Etiket arşivi: Azerbaycan

Türkiye’nin bağımsız siyaseti devam edecek

Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki bütün sorunlar, Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki sorunlardır. Türkiye’yi hiç ilgilendirmeyen sorunlardır. Azerbaycan’ın başındaki/idaresindeki kara paracı insan şeytanlarının, o gizli Ermeni ve Yahudi hainlerin, Ermenistanla danışıklı ya da yarı danışıklı dövüşlerine Türkiye karışmayacak. Zaten hem itikaden hem ahlaken yerle bir edilmiş olan, adeta yaşarken öldürülmüş olan Azerbaycan halkının da hiçbir rahatsızlığı yok. O halde kendileri savaşsınlar, kendileri ölsünler. Nasıl oyunlara, tuzaklara alet oluyorlarsa olsunlar. Zaten bu gidişle TR olarak biz onlarla savaşacağız. O kadim Türk topraklarını yeniden Türkleştireceğiz. Bunun başka çözüm yolu yok. Elinde İsrail bayrağı sallayabilen bir Azerbaycanlı “Türküm, müslümanım” dese de bu söz hükümsüzdür, geçersizdir. Savunma bakanlarının, İsrail savunma bakanının yanında, onun tasmalı köpeği gibi durduğunu görüp de ortalığı yıkmayan bir Azerbaycan halkı Türk de müslüman da olamaz. Olduklarını iddia ediyorlarsa da yalandır, bu iddiaları dikkate alınmaz. Bırakacağız, Azerbaycan’ın başına hangi musibetler geliyorsa gelecek. Savaş çıkarsa, kendilerini tuzaktan tuzağa sürükleyen İsrail’den yardım istesinler. Gerçi ortada işler halde bir İsrail de kalmadı ama… Bu da kendi aralarındaki mesele… Ortada gerçek bir Netanyahu kaldıysa, metafizikle çarpılmaktan fırsat bulabilirse… İç karışıklıklardan fırsat bulabilirse… Dünyanın her yerinden bebek, çocuk, kadın kaçırtmaktan fırsat bulabilirse, Azerbaycan’a da kafa yorar, vakit ayırır.

TR’nin bağımsız siyaseti devam edecek. TR, ne doğunun, ne batının kuklası olacak. TR hiçbir tarafın aktarma merkezi de olmayacak. Petrol, doğalgaz ve değerli madenler dolu TR’nin altı… Kendisi çıkartacak, öncelikle kendisi kullanacak ve hayat şartlarını kolaylaştıracak. Sonra da bunları “ederine” satacak. Satıştan elde edilen gelirler gerçekten devletin hazinesine gidecek ve o hazinedeki paralar İngiltere’ye, İsrail’e, ABD’ye, Rusya’ya, Çin’e, Almanya’ya, Fransa’ya, Arap denilen ama Çingene olan kara para devletçiklerine gitmeyecek. Bütün hortumlar sert müdahalelerle kesilecek. Bu günlerden itibaren, TR ile Arap zan edilen o Çingenelerin devletçikleri arasındaki alış veriş de gün gün çok büyük darbeler almaya başlayacak. TR bu kuşatmayı yararken, bu örtülü işgali kaldırırken, bu sömürmeyi durdururken, TR’deki umursamaz yığınlar da belalarını bulacaklar.

TR asla Mısırla iyi ilişkiler tesis etmeyecek. Mısır denilen cehennemle yapılabilecek işler, sadece kara para ve terör işleridir. Mısır, ülkeden bile sayılamayacak bir yerdir. Muhatap alınamayacak bir sistemdir. Mısır, genetik kodları düzgün olan normal insanların boğulacağı ve yaşayamayacağı bir cehennemdir. Sisi de azılı bir Türk/İslam düşmanıdır. Mısır halkının büyük çoğunlu da Çingenedir ve onlarla iyi geçinebilmek zaten mümkün değildir. Mısır denilen ülkenin altındaki kadim yer altı şehirleri yakında peş peşe yıkılırken, Mısır’da yeryüzünde yaşayan insan şeytanlarının da yerin altındaki insan şeytanları ile birlikte topluca belalarını bulacaklarını tahmin ediyorum. Bununla birlikte, biz ırkçı değiliz ve nadiren de çıksa, iyi insan olan Mısırlılarla bir düşmanlığımız, kavgamız yok. Mısır’daki sözde İslami akımların/grupların hiçbiri ile de kalbi bir bağımız yok, olmayacak. Bu yaşıma geldim, genleri Çingene olanların İslam dinini doğru anladıklarını ve yaşadıklarını hiç görmedim. Dünyanın hiçbir yerinde görmedim. Oradaki ehl-i sünnet olduğunu iddia eden gruplarla da bağımız olmayacak. TR için Mısır diye bir ülke yoktur. Çok sayıda hak peygamberin yaşadığı o toprakları tekrar tertemiz yapmak hedefi vardır ve bu hedef uzun vadeli bir hedeftir.

Akademi Dergisi | Mehmet Fahri Sertkaya

..

Haydi görelim

TR, Azerbaycan denilen pislik yuvasının, suni devletin, ikinci Ermenistan’ın, ikinci İsrail’in gazını, şusunu, busunu, şuraya ya da buraya aktarma projelerinde yer almayacak.

