Etiket arşivi: covid 19

Protestolar başlatmalı mıyız?

1-)Protestolar başlatmalı mıyız?

Anlaşılan o ki korona virüs kapsamındaki hukuksuz/aldatıcı kapatmaları, kısıtlamaları, şüpheli tedavi yöntemlerini ve şüpheli ölümleri, aşılar hakkında resmi makamların yaptığı birbirine tezat açıklamaları, yaşanan türlü hukuksuzlukları, çifte standartları, halkın geçim sıkıntısının hiç dikkate alınmamasını protesto etmek için, Türkiye’de de yüzbinlerin hatta milyonların toplandığı protesto yürüyüşleri başlatmanın vakti gelmiş.

Ben sahada şartların oluştuğunu, bu enerjinin biriktiğini görebiliyorum. Birbirine karşıt kesimlerin bile bu protestolarda sorunsuzca bir araya gelebileceklerine eminim. Hatta bizdeki protestolar Avrupa ülkelerinde görülenlerden çok daha kalabalık, çok daha gürültülü, çok daha tesirli olacaktır. Çünkü bizim kadar hiç kimse korona vesilesiyle zulme uğramadı, aldatılmadı, soyulmadı. Şu sözde aşılara para ödenip ödenmediği bile hala bir muamma… Aynı gün kabineden üç farklı kişi, korona ya da aşılar konusunda farklı farklı konuşmalar yapabiliyor.

Anlaşılan o ki Türkiye’de bağımsız bir adli sistem de kalmadı. Sanki hiç gerçek ve yetkili hukukçu yokmuş gibi bir manzara var şu koca memlekette… Öyle ise nereye kadar susacağız.

Direne, direne kazanacağız. Savaşa savaşa kazanacağız.

2-)

Bir gün bütün bu vakalar yargılamalara konu olmayacak mı?

Bir memleket kasten batırılıyor, çökertiliyor. Maddi kayıplar devasa miktarda, maliyenin hali perişan, millet aç ama can kayıpları da artık çok yüksek sayılarda. Düşman ordusu memlekete girse, bunlardan daha merhametli hareket eder ya da hiç değilse dikkatli olmak ister.

3-)O Tayyip’in ciğerini bilirim. Biraz sonra o Soysuz’a şu mealde cümleler kurar:

Emniyet teyakkuz halinde olsun. Her an eylemler olabilir. Başlar başlamaz çok sert müdahale etmekten çekinmeyin, baştan ezin. Gerekirse bir kaç ölüm de olsun. Biz böyle bir eylemi asla kaldıramayız. Bu, bizim sonumuz olur.

3-)

Biz bunları basın ve medya mensupları olarak mı görmeliyiz?

Hayrete düşülmesi gereken şey aslında nedir?

Hiçbir teste ve tıbbi kontrole tabi tutulmamış Ukraynalı turistlerin, Türkiye genelinde büyük kısıtlamaların olduğu bir anda gelip bizim memleketimizde her hususta tam serbestlikle hareket etmeleri midir?

Yoksa kendi memleketinde, az ötedeki çok sayıda turisti görüp kendi denizine giren vatandaşa ceza kesilmesi midir?

Hukukun, tıp kaidelerinin bu kadar dışına çıkmış ve bu derece saçmalamış ve bu derece milletine kastetmiş ve bu derece meşruiyetini yitirmiş bir iktidarın borazanlığını yapmak, onlarla beraber olup basın/medya organı gibi görünerek her suçlarına ortak olmak basın mensupluğu ise, kahrolsun basın mensupluğu…

Her şeyden önce şunca anayasal hak ihlalini bile umursamayan ve vazifesini yapmayan yetkili hukukçular kahrolsunlar.

Hep söyledim ve söylüyorum. Çok yakında vatana ihanet suçlaması ve hatta insanlığa karşı işlenmiş suçlar kapsamında bile yargılanacaklar.

