Etiket arşivi: Satanist Sistem

Ruhi Çenet ve Sümeyra Çenet kardeşler…

Mesala Ruhi ve Sümeyra Çenet ikilisi Youtube’da olağan üstü bir ayrıcalığa sahiptir.

Çok vasat işler yaparlar ama çok çok muazzam ve sarsıcı işler yapan Müslümanların, Türklerin hep açık ara önünde giderler.

Nedeni anlattığım gibi… Ruhi ve Sümeyra da gizli Yahudiler.

Biz dahil, on seneden fazladır çok sayıda gerçek Türk ve Müslüman TC vatandaşı Youtube’da çok ama çok sarsıcı işler yapmak istedik. Hepimiz yok edildik. Gün geldi, ben bunların bu gerçek yüzünü, bu azılı Türkiye, Türk ve İslam düşmanı yüzünü somut şekilde gözler önüne seren görüntüler de yayınladım.

Youtube’un köşeye sıkıştığı anların ekran görüntülerini, teknik delillerini de yayınladım. Gerçekten bir hukuk devletinde o gün o devlet Youtube’un üzerine çökerdi. Olması gerektiği kadar sert, büyük ve kararlı bir tepki gösterirdi. lakin bu yapılmadı. Çünkü Türkiye siyasetinde de Youtube’da olduğu gibi Yahudiler, Satanistler, Masonlar, kara paracılar, pislik herifler, ahlak düşmanları, namus ve din düşmanları, çocukların ve bebeklerin düşmanları, insan katlederek ayin yapan insan şeytanları dolu…

Ruhi’nin ve Sümeyra’nın videoları, dünyanın dört bir yanından çalınmış, kopya edilmiş videolar.

Milyonlarca Türkiyeli’ye kısa sürede yüzlerce mühim meselede tesir eden bu iki kişi, senelerdir önde gelen Youtuberlar arasında olmalarına rağmen, bu gün bile hala videoları çalıntı videolar.

Bu gizli Yahudi kişilerin doğru düzgün zekaları, çalışmaları/gayretleri, bir konuda uzmanlıkları, kaliteli iş yapabilecek vasıfları yok. Metinler çalıntı. Fikirler çalıntı. Araştırmalar çalıntı. Kaynak göstermeden herkesten işlerine gelen bir şeyleri toplayıp bir araya getirip yayınlıyorlar.

Benden de onlarca sarsıcı fikir/iddia çaldılar. Anlaşılmayacak zan ediyorlar. Milyonlarca insanı ahmak da zan ediyorlar. Akademi Dergisi damarlarında kan olmuş akıyor, buna mani olamıyorlar ama bunca güzellikten, insanlıktan, ahlaktan, mertlikten, iyi niyetten ve insanlığa hizmetten nasiplenmek yerine, benden aldıkları konuları bile aksine art niyetle kullanıyorlar. İnsanlığın tamamına düşman bunlar…

83 milyonluk ülkede, Youtube bu oyunu ne kadar daha oynayabilir. Ne kadar daha bu milleti dönüştürmek için çırpınabilir, şeytanlıklar yapabilir. Ne kadar daha milyonlarca gerçek Türk’ün sesini, taleplerini bastırabilir. Ne kadar daha şu ahmak, alık, tembel, gayretsiz, kabiliyetsiz gizli Yahudilerle ve Ermenilerle iş tutarak Türkiye’ye gizlice ve sinsice saldırabilir.

Ruhi ve Sümeyra böyle de diğerleri farklı mı… Belki birkaç tane zeki ve çalışkan gizli Yahudi kişiler var Youtube’da ama onların Türk’e ve İslam’a düşmanlık etmek için konuları zorlama şekilde yorumladıkları ve beyin yıkamaya çalıştıkları gözler önünde. Anlamayanlara bunu anlatmak ve fark ettirmek ise yarım saat bile almaz.

Evet, Türkiye’de Youtube’un fişini çekmek yarım saat bile almaz. Bunların bir çoğu insan katledilen Satanist ayinlerine de katılıyorlar. Sadece bu konudan başlatılacak bir soruşturma bile sadece Türkiye’yi değil, dünyayı sarsar.

Mehmet Fahri Sertkaya

Youtube, Youtube değil… Yakıcı, yıkıcı, bölücü, çökertici hatta yok edici bir düşman kuvvet…

Türkiye’nin milli güvenliği, ivedilikle Youtube’un erişime tamamen engellenmesini gerektiriyor.

Youtube, Youtube değil… Yakıcı, yıkıcı, bölücü, çökertici hatta yok edici bir düşman kuvvet.

Türkiye’de Türk bilinen ünlü Youtuber’ların tamamına yakını gizli Yahudi ya da gizli Ermeni kişiler.