Azerbaycan denilen o pislikler, nelerini, neresi üzerinden, nereye satıyorlarsa satsınlar. Türkiye’yi karıştırmayacaklar. Zaten bebek, çocuk, kadın kaçırıp satmakta bile çok mahirler. Depremzede bile kaçıracak kadar şeytanlar… Kendi kadınlarına fuhuş yaptırıp namus satmakta da mahirler. İngiltere ve İsrail’e kulluk etmekte de mahirler ve onlarla daha fazla paslaşarak satış yollarını genişletsinler. TR’den uzak dursunlar.

TR’ye gelip de benim karşımda güya yeni bir seçim yaptıklarını, yeni bir hükumet tesis ettiklerini zan eden ülkeler, liderler, gizli servisler, milletler arası mafyalar, masonlar, satanistler ve uzaylı taraflar… Haydi şimdi gelsinler, TR’yi, benim sevk ettiğimin aksi bir yöne sevk etsinler de görelim. Zaten sözde seçimden önce de edemiyorlardı, şimdi mi edebilecekler, görelim.

Yakacağım bu TR’yi ve millet denemez sürüyü ama yine de dünyanın o ülkelerini, devletlerini, gizli servislerini, mafyalarını, masonlarını ve şeytani sistemini de yakacağım, çökerteceğim. Bundan sonra böyle…

İtirazı olan varsa, karşıma çıksın…

Hiçbir tarafın danışıklı dövüşlerine, basit basit oyunlarına iki gün bile tahammül etmeyeceğim. Bu şeytani tavırlar devam ettikçe, ben bu dünyayı daha büyük felaketlere sürükleyeceğim.

Bilesiniz ki adaletin kılıcının sizde hakkı vardı, ben de yalnızca onu alıyorum. Fazla feryat, figan duymak istemiyorum. Yıllardır bu günleri haber veriyorum. Belki kurtulmak isteyenler olur diye, maddi ve manevi sebeplerine uyarak bu günleri öteliyordum.

Şimdi hepiniz için adalet istiyorum, ceza istiyorum. Ağlaşmayın orada, burada… Bunlar bile çok iyi günleriniz. Birkaç hafta sonrasında neler neler olacağını tahmin bile edemezsiniz.

Akademi Dergisi | Mehmet Fahri Sertkaya

..

Şimdi duhan vakti

Görüşmeler çok vakit alıyor. İlgilenmem gereken çok işler var. Daha fazla vakit ayırmam pek mümkün değil. Zaten herkes neyin ne olduğunu anladı, öğrendi ve şartları biliyor. Varlıkta kalmak isteyenler İstanbul’a uyacaklar. Bunu resmi açıklamaları ile de gösterecekler. Bu güne kadar durmaksızın bizimle çatışmış olanlar, tazminatlarını da ödeyecekler. Somut irtibat da kuracaklar.

Bu şartlar kendisine uymayanlar, ara bir çözüm bulmayı denemekten ve görüşmeye çalışmaktan vazgeçsinler. Ne boşa vakit kaybetsinler ne de bana boşa vakit kaybettirsinler. Büyük bir samimiyetle yazıyorum ki şunca iyiliğe rağmen hala fırsatı değerlendirmeyen hiç bir ülke ve taraf umurumda değil. Gelmesinler zaten öyleleri bana doğru…

Bu dünyanın altı da üstü de yanıp yok olacaksa bile bu şartlar değişmeyecek. Herkes bu şartlara uyarak İstanbul’dan yana duracak ve kurtulacak ya da inadına devam ederek çökecek, batacak, yok olacak.

Fazla yayın yapmaya da gerek kalmadı. Herkes her şeyi anladı, bildi. Beni dinleyenler kargo uçakları ile bile sermayelerini kaçırıp kurtardılar. Dinlemeyecek olanlar da zaten bundan sonra da dinlemezler. Şimdi ben metafizikçi ekibime daha çok vakit ayıracağım, destek vereceğim.

Şu Almanya’yı en başa alacağız. Rusya, ABD, Çin, İngiltere, Kanada, Hindistan, Yunanistan, İsveç, Finlandiya, Ukrayna, Avustralya, Japonya, Kuzey Kore, Tayvan, Güney Kore, İsrail, İran, Suriye derken… Onlarca ülkeyi, altıyla ve üstüyle birlikte ve eş zamanlı olarak çökerteceğiz. Zaten çökükler de son taaruzları da yapacağız.

Pakistan halini gizleyemiyor ama Hindistan hala gizleyebiliyor. Aslında sinyaller karşısında Hindistan’ın hali Pakistan’dan çok beter…

Hindistan’da yerin altı ise üstünden bin beter. Yerin üstündekiler “Çok çok fazla sayıda vatandaşımız ölüyor. Dehşetli şekilde ölüyorlar. Bütün sistemlerimiz, cihazlarımız bozuluyor. Arızalarla baş edemiyoruz. İmalat yapamıyoruz, işlerimiz de bozuluyor” diye çıldırıyorlar.

Orada yer altındaki uzaylılardan İmam-ı Rabbani hazretlerinin bile intikamını alacağım…

Ekber Şah karakteri vesilesiyle sebep oldukları maddi ve manevi zararların intikamını alacağım.

Mektubat-ı Rabbani’yi tahrif etmelerinin de intikamını alacağım…

Şehit ettikleri sayısız müslümanın ve İslam aliminin intikamını alacağım.

