Etiket arşivi: PKK

Çok güldüm

Çok güldüm…

Kızamadım bile… Kızsam çok farklı karşılıklar verirdim.

Sputnik Türkiye’nin yazarı ve programcısı, gizli Ermeni vatan haini ve terörist Erkin Öncan’ı ve onu arkalamak isteyen herkesi bekliyorum.

İsteyenler, çoktan hükümsüz kalmış ve kilitlenmiş mahkemelere de koşabilirler. İsteyenler istedikleri tarzda mekanıma da gelebilirler. Bana hepsi uyuyor.

Merak edenler vardır diye paylaşıyorum. Mesaj gönderene tıklanınca bu profil gösteriliyor.

Sputnik’in ve Rusların kimlerle, ne seviyede tiplerle çalıştığı da bir kez daha herkes tarafından görülmüş oldu.

Silahsız şekilde çarşıda sivil gezen Amerikan askerinin kafasına, onlarca terörist arkadaşıyla birlikte çuval geçirmeye ve Türk rolü oynayan sol terörist yayın organlarında ucuzdan kahramanlaştırılmaya benzemez mfs’ye ve çevresine tehditler, hakareketler savurmak.

Kim kimin parmaklarını kıracakmış, mekanını basacakmış, haydi herkes tavrının, oyunun, restinin, piyonunun arkasında dursun ve bütün cihan görsün…

FSB gelecekse bile hiç sorun değil. İsterse o Şoygu ya da Lavrov ya da Putin de gelebilir. Doğu Perinçek de gelebilir, emrindeki PKK ve DHKP-C teröristleri de gelebilir. Hiç fark etmez…

Erkin Öncan’ın evine gidip bakın. İntihar falan etmesin. Uyuşturucu komasından ölmesin. Sürekli etrafında olan terörist arkadaşlarından biri gelip kafasına sıkmasın.

Daha yargılanacak o…
Bütün rezilliği, karaktersizliği, teröristliği, hainliği, Türk ve İslam düşmanlığı, şeffaf yargılamalarla gözler önüne serilecek.

Mesele sadece emniyetin, istihbaratın ve adli sistemin meselesi değil… Tıbbıye de işin içine girmek zorunda…

Öyle böyle değil, çok ileri seviyede dağılmış, krizlere girmiş.

Daha önce yazmıştım, şu Harici projesi de gizli Ermenilerin bir projesi… Sadece Türkiye’de değil, dünya genelinde pek çok dizi ve sinema, Akademi Dergisi ve mfs rüzgarıyla yön bulduğu gibi, pek çok yayın/haber kuruluşu ya da hesabı/kanalı da mfs rüzgarıyla yön buluyor.

Harici de dış siyasette mfs Türkiye’sine baştan hazır şekilde yayın hayatına başladı. Mfs rüzgarına mümkün olduğunca ters düşmeyecekti.

İşte sanki beni bilmiyormuş, tanımıyormuş gibi yazıp söven gizli Ermeni Erkin Öncan da bu Harici projesinin içinde olanlardan… Erkin Öncan da yıllardır dikkatle yayınlarımı takip ediyor, hatta mfs Türkçesine çoktan uymaya başlamış olanlardan…

Bunların damarlarındaki kan bile mfs diye akar olmuş ama işte bu kadar da hain ve karaktersizler.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Her yerde aynı…

Sputnik’in Litvanya’daki Genel Yayın Yönetmeni Kasem, casusluk suçlamasıyla tutuklanmış ve cezaevine konulmuş.

İsabetli bir tavır olmuş. Sputnik, Türkiye de dahil olmak üzere, faaliyette olduğu her yerde pervasızca casusluk faaliyetleri yapıyor. Basın/yayın faaliyeti icra edermiş gibi yaparak, pek çok mühim meselede kamuoyunu yanlış da yönlendiriyor. Bunu da kasten ve art niyetle yapıyor. Bu da nüfuz casusluğu oluyor.