Mehmet Fahri Sertkaya

Katliam vurgusu yapıyorlar, korku salıyorlar

Katliam vurgusu yapıyorlar, korku salıyorlar

Devleti mafyalar, terör örgütleri, vatan hainleri yönetiyorlar

İstanbul Esenler Otogarında katliam yapılacağı ve son anda önlendiği şeklindeki bilgiler doğru değil. Tam bir mizansen sergileniyor. Kendileri böyle bir oyun oynadılar. Açıklamayı/başlığı da en üst perdeden verdiler ve “katliam önlendi” dediler. Nedeni açı; korku salmak…

Beklenen büyük İstanbul depremine dair gerekli tedbirleri almak, hazırlıkları yapmak yerine bu fırsattan istifade ile nasıl devasa çapta kara para işleri yapabileceklerini planladılar. Lakin her şeyi acele planladılar. Bazı kısımlarda açıklar verdiler. Bu kısım da onlardan biri… Tam kapanma dedikleri kısmi kapanmanın devamındaki süreçte deprem yaşanacak, bütün Marmara ama özellikle İstanbullular hedef olacak. Organları, çocukları, kadınları, kızları, taşınabilir değerli eşyaları, takıları, hepsi hedef olacak.

Hal böyle iken beklemedikleri bir şey oldu ve çok yüksek sayıda İstanbullu memleketine gitmeye başladı. Bu, planları kısmen bozdu. Üstüne ben de dün bunların şeytani planlarını anlattım, isimler bile vererek suçlamalar yaptım. İsmi geçen kişilerle yüzleşmek ve konuyu tartışmak bile istedim ve “Devlet kurumlarına güvenmeyin. Kendi imkanlarınızla neler yapabileceğinize bakın. İmkanınız varsa tam kapanma başlamadan Marmara bölgesini terk edin” dedim. Zaten Marmara bölgesinin terk edilmesi gerektiğini aylardır söylüyorum. Dün böyle yapınca bu insanlık düşmanı, satanist, kara paracı, mafya lideri devlet yetkilileri iyice sıkıldılar.

Halkın arasında fısıltı gazetesi şeklinde bu iddialarım da yayıldı, yayılıyor. Çok sayıda dürüst askeri, adli ve mülki amir arasında da yayıldı. Başımızdaki insanlık düşmanları, yine de planlarından vazgeçmediler. İstanbul’un yıkılmasını, kara para işlerinin bu vesileyle coşmasını istediler. İstanbul’dan çıkışı tamamen durduramasalar da azaltmak istediler. Tayyip’in de oluruyla ve istihbarat birimlerindeki adamlarını da kullanarak böyle bir mizansen sergilediler.

Daha önce “İran’la ortak terör operasyonu yaptık” açıklaması yapınca, İran “Hayır, biz öyle bir şey yapmadık” demişti de görev başındaki İçişleri Bakanı Soysuz’un Türk milletine yalanlar söylediği somut şekilde gözler önüne serilmişti. Hiçbir şey de olmamıştı. Olduğu makamda kalmıştı. Soysuz’un yalanları bir araya getirilse, İstanbul’dan Van’a yol olur.

Vaziyetin ciddiyetini, tehlikenin büyüklüğünü, devlet gücümüzün kimlerin elinde olduğunu herkes iyice kavrasın. Gün, birlik günüdür. Herkesin üzerine düşeni yapması vaktidir.

Herkesin tartıştığı alkollü içeceklere dair yasaklamanın, engel çıkartmaların arkasında bile bu alçakların kara para hesapları var. Hile, ihanet, cinayet, terör, katliam suçları işleyerek iktidarı ele geçirmiş bu çete, T.C’nin yürürlükte olan kanunlarına göre, alkollü içkiler sahasında böyle keyfi bir tasarrufta bulunamaz. Bu yaptıkları açıkça kanunlara da aykırı.

Tayyip’in ve çok sayıda devlet yetkilisinin de içinde bulunduğu, çok sayıda yabancı devletle de ittifak halindeki bu kara para çetesi, Türkiye’de çok yakında alkollü içkiler sahasında kara borsa oluşturmaya dönük olarak bu kararları aldı.

Herkes sezdi ki içki yasağının arkasında açıkça bir art niyet var. İşte o art niyet, kara borsa oluşturma niyeti… Güçleri yettikçe alkollü içki stoğu yaptılar, yapıyorlar. Zamanı gelince de ederinin çok üzerinde fiyatlara piyasaya dağıtacaklar.

Bana inanmıyorsanız, Tayyip’e sorun. Olmadı Soysuz’a sorun.

