Etiket arşivi: Satanist Büyücü

Geçmicek

17 Şubatta da yayında…
Onlarca sene de devam edecek.

Geçmiçek

Düşmüştük ama nihayet kalkıyoruz
Biz hainlere hep meydan okuyoruz
Her şeyin sonu var, biz de biliyoruz
Kazılan kuyulara, kazanları düşürüyoruz

Gitmeye niyetimiz yok, hep savaşıyoruz
Asırların intikamı var, günleri sayıyoruz
Doğru, çoğu geçti ve o güne yürüyoruz
Kimin ne hüneri varsa, sahada bekliyoruz

Gizli Yahudi bir kadın büyücü, büyüde kullandı bu zavallı kediyi…

Gizli Yahudi bir kadın büyücü, büyüde kullandı bu zavallı kediyi… Hedefi bendim, gözlerimdi. Kör olmam gerekiyordu.

Türkiye’nin her yanında gizli Yahudi, gizli Ermeni, mason ve satanist büyücüler hayvanları büyülerinde kullanmaya devam ediyorlar.

Bunların arasında hayvansever görünen ve barınak kuranları bile var ama arka plandan büyülerde kullanmak için hayvan temin ediyor kendi gibi gizli kimlikli olan hainlere…

Bu devletin adli yetkilileri söz konusu çift kimlikli büyücü pislikleri ne zaman tespit edip cezanlandıracak. Hayvanları büyülerinde sadistçe kullananların bir an önce en sert şekilde cezalandırılmaları için ne zaman gerekli hukuki düzenlemeler yapılacak? Medyum görüntüsü altında büyücülük yapanlar ve biyoenerji uzmanı gibi görünerek büyücülük yapanlar hakkında ne zaman gerekli işlemler yapılacak?

Mehmet Fahri Sertkaya

Selma Gürbüz…

“Türkiye’nin dünya çapında tanınan sanatçılarından” denilen Selma Gürbüz, korona virüsünden ölmedi. Satanist büyücü pisliğin tekiydi. Medyumluk da vardı biraz ve çok sert bir şekilde çarpıldı. Hak ettiği yere gönderildi.

Tek tek yazacak olsak alt alta on binle paylaşım yapmamız gerekir. Son birkaç haftada dünyanın dört bir yanından çok yüksek sayıda büyücü, medyum, kara paracı, devlet yetkilisi, ordu mensubu, istihbarat teşkilatı mensupları çarpılarak öldü. Çoğuna korona dediler, gömdüler geçtiler.

Bu sayıya, bazı orduların mensubu olan çok yüksek sayıdaki erler dahil değil.

Mehmet Fahri Sertkaya

Ünlü modacı mı insan şeytanı mı?

Ne seviyede bir tasarımcıydı bilmem, anlamam ama hiç iyi bir medyum/metafizikçi değildi. Boyundan büyük işlere kalkışıyordu.

Hakkındaki haberde şunları yazmışlar:

Muğla’nın Ula ilçesinde yaşayan dünyaca ünlü tasarımcı Aslı Yılmaztürk, evinde ölü bulundu. Aslı Yılmaztürk’ün şüpheli ölümüyle ilgili jandarma ekipleri geniş çaplı soruşturma başlattı

Çilingir yardımıyla içeri giren Akyaka Jandarma Karakol Komutanlığı ekipleri, genç kızın yatakta cesediyle karşılaştı. Olay yerinde yapılan incelemenin ardından Aslı Yılmaztürk’ün cesedi cenaze aracıyla otopsi yapılmak üzere Muğla Adli Tıp Kurumu Morgu’na kaldırıldı.

Vücudunda delici ve kesici herhangi bir yara izine rastlanmayan Yılmaztürk’ün şüpheli ölümüyle ilgili jandarma ekiplerince geniş çaplı soruşturma başlatıldı.

Gizli Yahudi ve Satanist Aslı Yılmaztürk’ün ölmesiyle Kardeş Payı dizisinin gizli ve gerçek senaristi Sadık Gürbüz arasında bağlantı var.

Kardeş Payı dizisi, insanların bilinçaltına Satanizmi, her zaman her şartta kötülük yapmayı, insanlıktan çıkıp insanlığın düşmanı olmayı aşılamak için sinsice kodlanmış ve herhangi bir medeni/çağdaş hukuk devletinde milli güvenlik sorunu görülüp de ikinci bölümünün yayınlanmasına bile izin verilmeyecek bir diziydi. Bir hukuk devletinde bunu yazan, çeken, oynayan, oynatan/yayınlayan herkes idam cezası kapsamında yargılanırdı.