Bana itibar etmeyenler hala kaldıysa, Sputnik Türkiye’nin çalışanlarından biri olan gizli Ermeni Erkin Öncan’ın faaliyetlerini bir soruştursunlar, etrafını soruştursunlar, yayınlarına bir baksınlar ve açıkça görsünler. Tek Erkin Öncan’dan yola çıkılsa bile zaten arkası gelir. Karısı da kendisi gibi… Bu ikili, son derece de kuralsız, utanmaz, alaycı, küstah, karaktersiz kişiler…

Bunların DHPK-C, YPG, PKK ile sürekli bağlantıları var. Yani sadece casusluk, etkili ve yetkili insanları baskı altına alıp yönlendirme ya da etkili ve yetkili insanlarla arka plandan paslaşarak Türkiye’nin aleyhine yönlendirme değil, terör suçlarına kadar bağlantılar, faaliyetler var.

Karısının Avrupa ülkelerindeki teröristlerle bağlantıları şu anda hala aktif…

Herkese göstere göstere ihanet de ediyorlar, teröristlik de yapıyorlar, bölücülük de yapıyorlar, kalemlerini su-i kast silahı gibi de kullanıyorlar, sonra Türkiye güya hür bir ülkeymiş.

Sevsinler böyle hürriyeti… Her yer ihanet, her yer soygun ve vurgun, her yer Türk ve İslam düşmanlığı dolu.

Devletten bile sayılmayacak olan Litvanya kadar olamadık.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Bana inanmıyorsanız Ahmet Hakan’a sorun

Soysuz, bakanlık gücüyle, karşıt olduğu gruplara operasyonlar yaptırarak, elde ettiği uyuşturucuları imha ettirmedi, çoğunlukla yurt dışına sattı. ABD’nin Ankara Büyük Elçiliği de bu kara para işlerine aracılık etti. İncirlik askeri üssü ve oradaki ABD uçakları da uyuşturucu sevkiyatlarında kullanıldı. Bu gibi işlerde Amerikalılar, Ruslar, İngilizler, İsrailliler, İranlılar, Ukraynalılar, sözde Türk tarafı ve diğerleri, birbirilerinden ayrı bir sistem değiller. İş kara para ise, hepsi birbiriyle çok iyi geçinebiliyorlar, düşmanlık etmiyorlar ama milletlerin önünde danışıklı dövüşmeye de devam ediyorlar.

Taksim’deki son terör saldırısının ellerine yüzlerine bulaşacağını anladıktan sonra Soysuz’un ABD’yi sert sözlerle suçlaması da danışıklı dövüşten ibaretti. Suçluluk psikolojisinin tezahürüydü. Aksi takdirde milletler arası siyasetin bir anda karışması gerekirdi. Koskoca Türkiye’nin görev başındaki Suç İşleri bakanı, böyle acı bir hadisenin hemen üzerine bu sözleri söyleyecek, intikam mesajı dahi verecek ama hiç kriz çıkmayacak… ABD tarafı sert karşılık vermeyecek hatta baskı yaparak o bakanı oradan indirmeyecek… Buna ahmaklar ve aynı kara para ve terör sisteminin içinde olanlar ihtimal verebilir.

Söz konusu teşekkülün basın ve medyada da çok sayıda adamları var ve sistemin mensupları olarak o şekilde konuşuyorlar. Bana inanmıyorsanız Ahmet Hakan’a sorun, her şeyi ve her kesi tek tek anlatsın size… Hatta Ahmet Hakan size sistemi anlatırken, Soysuz’un aslında kim olduğunu, nasıl işler yaptığını da anlatabilir. Soysuz’un emniyet müdürlerini bile neden öldürttüğünü anlatabilir. Son zamanlarda dikkat çekici şekilde artan polis ölümlerinin ve sözde intiharların arka planını da anlatabilir. PKK’ye gelen silahları, bu silahların getirilmesiyle dönen parayı, bu paranın ne kadarının Soysuz’a gittiğini de anlatabilir. Anlata anlata konuları İran’a, Suriye’ye, TSK’ye, MİT’e, İngiltere’ye, ABD’ye, Avrupa ülkelerine, Rusya’ya hatta Çin’e bağlayabilir. Bunların Türkiye’deki sözde diplomatik temsilciliklerine de bağlayabilir. Soysuz’un, adalet sistemi içinde neler çevirdiğini, hususiyle bana karşı mücadele ederken nasıl kendini aştığını, nirvanaya vardığını ama oradan aniden yere çakıldığını da anlatabilir. O vakit hükumetin ne kadar sıkıştığını ve Soysuz’un neden istifa tiyatrosunu oynamak zorunda kaldığını da anlatabilir. Evet evet, şaşırmayın. Ahmet Hakan’a benim üzerimdeki davaları, resmi evrakları sorsanız, onları bile anlatabilir. Soysuz gibi bir pisliği Devlet Bohçalı neden getirdi, her şeye rağmen neden Suç İşleri bakanlığı makamında tutuyor diye sorsanız, Ahmet Hakan bu konularda da çok şeyler anlatabilir.

