Etiket arşivi: Griler

Neden?

Çünkü dünyanın her yerindeki metafizikçiler, çok ileri seviyede olmayan metafizikçiler bile bu kadarını görebiliyor, bilginin bu kadarına ulaşabiliyor.

Dünyada uzaylı ve farklı insan türleri olduğunu, binlerce yıldır yer altı şehirlerinde gizlice yaşadıklarını, yüksek teknolojileri olduğunu, yeryüzünün dengelerine sinsice ve yüksek teknolojilerle müdahale ettiklerini görebiliyorlar.

Yeşilleri de grileri de başka türleri de görebiliyorlar. Ye’cüc ve Me’cüc kavimlerinin de yeşiller ve griler olduğunu görebiliyorlar. Bunları görmek, bunları bilmek işten bile sayılmaz… Buna rağmen mason, satanist, gizli Yahudi birileri ekranlara çıkartılarak hala zihinler bulandırılmak isteniyor.

Metafizikçiler, onların çoğunun biyonik robotlar olduğunu, yerlerine geçilmiş karakterler olduğunu da görebiliyorlar.

Hatta metafizikçiler, onlara, uzaylı taraflara neler yaptığımızı, bu oyunun sonuna geldiğimizi, kazanan ve en sonunda da kazanacak taraf olduğumuzu da görebiliyorlar.

Öyle metafizikçiler, o yeşillerin, grilerin arasında da var. Onlar da sonlarının geldiğini görüyorlar ve biliyorlar. Kur’an ayetlerinin ve ayrıca hadis-i şeriflerin hak olduğunu da kesinlik seviyesinde biliyorlar ama inatla red ediyorlar. Bu nedenle yeryüzünde ABD, İngiltere, İsrail, Çin, Rusya, Japonya, Tayvan, Hindistan, Pakistan, İran, Yunanistan, Bulgaristan, Gürcistan, BAE, Suudi Amerika, Katar, Almanya, Fransa, İtalya, İspanya üzerinden organize halde ve tamamen ahmakça planlar deniyorlar. Sonlarını bile bile… Kaderi değiştiremeyeceklerini bile bile…

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Kaçmayın, kaçmayın

Kaçmayın, kaçmayın!

Her yer yıkılacak…

Bir bakarsınız, kaçtığınız yerler, buralardan önce yıkılır. Ecelden kaçılmaz ama sizin gibi hainlerin, kriptoların, kara paracıların, faizcilerin, sömürücülerin, kan emicilerin, tecavüzcülerin, işkencecilerin, insanlık düşmanlarının ölüm korkusu da kainat kadar büyük olur, bilirim. Hepinizi ciğerinize kadar tanırım, bilirim.

Hiçbir şeye benzemez sizin gibilerin ölüm korkusu… Haydi, ayinler yapın, kedileri köpekleri parçalayın, ayaklarını kesin? İblis babanıza sığının, korusun, kurtarsın sizi?

Bundan sonra dünyanın neresine giderseniz gidin hatta yapabiliyorsanız yer altı uzaylı şehirlerine girin, yine de helak olacaksınız. Bin kere tekrarla söylediğim o “mühlet devri” bitti.

Harp ilan ettiğiniz hazret-i Allah, hepinizi cehenneme dolduracak, bizleri de bu insanlık vazifesine vesile edecek.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Ben burada oyun oynamıyorum

– Tayvan’ın çevre ülkelerle yaşadığı sorunlar bizim meselemiz değildir. Tayvan’ın Çin’e bağlanması ya da bağlanmaması da bizim için mühim değildir.  Tayvan meselesinden büyük bir askeri çatışma çıkması da bizim için çok mühim değildir. İhtimal dahilindeki bu askeri çatışmanın tarafı değiliz, olmayacağız. Zaten fiilen NATO üyesi de değiliz. Türkiye’de bu hususlarda da çatlak sesler istemiyorum. Herkes neye, kime destek verdiğini, nasıl oyunlar içinde kalacağını, Türkiye’yi nasıl bir ateşe atacağını ve dolayısıyla ne şiddette bir karşılık göreceğini iyice hesaplasın, kendi sonunu da düşünsün ona göre konuşsun ya da yazsın. 

– Kuzey Kore’yi ya da herhangi bir ülkeyi demokrasiye zorlayan biri değilim. Ben demokrat değilim. Hiçbir zaman da olmayacağım. Hiç kimseyi de demokrasi denilen şeytani sisteme zorlamayacağım. Hiç kimsenin de hiç kimseyi demokratik sisteme zorlama hakkı yok. Kuzey Kore’nin hali açıkça gözler önünde ve iyi bir halde değil. Sorunlarının çözümü demokraside de değil. Bunların haricinde, Kuzey Kore’nin şu anda Tayvan, Güney Kore ve Japonya meselelerinde taraf olması, hatta askeri çatışmalara dahil olması beni rahatsız etmiyor. 

– Benim haritamda Güney Kore, Tayvan, Japonya, Ukrayna, Finlandiya, İsveç, Norveç, İngiltere, İsrail, BAE, Katar, Kuveyt, Singapur, Danimarka, Hollanda, Ermenistan, İran denilen yerler yok. Bunlara çoktan çizik çektim. Bu coğrafyalarda siyasi haritalar değişecek. Bunların çoğuna zamanında gerekli eli uzattım, mühleti verdim, ikazlar yaptım ve kararlılıkla tercihlerini yaptılar. Sonlarını kendileri belirlediler.  Türkiye ve gerçek müttefikleri bu gibi devletler ve devletçikler konusunda batı dünyasından bu yana doğru esen suni rüzgarlara kapılmayacaklar. Batı dünyasının daha doğru ifadeyle grilerin, Asyanın söz konusu bölgelerine dair nasıl planları varsa, kendileri o planları uygulama peşinde koşacaklar. Bizi ve gerçek müttefiklerimizi bu işlere karıştırmayacaklar. Karıştırmaya kalkarlarsa safımız Asya safı olacak. 

