Etiket arşivi: İlham Aliyev

They are all over

Tayyip’s burden is very, very heavy. He can’t even carry himself for a while. Moreover, the responsibility is getting heavier every day. His feet were already unable to accept this burden, but he could stand “a little longer” with “unusual” methods. Even if Putin takes his arm now, he cannot carry Tayyip. Even if he were watching so that Tayyip would not be overthrown, he would still not be able to prevent Tayyip from being overthrown. It is possible that he can prolong Tayyip’s overthrow for a short time, but he can be overthrown before Tayyip. A person should not be under burdens that he cannot carry. A Tayyip, who has determined his “political suicide” with his preferences, has played games, is distracted every time despite all the opportunities offered, and has already exhausted all his credits, is useless to anyone. Even if Superman is not an imaginary hero, even if Superman takes his arm, he can no longer save Tayyip. If I say, “Tayyip era is over,” it is over. Those who move in the opposite direction have finished themselves.

SCO is over
Xi, is over
Putin is done
Tayyip, is over
Aliyev, is over
EU is finished
The USA is finished
NATO is finished
The royal family is finished
Israel is done
The old and evil world order is over.
For all the steps taken without keeping up with the new world order centered in Istanbul, suffering and troubles have been taken and are being taken in vain.

In addition, it should be known that those who put Tayyip, whose overthrow has only a few days left, could not get anything in Turkey. Such decisions and attitudes have already harmed Turkey’s relations with post-Putin Russia. Even as of now, Akkuyu N. G. S. is finished. Decisions and interventions that will cause “great” troubles, losses, and losses to Russia will also come one after another from Istanbul. All parties in the world will follow the developments as an example.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Tedbirler alınmalı, hazırlıklar yapılmalı

Ermenistan, hala Rusya yanlısı kalarak, hala Rusya piyonu kalarak kendi sonunu hazırlıyor. Böyle giderse, tahmin ediyorum ki bir seneye bile kalmadan, dünya haritası üzerinde Ermenistan diye bir ülke bulunmayacak.

Biz şimdiden Rize, Artvin, Ardahan, Kars, Ağrı, Van ve Muş çevresinde gerekli askeri tahkimatı yapmalıyız. Öncelikle havadan yapılacak saldırılara karşı ihtiyacımız olan her türlü araç ve cihazları bölgeye yerleştirmeliyiz. Bölgedeki asker sayısının yeterli olup olmadığını, mevcut askerlerin yeterli eğitim, maneviyat ve teçhizata sahip olup olmadıklarını hemen değerlendirmeliyiz. Olağan üstü bir vaziyette, bölgeye nerelerden ne kadar asker, ne yollarla sevk edilecek, şimdiden planlamalıyız.

Kraliçe Elizabeth’in önde gelen piyonlarından biri olan Aliyev, Azerbaycan’ı ateşe atacak, Ermenistan başta olmak üzere bölge ülkeleriyle çatışmalara girecek gibi görünüyor. Bunu yapması halinde, o ateşin Türkiye’ye sıçramaması ihtimalini görmüyorum.

Dünya üzerinde, benden başka hiçbir güç unsurunun, bundan böyle Putin’i ve Rusya’yı ayakta tutma ihtimalini görmüyorum. Putin ve Putin Rusyası mağlup olmamak, çökmemek ve parçalanmamak için aşırı öfkeli tavırlar sergileyecektir. Bu şimdiden kesinlik seviyesinde görülebilen bir hakikattir. Bunu gördüğü halde hemen gerekli kararları almayan, müdahaleleri ve hazırlıkları yapmayan idari ve askeri yetkililer, yakın gelecekte vatana ihanetten idam edilirler.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Şimdi neler olacak

Rusya’ya yatırım yapılmalı mı, sermaye sahipleri büyük sermayelerini Rusya’ya kaydırmalı mı, bu aşırı hızlı denge/kuvvet değişmesi süreci devam eder mi v.s. diye sorular soranlar var. Bize soramayıp da endişeli şekilde uzun uzun birbirleriyle konuşanlar var. 

Büyük sermaye sahiplerinin büyük dertleri oluyor. Dünya siyasetini ve aslında dünyadaki her türlü gelişmeyi ve değişmeyi zamanında ve gerçekçi surette takip etmeleri gerekiyor. Buna göre doğru kararları, zamanında almaları gerekiyor. 

