Etiket arşivi: CHPKK

Yeter artık

Şu insan denemez acayip mahluka söz söylemenin faydası yok, kurşunlar konuşmalı artık…

Bu millet şunlara tahammül etmek zorunda değil ki bu vahşi manzara en çok da şunlar gibiler yüzünden oluştu. Bunca yıldır iktidarın şakşakçılığını hep şu tipler yaptılar. Tenkit etmek ve sorunları düzeltmek isteyenleri de onlar hücum ederek, organize faaliyetle durdurdular.

Depremin yedinci gününde ve afet bölgesinin bir kısmına ulaştırılmış olan bir kısım yardımları gösteriyor da bir de kendince alay ediyor. Yetmiyor, en karaktersiz, en kahpe şekilde sövüyor. En acılı insanlara, milyonlarca mazluma, en sınırsız şekilde sövüyor. Bu kadar küstahlık, bu kadar ileri seviyede şeytanlık, asla cezası kalamaz.

Bu kadar acıya, bu kadar ihanete, bu kadar vahşete, bu kadar kasıta kör kalmak, sessiz kalmak bile insanlık dışı bir eylem iken… Dilsiz şeytanlık iken… Bir de ötesine geçerek karşılık verebiliyor, bunca rezaleti savunabiliyor. Hak, hukuk arayan milyonla insana sövüyor. Sanki bütün hesaplar günlerce çığlık atan ve “devlet nerede, ordumuz nerede” diyen sayısız afetzedenin haberleri ve videoları ile dolu değilmiş gibi…

Şunların yaşaması kamunun zararına… Sadece Türkiye’nin değil, bütün insanlığın hatta hayvanatın bile zararına… Şunların yok edilmesi, bütün insanlığa hatta gelecek nesillere bile büyük bir hizmet etmektir.

Bu millet bu seviyede ayardan çıkmış tiplere artık tahammül etmeyecek.

Üzerindeki mont 18 bin liracıkmış…

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

İktidarda tutmak için kuralsızca hareket ediyorlar

CHPKK organize suç, terör ve ihanet örgütünün Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba:

“Bizim için en iyi adayın Recep Tayyip Erdoğan olduğunu ifade etmek istiyorum.” demiş…

Aynı merkezden talimatlar alanlar, bir gün içinde peş peşe hamlelerini yapıyorlar…

Bu kadar açık bir danışıklı dövüş…
“Anayasanın ihlali” deniyor, “Ağır suç” deniyor, “hukukun üstünlüğü” deniyor, “Meşruiyeti yok” deniyor ama bunlar hala milleti ahmak yerine koyuyor… Bu güne kadar danışıklı dövüştükleri Tayyip’i ve çetesini hala iktidarda tutmak için kuralsızca hareket ediyorlar.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Zorunlu afet/deprem sigortası vurgunu

Vatandaşlarımız zorunlu sigortaların hiçbirini ödememeli. O paralar çoktan İngiltere’ye, İsrail’e ve ABD’ye aktı ve biraz da Türkiye içindeki sözde siyasi partiler/çeteler paylarını da aldılar ve o paralar tamamen hiç edildi.

Devletin hatta büyük özel sigorta şirketi olarak görünenlerin, ciddi bir afet sonrasında kimseye para ödeyecek birikimi/parası, gücü, vaziyeti yok. Devasa çapta ve devlet eliyle yapılan bir nitelikli dolandırıcılık sistemi bu… Türkiye’nin başka devletleri/milletleri desteklemesi, besleyip bakması, güçlendirmesi için yapılan binbir türlü hileden, hırsızlıktan sadece biri bu…

Yine her zaman olduğu gibi, adli makamlardan ve ayrıca basın ve medyadan da yüksek sayıda suç ortaklarıyla birlikte yapılan bir dolandırıcılık faaliyeti bu… Tek başına hükumetin yapabileceği gibi bir vurgun değil bu… Ya da gizli ve asıl hükumet olan MHPKK’nin ve CIA casusu Bohçalı’nın… Ya da danışıklı muhalefet olan CHPKK’nin, HDPKK’nin işin içinde olmasıyla yapılamayacak kadar büyük bir dolandırıcılık ve hukuksuzluk faaliyeti bu…

En tepeden, Londra’dan ayarlanmış ve Türkiye içinde yüksek sayıda tarafın bir araya getirilmesi ile uygulanmış bir plan ve hırsızlık bu… Yüksek sayıda sözde basın mensubu, aslında vatan haini ve nitelikli dolandırıcı kişi de bu dolandırıcılık faaliyetinin içinde yer aldılar ve yakında bu hususta da yargılanacaklar.

Türk milleti, onlarca senedir onlarca başka millete bakıp beslediği için bu gün bu halde… Yetmemiş, bir de aynı ülkelerin kara para işleri çökmesin diye, on milyondan fazla sözde mülteciye de bakıyoruz hala… İlan edilmemiş bir sömürge ülkeyiz biz. Hiçbir zaman demokrasi de cumhuriyet de olmadı/uygulanmadı bu topraklarda… Bir de onlarca hatta yüzlerce senedir kanımızla, canımızla bile beslediğimiz batılı ülkeler, kendilerini medeni, bizi çağdışı ilan ettiler. Londra merkezli, ABD’nin de maşa olarak kullandığı, şeytanca bir sömürü sistemi bu… İyice ellerine düştüğümüz devre cumhuriyet devri, demokrasi devri dediler de daha acımasızca sömürdüler, sömürüyorlar. Kanımıza, iliğimize kadar kuruttular bizi ama adına kurtuluş dediler, kurtuluş savaşı dediler.

Milyonlarca Türkiye vatandaşı fert fert ya da gruplar oluşturarak peş peşe davalar açmalı. Paraların izi sürülmeli, Türkiye içindeki resmi yetkili dolandırıcıların ve bu zamana kadar birkaç nesildir dolandırıcılıkla Karun gibi zengin olmuş malum sözde Türk ailelerin derhal cezalandırılmasının haricinde, ilgili devletlerden/milletlerden bu devasa meblağda paraların derhal tahsili için mekanizmalar kurulması da adli makamlardan talep edilmeli.

Hainler ve dolandırıcılar, milletin gücünü görmeliler. Kimse kimseye zorlayarak sigorta yaptıramaz. Hem zorunlu sigorta sistemi hukuka uygun değil ve hiçbir hükumet bu yönde kararlar alamaz. Sigorta yaptırmayanları kamu kurumlarının hizmetlerinden men edemez ya da sınırlandıramaz… Hem de o paralar daha şimdiden çalındı, yok edildi.

Büyük/kapsamlı ve peş peşe yaşanabilecek afetler sonrası sigorta sözleşmesindeki yükümlülüklerin yerine getirilmesini geçelim, bu milletler arası vurgun/dolandırıcılık işinin görünürde en tepesinde/başında bulunan şu hükumetin memura maaş verebilecek imkanları bile yok. Çala çala, sömüre sömüre bitirdiler, çökerttiler sistemi…

Şu anda bile memuruna maaş ödeyemeyecek kadar kötü vaziyette bir hazine var. Hala daha çalmanın, cebe indirmenin, malum ülkelere göndermenin, öncelikle onları ayakta tutmanın yollarına bakıyorlar. Onları ayakta tutmak için ordumuzu terör örgütü konumuna düşüren sınır dışı askeri müdahaleleri yapmanın, Suriye’ye hala ve daha fazla kan dökmek için girmenin, kandan beslenmenin, beslemenin hesabını yapıyorlar. Bu süreçte Türk milleti uyanmasın diye, malum ülkelerle de danışıklı dövüşüp restleşiyorlar.

