük bir hızla aşağı doğru yuvarlanıyor. Adam bunu benden önce görmüş, hem uzaklaşıyor, hem benim de uzaklaşmamı istiyor. Hemen anladım ki o kaya dağdan aşağı tam inince, bizim olduğumuz kavşağa ve yola doğru gelecek.

Ben de bunu anlayınca hemen geriye doğru, geldiğim yöne doğru dönüp o yolda koşuyorum. O adam da peşimden koşuyor. Durmadan koşuyor ve arada başımı arkaya çevirip taşla aramdaki mesafeye bakıyorum. Taş çok ama çok hızlı bir şekilde düşüp ilerliyor, ilerlerken kendi etrafında da çok hızlı şekilde dönüyor, döne döne düşerken bir yandan da ara sıra yere çarpıp zıplıyor ve ilerlemeye de devam ediyor.

Bana yaklaştığında ve havaya zıpladığı bir anda hamle yapacağım, eğileceğim ve üstümden geçip gitmesini sağlayacağım. Böyle düşünüp plandığım bir anda, arkamdan koşarak gelmekte olan o kişi bana “şimdi eğil” diye bağırıyor. O da benimle aynı şeyi düşünmüş, fırsatını kollamış ve fırsatı yakalayınca hem kendi eğiliyor hem beni de ikaz ediyor. Ben de adamı dinliyor, tam o anda eğiliyorum. Tam da beklediğim gibi taş üstümden zıplayıp geçiyor, gidiyor. Tehlikeyi atlatıyoruz.

Sonra durup nefesleniyorum ve bir bakıyorum oralara, bakarken de şaşırıyor ve “Kısacık sürede meğer ne çok mesafe almışız, koşmuşuz. Kavşaktan ne kadar da çok uzaklaşmışız. Hayret, bu nasıl olabildi” diyorum ve rüyam burada bitiyor.

“Göğe merdiven dayayan akrobat”

4/5 Eylül 2020 gecesi gördüğüm ve çok tesirinde kaldığım, o günden bu güne kadar unutamadığım, geçen süre zarfında birkaç kere aklıma takılan bir rüyam var. O rüyama “Göğe merdiven dayayan akrobat rüyası” demiştim. Ekibimden birkaç kişiyle birlikte, farklı zamanlarda birkaç kere üzerinde çalışmıştım. O rüyamın son derece mühim hadiseleri haber veren bir rüya olduğuna emindim. Şimdi ise, o rüyamın bir kısmının gerçek hayatta yaşanmış olduğuna ve son kısmının şu anlarda yaşanıyor olduğuna emin oldum. Rüyayı nihayet tam manasıyla tabir edebilmiş, çözebilmiş oldum. O rüyamı da aşağıya yazıyorum.

Kocaman bir okul ya da fabrika ya da askeri tesis gibi bir yerdeyim. Koca bina, uçurumun dibinde, kayalık bir yerin üzerinde, deniz seviyesinden çok yüksekte bir yerde yapılmış ve binanın kendisi de ayrıca çok yüksek.

Ben, o binanın en üst katında köşe bir yerindeymişim. Neler yaptıysam, birçok ülkenin dikkatini çekmişim ve o ülkeleri zor duruma düşürmüşüm. Tepkisiz kalamayıp bu defa ve ilk defa bana açıktan, somut şekilde bir karşılık vermek zorunda kalmışlar. Bana akrobat denebilecek bir adam göndermişler. Bu kişi gelip benimle konuşup anlaşıp geri dönecekmiş.

Gelip benimle görüşüyor. İyi niyetli, halim selim, akıllı bir adam olarak görüyorum ve ben de ona iyi davranıyorum. Çekip geri gidecekken de başına bir iş gelmesin diye endişeleniyorum ve nasihat ediyorum. “Bak, beni dinle, şöyle şöyle yapma” tarzında konuşuyorum.

Nasihat almıyor, tutup çatının camından yukarı/dışarı doğru alüminyum merdiven dayıyor ve sonunu hesap etmeden, nasihatımı da dinlemeden merdivene çıkıyor. Bu yaptığının çok iyi bir şey olduğunu düşünüyor. Çatıyı geçiyor, dışarı çıkıyor ama merdiven bitmiyor, sanki göğe merdiven dayamış gibi, çıktıkça çıkıyor.

Ben de yaşananları öyle bir izliyorum ki sanki onun/akrobatın yanında uçan bir drone kamerası gibiyim. Kendi vücudumu görmüyorum ama etrafımı çok net görüyorum. Bulunduğum mekandan, duvarlar arasından sanki çıkmışım. Akrobatı o kadar net ve yakından takip ediyorum.