Ben onlara, “Yüksek meblağlardaki paralarınızı Rusya’ya da aktarabilirsiniz. Rusya hızla büyüyecek ve sizler de Rusya ile beraber kazanabilirsiniz.” demem, diyemem. 

Ben, daha önceleri de tekrarla yazdığım bazı cümleleri yeniden tekrar edebilirim. Benim ve kontrolümdeki Türkiye’nin ve benimle birlikte hareket eden ülkelerle toplulukların duruşları net. Biz duruşumuzdan taviz vermeyiz ama ya Putin?

Onun samimi olup olmadığını kesin surette bilemeyiz. Zanla, tahminle hareket etmek mümkün ama öyle de güvenli şekilde yol alınmaz. Lakin sahadaki bazı gelişmeleri doğru okuyabilir ve gerçekçi kararlar alabiliriz.

Putin, peşim sıra pek çok hamleyi yaparak, birkaç yılda ulaşamayacağı kadar büyük bir güce, birkaç gün içinde ulaştı. 22.02.2022 tarihinde ve hatta belki de bu gün saat 22:00 sularında büyük hadiseler yaşanacağını öngören medyumlar/müneccimler çoktu. Yahudiler, satanistler çoktu. Hata mı ettiler, hayır… Bu gün bitmeden çok çok büyük şeyler yaşandı. Çok büyük denge ve kuvvet değişmeleri sadece bir gün içinde yaşandı. Dün gece yarısı bile bu günün hadiselerini/gelişmelerini/akışını tahmin edenler, gün içinde yaşananları gördükçe inanamadılar. Hala da inanamıyorlar. Hepsi da ağzı açık şekilde dünya üzerinde yaşanan hadiseleri, gelişmeleri takip ettiler, ediyorlar. Aslında, bazı çevreler tarafından özel görülen bu günde, Rusya ya da Putin değil, Türkiye ve MFS, gücünü gösterdi. Ankebut Operasyonunun gücü ve ulaştığı yükseklik görüldü. Bu günden sonra, her türlü ihtimalde de dünya eski dünya olamaz, olmayacak. Bu gün bir milad… Sadece bu kısma dair saatlerce sesli analiz yapılabilir ama sahada hitap ettiğim etkili ve yetkili kişiler, zaten anlatacaklarımın çoğunu gördüler, bildiler, yaşadılar, yaşamaktalar. Bu kısmı geçiyorum. 

Bu süreçte, elbette Rusya ve Putin de büyük kazandı. Gerçeğin aksine, zahirde/görünürde en büyük kazanan Putin tarafı gibi görünüyor. Dün o iki ayrılıkçı bölgenin resmen tanınmasına dair toplantı sırasında Putin’in halinin ne kadar da kötü olduğunu, dünyanın farklı yerlerinden vücut dili uzmanları ayrı ayrı analizler ettiler. Hatta Türkiye’de, Türkçe içerikle bu analizi paylaşanlar da oldu. Putin’deki aşırı yüksek seviyedeki endişeyi, paniği, kaygıyı, kararsızlığı gözler önüne serdiler. 

Lakin çok çok uzun süredir bir iki saatten fazla uyku uyumamış olan ben, sistemimle birlikte, bağlantılarımla birlikte, ayrıca metafizikçi ordumla birlikte, dünya üzerindeki pek çok kısma müdaheleler yaptım. Tam zamanında, tam yerinde, tam ayarında müdahalelerdi bunlar. Bunlar da zahirde hep Rusya’nın ve Putin’in hanesine yazıldı. İşte o Putin bu gün Aliyev’i kabulünde, dünkü halinden eser olmayan bir vücut diliyle görüldü. Normalin çok üzerinde mutlu, sevinçli, özgüvenli, kararlı halini bütün dünya gördü. 

Ruslar aksini iddia etseler de tavırlı oldukları kişileri karşıladıkları uzun masada Aliyev karşılandı. Putin, kameraların olmadığı yerde de onu adeta fırçaladı. Bu gücü bile, MFS’nin Aliyev’e karşı kurduğu dengeler, vurduğu darbeler ve ayrıca bölgede oluşturduğu yeni dengeler sayesinde buldu. Bu sayede Macron da dahil olmak üzere kimlere kimlere tavır koydu. Daha anlatılabilecek neler neler var ama kısa bir özetle sahanın gerçek analizini yapmak lazımdı, şu soruya cevap verebilmek için… 