Sahipkıran Emir Timur’a yaptıklarının, biyonik robotla yerine geçmelerinin ve o biyonik robota katliamlar yaptırarak o büyük zatın şanını lekelemelerinin intikamını alacağım…

Saymakla bitmez zulümlerinin, cinayetlerinin, kasıtlarının intikamını alacağım.

Yerin altında ve üstünde toplamda milyarlarca kişi ölecek. Herkes görecek, İblis’e seve seve uyarak insanlığa her sahada kastetmenin karşılığını, cezasını…

Ak denizde ve Ege denizinde pek çok farklı noktada birikmiş olan yer altı gazlarını patlatmaya ve bu vesile ile depremlere sebep olmaya devam edeceğiz. Yerin altındakileri korkudan bile öldüreceğiz.

Bu güne kadar, siviller/masumlar zarar görmesinler diye geri duruyorduk ama bundan sonra pek çok düşman ülkede yanardağları patlatacağız. Faal olmayan yanardağları bile faaliyete geçireceğiz. Bu şekilde yerin altına ve üstüne aynı anda çok büyük sorunlar yaşatacağız.

Kıbrıs başta olmak üzere, dünyanın her yerindeki kumar, fuhuş ve eğlence merkezleri şu andan sonra en yoğun şekilde sinyale girecekler. İnsan denemez o tiplerin dehşetli şekilde ölüşlerini, peş peşe intiharları, kavgaları ve cinayetleri ve sinir krizlerini görenler, oralarda bir gün bile duramayacaklar.

Dünyanın önde gelen kara para merkezlerinden biri olan Azerbaycan da çöktü. Devlet dairelerinden hastahanelere, eğlence ve kumar merkezlerine kadar her yerde çok büyük sorunlar var ve gizleniyor. Dehşetli ölümler de gizleniyor.

Bu görüşmeler, manevi yandan bakınca, son ikazlardı. Bundan sonra takdir ne ise o olacak. Dünyada yeni virüsler falan yayılmayacağını, toplu ölümlerin virüslerden kaynaklanmayacağını buraya açıkça yazıyorum. Şimdi duhan vakti…

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

..

Azerbaycan ya batacak ya çıkacak

Rusya’nın idaresini elinde tutan malum çete, AB ile de danışıklı dövüşüyor. Oyunlar içinde oyunlar kurmaya çalışıyorlar. Çok geniş meseleler var, yazarak detaylı anlatmak mümkün değil ve herkese açık şekilde yazmak doğru da değil ama özetle şu hususlar bilinmeli.

Türkiye’nin Yunanistan’a girmesini de istiyorlar. Irak’a girmesini de istiyorlar. Azerbaycan’ın Ermenistan’a girmesini de istiyorlar. Lakin söz konusu hamlelerin ve daha fazlasının, Türkiye’nin yararına, Azerbaycan’ın yararına imiş gibi görünmesini sağlayıp arka plandan tamamen kendilerine yarayan işler olmasını istiyorlar. İşte yaşanmakta olan sürecin temel sorun olarak görülecek kısmı tam da burası…

Ben ilk defa “Türkiye, sorunları, sorunun merkezi olan yerlerde çözecek. Türkiye’nin siyaseti değişecek.” dediğimde, buna karşılık verecek, mani olacak güçleri zaten kalmamıştı. Bu çıkışımı büyük fırsat olarak değerlendirdiler, her şey çantada keklik zan ettiler. Her biri başka ülkenin idaresini hukuksuz şekilde ele geçirmiş olan ve çeteleriyle birlikte kara para işleri yapan kuş beyinli malum kişiler, Londra’ya tasmaları ile bağlı kişiler, üç beş göz alıcı hareket, açıklama, danışıklı restleşme, üç beş oyalayıcı orta oyunu ile Türkiye ve dünya siyasetine yön vereceklerini zan ettiler.

O günden bu yana ortam gergin, hareketli ve kontrolü zor bir vaziyette. Bir yığın ahmak, hayal alemlerinde yaşayarak, her meselede ahmakça kararlar aldılar, alıyorlar ve ortalığı karıştırıyorlar. Her seferinde rezil de oluyorlar ama bir türlü akıllanmıyorlar. Şimdi Azerbaycan meselesinde de farklı planları var. Bütün tuzakların uygulanması kısmında Tayyip ve çetesi de zaten emirlerine amade haldeler.

Tayyiple de araları iyi olan Aliyev ve karısı, zaten en baştan beri İngiltere/Londra’ya çalışıyorlar. Hepsini bir merkez yönlendiriyor. Bu ahmakça oyunları da ya Londra kuruyor ya da Londra son onayı veriyor.

Ukrayna’yı kara para kaynağına çevirmek istemezlerdi. Onca Müslüman coğrafyası varken, kendilerini batılı/hristiyan gören ama insanlıktan bile çıkmış olan, ahlaksızlığı ve dinsizliği arşa varmış olan Ukrayna halkını malzeme yapmak istemezlerdi. Lakin İstanbul karşısında o kadar büyük kaybettiler, o kadar parasız kaldılar ve uç sınırlara geldiler ki mecburen Ukrayna’yı da nakite çevirdiler, çeviriyorlar. Bunun için hala danışıklı dövüşüyorlar. “Özel askeri operasyon”muş… Ahmak bile inanmaz şu tabire, şu tabir üzerinden dönen dolaplara… Oraya asker diye gönderilenler de büyük çoğunlukla Türk/Müslüman kökenli ve yeterince eğitim, silah, teçhizat verilmemiş olan Rusya Federasyonu askerleri… Onları bile bile ölüme gönderiyorlar, Ukraynalıları gönderdikleri gibi… Onların bile organlarını nakite çevirme fırsatı bulurlarsa çeviriyorlar. Ukrayna’dan dışarı milyonlarca sivil çıktı ve en başından itibaren yüksek sayıda Ukrayna vatandaşı, gittikleri batı ülkelerinde fuhuş ya da organ mafyalarına kurban oldular, oluyorlar. Yine de kan emerek beslenen ve varlıkta kalabilen batılı onlarca ülkeyi ve İsrail’i ayakta tutabilmek için daha fazla kara paraya ihtiyaçları var.

Şimdi Suriye’de, Libya’da, Afrikanın farklı farklı yerlerinde de planlarını, danışıklı dövüşlerini, kara para işlerini İstanbul bozuyor, bozacak. Bunun çok yakında olacağını hem akıl, mantık, olayların akışı, sahanın vaziyeti gösteriyor hem de yapabildikleri kadar metafizikle bakıp görüyorlar. Önlerinde çok çok kötü zamanların olduğunu biliyorlar. On milyondan fazla sözde mültecinin Türkiye dışına çıkartılacağını biliyorlar. Suriye’ye yeniden devlet otoritesinin hakim olacağını biliyorlar. Sadece Suriye’de danışıklı olarak çatıştırdıkları onlarca terör örgütleri var ve bunların da yok olacağını biliyorlar. Tekrara gerek yok, her yerde kaybedeceklerini, kara paralarının kesileceğini biliyorlar. İstanbul’u da yok edemeyeceklerini, durduramayacaklarını biliyorlar. Ayrıca parasız alacakları aslında çalacakları bol miktarda gaza, petrole, madenlere de ihtiyaçları var.

Bu nedenle daha başka yerler de karıştırılmalı. Bu maksatla da Azerbaycan-Ermenistan krizini kullanmak, bu hususta da danışıklı dövüşmek istiyorlar. Azerbaycan’da da Adnan Oktar organize suç, terör ve ihanet örgütünün çok ağırlığı, geniş bir sistemi var. Orada da kedicikler var. Orada da devlet içinde devlet sistemi var. Orada da Aliyev’lerden aşağı doğru devletin yetkilileri arasında çok sayıda kişi “sistem”e dahil edilmiş vaziyette. Orada da bağımsız mahkemeler, emniyet teşkilatı ve ordu yok. Azerbaycanın da her yerinde “sızma” var.

Azerbaycan da tıpkı Türkiye gibi kara para cumhuriyetine çoktan dönüştürüldü. Azerbaycan üzerinden kaçırılan insanların, kadınların, çocukların, bebeklerin, organların haddi hesabı yok. Aliyev’in, kara paracı Yahudi Zelenski ile sıkı dostluğunun “kara para” ve “Londra merkezine bağlı olmak”tan başka anlaşılabilir, dikkate alınır izahı da yok. Azerbaycan’da da Mehmet Haberal’ın kontrolünde olan ve aslında organ işine bakan hastahaneler daha doğrusu insan mezbahaları var. Orası bir yol, bir güzergah… Güya çatışan Azerbaycan ve Ermenistan yetkilileri de arka plandan sürekli paslaşıyorlar, görüşüyorlar, anlaşıyorlar.

Zengezur geçidinin bir kara para geçidi olduğunu, birbiriyle çatışmalı görünen tarafların tamamının bu geçidi açmak için ittifak halinde olduğunu, güya Türk Devletleri Teşkilatı’nın da bu işlerin içinde hatta başında olduğunu v.s. sesli anlamıştım. Ermenistan’la AKPKK’nin “yakınlaşma” siyaseti de bu maksatlarla yapılan bir oyundan başka bir şey değil. Her şey “kara para” için, her şey “insanlık düşmanlığı” konusunda tam teşekküllü bir ittifak oluşturmak için. Aralarında hiç mi farklar yok, sorunlar yok, çatışmalar yok… Var, var ama temel hususlarda sorunlar, çatışmalar yok. Bunca taraflar arasında elbette her kesimden ve seviyeden herkes danışıklı dövüşmüyor. Lakin tepe isimlerin tamamına yakını sistemin aslında nasıl olduğunu, işlediğini biliyor ve danışıklı dövüşüyor ki zaten bunların büyük çoğunluğu da biyonik robotlar. NATO, AB, AİHM, KGAÖ dahil bilinen bütün teşkilatlar, birbirleriyle çoğunlukla danışıklı dövüşen, bazı detay kısımlarda görüş ayrılığı yaşayıp çatışan taraflarca yönetiliyorlar. Çin de bu sistemin bir parçası. Hatta bu sistemin yeni merkezi yapılmak istenirken İstanbul’un üzerinden geçip ezdiği bir kara para devleti.

Zengezur geçidi hususunda, o yayını yaptığım günden beri rahat değiller. Konuşmalarına dikkat ediyorlar ve bu konularda dikkat çekmemeye çabalıyorlardı. Lakin batı ülkeleri bu kadar batakken, önlerini de göremiyorlar ve ümitleri azalıyorken, daha fazla bölgenin ve çok sayıda başka insanın da “nakite çevrilmesi” lazım. Çok daha fazla kara para işleri lazım. Hepsinden mühim olanı da şu ki bir türlü durdurulamayan İstanbul’un ilerleyişinin, yükselişinin, dünya üzerindeki tesir gücünün “derhal” durdurulması lazım. Bu maksatla da oyunlar içinde oyunlar kurmaları lazım. İşte sahada yaşananların arka planları bunlar.

Azerbaycan ya batacak ya çıkacak. Arası yok. Azerbaycan İstanbul’un sesine ses verecek, ayağa kalkacak, başlarındaki ve içlerindeki kara paracı hainleri ayaklar altında ezecek ya da İstanbul kangren olan kolu yani Azerbaycanı kesip atacak. Azerbaycanlılar da nakite çevrilirken hiçbir şey yapmayacak ve bu şeytanlıkların Türkiye’ye yayılmasına izin vermeyecek.

Biz artık ilan eden ede ayağa kalkıyor ve Türkiye’deki “sistemi” tamamen yok etmeye oynuyorken bir daha yazıyorum… Rusya’da, Azerbaycan’da ve bundan sonra varlıkta kalmak, Londra’nın kontrolünden, sömürmesinden, kan emiciliğinden kurtulmak isteyen bütün ülkelerde, vatansever bütün taraflar ayağa kalkmalılar. Hemen şimdi, bizimle beraber tempoyu yükseltmeliler ve birkaç güne de bu işleri bizlerle eş zamanlı, senkronize halde bitirmeye oynamalılar.

Tekrar ediyorum, Azerbaycan dediğimi yapmadığı sürece, Türkiye’den herhangi bir kişinin, etkilinin, yetkilinin, askerin, sivilin, bürokratın, iş adamının, siyasi partinin, liderin, şu şartlarda Azerbaycan’a herhangi bir sahada en ufak bir destek verdiğini, hatta destek açıklaması yaptığını…. Gözler önüne serdiğim oyun içinde oyunlara yani Londra’ya hizmet ettiğini görürsem, duyarsam, istihbaratını alırsam… O kişi ya da grubu hemen ve tamamen yok etmeye oynayacağım. Bunu, Türkiye’yi muhafaza etmekte ve insanlığı korumakta zaruri bir hamle olarak göreceğim. Bu nedenle de çatışmalardan kaçınmayacağım ve gerektiği kadar acımasız bir keskin kılıç olacağım. Azerbaycan halkı titreyip kendine gelirse, söz konusu kara paracı paralel devlet sistemini ayaklar altına almaya oynarsa, o halde ise ölümüne Azerbaycanın yanında duracağım, duracağız.

| Mfs – Ezber bozan – Akademi Dergisi

NATO gürültülü şekilde yıkılabilir

NATO içinde de birlik yok, iç çatışmalar, çekişmeler çok. Kimin elinin kimin cebinde olduğu, kimin kimden yana olduğu, kimin gerçekten dövüştüğü, kimin danışıklı dövüştüğü açıkça belli değil.

Bu haldeki bir NATO, Rusya-Ukrayna meselesinde danışıklı dövüştüğü de herkes tarafından görülmüşken, vaziyeti kurtarmak için, NATO’nun varlığını devam ettirmek için, NATO’yu güçlü göstermek için, Rusya-Ukrayna danışıklı dövüşünü kendilerine menfaat sağlayacak ve zarar getirmeyecek şekilde bitirmek için çılgınlıklar yapabilir.

Azerbaycan’da Aliyev’in ve karısı Aliyeva’nın halleri de hal değil. NATO, önünü sonunu iyice hesap etmeden bu ikili üzerinden olmadık hamleler deneyebilir. Bunun neticesi olarak başta Azerbaycan olmak üzere bütün bölgede birkaç türlü ciddi sorunlar ve tehlikeler oluşabilir. Bu nedenle de bir süredir bu bölgede oluşabilecek muhtelif sorunların önden tahmin edilmesi ve bunlara karşı tedbirli olunması için ikazlar yapıyorum.

Bundan böyle NATO’nun fişinin de çekilmesi gerekiyor. Beyin ölümü çoktan gerçekleşmiş ve cihaz desteğiyle yaşatılmak istenen NATO, bir çok taraf için pek çok ciddi sıkıntılara sebep oluyor. NATO mensubu ülkeler arasından akl-ı selim ile idare edilenler, hiç zaman kaybetmeden NATO’dan ayrılmalılar. Bu haldeki bir NATO’nun varlığı ve bu haldeki bir NATO’yu varlıkta tutma çabaları, o ülkeler için fayda değil büyük zararlar veriyor, verecek. NATO gürültülü şekilde yıkılabilir ve yıkılırken çok sayıda ülkenin ya da hükumetin yıkılmasına sebep olabilir.

Bütün taraflar Aliyev ile ve karısı ile münasebetlerini de gözden geçirmeli.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Herkes işine baksın

Beni meşgul etmeyin, zaten çok meşgulüm. Kimseyle görüşemem. Ben zaten her şeyi planladım, hazırladım ve her şey akışında devam edecek. Öyle ise herkes üzerine düşeni yapsın, devam etsin.

Nedir bu hal? Dost taraflarda da düşman taraflarda da acayip bir hal var. Bu hal olmasın diye her şeyi açıkça da yazdım, daha nasıl yazabilirdim? Ya da aynı şeyleri tekrar tekrar yazmanın gereği var mı?

Tarafların ani karar değiştirmeleri halinde, zamanlar ve detaylar değişebilir ama genel hatlarıyla şu aşağıdakiler yaşanacak:

  • ABD karışacak. Biden-Kamala çetesi devrilecek
  • Ardından Rusya’da Putin ve çetesi devrilecek. Ukrayna’daki danışıklı dövüş iyice sarpa saracak. Çok yargılananlar, idam edilenler olacak.
  • Sıkıntılar Azerbaycan’a da yayılacak. Sonra İran’a da yayılacak. Oralardan bazı sıkıntılar Türkiye’ye de yansıyacak. Bize yansıyan kadarı bile çok yüksek seviyede sıkıntılar olacak.
  • Yunanistan sert bir tokadı çoktan hak etti, o Osmanlı tokadının suratında patladığını bütün dünya duyacak ve konuşacak. ABD ve NATO bile sadece izleyip kalacak. Çevremizdeki adaların çoğu el değiştirecek ve bir kısmı silahlandırılacak. Savunma maksadıyla kullanılacak.
  • Suriye’den de Türkiye’ye yüksek seviyede sorunlar, sıkıntılar yansıyacak.
  • AB ve NATO teşkilatları içindeki bölünmeler, ayrışmalar netleşecek. Bu da Avrupa başta olmak üzere dünyanın dört bir yanında denge değişmelerine sebep olacak. Bu nedenle de Türkiye’de bazı dengeler değişecek.
  • Korona oyunlarını bozduk, benzerlerini çıkartmayı, yaymayı deneyecekler.
  • İstanbul boğazı nedeniyle büyük bir kriz yaşanacak. Tayyip’in ve çetesinin, gölgelerinden bile korkar halleri, vatana ve millete ihanet hırsları, boğazlar konusunda restleşmeler yaşandığında, Türkiye’nin büyük sıkıntılar yaşamasına sebep olacak. Büyük, çok büyük sıkıntılar olacak.
  • Bu değişen dengeler arasında, Ruslara çalışan biyonik robotlar olan Bohçalı ve Soysuz gibiler de oyundan düşecekler.
  • Buradan sonra şu kısmı henüz net değil. Ukrayna’daki danışıklı dövüşün içine Türkiye’nin çekilmesine, ordumun kara para işlerine alet edilmesine, danışıklı dövüşen tarafların kendilerince Türkiye’ye böyle ceza kesmeye kalkmalarına, Tayyip’in ve çetesinin onlara kulluk etmesine mani olacağım. Bunu yaparken de elbette Türkiye’de hatlar kopacak ve hükumet, milletin ayakları altında ezilecek. Devam eden süreçte batı/NATO cephesine de tarihe geçecek şiddette cezalarını keseceğim. Bunu çok kısa sürede, çok kolayca yapacağım ve bütün dünya yine şaşkınlıkla ve hayranlıkla izleyecek.
  • Bu sırada bu millet, harp kaçkını onursuz, utanmaz milyonlarca Suriyeliyi yaka paça sınırlardan dışarı atacak. Bir tanesinin dahi, bir gün daha Türkiye’ye yük olmasına izin verilmeyecek.
  • Cemaatimin karışması zaten dünyanın önde gelen pek çok tarafını karıştırıyor, karıştıracak. Alihan ve çetesi ya tasmalarını ellerinde tutanlar tarafından içeri alınacak, içeride korumaya alacaklar. Ya açıkça kaçacaklar ve ortalıktan kaybolacaklar. Ya topluca intihar edecekler ya da ben hakiki şekilde içeri/cezaevine alınmalarını sağlayacağım. Bu da Türkiye’de hükumet tarafı dahil, çok sayıda tarafın büyük sıkıntıya girmesine sebep olacak. Hukuki zeminde buna mani olmak isterlerse, hukukun işleyişini durdururlarsa, peşi sıra hatlar çok gerilecek ve bu ihtimalde de Türkiye’de iktidar devrilecek.
  • Kraliçenin ve kraliyet ailesinin devri bitecek. Önce hükümleri geçmez olacak, çok fena hallere düşecekler. Rezil rüsva olacaklar. Kısa sürede nasıl da büyük çuvalladıklarına inanamayacaklar.
  • Dünyadan bazı taraflar, bunca denge değişmesine mani olmak için beni defalarca öldürmek isteyecekler, “Bu defa olacak” dedikleri her denemede yine de ölmediğimi görecekler. Beni öldüremeyince hadiselerin bu şekilde akıp yaşanmasına da mani olamayacaklar ve çökecekler, yok olacaklar, parçalanacaklar, küçülecekler v.s.
  • İşte o zaman adımı açıkça anacaklar, “Haydi mfs ortak paydalarda buluşalım” diyecekler. Ben de hepsine “Haydi oradan, gidin başınızın çaresine bakın. Etrafımda görünmeyin. Yoksa hepinize son darbeleri de vururum.” diyeceğim. Bu kısımda çok eğlenceli şeyler de yaşanacak. Lastikli top misali, ben en uzağa attıkça onlar geri gelecekler ama sonuç değişmeyecek.
  • Dünyanın dört bir yanında susuzluk, anormal hava şartları, depremler, fırtınalar, patlamalar, çökmeler, seller, hortumlar, kuraklık ve kıtlık yayılacak. Toplu ölümler olacak. Çok yüksek sayıda insan ölecek. Bazı şehirler adeta dümdüz olacak. Bazı şehirlerde ise yıkılma olmayacak ama topluca insanlar ölecek.
  • Parasını doğru şekilde korumaya almamış büyük sermayedarlar çok fena çökecekler ve bu da ayrıca krizlere sebep olacak
  • Bu güne kadar AKPKK’ye ve MHPKK’ye oy vermiş kişiler “Yandım Allah” diyecekler ama netice değişmeyecek.
  • Türkiye’deki şu danışıklı muhalefetin başındaki liderlerin yerine geçmiş biyonik robotlar da fena çuvallayacaklar. Altısı değil atmışı bir araya gelebilecek olsa bile hükümsüz kalacaklar, adamdan sayılmayacaklar, oyundan düşecekler.
  • Sabetaycı gizli Yahudi Tansu Çiller’in yerine geçmiş olan biyonik robot da çuvallayacak. Tansu hakkında bu güne kadar hiç paylaşılmamış olan “insanlık suçları belgeleri/delilleri” paylaşılacak ve insanlığa karşı işlenen suçlarda zaman aşımı yok. Tansu ile beraber çok yüksek sayıda Sabetaycı da oyundan düşecek. Hak ettikleri feci hallere düşecekler.
  • Kara para sahası daha da daralacak, sıkıntılar artacak.
  • Metafizik çatışmalar eskisi kadar devasa büyüklükte olmayacak, çünkü düşmanlarımız eriyip yok olmak üzereler. Lakin yine de metafizik çatışmalarda çok kişi ölecek, çok uydular ve cihazlar bozulacak, çok sendrom uydurulacak, çok UFO’lar düşecek.

Ve benzeri şeyler olacak…

İşte bu… Herkes işine baksın. Ben müdahale edilmesi gereken her yere müdahale ediyorum.

İki gündür 15 sene sonrasında yapacaklarıma dair planlar çalıştım. Epeyi vakit kaldı bana ve onları da iyi değerlendirdim, değerlendiriyorum.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Tedbirler alınmalı, hazırlıklar yapılmalı

Ermenistan, hala Rusya yanlısı kalarak, hala Rusya piyonu kalarak kendi sonunu hazırlıyor. Böyle giderse, tahmin ediyorum ki bir seneye bile kalmadan, dünya haritası üzerinde Ermenistan diye bir ülke bulunmayacak.

Biz şimdiden Rize, Artvin, Ardahan, Kars, Ağrı, Van ve Muş çevresinde gerekli askeri tahkimatı yapmalıyız. Öncelikle havadan yapılacak saldırılara karşı ihtiyacımız olan her türlü araç ve cihazları bölgeye yerleştirmeliyiz. Bölgedeki asker sayısının yeterli olup olmadığını, mevcut askerlerin yeterli eğitim, maneviyat ve teçhizata sahip olup olmadıklarını hemen değerlendirmeliyiz. Olağan üstü bir vaziyette, bölgeye nerelerden ne kadar asker, ne yollarla sevk edilecek, şimdiden planlamalıyız.

Kraliçe Elizabeth’in önde gelen piyonlarından biri olan Aliyev, Azerbaycan’ı ateşe atacak, Ermenistan başta olmak üzere bölge ülkeleriyle çatışmalara girecek gibi görünüyor. Bunu yapması halinde, o ateşin Türkiye’ye sıçramaması ihtimalini görmüyorum.

Dünya üzerinde, benden başka hiçbir güç unsurunun, bundan böyle Putin’i ve Rusya’yı ayakta tutma ihtimalini görmüyorum. Putin ve Putin Rusyası mağlup olmamak, çökmemek ve parçalanmamak için aşırı öfkeli tavırlar sergileyecektir. Bu şimdiden kesinlik seviyesinde görülebilen bir hakikattir. Bunu gördüğü halde hemen gerekli kararları almayan, müdahaleleri ve hazırlıkları yapmayan idari ve askeri yetkililer, yakın gelecekte vatana ihanetten idam edilirler.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Türkiye’yi değil, Azerbaycan’ı ateşe atar

Türkiye ile Azerbaycan arasında atılan son imzalar da bizi bağlamıyor. Azerbaycan’a yapılan her saldırıyı, Türkiye’ye yapılmış kabul etmiyoruz. Azerbaycan’ın başındaki vatan haini Aliyev’in, karısının ve bunların emrindeki diğer hainler güruhunun yapacağı batı/NATO yanlısı hamleler Türkiye’yi değil, sadece Azerbaycan’ı ateşe atar.

Azerbaycan halkının hemen sarsılıp kendilerine gelmeleri gerektiğini kaç defa söyledim. Gelmezlerse, kendileri bilirler ve feci akıbetlerini görürler. Ben, Türkiye de dahil olmak üzere, Türk dünyasındaki herkesin doğru yolda olduğunu düşünmüyorum. Her zaman, her meselede adaletten ayrılmadan kararlar alıyorum. Her milletin iyisi de kötüsü de çıkar. Vatanseveri de haini de çıkar. Her milletin içine Ankebut Ağı mensubu masonlar ve hainler sızar. İtikadını ve ahlakını düzeltmeyen, vatanı ve devleti için icap eden mücadeleyi vermeyen her millet, hak ettiği sonu yaşar.

Ben, başındaki hainler tarafından ateşe atılacak bir Azerbayca’nın yanında Türkiye’nin durmasına asla izin vermem, vermeyeceğim. Azerbaycan olması gerektiği gibi durursa, kimsenin Azerbaycan’a zarar vermesine de izin vermeyeceğim. Herkes safını, duruşunu, niyetini, hedefini, liderini, rejimini, itikadını, amelini gözden geçirsin.

Şu anda Tayyip de Aliyev de biyonik robot. İkisinin de içinde, İngiltere merkezli grilere çalışan uzaylılardan var.

Aliyev’i başından atmak ve yerine başka hainlerin geçmesine izin vermek istemeyen bir Azerbaycan halkı varsa, işte burada da o Azerbaycan halkının yanında her bedeli ödemeye hazır Türkiyeli kardeşleri var, Türk dünyasının diğer yerlerlerinde de kardeşleri var.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

.

Hazırlıklı olunmalı

Çok kuvvetli ve uzun süreli yağmur ve kar yağışlarına ve fırtınalara karşı ülke genelinde hazırlıklı olunmalı. Günlerce devam edebilecek elektrik kesintilerine karşı hazırlıklı olunmalı. Azerbaycan’a yakın vilayetler başta olmak üzere, doğu ve güney doğu bölgelerindeki vilayetlerimizde yıkıcı depremlere karşı hazırlıklı olunmalı. Doğalgaz ve petrol boru hatlarımıza ve ayrıca elektrik santrallerimize karşı yapılabilecek saldırılara karşı hazırlıklı olunmalı.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Kimse hayal aleminde yaşamasın

Avrupada çok sayıda yetkili çıkıp temelsiz, gerçeklerden uzak konuşmalar yapıyor. Rusya, Avrupa’nın gazını kestikten sonra, Avrupanın alternatif kaynaklardan yeterli seviyede doğalgaz bulabilmesi, bu gazı kısa sürede bulabilmesi, nakliye sorununu aşabilmesi, maliyetleri makul seviyede tutabilmesi imkansız. Dolayısıyla da çok çok büyük mali, siyasi, içtimai/toplumsal krizlerin önünü kesebilmesi imkansız…

Avrupanın doğalgaz krizi, kısa vadede çözebilecekleri bir kriz olmaz ve çok yüksek maliyetlerle başka boru hatları çekmek zorunda kalırlar. Bunu yapmaya hem paraları yok, hem birlik beraberlikleri yok, hem de zamanları…

Azerbaycan gazı, Avrupa’nın yükünü taşıyabilecek kadar bol, kesintisiz değil. Katar ve ABD’nin doğalgazı da Avrupa’nın ihtiyacını karşılamaz ve bunların nakil edilmeleri de çok zor ve maliyetli olur.

Öyle ise Rusya, Avrupanın gazını kesse, Avrupa sesini kesmek zorunda kalır. Bunun haricinde yapılan yorumların hayatın gerçekleri ile bağı bulunmuyor ve kuru gürültünün ötesine geçmiyor.

Dünya siyaset sahnesinde, çoktan batmış bir batı dünyası var, Bu doğalgaz krizi, peşi sıra pek çok farklı sahada krizler yaşamalarına, mevcut krizlerinin daha da devleşmesine sebep olacak. Batılılar hayal aleminde yaşamak isteseler de biz Türkler gerçeklerden kopamayız. Yönümüzü batıdan doğuya doğru en kısa zamanda dönmeliyiz ve dönmekteyiz.

“Rusyanın doğalgaz satışından elde ettiği gelirlere ihtiyacı var, bu nedenle doğalgazı kesmeyecektir.” şeklinde cümleler kuruluyor olması bile Avrupanın ne kadar çaresiz kaldığının resmidir. Rusya-Ukrayna krizinde çatışma çıkarsa, Rusya’ya çok ağır mali yaptırımlar uygulama tehditleri savuran batı dünyasının sesini kesmek, bence Rusya için mesele bile değildir. Kısa süreli bir sıkıntının ardından Rusya, doğalgazını Çin’e bol bol satabilir ve doğalgaz gelirlerini sabit tutabilir.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

..

Vakti geldi

“Bir millet iki devlet” devri bitti. “Bir millet dokuz devlet” devri de bitti. Artık bir millet, tek devlet olmalı. Bunun vakti geldi. Hepimiz bir kanız, hep beraber Turanız…

Azerbaycan’ın başındaki diktatör ve hain Aliyev’i devirmek iki günlük iş… Türkmenistan’ın başındaki hain ve diktatör Kurbankulu zaten kaç gündür yerinde duramıyor. Her an ortalığın karışması ve devrilme korkuları yaşıyor. Bütün kararları buna mani olabilmek için alıyor. Diğer Türk devletlerindeki hainler, diktatörler de hep aynı hallerdeler. Güney Azerbaycanda çok büyük bir enerji birikti.

Bütün dünya planlarımı ve bağlantılarımı çözebilmek için çırpınıyor. Çok uzun süre uzlaşmaya, bazı devletlerle ortak menfaatlerde buluşmaya dönük bir siyaset icra ettim ve ahmakça bakış açılarıyla beni oyalayabildikleri hayaline kapılıyorlardı. Zaman onların aleyhine işliyordu, çevreleri sarılıyordu, dipleri oyuluyordu ama bunu fark edemiyorlardı.

Son günlerde ise “Bütün bunlar nasıl oldu? Üstelik bu kadar kısa zamanda nasıl oldu?” diye diye tartışıyorlar. Bundan sonrasına dair ne yapabileceklerini de bilmiyorlar. Önlerini görmüyorlar. Ümitleri ve moralleri bile bitik halde…

“Şimdi ne olacak, nasıl olacak” diye diye şurada neler yazacağıma bakıp duruyorlar.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

..