Bunlar, Youtube’un toplantılarında çağrıldıklarında,

  • nasıl daha fazla yıkıcı olabilecekleri,
  • milletimize hangi konularda nasıl yalanlar anlatmaları gerektiği,
  • gerçeklerin hakim olmaması için nasıl davranmaları gerektiği,
  • kültürümüzün, tarihimizin, dinimizin, lisanımızın, ahlakımızın iyice tahrif edilmesi için neler yapmaları gerektiği
  • bazı siyasi meselelerde milletimizi nasıl yönlendirmeleri gerektiği

hususlarında eğitimler, yönlendirmeler alıyorlar. Aslında bunu onlara Youtube’un gerçek sahibi olan CIA veriyor.

Faaliyete geçtiği ilk zamandan itibaren Youtube Türkiye’de gerçek Türklerin ve Müslümanların çok sert şekilde karşısında durdu, hepsini elinden geldiğince sert şekilde engelledi, sansürledi ama mümkün olduğunca bunu fark ettirmemek için de teknik oyunlar yaptı.

Youtube, Türkleri Türklükten ve Müslümanlıktan iyice uzaklaştırmak gibi düşmanca tavrından bir saniye ödün vermedi, vermiyor.

Ünlü Youtuber denilenlerin pek çoğu da aslında azılı Türk ve İslam düşmanı ve aynı zamanda Satanist olan kişiler.

Mehmet Fahri Sertkaya

Nesiller bozulsun diye, din ve ahlak yıkılsın diye…


Nesiller bozulsun diye, din ve ahlak yıkılsın diye, sapıklık yayılsın diye, insanlık helak olsun diye yapmadıkları şeytanlık yok.

Tertemiz, namuslu, iffetli, parmakla gösterilecek kadar istikamette olan ve hayırlı bir neslin annesi olacak, soyundan hep salih ve saliha zatlar gelecek Müslüman genç kızları ve kadınları cinler zihin kontrolüne alıyorlar. Temiz itikatlı, yüksek ahlaklı, tertemiz kalpli bu kişiler, kendileri bile ne olduğunu tam olarak idrak edemedikleri şekilde zina ettiriliyorlar. Bir gün, öyle birkaç dakika içinde, zihin kontrolüne alınarak, çoğunlukla hiç tanımadıkları erkeklerle zina ettiriyorlar.

Bu kurbanlara bu kadar şeytanca bir darbe cinler tarafından vurulduktan sonra, yine de rahat bırakılmıyorlar. Bunu kendisi yapmış gibi düşündürüp kabullendiriyorlar. Sonrasında ya intihara sevk ediyorlar ya da tekrar tekrar zina ettiriyorlar ve hatta fuhuş yoluna düşürüyorlar ya da ailesinden olan erkeklerin onu vurmasını sağlıyorlar. Ve onlardan mutlaka bir şekilde kurtulmaya çalışıyorlar.

Bir cin olan Şeytan’ın/İblis’in, insanlara düşmanlığı çok şiddetli ve büyünün insanlar üzerindeki tesiri de çok şiddetli. Dünya, büyücülerden, cincilerden, Satanistlerden ve en çok da o Sanhedrin’den bir an evvel kurtulmalı. Her türlü acının, göz yaşının, zulmün, fitnenin, sapıklığın, rezilliğin arkasında hep onlar var.

Zombies hand silhouette


İblis, bunu en baştan beri yapıyor.

Hz. Adem ile Hz. Havva’nın birliktelikleri ve nesli devam etmesin diye o İblis, Havva validemize de musallat oldu.

Hazret-i Allah, imtihan şartları gereği buna müsaade edince, Hazret-i Havva validemizi kara sevda gibi kuvvetle seven Hz. Adem çok müteessir oldu. Çok zorlandı, canı çok yandı. Bir süre tahammül etse de daha sonrasında, böyle bir şeye müsaade ettiği için Allah’a bir kaç sitem sözü oldu. Hz. Havva da yaşanana sitem etmişti. Peygamberler günah derecesinde olmayan hatalar/kusurlar yapabilirlerdi. Bu sitem de bu türlü bir kusur görüldü ve bu sebeple Hz. Adem ve Hz. Havva dünyaya gönderildiler.

İblis, bu yaşananları Yahudilere abartarak anlattı. Havva validemizden kendi soyunun da devam ettiğini ve onların Yahudiler olduğunu, Havva validemizden Adem’in neslinin de başka çocuklarla devam ettiğini ve onların da Yahudiler haricindeki diğer insanlar/ırklar olduğunu iddia etti ve bu oyunu, bu dünyada çok büyük maddi ve manevi felaketlere sebep oldu, oluyor, olacak.

Bu dünyada en ağır imtihanları peygamberler verdiler. Hazret-i Adem’in imtihanı da çok ağırdı. Peygamberlerde “İsmet” sıfatı var. Tamamı masumdur ve günahlardan korunmuştur. Lakin, peygamberlerin, günah derecesinde olmayan kusurlar/zelle etmelerine izin verildi.

