Etiket arşivi: Hindistan

Hindistan’dan bir görüntü gibi

Ne kadar basit bir görüntü. Ulaştırma bakanı Uraloğlu, Van’da açılış yapmış.

O güneş panelleri daha şimdiden dalgalanmışlarsa, teraziye alınmadan montajlanmışlarsa, oranın on sene sonrasnı değil, iki ay sonrasını bile düşünmek istemiyorum.

İnsan açılış için bile olsa panellerin üzerini yıkatır, temizletir. Gerçi yıkatsalar ne olacak, günde kaç kere tozla kaplanıyor ve bir işe yaramıyorlar. Bakan desen zaten gizli Ermeni… Çingene de diyebilirsiniz ve Hindistanlılar gibi bir görüntüsü zaten var. Kürsü, renkler, her şey de berbat.

Güneş enerjisi panellerinin verimi de yok geleceği de yok. Bu sahada yapılan bütün yatırımlar da çöp ama bunda da ısrar ediliyor. Çünkü asıl maksat güneş enerjisi santralleri yapmak ve memlekete faydalı olmak değil, vurgun vurmak.

Neyi nereden düzelteceksin, bu ülke yıkılmadan düzelmez.

Çok tesirli bir sıfırlama/resetleme lazım.

Akademi Dergisi | Mehmet Fahri Sertkaya

Şimdi duhan vakti

Görüşmeler çok vakit alıyor. İlgilenmem gereken çok işler var. Daha fazla vakit ayırmam pek mümkün değil. Zaten herkes neyin ne olduğunu anladı, öğrendi ve şartları biliyor. Varlıkta kalmak isteyenler İstanbul’a uyacaklar. Bunu resmi açıklamaları ile de gösterecekler. Bu güne kadar durmaksızın bizimle çatışmış olanlar, tazminatlarını da ödeyecekler. Somut irtibat da kuracaklar.

Bu şartlar kendisine uymayanlar, ara bir çözüm bulmayı denemekten ve görüşmeye çalışmaktan vazgeçsinler. Ne boşa vakit kaybetsinler ne de bana boşa vakit kaybettirsinler. Büyük bir samimiyetle yazıyorum ki şunca iyiliğe rağmen hala fırsatı değerlendirmeyen hiç bir ülke ve taraf umurumda değil. Gelmesinler zaten öyleleri bana doğru…

Bu dünyanın altı da üstü de yanıp yok olacaksa bile bu şartlar değişmeyecek. Herkes bu şartlara uyarak İstanbul’dan yana duracak ve kurtulacak ya da inadına devam ederek çökecek, batacak, yok olacak.

Fazla yayın yapmaya da gerek kalmadı. Herkes her şeyi anladı, bildi. Beni dinleyenler kargo uçakları ile bile sermayelerini kaçırıp kurtardılar. Dinlemeyecek olanlar da zaten bundan sonra da dinlemezler. Şimdi ben metafizikçi ekibime daha çok vakit ayıracağım, destek vereceğim.

Şu Almanya’yı en başa alacağız. Rusya, ABD, Çin, İngiltere, Kanada, Hindistan, Yunanistan, İsveç, Finlandiya, Ukrayna, Avustralya, Japonya, Kuzey Kore, Tayvan, Güney Kore, İsrail, İran, Suriye derken… Onlarca ülkeyi, altıyla ve üstüyle birlikte ve eş zamanlı olarak çökerteceğiz. Zaten çökükler de son taaruzları da yapacağız.

Pakistan halini gizleyemiyor ama Hindistan hala gizleyebiliyor. Aslında sinyaller karşısında Hindistan’ın hali Pakistan’dan çok beter…

Hindistan’da yerin altı ise üstünden bin beter. Yerin üstündekiler “Çok çok fazla sayıda vatandaşımız ölüyor. Dehşetli şekilde ölüyorlar. Bütün sistemlerimiz, cihazlarımız bozuluyor. Arızalarla baş edemiyoruz. İmalat yapamıyoruz, işlerimiz de bozuluyor” diye çıldırıyorlar.

Orada yer altındaki uzaylılardan İmam-ı Rabbani hazretlerinin bile intikamını alacağım…

Ekber Şah karakteri vesilesiyle sebep oldukları maddi ve manevi zararların intikamını alacağım.

Mektubat-ı Rabbani’yi tahrif etmelerinin de intikamını alacağım…

Şehit ettikleri sayısız müslümanın ve İslam aliminin intikamını alacağım.

Sahipkıran Emir Timur’a yaptıklarının, biyonik robotla yerine geçmelerinin ve o biyonik robota katliamlar yaptırarak o büyük zatın şanını lekelemelerinin intikamını alacağım…

Saymakla bitmez zulümlerinin, cinayetlerinin, kasıtlarının intikamını alacağım.