Aşağıya doğru, onun bulunduğu yükseklikten bir bakıyorum ki aşağıda kocaman bir deniz var. Denizde, atlanınca üzerinde zıpladıkları bir branda (trambolin) çekilmiş. Lakin bu, hava dolu olanlardan ya da yaylı olanlardan değil de ipli, gerilmiş olanlardan…

Aşağı doğru bakmaya devam ediyorum, trambolinin çevresinde, deniz suyunun üzerine, dört beş farklı noktaya, bir kadının başıyla beraber yüzü aksettirilmiş, denizde bu suretten dört beş tane var. Hepsi aynı kadının sureti ama boyları farklı görünüyor. Çok yukarıda olduğum için kadının suretini net göremiyorum.

Sonra bu akrobat, uçakların uçtuğu o yükseklikten atlıyor. Paraşütü bile yok. Tramboline düşmüyor ve denize çakılıyor. Sonra da sırt üstü şekilde ve acılar içinde deniz yüzeyinde duruyor.

Bu yaşandığı anda ben bir fark ediyorum ki bu defa dünya basınında açıkça haber olmuşum. Bütün dünya bu yaşananları canlı haberlerle aktarmış hatta görüntülü olarak izletmiş. Haberler benim hakkımdaymış ve dünya genelinde hep konuşulmuşum.

Akrobatın işi bitiyor. Ona dair yapacağım başka bir şey yok. Sonra binanın o katından, o kısmından aşağı katlara doğru geniş merdivenlerden iniyorum. Liselerdeki geniş ve mermerden yapılmış merdivenlere benziyor. İçinde bulunduğum bina da okul sistemi gibi, katlar arasında çok geniş merdivenler var. Ben merdivenlerden inerken, merdivenlerde yukarı doğru çıkmakta olan ve tanıdığım üç kişiyi görüyorum.

Bunlardan biri, cezaevi arkadaşlarımdan Harun isimli kişi. İnsanlıktan çıkmış bir sefil. İnsanın yüzüne gülen, arkasından durmadan konuşan, laf taşıyan, fitne çıkartan, kuyu kazan, alaycı, dalgacı bir pislik.

Ona “Harun! Duydun mu, bu defa somut şekilde gözler önüne çıktı, tartışmaya mahal bırakmayacak surette doğrulamış oldum.” diyorum. “Doğrudur abi” falan diyor, sevinmiş numarası yapıp geçiyor. Sonra ben aşağı katlardan birine inince, okul tuvaletleri gibi olan bir yere gidiyorum. Başkaları da var orada ama oraya girerken, tuvalet kapısının karşısında bir sınıf kapısı var, orayı görüyorum.

Sınıfın kapısından içeriye doğru sessizce ve fark edilmeden bakınca, orada bir askeri yetkili görüyorum. Karşısında 2-3 öğrenci var. Onları fırçalıyor. Yaşananlardan ve benden memnun kalmamış da konusu/derdi oymuş.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Geçmicek

17 Şubatta da yayında…
Onlarca sene de devam edecek.

Geçmiçek

Düşmüştük ama nihayet kalkıyoruz
Biz hainlere hep meydan okuyoruz
Her şeyin sonu var, biz de biliyoruz
Kazılan kuyulara, kazanları düşürüyoruz

Gitmeye niyetimiz yok, hep savaşıyoruz
Asırların intikamı var, günleri sayıyoruz
Doğru, çoğu geçti ve o güne yürüyoruz
Kimin ne hüneri varsa, sahada bekliyoruz

Rüyamda Rusya askerlerini gördüm

Dün gece yar hanesinde yastığım bir taş idi

Gece boyunca da ayaktaydım, bir iki saat anca uyuma fırsatı buldum, onda da bir rahat uyuyamadım. Bir rüya bu kadar mı uzun uzun görülür. Sanki saatlerce aynı rüyayı gördüm.

Rüyamda, kızıl rengini, o sıcak halini koruyan ama bir yandan da taşlaşmış/sertleşmiş gibi şekil verilmiş yanardağ lavları vardı. Çok sayıda su kovasının içine sanki lavları dökmüşler, sonra biraz sertleşince, taşlaşınca bunları ters çevirmişler gibi bir fiziki şekilleri vardı. Ortada kova falan yoktu ama ben fiziki şekilleri kolay anlaşılsın diye böyle anlattım. Ya da göğe doğru çevrilmiş, altı geniş, üstü daha dar ve boyları da kısa olan füzelere de benzetilebilir. Belirli aralıklarla tek sıra halinde dizilmişler, bir yerden başka yere götürülüyorlardı. Götürenler de Rusyanın askerleriymiş. Rüya o kadar uzun geldi ki, rüya boyunca belki sekiz on kere “Ruslar ne yaptılar, götürdüler mi, hala götürüyorlar mı? Hepsini bitirdiler, götürdüler mi?” diye diye sahaya baktım.