Lakin kadronun nerede ise tamamı gizli Yahudi, birkaçı ise gizli Ermeni ve bilmem ne bela tipler… Ülkede iktidar hala bu Türk Müslüman rolü oynayan insanlık düşmanlarının elinde… Şu sözde diziyi yayınlayan da gizli Yahudi Ferit Şahenk… Hedef İslam inancını tamamen yok etmek, İslam ahlakını, ibadetini ve hukukunu tamamen yok etmek, iyilik ve sevap inancını/kültürünü yok etmek, kötüleri ve kötülüğü iyi görüp sevdirmek, kendinden başkasını düşünmediği gibi sürekli olarak kötülük yapmayı üstünlük görecek sapık bir itikadı hakim kılmak, bunu espirilerin ve mizahın içine karıştıra karıştıra yapmak, nabza göre şerbet vermek ve dolayısıyla Türk milletini ve devletini bu yollarla çöküşe sürüklemekti. Milyonlarca TC vatandaşı o sözde dizi ile manen/ahlaken zehirlendi, zehirleniyor. Hala yeni ergen çok sayıda TC vatandaşı, en çok da Youtube’da bu sözde diziye denk gelerek adeta devrelerini yakıyor, fıtratını bozuyor.

Kardeş Payı dizisinin görünürdeki senaristleri gerçek senaristler değillerdi. Gerçek senarist, Alevi maskesi takmış bir gizli Yahudi ve Satanist olan, milletin dinine, sonsuz saadetine, ahlakına, namusuna, ruh sağlığına, vatanına-devletine ve ayrıca gelecek nesillere bile tuzaklar kuran Sadık Gürbüz’dü. Sadık Gürbüz ayinlerde İblis’e insan kurban edecek kadar sapıtmış ileri derecede insanlık düşmanı bir Satanist.

Metafizik sahada kısa sürede aldığı darbelerden öyle korkup endişelendi ki bu sahada iyice mahir olan olmayan tanıdığı herkesi o panikle sahaya çekti. Aslı Yılmaztürk de sahaya çekilenlerden biriydi. Kendince Satanist usullerle büyü ayini yaparken çarpıldı. Çarpılıp kendini yatağına attıktan kısa süre sonra da öldü.

Sadece Aslı değil, Gürbüz’ün cepheye çektiği başka büyücüler ve metafizikçiler de öldüler, ölüyorlar.

Mehmet Fahri Sertkaya

Gizli bir Hristiyan olan Karamollayan’ın İngiliz eşi de bir İngiliz casusu…

Hidayet bulmuşluğu numaradan ibaret. Her zaman Hristiyan kaldı. Soyunda Yahudilik de var. Bu, siyasi ve art niyetli bir evlilik. Bununla Karamollayan’ın hidayete vesile olmuş değerli bir Müslüman rolü oynaması da hedeflendi. Karısı hala Hristiyanlık üzere ibadetlerine devam ediyor. Bunun dışında medyumluk kabiliyetleri var. Son derece şerli, muzır bir kişi. İnsan katledilen büyü ayinleri ile arası hep iyi oldu, oluyor. Büyücülük yanı da var.

İngiliz istihbaratı ile Karamollayan’ın bağlantısı bu kadın üzerinden oluyor. Bu hikaye de Kadir Mısıroğlu ile karısının hikayesine benziyor. Zaten Kadir’in karısı ile Temel’in karısı Ayşe Karamollaoğlu yakın arkadaşlar.

İçimizdeki Ermenistan’ın, içimizdeki gizli Hristiyan hainlerin hamisi İngiltere, bu hainler sayesinde HDPKK/YPG-PYD terörünü varlıkta tutabiliyor.

Hiç vakit kaybedilmeden HDPKK’ye karşı başlatılması gereken operasyonlar sırasında Karamollayan ailesinin fertleri de göz altına alınmalılar.

Mehmet Fahri Sertkaya

Astrolog mu? Emin misiniz?

“Sanat camiası” denilen camianın içindeki pek çok kişinin ruh sağlığı bozuk. Elbette bunun pek çok sebebi var ama en önde gelen sebeplerinden biri de metafizik sahada uğradıkları saldırılar.