Yerin altında ve üstünde toplamda milyarlarca kişi ölecek. Herkes görecek, İblis’e seve seve uyarak insanlığa her sahada kastetmenin karşılığını, cezasını…

Ak denizde ve Ege denizinde pek çok farklı noktada birikmiş olan yer altı gazlarını patlatmaya ve bu vesile ile depremlere sebep olmaya devam edeceğiz. Yerin altındakileri korkudan bile öldüreceğiz.

Bu güne kadar, siviller/masumlar zarar görmesinler diye geri duruyorduk ama bundan sonra pek çok düşman ülkede yanardağları patlatacağız. Faal olmayan yanardağları bile faaliyete geçireceğiz. Bu şekilde yerin altına ve üstüne aynı anda çok büyük sorunlar yaşatacağız.

Kıbrıs başta olmak üzere, dünyanın her yerindeki kumar, fuhuş ve eğlence merkezleri şu andan sonra en yoğun şekilde sinyale girecekler. İnsan denemez o tiplerin dehşetli şekilde ölüşlerini, peş peşe intiharları, kavgaları ve cinayetleri ve sinir krizlerini görenler, oralarda bir gün bile duramayacaklar.

Dünyanın önde gelen kara para merkezlerinden biri olan Azerbaycan da çöktü. Devlet dairelerinden hastahanelere, eğlence ve kumar merkezlerine kadar her yerde çok büyük sorunlar var ve gizleniyor. Dehşetli ölümler de gizleniyor.

Bu görüşmeler, manevi yandan bakınca, son ikazlardı. Bundan sonra takdir ne ise o olacak. Dünyada yeni virüsler falan yayılmayacağını, toplu ölümlerin virüslerden kaynaklanmayacağını buraya açıkça yazıyorum. Şimdi duhan vakti…

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

..

Çok uzadı bu işler

Şu Asya’nın meselelerini artık halletmemiz, dengelerini bir şekilde artık yerine oturtmamız lazım. Çok uzadı bu işler…

Çin Komünist Partisi (ÇKP), kendi içinde daha sert kavgalar etmesi gerekiyorsa etmeli, artık net bir duruş sergilemeli…

Sırf Türkiye’nin ve Türk dünyasının da menfaatine oluyor diye, Çin’in düşmanlarının Çin’e son darbeleri vurmalarına mani oluyorum.

Bu güne kadar Çin’i hızlıca çökerttim ve düşmanlarının önüne attım, bir süredir ise son darbeleri almasın ve tamamen çöküp dağılmasın diye dengeler kurdum.

Lakin Çin yine de klasik Türk/İslam düşmanı bakış açısından ve klasik haşin Çinli tavırlarından kurtulamadı.

Çin’i daha fazla varlıkta tutmak bana ve sistemime artık gereksiz bir yük olmaya başladı. Çin, sonunda parçalansa hatta tamamen yok olsa bile yine de yanlış siyasetini bırakamayacaksa, onu taşımanın bize bir faydası yok.

Devlet memurlarına maaşlarını veremeyecek… Kamu masraflarını karşılayamayacak… İmalatçasını ayağa kaldıramayacak… Sadece emlak sahasındaki batağını onlarca senede çözemeyecek haldeki Çin… Sonunun nasıl olacağını belirleyeceği son kararı vermeli.

Ya İstanbulla restleşmeye devam ederek kısa sürede yok olacak ya da bu savaşı İstanbul’un kazandığını kabul ederek istanbul’u dinleyecek.

Çin’in, istikametini seçtiği, geleceğini belirlediği son kararı… Japonya’nın, Tayvan’ın, Kore’nin güneyinin ve Hindistan’ın akıbetini de belirleyecek.

Aynı zamanda, Doğu Türkistan’ın hürriyetine ne zaman ve nasıl kavuşacağını da belirleyecek.

Çin hatalı kararlarında ısrar etse de etmeyip İstanbul’a ayak uydursa da Doğu Türkistan hür bir ülke olacak. Lakin Japonya’nın, Tayvan’ın, Kore’nin güneyi ile Hindistan’ın akıbetleri için farklı senaryolar, ihtimaller yine olacak.

Sadece birkaç gün daha bekleyeceğim. Sonra Çin kendi kararını alacak, ben de kararına göre sahayı yönlendireceğim. Tepkisiz, sessiz kalmasını, şu andaki yanlış duruşunu devam ettirmek olarak yorumlayacağım.

Ve ben artık kimsenin açıklamaları ile vakit kaybetmiyorum. Bütün taraflardan artık somut/net hamleler bekliyorum. Herkes bundan böyle icraatıyla, hamlesiyle, işiyle, müdahalesiyle sözünü söyleyecek, tarafını belli edecek.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

..