Peygamberlik makamındaki kişilerin küçük kusurları bile, büyük görüldü ve kaderleri buna göre tayin olundu. Hazret-i Zekeriya birkaç zelle edince, feci şekilde şehit edilmesine izin verildi.

Mehmet Fahri Sertkaya

Sanhedrin Hahamlarını idam kapsamında yargılayacak bir uluslararası mahkeme…

Sanhedrin hahamlarının idam cezası kapsamında yargılanmaları için uluslararası bir mahkeme kurulmalıdır.

İsteyen her ülke bu mahkemenin duruşmalarını canlı yayınlamalıdır. Mahkemenin/davanın bütün dosyaları/evrakları/delilleri dünya insanlığıyla şeffafça paylaşılmalıdır. İnsanlık görecek ki o dava bitip de o hahamlar topluca asıldıktan hemen sonra, dünyada bütün sorunlar hızlıca düzelmeye başlayacaktır.

O Sanhedrin hahamlarının uluslararası bir mahkemede yargılanıp asılmaları, insanlığın hakkıdır, hukuka uygundur ve insanlık için bir zarurettir. Buna mani olmak isteyecek İsrail, ABD ve diğer devletlerle harbe girmek bile bir zaruret olacaktır.

Dünya genelinde;

  • Fuhuş işi bunlarda…
  • Uyuşturucu işi bunlarda…
  • Organ işi bunlarda…
  • Silah işi bunlarda…
  • Terör örgütlerinin kontrolü bunlarda…
  • Art niyetle üretilen zararlı aşılarla insanlığı kısırlaştırma ve hasta etme, sakat doğumlara sebep olma işi bunlarda…
  • Milletleri kasten hasta edip hastahaneler üzerinden vurgun vurma işi bunlarda…
  • Devletlerin hazinelerini boşaltma işi bunlarda…
  • Milletlerin su kaynaklarına zehirleyici ve hasta edici maddeler katma işi bunlarda…
  • Aileyi, namusu, ahlakı yıkma işi bunlarda…
  • Uydurma bilim psikiyatri ve uydurma ilaçlarıyla trilyonlarca dolar vurgun vurma işi bunlarda…
  • Gıda ürünleri ve katkı maddeleriyle oynayarak insanlığı hasta etme işi bunlarda…
  • Hükumetleri devirme, liderleri öldürme, eğitim sistemlerini ve hukuk sistemlerini kasten bozma işleri bunlarda…

İnsanlığa zarar olan her ne iş varsa hepsinin arkasında İblis var ve İblis de bizim alemimizde bu işleri işte bu Sahnedrin hahamları, İsrail ve Amerika üzerinden yaptırıyor.

Sanhedrin Hahamları ve üzerinde bulunanlar…

Sanhedrin hahamlarından oluşan 13’ler Meclisinin üzerinde, 3 Kabalacı haham meclisi var. Bunlar, doğrudan İblis ile görüşüp ondan talimatlar alıyorlar.

3 Kabalacı haham da 13’ler Meclisine talimatları veriyor. 13’ler meclisi üzerinden talimatlar/planlar dünya genelindeki Satanist etkili ve yetkili kişiler üzerinden uygulamaya konuyor.

Adına ne derseniz deyin. Derin Dünya Devleti, Gizli Dünya Devleti, İlluminati, Şeytani İmparatorluk, Ankebut Ağı ya da başka bir şey…. İblis’in varlığının ve bunlara talimatlar yağdırdığının gözle görülür somut delilleri yok ama… 3’lerin, 13’lerin, dağıtılan 7’lerin dünya siyaseti üzerinde ve dünyadaki her türlü kara para işlerinde yönetici kadrolar olduklarının, bir saçak gibi aşağıya doğru kollara ayrılan bir teşkilatı yönettiklerinin, durmaksızın her türlü suçu işlediklerinin ve işlettiklerinin ve insanlık düşmanı olduklarının çok sayıda somut ispatı var.

O kadar çok ki şu Epstein meselesinden bile yola çıkılsa, bu sistem çökertilebilir. Daha somut ispatlarla yol alınabilecek binbir türlü mesele var…

Çok sayıda Amerikan başkanının o makama konmuş figüranlar olduklarını, Mason teşkilatı üzerinden Amerika’yı ya da daha çok sayıda başka ülkeyi onlarca senedir Satanistlerin yönettiğini, dünyayı da “Cumhuriyet” ve “demokrasi” diye diye ayakta uyuttuklarını, yüz seneden fazladır cehennem misali bir dünya düzeninin kasten sağlandığını ve insanlığın topyekun felaketinin hedeflendiğini, hukuki zeminde ve her türlü somut şüpheden uzak şekilde ispat etmek, evet mümkün…

Bu gerçekleşmesin diye zaten bu konuları bu şekilde konuşanları, Mason teşkilatının gerçek yüzünü anlatanları, İlluminati diyenleri, kendilerinin kontrolündeki basın ve medyada hemen alaya aldırıyorlar. Konuyu sulandırıyorlar.