Pek çok ünlü ismin son zamanlarda nerede ise akıl sağlığını kaybettiğini, bazı oyuncuların aile fertlerini öldürdüğünü dahi gördük. Son yıllarda Türkiye’de astrolog, medyum, bioenerji uzmanı ya da çeşitli sıfatlar takarak faaliyet gösteren büyücülerin sayısı hızla arttı ve buna mukabil olarak acılar, göz yaşları ve trajediler de arttı.

Lakin onlarca yıldır bu sahada faaliyet gösteren ve çok can yakmış ve kötülükte yüksek mesafe almış kişiler de var. Tam bir dişi insan şeytanı olan Rezzan Kiraz da bunlardan biri… Sektördeki yeni yetme yüzlerce kişinin veremediği zararı, hedef kişiye tek başına verebilecek kadar ileri seviyede bir gizli Yahudi, gizli Satanist büyücü olan Rezzan Kiraz, büyük tehlike arz ediyor.

Pek çok kişiyle olduğu gibi Yıldız Tilbe ile de onlarca senedir takıntılı şekilde uğraşan Rezzan Kiraz’ın birine takması için, o kişinin hala insan kalmış, hala iyilik yanlısı birisi olduğunu bilmesi yeterli oluyor.

Bebeklere ve çocuklara bile işkence yapılarak öldürülen sadistçe büyü ayinlerine gençliğinden beri katılan gizli Yahudi Rezzan Kiraz’dan ve benzerlerinden bu devletin, bu milletin, bu insanlığın bir an evvel hukuku dairesinde kurtarılması gerekiyor. Kanunlar yeniden düzenlenmeli, her ne isim ve maske arkasında olursa olsun büyücülük yapan kişiler sert şekilde cezalandırılmalı.

Bebeklerin, çocukların organlarını çıkartarak büyü yapmakta kullanacak kadar sadistleşmiş böyle kişileri, çeşitli sıfatlarla ekranlara çıkartan kanalların sahiplerinin ve üst yöneticilerinin de acilen soruşturulması gerekiyor.

Mehmet Fahri Sertkaya

Beklendiği gibi çıktı…

Ankara’da kendisini medyum olarak tanıtan ve büyü yaparken hayvanları ve hayvan organlarını da kullanan Sadiye Servet G.’nin evindeki 20 köpek ve 16 kediye el konulmuştu.

Bir hayvansever olduğu ve sokak hayvanlarını korumaya alıp beslediği iddia edilen büyücünün hayvanlarının hepsinin enfeksiyonu olduğu, iyi beslenemediklerinden ötürü dişlerinin döküldüğü belirtildi.

Hayvanlar arasından 4 kediyi muayene ederek raporu hazırlayan Veteriner Hekim Çağlar Aslan, kedilerin ilk muayenesinde uzun süre bakımsız kaldıklarını belirlediklerini söyledi.

Aslan, kedilerden 3 tanesinin çok zayıf olduğunu ve hepsinde enfeksiyona rastladıklarını belirterek, “İlk geldiklerinde çok yoğun ishalleri vardı, acil müdahale yaptık. İshalleri parazitliydi ve askaris döküyorlardı. Gelen hayvanların hepsi çok zayıf ve kanlarında yoğun enfeksiyon vardı. Durumları gerçekten çok kötü olarak bize geldi. Biz direk acil müdahalelerine başladık. Sıvı ve antibiyotik tedavileri devam ediyor. Parazitleri için tedavileri sürüyor. 2 hafta tedavilerine devam edeceğiz. Kilo almaları 3 ayı rahatlıkla bulabilir. Hayvanların durumunu stabil hale getirmeye çalışıyoruz” dedi.

Kedilerin kendilerine çok aç olarak geldiğini ve hemen mamalara hücum ettiklerini anlatan Aslan, “Normalde bir kedinin ortalama ağırlığı 4 kilo olması gerekirken, bize gelen kediler 2 kiloydu. İyi beslenemedikleri çok belli oluyor.” dedi.

Büyücülerin büyü yaparken hayvanların dişlerini, tüylerini, kuyruklarını, tırnaklarını, ayaklarını çekerek/keserek kullandıkları da biliniyor.

Hala aynı hallerdeler…


Son günlerdeki metafizik çatışmalarda o kadar büyük kaybettiler ki birkaç cümle ile anlatabilmek mümkün değil…
Ben sizlere baştan söylemiştim. Ne oldu? Yine haklı çıkmadım mı? Sizlere kıymet verdikleri yok. Umurlarında bile değilsiniz. Kaçınız öldü, hani intikamı? Yine metafizik, yine metafizik… Yapabildikleri tek şey metafizik saldırı ve o da işimize geliyor, daha da büyük kayıplar verdiriyoruz. Bu arada, panik haliyle başka ülkelere kaçanlarınız var ya, onların hallerini de takip ediyor musunuz?