Ağlaşıyorlar

ABD bankaları nakit sıktınsından ötürü birbirlerini arayarak ağlaşıyorlar. Bir an önce Suriye, Pakistan, Hindistan, Libya, Yunanistan ya da her neresi kan gölüne dönecekse dönmesini ve kara para işlerinin hareketlenmesini istiyorlar. ABD’li siyasetçilere de baskı yapıyorlar. İngiltere’nin hali de ABD’den farksız…

Rusya ise büyük kısmı sulara batmış, kalan kısmının da kısa süre içinde batacağı bir gemi görüntüsünde… Çin ise çatır çatır çatlamaya devam ediyor. Son süreçte kara para için kendi insanlarını nakite çeviriyordu ama onda da ayar kaçtı ve kontrol iyice kaybediliyor.

Çin’in yaptığı gibi G20 ülkelerinin tamamı ortak kararla korona yalanlarını, yasaklarını dirilterek, arka plandan yine büyük çapta kara para işleri yapacaklardı, bunun ön hamlelerini yaptılar, konuştular ama arkasını getirmeye teşebbüs bile edemediler. İstanbul korona oyunlarını da bundan beslenenleri de çoktan bitirdi. Yeniden teşebbüs edenlere bu dünyada nefes bile aldırmayacak. Bunu çok iyi biliyorlar.

Baştan söylediğim gibi, parasını/sermayesini piyasalardan, bankalardan çekenler, büyük ülkelerden çekenler büyük kayıplardan korunacaklar.

Bu dünyanın kara ve kanlı para dengeleriyle dönmesine daha fazla izin vermeyeceğim. Aralık ayı çok büyük çatışmalarla, çok ani ve büyük gelişmelerle dolu dolu geçebilir.

| mfs – Oyun bozan – Akademi Dergisi

Netice değişmiyor, hiç fark etmiyor

Rusya’nın, batı alemiyle ile her türlü bağlantı/danışıklık halinde olan Ankara Büyükelçisi Aleksi Yerhov, “NATO ülkeleri Rusya’yı Nükleer silahlardan arındırma planı yapıyor.” demiş. 

Bu açıklamayı Türkiye’deki sözde büyükelçi olarak yapması elbetteki maksatsız değil, Türkiye’den birilerinin de dikkatini çekmek istiyor ama bize ne… Biz zaten söyleyeceğimizi söyledik. Birbirinden farklı taraflar gibi görünseler de çok büyük oranda birbirleriyle aynı taraf olan ülkeler, daha doğrusu hükumetler, güya birbirleriyle savaşıyorlar. Bu arada dünya insanlığının kanına, organlarına kadar, namusuna, canına kadar sömürmeye devam ediyorlar. Ortaklaşa kara para işleri yapıyorlar, eş zamanlı olarak dünya insanlığının kurulu bütün düzenini bozmaya ve Londra merkezli cehennemi bir dünya düzenini ayakta tutmaya oynuyorlar. 

Daha önce dikkat çektiğim gibi, bu danışıklı dövüşü de büyütecekler. Asıl hedef de biz hakiki Müslüman Türkleriz… Biz endişe etmiyoruz. Söz konusu çatışmanın dikkat çekilen seviyeye çıkmasını da can-ı gönülden istiyoruz. Çıksın, planlarını icra etmeye çalışsınlar, biz sözümüzle değil icraatlarımızla konuşacağız. Aynı anda hem Rusya, Çin, İran ve Hindistan’ı paramparça yapacağız hem de Amerika Birleşik Devletçikleri ile Avrupa Birleşik Devletçiklerini paramparça yapacağız. Londra’nın çizdiği suni sınırları ve kurduğu suni devletler ile teşkilatları dağıtacağız, değiştireceğiz. O zaman görülecek yine, oyunun aslında nasıl oynandığı, nasıl oynanması gerektiği…

Aksi olursa, korkup geri dururlarsa ve bu danışıklı savaşı büyütmezlerse ne olacak, netice yine değişmeyecek. Dünyanın lideri biziz, biz Müslüman Türkleriz… Merkezimiz Türkiye, Türkiye’de İstanbul… Kimin ne oyunu varsa, oynar ya da oynamaya çalışır ama hep son sözü İstanbul söyler. 

Şu danışıklı taraflar ara kademeleri, danışıklı suçlamaları, dikkat çekici açıklamaları, abartılı şekilde nükleer silah açıklamalarını/tehditlerini, usulden toplantıları ve tartışmaları atlasınlar bence… Zira dünya üzerinde, hem doğuda hem batıda her yerde herkes oyunları gördü. Dünyada nasıl bir sistemin işlediğini gördü. 