Bu rüyayı yazayım diye düşünürken nedense aklıma o meşhur türkü geldi. Öyle kulağıma çalınmış ama sözlerini tam bilmiyordum. Az önce baktım, meğer sözleri şöyleymiş:

Dün gece yar hanesinde
Yastığım bir taş idi
Altım çamur, üstüm yağmur
Yine gönlüm hoş idi

Bir dağ ne kadar ulu olsa
Kenarı yol olur
Buna bayram günü derler
Dostla düşman buluşur

Öncesinde de biraz tabirleri karıştırdım, şu maddeler ve izahlar var…

Rüyada lav görmek, rüya sahibinin hayatında hayırlı olaylar olacağı şeklinde tabir edilir. Dağ gibi sapa sağlam, yıkılmaz, sarsılmaz, aile içinde saygı duyulan, mazluma kol kanat geren, düşkünleri himayesine alıp koruyan kollayan, tabir yerindeyse Karun gibi bir kimsenin varlığına işaret eder. Bu rüya aynı zamanda heyecanlı günler yaşanacağı, rüya sahibinin gönül işlerinden yana trafiğin yoğun olacağına tabir edilir.

Rüyada Lav Patlaması, Rüyada lav patlaması, rüya sahibinin dünyasını, yaşamını, hislerini, düşüncelerini kısacası tüm hayatını değiştirecek kadar güzel bir olay yaşayacağına, bugüne kadar hiç mutlu olmadığı kadar mutlu olacağına, hiç heyecanlanmadığı kadar da heyecanlanacağına işaret eder.

Rüyada Yanardağ Lavı Görmek, Rüyada yanardağ lavı gören kişi, kar zarar hesabı yapıp, kaybetmeyi de göze aldığı bir işe büyük bir cesaret örneği göstererek girecek, sonunda başarı ve zafer elde ederek çıkacak demektir. Kişi kendine güvenenleri mahcup etmeyecek, başarısı sayesinde de düşmanlarını öfkeye boğacaktır diye yorulur.

Bu da şimdilik burada dursun…

Zamanı gelince geriye döner, tabirini de yazarım.

“İki gun oncede gokyuzunden yeryuzune ray sistemi kurulmus gordum uzerinde tren vagonlari gokyuzunden yeryuzune dogru geliyor ,,uzerinde arapcami gibi yazilar vardi ,,,ablama gosteriyorum nak diyorum mfs abiye cephane geliyor gokyuzunden,,,,,sonra eve kosuyoruz karisik bi kosusturmayla kara delik gibi bir hortum pesimize dusuyor sonra camdan bizi icine cekmeye calisiyor saklan diyorum saklaniyoruz”

Mehmet Fahri Serkaya | Akademi Dergisi

Kaplan rüyası tabiri…

Takipçi mesajı: “Mehmet abi ,s.a,Ruyamda dev kizil bir kaplan gordum
O kaplan sizmissiniz kendi ormaniniz var ,agaclari çok degisik,nerdeyse gokyuzune kadar dalsiz yapraksiz ,,devam ediyo
Butun insanlar sizin etrafinizda toplaniyo cok buyuk ve asil heybetli bir kaplan …ben cekine cekine ormanin kapisindan iceriye girerken goz isaretiyle arkana bir bak acele et der gibi bir isaret ediyosunuz ,,,arkama bir baktim cok zor kotu manzaralar gordum sonra yagmalanan karismis sokaklar yerlere oturup aglayan insanlar gordum….
Ruya tabirlerinde hic iyi bisey yazmamislar kaplan gormeye ama benim gordugum kaplan cok iyiydi uysal heybetli asildi”


Aslan, kaplan, leopar, pars, çita gibi hayvanların hepsi aynı kategoride olan hayvanlardır ve tabirleri de çok benzerdir.

Bütün bunlar şu yakın manalara gelirler:

Devlet reisi olmak. Çok fazla mala ve güce sahip olmak. Bilge kişi olmak. Mesleğinde, vazifesinde lider olmak. Resmi bir kurumda en üst makama gelmek. Mutluluk ve zafer dolu bir devre/döneme girmek. Başına talih kuşu konmak. Allah katında salih/iyi bir kul olmak. Çok güzel, çok faydalı işler yapmak ve çekemeyenleri, düşmanları kahretmek. Bütün rakiplerine ve hasımlarına aynı anda galip gelmek. Çevreden gelen lüzumsuz eleştirilere, sözlere hiç kulak asmadan kararlılıkla hareket etmek ve emellerine ulaşmak. Zorluğu sevmek, imkansız gibi görünen ve pek çok kişinin düşünmekten bile geri durduğu işleri yapabilmek. İnsanların saygı duyduğu, sevdiği ama aynı zamanda korkup endişe ettiği biri olmak. Düşmanlarını yenip çok büyük ganimet elde etmek.

