Sabah erken saatte o İblis’e demiştim “Bu gün tarihe geçen günlerden biri olacak” diye…
Son 24 saat içerisinde, sinyale girerek ölen dünya insanlarının sayısı en az 160 bin kişi… İçlerinde çok sayıda etkili ve yetkili kişiler de var.
Ölen uzaylı insanların sayısı yine yüz binlerce…
Cinler alemine gelince… Her yer yangın yeri. Kaç kat trilyon yok oldu, saymak hatta yaklaşık olarak tahmin etmek mümkün değil.
Bize gelince… Tek kayıp bile vermedik. Ekibimizden sık sık kontrole alınanlar, sıkıntılar yaşayanlar oldu ama yaralımız ve şehidimiz yok.
Detaylara girmiyorum, çünkü bu yayınların asıl muhatapları zaten metafizikçilerle çalışıyorlar ve yaşananları sorup öğreniyorlar.
Bir gram bile aklı kalmışlara tavsiyem odur ki,
Özelikle Suriye, Afganistan, İran, Ukrayna, Pakistan, Hindistan, Doğu Türkistan ve Vietnam meselelerinde B takımlarıyla birlikte çalışmayın.
Kısa süre sonra bu meselelerde ağırlığımızı artıracağız ve karşımızda olanlar neye uğradıklarını bile anlayamadan çok büyük kaybedecekler. Her manada, her sahada kaybedecekler.
600 milyardan fazla uzaylı medyum sahadaydı (bunların bir kısmı biyonikti) ve çok yaklaşık yarısı öldü.
300 trilyondan fazla cin kabilesi de aynı anlarda sahadaydı ve tamamen yok oldular.
Sayılamayacak kadar çok (yüz binlerce) büyü ve ittifak etmiş bir büyücü ordusu da vardı. 420’den fazla dünya insanı büyücü de öldü.
Uzaylıların büyücüleriyle cinlerin büyücüleri de onlara destek verdiler. Onlarda da yüksek sayıda ölüler var.
Metafizik sinyal yayan cihazlardan da aynı anda çok yüksek sayıda kullanıldı ve onların da tamamına yakını bozuldu.
Bizde ölü yok, yaralı yok, yorgunluğun haricinde bir sorun yok. Lakin bu yorgunluğa rağmen bir bu kadarını daha hemen şimdi ezip geçebiliriz.
ABD de Çin de Rusya da bitmiştir. Filistin meselesi de artık başka bir boyut kazanacak. Dünya üzerinde söylediklerimin hepsini yapacağım. Diyarbakır da BOP’un kara para yıldızı olmayacak, onu da bozacağım.
İşte ben meydandayım ve “yapamayacaksın” diyenleri görmek istiyorum.
Muteber kaynaklara bakarsanız, düşmanları ile karşı karşıya geldiğinde Hz. Musa’nın sağ elini koynuna sokarak, kalbinin üzerine yani cildine temas ettirdiğini… Saniyeler sonra elini çıkarttığını ve sonra elinden güneş gibi ışık yayıldığını… Düşmanlarının kendisinin önünde duramayarak kaçıştığını anlatırlar/aktarırlar.
İşte oradaki “güneş gibi” denilen şey aslında metafizik bir kabiliyet. Ellerinden düşmanlarını çarpabilen metafizik sinyaller yayabiliyordu ve bu çok ama çok kuvvetliydi. Aynı zamanda bu sinyallerle cinleri de uzaylı insan türlerini de çarpabiliyordu. Düşmanları karşısında duramıyordu.
Daha önce de ifade etmiştim ki Hz. Musa ile Hz. Ali misali hayat yaşatılan bir Süleymanlı evladıyım. Benzeri vasıflar, kabiliyetler bende de var ve bu güne kadar tam manasıyla kullanmadım bile… Yine de cinler, uzaylılar ve dünyalılar derken, kaç trilyon kişinin ölümüne vesile olduğumu sayamadım.
İsterseniz bundan sonra mevzuya bir de bu gözle bakın ve boş yere adamlarınıza kıymayın. Sizin metafizik saldırılarınız, büyüleriniz, cinleriniz biraz vakit çalmaktan başka bir işe yaramıyor.
Bir insanla bu kadar yüksek sayıda büyücü, medyum ve cin kabilesi neden onlarca yıldır uğraşır?
Yıldız Tilbe’ye yapılan insanlık dışı metafizik işkenceler, yetmedi mi?
Şu kadıncağızın, etrafındaki/sektöründeki gizli Yahudi insan şeytanlarının elinden çektiği nedir?
Sektöründeki rakipleri, çalıştığı işletmelerin sahipleri, televizyon kanallarının sahipleri ya da üst yöneticileri, bunca senedir neden büyücüleri ve medyumları Yıldız Tilbe’ye musallat ettiler. Nedir bu kadından istedikleri?
Herkese yaka silktiren bir insan şeytanı mıdır Yıldız Tilbe ya da içinde bulunduğu sektördeki insan şeytanlarını insan zan ettiği ve içindeki iyiliği kaybetmediği için mi bunlar ona reva görülmüştür?
Ya o “minik serçe” dedikleri gizli Yahudi Sezen Aksu’nun en başından beri Yıldız Tilbe ile derdi nedir? Neden yaptırdı bunca büyüyü?
Tilbe’nin yerinde olanlar onlarca sene önce ölürlerdi. Bu kadıncağız, bunca yükü taşıdı ama haline bir bakın!