Daha önce Putin, Ukrayna’ya şimdilerde yaptığını yapmak isterken de karşısında MFS vardı. Dengeler kurdu, tutmadı, bozuldu ve ordusu da Putin de adeta hezimete uğradı. Bir süre sonra Putin, kendisine en samimi ve en dürüst şekilde “ortak menfaatlerde buluşma” teklifi bir kez daha yapıldığı ve bir şans daha verildiği halde, bunu da değerlendirmedi. Tutup bir de üstüne, benimle şiddetli hasım olan taraflarla yoluna baktı. Yetmedi, Kazakistan’ı üstü örtülü şekilde işgal etmeye kalktı. Benim, Türk dünyasına dair planlarımı, önden hamlelerle bozmaya kalktı. Yine sert kayaya çarptı, yine hezimete uğradı. Bu defa daha kısa sürede daha çok güç kaybetti. Bundan sonrasında bu hezimeti, bu büyük güç kaybetme halini gizlemek için Ukrayna’ya sardı. En açık şekliyle yazıyorum ki Putin, Ukraynayı sınırlarına dahil etmek hususunda samimi değildi. Şu ayrılıkçı iki bölgeye de bağımsızlık ilan ettirmeyecekti ve onları tanımayacaktı. Yapabilecek gücü olsa, 2014’ten beri bunları çoktan yapardı. 

Dünyanın dört bir tarafından çok sayıda Youtuber ya da Telegram kanal sahibi ayarındaki kişiler tarafından bile alay konusu oldular. Vurmaya Ukrayna’yı vuramadılar, geri çekilmeye çekilemediler. Çekilselerdi, hezimet büyüyerek devam edecek ve kısa sürede çökecek hatta parçalanacaklardı. “Ya savaşa savaşa muzaffer olacaksınız ya da savaşa savaşa ülkeniz parçalanacak. Her halükarda savaşacaksınız” deyip durduğum halde, bocaladılar. Bu süreçte de herkese açık yazılar yazarak onu ikaz ettim, danışıklı dövüşü terk etmesini ve samimi olmasını, kendisini ve ülkesini bu defa olsun kurtarmasını bekledim. Bekledim ama olmadı ve sonra o malum ve çok çok ağır yazımla köprüleri iyice attım. “Bunlara Rus ayısı bile denemez” dedim. 

Bunlar yaşandıktan sonra Putin, iyice dara düştü ve ne yapacağını bilemez oldu. Sonra beni yoklar oldu. Ben de o dönülmez yerden bile, son bir defa döndüm. “Haydi, sen bundan sonra samimi, vefalı, dürüst gerçek bir ortak ya da müttefik gibi davranacaksan, gör bak neler yapabilirim” demiş oldum ve yaptım, gösterdim. Putin de bu defa üzerine düşenlerin hiç değilse bir kısmını yaptı. Bazı kritik yerlerde dik durdu. Doğru kararlar aldı, beklediğim hamleleri yaptı ve bunun büyük kazançlarını hemen almaya başladı. 

Lakin ben hala Putin’in asgari seviyede bile samimi olduğuna, dik durduğuna, bana ve benimle birlikte hareket eden taraflara oyunlar kurmadığına, bundan sonra gereğince dik duracağına kani olamıyorum. 

Buna kani olabilsem “Hiç düşünmeyin. Ne kadar paranız varsa Rusya’ya taşıyın. Orada aklı başında yatırımlar yapın. Kısa sürede paranızı katlayın” derdim. Putin’in aslında nasıl bir duruşa sahip olduğunu ölçebileceğimiz kıstaslar/kriterler var ama bunları Putin yine geçemedi. Lavrov, Zaharova ve bunlarla beraber hareket eden, Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Erkhov’a kadar uzanan bir ihanet çetesi var Rusya’da… Şu şartlarda, günlerdir bunların hala yerlerini koruyor olmaları ve hala herkesçe görünür net bir dışlama/uzaklaştırma tavrı sergilenmemiş olması, birine bile sergilenmemiş olması, bizim doğru kanaate ulaşmamızı sağlıyor. Uzun masalarla ve yuvarlak cümlelerle sergilenen tavırlar, sonrasında kolayca bir bahane ile yok hükmüne getirilebiliyor. Bu gibi davranışların itibar edilecek bir yanı yok. Putin şu kısacık süreçte, şu ana kadar bile yüksek seviyede maddi ve manevi kazançlar sağladı. Putin yine oyaladı, yine her zamaki Putin gibi samimiyetsiz durdu. 