Bundan sonra danışıklı dövüşler, sadece danışıklı dövüşenlerin sonu olacak. Dünyaya adalet, huzur, mutluluk, sağlık getirmeye çalışan Müslüman Türkleri ve hakiki müttefiklerini bitirmeyecek, geri de atamayacak. Londra merkezli sistemin bir piyonu olan Putin’in rollerine hala kanan bir Rusyalı kaldıysa, ahmaklığına doymasın. Söz konusu savaşta en çok onlar ölecek ama onların ölmesi de Putin’i ve Rusya’yı kurtaramayacak. Büyük insan topluluklarının silah altına alınması, nizami seviyede cephelere sevk edilmesi de hep bize yarayacak. 

O kadar acizler ki ben böyle çıkışlar, yayınlar, yorumlar yapmayayım diye sadece metafizik saldırılar yapıyorlar. Bunlar dünya savaşı çıkartmaya çalışsalar ne olur, kendileri çalar, kendileri oynarlar. Bütün halklar isyan edecek, çatışmayacaklar. Daha önce kesin şekilde açıkladığım gibi, biz Türkiye olarak, çıkacak savaşın tarafı değiliz, olmayacağız. Kendimizi ve hakiki müttefiklerimizi korumak maksadı haricinde hiçbir şartta silahlı çatışmaların içine girmeyeceğiz.

Bu gün Zelensky “Fiilen NATO üyesi olduk” demiş. Zaten öylelerdi… Bunu dünyada bilmeyen, anlamayan mı var. Biz ise çoktan fiilen NATO’dan çıktık. Bunu da dünyadaki bütün taraflar anladılar, biliyorlar. 

Zelenski’nin hangi konuda ne dediği de net değil. Bir gün bir şey söyler, hemen ertesi gün kıvırır. Geçenlerde peşimden hemen hamle yaparak “Putin’in nükleer silah tehditleri blöf… Nükleer silah kullanamaz” dedi. Zelenski’nin tasmasını tutan batılı siyasi liderlerden ve Yahudi/Satanist kara paracılardan birkaçı “Putin blöf yapmıyor” dedi ve Zelenski de hemen çark etti. Bütün dünya biliyor ki Putin blöf yapıyor. Çünkü sözde düşmanı olan liderlerle arka plandan görüşerek, anlaşarak bunu yapıyor. O batılı liderler Putin’in blöf yaptığını bu kadar kesin seviyede biliyorlar. Lakin biz buralara da takılmayacağız. 

Şimdi böyle yazıyorum diye, tutup bir yerlerde düşük seviyede nükleer saldırı da yapabilirler. Bu da neticeyi değiştirmez. Gerçek bir nükleer savaş bu dünyadaki bütün tarafları mahvediyor ve istenmiyor. Biz Türkiye ve Türk/İslam dünyası olarak aslanlar gibi meydandayız. Danışıklı dövüşlerin içinde yaşatıldıklarını son süreçte iyice anlamış ve İstanbul’un duruşunun dünya insanlığı için ne kadar ehemmiyetli, kıymetli olduğunu da anlamış çok taraf var. Birbirlerine hakikaten düşman olan bunca tarafın tek ortak muhatabı İstanbul… İstanbul, onlarla da birlikte hareket edecek, dünyaya yine her hususta yön verecek ve danışıklı savaşlar büyüyüp yayılsa da yayılmasa da Ankebut Ağı’nın kalan son gücünü ve teşkilatını da yok edecek.

Daha önce de yaptıkları ve sonuçları kendilerine yarayan suni petrol krizini yine yapmak istiyorlar. Bu da mesele değil. Bunu yapsalar ya da yapamasalar da netice değişmeyecek. Her şartta şu dünyanın enerji kaynaklarını/piyasasını da İstanbul yönetecek. Onların bu konudaki planları da gerçekleşmeyecek. Suni kuraklık ve kıtlık projelerini bile şimdilerde güçlükle ayakta tutmaya çalışıyorlar ama gün gün bu konuda da kaybeden taraf olacaklar. Netice değişmeyecek. 

Daha anlatılabilecek çok şey var da anlatmanın vakti değil. Şu süreç iyice yaşanmaya başlasın, ben yeri ve zamanı geldikçe anlatırım. Önce bozar, planlarını başlarına yıkar ve o vakit anlatırım. 

Bizde kumar yasak. Lakin sık sık iddiaya girenler, Putin’in kısa sürede öleceği, Rusya’nın kısa sürede dağılacağı… Avrupa’nın, ABD’nin, NATO’nun kısa sürede resmen dağılacağı… Çin’in daha da büyük mali ve siyasi krizlere girerek kısa ya da orta vadede parçalanacağı… Biden’ın kısa sürede öleceği ya da başka sebeplerle iktidardan düşeceği… Çok kısa süre içinde İstanbul’un somut, bilinir, görülür, kabul edilir şekilde dünyanın merkezi olacağı… Ve ayrıca kısa sürede dünyanın bambaşka bir dünya olacağına dair iddialara girseler, kısa sürede büyük paralar kazanırlar. 