Artık Türkiye’nin bu gerçekleri öğrenmesinin, bütün dünyaya mazlum ve çok medeni insanlar olarak gösterilen o Yahudilerin gerçek yüzünü görmesinin vakti gelmedi mi?
Sizin devasa ordular misali yüksek sayıda kişilerle aynı anda bize karşı yaptığınız metafizik, bizim için sadece biraz pratik…
Tecrübelerimizi artırıyoruz, melekelerimizi kuvvetlendiriyoruz. İyice kemâle eriyoruz. Lakin siz buz misali eriyorsunuz. Zaten tam olarak da bunu istiyoruz.
Acı gerçeği çaresizce kabul edeceksiniz; bu dünyanın sahipleri bizleriz…
Uzaylı medyumların ölüleri yerlerde bitki örtüsü oluşturmuş gibi… Ölenlerin sayılarını tam olarak bilebilmek mümkün değil ama bir buçuk trilyondan fazla olduklarına eminiz.
“Bu dünyanın sahibi biziz.” dediğime de “Sizin metafiziğiniz bize pratik oluyor” dediğime de çok kızmış olmalılar.
Bunlar, sadece bu sabahtan bu saate kadar ölenlerin sayısı…
One woman, she masked herself in a scary witch for halloween, standing on the street, black and white.
Bir günde yok etttiğimiz cin sayısında da rekorumuzu egale ettik. En az 25 trilyon cin kabilesi yok oldu. Her birinde ortalama 3 ile 5 milyar arasında cin bulunuyordu.
Bunları öfkelendirmeyi hem biliyorum, hem seviyorum, hem istiyorum.
Dünyamız üzerindeki büyücüler ve medyumlar da döküldüler. Ölü sayıları henüz yaklaşık olarak bile belli değil. Zaten çatışmalar da bitmiş değil. Onca uzaylı türün metafizikte kullandıkları çok gelişmiş cihazları da işe yaramadı.
En şok edici gerçeği de yazayım: Bizden bir kişi bile ölmedi ve yaralanmadı…
Unutuyordum, Ankebut Ağının ihtiyar ve emekli takımından dökülenler de çok oldu. Korona deyip deyip gömüp geçerler.
Aslında bu kanalda da artık onlarca metafizikçi takipçi var. Şu yayınların altına gelip onlar bile doğrulamasını yapabilirler.
Şimdi restimi bir daha çekiyorum:
Bu dünyanın sahipleri bizleriz. Burada bizim borumuz öter. Hiçbir güç unsuru bizi durduramaz. Biz, Allah’tan başkasından da korkmayız.
“Hayır, olur mu öyle şey.” diyenler varsa, metafizik dahil, istedikleri her sahada karşımıza çıkmaya devam edebilirler.
4 Aralık 2018
David Bickham
“Vakti gelecek, konseylerdeki bu bütün insan şeytanlarını da öldürüp/öldürtüp dünyayı bu pislik şebesinden temizleyeceğiz inş”
Eski Mısır’da da çok sık olarak metafizik çatışmalar hatta büyük metafizik savaşlar yaşanıyordu.
O devirde uzaylı insan türleri dünyamıza gizlenmeden gelerek faaliyette bulunabilirlerdi. Mısırlılar, uzaylı insan türlerinin kendi aralarında, kendilerine zarar vermeden yaşamasını hatta yer yer idari kadro içinde yer almalarını hatta bazen Firavunların uzaylı türlerden olmasını yadırgamıyorlardı. Hatta daha önce anlatmıştım ki çok meşhur bazı Firavunlar bizim dünyamızın insanları değildi. Süleyman aleyhisselamın veziri Asaf da bizim dünyamızın insanı değildi.
Hep söylediğim gibi, o devirde bizim dünyamızın teknolojisi de çok ileriydi ve uzaydan teknoloji nakline ihtiyaç da yoktu. Bizim dünyamızın insanları da başka dünyalara-gezegenlere gidip gelirlerdi ya da gidip kalırlardı. Dünyalar arası bu trafik neticesinde, zenciler, Japonlar ve Çinliler olduğu gibi, uzayın muhtelif yerlerinde çok yüksek sayıda melez türler de oluştu.
Dünyamızdaki devletler-liderler arasında savaşlar olduğu gibi, kaçınılmaz olarak dünyalar arası savaşlar da olurdu. Dünyalar arası çatışmalar çoğunlukla şimdilerde olduğu gibi metafizik tekniklerle olurdu. Mısırlılar da bu türlü saldırılardan korunabilmek için başlarına yüksek teknoloji ile üretilmiş çeşit çeşit kasklar takarlardı ve bunlar Mısır’daki tarihi eserlerin duvarlarına resmedilmişti.
Günümüzde uzaylı insan türlerinin hepsi metafizik saldırılardan korunmak ya da metafizik sinyallerini güçlendirmek için binbir türlü kask kullanıyorlar ama bizim dünyamızın bazı devletlerinin gizli servislerindeki metafizikçiler de benzer kaskları kullanıyorlar. Yani Mısır’da binlerce sene önce resmedilmiş yüksek teknolojinin bir kısmına bizim dünyamız da yine çoktan ulaştı. Ayrıca bilinmeli ki metafizik çatışmalarda sadece kasklar değil, daha başka aletler-cihazlar da kullanılıyor. Söz konusu Mısır çizimlerinde bunlara da zaten yer verilmiş. Bu izahlarımdan sonra, dünya üzerindeki beyin takımı deyip durduğum kişiler, konuya bu çerçeveden bakıp bu güne kadar çözemedikleri yüzlerce şeyi hemen çözeceklerdir.