Resmiyette bir yetkim olmasa ve benimle oturup anlaşma yapamayacak olsalar da bu defa olsun dürüst, vefalı, samimi, dik duruşlu davranıp muhataplarını ahmak yerine koymayabilirlerdi. Boş yere sinirleri germeyebilirlerdi. Neresinden bakarsak bakalım, yine sınıfta kaldılar ve bunu en samimi şekilde yazıyorum ki biz böyle olmasını, böyle sonuçlanmasını asla istemedik. “Çakal” derken bile az söylemişim. 

Yine çok yüksek sayıda insanla, şu koca ülkede ve dünyanın pek çok yerinde büyük mücadeleler verildi. Çok ama çok büyük risklere girildi. Yerimde Putin olsa, bu kadar büyük risklere girmeyi aklından bile geçiremezdi. Girdik, dik durduk, dahiyane seviyede siyaset sergiledik, en mükemmel şekilde organize hareket ettik, kısım kısım hareketlerle bir bütünü oluşturduk, sonra ne oldu? Onlar akıllı, onlar uyanık, onlar stratejik, onlar kazançlı, onlar taktik ve biz cahil ve ahmak mı olduk? Hayır… Onlar bu defa kendi topuğuna kurşun sıkmadılar. Bıçağı kendi boğazına dayamış oldular. Bu defa bile böyle durarak, kendilerini bitirmiş, yıkmış, yok etmiş oldular. 

Sürekli yayınlarımı takip edenlere, bu kısımdan sonra daha uzun uzun cümleler kurarak anlatmanın lüzumu da yok. 

Pekiyi, biz ne yapıyoruz? Vazifemizi yapıyoruz. Biz ne açıklıyorsak, ne yazıyorsak hepsinde samimiyiz. Bizim dostluğumuz da müttefikliğimiz de düşmanlığımız da hep samimi. Batı/NATO dünyasıyla sorunlarımız gerçek, mücadelemiz gerçek, hedefimiz Putin’in hedefleri gibi değil. Bu güne kadar nasıl durduysak, aynı halde durarak vazifemizi yapmaya ve dünyayı yeniden şekillendirmeye devam edeceğiz. 

Ne yazık ki Putin Rusya’sı, yeni dünya düzeninde bizimle birlikte devleşmek istemedi ve bu da onların tercihi…

Şu andan itibaren Türkiye Rusya-Ukrayna krizinin tarafı değildir. Kendini savunmak, kendine kurulan tuzakları bozmak dışında bu krizin hiçbir yerinde saf tutmayacaktır. Rusya tarafı, Türkiye’yi bu krizin içine çekmeye çalışırsa, hiç istemediğimiz halde batı/NATO cephesine destek veririz. 

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Türkiye’yi değil, Azerbaycan’ı ateşe atar

Türkiye ile Azerbaycan arasında atılan son imzalar da bizi bağlamıyor. Azerbaycan’a yapılan her saldırıyı, Türkiye’ye yapılmış kabul etmiyoruz. Azerbaycan’ın başındaki vatan haini Aliyev’in, karısının ve bunların emrindeki diğer hainler güruhunun yapacağı batı/NATO yanlısı hamleler Türkiye’yi değil, sadece Azerbaycan’ı ateşe atar.

Azerbaycan halkının hemen sarsılıp kendilerine gelmeleri gerektiğini kaç defa söyledim. Gelmezlerse, kendileri bilirler ve feci akıbetlerini görürler. Ben, Türkiye de dahil olmak üzere, Türk dünyasındaki herkesin doğru yolda olduğunu düşünmüyorum. Her zaman, her meselede adaletten ayrılmadan kararlar alıyorum. Her milletin iyisi de kötüsü de çıkar. Vatanseveri de haini de çıkar. Her milletin içine Ankebut Ağı mensubu masonlar ve hainler sızar. İtikadını ve ahlakını düzeltmeyen, vatanı ve devleti için icap eden mücadeleyi vermeyen her millet, hak ettiği sonu yaşar.

Ben, başındaki hainler tarafından ateşe atılacak bir Azerbayca’nın yanında Türkiye’nin durmasına asla izin vermem, vermeyeceğim. Azerbaycan olması gerektiği gibi durursa, kimsenin Azerbaycan’a zarar vermesine de izin vermeyeceğim. Herkes safını, duruşunu, niyetini, hedefini, liderini, rejimini, itikadını, amelini gözden geçirsin.