Devlet, millet, çoluk/çocuk, Türk milleti ya da çevremizdeki milletler, hiçbirinin umurunda değil. Önümüzde afetler var diye kimse sizi kandırmasın ve hiçbir sözde zorunlu sigorta sistemine beş kuruş daha kaptırılmamalı. Şu andan sonra o sistemlere para ödemek karanlığa kurşun sıkmak gibidir. Hala bu hususlarda vazifelerini yapmayan, çok geç de olsa hukuksuzlukları düzeltmeyen ve soygunları engellemeyen adli yetkililer, o afetlerin en altında kalıp ezilirler. Gece gündüz her fırsatta, afetler olmasın diye dua etmeliler. Aksi halde kendilerini milletin ayaklarının altında bulacaklar.

99 depremi sonrası uygulamaya alınan ve tamamen hukuksuz olan ek vergilerle depremzedelere hiçbir şey yapılmadı ve ayrıca yaşanması muhtemel afetlere karşı da hiçbir hazırlık/tedbir/masraf yapılmadı… Yapa yapa bunca sene sonra bir deprem bildirimi sistemini güya yaptılar, o da çoğu yerde çalışmadı, işe yaramadı. Onu da ayrıca bir satanist ritüele çevirmeye çabaladılar. Bu hususlar da çoktan adli makamların mesuliyetinde olan ve davalar açılması gereken bir husus…

Zararın neresinden dönülürse de kârdır. Bu güne kadar para kaptıranlar da bu günden sonra asla bir kuruş dahi kaptırmamalılar. İşte burada en açık şekliyle yazıyorum. Önümüz kış ve kış mevsiminde büyük afetler olsa, kara kışta hiç kimse devleti yanında bulamayacak. Devlet, resmi kurumlarına ait hizmet araçlarının yakıt masraflarını karşılayamaz bir halde… Devletin şu anda başında olan casuslar/piyonlar, o afetlerin hemen sonrasında insan ve organ kaçakçılığı ve ayrıca ziynet eşyası kaçakçılığı yapmanın, bundan elde edilecek kara ve kanlı paranın büyük kısmını her zaman olduğu gibi İsrail’e, İngiltere’ye ve ABD’ye aktarmanın yollarına bakacak.

Diplomasız, kanunsuz, geçersiz ve dış güçlerin faaliyetleri ile devletin başına getirilmiş Tayyip’in… Onu oraya CIA’nın talimatları icabı getirip devleti arka plandan babasının çiftliği gibi yöneten ve istediğinde kendine çalışan mafya babalarını bile ceza evlerinden keyfi şekilde çıkartan CIA casusu Devlet Bohçalı’nın… Ve bunların etraflarında oluşmuş suç/ihanet çetelerin iki yakalarına hukuk yoluyla derhal yapışılması farz üstüne farzdır.

Yoksa aç, açıkta, yaralı, çaresiz kalmış yığınlar, bu sistemin mensuplarını, basın/medya ve adliye kısımlarında olanlarına kadar ayaklar altına alıp ezecektir.

Neresinden bakılırsa bakılsın, Türkiye’nin yakın geleceğinde olağanüstü hadiseler olduğu görülebiliyor. Çünkü bu soygunlar, bu sömürü, bu kanlı sistem, bu insan ve organ kaçakçılığı, bu adaletsiz adalet sistemi devam ettikçe, biz her geçen gün ülkeyi ve hatta dünyayı germeye devam edeceğiz. Hala ayakta tutmak istedikleri şeytani sömürü sisteminin bütün taşıyıcı kolonlarını şu ana kadar zaten kırdık. Bir kıvılcımlık, bir üflemelik işleri kaldı ki burası mesele değil. Mesele, son darbeyi en doğru zamanda vurmak. Çünkü o darbeyi vurduğumuz dünya üzerinde silsile halinde halk ayaklanmaları ve ayrıca askeri, siyasi, mali, içtimai depremler yaşanacak. Mesele o kadar büyük ve bir arada yaşanacak olan sarsıntılar sırasında kontrolü elde tutabilmek meselesi… Çünkü kontrolsüz güç, güç değildir.

| mfs – Ezber bozan – Akademi Dergisi

Bana inanmıyorsanız Ahmet Hakan’a sorun

Soysuz, bakanlık gücüyle, karşıt olduğu gruplara operasyonlar yaptırarak, elde ettiği uyuşturucuları imha ettirmedi, çoğunlukla yurt dışına sattı. ABD’nin Ankara Büyük Elçiliği de bu kara para işlerine aracılık etti. İncirlik askeri üssü ve oradaki ABD uçakları da uyuşturucu sevkiyatlarında kullanıldı. Bu gibi işlerde Amerikalılar, Ruslar, İngilizler, İsrailliler, İranlılar, Ukraynalılar, sözde Türk tarafı ve diğerleri, birbirilerinden ayrı bir sistem değiller. İş kara para ise, hepsi birbiriyle çok iyi geçinebiliyorlar, düşmanlık etmiyorlar ama milletlerin önünde danışıklı dövüşmeye de devam ediyorlar.

Taksim’deki son terör saldırısının ellerine yüzlerine bulaşacağını anladıktan sonra Soysuz’un ABD’yi sert sözlerle suçlaması da danışıklı dövüşten ibaretti. Suçluluk psikolojisinin tezahürüydü. Aksi takdirde milletler arası siyasetin bir anda karışması gerekirdi. Koskoca Türkiye’nin görev başındaki Suç İşleri bakanı, böyle acı bir hadisenin hemen üzerine bu sözleri söyleyecek, intikam mesajı dahi verecek ama hiç kriz çıkmayacak… ABD tarafı sert karşılık vermeyecek hatta baskı yaparak o bakanı oradan indirmeyecek… Buna ahmaklar ve aynı kara para ve terör sisteminin içinde olanlar ihtimal verebilir.