Ben sizin etrafınızdaki baskıyı/tuzakları kaldırdıkça, yolunuzu açtıkça ve gücünüzü artırdıkça, sizden çok beni hedef almak isteyen ve oturup sinsice planlar yapanlar var.
Herhangi bir silahlı çatışma ya da fiziki bir saldırı gibi anlama, ondan yana çok sağlamım ve hiç sorun yok. Lakin Çin ve Rusya ile paslaşan Türkiye içindeki bir çetenin de kullanılmasıyla hukuk/yargı kartıyla yolumu/sesimi kesmek isteyen ülkeler, çeteler ve kişiler var.
Adalet sistemi ile üzerime gelinirse ve zaten düşüncesizce yaptığınız hamleler sonucu oluşan onca dosya kaşınırsa, ben kısa sürede sıkıntıdan çıkmak için sana ve etrafına vurmak zorunda kalırım. Bunu yapmak için de bavullar dolusu somut delilleri adli yetkililerin önlerine yığmam gerekir ve zaten bu kısma gelinirse üzerime oyun kuranlar daha da sevinir.
Siz bana bir yanlış yapmadan ben asla sözümden dönmem, anlaşmadan caymam ama şu sıkıntıya ben sebep olmadım. Onca ikazlarıma rağmen hukuk yoluna siz gittiniz ve her şeyi berbat ettiniz. Şimdi nasıl temizliyorsanız temizleyin dosyaları, sicilimi ve itibarımı…
Hayatta hiçbir açığım, yanlışım yok ve o uydurma, hukuksuz, zorlama dosyalarla ve raporlarla üzerime gelinmesine izin vermem.
Bu gün Adnan Oktar’a cezaevinde ne olmuş? İddialar doğru mu?
Adnan Oktar’ın cezaevinde aniden fenalaştığı, kriz geçirdiği, sonra bayıldığı, tıbbi müdahale yapıldığı ve bir süre sonra da öldüğü iddiaları doğru mu?
Biz de merak ettik, birileri bir baksın.
Hayatta kalması imkansızdı, İblis yetişip bedenini onun bedenine siper etmeseydi…
Herkes haddini bilecek! Mühlet verildiğini kabul etmeyip iyice azanlar ve durmaksızın bize saldıranlar, ölecek.
Sebebine yarım saat içinde bir buçuk milyar cin kabilesi ölüp yok oldu. O kadar hışımla saldırdık. Sabahtan bu yana yok olan cin kabilesi sayısı 2 milyarı buldu. Geçen bahsettiğim de yedi milyar kabile olduğu doğrulandı. Şimdi herkes cinler aleminin yüzde kırkının yok olduğunu konuşuyor .
İblis, sistemi çökmeden önce cinleri harcamak, yok etmek için onları kandırıyor.
“Mfs’nin annesini cinler öldürmüş. O günden sonra cinlerden nefret etmiş, kin tutmuş. Şimdi bütün cin kabilelerine -Ya Müslüman olacaksınız, ya öleceksiniz- diyor. Bu Mfs yakında cinler aleminde bir tane gayr-i müslim cin kabilesi bırakmayacak. Öyle ise bedeli her ne olursa olsun bu adamı ve ekibini durdurmalıyız” diyor.
Dün, yaklaşık bir milyon kadar cin kabilesi cephede iken onlardan önde gelenlerle konuştum. Önce anlattıklarıma inanamadılar ve sonra 750 bin kadar kabile bir anda cepheden çekilip İblis’in kurmaylarına “Bizi neden kandırıyorsunuz, mfs anlattığınız gibi değil” dediler. İblis’in oyunları iyice gün yüzüne çıktı ve ona başkaldırmalar bir anda yüksek oranda arttı.
Cin kabileleri bu şekilde olunca, en çok da güzelce konuştuğum ve nasihat ettiğim bilge ve söz sahibi bir cinin vesilesiyle sadece dün bir milyar kadar cin kabilesi Müslüman oldu.
Bu bilge cini, daha önce Müslüman olmasına vesile olduğum cinlerin yanına gitmesine, medenice görüşmesine, gözleriyle görüp bilmesine, anlamasına ikna ettim. Zarar verilmeyeceğini garanti ettim. En çok da cin kadınlarının, genç kızlarının, çocuklarının nasıl güzel bir muamele gördüğüne dikkati çektim. Kimseye zarar vermeden, kendileri de zarar görmeden, İslam ahlakı ve hukuk ile çok güzel hayatlar yaşadıklarını görmesini istedim. Müslüman cinlerin amirleri ve alimleri ile konuşup istediği bütün soruları sormasını istedim. Kendisi de çok medenice tavırlar sergiledi ve istediklerimi yaptı. Sonrasında da çok hayırlı gelişmeler oldu ve hala cinler aleminde Müslüman olanlar çok oluyor.
Sabah sabah bir kişiye 21 bin kadar medyumun aynı anda saldırması, düşmanlarımızın ne kadar kötü halde olduğunu ve sonu gördüklerini mi gösterir?
Metafizikçi arkadaşlarım hepsini çarpıyorlar. Verdiğimiz ilk karşılıkla beraber on bin kadarı dağılıp kaçtı ve şu anda öle öle beş bin kadar kaldılar.