“Korona” ve “kalp krizi” çok dikkat çekmeye başladı. Bundan sonra başka şeyler de söyleyin. “Banyoda sabuna bastı” deyin, “İntihar etti” deyin, deyin bir şeyler, artık ne diyebilecekseniz…

Bu da Antalya’dan….
Ayakları ve kuyruğu kesilerek bir yere atılmış ve ölmüş bir kedi…

Ayakları kesilen kedi-köpek vakaları yaşanmaya devam ediyor. Çünkü Türkiye’nin dört bir yanındaki gizli Yahudiler, Satanistler, Masonlar, gizli Ermeniler, gizli Ezidiler, gizli Süryaniler, Ortodokslar, Katolikler ve daha kimler kimler, metafizik çatışmalara dahil oluyorlar. Bu zavallı hayvanların patilerini, kuyruklarını da büyüler yapmakta kullanıyorlar.

Bundan daha vahimi ise kaçırılan çocukların ve yetişkin insanların da Türkiye sınırları içinde yapılan büyü-satanist ayinlerinde kurban edilmeleri. Her gün onlarca, bazı günler ise yüzlerce insan büyü ayinlerinde öldürülüyor ve eğer gerçekten isterlerse istihbarat ve emniyet teşkilatlarımız, insanlıktan çıkmış bu sadist iki ayaklı acayip mahlukların kimliklerini, bağlantılarını, ağlarını, gizli mekanlarını, yurt dışı bağlantılarını tespit edebilir ve engelleyebilir, çökertebilir.

Mehmet Fahri Sertkaya

Gülen’in Korona olduğu iddiaları doğru değil…

Soyunun bir yanı Yahudi bir yanı Ermeni olan Fethullah Gülen’in “korona” olduğu iddiaları gerçek değil.

Bir süredir bize büyüler yapıp/yaptırıp duruyordu. Son günlerde fena halde çarpıldı. Vatikan’da Papa’nın da bize karşı Satanist büyü ayinleri yaptığı gün Gülen de bu işlerin içindeydi ve o da fena çarpıldı. Sonraki günler boyunca da çarpılıyor.

FETÖ’nün üst isimleri zaten Gülen’in korona olmadığını açıkladılar. Lakin görüntüler ve ifadeler Gülen’in gerçekten de korona olmadığını, insanların içinde bulunup karantinaya alınmadığını zahir etse de ölmekten beter halde olduğu gerçeğini de gözler önüne seriyor. Nedim Şener de bu gerçekleri gözler önüne seren bir yazı yazmış ki bekliyorduk bir yerden bir şekilde zahir olmasını… Yazıda Fethullah’ın beden sağlığının da bilincinin de çok fena halde olduğunu anlamaya yarayacak ifadeler var.

Mehmet Fahri Sertkaya

Ümidinizi kaybetmeyin. Tekrar geri gelebilir.


Pes etmeyin. Kalp masajına devam edin. Ümidinizi kaybetmeyin. Tekrar geri gelebilir.


Yüz milyarlarca cin kabilesi de araya girse ve mani olmak istese, İblis bile bedenini önüne siper etse, üfürükçüler takımı haber alıp korumak için çırpınsa, ben mühleti biteni yine de Azrail’e teslim ederim. Azrail (a.s.) ile çok ama çok sağlam bir hukukum var. Son zamanlarda bu hukuk daha da kuvvetlendi. Bu devirde kendisiyle birlikte çoookkk cin ve insan şeytanlarının ölmesine vesile oluyoruz, olacağız. Bundan sonra münafıklara da acımak yok.


Siz de fark ettiniz mi?

Türkiye’de ve dünyada ne çok eski bakan, eski devlet başkanı ölür oldu. Cemaatimizdeki münafıklar da dökülmeye başladı. Az önce, en önlerde koşan ve onlarca senedir baş belası olan ve iliklerine kadar Akademi Dergisi düşmanı olan bir münafık daha mı öldü?

Merhum Arif Ahmet Bey Ağabeyimiz ten gözüyle görmüş olsaydı ne kadar da mutlu olur ve bize yine hayır dualar ederdi.