Söz konusu teşekkülün basın ve medyada da çok sayıda adamları var ve sistemin mensupları olarak o şekilde konuşuyorlar. Bana inanmıyorsanız Ahmet Hakan’a sorun, her şeyi ve her kesi tek tek anlatsın size… Hatta Ahmet Hakan size sistemi anlatırken, Soysuz’un aslında kim olduğunu, nasıl işler yaptığını da anlatabilir. Soysuz’un emniyet müdürlerini bile neden öldürttüğünü anlatabilir. Son zamanlarda dikkat çekici şekilde artan polis ölümlerinin ve sözde intiharların arka planını da anlatabilir. PKK’ye gelen silahları, bu silahların getirilmesiyle dönen parayı, bu paranın ne kadarının Soysuz’a gittiğini de anlatabilir. Anlata anlata konuları İran’a, Suriye’ye, TSK’ye, MİT’e, İngiltere’ye, ABD’ye, Avrupa ülkelerine, Rusya’ya hatta Çin’e bağlayabilir. Bunların Türkiye’deki sözde diplomatik temsilciliklerine de bağlayabilir. Soysuz’un, adalet sistemi içinde neler çevirdiğini, hususiyle bana karşı mücadele ederken nasıl kendini aştığını, nirvanaya vardığını ama oradan aniden yere çakıldığını da anlatabilir. O vakit hükumetin ne kadar sıkıştığını ve Soysuz’un neden istifa tiyatrosunu oynamak zorunda kaldığını da anlatabilir. Evet evet, şaşırmayın. Ahmet Hakan’a benim üzerimdeki davaları, resmi evrakları sorsanız, onları bile anlatabilir. Soysuz gibi bir pisliği Devlet Bohçalı neden getirdi, her şeye rağmen neden Suç İşleri bakanlığı makamında tutuyor diye sorsanız, Ahmet Hakan bu konularda da çok şeyler anlatabilir.

Hiç şüphe edilmemeli ki nerede ABD ve NATO üsleri varsa, orada kara para, terör, katliam, yağma, kaçakçılık işleri vardır. Para eden bebekse, çocuksa, kadınsa, hiç fark etmez, onları bile kaçırırlar ve kaçırıyorlar. Soysuz’un Türkiye’deki sözde mülteciler konusundaki direnişinin arkasında da bu vahşi gerçek var. Mülteci dedikleri sahipsiz kalmış insanlar, onlar için para demek, başka hiçbir şey değil…

Soysuz’un uyuşturucu imalathaneleri de var. Onu arka plandan yönlendiren ve kollayan Mehmet Ağar’ın da var. Mafya anası Meral Akşener’in de var. Bu sistemin içinde olup da teröristlerle paslaşmama, ortak işler yapmama ihtimalleri de yok. Uyuşturucu işinin yanında, para eden her türlü işi de yapıyorlar. Böyleleri ekranlarda milliyetçi, vatansever rolü oynarken, arka plandan teröristlerle beraber iş yapıyorlar.

Soysuz HDPKK karşıtlığında samimi olsaydı, elindeki devlet imkanlarıyla şimdiye mecliste HDPKK diye bir sözde partiyi, aslında bir terör teşkilatını bırakmamıştı. Lakin birbirlerinden ayrı teşkilatlar değiller. AKPKK’nin ve diğer sözde partilerin içi de tıka basa terörist, hain ve kara paracılarla dolu. İşte meclisteki sözde millet vekili bir kadın şeytanın, terör kampında çektirdiği fotoğrafları meydana çıktı. Sonra ne oldu… O günden beri her şey olması gerekene inat, aşırı bir dikkatle, sessizlikle, danışıklılıkla ilerletiliyor. Hatta basın, medya ve sosyal medya hainleri, teröristleri de buna çok dikkat ediyorlar. Oysa şunlar danışıklı dövüşmüyor olsalar, aynı teröristler ve hainler adalet sistemine de sızmış olmasalar, sadece o kadından yola çıkılarak HDPKK ve bütün altılı çete toplanıp alınırdı.

Şimdi, yeni bir seçimden bahsediyorlar. Anayasa açık ve tartışmasız şekilde izin vermediği halde, danışıklı dövüşen sözde siyasi partiler ve sözde siyasi liderler, Tayyip’in üçüncü kere aday olmasına tepki bile vermiyorlar. Bunların artık anayasayı takmadıkları bir devre gelindi. Kafalarınca yeni bir hokus pokus yapacaklar, biraz çatışıp biraz danışıklı dövüşecekler ve hep beraber daha da iktidarda ve mecliste kalacaklar. Lakin öyle olmayacak. Ehemmiyetine binaen tekrar yazıyorum. Büyük bir kararlılıkla yazıyorum. Türkiye’de o beklenen seçim olmayacak. Bunların hepsi toplanıp alınacak. Siyasi sahada karar alacak olanlar da mali ve askeri konularda karar alacak olanlar da adımlarını buna göre atsınlar. Aksi halde kaybedenler kulübünde yer alacaklar.

| Mfs – Ezber bozan – Akademi Dergisi

Maşanın maşasının maşasının maşasının maşası

Tayyip’in ve çetesinin, her türlü kara para işlerinde tepe tepe kullanmak için ordumuz üzerinden güya eğittiği Somalili sözde komandoları izliyorsunuz.

Bu gibi sözde askerler, aslında/özünde terörist çeteleri üzerinden, ordumuz da alet edilerek vahşice kara para işleri uzun zamandır yapılıyor. Elde edilen paralar da Londra merkezli sisteme akıyor. Yani ABD İngiltere’ye maşalık yapıyor. Türk devleti, milleti ve ordusu dahil bütün kurum ve kuruluşları da ABD aracılığı ile Londra’nın maşası oluyor. Somalili bu terör ve vahşet grupları da Türkiye üzerinden Londra’nın maşası oluyor. Güya sömürgecilik, katliamlar, vahşetler bitmiş… Hayır, sadece şekil değiştirdi ve daha acımasız şekilde, daha yaygın şekilde devam ediyor. Ordumuz Libya ve Suriye gibi yerlerde de İnsanlık için, adalet için, milletimizin muhafazası için, soydaşlarımızın ya da dindaşlarımızın muhafazası için bulunmuyor. Tam aksine olarak onların can, mal, ırz emniyetlerini tanımayan, insan kaçakçılığı hatta organ ve çocuk kaçakçılığı bile yapan bir terör teşkilatı olarak bulunuyor. Ordumuzun üst kademelerine getirilmiş Kraliyet uşağı gizli Yahudi, gizli Ermeni hainler de bu işlere yardım ve yataklık yapıyorlar. Paylarını da alıyorlar. CHPKK’den HDPKK’ye kadar bütün sözde siyasi partiler, aslında terör teşkilatları da bu nedenle iktidarla danışıklı dövüşüyorlar. Gerçekten muhalefet yapmıyorlar, çünkü onlar da bu işlerin içindeler ve paylarını alıyorlar.

Evet, Tayyip ve çetesi, danışıklı muhalefet ve mason tarikatının da yardım ve yataklıkları ile, başta adli makamlar olmak üzere devletimizin bütün kurum ve kuruluşlarını çoktan ayarından çıkarttı, çoktan İngiltere merkezli ve bütün insanlığın düşmanı olan sistemin emrine amade kıldı.