Hiç şüphe edilmemeli ki nerede ABD ve NATO üsleri varsa, orada kara para, terör, katliam, yağma, kaçakçılık işleri vardır. Para eden bebekse, çocuksa, kadınsa, hiç fark etmez, onları bile kaçırırlar ve kaçırıyorlar. Soysuz’un Türkiye’deki sözde mülteciler konusundaki direnişinin arkasında da bu vahşi gerçek var. Mülteci dedikleri sahipsiz kalmış insanlar, onlar için para demek, başka hiçbir şey değil…

Soysuz’un uyuşturucu imalathaneleri de var. Onu arka plandan yönlendiren ve kollayan Mehmet Ağar’ın da var. Mafya anası Meral Akşener’in de var. Bu sistemin içinde olup da teröristlerle paslaşmama, ortak işler yapmama ihtimalleri de yok. Uyuşturucu işinin yanında, para eden her türlü işi de yapıyorlar. Böyleleri ekranlarda milliyetçi, vatansever rolü oynarken, arka plandan teröristlerle beraber iş yapıyorlar.

Soysuz HDPKK karşıtlığında samimi olsaydı, elindeki devlet imkanlarıyla şimdiye mecliste HDPKK diye bir sözde partiyi, aslında bir terör teşkilatını bırakmamıştı. Lakin birbirlerinden ayrı teşkilatlar değiller. AKPKK’nin ve diğer sözde partilerin içi de tıka basa terörist, hain ve kara paracılarla dolu. İşte meclisteki sözde millet vekili bir kadın şeytanın, terör kampında çektirdiği fotoğrafları meydana çıktı. Sonra ne oldu… O günden beri her şey olması gerekene inat, aşırı bir dikkatle, sessizlikle, danışıklılıkla ilerletiliyor. Hatta basın, medya ve sosyal medya hainleri, teröristleri de buna çok dikkat ediyorlar. Oysa şunlar danışıklı dövüşmüyor olsalar, aynı teröristler ve hainler adalet sistemine de sızmış olmasalar, sadece o kadından yola çıkılarak HDPKK ve bütün altılı çete toplanıp alınırdı.

Şimdi, yeni bir seçimden bahsediyorlar. Anayasa açık ve tartışmasız şekilde izin vermediği halde, danışıklı dövüşen sözde siyasi partiler ve sözde siyasi liderler, Tayyip’in üçüncü kere aday olmasına tepki bile vermiyorlar. Bunların artık anayasayı takmadıkları bir devre gelindi. Kafalarınca yeni bir hokus pokus yapacaklar, biraz çatışıp biraz danışıklı dövüşecekler ve hep beraber daha da iktidarda ve mecliste kalacaklar. Lakin öyle olmayacak. Ehemmiyetine binaen tekrar yazıyorum. Büyük bir kararlılıkla yazıyorum. Türkiye’de o beklenen seçim olmayacak. Bunların hepsi toplanıp alınacak. Siyasi sahada karar alacak olanlar da mali ve askeri konularda karar alacak olanlar da adımlarını buna göre atsınlar. Aksi halde kaybedenler kulübünde yer alacaklar.

| Mfs – Ezber bozan – Akademi Dergisi

I will burn mercilessly.

17 AUGUST 2022 – 13:00


What appears in the square is not the real Tayyip. He is a bionic robot with a “three fists” gray inside that works with the Queen’s Dajjal system.

After what I have explained openly recently, it has probably been understood that the bionic robot in the image of Tayyip does not work for Israel, Judaism, or Freemasonry. They are constantly working on the system of the Dajjal based on the Queen. These are the enemies of all humanity. They don’t care about Jews or Israel. They have already manipulated religious and political leaders in Israel, or bionic robots have already replaced them. The Sanhedrin is an organization entirely under the control of aliens.