Bize yapılan yüz binlerce büyüden biri…

Haberde iddia edildiği gibi bağlama büyüsü maksadıyla yapılmadı bu canavarlık… Yapanlar da Müslüman gibi görünen gizli Ermeni-Hristiyan hainler… Bizi durdurmak için dünyanın her yerinden ve çok farklı kesimlerden bir gün içinde yüz binle büyü yapılıyor. Sadece bu gün iki binden fazla büyücü öldürdük.

Şu günlerde de dünya genelinde Satanistler büyüleri en çok yapan kesim ve kendileri çarpıldığı için büyü ayininde kurban etmek istedikleri insanlardan sağ kurtulanlar oldu.


Ohooo… Ne kadar da geriden geliyorlar. Hamaney çoktan öldü. Takipçilerimiz mevzuyu biliyorlar. Yeni takipçiler de kanalımızın arama kısmında “Hamaney” yazıp aratmalılar.


Haber metninden:

İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney’in sağlık durumunun ağırlaştığı ve hayatını kaybettiği iddiaları sosyal medyada gündem oldu. Hamaney’in hayatını kaybettiği iddialarına ilişkin hiçbir resmi açıklama yapılmazken, Hamaney’in yetkilerini oğluna devrettiği iddia edildi.

17 Temmuz 1939 yılında dünyaya gelen Ayetullah Ali Hamaney, İran İslam Devrimi’nin gerçekleşmesinin ardından İslam İnkılabı Yüksek Şurası üyeliğine atandı. 1979 yılında İran Savunma Bakan Yardımcısı olan Hamaney, Tahran milletvekili olarak da meclise girdi.

Mehmet Fahri Sertkaya

Nesiller bozulsun diye, din ve ahlak yıkılsın diye…


Nesiller bozulsun diye, din ve ahlak yıkılsın diye, sapıklık yayılsın diye, insanlık helak olsun diye yapmadıkları şeytanlık yok.

Tertemiz, namuslu, iffetli, parmakla gösterilecek kadar istikamette olan ve hayırlı bir neslin annesi olacak, soyundan hep salih ve saliha zatlar gelecek Müslüman genç kızları ve kadınları cinler zihin kontrolüne alıyorlar. Temiz itikatlı, yüksek ahlaklı, tertemiz kalpli bu kişiler, kendileri bile ne olduğunu tam olarak idrak edemedikleri şekilde zina ettiriliyorlar. Bir gün, öyle birkaç dakika içinde, zihin kontrolüne alınarak, çoğunlukla hiç tanımadıkları erkeklerle zina ettiriyorlar.

Bu kurbanlara bu kadar şeytanca bir darbe cinler tarafından vurulduktan sonra, yine de rahat bırakılmıyorlar. Bunu kendisi yapmış gibi düşündürüp kabullendiriyorlar. Sonrasında ya intihara sevk ediyorlar ya da tekrar tekrar zina ettiriyorlar ve hatta fuhuş yoluna düşürüyorlar ya da ailesinden olan erkeklerin onu vurmasını sağlıyorlar. Ve onlardan mutlaka bir şekilde kurtulmaya çalışıyorlar.

Bir cin olan Şeytan’ın/İblis’in, insanlara düşmanlığı çok şiddetli ve büyünün insanlar üzerindeki tesiri de çok şiddetli. Dünya, büyücülerden, cincilerden, Satanistlerden ve en çok da o Sanhedrin’den bir an evvel kurtulmalı. Her türlü acının, göz yaşının, zulmün, fitnenin, sapıklığın, rezilliğin arkasında hep onlar var.

Zombies hand silhouette


İblis, bunu en baştan beri yapıyor.

Hz. Adem ile Hz. Havva’nın birliktelikleri ve nesli devam etmesin diye o İblis, Havva validemize de musallat oldu.

Hazret-i Allah, imtihan şartları gereği buna müsaade edince, Hazret-i Havva validemizi kara sevda gibi kuvvetle seven Hz. Adem çok müteessir oldu. Çok zorlandı, canı çok yandı. Bir süre tahammül etse de daha sonrasında, böyle bir şeye müsaade ettiği için Allah’a bir kaç sitem sözü oldu. Hz. Havva da yaşanana sitem etmişti. Peygamberler günah derecesinde olmayan hatalar/kusurlar yapabilirlerdi. Bu sitem de bu türlü bir kusur görüldü ve bu sebeple Hz. Adem ve Hz. Havva dünyaya gönderildiler.