Benim Trump rolüne girenleri ya da dünyada biyonik robotlarla dolaşanları öldürüp durmak gibi bir niyetim şimdilik yok. Bunu yapardım ama şu anda bunu yapmak hem dünya siyasetinde kaos çıkartır hem de Ankebut Ağı ile farklı ilişkiler kurmak istediğim şu süreçte onları zora düşürmek istemiyorum.
Benim şu anda en öncelikli düşmanım Rusya ve Çin… Şu konsey, kararlarımı daha iyi anlayabilse ve daha isabetli kararlar alabilse onlar için de bizim için de daha iyi olacak. Onların da bizim de Grilerden ve Yeşillerden kurtulması gerekiyor.
Bu arada, ilk defa bu kadar büyük/kalabalık bir medyum saldırısı altında kaldım ve bazı şeyleri iyice idrak ettim. 4.500 çok azmış, ben aynı anda 20 binden fazla medyumun saldırısına rağmen sarsılmıyormuşum.
Aynı anda bana musallat olan binlerce cin kabilesi ve bana yapılan yüzlerce kara büyü de olsa, sonuç değişmiyormuş.
Baştan söylemiştim: Benim de bir vazifem var ve vazifem bitene kadar Allah beni de koruyacak.
Bu böyle devam ederse Grilerin ve Yeşillerin idari kadrosunda kimler varsa hepsini bir gece vakti ansızın öldürüp geçeceğiz.
Ben hep önden böyle ikaz ederim, çoğunlukla muhataplarım kale almazlar ve sonra verdiğim mühlet biter, dediğimi de yaparım. Sonra ne acayiptir ki yine ben kötü adam olurum.
Cinleri de çok uyardım ve çok mühlet verdim ama dinlemediler. Canları çok fena yandı.
İki numaralı Trump kopyası korona değildi. Aldığı şiddetli metafizik darbelerden ötürü çok yorgundu ve hafif yaralıydı. Bu öfkeyle bir gece yarısı operasyonu yaptırdı ve neticesinde ağır yaralanıp kaçtı. Sonra da öldü.
Bu süreç boyunca biz üzerine hiç gitmedik. Kaçtığı halde bile kovalamadık. Biz onu öldürmek teşebbüsünde bulunmadık, çünkü bu hesaplarımıza uymuyordu.
Uzun grilerin idari kadrosu, bu sabahki saldırıyı yaptırmadan önce toplantı yaptı. Çok çaresiz ve öfkeliydiler. Masaya vura vura konuşanları vardı. Dün bize yaptıkları saldırılarda çok yüksek sayıda medyumu aynı anda üzerimize gönderdiler ama yüksek sayıda kayıp verdiler.
Aralarından bir tanesi toplantıda yine de daha fazla medyum göndermeyi teklif etti. Diğeri, bunun hesabını veremeyeceklerini ifade etti. Toplantıya Yeşillerin reisi de katıldı ve çok kibirliydi. Neticede bu sabahki saldırıyı kararlaştırdılar ve aynı anda çok yaklaşık 21 bin kadar medyum görevlendirdiler.
Şimdi daha da büyük bir krizdeler. Sinirleri bozuk, korkuyorlar, çekiniyorlar, çaresizler.
Dün sabahtan bu ana kadar çok yaklaşık olarak dört yüz bin kadar daha cin kabilesi yok edildi. İki günde yok edilen cin kabilesi sayısı üç yüz bine çok yaklaştı. Öldürülen toplam cin sayısını bilmek çok zor ama kabile sayısını üç ya da beş milyar ile çarparak yaklaşık sayılar bulunabilir.
Ayrıca dün sabahtan bu ana kadar çok yaklaşık 300 bin medyum öldü.
Sadece bu sabahtan bu saate kadar çok yaklaşık 25 bin medyum öldü. Hala çatışmalar devam ediyor ve ölü sayıları durmadan artıyor.
Dünyanın dört bir yanında çok yüksek sayıda Satanist ayinleri yapılıyor ve çıldırmışçasına İblis’e insan kurban ediliyor. Cesetler üzerinden büyüler yapılıyor.
On binlerce ifrit cin kabilesi seferber edildi, çok şiddetli çatışmalar var. İblis öfkeden çığlıklar attı, çıldırdı ve sistemi çökmeden önce bütün cinleri gözünden çıkartıyor. Yakında ona selam veren bile kalmayacak, bunu çok iyi anladı
Dünya insanlarından ve başka dünyaların insanlarından olup cinler alemiyle irtibatı olan kişiler, sanki cinler aleminin yok oluşunu izliyorlar… Şu günü görmeseler, hayallerinden bile böyle bir şey geçirmezlerdi. Bunun gerçek olabileceğine ihtimal bile vermezlerdi.
İki arada bir derede kalarak aklını yitiren, kaçan, kendini öldüren cinler var.
Kabile kabile Müslüman olan cinler de var. On binlerce cin kabilesi topluca müslüman oldu, oluyor.
Eş zamanlı yapılan medyum saldırılarında medyum sayısı 28 bine kadar çıktı.
Bunu yazmakta tereddüt ettim ama ayıptır söylemesi, ben o kadar rahatım ki gazoz içiyor, biraz kuruyemişim vardı, onu yiyorum. 😁
Zavallılar, ben öldürecekleri ümidiyle ve ölüme yaklaştığım zannıyla cepheye koşuyorlar
Bu hizmete, bu cihada zararı dokunmuş kim varsa sorgulanıp kafaları vuruluyor.
Cinler aleminde küçük bir kıyamet yaşanıyor.