Bu nedenle ordumuz bir an evvel Suriye’den, Libya’dan, Somali’den ve benzeri kara para merkezi haline getirilmiş ülkelerden bütünüyle çıkartılacak. Bu nedenle, bu iradeye karşı direnen ve hala devletimizin bütün kurum ve kuruluşlarını Londra’nın emrine amade halde tutmak isteyen AKPKK meşru bir millet darbesi ile devrilecek. Son hazırlıklarını yapmamış olan hiçbir taraf kalmasın. Büyük gün geldi çattı… Artık AKPKK-MHPKK-CHPKK-HDPKK ve diğer organize suç, terör ve ihanet örgütlerini kollayabilecek, ayakta tutabilecek bir Londra yok. Bir Washington da bir Tel Aviv de yok ve şimdi sıra milletimizde…

| Mfs – Ezber bozan

Herkes hak ettiğini yaşayacak

Bu ülkenin Tayyip ve çetesi nedeniyle kaybedeceği bir dakikası dahi yok. Bir tesisi, bir projesi, bir arazisi, bir yeraltı yada yerüstü zenginliği daha yok. Memleket, “Türkiye” olmaktan çıktı. Memleket, Türklerin olmaktan çıktı. Memleket, “vatan” olmaktan çıktı. Hala her gelenin geçenin, Türkiye’ye daha fazla zarar veren taleplerine, türlü ihanetlere, peşkeşlere, oyalamalara, zararlara tam kadro halinde çalışıyorlar, hizmet ediyorlar. Hala Türkiye’nin düzgün ve net bir duruşu yok. Hala Türkiye’nin gücünü, imkanlarını, yeraltı ve yerüstü zenginliklerini Türkiye’nin lehine/yararına kullanmak yok. Kullanacakları da yok. Hala Kraliçe ne derse, o oluyor.

Türkiye içinde ve dışında şartları/dengeleri epeyi hazırladım. Şu lüzumsuz sıkıntı adamı ve çetesini, ben artık istemiyorum ve hızlı bir süreçle deviriyorum. Yerine bir adamımı geçireceğim. Ben arka planda kalacağım. Bu süreçte Türkiye’yi de bile isteye büyük krizlerden büyük krizlere sokacağım. Kimseye “Herkes tedbirini alsın, hazırlansın, sermayesine sahip çıksın” ya da “Herkes ülkesine, milletine zarar veren kararların, uygulamaların karşısında dimdik dursun.” v.s. diyecek değilim. Kaç tekrarla zaten dedim. Herkes hak ettiğini yaşayacak. Hep dediğim gibi, danışıklı muhalefetin tamamını da Tayyip’le birlikte devireceğim.

Bundan sonra bu ülkede Kraliçe’ye çalışan herkesi en hızlı şekillerde oyundan düşüreceğim. Bunları desteklemeye, elimden almaya çabalayacak her tarafı, her hükumeti ve her ülkeyi de krizlerden krizlere sokacağım. Neye uğradıklarını şaşıracaklar. Türkiye dediğimiz bu ülkede karışmamış bir kurum, bir adliye, bir cadde kalmayacak. On milyonların öfkesini arkama alarak geliyorum.

Yeter, mide bulandırdı artık bunların omurgasızlıkları, git gelleri, ihanetleri, peşkeşleri, kraliçeye kullukları, pislik işleri, ülkeyi mülteci denilen onursuzlarla doldurmaları, ordumuzu bile İsrail’in ve Kraliçe’nin emrine vermeleri, Suriye politikaları, gelene gidene ağam/paşam çekmeleri v.s.

Böyle ülke değil, mahalle bile yönetilemez. Böyle devlet başkanlığı değil, muhtarlık bile yapılamaz. Türkiye istemediğim ve izin vermeyeceğim sıkıntılara/krizlere koşar adım gidiyor, bu tarz vatanı ve milleti bütünüyle tehdit eden hallere müdahale edeceğimi bin defa söylemiştim. Onun kralı geliyor, şunun veliahtı geliyor, diğerinin paşası geliyor, bütün hesaplar, bütün planlar Türkiye’nin ve Türk milletinin aleyhine yapılıyor. Ben de o türlü hesapların hepsini bozmaya ve dünyayı başlarına yıkmaya geliyorum.

O meşhur rüyamdaki o meşhur kısımdayız. Gittim, geldim… Gittim, geldim ama sonunda “yeter artık” diyerek Tayyip’e dört el ateş ederek onu öldürdüm. İşte tam oradayız…

Haydi, başlıyoruz.

| Mfs – Ezber bozan – Akademi Dergisi

Tayyip’in ve çetesinin fişini çekecekler

Saha çok ama çok gergin. Son yaptıkları planları da tutmadı. Son kazdıkları kuyulara da kendileri düştüler. Türkiye’nin benim elimle karışmasını çok istediler, beklediler. Tayyip’i önüme attılar, harcamamı istediler.

Ne Suriye’ye operasyon yaptırabildiler, ne diğer kara para işlerini istedikleri hale getirebildiler. Ne beni etkisiz hale getirebildiler. Ne batı/NATO çetesine üst üste vurduğum darbeleri durdurabildiler v.s. Bu gidişatı tersine çevirmeyi geçtiler, durdurmaya dönük ümitleri bile eriyor. Yepyeni bir dünya düzeni kuruluyor ama onlar maddeten ve manen çok feci hallerdeler ve zaman aleyhlerine işliyor. Yine de bir şeyler yapmalılar ama yapabilecekleri şey, kuklaları olan iktidarı indirip de yerine sözde muhalefet yapan diğer kuklalarını getirmekti. Şimdi çaresizlikten o yolu seçtiler. Evet, AKPKK/MHPKK koalisyonu projelerinin üstünü tam olarak çizdiler. Bunun için alt yapı çalışmalarına başladılar ve her an Türkiye’de Tayyip’i/AKPKK’yi devirebilirler. Bir bakarsınız ki Pazartesi günü akşamı Türkiye’de AKPKK hükumeti yok. Çok geniş bir kadroyu toplayıp alacaklar. Yerlerine altılı çeteyi getirecekler. Beni de altılı çetenin önünde büyük bir mani olarak görüyorlar. Kaçtır açıkça hamleler yapacaklar, ben varım diye geri duruyorlar. Yanlış yorumluyorlar. Ben değil miydim “Şunları indirip diğer kuklalarınızı getirecekseniz getirin ama benim kırmızı çizgilerime, hassasiyetlerime dikkat edin” diye açıkça yazan…