Şunların, neticesi baştan beri olan saçma sapan danışıklı dövüşleri ile vakit kaybetmek istemeyen taraflar bilsinler ki İstanbul hakiki dostluklara, ittifaklara kıymet veriyor. Düne kadar bize çok sıkıntılar çıkartanlar bile bu günlerde samimiyetle duruşlarını değiştirir ve bizlerle müttefik olmak isterlerse, bilsinler ki Muktedirler İttifakı (Mİ) büyük bir hızla genişliyor, büyüyor. 

| Mfs – Ezber bozan – Akademi Dergisi

Maşa olmak ya da hür ve onurlu bir millet olmak

Doğu ile batı alemi iyice ayrışacak. Saflar yeniden şekillenecek. Bundan sonra hadiseler daha hızlı, daha somut/görülür ve daha büyük şekilde yaşanacak. Siyasi, askeri, mali sahalardaki çatışmalar/mücadeleler danışıklı olmayacak, gerçek olacak.

Hindistan, hükmünü şimdiden kaybetmiş olan Kraliçe’nin ve onun piyonları olan ABD idaresinin emirlerine uyarak karşımda durursa… Şu kritik anda bu kadar vahim bir hata yaparsa… ABD gibi Kraliçe’nin basit bir piyonu, el yakmayan bir maşası olursa…Çok ama çok acımasızca karşılıklar vereceğim. Merhametimin büyüklüğü kadar, gadabımın büyüklüğünü de dünya konuşacak. Çok kısa sürede Hindistan’a neler olduğunu görenler, gördükleri halde inanmakta zorlanacaklar.

Biz Hindistan’da genetik kod sorunlarına kadar bütün tıbbi sorunları, hastalıkları çözmeyi… Enerji, temiz su ve gıda sorunlarını en kısa sürede çözmeyi… Çocukların, genç kızların ve kadınların muhafaza edildiği, korunduğu, adaletin olduğu bir aile, toplum ve hukuk düzeni tesis etmeyi… Kısa sürede Hindistan topraklarını en verimli hallere getirerek orayı dünyanın ziraat ve hayvancılık merkezlerinden biri haline getirmeyi… İşsizlik ve hayat pahalılığı, geçim zorluğu sorununu hızlıca çözmeyi… Yüzlerce büyük fabrika tesis etmeyi ve Hindistan’ı her sahada kalkındırmayı planlıyoruz. Denizcilikte ve balıkçılıkta Türkiye’de yapacağımız projelerin aynılarını Hindistan’da da tesis etmek istiyoruz. Hindistan’da herkesi dininde, dilinde, örf ve adetlerinde serbestlik içinde yaşatmayı planlıyoruz. Kraliçe ise, ateşe müdahale etmek için bir maşa olarak kullanmayı, harcayıp atmayı planlıyor. Diyeceğim odur ki Hindistan kendi iç kavgasını hemen vermeli, Hindistan’ın idaresinde Kraliçe’ye kulluk eden hiç kimse bırakılmamalı. Yoksa Hindistan’ın şimdiden sonra yaşayacağı acılar, felaketler, toplu ölümler, hastalıklar, bölünmeler, çatışmalar, savaşlar v.s. tarih kitaplarında geniş yer tutacaklar. Gelecek nesillerden insanlar, sarsıla sarsıla, gözleri irileşerek okuyacaklar.

Irak’ta sözü geçenlerin de Kraliçe’den, Papa’dan, bunların maşası olan devletlerin liderlerinden uzaklaşması gerekiyor. Yoksa Irak için de yolun sonu şimdiden görünüyor. AKPKK’den bir şey olmaz. Biz krize tam olarak müdahil olduğumuzda, karşımızda Kraliçeler, Papalar duramaz. Olan, evvela Irak halkına olur. Daha önce yazdım. Ortada Irak diye bir devlet aslında yok. İdarecilerin hükmü de tam geçmiyor ve onlar için en isabetli karar, referandum yaparak yeniden Türkiye’ye bağlanmak olur. Bu iradeyi sergilesinler, sonra yükü Türkiye sırtlanır, gereğini yapar. Aksi halde Irak’taki halk, onlarca sömürgeci ve kara paracı devletin ve türlü terör örgütlerinin tasallutundan, zulmünden kurtulamaz. Dahası, kısa süre içinde Türkiye karşısında maşa olarak kullanılan bir halka dönüşürler ve çileleri, dertleri, sorunları bir anda daha da büyür. Bir kuru ekmeğe, bir bardak içme suyuna, bir insanca muameleye hasret kalırlar. Kırk yıldır çektikleri acılar, çekeceklerinin yanında çok hafif kalırlar.