Bankacılık sektöründe çok adice suçlar işleniyor

Türkiye’deki bankaların çoğu, sinsice işler çeviriyor. Tam kapanma dedikleri muamma öncesinde bankalardan parasını çekmek isteyen pek çok kişiye kasıtlı olarak sorunlar çıkartılıyor. İnsanlara, kendi paraları verilmiyor. Bankalar bunu, önümüzdeki 20-30 günlük süreçte ellerinde daha fazla nakit bulundurmak ve bu nakitle faiz geliri elde etmek için yapıyorlar.

İnternet şubeleri üzerinden yapılan havale ve EFT’lerde kasten sorunlar çıkartılıyor. ATM’lere kasten nakit para konulmuyor. Şubelerde kasten işler ağırdan alınıyor ve uzun kuyruklar oluşsa bile bundan rahatsızlık duyulmuyor.

Bütün bu bankalar, devletin başında kendileriyle birlikte her türlü kara para işini yapan pislik herifler bulunduğu için bu şekilde rahat hareket edebiliyorlar. Herkesten çok ise adli yetkililer kendilerini yakıyorlar. Çok yakında bir patlama noktası yaşanacak ve her zaman dediğim gibi, bu enkazın altında herkesten çok bunca şeytanlığa müdahale etmeyen, işlerini yapmayan adli yetkililer kalacak.

Bu bankaların sahipleri arasında, deprem olacağı bilgisini çoktan almış olanlar ve deprem sonrasında çok yüksek meblağda nakitle sırra kadem basacak olanlar da var.

Mehmet Fahri Sertkaya

Herkes tehlikede. Büyük İstanbul depreminden büyük çapta kara para işi yapılacak

1-)

Ekrem İmamoğlu’nun ısrarla tam kapanma talep etmesini, tam kapanma kararı alınınca çok sevinmesini, sorgulamayacak mısınız?

Ayrıca, yaşanacak olana tam kapanma denebilir mi? Hala bazı sektörlerin mensupları faaliyetlerine devam edecekler, hala alış veriş devam edecek, hala çok sayıda kişi dışarı çıkıp evine girecek. Hala bakkallara gidilip gelinecek. Bu, gerçek bir tam kapanma olmayacak ve o halde ne işe yarayacak?

En akıl almazı da hala turistler istedikleri gibi gezebilecek. Türk, kendi yurdunda esir edilecek, başka milletler onun memleketinde istediği gibi gezinecek.

Böyle bir sözde tam kapanma kimlere hangi işlerini halletme imkanı verecek?

2-)Rusya, Baltık ülkelerinin temsilcilerini tehdit etmeyi bırakmalı. Bu, beni her geçen gün daha çok geriyor.

3-)

Kurban olmayın

Hepiniz hedefsiniz

Canınız, aileniz, evlatlarınız, değerli eşyalarınız, yastık altındaki paralarınız, organlarınız, namusunuz hedef…

Deprem olursa o gemilerle İstanbullular tahliye edilemez, ancak bir kısmı kaçırılır ve öyle yapılacak.

İstanbul’u da yıkacak iki farklı deprem beklediğimi, bu güne kadar çok kere ikaz yayınları yapıp uzmanlardan devlet yetkililerine kadar çok farklı kişileri ve kesimleri zorlaya zorlaya harekete geçirdiğimi bütün dünya biliyor.

Bunların, depremleri, can kayıplarını, maddi kayıpları, yaşanacak acıları hiç önemsemediğini ve aslında kara para peşinde olacaklarını, tedbir/hazırlık yapıyorlar görünürken bile art niyetli olacaklarını aylardır da defalarca yazmıştım.

Şimdilerde o depremlerin daha yakın olduğuna inanıyorlar ve Ankebut Ağına bağlı pek çok devletle, bunların gizli servisleri ve bunların içindeki mafyalarla da organize şekilde devasa ve insanlı dışı bir kara para planı yapıyorlar.