Bu güne kadar Tayyip ve çetesi ile altılı çete her şeyi beraber yaptılar. Beraber ihanet ettiler, beraber çaldılar, beraber terörün önünü açtılar, beraber İngiltere’ye, ABD’ye, İsrail’e, Avrupa’ya çalıştılar… Vergilerimizi beraber çalarak bu ülkelere gönderdiler, askerlerimizi beraberce terör örgütlerinin önüne attılar, şehit ettirdiler. Irak’ta, Suriye’de, Libya’da, Afrika’da BOP için gerekli olan şeyleri beraber yaptılar ve bunları yaparken bizim devlet gücümüzü BOP’un emrine verdiler. On milyondan fazla bedavacı onursuzu, harp kaçkınlarını beraberce ülkemize getirdiler, şimdi beraberce burada tutuyorlar. İnsan, organ, uyuşturucu başta olmak üzere her türlü kaçakçılığı beraber yaptılar ve hala beraber yapıyorlar. Terör alsın yürüsün, kara para işleri coşsun, Türkiye ve bölge bölüne bölüne, nüfus dengeleri değişe değişe BOP yani Büyük İsrail Devleti projesi gerçekleşsin diye beraberce yapmadıkları ya da denemedikleri hiçbir iş yok. Ordumuzu ve sistemimizi bile bu maksatla beraberce dağıttılar. MİT’in başına kara paracı Hakan Fidan’ı bunun için getirdiler ve en güçlü yapıştırıcı ile o koltuğa yapıştırdılar. Herifin MİT başkanı olduğu süreçte kaç acı terör hadisesi, kaç skandal peş peşe yaşandı, hiç rahatsız bile edilmedi. Birkaç danışıklı dövüşlü güya tepkinin ötesinde bir şey yaşandığı görülmedi. Hala Hakan Fidan’dan hiçbirinin rahatsızlığı yok, çünkü bağlantıları sağlam, kara parada herkese kazandırıyor. CHPKK’nin terörist yöneticilerine bile… Aile Bakanlığı üzerinden şiddetli yıkıcı faaliyetleri beraberce yaptılar. Beraberce ibneliği ve her türlü melaneti serbest bıraktılar. Ülkede kadınlarla erkekleri rakip hatta düşman yaptılar. Dernekler, vakıflar, sözde yardım kuruluşları üzerinden vurgunları da beraber yaptılar. Maddi ve manevi sahalarda her türlü yıkıcı faaliyeti, bu milletin devletinin gücüyle, kurumlarının gücüyle beraberce yaptılar. Milletin gücünü milletin aleyhine hep beraberce kullandılar, kullanıyorlar. Yani bizim için ha AKPKK ha CHPKK ha HDPKK… Bir farkları yok. O nedenle yıllardır “Hepsi aynı alfabenin harfleri” deyip duruyorum. 

Şimdi Tayyip indirilse de yerine altılı çete gelse, bence adalet yerini de bulur. Çünkü bu enkazın bizim üzerimize devrilmesi adalet değil. Kim yıkılmaya sebep olduysa, enkaz onun, onların üzerine devrilmelidir. Ülkenin hazinesinde para yok, memuruna maaş veremeyecek vaziyette, kara paralarla taklalar attırılıyordu artık o da yok. Araplardan para dilenmenin, milletler arası seviyede kara para transferlerinin de bir sonu var ve oraya gelindi. Millet aç, millet hasta, millet öfkeli v.s. 

Altılı çete iş başı yaptırılınca ben haftalar sayarım. Kaç hafta iktidarda kalabileceklerine, hangi sorunu çözebileceklerine bakarım. Altı haftadan fazla kalabilmişlerse de çok şaşarım. Çünkü ABD’nin bile altı haftası kaldığını zan etmiyorum. Bu gidişle her an ABD de açıkça, görülür şekilde havlu atacak ve çok da karışacak. Hatta bence Türkiye’den önce karışacak.

Evet, bence hiç mahzuru yok. Önce ABD mi yoksa Türkiye mi karışır, o da meselemiz değil. Biz bunca yıldır işlenen bunca vahim suçların hiçbirine ortak olmadık, destek olmadık, sessiz/tepkisiz kalmadık. Bunca yıl sonra aynı duruştayız, duruşumuzu hiç bozmadık. Biz hak etmediğimiz bir yıkılışı yaşamak ve hak etmediğimiz şekilde bir enkaz altında kalmak niyetinde değiliz. Bunları bunca senedir başında tutan halk kesimi de umurumuzda değil. 12 seneden fazladır o halk kesimini de ikaz ettik, onlara nasihat ettik. Yeter, halkın o kesimiyle, idarecilerin bu kesimleri hep beraber bu günleri hazırladılar. Dinimizi bile alet ede ede her türlü melunluğu yaptılar, yaptırdılar, desteklediler, alkışladılar, yediler, içtiler, kustular, pislediler. Şimdi kaoslarını yaşasınlar. Biz karışmayacağız. 

Tayyip ile çetesini darbe ile mi, siyasi oyunlarla mı, hukuk yoluyla mı devirdiklerine de takılmayacağız. Darbe ile bile devireceklerse, biz izin vermeden darbe yapamazlar ama vereceğiz. Biz izin verdiğimizde darbe yapsalar, bize yine sıkıntı olamazlar. İstanbul dağ gibi sağlam bir vaziyette duruyor. Yine Türkiye’ye, bölgeye ve dünyaya yön vermeye, dengeler kurmaya devam edecek. Bu kadim şehri deccalin teşkilatı da yok edemez. Oyalanıp dursunlar, acı akıbetlerini yaşasınlar, biz her safhasında en doğru, en dürüst, en cesur, en adaletli kararlarla, tavırlarla yolumuza devam edeceğiz. Zaman Ankebut Ağına bağlı bütün ülkeleri ve liderleri ve sistemleri mum misali eritiyor. Zaman bizim lehimize, onların aleyhlerine işliyor. Eriyorlar, bitiyorlar ve ne yapmayı denerlerse denesinler, köprüden önceki son çıkışı zaten kaçırdılar. 

Mfs – Ezber bozan – Akademi Dergisi

Terrorist Solidarity

One of the biggest terrorists in our country, the secret Armenian Kemal Kılıçdaryan, has exceeded his limits.

Kemal Kılıçdaryan, whose family is full of terrorists like himself, showed his terrorist face once again. For decades, those who have been eating rightful due and putting them on the shoulders of our citizens by not even paying for the electricity they use… Recently, they have been forced to pay their bills and resisted illegally… To the masses who are mostly sympathizers or supporters of terrorist organizations… He made promises within the scope of illegal and terrorist solidarity. Constantly giving each other the glad eye with the secret Christian Abdullah Gul, who is in close contact with the British Queen and was awarded the knee-tie order from the Queen, Kemal said, “We will provide electricity to farmers free of charge in Diyarbakır, Şanlıurfa, Mardin, Şırnak, Siirt and Batman under our rule.”.People are wondering. What is the privilege and superiority of those who farm there? Is it the fact that they are secret Armenians who appear to be Kurds, secret Assyrians, secret Yazidis… Is it that they are people who justify, support, and demand the terror, the brutal murder of even civilians, including babies and children, and the division of the country…

This decision, which is contrary to the principle of equality of the Constitution, cannot be implemented in a state of law, and it is a crime. Is it possible that Kemal, who has been on the political scene for so many years, and the secret Jewish, secret Armenian, and secret Christian gangs around him, do not know the law even that much?

These days when Tayyip is completely cornered and in fact nullified, Kemal is making statements that will overwhelm the society, on the other hand, gathers the terrorists around him and draw the reaction of the society. How many birds is he trying to hit with one stone? It is obvious that the secret Jew Meral Akşener, a mother of the mafia, tried the same thing several times. These traitors, these terrorists, these spineless reptiles, and black money thieves living with dual identities, were again sent from the so-called US embassy in Ankara, whose instruction to display these behaviors, which means, “May the support/vote of the crowds flow towards us, may the AKPKK stay in power a little longer”. Did they get it from the so-called British embassy, again from the MIT, or directly from the CIA? This is the main issue that needs to be brought to the fore immediately. The so-called opposition is terrorist-friendly just like AKPKK and MHPKK, and they have done and continue to do all kinds of black money business together to this day. It was in plain sight that they were all human demons who took instructions from a single center and betrayed Turkey, the Turkish nation, and even humanity by colluding with each other. These should now be dealt with with the necessary rigor.