Şu anda Tayyip de Aliyev de biyonik robot. İkisinin de içinde, İngiltere merkezli grilere çalışan uzaylılardan var.

Aliyev’i başından atmak ve yerine başka hainlerin geçmesine izin vermek istemeyen bir Azerbaycan halkı varsa, işte burada da o Azerbaycan halkının yanında her bedeli ödemeye hazır Türkiyeli kardeşleri var, Türk dünyasının diğer yerlerlerinde de kardeşleri var.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

.

Azerbaijan dice with death, not Turkey

The recent signatures between Turkey and Azerbaijan do not bind us either. We do not accept every attack on Azerbaijan made on Turkey. The pro-Western/NATO moves by the traitor Aliyev, his wife, and other traitors under their command will set fire on Azerbaijan, not Turkey.

How many times have I said that the Azerbaijani people should immediately be waken up to themselves. If they do not, they will know for themselves and experience their disastrous fate. I don’t think everyone in the Turkish world, including Turkey, is on the right track. I always make decisions in every matter without leaving the fairness. Every nation has good and bad. Both the patriot and the traitor come out. Freemasons and traitors from the Ankebut(Cobweb) Cult infiltrate every nation. Every nation that does not correct its creed and morals, and does not fight for its homeland and state, will experience the end it deserves.

I never allow and will never allow Turkey to stand next to an Azerbaijan that will be set on fire by the traitors at its head. If Azerbaijan stands as it has to, I will not allow anyone to harm Azerbaijan. Everyone should review their ranks, stances, intentions, goals, leaders, regimes, creeds, and deeds.

Currently, both Tayyip and Aliyev are bionic robots. Inside both of them are aliens working for the UK-based Grays.

If there is an Azerbaijani people who do want to overtake Aliyev and do not let other traitors take his place, then here, besides that Azerbaijani people, there are Turkish brothers ready to pay any price, and they have brothers in other parts of the Turkish world.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

..

Vakti geldi

“Bir millet iki devlet” devri bitti. “Bir millet dokuz devlet” devri de bitti. Artık bir millet, tek devlet olmalı. Bunun vakti geldi. Hepimiz bir kanız, hep beraber Turanız…

Azerbaycan’ın başındaki diktatör ve hain Aliyev’i devirmek iki günlük iş… Türkmenistan’ın başındaki hain ve diktatör Kurbankulu zaten kaç gündür yerinde duramıyor. Her an ortalığın karışması ve devrilme korkuları yaşıyor. Bütün kararları buna mani olabilmek için alıyor. Diğer Türk devletlerindeki hainler, diktatörler de hep aynı hallerdeler. Güney Azerbaycanda çok büyük bir enerji birikti.

Bütün dünya planlarımı ve bağlantılarımı çözebilmek için çırpınıyor. Çok uzun süre uzlaşmaya, bazı devletlerle ortak menfaatlerde buluşmaya dönük bir siyaset icra ettim ve ahmakça bakış açılarıyla beni oyalayabildikleri hayaline kapılıyorlardı. Zaman onların aleyhine işliyordu, çevreleri sarılıyordu, dipleri oyuluyordu ama bunu fark edemiyorlardı.

Son günlerde ise “Bütün bunlar nasıl oldu? Üstelik bu kadar kısa zamanda nasıl oldu?” diye diye tartışıyorlar. Bundan sonrasına dair ne yapabileceklerini de bilmiyorlar. Önlerini görmüyorlar. Ümitleri ve moralleri bile bitik halde…

“Şimdi ne olacak, nasıl olacak” diye diye şurada neler yazacağıma bakıp duruyorlar.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

..

Azerbaycan’a dikkat etmek lazım

Devam eden şu süreçte Azerbaycan batı yanlısı bir siyaset izleyecektir ve bu da Azerbaycan’ın da kaybedenler kulübünde yer almasına sebep olacaktır.