– Batı dünyasının Türkiye’deki piyonlarından olan gizli Ermenileri/Hristiyanları ben listemden sileli yıllar oldu. Son süreçte de beni gizli Hristiyanlar hususunda kızdırdılar, öfkemi ve kararlarımı kısmen de olsa ilan ettim. O günden beri Türkiye’deki gizli Hristiyan hainlerde yaprak dökümü devam ediyor. Maddi kayıpları da can kayıpları da hızla artıyor. Daha da devam edecek. Buna rağmen, benimle ortak paydalarda hareket ediyormuş gibi görünen dünya genelindeki bazı unsurlar, ülkemizdeki gizli Hristiyan siyasetçilerin üzerine oynamaya başladılar. Bu, vahim bir hata… Hususiyle Amerika Birleşik Devletçiklerinde bulunan, kendilerine bir süredir sahayı/meydanı açtığım bazı unsurların, böyle bir anda bu kadar vahim bir karar vermeleri, akıl alır gibi değil. Bu hususta da ikazlarımı yapmış bulunayım.

– Tayyip’in ve çetesinin işi bitti. Bitti diye, gizli Hristiyanların sözde siyasi partilerini ve sözde siyasi liderlerini muhatap almak, alternatif görmek zorunluluğu yok. Ben Tayyip’i seçimle indirmeyeceğim. Meşru bir halk, adalet sistemi ve ordu darbesiyle indireceğim. Bunu yaparken hep söylediğim gibi gizli Hristiyanların sözde partilerini ve teşkilatlarını da toplayıp alacağım. TBMM’yi merkezi bir mahkeme salonu yapacağım. Bunu birkaç tekrarla ifade ettim. Nesi anlaşılamıyor, anlaşılıyorsa kime güveniliyor da karşımda aksi kararlar alınır, anlamak mümkün değil. Abdullah Gül başta olmak üzere, bu memlekete ve millete bu güne kadar her türlü ihanetleri etmiş, her türlü terörün ve bölücü faaliyetin içinde yer almış, her türlü kara para işlerinde faal olmuş gizli Hristiyanları kim desteklerse, onlara kimler meydan verirlerse, ben dünya genelinde onların hepsini boğarım. İşlerini de siyasi dengelerini de kara para işlerini de hep bozarım. İktidarlarını da dev şirketlerini de yıkarım. Benden söylemesi… Ben ülkemi İngiltere’nin örtülü işgalinden, sömürmesinden, dayatma rejiminden kurtarmak için bu kadar bedel ödüyorken, “Ben İngiltere’ye Türkiye’yi aydınlığa çıkarmak için geldim” diyen gizli Ermeni hainin, ayağımın altında bile yeri olamaz. Onu da çetesini de onlarla birlikte hareket eden dünyadaki bütün tarafları da yerle yeksan ederim. Ben burada oyun oynamıyorum, vatan ve millet müdafaası yapıyorum. 

– Mısır denilen ülkede korku, endişe havası hakim. Ben Mısır’ı muhatap almaya bile değer görmüyorum. Geri çekilecekse çekilsin. Çekilmeyecekse, ne hüneri varsa karşımızda sergilesin. Yunanistan’dan sonraki hedefimiz olur. Mısır’ı da diktatörlerden, kara paracılardan, insan kasaplarından, insanlık düşmanlarından, satanist büyücülerden kurtarır ve topraklarımıza da dahil ederiz.

– Sadece Güney Azerbaycan değil, bütünüyle İran denilen o kadim Türk toprakları, ülkemizin topraklarına dahil olacaklar. Bunu bozmak için bölgeye askeri unsurlarını getirmek isteyenler, çok bahaneler aramasınlar, danışıklı oyunlar kurmasınlar, açıkça hemen getirsinler. “Getiremezler” demiyorum ama geri götüremezler.

– Avustralya da İngiltere’nin kontrolünden çıkacak. Bu süreçte Avustralya’ya hep beraber gereken destekleri vereceğiz. 

– Nükleer bir savaşa artık karşı değilim. Kim kime karşı kullanabiliyorsa kullansın, engellemeyeceğim. Sadece Türkiye’nin ve gerçek müttefiklerinin karşısında kullanılmasını engelleyeceğim. 

– Yerin altı cehenneme döndü. Uzaylı şehirlerinden bazıları çok perişan hallerde. Yananlar, çökenler, patlayanlar, toplu can kayıpları aldı yürüdü… Sürekli benimle irtibat kurmayı deniyorlar “Dur, dur” diye yalvarıyorlar. İkaz etmiştim. Yeryüzünde suni kuraklık, kıtlık, suni enerji krizi, insanlara ve hayvanlara yüksek teknolojili saldırılar devam ettikçe, LGBT baskısı devam ettikçe, terör devam ettikçe, organ ve insan kaçakçılığı devam ettikçe ben de yerin altında büyük sıkıntılara sebep olmaya devam edeceğim. Yeryüzünde İblis’in planlarına, Deccalin planlarına izin vermiyorum, vermeyeceğim. 

– Türkiye’de bulunan sivil ya da asker bütün Katarlıları ayrıca Türkiye vatandaşları arasından Katarla ya da Katarlılarla iş tutan herkesi oyundan düşüreceğim. Bunların büyük çoğunluğu kısa sürede ölecekler, diğerlerinin de başlarına gelmeyen kalmayacak. 

– Yeşillerin grilerin ya da diğer türlerin çatışmaları beni ilgilendirmiyor. Pakistan’ın başında İmran Han’ı, Brezilya’da Bolsonaro’yu görmek istemiyorum.

| Mfs – Ezber bozan – Akademi Dergisi

..

Şüphe ile karşılanmalı

Büyükçe göktaşları gibi görünen, çıplak gözle bakılınca gerçek göktaşlarından ayırt edilemeyen uzay araçları var. Dağdaki kocaman kaya gibi görünen, denizdeki kayalık gibi görünen uzay araçları var. Yanına gelen, üzerinde yürüyen, çekiç vuran insanların bile gerçek kaya zan edeceği kadar gerçekçi yapılmış uzay araçları bunlar…

NASA ve suç ortağı olan uzay ajansları, dünya insanlığını kandırmaya devam ediyorlar. Söz konusu uzay araçları, güneşte patlamalar olduğunu, dünyaya büyükçe göktaşı yaklaştığını iddia ettiklerinde, hepbir ağızdan bile iddia etseler, şüpheci olmak, hemen itibar etmemek gerekiyor.

| Mfs

“İstanbul Washington’ı deviriyor”

Anca mı görmüş şu gören kör? İşine gelince nasıl da görüyor ve yazıyor.