All citizens are equal before the law in this country. No one is superior or privileged over the other. The masses that form the basis of terrorist organizations are tried and punished, their punishment is usually the death penalty and they are executed en masse. Those who have not yet committed a crime but remain in the category of sympathizers are deported following the law. If this is not done, the nation will begin to perform self-defense activities, as in 1915, and the same result will be reached.

Seeing/showing the behavior of the masses forming the basis of terrorists as legitimate and trying to give them privileges is an act of cowardice and terrorism that only the main terrorists, the representatives of the terrorists on the political scene can attempt. Both Kavala and Selahattin Demirtaş are constantly defended by Kemal and his gang because they are in the same position and mentality and because they are involved in such crimes. The collaborations of these gangs are also in front of the eyes.

Judicial authorities, who still do not intervene in the six gangs as the law orders, are complicit in these crimes and very soon, in those days when the anger of this nation turned into a steel fist and crushed all terrorists and traitors, they will be tried and hanged together with these terrorist gangs.

One of the biggest terrorists in our country, the secret Armenian Kemal Kılıçdaryan, has exceeded his limits.

Kemal Kılıçdaryan, whose family is full of terrorists like himself, showed his terrorist face once again. For decades, those who have been eating rightful due and putting them on the shoulders of our citizens by not even paying for the electricity they use… Recently, they have been forced to pay their bills and resisted illegally… To the masses who are mostly sympathizers or supporters of terrorist organizations… He made promises within the scope of illegal and terrorist solidarity. Constantly giving each other the glad eye with the secret Christian Abdullah Gul, who is in close contact with the British Queen and was awarded the knee-tie order from the Queen, Kemal said, “We will provide electricity to farmers free of charge in Diyarbakır, Şanlıurfa, Mardin, Şırnak, Siirt and Batman under our rule.”.People are wondering. What is the privilege and superiority of those who farm there? Is it the fact that they are secret Armenians who appear to be Kurds, secret Assyrians, secret Yazidis… Is it that they are people who justify, support, and demand the terror, the brutal murder of even civilians, including babies and children, and the division of the country…

This decision, which is contrary to the principle of equality of the Constitution, cannot be implemented in a state of law, and it is a crime. Is it possible that Kemal, who has been on the political scene for so many years, and the secret Jewish, secret Armenian, and secret Christian gangs around him, do not know the law even that much?

These days when Tayyip is completely cornered and in fact nullified, Kemal is making statements that will overwhelm the society, on the other hand, gathers the terrorists around him and draw the reaction of the society. How many birds is he trying to hit with one stone? It is obvious that the secret Jew Meral Akşener, a mother of the mafia, tried the same thing several times. These traitors, these terrorists, these spineless reptiles, and black money thieves living with dual identities, were again sent from the so-called US embassy in Ankara, whose instruction to display these behaviors, which means, “May the support/vote of the crowds flow towards us, may the AKPKK stay in power a little longer”. Did they get it from the so-called British embassy, again from the MIT, or directly from the CIA? This is the main issue that needs to be brought to the fore immediately. The so-called opposition is terrorist-friendly just like AKPKK and MHPKK, and they have done and continue to do all kinds of black money business together to this day. It was in plain sight that they were all human demons who took instructions from a single center and betrayed Turkey, the Turkish nation, and even humanity by colluding with each other. These should now be dealt with with the necessary rigor.

All citizens are equal before the law in this country. No one is superior or privileged over the other. The masses that form the basis of terrorist organizations are tried and punished, their punishment is usually the death penalty and they are executed en masse. Those who have not yet committed a crime but remain in the category of sympathizers are deported following the law. If this is not done, the nation will begin to perform self-defense activities, as in 1915, and the same result will be reached.

Seeing/showing the behavior of the masses forming the basis of terrorists as legitimate and trying to give them privileges is an act of cowardice and terrorism that only the main terrorists, the representatives of the terrorists on the political scene can attempt. Both Kavala and Selahattin Demirtaş are constantly defended by Kemal and his gang because they are in the same position and mentality and because they are involved in such crimes. The collaborations of these gangs are also in front of the eyes.

Judicial authorities, who still do not intervene in the six gangs as the law orders, are complicit in these crimes and very soon, in those days when the anger of this nation turned into a steel fist and crushed all terrorists and traitors, they will be tried and hanged together with these terrorist gangs.

Kemaaal! Kemaaaalll!

“Yellows” will not save you and your gang Kemaaallll!

You went too far last time, you cut yourself and your gang shrouds Kemaaallll!

What was yesterday’s panic? How many people did not understand that you gave messages to Armenia within us with that video you shared at 22:00, Kemal? You understood from yesterday that this day will be lived, that the tension will rise this much, you gave your messages in a panic state, but you were too late Kemaaaall!
 You took part as the biggest traitors in the cruel traps set by the western world against this state, this nation, this army, Kemaaaall!
This is how you destroyed the Ottoman Empire, you threw millions of our soldiers in front of our enemies with treason in the process of collapse Kemaaalll!

You shared the corruption documents that were already shared years ago and remained on the agenda for weeks. You panicked too much, you rushed it too much. You also gave your messages in a very vulgar way, and you were extremely nervous with your body and facial expressions. Rather than being the party that exposed the criminals, you were more like a member of a red-handed party. Kemaaallll, you’ve thoroughly dragged yourself and your gang to the bottom! You have become a criminal, Kemaall!

How did you give your messages clearly, “My aim is not to draw attention to scandals, but the deaf sultan heard them too.” saying and making the real purpose of it realized… Did we put the state into a coma? We stood up to prevent betrayals, betrayals, terrorists, we tried to protect our nation and our army, are we guilty, Kemal? We tried to take the power of the state into our hands, the power of our state, which has been in your hands for more than a hundred years, was divided into two, did we cause double-headedness Kemaaaallll?

Are we the party that put him into a coma, are we the ones who are trying to fix it, are you the one who has used the power of our state for more than a century to enmity against Turks and Islam, to black money, dishonesty, assimilation policies, exploitation, massacres, terrorists, to the interests of western countries, Kemal?

Kemal the terrorist… Kemal, who, like his ancestors, was the pawn of England and the Queen… The collusive opposition Kemal… Kemal, the secret Armenian traitor… Kemaalll, the black money maker…

Kamaaalll, who also poops in whatever he eats! Kemal, without hesitation, tried to throw thousands, tens of thousands of Mehmets(Turkish soldiers) in front of the terrorists in Syria, as per the orders he received from the outside.