İblis, bu yaşananları Yahudilere abartarak anlattı. Havva validemizden kendi soyunun da devam ettiğini ve onların Yahudiler olduğunu, Havva validemizden Adem’in neslinin de başka çocuklarla devam ettiğini ve onların da Yahudiler haricindeki diğer insanlar/ırklar olduğunu iddia etti ve bu oyunu, bu dünyada çok büyük maddi ve manevi felaketlere sebep oldu, oluyor, olacak.

Bu dünyada en ağır imtihanları peygamberler verdiler. Hazret-i Adem’in imtihanı da çok ağırdı. Peygamberlerde “İsmet” sıfatı var. Tamamı masumdur ve günahlardan korunmuştur. Lakin, peygamberlerin, günah derecesinde olmayan kusurlar/zelle etmelerine izin verildi.

Peygamberlik makamındaki kişilerin küçük kusurları bile, büyük görüldü ve kaderleri buna göre tayin olundu. Hazret-i Zekeriya birkaç zelle edince, feci şekilde şehit edilmesine izin verildi.

Mehmet Fahri Sertkaya

Sizi Marina Abramovic ile tanıştırayım.


Kendisi bu dünyada yaşayan en büyük Satanist büyücülerden biridir.

Satanist ayinlerinde bebekleri kesip parça parça eden, dilim dilim doğrayıp yiyen insan şeytanlarından biridir.

Marina Abramovic, 30 Kasım 1946’da Belgrad’da doğmuştur. Performans sanatçılığı denilen acayip bir şeyle meşgul ve meşhur olmuştur.

Hayvanlar gibi çırılçıplak soyunarak, ahlak/sınır tanımayarak sözde performans gösterileri sergilemiş, dünya genelinde bu şekilde tanınmıştır. Aslında ne var bu kadında, ne yapmış bu güne kadar diye merak edip bakarsanız, hiçbir şey yapmadığı halde çok büyük hatta imkansız görülen gösteriler sergilemiş biri gibi pazarlanmış olduğunu görürsünüz.

Bunun sebebi, Marina’nın içinde bulunduğu sistem yani Ankebut Ağı’dır.


Hristiyanlıktan yola çıkıp, Ankebut Ağı içinde kısa sürede Satanistin teki olup çıkmıştır.

Gösteri diye yaptıklarının çoğu da cinselliğini, kadınlığını/bedenini kullanarak, bu şekilde dikkatleri üzerine çekmek ve aykırılık sergilemektir. Ayrıca sözde gösterileri bazen de cinleri kullanarak yapılan sihirler, göz boyamalarıdır.

Yani anlayacağınız, vurduğunuzda iyi ses getiren boş tenekenin tekidir Marina… Utanması, çekinmesi, inandığı herhangi bir değeri, bir dini, bir şahsiyeti yoktur. Buna rağmen onlarca senedir Marina rüzgarı eser durur. Çünkü Ankebut Ağı’na bağlı basın ve medya kuruluşları ve hatta sosyal ağlar ve video platformları, Marina’yı ve Marina gibileri sanatçı gibi gösterir, hep gündemde kalmasını, yok olmamasını sağlar. Gerçekten edebiyle, samimiyetiyle, iyi niyetiyle, kabiliyetleri ile sanatını icra edenlerse kendilerine aynı ortamlarda yer bile bulamazlar.

Şimdi ben size gerçek Marina’yı ve Marina gibi olanları anlatacağım ama buradan sonrasını hassas olanlar atlasınlar, okumasınlar.


Aleyna Tilki gibi yeniyetme Satanistlerin çok büyük hayranlık duyarak takip ettiği, dikkate aldığı kişilerden biridir Marina…

Marina, onlarca yıllık Satanistlik tecrübesine, bilgisine sahip yıllanmış bir Satanisttir.

Onun neler yapabildiğini ve yapabileceğini, tahmin bile edemezsiniz. Hatta birisi anlattığında, anlatılanları ilk duyduğunuz anda inanamazsınız.


Çok ileri seviyede bir büyücüdür Marina ve Ankebut Ağı’na katılıp Satanistleşen ve kabiliyetli görülen kişilere büyü dersleri bile verir.

Şu Sanhedrin hahamlarının ve dünyanın dört bir yanından bazı insan şeytanlarının karşımızda çaresiz kalıp büyüleriyle bizi durduramadığını bildiği halde, son günlerde kendine güvene güvene bize büyüler yapan bir büyücüdür.

Bize büyü yapabilmek için bile masum, melek gibi tertemiz çocuklara acımadan kıydı, kıyıyor. Marina, mühletini dolduruyor ve onun feci şekilde ölümüne de inşaallah bizler sebep olacağız.