Rüyada kaplanın dev gibi büyük olması gücünün, tasarrufunun da o nispette büyük olması demek. Kaplanın kızıl olması izzet ve şerefinin de büyük olması demek.

Orman, beni duyan, beni bilen ve yolumun doğruluğunu görüp de harekete geçen ülkelerin, milletlerin, toplulukların ve şahısların toplandığı emin yer. Oraya belalar, musibetler ya hiç uğramayacak ya da nispeten çok az uğrayacak. Dışarıda kalan, beni bilip duyduğu ve şu mücadelenin bütün insanlık için verildiğini anladığı halde peşimden ormana gelmeyenler ise dünya genelinde çok büyük felaketlere düşecekler. Depremler, seller, tsunamiler, bulaşıcı hastalıklar, türlü türlü başka hastalıklar, tedavi imkanları bulamamak, iç savaşlar, savaşlar, üçüncü dünya savaşı, açlık, kıtlık, ruhi bunalımlar, sokak hareketleri, yağmalar, hırsızlıklar, cinayetleri katliamlar hepsi bir arada yaşanacak. Bu dünyada dinsiz ve ahlaksız yaşanabileceğini zan eden hiçbir kavim, hiçbir zamanda bunu başaramadı. Hep çeşitli vesilelerle helak edildiler. Bu zaman ise, dünya tarihinde başka hiçbir zamanda görülmediği kadar ileri seviyede ve genele yayılmış bir dinsizlik, ahlaksızlık, isyan, zulüm, gözyaşı, kan, rezillik zamanı… Bu zamanlara kadar mühletler verildi, bundan sonra bu dünya insan şeytanlarından temizlenecek.

Sen de bunca zamandır Akademi Dergisini takip etmene ve istifade etmene rağmen, rüyadan anladığım o ki hala yeterince dik duruşu sergilemiyor ve çeşitli mazeretlerle pek çok konuda tavizler veriyorsun. Bu, seni de dünya ve ahiret felaketlerine sürüklemek üzere. Rüyandan anlaşılan o ki ben seni böyle ikaz etmiş bulunacağım ve sen kendini düzeltip kurtulanlardan olacaksın.

Yerde ve gökte ismimi duymayan, sesimi/mücadelemi duymayan ve peşimden gelmeyen, yanımda durmayan neredeyse kimse kalmayacak. Lakin bu birlik hemen tesis edilmeyecek. İşte bu kadar vahim, bu kadar büyük ve yaygın felaketlerden sonra tesis edilecek. Geriye çoğunlukla insan kalmış kişiler, iyi kişiler kalacak. Onlar da her zaman kötülükle ve kötülerle mücadele etmenin, bu hususta taviz vermemenin ne kadar gerekli, ne kadar zaruri olduğunu iyice idrak etmiş olacaklar. Bu sayede de dünya cehennem misali bir dünyadan hızla cennet misali bir dünyaya dönüşmeye başlayacak.

Şu anda da dünya genelinde tesirim çok büyük, çok güçlü ama o derece birlik, beraberlik şu anda yok. Çünkü dünyanın dört bir yanında sesimi duyduğu halde yanlış duruşlarını değiştirmeyen, ahlakını düzeltmeyen, idarelerini ele geçirmiş insan şeytanlarına karşı mücadele etmeyen, kara para işlerine ve hatta organ işlerine bile müdahale etmeyen milletler, taraflar, gruplar, şahıslar da çok.

Bunca şeyin sonu çok hayırlı olacak. Herkes müstahakını bulacak. İyiler iyilik bulacak, kötüler kötülük bulacak. Hem dünyada hem de ahirette böyle olacak… Hadis-i şerifte müjdelendiği gibi dünya tek bir devlet olacak. Bütün dünyayı tek bir lider yönetecek ve bu kişi çok adaletli ve gerçek bir Müslüman kişi olacak.

Dinimiz hak, tarikatımız hak… Dünyanın dört bir yanındaki mazlumlara, şayet samimiyetle dik durup mücadele ederlerse sahip çıkacağız, destek olacağız. Onların da kurtulmalarını sağlayacağız. Kendi inançları dairesinde hür bir şekilde yaşamalarına, can, mal, ırz, din, ibadet, fikir hürriyetleri içinde ve çok sağlıklı şartlarda yaşamalarına vesile olacağız. Lakin, bunca mücadelemize rağmen hala bunca kötülükle hiç savaşmayan ve sadece kendini kurtarmaya odaklanan kişilerden, yığınlardan, milletlerden uzak duracağız. Onları, hak ettikleri felaketleri yaşamaya bırakacağız.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

..