Kemal, who took part in all this betrayal and terrorism, immediately became a “patriot” when his plans were ruined… Kemal made “one forward, two back”…

“Things took a turn for the worse, we got into a dead end. We’re at the end. There is no slate left in this business. The AKP, which we have been doing all the dirty work together for all these years, is now in trouble to save itself. They can escape at any time. Planes are ready. But we were in the middle. We have no place to run. Everyone should know this situation, take a step back from now on, and get rid of small penalties even if you are going to get penalties. I’m doing you a favor right now, get me right. The plans were messed up. We will be guilty, O yellows/terrorists/YPGs./PKKs/Armenians/Christians… What I want to do is to save you from being guilty. Listen to me. Hurry, save yourself now. Because you are not on the agenda of the AKP. They don’t care about you. They have many alternative plans, but we are left behind… Let me tell you about their plans. They will flee to the USA, not to Qatar. They think that Qatar cannot keep them, they will have to return them, but the USA will not. However, none of us should flee to the USA. The new future MFS power will not leave you alone there, and it will bring you. By God, you are wrong. Do not try to escape abroad in vain, it is useless. Finally, listen to me and immediately end the “works” you have been doing through associations and foundations. Do not have any official duties anywhere, and do not fall under the scope of the operations to be carried out. We have also infiltrated the associations of Islamic communities a lot, back off from all of them, especially the associations of the MFS community. In this way, you will be seen as innocent and innocent. Understand my messages well, raise your heads, do not stand still, act now and join us.” Those who don’t understand your messages should leave their places and sell kokoreç(grilled sheep’s intestines) on the streets.

Right Kemal, right… You have nowhere to go, no place to run, Kemal… But you are not innocent, you will not suffer any injustice. There will be no so-called trials, no prosecutors or judges who have been bought or given orders, as was done to me. There will be no organized ambushes, no lies will be told, no slanders will be thrown, and no false documents will be drawn up, Kemal! All of you will be hanged by real Turkish judges, being tried fairly and transparently. You and the traitors like you at the top will be tried transparently in the court of the Grand National Assembly of Turkey, and you will be hanged live in a place in the garden.

Now, someone will come out and say, “Really, what happened that you showed a high activity during the day yesterday? Were you very worried? There was no atmosphere in which AKP members would collapse and flee? Did you suddenly hear some things that were not reflected in the press and media? And why did you give strange messages on the very night of a few documents that were known and widely heard that were shared years ago? Look, everyone has been baffled since last night. While everyone’s surprise continues to increase today, a very remarkable article about MFS came. We can’t understand what’s going on, or is MFS telling the truth as always? Have you always fought collisionally with the AKP all these years? Did they do all the corruption, oppression, massacres, terrorists, sacrifices, and uncountable evils with you? Did you play so mean? Are you really all working together in England? And even yesterday, were you involved in such great treachery that would set the entire state, nation, and army on fire? And did you hit hard rock out of nowhere? What’s going on, what’s going on? Who are you really, who are you? What have we done to you, why have you done us such great evil, for so long? What did you want from us?” If so, how will you respond?

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Problems in the trial of Canan Kaftancıoğlu

There is no longer an independent justice system in Turkey, but the provisions against Canan Kaftancıoğlu are in line with the law. There are major problems with suitability as well. The problem is that the penalties given are extremely light and insufficient. It is seen that the justice system does not impose punishments at the level required by law, as required by national security, under political pressure, as well as under pressure from an organized press and media. Again, as a result of these pressures, it is seen that the investigation/trial is not deep enough. Otherwise, it is before the eyes that Canan commits various crimes, praises/defends even terrorist organizations most clearly, betrays the homeland and the nation, and allies with Turkish enemies, leaving no room for discussion.

Despite this, those who are defending Canan are currently committing the crime of “praising the crime and the criminal”. They openly declare that they have aided and abetted these “organized terror and treason” crimes to this day. At this stage, it is seen that the justice system is under political pressure, under pressure from the press and media, and the pressure of organized actions carried out by some foreign countries in Turkey, and we encounter the so-called ambassadors of certain countries in Turkey.

Prosecutions should be initiated immediately against all of these people. Those in the Turkish justice system know that one of Canan Kaftancıoğlu’s biggest accomplices is Ekrem İmamoğlu, and through which ambassadors and foreign NGOs that are hostile to the Turks, İmamoğlu is directed. Judicial authorities who knowingly do not do what is necessary also commit crimes. They also commit grave crimes. They also endanger Turkey’s national security.
These investigations and trials should carry out immediately. If the issue extends to the CHPKK administrators and even to Kemal Kılıçdaroğlu, the law should be applied to them as well.

My opinion on this matter is clear. I wrote a long time ago. Law requires to do the same about CHPKK, just as the law requires to close HDPKK as soon as possible, gather all those involved, and not allow such a so-called political party again. It is visible that the six-party coalition is the so-called political parties and organizations that have become this way.

Mehmet Fahri Sertkaya|Akademi Dergisi

Biological, chemical, and nuclear…

Must be vigilant all over the world, especially in Turkey and the USA.

One should be cautious against terrorist organizations and terrorist and treasonous organizations that look like political parties or NGOs. Beware of the Armenians of Turkey, who for the last two centuries have known nothing but brutal bloodshed, massacres, and black money dealings. One should also be careful against the CHPKK, HDPKK, PKK(KWP), Alpaslan Kuytul gang, and other so-called political parties and so-called communities under their control.

Terrorist attacks using biological, chemical weapons, and even depleted nuclear bombs should not be seen as a low probability. We must be prepared for any eventuality, and heavy blows must be struck from the front by the power of the state against known centers of terror and betrayal.

We must be vigilant around the world. Everything looks like a spark… If it goes on like this, it seems like a lot of blood will be shed in Turkey and the USA.

The state and nation in question… All parties from Turkey must stand up against the CHPKK, HDPKK, Future, and DEVA, which have become terrorist centers. These so-called political parties must be closed immediately and with overwhelming intervention. Terrorism and treason operations should be carried out on those concerned.

Especially the CHPKK members, so-called intellectuals, and journalists, who did not speak up when there was so much betrayal, robbery, and giveaway in the country, but threatened everyone by spitting out that one of the main terrorists, Osman Kavala, was punished, talking about the “fight”, showing the terrorist face. Operations should be carried out and investigations should be initiated against everyone. The power of the nation and the state should be shown against these terrorist foci.

The state/justice mechanism should be faster than terrorist and treason organizations. He should not wait for them to strike the first blows. Their overseas connections should also be highlighted. All so-called ambassadors who speak in defense of Osman Kavala should be declared a man who will not want them and should be sent back to their countries. The terrorist connections of these so-called ambassadors should also be disclosed. It should be shown to the whole world that Turkey is not the old Turkey and that Turkey is determined to crush and destroy the terror and betrayal centers within it from now on.

The plans of the international terrorist organization led by Putin, Biden, Xi, Scholz, and Macron must be disrupted.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

..

Herkes işine baksın

Beni meşgul etmeyin, zaten çok meşgulüm. Kimseyle görüşemem. Ben zaten her şeyi planladım, hazırladım ve her şey akışında devam edecek. Öyle ise herkes üzerine düşeni yapsın, devam etsin.

Nedir bu hal? Dost taraflarda da düşman taraflarda da acayip bir hal var. Bu hal olmasın diye her şeyi açıkça da yazdım, daha nasıl yazabilirdim? Ya da aynı şeyleri tekrar tekrar yazmanın gereği var mı?