In Turkey, as in many countries, there are secret parts under the buildings of the most prominent institutions in the nation’s administration, especially the Presidency, the Grand National Assembly of Turkey, and the MIT. Some of them also have hidden parts under the hidden parts. The first secret part is already the secret part that the world’s people and state officials know, secretly enter, and use, while there are secret parts that alien parties enter and use. There are games within games. There are many wells inside the well in many respects. Thanks to such places, systems, and bionic robots, they can become a state within the state and manage their bionic robots. Thus, they want to lead and manage all states, all nations, and humanity through states. However, since the decision differences between different alien human species cannot be avoided, not everyone on the field is colluding. There are confused balances.

The bionic robot made in the image of Tayyip also occasionally enters the secret part of the underground aliens. It is repaired, maintained, and adjusted. If the alien human inside the bionic robot is too warped and incapacitated, or if he dies from being struck by metaphysics, he is also replaced in the underground part in question. Sometimes, if these things take a long time, another bionic robot replica made in the image of Tayyip goes up and manages the environment. The members of many governments in the world, the officers in the commanding ranks of the armies, extensive holdings, large religious communities, prominent Masonic masters, prominent religious leaders, and the people who need to replace them to hold power, have always been replaced by bionic robots. Since Istanbul has started to destroy this system in the world in recent years, more practical and authorized people in Turkey have been replaced by bionic robots.
After giving this information openly, I write this candidly and with great anger that I can still control:

Even now, I will not be bothered by the extermination of thousands of so-called Turkish officers and Turkish soldiers under their command, and the so-called opposition/militia, actually terrorist organizations, still in Syria in one day. Yes, even if our army loses ten thousand soldiers and hundreds of officers in one day, I will not have any problems with those who do this. I will settle accounts with the so-called Turkish and world-people traitors who caused this. I will take revenge on them, their organizations, and their bases. From now on, I will never allow or allow the punishment of those among Turkish officers and soldiers, who are in any region abroad, who desert by disobeying orders. No power can punish fugitive officers and soldiers by using our system to the detriment of our nation and our state without trampling on me. And no power in this world can crush me.
I will not look into the eyes of some countries, governments, armies, and prominent business people who are still on my side in the Syrian issue, stalling and colluding with the Queen’s system. They, too, must now have a clear stance or perish along with our enemies.
I have said many times I will burn the whole world if necessary, but I will not send my army to Syria. I will not keep one so-called refugee here. I will also throw those who have been given so-called citizenship beyond the borders. It is not the responsibility of our nation, our state, to spend additional expenses on sending them to their countries. Let them go as they came. Do they take human smugglers, go on foot, swim in the sea, or do Israel/USA/UK take advantage of the opportunity and steal their organs or sell them to the prostitution mafia? It is not my nation’s responsibility. Those who do not protect their homeland flee like cowards and dishonors, those who are spineless risk all kinds of dangers.

We will not send our army to Syria to avoid these dangers. We will not keep more than ten million refugees in our country. We will not allow any of us to be donated to other states. Let everyone accept Turkey is no longer the old Turkey. Otherwise, Mfs will burn the world.

For Turkey, Tayyip, AKPKK, MHPKK, and the CHPKK, HDPKK, the so-called IYI party, all-six gangs, etc.. In Turkey, the so-called modern republican system, democratic system, and electoral system imposed by England have collapsed. Games and traps have been corrupted, and the system of the Dajjal has been exposed. After that, there will be no elections in Turkey. Even if it is tried to be done with a fait accompli, it will not be valid; it will not solve the chaos, and it will not change the result. In any case, we will officially take over the country’s administration.

I am writing this very clearly. Those who have made official or unofficial statements in parallel with Istanbul in the last two or three days, from different countries of the world and groups within Turkey, and those who make statements as if they support Istanbul’s last stand, should now openly put their hands under the responsibility. Let them show their sincerity. We will look at actions, not words. We have no fear of anyone. Forewarned, I will crush that Queen and her system under my feet. I will destroy the USA and other countries that are pawns and subcontractors to him.

We are also downloading Tayyip. We remove those who work with him and those who collude with him. We do not leave a NATO or US base in this country. Let those with us make the moves that will lead to the same result as us, openly and immediately. Immediately after this article, they should make their official explanations so that everyone can “doubtfully” understand. Let them say, “We are here too; we are with you.”

Meanwhile, we simultaneously destroy and expose Tansu Çiller, nicknamed “the rose of the CIA,” and those who work in her system. They have exceeded the limit. Since they want to see power, let’s fight. No matter how many internal and external enemies we have, we invite them all to the field/mat.

| Mfs – Ezber bozan – Akademi Dergisi

Tahmin edilemeyecek şekilde bitti

Gizli Ermeni ve terörist Abdullah Öcalan kanser oldu. Onu, on binlerce masum sivilin katilini hayatta tutmak için milletimizin vergileri ve şehitlerimizin kanlarıyla ayakta duran devletimizin bütün imkanları seferber edildi. Zaman zaman bu bilgi basına da sızdı. Sosyal medyada ve internet haber sitelerinde konu da oldu.

Tıka basa gizli yahudi, gizli ermeni ve mason dolu olan MİT kadar, CIA da elinden gelenleri yaptı ama onu hayatta tutmak mümkün olmayacaktı. Ermeni terör örgütü PKK, Ermeni terör örgütü ASALA’nın yerine MİT ve CIA tarafından kurulmuştu. Vur kafasına, al elindekini ayarında basit bir çaycı iken Abdullah Öcalan da bu sözde Kürt terör örgütünün sözde lideri gibi gösterildi. Onlarca sene boyunca, insanlık dışı vahşetler, cinayetler, su-i kastler, kaçakçılıklar, kara para işleri, bu milletin vergileri ile tesis edilen ve bu millete hizmet etmesi gereken MİT üzerinden, PKK eliyle yaptırıldı. Hala da bu böyle… MİT, tarihi boyunca gizli Ermenilerin ve gizli Yahudilerin yatağı, CIA’nın paravanı olmaktan ve bu millete ihanetler ve zulümler etmekten başka bir şey yapmadı.

Binbir türlü gizli, kirli, kanlı, vahşi planın içinde, Abdullah Öcalan’ın hikayesi ise hiç tahmin edilemeyecek şekilde bitti. CIA ve MİT içindeki biyonik robotlar sayesinde, Abdullah Öcalan ölmeden önce öldürüldü ve biyonik robotla yerine geçildi.

Şu anlarda, Abdullah Öcalan suretinde imal edilmiş olan biyonik robotun içinde, İngiltere merkezli grilere çalışan bir uzaylı insan var.

Mehmet Fahri Sertkaya

Mümkün değildir

Kemal’e, iktidar olmaları halinde, terörist Selahattin Demirtaş’ı serbest bırakıp bırakmayacakları sorulmuş.

Terörist Selahattin Demirtaş’ın siyasi bir tutuklu olduğunu ifade ederek “Selahattin beye yapılan eleştirilerin hiçbir kıymeti yoktur. İnşallah göreceksiniz, halkın iktidarında Selahattin bey de Osman Kavala da haksız yere içeride yatan bir sürü askeri öğrenciler var, onlar da avukatlar da hepsi çıkacak.” cevabını vermiş.

Hiç iyi bir halt etmemiş. Bu ülkenin kırmızı çizgileri belli… Bunlar daha önce en açık şekilde ve tekrar tekrar ifade edildiler. Bu ülkede, teröre yandaş olan, teröriste arka çıkan, ibneliğe meydan açan ve insan kaçakçılığı, organ, zorla fuhuş gibi kara para işleri yapan ya da bu gibi insanlık dışı işlere yardım ve yataklık eden hiç kimse iktidar olamaz.

Türkiye’nin rotası, batıya doğru değildir. Batının ahlaksızlığına, namussuzluğuna, ibneliğine, sömürücülüğüne, kara paracılığına doğru değildir. Türkiye bu rotadan çoktan çıkmıştır. Bunu kabullenmeyenlerin ya da bu gerçeği hiçe sayanların, önümüzdeki yakın süreçte muhtar olabilmeleri bile pek mümkün değildir.

Mehmet Fahri Sertkaya

Boğazımıza kadar geldi, patlamaya yer arıyoruz.

Almanya yine terörün ve teröristin yanında yer aldı

Türkiye’de bölgede faaliyet gösteren çok sayıda terör örgütünün içinde “adamları” bulunan, bu ülkelerin siyasetçileri arasında da çok sayıda “adamları” bulunan, devlet eliyle kara para işleri yapan, dünyanın en çok sübyancı bulunan ülkelerinden biri olan, sınırları dahilinde yok olmuş on binlerce mültecinin akıbetlerine dair bir açıklama yapamayan Almanya, yine aynı şeyi yaptı. Almanya açıkça katillerin, sadistlerin, canilerin, tecavüzcülerin, insan kaçakçılarının, organ kaçakçılarının, uyuşturucu kaçakçılarının, bombalı terör eylemlerinde sivilleri bile katledenlerin yanında yer aldı.

Cezaevinde tutuklu bulunan HDPKK Eski Eş Başkanı ve terörist Selahattin Demirtaş’a, Almanya’nın Weimar Belediyesi tarafından “2021 İnsan Hakları Ödülü” verildi. Kültür ve Medyadan Sorumlu Devlet Bakanı Claudia Roth da törene katılarak terörist Demirtaş’ı öven bir konuşma yaptı.

Türkiye’de Kürt sorunu olduğunu iddia eden Türkiyelilerin tamamına yakının gizli ermeni, gizli süryani, gizli ezidi, gizli yahudi v.b. etnik unsurların mensupları olduğunu çok iyi bilen ve bunlarla birlikte insanlık dışı surette terör ve kara para işleri yapan Almanya’da, söz konusu törende, Türkiye’de kürt sorunu olduğu vurgusu yapıldı.

Roth, “Demirtaş cesarete sahip, kalbi olan, sıcak kalpli ve zeki bir siyasetçi, bir insan hakları savunucusu ve demokrat. Türkiye’nin demokratikleşmesi için bir umut” diye konuşabildi.

Böylelerine bir saat içinde tükürdüğünü yalatabilecek güce fazlasıyla sahip olan Türkiye’de, ne yazık ki gizli yahudilerin, gizli ermenilerin, gizli masonların AKPKK projesi/hükumeti iktidarda… Lakin Almanya ve benzeri ülkeler de biliyorlar ki iktidarın sayılı günleri kaldı.

Ve herkes biliyor ki AKPKK projesinin uygulanmasında, AKPKK’nin iktidara getirilmesinde ve bunca yıldır iktidarda tutulmasında kritik rolü olan, Tayyip Erdoğan piyonunu sürekli emri altında tutan, gizli Ermeni ve MİT piyonu Abdullah Öcalan’ı astırmayan, Türkiye’ye yapılan her türlü ihanetin ve kötülüğün başını çeken, Almanya dahil olmak üzere pek çok batılı ülkeye de çalışan o Devlet Bahçeli’nin de sayılı günleri kaldı.

Mehmet Fahri Sertkaya

Ülkemizi Ruslara satıyorlar.

CHPKK’li Engin Özkoç rahat durmuyor. PKK ile görüşüyor. Pervin Buldan’la ve Selahattin Demirtaş’la irtibatı oluyor. CHPKK lideri gizli Ermeni vatan haini Kemal Kılıçdaryan, terör ağları ile iletişimini gizli Yahudi/Ermeni karışık soydan gelen Engin Özkoç üzerinden de kuruyor. Özkoç’un Hakan Fidan’la da bağlantısı kuvvetli.

Şahsıma ve cemaatime karşı haince ortak planlar kuruyorlar. Hakan Fidan aktif bir şekilde bu planın içinde… Solomon Soysuz’un ise neler döndürülmek istendiği konusunda bilgisi var ama henüz tam aktif katılmadı. Planlar, şahsıma ve cemaatime zarar vermenin ötesinde, şu mücadeleye ve memlekete, millete büyük zararlar verecek mahiyette… En anlaşılır şekilde cümle kurmak gerekirse şu söylenir: Ülkemizi Ruslara satıyorlar.

Her yeri ve her kesi dikkatle takip ediyoruz. Resmi kimliklilere düşen vazifeler var. Onlar bu haince planlara müdahil olmayacaklarsa, anlaşılan o ki bizim çok sert bir müdahalemiz zaruri olacak. Bu da epeyi kişinin canını yakacağı gibi memlekette aniden bir kaos ortamı oluşturacak. Mesele değil, söz konusu vatansa, hainlerin canı çıksın.

Mehmet Fahri Sertkaya

Çanlar Hakan Fidan ve çetesi için çalıyor

Metafizik sahada cehennemi manzaralar oluşuyor. Dünya üzerinde Hakan Fidan’ı ve onun organize ettiği ihanet çetesini ve PKK’yi korumak için mücadele eden büyük bir kitle var.

Ülkemizde doğuda, güneydoğuda şeyh görünen gizli Ermeni ve Hristiyan büyücülerden…

Irak’ta ve İran’daki Şii din adamı görünen gizli Hristiyan büyücülerden…

Türkiye’deki gizli Ermeni/Hristiyan çetesinin yüksek sayıdaki büyücülerinden…

Bunlarla sıkı paslaşan Rusya’daki çok yüksek sayıdaki din adamı görünüşlü büyücülerden…

Bunların haricinde ABD, Almanya, Rusya, İngiltere, Fransa, İtalya, Avusturya, İspanya, İsviçre, Çin, Ermenistan ve İran’ın gizli servislerinin büyücüleri ve medyumlarından…

Söz konusu bu ülkelerde bulunup resmi kurumlara çalışmayan çok ama çok yüksek sayıdaki büyücülerden ve medyumlardan…

Eş zamanlı ve çok büyük metafizik saldırılar yapılıyor.

Karşılığı her defasında bir Osmanlı tokadı oldu, oluyor. Gerçekten bu defa kendilerini aşarak saldırıyorlar. Olağan üstü saldırılar oluyor. Birkaç gündür de oluyordu ama dün akşam Hakan Fidan’ı, Solomon Soysuz’u, Hulusi Akar’ı, Rus-Ermeni-Hristiyan bağlantılarını, oyun içinde nasıl oyunlar kurulduğunu, Tayyip’i nasıl oyuna getirdiklerini fark ettiren sadece birkaç cümle yazmam ve ifşa etmemden sonra adeta kudurdular.

Bir “varlıkta kalma ya da yok olma” savaşına çevirdiler. Anlaşılan o ki onlar da bu krizi aşamazlarsa varlıkta kalamayacaklarını, her manada yeni bir dünya kurulacağını, maddi gücün de siyasi gücün de bir anda el değiştiriceğini iyice biliyorlar.

Geceden bu yana gerçekten çok büyük üç saldırı oldu. Üçü de birbirinden şiddetliydi. Öyle anlar oldu ki bir saat içerisinde onlarca kat trilyon cin kabilesi yok etmek zorunda kaldığımız zamanlar oldu. Bu, bu sahanın içinde çok yüksek tecrübeye sahip kişlere söylense, ilk anda inanamayacağı bir şey… Lakin şimdi söz konusu yüksek tecrübeli kişilerden hangisine sorulsa, bu yazdıklarımı hemen doğrularlar.

Evet, gerçekten çok iyi organize oldular, çok mücadele ettiler, ortalığı yıktıklarını zan ettiler ama Osmanlı tokatlarını yiye yiye öldüler, ağır yaralandılar, dağıldılar. Ve bizde hiç zarar ziyan yok.

Nedense hep Almanya’ya kaçıyorlar!

Nedir bu iş böyle…
Memleketimizden kaçan eli kanlı, terörist, hain, kara paracı HDPKK’liler neden hep Almanya’ya kaçıyorlar?

Almanya neden bunlara hala sahip çıkıyor? Bu, son derece rahatsız edici bir husus ve Almanya buna son vermeli.

HDPKK ile, kara paralar ile hatta organ mafyaları ile organik bağı olan Almanya’nın hükumetinin de gizli servisinin de titreyip kendine gelme vakti. O eski siyasi dengeler/şartlar artık yok. Neyi bekliyorlar, insanlığı şoka sokacak bilgilerin, delillerin dünyaya yayılmasını ve Alman halkının ayaklanıp başlarındaki kişileri ayakları altında çiğnemesini mi? Uluslar arası mahkemelerde yargılamaları mı?

Türkiye artık bu terörü temizleyecek güçte ve şartlar içinde ve bunun için bir çok devletin hükumetlerini devirmek gerekirse de devirecek. Başka milletleri de terörle iç içe olan yöneticilerden kurtaracak. Bunun fitilini de ateşleyebilecek, devamını da getirebilecek.

Mehmet Fahri Sertkaya

PKK/YPG ile İngiliz hükümetlerinin kara para ilişkisi…

PKK/YPG, insan ve uyuşturucu kaçakçılığı dahil her türlü kara para işini İngiliz hükumetlerinin destekleri ile yaptı, yapıyor.