Ben onlara “Bana, ekibime, cemaatimin mensuplarına ve Ankebut Operasyonunda saf tutmuş hiç kimseye ve yolu benim sistemime çıkacak olup yolunu kestiğiniz kimselere, bundan sonra asla musallat olmayacaksınız. Bunu içinizden kim yaparsa hem onu hem kabilesini yok edeceğim” demiştim
Sahada Hz.Üstazımız, Kemal Bey Ağabeyimiz, Arif Ahmet Bey Ağabeyimiz başta olmak üzere sayılamayacak kadar çok sayıda büyük zatlar var.
Evliyanın, şühedanın ruhaniyetleri de var. Ordumuz devasa bir ordu.
Bu sabahtan bu ana kadar çok yaklaşık 45 bin medyum öldü ve sayı hızla artıyor.
Sabahtan bu ana kadar çok yaklaşık sayılar:
96 bin cin kabilesi dağıtıldı. Bunlardan 49 bini tamamen yok edildi. 33 bini Müslüman oldu ve onlara zarar verilmedi. Geriye kalanlar ya Müslüman kabilelere esir oldular ya da kaçtılar.
Rusya’dan bu defa benim mutlaka zarar göreceğime inananlar ve baştan sevinenler vardı. Son yayınlarımı görünce sarsıldılar ve gizli servislerine ve medyumlarına bu durumu teyit ettirme çabasına girdiler.
Ankebut ülkeleri/liderleri “Neler oluyor, satanistler, ayinler ne haldeler, bakalım/baktıralım” dediler. Ayinleri kontrol ettiler. Hepsi dağınık, hissiz, şuursuz haldeler… Bizi çarpmak isterken kendileri çarpılıyorlar.
Ensemde biraz ağırlık var, sol ve sağ kulak arkasına kalan kısımda da ağırlık ya da çok hafif sızı denilebilecek haller var. Midem bile bulanmadı, başım bile dönmedi, baygınlık mı? Yanından bile geçmedi… Lakin yorgunluk var. O kadar olsun, karşımızda trilyonlarca can kaybı var.
Yeni bir dünya, yani bir çağ, artık daha da yakın. Bütün bunların insanlar alemine tesiri çok büyük olacak.
Ne zaman ki böyle büyük harpler olsa, bizim alemimizde orman ölümleri, kayıplar, intiharlar, evde ölü bulunmalar birden artıyor.
İstihbarat ve emniyet teşkilatları bunları görüyorlar, biliyorlar. Zaten metafizik ekipleri ile çatışmaları ve sonuçlarını ve hatta bunlara dahil olan insanların bazısını da görebiliyorlar.
“Ölmek isteyenler gelsin, sahadayız” demiştim, geldiler ve öldüler.
Sabahtan bu yana yok edilen cin kabilesi sayısı çok yaklaşık 910 bin. Müslüman olanlar çok yaklaşık 50 bin kabile. Öldürülen medyum sayısı çok yaklaşık 540 bin. Sadece Yeşiller ve Griler değil, onlarla paslaşan çok farklı türler de katıldılar. Sadece on dakika içinde 30 binden fazla medyumun öldüğü oldu.
Saha hala boş değil ve hala ölüyorlar. Bu yazılanları metafizikçiler, üfürükçüler kısa sürede doğrulayabilirler.
1,4 milyon cin kabilesi artık yok. Savaş hala devam ediyor ve şu anda bile 200 bin kadar cin kabilesi ölmeye can atıyor.
İblis, cin kabilelerini bozuk para misali harcıyor.
Bir Takipçimiz (06.10.2020,13:27)
Üfurme mfs üfurme.bak ben burdayım hayla yaşıyorum beni öldürdün sandın sana ancak bu ve bunun gibi salaklar inanir.
Senden de tüm insanoglundanda alayında da nefret ediyorum ufurup ufurup canımızı sıkmaya.noktaaa
Mehmet Fahri Sertkaya (06.10.2020,13:35)
Sen aynı reis değilsin, o reis çoktan öldü.
Çok mu yandın, neredeyse yalvaracak hale gelmişsin
Bir Takipçimiz (06.10.2020,13:36)
Darbe diyelim
Ben ölmem demistimmm
Furkan Celep gibi olacak iken son anda yardımına yetiştiğim ve birkaç gündür yardımcı olduğum bir hanım kardeşimiz. Kendisine hayatı boyunca cehennem azabı gibi acılar yaşatan ve hayatı boyunca musallat olan, defalarca intihara teşebbüs ettiren birkaç kabile reisi vardı. Tek seferde onları öldürmüştüm. Çatışmaların arttığı şu anlarda o kardeşimizi başka bir cin kontrole alıp bunları yazdırıyor.
Okumakta fayda var
Mehmet Fahri Sertkaya (06.10.2020, 13:55)
ve günlük okumalara katılın
Bir Takipçimiz (06.10.2020, 13:56)
Dua ettiğim an boğazımı kiriyolar
Mehmet Fahri Sertkaya (06.10.2020, 13:56)
hepsi geçecek
hepsi senin hayrına
Bir Takipçimiz (06.10.2020, 13:56)
Cekmediğim yasamadigim acı kalmadi
Mehmet Fahri Sertkaya (06.10.2020, 13:56)
özeline girmeden
birkaç satırla kim olduğunu ne yaşadığını
anlatabilir misin
ismini vermesen de olur
Bir Takipçimiz (06.10.2020, 13:56)
Tabiyki.basinizi agritmasam
Mehmet Fahri Sertkaya (06.10.2020, 13:57)
sen yaz
ben işlerimin arasında dönüp bakıyorum mesajlara
Bir Takipçimiz (06.10.2020, 13:57)
Tabiyki.hocam
Şuanda .. yaşındayım hocam …. yaşında öldü bu musibete yakalanmam
Aşırı sinirler vardı 23.24 yaşlarında eşim nederse bana batardi kurardım bagirirdim ona.sonra pişman olur kendimden nefret ederdim bu hep böyle oldu.öfke ve kinle.hatta hep derdim bak seni kiriyorum.sinir Hastanesi’ne götursen belki ilaç verirler
Namaz kılan biriydim hocam.25 yaşlarında sabah namazı için abdeste kalktığımda ister istemez lavabo aynasına bakarsınız baktığım an arkamda aynada arkamda duran yaratık görüp kacardim tekrar yatağa yorganın dibinr
Bu hep böyle olunca bide sabah namazı abdestlerinde
Sonra rüyalarla başladi
Altın zumrutlu öyle sahsahli bı koltukkmu derler tacta takmış ben karsisindayim kıral gibi etrafindada sayısız askerler emir verirlerdi yakalayın ben kacardim onlardan osiralar dua okuyabiliyorum ruyadada olsa nas suresi kurtuluyodum
Ondan sonra kacamiyodum ellerinden çok dovuyolardi herturlu işkence.uyandigimdada bihafta kalkamiyodum. bazi yerlerde morluklar vardi.
Kıral ama yüzü yaratık bedeni insan
Sonrası kaynanamla annemin kılığına girdiler.annem dövüp dövüp beni kaynanama kaynanamda dövüp anneme verirdi ben aylarca felçli gibi yatatdim
Kafaya koydum saniyodum.qz daha ikisini öldurecektim
Ondan sonra kıral güzel yüzlü oldu budefa aşk dileniyodu benden
Beni seveceksin seni çok seviyorum senin sahibin benim artık diye
Ben anlayamıyorum tabi kimseye eşim beni defalarca psikiyatride yatırdı iynelerle uyutuldum ama olsun ahattim.ciktigimda yine kemiklerim kiriliyodu beynim parçalara bolunuyodu
Hocam öyle acilarki tarifi yok
İntihara defalarca kalkistim ama ölemedim
Kaldıramıyorum çunku
Dağın hiç kolları olurmu.daglarin kolları vardı gel gel diye çağırıyordu dağlar beni
Bı muddette eşim kapıları kitledi kacmayayim diye
Bi hoca enson gittik dedi sana musallat olan kiral bitecek dedi
Öldürdüm dedi bitti desi
İnanamadim .bugece belli olur dedim hatta.cunku enagir darbe işkenceleri geceleri yasarim
O gece uyudum hocam bikadin geldi rüyama.sen kurtuldugunumu sandın. ben onun karisiyim.bizde bir gider bin gelir dedi .sen öleceksin.cigerlerin lime lime olacak dedi
Gerçekten yaptı daha beter iskemceler
Grup grup geliyorlardı
Artık ciddende görmeye başladım.ellerinde tas dumanı burnuma getirip koklatip beni yine aylarca felçli gibi edip iskencelere bogmalari
O hoca birgün dedi o kadini aldk.elimizde.kurtuldun dedi
Gerçektende kadın gelmedi
İki gün sonra akşamdı anı uyku bastı yatağa girdim.onlar geldiğinde ben taş oluyorum hocam
Sadece gözlerim hareket edebiliyo.yuzu saçlaryla kapalı biadsm
Afedersiniz ilişkiye girdi benle
Sonra 4 tane adam belirdi
Yatagimda adam onların sanki emir kuluydu.bilmedigim dilde biseyler diyodu
Oda emir kulu gibi hep başını egiyodu tm diyodu
Sadece Türkçe olarak ben size muhurlusun sen bizimsin dediler gittiler
Son olarak o hoca seni perdeleyecez dedi .çünkü grup grup geliyorlardı
Meğer perdelerden içimde enguclusu kalmis
İki yildirda bunla ugrasiyorum.cikmam diyormuş.ben çıkarsam kadının ciğerlerini de sokerim beraber ölürüz diyomus
Şimdide gelen gruplar fazla yaklasamiyo ama ailemin anlattiklarina göre ben evt tm bide robotik hallerle kapı esiklerine gidip evt kelimeleri diyomusum
Hocanın dediğine göre içimdeki talimat aliyomus onlardan
Onlarda pes etti
Benim inancım kalmadı artik
Çünkü bana hep bunu derler
Mezara kadar
Mezara kadar
Topluma giremiyorum.ailemle yanyana gelemiyorum.ya beni yaratığa çevirir yada boynumdan tutar yerlere serir bagirtir.yalnizsam sorun yok
Bunlar 13 yılın sadece özeti hocam.hakiinizi helal edin nolur
Başınız agrittim yine de bi ümit dedim.sizi iki yıldır takip ediyorum
Furkan kardeşimizi katleden cin kabilesini az önce dümdüz ettik. Artık öyle bir kabile yok. Feryat figan ede ede öldüler. En sona kabile reisi kaldı. Şu anda o öldürülüyor. Acele etmeden, yavaş yavaş öldürülüyor.
Sabahtan bu yana 40’tan fazla cin kabilesi yok edildi. 32 cin kabilesi toptan Müslüman oldu.