Şu gördüğünüz, pasta ya da sanat denilen sadistçe şeyleri sosyal medya hesaplarından marifetmiş gibi paylaşan bir büyükbaş Satanisttir Marina… Boynuzlu fotoğrafına dair bir şey yazmama gerek bile yok, siz zaten neyin ne olduğunu artık anlayabiliyorsunuz.

Marina böyle şeyleri paylaşıyor çünkü zaten böyle bir ruh halinde yaşıyor. Onun için bebeklerin öldürülmesi, dilim dilim kesilmesi, vahşice parçalanması, ağızlarının yırtılması hatta kanının içilmesi ve pişirilip yenmesi çok sıradan bir şey…

Evet, evet… Yanlış okumadınız. Bunların hepsini onlarca senedir yapıyor, yaptırıyor ve bunun derslerini veriyor.


Marina’nın da katıldığı bir Satanist ayininde katledilmiş zavallı bir çocuğun cesedini görüyorsunuz.

Şu zavallı çocuk kandırılarak kaçırıldı ve yataktan başka eşya olmayan odaya kandırılarak, güle oynaya getirildi.

Hepsi onu güle oynaya karşıladılar. Çocukça oyunlar yaparak onlara karşılık verdi. Sonra ne olduğunu bile anlayamadı ve bir anda Satanist bir ayinin kurbanı olmaya başladı.

Anlatılabilecek gibi değil, detayları yazamıyorum ama taciz, tecavüz, ileri seviye işkence, ardından son darbe ve ölüm… Bunların hepsi yapılırken Marina da şeytani bir zevk alarak bütün suçlara ortak oluyordu.

Öldürmeden önce canlıyken ağzını yırttılar. Bu, tıpkı kurbanların kalplerini çıkartıp parçalamak gibi hep yaptıkları bir şey.

Çocuğun çeneden aşağıda kalan kısmı ise hiç paylaşılabilecek gibi değil.

Neden?

Microsoft’un Marina’yı kullanarak bir reklam klibi hazırladığını görüyorsunuz.

Hayatı boyunca zaten “sanat” denebilecek, “kabiliyet” denilebilecek hiçbir şey sergilememiş ama hep devleştirilmiş ve hep gündemde tutulmuş Marina’nın… Büyükanne denilecek yaşta hala sahiplenildiğini, varlıkta tutulduğunu aslında Microsoft’un reklamı yapılıyormuş gibi görünürken onun reklamının yapıldığını görüyorsunuz.

Bu işler böyle dönüyor, çünkü Microsoft da Ankebut Ağı’na bağlı dev şirketlerden biri. Bill Gates de tıpkı Marina gibi Satanistin teki. Bill Gates de ileri seviye bir Satanist olsa da vahşet sergilemede ve büyü yapmada Marina’nın yanında hiç kalır. Marina’nın konumu, derecesi çok başka…

Telkinler gönderiyor

Ayrıca bilmeniz gerekiyor, şu video çok ince tekniklerle hazırlanmış bir video ve insan beynine gözün tam yakalayamadığı telkinler gönderiyor. Tahmin etmişsinizdir, bu telkinlerde Satanizme, Şeytan’a tapınmaya, cinsel şiddete, lezbiyenliğe, ibneliğe, sübyancılığa yönlendirmeler var. Son on yıllarda, bu tür sapıklıkların yayılmasında ve özellikle çocuklara karşı cinsi ve fiziki saldırıların patlayıp gitmesinde bu tekniklerin yoğun olarak kullanılması da büyük bir amil/etken.


Marina’nın sistemi Adnan Oktar’ın sistemiyle aynı

Hatta Adnan Oktar, sistemini Marina gibilerden görerek kopyaladı.

Neler yapıyorlar, anlatayım. Büyüyle çok sayıda yakışıklı erkeği ve güzel kadınları kendilerine çekiyorlar. Bunları bir çeşit robotlara çeviriyorlar. Çoğu, kendi aklını, iradesini hiç kullanamaz hale geliyor ve 7/24 cinler tarafından zihin kontrolünde tutuluyorlar.

Sonra bu kadınlar ve erkekler üzerinden gruba başka kadınlar ve erkekler çekiliyor. Bu getirilenlerin bir kısmı Satanist ayinlerinde kurban ediliyor. Bir kısmı ise karapara işlerinde kullanılıyor.