Tarafların ani karar değiştirmeleri halinde, zamanlar ve detaylar değişebilir ama genel hatlarıyla şu aşağıdakiler yaşanacak:

  • ABD karışacak. Biden-Kamala çetesi devrilecek
  • Ardından Rusya’da Putin ve çetesi devrilecek. Ukrayna’daki danışıklı dövüş iyice sarpa saracak. Çok yargılananlar, idam edilenler olacak.
  • Sıkıntılar Azerbaycan’a da yayılacak. Sonra İran’a da yayılacak. Oralardan bazı sıkıntılar Türkiye’ye de yansıyacak. Bize yansıyan kadarı bile çok yüksek seviyede sıkıntılar olacak.
  • Yunanistan sert bir tokadı çoktan hak etti, o Osmanlı tokadının suratında patladığını bütün dünya duyacak ve konuşacak. ABD ve NATO bile sadece izleyip kalacak. Çevremizdeki adaların çoğu el değiştirecek ve bir kısmı silahlandırılacak. Savunma maksadıyla kullanılacak.
  • Suriye’den de Türkiye’ye yüksek seviyede sorunlar, sıkıntılar yansıyacak.
  • AB ve NATO teşkilatları içindeki bölünmeler, ayrışmalar netleşecek. Bu da Avrupa başta olmak üzere dünyanın dört bir yanında denge değişmelerine sebep olacak. Bu nedenle de Türkiye’de bazı dengeler değişecek.
  • Korona oyunlarını bozduk, benzerlerini çıkartmayı, yaymayı deneyecekler.
  • İstanbul boğazı nedeniyle büyük bir kriz yaşanacak. Tayyip’in ve çetesinin, gölgelerinden bile korkar halleri, vatana ve millete ihanet hırsları, boğazlar konusunda restleşmeler yaşandığında, Türkiye’nin büyük sıkıntılar yaşamasına sebep olacak. Büyük, çok büyük sıkıntılar olacak.
  • Bu değişen dengeler arasında, Ruslara çalışan biyonik robotlar olan Bohçalı ve Soysuz gibiler de oyundan düşecekler.
  • Buradan sonra şu kısmı henüz net değil. Ukrayna’daki danışıklı dövüşün içine Türkiye’nin çekilmesine, ordumun kara para işlerine alet edilmesine, danışıklı dövüşen tarafların kendilerince Türkiye’ye böyle ceza kesmeye kalkmalarına, Tayyip’in ve çetesinin onlara kulluk etmesine mani olacağım. Bunu yaparken de elbette Türkiye’de hatlar kopacak ve hükumet, milletin ayakları altında ezilecek. Devam eden süreçte batı/NATO cephesine de tarihe geçecek şiddette cezalarını keseceğim. Bunu çok kısa sürede, çok kolayca yapacağım ve bütün dünya yine şaşkınlıkla ve hayranlıkla izleyecek.
  • Bu sırada bu millet, harp kaçkını onursuz, utanmaz milyonlarca Suriyeliyi yaka paça sınırlardan dışarı atacak. Bir tanesinin dahi, bir gün daha Türkiye’ye yük olmasına izin verilmeyecek.
  • Cemaatimin karışması zaten dünyanın önde gelen pek çok tarafını karıştırıyor, karıştıracak. Alihan ve çetesi ya tasmalarını ellerinde tutanlar tarafından içeri alınacak, içeride korumaya alacaklar. Ya açıkça kaçacaklar ve ortalıktan kaybolacaklar. Ya topluca intihar edecekler ya da ben hakiki şekilde içeri/cezaevine alınmalarını sağlayacağım. Bu da Türkiye’de hükumet tarafı dahil, çok sayıda tarafın büyük sıkıntıya girmesine sebep olacak. Hukuki zeminde buna mani olmak isterlerse, hukukun işleyişini durdururlarsa, peşi sıra hatlar çok gerilecek ve bu ihtimalde de Türkiye’de iktidar devrilecek.
  • Kraliçenin ve kraliyet ailesinin devri bitecek. Önce hükümleri geçmez olacak, çok fena hallere düşecekler. Rezil rüsva olacaklar. Kısa sürede nasıl da büyük çuvalladıklarına inanamayacaklar.
  • Dünyadan bazı taraflar, bunca denge değişmesine mani olmak için beni defalarca öldürmek isteyecekler, “Bu defa olacak” dedikleri her denemede yine de ölmediğimi görecekler. Beni öldüremeyince hadiselerin bu şekilde akıp yaşanmasına da mani olamayacaklar ve çökecekler, yok olacaklar, parçalanacaklar, küçülecekler v.s.
  • İşte o zaman adımı açıkça anacaklar, “Haydi mfs ortak paydalarda buluşalım” diyecekler. Ben de hepsine “Haydi oradan, gidin başınızın çaresine bakın. Etrafımda görünmeyin. Yoksa hepinize son darbeleri de vururum.” diyeceğim. Bu kısımda çok eğlenceli şeyler de yaşanacak. Lastikli top misali, ben en uzağa attıkça onlar geri gelecekler ama sonuç değişmeyecek.
  • Dünyanın dört bir yanında susuzluk, anormal hava şartları, depremler, fırtınalar, patlamalar, çökmeler, seller, hortumlar, kuraklık ve kıtlık yayılacak. Toplu ölümler olacak. Çok yüksek sayıda insan ölecek. Bazı şehirler adeta dümdüz olacak. Bazı şehirlerde ise yıkılma olmayacak ama topluca insanlar ölecek.
  • Parasını doğru şekilde korumaya almamış büyük sermayedarlar çok fena çökecekler ve bu da ayrıca krizlere sebep olacak
  • Bu güne kadar AKPKK’ye ve MHPKK’ye oy vermiş kişiler “Yandım Allah” diyecekler ama netice değişmeyecek.
  • Türkiye’deki şu danışıklı muhalefetin başındaki liderlerin yerine geçmiş biyonik robotlar da fena çuvallayacaklar. Altısı değil atmışı bir araya gelebilecek olsa bile hükümsüz kalacaklar, adamdan sayılmayacaklar, oyundan düşecekler.
  • Sabetaycı gizli Yahudi Tansu Çiller’in yerine geçmiş olan biyonik robot da çuvallayacak. Tansu hakkında bu güne kadar hiç paylaşılmamış olan “insanlık suçları belgeleri/delilleri” paylaşılacak ve insanlığa karşı işlenen suçlarda zaman aşımı yok. Tansu ile beraber çok yüksek sayıda Sabetaycı da oyundan düşecek. Hak ettikleri feci hallere düşecekler.
  • Kara para sahası daha da daralacak, sıkıntılar artacak.
  • Metafizik çatışmalar eskisi kadar devasa büyüklükte olmayacak, çünkü düşmanlarımız eriyip yok olmak üzereler. Lakin yine de metafizik çatışmalarda çok kişi ölecek, çok uydular ve cihazlar bozulacak, çok sendrom uydurulacak, çok UFO’lar düşecek.

Ve benzeri şeyler olacak…

İşte bu… Herkes işine baksın. Ben müdahale edilmesi gereken her yere müdahale ediyorum.

İki gündür 15 sene sonrasında yapacaklarıma dair planlar çalıştım. Epeyi vakit kaldı bana ve onları da iyi değerlendirdim, değerlendiriyorum.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi