Etiket arşivi: Metafizik Savaş

Aleme madara oldunuz

Kabullenin, çok temiz yıkıldınız. Aleme madara oldunuz. Sizin gibi ahmak olmayan ve metafizik sahada karşıma çıkmayan, buna rağmen sahayı sürekli takip eden herkese ve onlardan haber alan herkese karşı rezil oldunuz. Zaten rezil olmaya doyamadınız. Haydi devam edin. Saldırın ve daha fazla ölün, yıkılın, yanın, patlayın, çökün, bozulun. Sizin saldırılarınız bize sinek vızıltısı gibi geliyor.

| mfs – Ezber bozan – Akademi Dergisi

Sükunetim asaletimden değil

Her şey hazır, üzerime düşenleri fazlasıyla yaptım ve pek çok büyük hadisenin yaşanmasını bekliyorum.

İkazlarımı da yapmıştım. Dinleyen dinledi, dinlemeyen kendi yolunu seçti. Hangi tarafın isabetli olduğunu çok kısa süre sonra bütün dünya görecek.

Benden yana duruyormuş rolü oynayan taraflar da hala çok. Onlar da beni değil, kendilerini kandırmaya devam ediyorlar ve çok çok yakında onlar da oyunlarının feci sonunu görecekler.

Söylediğim gibi, metafizik çatışmalar da çok. Bunlar da çok olsun, devam etsin, zorlandığım düşünülsün diye yayınları azalttım. Çok iyi oldu, ümitlendiler, büyük kalabalıklarla saldırdılar ve perişan oldular. Eskisi kadar devasa çatışmalar yaşanmıyor ama yine de bu sefer çok adam kaybettiler. Ölüleri yine çok sayıda…

Bu süre zarfında projeler de çalıştık. Bir proje çalıştık ki yakın zamanda beyaz eşya sektörü tamamen değişiyor. Mutfak eşyaları sektörü de büyük oranda değişiyor. Ankebut Ağının o hala dev görünmeye çalışan ve sorunlar yumağı haline gelmiş şirketlerinin, bu ani ve kökten değişmeye yetişebilmesi, ayak uydurabilmesi mümkün görünmüyor. Zaten değişme patentli buluşlarla olacağı için de ayak uydurmaları imkansız oluyor. Yani bizim tarafta işler mükemmel ayarda devam ediyor. Bazen kırk yıl sonra Türkiye’yi ve dünyayı nasıl değiştirmiş olacağımızı çalışıyoruz. Bazen de bizden sonraki Ademlerin nesillerine/evlatlarına hangi eserleri bırakacağımızı çalışıyoruz. Bazen de uzaydaki diğer gezegenlerde de zulüm ve gözyaşını nasıl bitireceğimizi, oraları da nasıl düzelteceğimizi çalışıyoruz.

“Ölmeyeceğim” demekten artık sıkıldım ama hala “Mfs’ye bir şey olursa biz yolda kalırız” endişesiyle yerinde sayanları görmekten de sıkıldım. Ben en az elli yıl daha yaşayacağım.

Artık hareket vakti, değişmeli bu dünya… Bu dünya değişmekteyken ve değişme tamamlandığında kazananlar kulübünde olmak isteyenler, tam kadro halinde iş başı yapmalılar.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Geçmicek

17 Şubatta da yayında…
Onlarca sene de devam edecek.

Geçmiçek

Düşmüştük ama nihayet kalkıyoruz
Biz hainlere hep meydan okuyoruz
Her şeyin sonu var, biz de biliyoruz
Kazılan kuyulara, kazanları düşürüyoruz

Gitmeye niyetimiz yok, hep savaşıyoruz
Asırların intikamı var, günleri sayıyoruz
Doğru, çoğu geçti ve o güne yürüyoruz
Kimin ne hüneri varsa, sahada bekliyoruz

Şimdi…

Sadece Müslüman Türklerin değil, sadece Türkiye’nin değil, bütün dünyanın ve dünya insanlığının düşmanı olan şu insan şeytanını ve çetesini, hala oyunda tutmak için seferber olabilecek, ölüme gidebilecek, dünyalı ya da uzaylı, insan ya da cin, resmi yetkili ya da arazi adamı her kim kalmışsa karşımıza çıksın.

Buradan açıkça yazıyorum. Sadece metafizik sahada değil, gerçek sahada da gün gün, adım adım etrafını sıkacak, daraltacağız. Hukuki müdahaleler, operasyonlar yapacağız. Durdurulmak istenirse gayr-i resmi operasyonlar da yapacağız. Türk milletinden başka herkese hizmet eden MİT’ten o Bohçalı’yı korumaya teşebbüs eden her kim olursa yıkıp indireceğiz. Sadece Türkiye içindeki hainlere değil, bütün cihana, Türkiye’nin kime ait olduğunu göstereceğiz.

Mehmet Fahri Sertkaya

Haydi, korona deyin, kalp krizi deyin, beyin kanaması deyin ve gömüp gömüp geçin.

Ne kendi etti rahat, ne aleme verdi huzur
Yıkılıp gitti cihandan, dayansın ehl-i kubur

İblis bile koruyamadı

Cemaatimizin içindeki baş belalarından, kriptolardan, münafıklardan olan Veli Köle de çarpılarak öldü.

Metafizik sahada, İblis başta olmak üzere dev bir kadro onu haftalardır hayatta tutmaya çabalıyordu.

Ben sizlere, “Cemaatimi temizleyeceğim. Cemaatimin içindeki adamlarınızı çekin” demiştim ve fazlasıyla mühlet vermiştim. Yine dinlemediniz ve yine yerlerdesiniz.

Haydi, korona deyin, kalp krizi deyin, beyin kanaması deyin ve gömüp gömüp geçin.

Kelimenin tam manasıyla bir kütüktü. Zekası, aklı, kabiliyetleri, vasıfları son derece zayıf biriydi. Gizli Ermeni, gizli Yahudi ve Çingene karışık bir soydan geliyordu. Kendisinden çok önce cemaatimizin tepe noktalarına sızmış olan gizli Ermeniler tarafından kullanılmış, yükseltilmişti.

Onu da büyücü yapmak istemişlerdi ama o kadarına bile kafası basmamıştı. İşe yarar büyüler yapamaz ama hep samimi kardeşlerimize, müslümanlara büyüler yaptırırdı. Kız talebelerimize de çok büyüler yaptırırdı. Kız talebelerimizden çok sayıda kişinin hayatını kararttı. Bu gibi şeytanları anlatmaya satırlar, sayfalar yetmez. İnsan kalmış hiç kimse de dinlemeye tahammül edemez. Tutup tutup boğacakları gelir.

Şimdi o da hakikati gördü. Onun akrabalarından da şu ana kadar ölenler oldu. Bundan sonra da olacak.

Bu yol sahipsiz değil. Bu yol, başı boş değil. Bu yol, üç beş tane yahudinin, ermeninin, çingenenin, masonun, hainin elinde oynatabileceği bir yol değil.

Veli Köle, çok büyük paralar vurdu ama hiçbirini götüremedi. Paralar, kendi gibi kripto hainlere, hesabı/azabı ise kendisine kaldı.

Mehmet Fahri Sertkaya

Dehşetliydi ama güzeldi ha, yok mu bir bu kadar daha?

Dehşetliydi ama güzeldi ha, yok mu bir bu kadar daha? Parası ne ise verelim hemen, yine topluca gönderin sahaya?

Bu arada, her zaman olduğu gibi, bu gün de hakkımda sizlere verilen metafizik raporlar yalan, yanlış… Hiçbir şeyim yok, aşırı yorgunluktan başka…

15 Kasım 2021 Pazartesi | MFS Ses Kaydı

Mehmet Fahri Sertkaya

Haydi toplanın!

Hala aklını yitirmemiş, komaya girmemiş ve ölmemiş metafizikçileriniz kaldıysa, hepsini yeniden cepheye sürün. Şu son metafizik harpler de bir an evvel bitsin de sonra dünya genelinde siyasi ve hukuki zeminde nasıl harpler yaşanacağını hep beraber yaşayıp göreceğiz.

Haydi, haydi… Perişan haldesiniz. Toplanın hemen. Çok yavaşsınız. Çok zaman çalıyorsunuz.

Mehmet Fahri Sertkaya

Bu çook zevkli…

Metafizikçileriniz uyuyorlarsa, uyandırın. Size metafizik sahayı hemen anlatsınlar. Çok sayıda farklı uzaylı türün nasıl devasa bir ordu ile saldırdığını anlatsınlar ve nasıl yıkılmakta olduklarını da anlatsınlar.

İşte çatışma dediğin böyle olur. Böyle olunca tadı çıkıyor.

Şu anda dünyalar çatışıyor

“Kimi Hindu, kimi yamyam, kimi bilmem ne bela” diye şair, hayatta olup da şu andaki düşman ordularını ve ne kadar başka başka türlerin nasıl karşımızda ittifak ettiklerini görseydi, kim bilir ne derdi. Ya da bir şey diyebilir miydi. Acaba nutku mu tutulurdu.

Heeyy! Durun, nereye gidiyorsunuz? Cepheden kaçmak var mı öyle? Dönün geri, kaçmayın!

Koca orduyla gelip, kısa sürede böyle kaçarsanız, dünyadaki uzaylılar ve biyonikler ne yapacaklar? Kaçamazsınız, cepheye dönün ve ölün.

Mürettebatı ölmüş, kendisi ağır yara almış UFO’lar var. Yine Türkiye dahil dünyanın dört bir yanına yana yana düşebilirler. Çatışmalar devam ediyor, düşmanlar bozgun yaşıyorlar

Uzaylı türlere destek veren dünya insanı metafizikçiler de yerlerdeler. Ölenler ve aklını kaybedenler çok.

Dünya insanları tarafından yapılmakta olan kanlı ve sadistçe büyü ayinleri, onlara hiçbir fayda sağlamıyor. Ayinciler de şiddetli çarpılıyorlar.

Kraliçe Elizabeth rolü oynayan gri uzaylı, yaşananlara inanamayıp sinir krizleri geçiriyor.

Hindistan’ın altındaki yer altı üslerinden gönderilen metafizik sinyaller hiçbir işe yaramıyor. On binlerce sene teknoloji farkı, Türkleri yıkamıyor.

Türkiye’den Alevi dedeleri de büyüleriyle düşmanlara destek veriyorlar ama yaptıkları büyüler onlara dönüyor, çarpılıyorlar.

Çarpıldığı için kalp ve beyin krizi geçiren çok sayıda dünya insanı var

Cinler alemi yıkılıyor. Cinler oluk oluk cehenneme akıyor.

Denizin altında durarak metafizik sinyal gönderen UFO’lar var ve bunlar daha çabuk bozuluyorlar.

Kutup ayıları suretinde imal edilmiş biyonik robotlar var. Bunları kullanan, içlerinde bulunan uzaylılar bile çarpılıp ölüyorlar.

Dünyada ölen siyasetçiler var. Yerlerine biyonik robotlarla geçecekler.

Biyonik Merkel’in içindeki uzaylı ile biyonik Macron’un içindeki uzaylının sinyallere dayanamayıp çarpılıp öldüğü konuşuluyor.

Ölen uzaylıların cesetleri bir araya toplanabilse orta büyüklükte bir dağ yapar. İçi uzaylılarla doldurularak dünyanın çevresine gelmiş olan uzay araçlarından bazıları çok ama çok büyük. Şu anda bile yüz milyonlarca ölü var.

Budist büyücüler cephesi de çok çarpılıyor. Ölüleri çok.

Gemilerden denizaltılara, bilişim sistemlerinden nükleer santrallere kadar çok farklı yerler de bu sinyal yoğunluğundan etkileniyorlar. İstenmeyen acı hadiseler yaşanabilir.

Yine olmadı

Yine kaybettiniz. Yine hezimete uğradınız ama ümidinizi kaybetmeyin. Mücadele azminizi yitirmeyin. Taşı delen dalgaların şiddeti değil, sürekliliğidir. Durmadan saldırılara devam edin. Bir ümit… Belki olur. Tam “bittik tükendik” dediğiniz anda talihiniz dönebilir.

Bir bakın sağa sola, ne kadar büyücü, metafizikçi, cin ve cihaz kaldıysa, yeniden organize edin. Uranüsten, Neptünden bile sinyal geldiğini söylediler arkadaşlar, doğru muydu?

Vaktim bile ziyan olmadı. Bir taraftan çatışıyorken, bir taraftan teknik konularda belgesel izliyordum. İzlemeye ara bile vermedim. Biraz sol kulağımda hışırtılar duydum ve biraz da alnımda hafif bir sızı. Başka da bir şey yaşamadım. Lakin hakikaten çok zevkliydi. Hemen bir benzerini yaşamamız lazım. Keşke dünyadaki her insana izletebilsek bunları…

Bitti, buraya kadardı. Daha da o İran’ı kimse ayakta tutamaz ve tek parça halinde tutamaz. Önce parçalanır ve sonra yıkılır.

Yavuz Sultan Selim Han hazretlerine nasip olmadı, belli ki bana nasip olacak. O kara para cumhuriyeti İran’ı haritadan sileceğim.

Mehmet Fahri Sertkaya