Dahası, bu gibi tartışmalarda kendilerine çalışan adamların öne çıkmasını sağlayıp zihin bulandırıyorlar. Bu maksatla insanların kafalarını karıştıran açıklamalar, yönlendirmeler yaptırıyorlar.

Mehmet Fahri Sertkaya

Şu İblis Levh-i Mahfuzu görüyordu…

Şu İblis, bir vakte kadar Lehv-i Mahfuzu görüyordu. Ahir zamanda şu Satanist sistemini (nam-ı diğer Ankebut Ağını) darmadağın edecek Müslümanların kimler olduğunu görmüş, yazmış ta binlerce sene önceden…

“Onların hepsine mani olmalıyım” demiş/diyor. Kimimize daha anne karnında iken musallat etmiş cinlerini/adamlarını… Kimimize daha anne karnına düşmeden, annelerimizi ve babalarımızı bitirerek, öldürerek, evlenmelerine mani olarak v.s. mani olmak istemiş. Kimimize ise dünyaya geldikten sonra, daha bebekken bile musallat olunmuş. Bazılarımızın yolunu kesebilmiş ve hala kesebiliyor. Ayaklarını kaydıranlar ve imtihanlarını kaybedenler, çok yaklaştıkları halde şu hizmetin ve cihadın içinde bulunamayanlar olmuş, oluyor. Detaylar değişebiliyor ama kader değişmiyor, vakti geldi ve İblis’in dünya üzerinde kurduğu sistemi yıkılıyor. Süleymanlı evlatları, o piramidin üstündeki gözü, İblis’in gözünü oyuyor.

Lehv-i Mahfuz, korunmuş levha, bütün herkesin yaşadığı ve yaşayacağı her şeyin yazılı olduğu bir levha… Herkesin kaderi orada yazılı ve Hz. Peygamberimiz zamanında orası cinlere kapatıldı. Cinler oraya yaklaşmak ve bilgi çalmak istediklerinde artık yanıyorlar.

Mehmet Fahri Sertkaya

Şeytan ve Deccal’in sisteminin gizemi…

“İlluminati denilen örgütün üst seviye yöneticileri, Şeytan’dan yardım alarak dünyaya hakim bir yönetim kurmayı istiyorlar.”Kendilerini Şeytan’a, Şeytan’ın sistemine teslim edenler…

Akademi’de bugüne kadar öğrendiklerinizden sonra, şimdi şu videoya bir daha göz atmalısınız:

Mehmet Fahri Sertkaya

Bir düşünelim…

90’ların başından bu yana dünyamızda gayet işe yarar teknoloji seviyesi var. Uzay çalışmalarına ise hiç ara verilmedi ve devletler bu sahada birbirleriyle yarıştılar. Ya neticesi?

Hala hangi soruyu sorsanız, net bir cevabı yok. Yaklaşık yarım asırdır bir daha Ay’a gitmediler. Gidecek gibi de durmuyorlar. Sürekli projeler ilan edip insanlığı ayakta uyutmaya devam ediyorlar. Venüs’e, Merkür’e, Mars’a kaç uzay aracı gönderdiler. İsteseler şimdi daha iyilerini de gönderirler. Pekiyi, bu güne kadar gidenlerle ne öğrendiler, neler görüntülediler ve bize neler anlatıp öğrettiler? Bir sürü tartışmalı bilgi… Net görüntüler de yok. Sadece bu konu günlerce, aylarca açılarak tartışılabilir.

Ne kadar tartışılırsa tartışılsın, tartışılamaz kesinlikte önümüzde duran bir gerçek var: Dünyada Yahudilerin tesis ettiği Satanist bir sistem var. Bu sistem dünya insanlığını uzaylılar konusunda en başından beri hep kandırdı. Onlarca sene boyunca ise uzaylıların varlığına inanmak delilik gibi gösterildi. İlla inanacaklar ise onları küçük yeşil ve şekilsiz canlılar olarak kabullenmeliydi. O kadar büyük bir baskı ortamı oluşturdular basınla, medyayla, akademi camiasıyla… Çünkü başka dünyalarda da insan türleri olduğunu, oralarda da insanların müslim ya da gayr-i müslim olduklarını çoktan gördüler, anladılar. İnsanlık bu gerçeği görüp kabullendiği anda bu insanlık düşmanı ve Şeytan’a tapınan Satanistlerin hükmü bitecekti.

Akademi Dergisi | Mehmet Fahri Sertkaya

..