Tekrar tekrar anlatıyorum. Dünyanın müesses nizamı hızla çöktü, kalan son kısımları da çöküyor. Dünyada sistem hızla değişiyor. Herkesin şartları iyi okuması, doğru kararlar alması gerekiyor. Şu anlarda hata yapanlar, bu hataların bedelini en az yüz sene, ihtimal ki yüzlerce sene boyunca ödeyecekler. Oysa çok kısa süre sonra ne Papa, ne Biden, ne Kamala, ne ABD, ne Kraliçe ve kraliyet ailesi kalacak…

Mfs – Ezber bozan – Akademi Dergisi

Büyücüdür o büyücü…

İyice bir soruşturmak lazım. Kim bilir yaptığı büyülerle kaç insanı böyle toprağa gömdürmüştür. Hatta belki de insan keserek büyüler yapanlardandır. Ya da öylelerini tanıyordur. Dünyanın dört bir yanında her gün binlerce insan, büyü ayinlerinde katlediliyorlar. Sadece Hindistan, Nepal, Afrika gibi yerler akla gelmesin. Türkiye’de de Avrupa’da da ABD’de de bu yaşanıyor.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Temiz bir sayfa açabiliriz

Türkiye, bazı büyük sıkıntılardan, acılardan sonra, bambaşka bir Türkiye olacak. Dünyaya her sahada liderlik yapacak, yön verecek. Dünyadaki bilim ve teknolojide de en ileri seviyede olan ülke olacak. İmalat gücü, Türkiye toprakları ile sınırlı kalmayacak. Dünyanın farklı farklı yerlerinde, farklı farklı sahalarda imalat yapan dev fabrikaları olacak.

Türkiye ile birlikte birkaç ülke, dünyanın imalat merkezleri olacaklar. Son restleşmemizden bu güne kadar geçen süre içinde Hindistan bizden büyük darbeler aldı. Çok büyük sıkıntılar yaşadı ve yaşıyor. Şayet Hindistan, duruşunu değiştirip kırmızı çizgilerimize dikkat eden ve bizimle ortak paydalarda buluşmak isteyen bir ülke olmak isterse, geçmişi silip temiz bir sayfa açabiliriz.

Dünyanın en büyük araba imalatçısı şirketin imalat üslerinden biri bile olabilir Hindistan… Daha onlarca farklı projede büyük bir yer edinebilir. Temiz işlerle temiz ve bol para kazanabilir Hindistanlılar… Bizim Hindistanla tarihi bağlarımız da var. Anlaşmamız zor olmayacaktır. Kırmızı çizgilerimiz de zaten herkesin malumu.

Mehmet Fahri Sertkaya

Kalyan Singh sadece bir siyasetçi değil, Hindistan’ın en önde gelen büyücülerinden biriydi

Kalyan Singh sadece bir siyasetçi değil, Hindistan’ın en önde gelen büyücülerinden biriydi. İçten yana yana, çok feci şekilde can verdi. İbret-i alem oldu. Hak ettiği yere, cehenneme geçiş yaptı. Çok ileri seviyede bir insan şeytanıydı. Cin şeytanları onun eline su dökemezlerdi.

Mehmet Fahri Sertkaya

Tadı tuzu kalmadı

Hindistan Başbakanı Modi tarafından kullanılan Air India’ya ait bir Boeing 777 tipi uçak pistten çıktı. Modi uçakta değildi. Resmi açıklamalara göre can kaybı yaşanmadı.

Lakin resmi açıklamada, uçağın ve mürettebatının metafizikle çarpıldığı beyan edilmedi.

Karşımızda duran devletlerin hiçbirinin artık tadı, tuzu kalmadı. Kara paraları var, teknolojileri var, uzmanları var, eğitimli personelleri var, cihazları var ama uçamıyorlar, yüzemiyorlar, kullanamıyorlar, bozulanı kolayca tamir edemiyorlar. Akılları almıyor, yaşananları yorumlayamıyorlar.

Hala Katar’a dost kalan ülkeler de bu günlerde bu gibi halleri yaşamaya başlıyorlar.

Mehmet Fahri Sertkaya

Son derece ciddiyim ve en açık şekilde yazıyorum

1-)Son derece ciddiyim ve en açık şekilde yazıyorum

Türkiye üzerinde dönen ya da bir şekilde bir kısmı Türkiye’den geçen kara para işleri/çarkı iyice daraldığı için çareler arıyorlar.

Bu nedenle de korona virüsü salgınını, kasten ve yalanlarla ve basın-medya unsurlarını da kullanarak, organize şekilde abartıyorlar. İçimizdeki İsrail’in, içimizdeki Ermenistan’ın, mason teşkilatının, satanist teşkilatların mensuplarını yine bu işte organize ediyorlar.

Türkiye’de şu anda, resmi yetkililerin ve basın/medya hainlerinin ve art niyetli uzmanların iddia ettiği kadar şiddetli bir korona salgını ve ilan edilen sayıda vefatlar yok. Korona teşhisi koymaya adam ve ceset arıyorlar. Bambaşka sebeplerle ölenlere bile korona diyorlar.