Marina da böyle yapıyor. Yakın etrafında, zihin kontrolüne alıp elinde oyuncak gibi oynattığı 60 kadar kişi var. Onlar üzerinden yönlendirdiği/yönettiği binlerce kişi var.

Bu şekilde bir grupla, Ankebut Ağı’nın uyuşturucu, organ, fuhuş, silah kaçakçılığı, askeri casusluk, nüfuz casusluğu, iftira-karalama kampanyaları dahil onlarca vahim suçuna destek veriyorlar.


Ayrıca Marina, bu grubu üzerinden ayinlerde parçaladıkları bebekleri elde ediyor. Bu bebekler dünyanın dört bir yanından toplanıyor. Ankebut Ağı’nın insan kaçakçılığı yapan mafyaları zaten var ve bunların eline düşen bebeklerin bir kısmını da alıyorlar. Bebeklerin organları tam olarak gelişmediği için, organ mafyasının işine yaramıyor ama ayinlerde işlerini görüyor ve bu nedenle alıyorlar. Yoksa öldürüp öldürüp atacaklar ve bir dakika bile umurlarında olmayacak.

İnsan kaçakçılığı yapan mafyalarında yeterli bebek olmadığında ve bunların ayin için bebeğe ihtiyacı olduğunda, parklardan, bahçelerden, hastahanelerden bebekler kaçırıyorlar. Hatta gerekirse, yolda bebek arabasıyla bebeğini gezdiren annelerin çocuklarını bile çalıyorlar.

Ne kadar kötüleşirlerse, ne kadar vicdansız olurlarsa, ne kadar çok ve ağır kötülükler yaparlarsa, o kadar yükseldiklerine ve güçlendiklerine inanıyorlar.


Güç demişken, anlatayım…

Marina ile iki gün önce bir görüşme yaptım. Kendimi tanıtmadım, zaten bunların hepsinin kabusu oldum ve dünyanın her neresinde bu insan şeytanlarından varsa, ismimi çoktan duydular.

Hemen mevzuya girip “Bana ve ekibime büyüler yapmayı bırak. Benden kurtulmak istiyorsan, sana bir teklifim var” dedim. “Nedir” dedi. “O masum bebekleri, çocukları ve yetişkinleri kalplerinden bıçakladığın bıçağı kendi kalbine sapla ve kurtul” dedim. Bunu duyunca çıldırdı, öfke patlaması yaşadı.

Sonra ona “Bunca şeyi neden yaptın, bu akıl almaz şeyleri yaparken hedefin neydi?” dedim. “Güç elde ettim” dedi. “Senin güç dediğin nedir? Sen bizden ne kadar farklı oldun? Sen yemek yemeden, nefes almadan yaşayabiliyor musun? Sen tuvalete gitmiyor musun? Hiç hasta olmuyor musun?” deyince sinirlendi ve sözü değiştirmek istedi. Devam edip “Yaşlanmaya mani olabildin mi, ölüme çare bulabilecek misin, şu anda kaç hastalığın var?” dediğim gibi daha fazla dayanamadı ve lanetler edip görüşmeden ayrıldı.


Marina yaşlanmaya mani olamadı. İhtiyarlığın türlü türlü sıkıntısını o da yaşıyor ve çok güçsüz, takatsiz. Marina doğru düzgün yemek yiyemiyor, yediklerinin çoğunu kısa sürede istifra ederek çıkartıyor. Marina’nın içhastalıkları var. Marina küçük ve büyük ihtiyacını bile tutamıyor.

Ve marina bu restleşmeden ve ikazımdan sonra da bir dakika durmadan saldırmaya, büyüler yapmaya devam etti, ediyor. Marina’nın çok az bir mühleti kaldı ve onu dolduruyor. Sonra nasıl öleceğini, ölürken neler yaşayacağını, öldükten sonra neler yaşacağını ancak İslami ilimlere yüksek seviyede vakıf olanlar bilebilirler. Bir dakikası bile aklı kırdıracak kadar şiddetli bir azaba, sonsuz olarak gidecek. Marina, ettiğini çok feci şekilde çekecek.


Marina gibiler bilmeliler ki en iyi büyücülerinin yaptığı en ağır büyüler bile bizleri durduramıyor.

Ankebut Ağı’nın kontrolünde olan devletler, ordular ve gizli servisler de bizleri durduramıyor.

Ve bilsinler ki hepsinin sonu geliyor. Bu şeytanca sistemi, bu Ankebut Ağı’nı dünyanın tamamında yok edeceğiz.

Mehmet Fahri Sertkaya