4-)

En açık şekliyle yazıyorum:

  • O gemilere asla binmeyin
  • Başka şehirlere nakil için kullanılacak araçlara, otobüslere, trenlere, uçaklara, helikopterlere ve hatta ne olduğu belirsiz özel araçlara asla binmeyin
  • Hayatta kalan herkes, hayatta kalan aile fertleriyle ve komşularıyla hemen kenetlenmeli. Hemen birbirinizin yaşadığını gösterir fotoğraflar ve kısa videolar çekin. Daha sonra bir karışılıklık olur da aranızdan bazıları bulunamaz olursa, bu kayıtları resmi makamlara gösterin.
  • 99 depreminden sağ kurtulan çok sayıda kişi organ, fuhuş, sübyancılık mafyalarına kurban oldular. Bu dünyanın dört bir yanında son on yıllarda hep böyle oldu. En son Haiti depreminde on binlerce kişinin söz konusu devletler tarafından kaçırıldığı somut delillerle ispat edildi. En yetkili kişiler bile bunu itirafa mecbur kaldılar ama mevzuyu yine de kapattılar. Bunların yayınlarını internette bile bulabilirsiniz.

5-)

  • Etrafta size el uzatan resmi kimliklilerin ve onların talimatıyla hareket eden kolluk kuvvetlerinin resimlerini, huzursuzluğa sebep olmadan ve onların çalışmalarına mani olmadan fırsat buldukça çekin.
  • İstanbul’u terk etmek gerekip gerekmediğine bir oldu bitti ile, kısa sürede karar vermeyin. Öncelikle toplanma sahalarına gidin, güvenilir bilgiler elde edin, resmi kimliklerin size söylediklerini hemen kesin doğrular olarak kabul etmeyin ve buna sonra kendiniz karar verin. Gerekiyorsa etrafınızdaki insanlarla birlikte organize olarak kendiniz İstanbul’u terk edin. Gerekiyorsa topluca yürüyerek terk edin.
  • Her şeye rağmen bir kontrolsüzlük olur da o gemilere, trenlere, otobüslere binerseniz, size ikram edilen hiçbir şeyi yemeyin, içmeyin.

6-)

Mesela şu videodaki Metin Günal ve ona bağlı ve onunla alakalı kime denk gelirseniz, sakın itaat etmeyin. Kara para işlerinin ve ihanetlerin içindeki bir gizli Yahudidir. AKPKK’nin de CHPKK’nin de içi bunlarla, gizli Yahudilerle, gizli Ermenilerle, masonlarla dolu. Bakmayın ekranlarda atıştıklarına, bir gizli Ermeni olan Ekrem İmamoğlu bile aynı yere çalışıyor. Devlet kurumlarının hepsinde bunlardan var. Orduda, jandarma teşkilatında ve emniyet teşkilatında da bunlardan var ve çok büyük ve organize planlar kurdular. Beklenen depremler yaşanırsa hepsi de ne yapmaları gerektiğine dair talimatları çoktan aldılar. Tam kapanma istenmesinin bir sebebi de bu ve en çok isteyenlerden bir de Ekrem İmamoğlu oldu.

7-)

  • Nereden nasıl geldiği belli olmayan minibüsler, transporterlar bile bir anda dolaştırılacak. Bunların sahipleri sağ kurtulmuş da insanlık vazifelerini yapıyorlarmış gibi görünecekler. Lakin etrafta tek başına ağlayan kız ve erkek çocuklarını kaçırmak telaşında olacaklar. Alıp alıp götürecekler. Bunların hepsi planlandı.

Bu yazıyı Ekrem İmamoğlu’na, Metin Günal’a ve alakalı diğer kişilere götürüp “Bu yazının yazarı olan mfs ile karşı karşıya gelmek, bu hususları tartışmak, kendini savunma hakkını kullanmak ister misin?” diyebilirsiniz.

😎

Tayyip’in son ve devasa bir vurgunla oyundan çıkmak isteyeceğini aylar önce açıkça yazmıştım. Türkiye’deki bankalarda paranızı tutmamanız gerektiğini de söylemiştim.

Öyle şartlar içindeyiz ki milletçe “Sivil itaatsizlik” kararı alıp almayacağımızı, bir istiklal harbi başlatıp başlatmayacağımızı hemen konuşmamız gerekiyor. Zira devletimiz düşmanlarımız tarafından ele geçirilmiş vaziyette…

Kurumlarımız içinden, toplumumuz içinden gizli Ermenileri, gizli Yahudileri ve masonları hemen ve tamamen temizlememiz gerekiyor.

Mehmet Fahri Sertkaya

Endişe etmeyin, morallerinizi bozmayın.