2-)

Bilmem kaç tane ülkenin, bunların hükumetlerinin/liderlerinin, bunların gizli servislerinin ve bunların kontrolündeki mafyalarla terör örgütlerinin, basın ve medya unsurlarının da dahil olduğu bir kara para çarkı, en çok da Türkiye ayağında, bizim Ankebut Operasyonumuz sayesinde iyice büyük darbeler alıyor.

Kısmi kapanmalar bile bunların işine geliyor ama tam kapanmalar daha da işlerine geliyor. Bu süreçte milletin, esnafın, çoluk çocuğun, ihtiyarların, hastaların neler çekeceği umurlarında bile değil.

3-)

Daha önce de küçük bir kaç cümle ile dikkatleri bu yöne çekmiştim. Kapanmalar ve kısıtlamalar sayesinde resmi makamlara ait araçlarla ve ekiplerle bile kara para işleri yaptılar, yapıyorlar. Bu gün Türkiye’de bakanların uçaklarında ve makam araçlarında uyuşturucular ve kara paralar taşındığı konuşuluyor ve gizli soruşturmalara konu oluyor. Bu gün yarın bunlar bir anda ve art arda patlayacak zaten, gidişat bunu gösteriyor. Millet kaç kere korkup “Bu nedir kardeşim, yapmayın böyle şeyler. Korkuyoruz, bir felaket yaşanıyor zan ediyoruz.” dediği halde 40-50 ambulansın ışıklarını ve sirenlerini açıp topluca başka şehirlere sevk ettiler. İçlerinde organ, nükleer madde, silah, uyuşturucu, nakit para taşıdılar.

4-)

Türkiye artık bu şeytanlıklara izin vermeyecek. Bu kadar ikaz ettik, bu kadar sabır ettik, usulüyle temas edip bekledik ama hala bu hususta karşımızda dikleşeceklerse, inceldiği yerden kopsun. O kadar çok istiyorum ki artık bir gürültüyle her şeyin kopup patlamasını ve meydana çıkmasını, içimdeki bu isteği kelimelere döküp anlatamam. Koskoca dünya, insanlık düşmanı satanist bir teşkilatın elinde nasıl da şeytanca bir nizamın hakim olduğu bir hale getirilmiş. Her yerde acı, göz yaşı, feryat, figan, zulüm, katliam, kan, sapıklık var.

Bu Türkiye bu kara para çarkından, bu şeytani sistemden en kısa sürede ve tamamen çıkacak. Aynı anda, benimle hareket eden pek çok ülke/millet de çıkacak. Buna bu dünyadaki veya başka dünyalardaki hiç kimse ve hiçbir teşkilat mani olamayacak. Sadece bu gece bile olağanüstü bir çatışma sahası vardı ve onların kayıpları gerçekten çok ama çok fazla.

5-)

Ben, Türkiye’deki korona oyunlarını tam manasıyla bitirmeye karar verdim. Bundan sonrasında Türkiye’de tam kapanma istemiyorum. Bütün oyunları gerekirse açıkça ve sert bir şekilde bozacağım ve benimle birlikte olan yurt içinden ve yurt dışından bütün güç unsurları da bu mücadelemde yanımda olacaklar.

Buna kızıp da gerçekten çok ölümcül olan virüsleri yaymaya kalkanlar olacaksa, bilsinler ki bunun karşılığını çok ama çok sert verebilecek güce ve imkanlara sahibim. Kendi kabinelerini/hükumetlerini, partilerini, meclislerini ve hemen kısa süre sonrasında devletlerini yıkabilirim.

Bu güne kadar birçok şeyi iddia ettiğimde “O kadar da değildir” diyenler, hemen sonrasında çok pişman oldular ve acınası hallere düştüler. Ben, söylediklerimi yaparım. Kafam atarsa, o yeşil ve gri derili insanlık düşmanı uzaylıların, dünyamızda yeraltında bulunan gizli üslerini bile yıkarım.

6-)

Boş boş konuşmayın.

Bir memleketin içine sızmış bir avuç hain, terörist ve insanlık düşmanısınız. Başka da bir şey değilsiniz. Kendinizi bir yerlerde görmeyin.

Benim ayarımı da bozmayın, bir saat sonra asıl mekanıma geçerim, ikinci saatinde aklınızın almayacağı operasyonlar başlatırım. Senelerdir kaç bin türlü suç delili bıraktınız, sanki bilmiyor musunuz. Siz zaten toz duman olursunuz da iki güne kalmadan bilmem kaç tane batı ülkesinde de benzer şeylerin yaşanmasına sebep olur ve oralarda bile iktidarlar devrilir. İşler kontrolden çıkar, ben bile kontrolümde tutamam ve sonucun ne olacağını kesinlik derecesinde bilemem. Lakin biz de kayıplar verecek olsak da sizin gerçek yüzünüz ve teşkilatınız bütün dünyada görülür ve iki asır geriye gidersiniz.

