Etiket arşivi: Metafizik Savaş

Ölmek serbest

Boşu boşuna toplantılar yapıyorsunuz. Kuru gürültüden başka bir şey yok. Haliniz meydanda, bütün dünyayı yıkıp geçmedikçe ki böyle bir gücünüz yok, bizi durduramazsınız.

Ölmek serbest

Yıllardır beni öldürmek için mücadele ederken ölüp giden dünya insanlarının sayısı, an itibariyle bir milyonu geçti. Çok az istisnalar hariç bunların tamamına yakını metafizikçilerdi. Büyücüler, medyumlar, ayinciler, satanistler gibi… Bunlardan metafizikçi olmayanları ise devlet reisleri, ruhani liderler, gizli servis mensupları, bazı üst rütbeli komutanlar, mafya babacıkları ve tetikçileri gibi kişilerdi.

Metafizikçi olsun olmasın, beni öldürmek yolunda gayret ederken ölenler arasında en çok can kaybı Çin’de yaşandı. İkinci sırada ise büyücülüğün çok çok yaygın olduğu Hindistan’ta yaşandı. Kara mantar dedikleri çarpılmalar yaşanınca Hindistan anca kendini frenledi. Yoksa zirveye oynardı. Hindistan’dan sonra ise Rusya Federasyonu var. Metafizikte çok iyi olmalarıyla bilinen Ruslar, fena çuvalladılar. Dördüncü sırada ise Avrupa var. Büyücülüğün çok yaygın olduğu Afrika bile can kaybı sıralamasında beşinci sırada…

Bunların haricinde, beni öldürme yolunda gayret etmeseler de şeytani şekilde işler yaptıkları için ekibimle beraber öldürdüğüm kişiler de var. Bunların arasında metafizikçiler yine var ama oran çok başka… Burada metafizikçiler azınlıkta… Bu grupta çoğunlukla şeytanlaşmış ve aldığı nefes zarar kişiler var. Sübyancılar, tecavüzcüler, işkenceciler, katliamcılar, satanistler, ayinlerde insan katledenler, insan kaçakçılığı yapanlar, organ işi yapanlar, Ankebut Ağının tabanını oluşturan insan şeytanları, devletlerin gücünü insanlığın aleyhine kullanmakta yardım ve yataklık eden resmi kimlikliler, şeytanlaşmış masonlar, uzaylı türlerin insanlık düşmanlığı projelerine ve başta da organ ve aşı tuzaklarına bile isteye hizmet edenler, bazı devlet liderleri, bazı ruhani liderler, gizli servis mensupları, mafya babacıkları, muhtelif kara para işlerinde ayarı çok kaçırmış ve şeytanlaşmış şekilde faaliyet gösteren kişiler, basın ve medya gücünü şeytanca kullanan kişiler, insanlığı fesada vermek için elinden gelen her şeyi zevkle yapacak kadar insanlıktan çıkmış kişiler ve benzerleri…

Ankebut Operasyonu başladığından bu yana bu grupta ölenlerin sayısı ise çok yaklaşık olarak dört milyon kişi… Bu iki gruptaki ölen dünya insanlarının ezici çoğunluğuna korona dediler, gömüp geçtiler. Birazını da yakıp küllerini savurdular.

Bunların haricinde, uzaylı türlerde toplam can kaybı (biyonikler ve gerçek uzaylı insanlar dahil olmak üzere) trilyona yakın bir sayı… Hatta bir trilyonu geçmiş bile olabilir. Bunların ne kadarının biyonik robot ve ne kadarının gerçek uzaylı insan olduğunu kesin şekilde bilebilmemiz mümkün değil ama çok yaklaşık olarak üçte birinin biyonik olduğunu düşünüyoruz. Bu gruptaki ölüler arasında, sayıca az olsalar da başka gökadalardan gelenler dahi var.