1-)Endişe etmeyin, morallerinizi bozmayın. Korona oyunları yine de dünya genelinde bozulacak, ifşa olacak. Uzun bir zaman da almayacak. Bunların beni durdurabilecek gücü yok.

2-)Şi’nin sağlığı kadar morali de bozuk. “Artıkkkk mfs ölsüüüünnn” diye diye krizlere giriyor.

Aramalara cevap vermek istemiyor. Konuştuğu zaman da sürekli kızıyor, sinirleniyor. ülkelere/liderlere “Paranız yoksa adam değilsiniz, muhatabım değilsiniz” tarzı ile karşılık veriyor.

3-)

Sabetaycı gizli Yahudiler ve mafya anaları olan Tansu Çiller ile Meral Akşener’i listeden şimdiden silmek mümkün.

Kendilerini bitirmek için yapmaları gereken son hataları da yaptılar. Önümüzdeki süreçte bir şekilde oyundan düşerler.

4-)Konseyin kendine göre mantıklı planları var. Mİ ile yoluna devam etmek isteyen ülkeleri/liderleri geri kazanmak, bunun için onları aldatacak oyunlar kurmak istiyorlar.

5-)

Rusya da ABD, Çin, Hindistan ve İran gibi “Mfs ölsün de ölsün” diyenlerden.

Olur da ölürsem o günü nerede ise milli bayram ilan edecekler.

6-)

Baltık ülkeleri Rusya’nın üzerine daha fazla gidecekler. Bu, doğru bir tavır olacak. Kaybeden taraf olmayacaklar. Şu ana kadar gelişmeleri hep doğru okudular, doğru kararlar aldılar ve doğru zamanda hamleler yaptılar.

7-)

Ankebut Ağı mensubu pek çok etkili ve yetkili kişi, korona oyunlarına baştan itibaren itiraz etmeyip istenenleri yerine getirdi ama son zamanlarda bu kişiler bile korona oyunlarında çok ileri gidildiğini ve fazlasıyla riske girdiklerini düşünüp kendi aralarında bu minvalde konuşmalar yapıyorlar.

Ankebut Ağı tabanı da üst isimlerin kararlarının akla ve mantığa uymadığını, bir şeyleri tuhaf olduğunu düşünüyor.

Bu günden sonra, korona oyunlarını bitirmek isteyen ülkelerle, bitirmek istemeyen ülkeler karşı karşıya gelecekler.

8- )

Metafizikçilerine beni öldürmeleri talimatı verdikten sonra kendisi çok fena çarpılan Suudi kralı Selman bin Abdülaziz’in hazırda biyonik robotları var. Ölürse yerine geçmeye hazırlar.

Aslında veliaht prens M. bin Selman’ın başa gelmesini istiyorlar. Lakin o ibnede ciddiyet yok. Gayret yok, ayar yok. Hiçbir şeyi çekip çeviremez. Belki de onun yerine biyonik robot geçirir de sonra onu başa geçirirler.

Nasıl yaparlarsa yapsınlar, elimizden kurtulamazlar.

9-)

“Sonunda dünyayı birbirine kattın mfs, şimdi oturur izlersin” mealinde birbirine yakın yorumlar yapanlar var. Lakin aldanıyorlar. Neden oturup izleyeyim, daha da katacağım. Kaostan nizam/düzen çıkacak.

Dünyayı bu hale getirebilmek için çok ama çok uğraştım. Çok kere imkansızlardan çıktım da buralara geldim.

10-)

Putin Sputnik V aşısının dünyada daha yaygın olarak tercih edilmesi ve kullanılması için elinden geleni yapacak.

Beni durdurabilmek için ise bu güne kadar hiç beraber hareket etmediği ülkelerle ve liderlerle ve nüfuz sahibi kişilerle bile anlaşmayı deneyecek, deniyor.

11-)

Mİ ülkelerinde sözde korona virüsü aşılarına karşı dikkat, tedbir ve mücadele artacak.

12-)

Putin, Ukrayna ile de anlaşmak isteyecek. Ukrayna, Putin’in göz boyayan ve ilk bakışta cazip duracak tekliflerini kabul ederse, kaybedenler klübüne hızlı bir geçiş yapmış olacak.