Kürt maskeli gizli Ermeni ve gizli Hristiyan terör örgütü PKK/YPG, diğer Avrupa ülkelerinde olduğu gibi İngiltere’de de hukuka uygun gibi görünen teşkilatlar ve bunların finans temini ve propaganda adına yürüttüğü faaliyetlerle varlık gösteriyor. Sivil toplum ve kanuna uygun faaliyetler için mafyavari yapılanma şeklinde örgütlenen PKK, bir yandan sivil toplum yöneticileriyle İngiliz siyasilerle el ele, kol kola ilişkiler kurarken, diğer yandan uyuşturucu ve insan kaçakçılığı dahil her türlü kara para işini yapıyor. Özellikle eroinden elde edilen para, Avrupa’da Türkiye karşıtı lobi faaliyetlerini artırmak ve örgüte yeni cani teröristler devşirmek için kullanılıyor. Ayrıca bu paraların bir kısmını da Suriye ve Irak’a aktaran örgüt ve İngiliz hükumetleri, İngiltere devletinin sağladığı imkanları kullanıyor. Örgütün faaliyet gösterdiği sivil toplum kuruluşu binalarının büyük çoğunluğunda mülk sahibi olduğu ve mülklerin ödemeleri sırasında devletten yardım aldığı biliniyor.

İngiltere, her ne kadar dışa vuran yüzünde PKK’yı bir terör örgütü olarak kabul etse de bu cinayet, terör, katliam, kara para örgütünün mensuplarını, yaralama ve öldürme gibi eylemlere katılmadığı iddialarıyla kolluyor ve dokunmuyor. Öte yandan, İngiltere’de yasaklı örgütlere destek verenler, 10 yıla kadar hapis cezasına çarptırılabiliyor.

Mehmet Fahri Sertkaya

Enis, Türkiye’deki en büyük teröristlerden ve hainlerden biridir.

HDPKK’ye icap eden operasyonların yapılabilmesi ve netice elde edilebilmesi için ilk olarak müdahale edilmesi gereken kişilerden biri de Enis Berberoğlu’dur.

Enis, Türkiye’deki en büyük teröristlerden ve hainlerden biridir. Kaç bin kişinin şehit olmasına sebep olduğunu kendi bile bilmiyordur. HDPKK üzerinde en çok kontrolü/nüfuzu olanlardan biridir. Hatta bu terör ve ihanet teşkilatıyla kaynamış biridir.

Bu terör teşkilatıyla birlikte türlü kara para işlerinde faaliyet gösteren biridir. Bağlantıları hem Türkiye’de hem de Türkiye dışında çok geniştir. Türkiye’nin, Türk milletinin aleyhine olan her ne ve kim varsa Enis oradadır/onlarladır ve hayatı boyunca bu böyle oldu.

Terörün en tepe isimlerinden biri olan, HDPKK’nin en üst yöneticilerinden de biri olan Rahip Brunson ile de çok sıkı işbirliği halindedir. Onu, Enis’i anlatmak için aslında kitap yazmak gerekir. Memlekette onlarca senedir sebep olduğu acıları, yıkımları, gözyaşları, zarar ve ziyanı, ihanetleri özetlemek için bile kalınca bir kitap yazılmalı.

Şu Tayyip’in hayatı boyunca aldığı birkaç doğru karar varsa, biri de Enis’in cezalandırılmasını sağlamak kararıydı. Gizli Ermeni cemaatinin en etkili isimlerinden biri de olan Enis’in tahliyesi hukuk dışı şekilde sağlandı. Anayasa Mahkemesi’nin Enis’in lehine karar almasında Türkiye içinden yüksek sayıda hainin/teröristin, ayrıca Türkiye dışından yüksek sayıda Türk/Türkiye düşmanının payı oldu. Evet, Anayasa Mahkemesinin Enis Berberyan kararı, hukuki bir karar değil, siyasi bir karardır.

Basında, medyada, sosyal medyada bu süreç boyunca Enis’i destekleyenler ve halkı kandırarak, gerçekleri gizleyerek, bir terör ve ihanet ağının tarafını tutarak yönlendirmeler yapanlar da aynı ihanet güruhunun mensubu olan kişilerdi. Bu nedenle “HDPKK aslında bir paralel devlet teşkilatıdır ve ancak FETÖ benzeri bir operasyonla hakkından gelinebilir.” dedim. Enis, adaletin gereği olarak ivedilikle yeniden cezaevine konulmalı, HDPKK operasyonları genişletilerek devam ettirilmeli, Enis için basında, medyada, sosyal medyada bu güne kadar art niyetli yönlendirmeler yapanlar ve bundan sonra yapacaklar hakkında, suçu ve suçluyu koruyanlar hakkında da işlemler yapılmalı.

Mehmet Fahri Sertkaya