Her kesin kendi iradesiydi, tercihiydi. O kadar ikazıma rağmen ısrarla ölmek istediler ve öldüler. Benim şu yazıyı yazmakta olduğum anlarda bile dünyalı, uzaylı çok sayıda kişi öldü. Ölümler hep devam ediyor. Dev bir metafizikçi ordusuyla, metafizik tekniklerle ölmek isteyenlere ücretsiz hizmet vermeye devam ediyoruz.

Kurumsal paketlerimiz de var. Dünya devletlerinden herhangi birinin ordusunu ya da gizli servisini ya da herhangi bir hükumeti/kabineyi metafizikle yok etmek de paketlerimiz arasında var. Sadece bir tercih yapmaya bakar.

Daha bu paylaşımda yazmadığım cinler cephesi de var. Dünya genelinde ve dünyadaki gizli yer altı üslerinde bozulmuş türlü türlü ve sayılamayacak kadar çok araçlar ve cihazlar da var.

Akademi Dergisi | Mehmet Fahri Sertkaya

..

Yoğun sinyalizasyon

Trafik kazası görüntüsü verilmiş bir su-i kastla 2007 yılında öldürülen satanist şarkıcı Barış Akarsu’nun annesi de öldü. Anne Hatice Akarsu, metafizik kabiliyetleri de olan satanist bir büyücüydü. İleri yaşta ve rahatsızlıkları olan bu Hatice Akarsu, son zamanlarda artan metafizik sinyalizasyona daha fazla dayanamadı.

Son 24 saat içinde, dünya genelinde, metafizik sinyallere maruz kalarak ölen insan sayısı yüz binin çok üzerinde…

Mehmet Fahri Sertkaya

Doğal taşlar kullanın

Dünyada pek çok taraf, pek çok işini aslında metafizik tekniklerle çözüyor. Dünya üzerinde çok çok yüksek sayıda insan cin musallatı, büyü tesiri altında, ayrıca medyumların/metafizikçilerin beyinlerinden gönderdikleri metafizik sinyallerin ve metafizik sinyal yayabilen cihazlardan gönderilen metafizik sinyallerin tesiri altında yaşıyor. Bazıları da sürekli nazara gelerek yaşıyorlar.

Cin, büyü, medyum, cihaz ve nazar tesirlerinden korunmak için alınabilecek türlü tedbirler var ama dünya insanlarının çoğu bazı doğal/hakiki taşların bu sahada ne kadar faydalı olduklarını ya hiç bilmiyorlar ya da duyup bilenleri ehemmiyetini kavrayamamışlar.

Burada, dost düşman herkesin okuyabileceği bir yerde, her şeyi açıkça yazabilecek değilim ama bilinmeli ki bazı doğal/hakiki taşların metafizik korunmada çok faydaları var. Bu taşların değişik enerjileri ve hususiyetleri var.

Bunların başında birkaç taş geliyor ki onlar turkuaz taşı, malakit (malahit) taşı, kristal kuvars taşı, selenit taşı, kaplangözü taşı, ametist taşı, akik taşı, obsidyen taşı ve oniks taşı…

Bu taşlardan yapılmış yüzük, bileklik/bilezik, kolye, saç tokası, kravat kemeri, ceket ya da mont düğmesi, saat ya da benzeri şeyler taşıyanlar, cinlerin musallatına, büyülerin karanlık enerjilerine, medyumların metafizik sinyallerine, cihazların metafizik sinyallerine ve muhtelif zihin kontrol tekniklerine ve nazara karşı çok büyük/ileri seviyede savunma tedbiri almış olurlar.

Ayrıca arabasında, çalışma odasında, çalışma masasında ve sık bulunduğu mekanların içinde, eşyaların üzerinde bu taşların küre şeklinde ve büyükçe olanlarını bulunduranlar, zırh üstüne zırh giymiş gibi olurlar.

Buna rağmen bile, sayıları az olsa da var olan çok sıradışı ve güçlü cinler, medyumlar ve cihazlar, bu koruma tedbirlerini aşarak musallat olmaya devam edebilirler. O kadar büyük saldırılara/musallatlara maruz kalanlar, ayrıca ek tedbirler de almalılar. Burada herkese açık şekilde yazmadığım ve yazmayacağım başka ve daha faydalı/tesirli taşlar da var.

Hz. Zülkarneyn için “iki boynuz sahibi” derler. Aslında kendisi boynuzlu bir serpuş takmazdı. Hilal şeklinde bir taca benzer serpuşu vardı. Hilal, başında dikine durur ve uçları göğe doğru bakardı. Bu tacta çok sıra dışı taşlar kullanmıştı ve devasa büyüklükteki metafizik saldırıları dahi zorlanmadan atlatabilirdi. Ayrıca, bu taşlar vesilesi ile metafizik sinyal gücünü çok artırır da korumalar altında olan düşmanlarını kısacık sürelerde çarpıp öldürürdü.

Söz konusu taşlar, sadece metafizik korunmaya vesile olan taşlar değiller. Bu taşların herbirinin fiziki/bedeni sağlığa da ayrı ayrı faydaları var. Çok ileri seviyede musallat ve metafizik saldırı altında olmayan kişiler, bu taşları kullanırlarsa, bir süre sonra idrakleri açılır. Hafızaları kuvvetlenir. Daha kararlı olurlar. Öfkeleri diner ve daha sakin bir kişi olurlar. Sezgileri kuvvetlenir. Karanlık rüyaları azalır ve uykuları daha sakin ve dinlendirici geçer ve benzeri pek çok fayda görürler. Bunların haricinde kan değerleri de değişir, hücrelerine kadar müspet/pozitif enerji yüklenmeye başlarlar. Neticesi olarak beden sağlıklarında müspet/olumlu değişmeler olur.

Dünyada elektrikli ve elektronik cihazlar akıl almaz sayılara ulaştılar. Her yerde böyle cihazlardan var ve bunların yaydığı zararlı radyasyon var. Söz konusu taşların bazılarının, günümüzdeki pek çok fiziki ve ruhi hastalığın ve sorunun temel sebebi olan bu radyasyona karşı da koruyucu tesirleri var. Lakin söz konusu taşların doğal/hakiki olduklarına emin olmak lazım.

Doğal bir taş olmasa da terahertz taşı diye isimlendirilen bir taş var ki radyasyondan korunmada çoğu taşın önünde geliyor. Aslında devletler ve ciddi özel sektör firmaları, her gün uzun saatler boyunca bilgisayar başta olmak üzere türlü elektronik cihazların başında çalışan çalışanlarına, terahertz taşından bileklikler, kolyeler taktırsalar, bir süre sonra bu kişilerin üzerindeki kronik yorgunluğun, kronik öfkenin, kronik halsizliğin ve keyifsizliğin düzelmeye başladığını görürler. Türkiye’de de kamu görevlilerine bu gibi bilgilerin yayılmalı ve terahertz taşı kullanılması yaygınlaştırılmalı. Öğretmenler ve öğrenciler için de terahertz taşı olmazsa olmaz sayılmalı. Bu, pek çok ciddi sorunun çözülmesine vesile olacaktır. Terahertz taşı, cihazların üzerlerine de monte edilebilir ve radyasyonu emebilir.

Maddi imkanları geniş olmayıp da her bir taştan alamayacak olanlar, öncelikle turkuaz, malakit, kristal kuvars ve terahertz taşlarını tercih etmeliler. Şu dünyada yaşayan her dünya insanı, hiç değilse bu dört taştan yapılmış takıları takmalı.

Uzaylısı, dünyalısı, gizli servisleri, satanistler başta olmak üzere muhtelif büyücü ve metafizikçi tarikatları ve daha çok sayıda bela bu kadar yayılmışken…. Hz. Musa devri gibi akıl almaz bir büyü, metafizik ve zihin kontrolü devri yaşanıyorken, kimse bu konularda gafil ve tedbirsiz olmamalı.

Böyle tedbirler alınmadan zihin ve hafıza kontrollerinden, idrak kapanıklığından ve türlü sorunlardan korunmak ve kurtulmak mümkün olmaz. Öyle olunca akademisyenler, araştırmacılar, subaylar, devlet adamları ve insanlığın faydasına işler yapmak isteyen benzeri kişiler hep tuhaf haller yaşarlar. İşleri, mücadeleleri sonuçsuz kalır. Hakikate çok yaklaşmışken, kontrollere girerler ve oradan bile geri döndürülürler. Dünyanın her yerinde, gerçek dünya tarihini ve günümüzün gerçeklerini/dengelerini anlamaya yarayacak şeyler de var, bunları insanlığın faydasına olacak şekilde araştırmak ve çözmek isteyen kişiler de var. Buna rağmen bile netice elde edilemiyorsa, bunun bir sebebi de insanlık düşmanlarının metafiziği çok yoğun olarak kullanıyor olmalarıdır.

Yemen zırhı kullanılabilir

Malahit ya da Malakit denilen yeşil renkli ve çok faydalı taşların boncuk şekilde kesildiği ve dizildiği… Yanına bir de hilye-i şerifin yazılı olduğu metal levhanın eklendiği… Bu şekilde hazır halde satılan ve “Yemen zırhı” denilen kolyeler var. Bazı satıcılarda hilye-i şerifin yazılı olduğu kısmı akik taşından kullananlar da var. Malakit ve akik taşı bir araya gelmiş ve ayrıca üzerine hilye-i şerif de yazılmış oluyor.

Bu şeylerden takmakta, taşımakta da çok faydalar var. Hususiyle cinlere, büyülere, musallatlara karşı alınması gereken tedbirlerden biri, bu şekildeki Yemen zırhlarından takmak olacaktır.

Söz konusu taşlar, zamanla üzerlerine çok enerji çekerler ve onların topraklanması, enerjilerinin boşaltılması gerekir. Bunun için ılık suda tutulabilirler hatta akmakta olan ılık suyun altında bir süre tutulabilirler. Lakin en tesirli müdahale, taşları biraz sulandırılmış hakiki elma sirkesine kısa süreliğine (15-20 dakika) koymak olacaktır. Uzun süre bırakmak taşlara zarar verecektir.

Mehmet Fahri Sertkaya

Geceden beri çok çok ileri seviyede metafizik müdahaleler yaşanıyor

Geceden beri çok çok ileri seviyede metafizik müdahaleler yaşanıyor. Dünyanın dört bir yanından on binlerce etkili ve yetkili insan zihin kontrollerine alınmak isteniyor. Hafızalarında sorunlar olması isteniyor. Bunalıp daralıp bu konuların üzerine gitmemeleri isteniyor.

Birazdan, çok çok kalabalık bir ekiple, bunu yapan uzaylıların karşısına geçeceğim. Sinyalizasyonu büyük oranda keseceğim. Dünya insanlığının iyiliğini isteyen dünya insanları rahatlayacaklar ama artık metafiziğin önemini anlamalılar ve şahsi tedbirler de almalılar.

Uzaylıların zihinlerini ve hafızalarını ve dolayısıyla davranışlarını/kararlarını yönlendirmek istediği dünya insanları arasında devlet başkanları, bakanlar, vekiller, bürokratlar, elçiler, konsoloslar, iş adamları, kanaat önderleri, basın ve medya mensupları, araştırmacı yazarlar, üst rütbe askerler, akademisyen v.b. kişiler var.

Hiç kimsenin şüphesi olmasın ki sadece Türkiyeyi ve diğer Türk ülkelerini değil, Utah’ı, Arizona’yı, Nevada’yı, bütünüyle Amerika kıtasını ve bütün dünyayı uzaylı türlerin zulümlerinden, kötülüklerinden kurtarabilecek güçteyiz.

Sorun, bu güne kadar dünya insanlığının/devletlerinin, bu Ankebut Operasyonuna, bu kurtarma operasyonuna samimiyetle dahil olmamaları…

Mehmet Fahri Sertkaya

Yine her yer çöktü

Yeşiller, hüngür hüngür ağlaşıyorlar, çöktüler. Hani nerede o griler?

Hani onlarca başka gezegenden başka başka insan türleri gelecekti ve karşımıza geçecekti? Hani on binlerce cihaz tamir edilecek ya da yenileri yapılacaktı?

Hani hiç tat alamadık biz, bu kadar mıydı her şey? Bütün gürültü bunun için miydi?

Dünya insanı medyumlar, büyücüler çoktan çöktüler. Cinler alemi ters yüz oldu.

Haydi herkes silkelensin, toparlansın, elde avuçta ne kaldıysa, kim kaldıysa bir bakınsın ve hemen şimdi sahaya sürsün. İçimde hiç dinmeyen bir fetih sevdası var. Her yerleri çarpıp yakasım var. Dev bir metafizikçi ordum var.

Oyun mu oynuyoruz burada, harp ediyoruz. Öyle bir ileri, iki geri, nereye kadar?

Mehmet Fahri Sertkaya

Geri dönüşü olmaz

Siyaset sahnesinde tarihi bir hezimeti bir saat içinde yaşayıp da bunun intikamını metafizik sahada gece baskınıyla almaya çalışmak hangi Avrupalı/batılı lüzumsuz liderin ya da liderlerin kararı ise, bilinmeli ki çok ahmakça bir karardı ve hiçbir işe yaramadı.

Bunu yaparken, Çin ve Hindistan gibi çoktan dibini oyduğumuz ve kendi ayakları üzerinde duramaz hale getirdiğimiz ülkelerden destek almak ise gülünüp geçilesi bir karardı.

Amerikadan Avrupaya, Çinden Hindistana kadar, dünyanın dört bir yanındaki ölülerin sayısını kesin olarak bilemiyoruz ama çok çok çok yüksek sayıda kayıplar verdiler. Türk’ün gücünü bir kez daha gördüler. Birer ikişer gün arayla o on elçi bu vatanımızdan çekip gidecekler. Bu bir milli meseledir. Bu vatan, devlet, şeref, namus meselesidir.

İşte fırsat… Bu krizi en az zararla çözmek isteyenlere vereceğim tek ve son fırsat bu… İsteyen çeksin o sözde elçisini, aslında terör suçu ortağını, isteyen de çekmesin ve görsün yaşanacakları.

Kimse beni, bir ileri, iki geri adım atan sözde Türk liderlerine benzetmesin. Benim sözüm bir kere söylenir ve orada biter. Onun geri dönüşü olmaz.

Mehmet Fahri Sertkaya

Zırh kuşandım

Bunca senedir medyumlara, cinlere, büyülere, metafizik sinyal yayan cihazlara karşı koruyucu sebeplere/vesilelere uymamıştım. Hep yalın kılıç savaştım. Bir vefk, bir tılsım bir muska bile taşımıyordum. Bir koruma duası bile taşımıyordum. Bu gün ilk defa koruyucu sebeplere uydum ve tam uydum. Hatta zırh kuşandım denebilir. Koruyucu sebeplere uydum ama taarruz gücümü artıracak vesilelere/sebeplere de uydum. Kaç defadır “Dinleneceğim” dedim, bir bırakmadılar ki dinleneyim. Madem öyle, işte böyle…

On dakika kadar sonra, kalabalık bir ekibimle metafizik sahaya müdahale edeceğim. Darmadağın edeceğiz her yeri ve nasipse sonra üstüne keyifle dinleneceğim.

Mehmet Fahri Sertkaya

Ne de çabuk yerlere serildiniz? Kalkın ulan! Olmayan gücünüzü gösterin şimdi

Kan susan, ciğerleri parçalanan, yanıp kavrulan, beyni ve kalbi krize giren medyumlarımızı, alabiliyorsanız elimizden alın. Getirebiliyorsanız tekrar dünya hayatına getirin. Öyle bir şımardınız ki sizi duyan görenler ölümsüz zan ederlerdi. Ne oldu? Ne de çabuk yerlere serildiniz? Kalkın ulan! Olmayan gücünüzü gösterin şimdi.

Mehmet Fahri Sertkaya