Ben, birkaç gün önce bütün cinler alemine haber salmış ve Furkan gibi önü kesilen kişilerin önünün açılmasını, onlara yapılan eziyetlerin son bulmasını, cinlerin bu işten el çekmesini, İblis’e itaat etmemesini istemiştim. Buna uymayan cinleri, kabileleri ile birlikte yok edeceğimi söylemiş, sert şekilde tehdit etmiştim.
Son günlerde, bazı kabileler aksine hırçınlaştılar ve sadece Furkan’ı değil, benzeri onlarcasını intihara sürüklediler. Bunların arasından vefat etmeyenler, yaralı kurtulanlar da var. Ben, teşkilatımla birlikte şimdi bu kabilelerin hepsini imha ediyorum. Etrafınızda cinler aleminden haber alabilenler varsa, sorun, size neler neler anlatacaklar. Ben binde birini bile anlatmıyorum.
Nesiller bozulsun diye, din ve ahlak yıkılsın diye, sapıklık yayılsın diye, insanlık helak olsun diye yapmadıkları şeytanlık yok.
Tertemiz, namuslu, iffetli, parmakla gösterilecek kadar istikamette olan ve hayırlı bir neslin annesi olacak, soyundan hep salih ve saliha zatlar gelecek Müslüman genç kızları ve kadınları cinler zihin kontrolüne alıyorlar. Temiz itikatlı, yüksek ahlaklı, tertemiz kalpli bu kişiler, kendileri bile ne olduğunu tam olarak idrak edemedikleri şekilde zina ettiriliyorlar. Bir gün, öyle birkaç dakika içinde, zihin kontrolüne alınarak, çoğunlukla hiç tanımadıkları erkeklerle zina ettiriyorlar.
Bu kurbanlara bu kadar şeytanca bir darbe cinler tarafından vurulduktan sonra, yine de rahat bırakılmıyorlar. Bunu kendisi yapmış gibi düşündürüp kabullendiriyorlar. Sonrasında ya intihara sevk ediyorlar ya da tekrar tekrar zina ettiriyorlar ve hatta fuhuş yoluna düşürüyorlar ya da ailesinden olan erkeklerin onu vurmasını sağlıyorlar. Ve onlardan mutlaka bir şekilde kurtulmaya çalışıyorlar.
Bir cin olan Şeytan’ın/İblis’in, insanlara düşmanlığı çok şiddetli ve büyünün insanlar üzerindeki tesiri de çok şiddetli. Dünya, büyücülerden, cincilerden, Satanistlerden ve en çok da o Sanhedrin’den bir an evvel kurtulmalı. Her türlü acının, göz yaşının, zulmün, fitnenin, sapıklığın, rezilliğin arkasında hep onlar var.
Zombies hand silhouette
İblis, bunu en baştan beri yapıyor.
Hz. Adem ile Hz. Havva’nın birliktelikleri ve nesli devam etmesin diye o İblis, Havva validemize de musallat oldu.
Hazret-i Allah, imtihan şartları gereği buna müsaade edince, Hazret-i Havva validemizi kara sevda gibi kuvvetle seven Hz. Adem çok müteessir oldu. Çok zorlandı, canı çok yandı. Bir süre tahammül etse de daha sonrasında, böyle bir şeye müsaade ettiği için Allah’a bir kaç sitem sözü oldu. Hz. Havva da yaşanana sitem etmişti. Peygamberler günah derecesinde olmayan hatalar/kusurlar yapabilirlerdi. Bu sitem de bu türlü bir kusur görüldü ve bu sebeple Hz. Adem ve Hz. Havva dünyaya gönderildiler.
İblis, bu yaşananları Yahudilere abartarak anlattı. Havva validemizden kendi soyunun da devam ettiğini ve onların Yahudiler olduğunu, Havva validemizden Adem’in neslinin de başka çocuklarla devam ettiğini ve onların da Yahudiler haricindeki diğer insanlar/ırklar olduğunu iddia etti ve bu oyunu, bu dünyada çok büyük maddi ve manevi felaketlere sebep oldu, oluyor, olacak.
Bu dünyada en ağır imtihanları peygamberler verdiler. Hazret-i Adem’in imtihanı da çok ağırdı. Peygamberlerde “İsmet” sıfatı var. Tamamı masumdur ve günahlardan korunmuştur. Lakin, peygamberlerin, günah derecesinde olmayan kusurlar/zelle etmelerine izin verildi.
Peygamberlik makamındaki kişilerin küçük kusurları bile, büyük görüldü ve kaderleri buna göre tayin olundu. Hazret-i Zekeriya birkaç zelle edince, feci şekilde şehit edilmesine izin verildi.
İnsanlığa çok faydalı olabilirdi ama izin vermediler.
Bir kargo firmasında çalışan 18 yaşındaki Furkan Celep sosyal medya hesabından “Bir araba, bir ev uğruna yıllarımı harcamak istemiyorum.” yazıp kayalıklardan atlayarak vefat etti.
Hayatı boyunca cinlerin musallat olduğu Furkan, aslında çok zeki, çalışkan, kabiliyetli, derin görüşlü ve elinden tutulsa ülkesine ve bütün insanlığa büyük hizmetler yapabilecek bir gençti. Diğer aile fertlerine olduğu gibi kendisine de cinler musallat oluyordu.
Dünya üzerinde İblis’in sistemini bozabilecek ya da büyük zararlar verebilecek insanların bulunacak olması İblis’i ve ona kulluk eden Sanhedrin hahamlarını ve onların emrindeki Ankebut Ağını her zaman endişelendirdi, endişelendiriyor.
Bu nedenle Sanhedrin hahamları her zaman çok büyük/ağır büyüler yapıyorlar. Bu gibi kabiliyetli ve tehlikeli gördükleri insanların hiç dünyaya gelmemesini sağlamaya çalışıyorlar. Bu maksatla yapılan büyüler neticesinde cinler kendilerine vazife çıkartıyorlar ve bu kişilerin anne ve babalarının hayatta kalmalarına, sonra evlenmelerine mani olmaya çalışıyorlar. Bunu başaramazlarsa bu defa çocuk olmasına mani olmaya çabalıyorlar. Anne ve babayı ayırmaya da çalışıyorlar. Bu da olmazsa bu defa doğan çocuğa daha bebeklikten itibaren musallat oluyorlar.
Ruh ve akıl sağlığını bozmaya çalışıyorlar. Elini hangi işe atsa kesik kalmasını sağlıyorlar. Bu nedenle Furkan gibi insanların çevresindeki insanlara da musallat oluyorlar. Bu gibi kişilerin, çevresindeki insanlarla sağlıklı iletişim kurmasına, onların arasında yer almasına, onlardan destek alarak dik durmasına ve yükselmesine mani olmaya uğraşıyorlar. Çevresindeki insanlar da ne olduğunu anlayamadıkları bir şekilde Furkan gibi insanları hep ötelemeye, suçlamaya, kınamaya, hor görmeye başlıyorlar. Aslında çok özel imkanlarla eğitilmesi ve sonra milli meselelerde çalıştırılması gereken Furkan gibi insanlar, bir kargo firmasında bile tutunamaz, çalışamaz oluyorlar.
Cinler, Furkan gibi insanların sürekli olarak kendini hor, hakir, kabiliyetsiz, başarısız, işe yaramaz biri olarak görmesini sağlıyorlar. Bunu, uyguladıkları zihin kontrolü teknikleri ile yapıyorlar. Yıllar boyunca bu gibi kontrollere tahammül etmeye çalışan kurbanlar (ki bunlar gerçekten çok ağır duygu krizleridir, ağır bunalımlar ve sarsılmalardır) bir süre sonra tahammül güçlerini kaybedebiliyorlar. Zaten çocukluktan çıkmaya başladıklarında ve işe yarar şeyler yapabilecek olduklarında, bu kişilere cinlerin uyguladığı baskı/kontrol de artırılıyor.
Furkan gibi insanlardan dünyaya çok sayıda geliyor ama bunların çoğu, neler döndüğünden habersiz olarak mağlup oluyor, çıkamıyor, kurtulamıyor ve genç yaşta öldürülüyor ya da yaşasalar da akıl ve ruh sağlıkları bozuluyor. Her şeyden, herkesten geri duruyorlar, böyle olunca daha rahat daha huzurlu olduklarını düşünüyorlar. Çünkü bu kişiler böyle yapınca üzerindeki cin baskısı azaltılıyor. Böylece, tarihe geçmek yerine, sönük hatta acınası hayatlar yaşıyorlar.
Gelecek yaşanmasın, Firavunlar ölmesin, Musalar doğmasın, insanlık huzur ve saadete ermesin, İblis’in sistemi yıkılmasın diye çırpınanlar da biliyorlar ki Firavunlar ölecek, yine her zaman Musalar doğacak, dünya insanlığı İslam’la müşerref olacak, huzur ve saadetle yaşayacak, acılar bitecek, şeytani sistem yıkılacak.
Ve onlar da biliyorlar ki o mesajı Furkan yazmadı, Furkan kendi iradesiyle canına kıymadı.
Şişli’de 7. katta balkon demirleri üzerinde akrobasi yaparken düşerek öldüğü iddiasıyla haberlere konu olan Ukrayna asıllı eski jimnastikçi ve aerobik hocası Larysa Kuzyk, aslında hem cinci hem de orta seviyede bir medyumdu.
Büyücü değildi, büyü yapmayı öğrenememişti. Lakin cinler alemine karışmıştı, cinlerle irtibatı vardı ve cinleri art niyetle kullanıyor, delirtmek, intihara sevk etmek, öldürmek maksadıyla insanların üzerine sevk ediyordu.
Aynı zamanda doğuştan gelen medyum kabiliyetleri vardı ve bunu da art niyetle kullanıyordu.
Bu özellikleriyle arazide biliniyor ve zaman zaman kendisine iş pas ediliyordu. Aracılarla muhatap oluyor ve kendisine iş pas edenin CIA olduğunu bilmiyordu.
Larysa Kuzyk alkol, uyuşturucu ya da başka bir şeyin ya da kişin tesiriyle oradan düşmedi. Saldırmakta olduğu kişiden/kişilerden ani ve çok güçlü bir metafizik darbe aldı. Saniye içerisinde şuuru bulandı, kontrolünü kaybetti, zaman ve mekan algısı kayboldu. Bir anda bir hayal perdesi içinde yaşamaya başladı. Nerede olduğunu, ne yaptığını bilemez bir şekilde jimnastik hareketleri yapmaya başladı. Önce kendi etrafında döndü, sonra art arda taklalar atmaya kalktı ve aşağıya uçtu.
Zaten yıllardır medyumluk kabiliyetleriyle ve cinleriyle çok sayıda insanı ani ve feci ölümlere sürüklemişti. Çok can yakmıştı. Bu yaşanana “ilahi adalet” de denilebilir, “eden bulur” da denilebilir.