Bu korona oyunu bitmiştir. Israr etmek mi istiyorsunuz, haydi edin, hep beraber yaşayıp görelim.

7-)

Çin, Tayyip’i tehdit ediyor

Türkiye’deki kara para çarkı büyük darbe alan Çin/yeşiller, Türkiye’de tam kapanma istiyorlar. Bu hususta Tayyip’i tehdit altında tutuyorlar.

Çin devlet sistemi daha çok kara para peşinde ama içlerine sızmış olan ve dünya üzerindeki pek çok hamlelerini Çin devlet gücü üzerinden yapan yeşil uzaylıların daha başka hesapları, planları da var.

Buradan Yahudilere ait büyük ilaç firmalarına ve dünya insanlığının genetiğinin değiştirilmesi planlarına yol çıkıyor.

8- )

Kocaman bir yalan

BBC, bu haberinin altında kalır. Bu haberden ve BBC’den mesul olan pek çok kişi milletler arası mahkemelerde “insanlığa karşı işlenmiş suçlar” kapsamında yargılanır.

Bu oyun haddi iyice aştı. Hindistan’da ölenlerin hepsinin korona virüsünden ölmediğini bütün dünya biliyor. BBC yetkilileri de İngiliz hükumeti mensupları da bunu biliyor. Buna rağmen böyle haberler yapılamaz. Bütün dünya kandırılamaz. Bu, gazetecilik değil, idamlık bir suç…

9-)

Hiç zor değil. Yüzlerce Hindistanlının cesetleri alınıp dürüst karakterli ve sahasında uzman kişilerce otopsi yaptırılabilir. Bu insanlık, siyasi otoritelerin kontrolünü bile red ederek, on milyonlarca kişi halinde sokakları, meydanları doldurarak, hükumetleri/liderleri devirerek bunu yapmak zorunda kalabilir. Baskı altındaki pek çok dürüst uzman, bir anda cesaret bulup gerçekleri haykırabilir.

Bütün insanlık yeterince bunaldı ve dönen dolapları çoktan anladı. Sosyal ağların, video platformlarının gerçek yüzü, gerçekleri gizlemek isteyen tavırları iyice anlaşıldı. Ahmak olanlar ve şu dünyada hiçbir gayesi olmayıp hayvan misali yaşayanlar bile bunu anladılar. Bu iş, ya büyük bir gürültü ve çatışma ortamıyla olacak ya da bu korona oyunlarının oyun kurucuları geri adımı sakince atacaklar. Üçüncü bir seçenek/ihtimal yok.

10-)

Hindistan’da temizlik zaten çok büyük bir sorun. Çok eksikleri ve kusurları var. Nüfus da çok yoğun. Teknik ve tıbbi imkanlar da çok kısıtlı. Hayat şartları da çok kötü ve kimse kastetmese bile bulaşıcı hastalıkların yayılması hep beklenir. Bu ihtimal her zaman için çok yüksek. Şu anda kasıt da var ve kasten bulaştırılan başka virüsler de var. Bu kadar insanı sadece korona virüsü öldürmüyor. Korona virüsünün öldürücülüğü bu kadar yüksek değil.

Ayrıca son birkaç haftada Hindistan’da ölen on binlerce kişi metafizik çatışmalarda öldüler. Medyumluğun, büyücülüğün, büyü ayinlerinin bu kadar yaygın olduğu Hindistan’da bu kaçınılmaz bir sondu. Bu sahanın uzmanları da bu bilgiden haberdarlar.

11-)

Hindistanlıların kendi ülkelerinde çekip paylaştığı videolar bile “Bu nasıl virüs, cesetlere bakıyoruz, insanlar dayak yemiş gibiler, her yerlerinden kan akıyor. Bize dokunmayın diyorlar ama bir tuhaflık var” mesajlarıyla paylaşılıyor.

Çünkü korona ve başka virüsler bir seviyeye kadar ölümlere sebep oluyorlar ama bir yandan da çok büyük çapta organ işi yapılıyor. Korona bulaşmasına benzer ufacık belirtiler gösteren kişiler bile hemen bir oldu bitti ile hastahanelere sürükleniyorlar ve organları çalınıyor.

12-)

İngiltere hükumeti de Hindistan hükumeti gibi bu şeytani işin içinde. Birlikte çalışıyorlar. Bu anlarda Hindistan’a teknik/tıbbi destek vermeye hemen teşebbüs edenler de bu kanlı oyunun içindeki hükumetler/liderler. Bu milletler arası kanlı oyunun en üst isimlerinden biri de Çin lideri Şi Cinping… İnsanlık namına derhal meydan bir yerde ve bütün dünyanın izleyeceği bir canlı yayında asılması gerekiyor.

Mehmet Fahri Sertkaya