Şu anda bile Azerbaycan’da milli birlik ve bütünlük yok. Millet ile idareciler arasında bir sıcaklık, samimiyet, kaynaşma yok. Mali vaziyet hiç iyi değil. Aliyev, Tayyip’le hemen hemen her konuda aynı siyaseti izledi. Yer yer Aliyev, Tayyip’ten önce hamleler yaptı, Tayyip onun peşinden yaptı. Çoğunlukla ise Aliyev Tayyip’in peşinden aynı hamleleri ya da benzer hamleleri yaptı. Netice itibariyle, idarecileri Türk görünen kriptolardan oluşan, hukukun üstün olmadığı, kimsenin hayatından memnun olmadığı, kara para ile ayakta tutulmaya çalışılan, lakin her gün kara para gelirleri daha da düşen, diktatörlükle idare olunan, çok büyük sorunlarla boğuşan, birbiriyle yoğun şekilde paslaşan iki Türk devleti var; Türkiye ve Azerbaycan…

Türkiye’nin resmi idarecilerinin hemen hemen her konuda üst üste hatalar yapmaya ve inatlaşamaya devam ettiği şu günlerde, Azerbaycan da farklı bir siyaset izlemiyor. Bu nedenle, Türkiye’ye dair mali, siyasi, askeri kararlar alınırken çok dikkatli olmak gerektiği gibi, Azerbaycan’a dair mali, siyasi ve askeri kararlarda da çok dikkatli olmak gerekir.

Azerbaycan’ın idari kadrosunun da çok yakında derdest edileceğini, yargılanarak ya da yargılanmayarak yok edileceklerini öngörmek gerekir. Bu sürecin ilk kısmında, bu güne kadar bunca reziliğe, ahlaksızlığa, hukuksuzluğa, sömürüye, kara paracılığa, diktatörlüğe karşı mücadele vermeyen, kuzu kuzu itaat eden yığınların perişan hallere düşeceklerini de öngörmek lazım.

Ben, Aliyev ve karısı başta olmak üzere, Azerbaycan’ın başındaki kripto hainlerden de bunlara bunca senedir itaat eden Azerbaycandaki kuru kalabalıklardan da uzağım. Bunların yanında olmayacağım. Bunların başlarına neler geldiği ile bile alakadar olmayacağım. O kuru kabalıklar derhal toparlanıp kendilerine gelmezlerse, onları ateşlere atmaktan hiç çekinmeyeceğim. Derhal kendilerine gelirlerse, yanlarında olmaktan hiç çekinmeyeceğim.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Mihriban Aliyeva büyük sıkıntı veriyor

İlham Aliyev’in eşi Mihriban Aliyeva’nın gerçek olmadığını, bir biyonik robot olduğunu, içinde bir uzaylı bulunduğunu daha önce yazmıştım.

Mihriban Aliyeva suretindeki biyonik robotun içindeki Yeşil uzaylı, Yeşillere çalışıyor. Onlara sürekli istihbarat sağlıyor. Ayrıca Azerbaycan’a dair meseleleri, Azerbaycan’ın da içinde bulunduğu dengeleri yönlendiriyor.

Aliyev’in ve etrafındakilerin konuştuğu her kelime dinleniyor. Mihriban suretindeki biyonik robotun içindeki Yeşil uzaylının, Rusya devlet sistemi içine biyonik robotlarla sızmış olan Yeşillerle kuvvetli bağlantıları var.

An itibariyle Azerbaycan Rus nüfuzu altındaymış gibi görünse de aslında Yeşillerin nüfuzu altında. Ankebut Ağının B takımı da içinde yeşiller olan biyonik robotlarla dolu. Azerbaycan üzerindeki Rus nüfuzunu aslında Ankebut Ağının B takımı da sağlıyor. Bu Yeşiller, dünyanın her yerinde ve her meselesinde oyun içinde oyunlar kuruyorlar. Bunlar bilinmeden şu anda Putin suretinde meydanda görünen o biyonik robotun ve içindeki Yeşil uzaylının tavırları/karaları da tam olarak anlaşılamaz.

Mehmet Fahri Sertkaya – http://www.mfs.tv


Mihriban Aliyeva gives a lot of trouble

I have written down before that Ilham Aliyev’s wife Mihriban Aliyeva is not real, she is a bionic robot, and that there is an alien inside.

The Green alien in the bionic robot in the form of Mihriban Aliyeva works with the Greens. She provides them constant intelligence.

She not only directs Azerbaijani affairs but also the balance regarding Azerbaijani. It has been listened to every word that Aliyev and the people around him speak. The Green alien inside the bionic robot in the form of Mihriban has strong connections with the Greens who have infiltrated the Russian state system with bionic robots. Although Azerbaijan seems to be under Russian influence at the moment, it is actually under the influence of the Greens.

The Russian influence over Azerbaijan is actually provided by the B team of the Cobweb Cult. These Greens are setting up games within the game all over the world and on every issue. Without knowing these, the attitudes/decisions of that bionic robot and the Green alien within it, which now appears in the form of Putin, cannot be fully understood.