Son zamanlarda dünyanın dört bir yanındaki metafizikçiler/medyumlar, astrologlar aynı rolü oynuyorlar. Akademi Dergisi’ni dikkatle takip ediyorlar. Anlatılan, yapılacağı söylenen şeyler somutlaşmaya, kısmen yapılmaya başlayınca hatta geri dönülemez safhaya gelmeye başlayınca… Artık akılla, mantıkla da emin oluyorlar ve sonra ‘öngörü’ gibi, astroloji gibi, rüya tabiri gibi göstererek yazıyorlar ya da konuşup anlatıyorlar. Müneccimsen, astrologsan, kahinsen ya da her ne isen, baştan görür yazarsın… Aylar, yıllar öncesinden yazarsın. Olmaz böyle şey…

Bu konularda Akademi Dergisinde kaç tane yazı yazılmış, kaç sesli paylaşım yapılmış, kaç tane atar var, ayar var, kaç rüya tabiri yapılmış, kaç karar alınmış, kaç kere saha yönlendirmesi yapılmış, restleşmeler yaşanmış, kaç siyasi hamle yapılmış, dünyada neler neler yaşanmış ve mevzu nerelere gelmiş, hepsini takip ediyorlar da neler olacağını şimdi biraz biraz yazıyorlar, söylüyorlar. Uyanıklar… Sanki Biden’ın sübyancı bir cinsi sapık olduğu, rüşvetçi olduğu, vatan haini olduğu, seçimlerde hile yaptığı v.s. daha önceden bilinmiyordu… Sanki daha önceden bunların delilleri yoktu. İnsana sorarlar, “Neden şimdi, neler dönüyor? Asıl mesele sübyancılık ve diğer suçlar mı, yoksa başka birileri bir şeyler mi çeviriyor?” derler. Kahin olmaya gerek yok bu sorulara doğru cevabı çoktan vermek için… Dürüst olmak, namuslu olmak ve Akademi Dergisini takip etmek yeterli “İstanbul Washington’ı deviriyor” demek için…

Dağdaki çobanlar bile anladılar ki Biden ve Kamala çetesini çok yakında devireceğiz hatta devirdik de boşuna direnip uzatmaları oynuyorlar. “Pislik çıkartmayın” da dedik anlamıyorlar, biz sükuneti muhafaza ederek yol alıyoruz. ABD’yi istediğimiz şekle sokacağız ve dünya genelinde büyük dalgalanmalara da sebep olacağız. Dünyanın siyasi, askeri, mali dengelerini yeniden yazacağız, belirleyeceğiz. Hep söylediğim ya da yazdığım gibi, bu süreç çok gürültülü, sancılı olacak. Bütün dünya genelinde karışıklıklar olacak. Arada kan da dökülecek ve vebali üstüme olmasın diye de ağırdan aldım süreci, defalarca ikazlar yaptım.

Şunların yaptığı işe bir de ‘öngörü’ diyorlar. Ne öngörüsü, ‘songörü’ bu son… Nerede görülmüş en son kahinlerin, astrologların gördüğü, yazdığı, anlattığı… Kahinlerin, astrologların da ayarları iyice kaçtı. Dünya o kadar hızla tersine dönmeye başladı ki onlar da ne yapacaklarını bilemez oldular. Dünyanın onlarca hükumeti, gizli servisleri ve dev şirketleri gibi…

Takipçimiz olan Türkiyedeki onlarca astrolog ve medyum, Türkiye’de neler yapacağımızı, bir sıkıntılı süreçten sonra Türkiye’nin nasıl şahlanacağını anlattılar. Bazıları projelerden bile biraz bahsettiler. Benim adımı veremeden epeyi bir anlattılar, ne söylediysem aynını ya da çok benzerlerini söylediler astroloji diye diye… Lakin iş ABD’ye gelince dut yemiş bülbül kesildiler. ABD hususunda söylediklerimi, yazdıklarımı, “yapacağım” dediklerimi anlatmak istemediler, istemiyorlar. Çok üstüne gidilen ve sorular sorulan bazıları ise üç-beş yuvarlak cümle ile konuşup geçiştirdiler. Çünkü Türk değiller, Müslüman da değiller, çift kimlikle yaşayan omurgasız sürüngenler… ABD’ye Türkiye’den çok kıymet veren kişiler. Bazıları ise üç buçuk moduna da geçtiler. Anlatmaya cesaret edemediler. İçinde bulundukları milletler arası satanist sistem yani Ankebut Ağı, onları da bir çırpıda siler atar hatta gömer geçer.

Bir de öyle bir hal oldu ki son bir ay içinde, astrologlar, gördükleri ve daha önceki tecrübeleriyle kesinlik seviyesinde doğru yorumladıkları öngörüleri bile anlatmaktan çekiniyorlar. “Dur bakalım, Akademi Dergisinden gidişatı iyice anlayalım, ne yapacaklarını anlayalım, planlarını anlayalım, yayınlarının üzerinde tekrar tekrar çalışalım, ona ters ise elimizdeki bu bilgiyi vermeyelim, konuşmayalım, mahcup oluruz” diyorlar. Akademi Dergisinde yazılanların tamamen hakikat olduğunu, söylenenlerin yapıldığını, yapılacağını kesinlik seviyesinde biliyorlar. Ters düşmenin ahmaklık olacağının, çok yakında rezil olacaklarının farkındalar. İki arada, bir derece kaldılar.

Şu kendine Kızıl Deli Kahin diyen ‘gören kör’, kalbi kör şahsın gördüğü gemi de biziz. Görülen gemi, tren, otobüs, uçak gibi toplu ulaşım vasıtaları, bir hedef/dava için bir araya toplanmış insan gruplarını, teşkilatları, ekipleri temsil eder. Bazen de resmi teşkilatları, gizli servisleri, orduları temsil eder. Deniz de devlet otoritesi ve devlet sistemi demektir. Dünya genelinde her gün daha da büyüyen dev gibi teşkilatımız, yıkıcı güce sahip teşkilatımız, şov yapmadan sakince ABD’yi silkelemeye çoktan başladı, çok kısa süre sonra da şekle sokacak.

Evet, İstanbul çok yakında Washington’a diz çöktürecek. Görüp görüp de açıkça anlatamadıkları şey bu… Ben bombanın pimini çekmek dediğim şeyi, en doğru/isabetli gördüğüm zamanda yapacağım ve bu iş kısa sürede bitecek. “Gece güneşi” başlığı ile yayınladığım rüyam da bunu önden haber verdi. “Önce ABD mi Türkiye mi emin olamadım” demiştim. Herkes anladı, emin oldu ki önce ABD…

Öyle bir yakın gelecek var ki önümüzde, Bay Biden ve Bay Kamala’nın yerine gelecek olan yeni ABD idaresi, İstanbul’la ters düşemeyecek. Dünyaya yön veren kararlar hep İstanbul’da alınacak. Bu sarsıcı gerçek, İçimizdeki İsrail’in, İçimizdeki Ermenistan’ın kahinlerini, astrologlarını da kahrediyor. Kabullenmek, anlatmak istemiyorlar. Hatta bu konuyu duymak bile istemiyorlar. Bu nedenle gören körler. Gözlerin kapatılmasıyla, görmek istememekle hakikatlar, yaşanacaklar değişseydi, bu kişiler muzaffer olurlardı. Lakin, kısa süre önce yazdığım gibi, artık Ankebut Ağı köprüden önceki son çıkışı da kaçırdı, yıkıldı, bitti, bir daha doğrulamayacak.

Eee, ne yapıyoruz şu ABD’nin batı tarafındaki devasa çölleri? Oraları kısacık sürede yeşillendirmenin, bunu yaparken akıl almaz miktarda enerji üretmenin, besi hayvanları yetiştirmenin vakti gelmedi mi? Altındaki Yeşillerin, Grilerin üslerinden çekinenler varsa, çekinmesinler. Ben o kısmı da halledeceğim.

Mfs – Ezberbozan – Akademi Dergisi

Süleymanlılar cemaati hakkında sarsıcı gerçekler

Süleyman Hilmi Tunahan hazretleri 16 Eylül 1959 tarihinde vefat etmedi ve “kabr-i şerif”te medfun değil. Cemaatimize dair bilinen pek çok şey doğru değil. Alakalı ses kaydını Soundcloud kanalımız üzerinden dinleyin…



Ses kaydında bahsedilen 9 Aralık 2018 tarihli yayın şu adreste: https://t.me/AkademiDergisi/16039

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

İsrail’e “özel askeri operasyon” yapılmalı

Ukrayna’daki savaş oyununun, danışıklı dövüşün arkasında insanlık dışı kara para işleri var. Organ işleri, uyuşturucu işleri, insan kaçakçılığı işleri var. Bunun arkasında Ukrayna ve Rusya’nın siyasi ve askeri yetkilileri de var. ABD’den Biden-Kamala tarafı da var. AB’den taraflar/ülkeler/liderler de var ama hepsinin arka planında ve en merkezinde, her zaman olduğu gibi İsrail var.

İsrail hem bir işgal devletçiğidir, gayr-i meşru, hem de satanist yani insanlığın düşmanı bir kara para devletçiğidir.

Bu güne kadar da çeşitli hilelerle, kandırmalarla, resmiyette ve haber akışlarında başka türlü gösterilerek Ukrayna’dan milyondan fazla Ukrayna vatandaşı çıkartıldı, kaçırıldı. Bunlar, arada başka devletler, liderler ve gizli servisler bulunuyor olsa da en arka plandan İsrail’in organize ettiği, yönettiği organ ve fuhuş mafyalarına, beyaz kadın ticaretine kurban oldular. Ukraynalı yetim çocuklardan on binlercesinin öldürülmesinden de İsrail sorumludur. Zamanında Ukraynalı bazı yetkililer, onbinlerce Ukraynalı çocuğun izini sürdüklerinde en son İsrail’e ulaştılar ve o çocukların İsrail’de yok olduklarını, öldürüldüklerini belirlediler.

Son zamanlarda Taliban üzerinden Afganistan merkezli ve çok büyük bir kara para fırtınası estirmek istediler, bozduk. Çin, kendi vatandaşlarından yaklaşık 14 milyon kişiyi yalan resmi beyanlarla ve kandırmalarla sözde karantinaya aldı, organlar hemen çalınmaya başlandı, bozduk. Tekrara girmeyeceğim, neler neler denediler ve hep bozduk. Şimdi, İsrail’in merkezde bulunduğu bir sistemle kara para işleri yapan bu devletler/yetkililer, son çare olarak Ukrayna’yı karıştırdılar. Ukrayna’da kara para için ortalığı kasten karıştırmaktan, insanların mülteci düşmesini sağlamaktan, bu kısımda dünya kamuoyunda danışıklı dövüşmekten başka bir şey yok. Özel askeri operasyon dedikleri şey bile yok.

İsrail, dünya üzerindeki bütün acıların, vahşetlerin, terör örgütlerinin, zulümlerin, katliamların, zehirlemelerin, gıda terörünün, sözde psikiyatrik ilaçlar üzerinden yapılan soygunların, ahlaksızlaştırma, namussuzlaştırma, cinsiyetsizleştirme, ibneleştirme projelerinin, her türlü uyuşturucu işlerinin, her türlü büyücülük işlerinin, her türlü kara para işlerinin en merkezindeki şer odağıdır. Dünyanın ve insanlığın bu halde olmasının en birinci sebebidir. Şu anda Ukrayna’nın bu halde olmasının sebebi de İsrail’dir. Ukrayna’nın başındaki kara paracı Yahudi Zelenski de İsrail’in emrindedir.

Onlarca senedir İsrail’in bütün kurum ve kuruluşları, dünyayı felaketlerden felaketlere sürükleyen bu kanlı ve kara sisteminin içinde faaliyettedir. Yani bir bütün olarak İsrail denilen otorite/sistem, buna entegre haldedir, bunun en merkezidir. İsrail’de eski ya da yeni siyasi ve askeri yetkililerin tamamı derdest edilip toplanmalı ve bütün insanlığın şeffaf şekilde canlı izleyeceği yargılamalara tabi tutulmalıdır.

Dünya insanlığı/devletleri de zaten bir seviyeye kadar bu hakikatın farkındadır. Bundan böyle çok daha fazlası insanlığa anlatılmalıdır ve hemen şimdi, hiç vakit kaybedilmeden İsrail’in, başta İsrail vatandaşları olmak üzere bütün dünya insanlığına vermeye devam ettiği zararlara mani olunmalıdır. Bu maksatla hemen İsrail’e gerçek bir “özel askeri operasyon” yapılmalıdır.


Bu sürecin devamında zaten Kraliçe Elizabeth ve çetesi, Biden-Kamala çetesi, Putin ve çetesi, Şi ve çetesi, Scholz ve çetesi, Hamaney-Reisi ve çetesi de ifşa olacak ve devrilecektir. Bunlardan devrilmeyenlere de özel askeri operasyonlar yapılmalıdır. Bunlardan teslim olanlar ise milletler arası yargılamalarda yargılanırlar, teslim olmayanlar da özel askeri operasyon sırasında öncelikli olarak hedef alınırlar ve yok edilirler. Gezegenin, devletlerin, milletlerin, gelecek nesillerin selameti için İsrail’e bir an evvel özel askeri operasyon yapılmalı ve sonrasında onların kontrolünde olan, onların emirleriyle dünyanın çeşitli yerlerinde kasten otorite boşlukları oluşturan, on milyonlarca insanı mülteci durumuna düşüren ve mafyalara kurban olmasını sağlayan diğer ülke liderlerine de operasyon yapılmalı ya da devrilip yargılanmaları sağlanmalıdır.

Bütün tarafların elinde gerekli deliller ve bilgiler var ama “yok” diyeceklerse, “deli saçması bunlar” diyeceklerse, bendeki deliller fazlasıyla yeterler.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Herkes işine baksın

Beni meşgul etmeyin, zaten çok meşgulüm. Kimseyle görüşemem. Ben zaten her şeyi planladım, hazırladım ve her şey akışında devam edecek. Öyle ise herkes üzerine düşeni yapsın, devam etsin.

Nedir bu hal? Dost taraflarda da düşman taraflarda da acayip bir hal var. Bu hal olmasın diye her şeyi açıkça da yazdım, daha nasıl yazabilirdim? Ya da aynı şeyleri tekrar tekrar yazmanın gereği var mı?

Tarafların ani karar değiştirmeleri halinde, zamanlar ve detaylar değişebilir ama genel hatlarıyla şu aşağıdakiler yaşanacak:

  • ABD karışacak. Biden-Kamala çetesi devrilecek
  • Ardından Rusya’da Putin ve çetesi devrilecek. Ukrayna’daki danışıklı dövüş iyice sarpa saracak. Çok yargılananlar, idam edilenler olacak.
  • Sıkıntılar Azerbaycan’a da yayılacak. Sonra İran’a da yayılacak. Oralardan bazı sıkıntılar Türkiye’ye de yansıyacak. Bize yansıyan kadarı bile çok yüksek seviyede sıkıntılar olacak.
  • Yunanistan sert bir tokadı çoktan hak etti, o Osmanlı tokadının suratında patladığını bütün dünya duyacak ve konuşacak. ABD ve NATO bile sadece izleyip kalacak. Çevremizdeki adaların çoğu el değiştirecek ve bir kısmı silahlandırılacak. Savunma maksadıyla kullanılacak.
  • Suriye’den de Türkiye’ye yüksek seviyede sorunlar, sıkıntılar yansıyacak.
  • AB ve NATO teşkilatları içindeki bölünmeler, ayrışmalar netleşecek. Bu da Avrupa başta olmak üzere dünyanın dört bir yanında denge değişmelerine sebep olacak. Bu nedenle de Türkiye’de bazı dengeler değişecek.
  • Korona oyunlarını bozduk, benzerlerini çıkartmayı, yaymayı deneyecekler.
  • İstanbul boğazı nedeniyle büyük bir kriz yaşanacak. Tayyip’in ve çetesinin, gölgelerinden bile korkar halleri, vatana ve millete ihanet hırsları, boğazlar konusunda restleşmeler yaşandığında, Türkiye’nin büyük sıkıntılar yaşamasına sebep olacak. Büyük, çok büyük sıkıntılar olacak.
  • Bu değişen dengeler arasında, Ruslara çalışan biyonik robotlar olan Bohçalı ve Soysuz gibiler de oyundan düşecekler.
  • Buradan sonra şu kısmı henüz net değil. Ukrayna’daki danışıklı dövüşün içine Türkiye’nin çekilmesine, ordumun kara para işlerine alet edilmesine, danışıklı dövüşen tarafların kendilerince Türkiye’ye böyle ceza kesmeye kalkmalarına, Tayyip’in ve çetesinin onlara kulluk etmesine mani olacağım. Bunu yaparken de elbette Türkiye’de hatlar kopacak ve hükumet, milletin ayakları altında ezilecek. Devam eden süreçte batı/NATO cephesine de tarihe geçecek şiddette cezalarını keseceğim. Bunu çok kısa sürede, çok kolayca yapacağım ve bütün dünya yine şaşkınlıkla ve hayranlıkla izleyecek.
  • Bu sırada bu millet, harp kaçkını onursuz, utanmaz milyonlarca Suriyeliyi yaka paça sınırlardan dışarı atacak. Bir tanesinin dahi, bir gün daha Türkiye’ye yük olmasına izin verilmeyecek.
  • Cemaatimin karışması zaten dünyanın önde gelen pek çok tarafını karıştırıyor, karıştıracak. Alihan ve çetesi ya tasmalarını ellerinde tutanlar tarafından içeri alınacak, içeride korumaya alacaklar. Ya açıkça kaçacaklar ve ortalıktan kaybolacaklar. Ya topluca intihar edecekler ya da ben hakiki şekilde içeri/cezaevine alınmalarını sağlayacağım. Bu da Türkiye’de hükumet tarafı dahil, çok sayıda tarafın büyük sıkıntıya girmesine sebep olacak. Hukuki zeminde buna mani olmak isterlerse, hukukun işleyişini durdururlarsa, peşi sıra hatlar çok gerilecek ve bu ihtimalde de Türkiye’de iktidar devrilecek.
  • Kraliçenin ve kraliyet ailesinin devri bitecek. Önce hükümleri geçmez olacak, çok fena hallere düşecekler. Rezil rüsva olacaklar. Kısa sürede nasıl da büyük çuvalladıklarına inanamayacaklar.
  • Dünyadan bazı taraflar, bunca denge değişmesine mani olmak için beni defalarca öldürmek isteyecekler, “Bu defa olacak” dedikleri her denemede yine de ölmediğimi görecekler. Beni öldüremeyince hadiselerin bu şekilde akıp yaşanmasına da mani olamayacaklar ve çökecekler, yok olacaklar, parçalanacaklar, küçülecekler v.s.
  • İşte o zaman adımı açıkça anacaklar, “Haydi mfs ortak paydalarda buluşalım” diyecekler. Ben de hepsine “Haydi oradan, gidin başınızın çaresine bakın. Etrafımda görünmeyin. Yoksa hepinize son darbeleri de vururum.” diyeceğim. Bu kısımda çok eğlenceli şeyler de yaşanacak. Lastikli top misali, ben en uzağa attıkça onlar geri gelecekler ama sonuç değişmeyecek.
  • Dünyanın dört bir yanında susuzluk, anormal hava şartları, depremler, fırtınalar, patlamalar, çökmeler, seller, hortumlar, kuraklık ve kıtlık yayılacak. Toplu ölümler olacak. Çok yüksek sayıda insan ölecek. Bazı şehirler adeta dümdüz olacak. Bazı şehirlerde ise yıkılma olmayacak ama topluca insanlar ölecek.
  • Parasını doğru şekilde korumaya almamış büyük sermayedarlar çok fena çökecekler ve bu da ayrıca krizlere sebep olacak
  • Bu güne kadar AKPKK’ye ve MHPKK’ye oy vermiş kişiler “Yandım Allah” diyecekler ama netice değişmeyecek.
  • Türkiye’deki şu danışıklı muhalefetin başındaki liderlerin yerine geçmiş biyonik robotlar da fena çuvallayacaklar. Altısı değil atmışı bir araya gelebilecek olsa bile hükümsüz kalacaklar, adamdan sayılmayacaklar, oyundan düşecekler.
  • Sabetaycı gizli Yahudi Tansu Çiller’in yerine geçmiş olan biyonik robot da çuvallayacak. Tansu hakkında bu güne kadar hiç paylaşılmamış olan “insanlık suçları belgeleri/delilleri” paylaşılacak ve insanlığa karşı işlenen suçlarda zaman aşımı yok. Tansu ile beraber çok yüksek sayıda Sabetaycı da oyundan düşecek. Hak ettikleri feci hallere düşecekler.
  • Kara para sahası daha da daralacak, sıkıntılar artacak.
  • Metafizik çatışmalar eskisi kadar devasa büyüklükte olmayacak, çünkü düşmanlarımız eriyip yok olmak üzereler. Lakin yine de metafizik çatışmalarda çok kişi ölecek, çok uydular ve cihazlar bozulacak, çok sendrom uydurulacak, çok UFO’lar düşecek.

Ve benzeri şeyler olacak…

İşte bu… Herkes işine baksın. Ben müdahale edilmesi gereken her yere müdahale ediyorum.

İki gündür 15 sene sonrasında yapacaklarıma dair planlar çalıştım. Epeyi vakit kaldı bana ve onları da iyi değerlendirdim, değerlendiriyorum.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Çok kısa süre kaldı, bütün taraflar hazır olsunlar

Çok yakında yeşiller dünya genelinde büyük darbeler alacaklar. ABD’de hükumet kısa süre sonra değişecek ve değişme süreci de çok kısa olacak. Ardından çok kısa bir süre geçecek ve Rusya’da hükumet değişecek. Rusya’da Putin ve çetesinin devrilmesi süreci de çok kısa olacak.

Dünya genelinde insanlar şaşkına dönecekler. Orada da kalmayacak ve peşi sıra pek çok ülkede de hükumetler ve dengeler değişecek. Kara para dengeleri dahi değişecek. Terör örgütlerinin, iç çatışmaların dengeleri dahi değişecek.

Avrupa Birliği ve NATO içindeki taraflardan, Rusya ve Çin cephesine yani yeşiller cephesine karşı mücadele edenler, kazananlar kulübünde olacaklar. İsabetli duruşa sahip olan Avrupadaki o taraflar, dünya siyasetindeki danışıklı dövüşlerin bozulmasına da katkı sağlayacaklar. Kendilerinin de Rus-Çin sömürüsü yani yeşillerin sömürüsü altına girmesine mani olacaklar. Böyle olmasa, idarelerini/hükumetlerini yeşillerin çoktan ele geçirdiği ABD, Çin, Rusya, İran gibi ülkeler, danışıklı dövüşe dövüşe batı ülkelerine öldürücü darbeler vuracaklar. Bu sırada AB ve NATO teşkilatları içine sızmış yeşil liderler/yetkililer de üzerlerine düşen ihanetleri yapacaklar ve danışıklı dövüşlere dahil olacaklar. Hiç vakit kaybetmeden ve en başta o Scholz’dan ve çetesinden kurtulmaları gerekiyor.

Bu güne kadar Tayyip ile Biden’ın geçinememesi bile aslında grilerle yeşillerin çatışmasından başka bir şey değil. Bunun gibi pek çok ülkede zaten mevcut olan gri-yeşil çatışmaları ya da anlaşmaları var. Bu güne kadar yaptığım ve çok yakında yapacağım müdahaleler ister istemez grilere yarayacak ve onlar dünyanın farklı yerlerinde hakim olacaklar. Benimle iyi geçinirlerse sorun yok ama onlar da yeşiller gibi yaparlarsa, onların da dibini oyacağım.

Bu arada, yeşiller kolayca pes etmezler. Saldırgan davranacaklar. Yıkıcı olacaklar. “Bize yar olmayan bu dünya, kimseya yar olmasın” diyecekler. Bu ihtimallere karşı da çok şeyler düşündüm ve çok tedbirler aldım ama zararlarını tamamen önlemek mümkün olmayacaktır.

Şu yazdıklarıma uyarak askeri, siyasi ve mali kararlar almayan taraflar, çok büyük kaybedecekler. Bu, belki de bu konularda son ikazım olabilir. Zira, birileri hala inatla danışıklı dövüşmeye çabalasalar da benim bir süredir yaptığım müdahaleler, bu günlerde zaten bir kırılma noktasına sebep olacaklar. Artık bu kırılma noktasını ben bile geri saramam, buna ben bile mani olamam. Zaten bu günlerde bu yaşanacakları hedefledim ve mani de olmam. Daha da kimi nasıl ikaz edeyim, bilemiyorum. Herkes iyice düşünsün, kararlarını ona göre alsın.

Gerçekten çok az vakit kaldı.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

26 Şubat 2022 – Sosyal mecralardaki Mfs paylaşımları

11.07 Neden son darbeler vurulmuyor

İnatla ve ısrarla danışlık dövüşme, onca tarafı oyalama, oyalama ve sonunda çuvallama…

Bir yandan da bu fena çuvallamış hali yine danışıklı dövüşlerle toparlama çabası… Öbür yanda ise, bu vaziyeti net gördüğü halde hala hamle yapmayan ve danışıklı dövüşlere son darbeyi vurmayan ülkelerin vahim sonları… Evet, Avrupa ülkeleri başta olmak üzere, bu danışıklı dövüşe hala alet olan ya da hiç değilse seyirci kalan ülkeler, büyük kaybedecekler.

Dünyanın, Biden/Kamala, Putin, Şi, Scholz ve Kraliçe Elizabeth merkezli oynanan danışıklı dövüşleri artık tamamen bozması gerekiyor. Yoksa bunlar, diğer ülkelerin ayarlarını çok ama çok fena bozacaklar.

Üç kuruş çıkarları için bütün dünyayı acımasızca felaketlere sürükleyecekler. Bu kısmı da danışıklı dövüşlerle yönlendirecekler.

Şu son darbeleri beraberce vuralım, iyice bocalasınlar, sonra dağılsınlar ve dünya insanlığı büyük tehlikelerden kurtulsun. Bunların idaresi altındaki devletler/milletler de kurtulsunlar.

https://parler.com/feed/45a3813d-6c53-448b-ad14-de7f127dcdb9

__________________________________________

12.21 Ben gemilerimi yaktım

https://parler.com/feed/bb2f13b4-ce10-4868-b58e-ea89c5f63b8f

__________________________________________

18.22 Trump bu fırsatı bari değerlendirecekse, danışıklı dövüşmeyecekse, Trump’ı dinleyin, ona uyun. Onu zorlamayın, onun önüne boşuna çıkmayın. Çünkü Trump bu defa durması gerektiği gibi durursa, onun bendeki kredisi çok yüksek olacak. Sadece ABD’de değil, dünyanın çok farklı yerlerinde sözü geçer olacak, kazanan taraf olacak. Durdurulamayan taraf olacak.

https://parler.com/feed/3409d009-bb40-4163-b063-47144ee7e54f

__________________________________________

Ben gemilerimi yaktım

Derhal bu vahşet sistemine neşter vurulmalı. Dünya ülkeleri ortak tepki göstermeli.

Daha ilk gününde, Ukraynanın hangi bölgelerinde felaket ve sefalet manzaraları oluştu da Türkiye, İsrail ve daha başka devletlerden sözde yardım kuruluşları, Ukraynaya koşar oldu?

Görüntüler gözler önünde, haberler dünyanın her yerinde… Ukraynada bir danışıklı dövüş var, iki tarafın da razı olduğu ve çok ağır tempoda ilerletilen bir işgal var. Zaten oyunculuktan ve kara paracılıktan gelen bir devlet başkanları var, hala rol yapıyor. Ve bu gün dahi Ukrayna’da felaket ve sefalet manzaraları yok.

Öyle ise o Türk kızılayı, Ahbap çavuş ilişkisi içinde olan o sözde yardım kuruluşları, ne halt etmeye Ukraynaya koşuyorlar? Türk milleti aç ve biilaç iken bu yardımlar neden Türk milletine yapılmıyor? Eti, sütü, tatlıyı geçtik, bu ülkede milyonlarca çocuk peynir bile yiyemiyor, yeterince ekmek bulamayanları bile çok sayıda ve bunların acil yardıma, desteğe ihtiyacı yok mu?

En son Haiti depreminde on binle insanı organları için kaçırdığı somut şekilde ispat edilmiş ve meydana çıkartılmış olan o İsrail… Bu güne kadar Ukrayna’dan 250 binin üzerinde Ukraynalı çocuğu sözde evlat edinme sistemiyle kaçırıp organlarına ayırmış olan o İsrail… Bu güne kadar bir milyondan fazla Ukraynalı kadını Avrupada iş bulup çalıştırmak üzere kaçırmış, aldatmış ve beyaz kadın ticareti ağına dahil etmiş olan o İsrail… O İsrail, şimdi Ukraynaya insani yardım yapmaya mı koşuyormuş? Bütün dünyayı toptan ahmak ya da korkak mı zan ediyorsunuz hala? Bu ne cüret, bu ne hadsizlik, bu nasıl bir eşkıyalık?

Bu işlerin tadı çok kaçtı, korona oyunlarını durdurduk, bu oyunların arka planında yapılan organ işlerine de balta vurduk. Taliban oyunlarını bozduk, batılılar tarafından kurulmuş sözde İslami, özde kara paracı bir terör örgütünün devletin başına getirilmesini ve danışıklı dövüşen malum devletler tarafından tanınmasını engelledik. Orada çevrilmek istenen kara para işlerini büyük oranda baltaladık. Kazakistan’dan organ hasadı yapılmasına da mani olduk, Türkiye’deki kara para işlerini zaten büyük oranda bozmuştuk. şimdi sıra Ukraynaya mı geldi?

Biden, Kamala, Austin, Kraliçe Elizabeth, Putin, Lavrov, Şoygu, Şi, Wang yi, Scholz ve daha onlarca yetkili kişi, kara para için danışıklı dövüşüyorlar, zaten mesleği oyunculuk olan ve kara paracı bir milyarderin adamı olan Zelenskiye de rolünü oynatıyorlar.

Dünya bunlardan büyük. Mason tarikatından, satanist ortaklağından, uzaylı taraflardan büyük, çok büyük.

Dünya insanlığı bunları nefesleriyle bile boğar.

Hemen bütün ülkelerde gerekli adli ve idari soruştumaların, teftişlerin başlatılması gerekiyor. Çok çok vahim insanlık suçları işleniyor. Hepsi mason tarikatı üzerinden organize oluyorlar. Şu anda ABD başta olmak üzere, dünyanın önde gelen ondan fazla ülkesi, gerçek manada tam bir terör ülkesi haline dönüştürüldü. Bunların hükumetlerinin, idarecilerinin meşruiyeti yok.

Şimdi ben bu yazıyı yayınlayacağım, bilmem kaç tane ülkenin vazifelileri tarafından tercüme edilerek hükumetlerine sunulacak. Sonra Biden, Kraliçeyi arayacak “Ne yapalım, emir bekliyorum” diyecek. Kraliçe, Putin’le görüşmek zorunda kalacak. Zelenski “İşler iyice kötü gidiyor. İfşa olacağım. Vatan haini ilan edileceğim. Bana bir şey deyin, nasıl yapayım. Halkın direnişi kesilirse, otorite bozulmaz ve kaos ortamı olmazsa, bu iyi olmaz, iş yapamayız” diye birkaçıyla ayrı ayrı görüşecek.

Tayyip yine “Kahretsin, bu mfs yine her işimizi bozuyor” diyecek ve Biden tarafından gelecek emirleri bekleyecek. Sözde danışmanların zaten alayı kara paracı, hırsız, namussuz pislik herifler… İşte gündemde, en büyük hainlerden ve kara paracılardan biri olan Devlet Bohçalının eski basın danışmanı adi hırsızlık suçu işlemiş, net görüntüler dahi var ama haberlere erişim engeli getirilmiş. Bunların hepsi böyle… Hepsi mason tarikatı üzerinden devletlerin belirli yerlerine getirilen adi, şeytanlaşmış kişiler. Hiç bir kişi ya da grup ya da teşkilat, hiçbir devleti hukuk devleti olmaktan çıkartma hakkına sahip değildir. Devletlerin kurum ve kuruluşları üzerinden en vahşice kara para işlerini yapma ve bu maksatla diğer devletlerle danışıklı dövüşme hakkına sahip değildir.

Şi, vurduğum darbelerden sonra kendini epeyi geri çekmek zorunda kalmıştı, yine tepkisiz görünecek ama arka planda bütün görüşmelerin, danışmaların, kararların içinde olacak.

Bir çok gelişme arka planda gizlice yaşanacak ve sonra “Yeter artık. Bu mfs de çok oldu. Yıkalım, yakalım artık oraları” diyecekler. Patlamalar, yıkılmalar olacak. Sonra ben o yangınlarda bunları yakacağım. O molozların, o enkazın altına bunları gömeceğim. Dünya genelinde bunların yüz elliden fazlasını oyundan düşüreceğim. Bunu yapmasalar da sonuç değişmeyecek ve yine oyundan düşüreceğim.

Bütün dünya yansa, yıkılsa bile, böylesine bir vahşete, insan kaçakçılığına, organları için küçücük çocukların dahi kaçırılmasına ve öldürülmesine, bunların zorla fuhuş mafyalarında çalıştırılmasına, satanist ayinlerinde İblis’e kurban edilmesine izin vermeyeceğim. İşkenceci sübyancılara satılmalarına izin vermeyeceğim.

Ben gemilerimi yaktım, geri dönüşüm yok. Böyle bir dünyada, bu gerçekleri bilip de bu mücadeleyi vermeden zaten yaşamam, yaşayamam. Sadece bir saat sonra bile dünyayı yerinden oynatacak somut delilleri, dünyanın başka başka ülkelerinden paylaştırabilirim ve başka başka ülkelerin adli makamlarına teslim ettirebilirim. Kendimi mi yakacağım, zan etmem, bana zarar yansımaz. Haydi en kötü senaryayo bakalım ve kendimi yakacak olayım… Olsun, dünya üzerinde bu insan şeytanlarını da kendimle beraber yakmış olurum. Fazlasıyla değer…

O Ukraynadaki danışıklı dövüş hemen şimdi bitecek. O Putin ve o Rusya cezasını hemen şimdi çekmeye başlayacak. O Putin ve Zelenski hemen tutuklanıp yargılanacak. Milletler arası mahkemeler hemen kurulacak ve insanlığa karşı işlenmiş suçlar yargılama konusu olacak. O Biden ve Kamala derhal iktidardan indirilecek, yerine de Trump getirilecek. Ona bir şans daha vereceğim.

Gelişmelere bakacağım, inadıma kararlar alınırsa, somut delilleri dünya insanlığı ve adli makamlarıyla paylaşacağım ve o anda Türkiye’de bir millet darbesi başlatacağım. Ben burada devrimi yapınca, peşim sıra onlarca ülkede devrimler yaşanacak.

Dünya insanlığı dünyalı ve uzaylı satanistlerden ve bunların danışıklı dövüşlerinden artık kurtulacak.

Akademi Dergisi | Mehmet Fahri Sertkaya

..