İçinde bir yeşil olan Putin, içinde yeşiller olan Macron ve Merkel görünümlü biyonik robotlarla sıkı paslaşıyor.

13-)

Solomon Soysuz çok fena hallerde…
Kara para işleri iyice bozuldu. Paralar iyice azaldı. Kayıp yüzde kırkları buldu. “Bıktım, bıktım… Şu Tayyip’e artık yanlışlıkla bir sıkmak istiyorum.” diye konuştuğu oluyor.

Mehmet Fahri Sertkaya

Hiçbiri “Biz emir eriydik.” diyemeyecekler.

İşte bu gibi katil doktorlar “insanlığa karşı işlenmiş suçlar” kapsamında yargılanıp AKPKK’lilerle birlikte asılacaklar. Hiçbiri “Biz emir eriydik.” diyemeyecekler. “Biz, bize verilen talimatları uyguladık” diyemeyecekler. Çünkü ortada yaşanmakta olan şeyin hukuka da tıbba da uygun olmadığı, insan kalan hiç kimsenin bu sürece sessiz kalamayacağı, ne yaptıysa insanlıktan çıkarak yaptığı, o zaman tartışılamaz bir kesin gerçek kabul edilecek. Böylelerinin hiçbirine hayatın içinde yer verilmeyecek.

Son derece ciddiyim ve en açık şekilde yazıyorum

1-)Son derece ciddiyim ve en açık şekilde yazıyorum

Türkiye üzerinde dönen ya da bir şekilde bir kısmı Türkiye’den geçen kara para işleri/çarkı iyice daraldığı için çareler arıyorlar.

Bu nedenle de korona virüsü salgınını, kasten ve yalanlarla ve basın-medya unsurlarını da kullanarak, organize şekilde abartıyorlar. İçimizdeki İsrail’in, içimizdeki Ermenistan’ın, mason teşkilatının, satanist teşkilatların mensuplarını yine bu işte organize ediyorlar.

Türkiye’de şu anda, resmi yetkililerin ve basın/medya hainlerinin ve art niyetli uzmanların iddia ettiği kadar şiddetli bir korona salgını ve ilan edilen sayıda vefatlar yok. Korona teşhisi koymaya adam ve ceset arıyorlar. Bambaşka sebeplerle ölenlere bile korona diyorlar.

2-)

Bilmem kaç tane ülkenin, bunların hükumetlerinin/liderlerinin, bunların gizli servislerinin ve bunların kontrolündeki mafyalarla terör örgütlerinin, basın ve medya unsurlarının da dahil olduğu bir kara para çarkı, en çok da Türkiye ayağında, bizim Ankebut Operasyonumuz sayesinde iyice büyük darbeler alıyor.

Kısmi kapanmalar bile bunların işine geliyor ama tam kapanmalar daha da işlerine geliyor. Bu süreçte milletin, esnafın, çoluk çocuğun, ihtiyarların, hastaların neler çekeceği umurlarında bile değil.

3-)

Daha önce de küçük bir kaç cümle ile dikkatleri bu yöne çekmiştim. Kapanmalar ve kısıtlamalar sayesinde resmi makamlara ait araçlarla ve ekiplerle bile kara para işleri yaptılar, yapıyorlar. Bu gün Türkiye’de bakanların uçaklarında ve makam araçlarında uyuşturucular ve kara paralar taşındığı konuşuluyor ve gizli soruşturmalara konu oluyor. Bu gün yarın bunlar bir anda ve art arda patlayacak zaten, gidişat bunu gösteriyor. Millet kaç kere korkup “Bu nedir kardeşim, yapmayın böyle şeyler. Korkuyoruz, bir felaket yaşanıyor zan ediyoruz.” dediği halde 40-50 ambulansın ışıklarını ve sirenlerini açıp topluca başka şehirlere sevk ettiler. İçlerinde organ, nükleer madde, silah, uyuşturucu, nakit para taşıdılar.

4-)

Türkiye artık bu şeytanlıklara izin vermeyecek. Bu kadar ikaz ettik, bu kadar sabır ettik, usulüyle temas edip bekledik ama hala bu hususta karşımızda dikleşeceklerse, inceldiği yerden kopsun. O kadar çok istiyorum ki artık bir gürültüyle her şeyin kopup patlamasını ve meydana çıkmasını, içimdeki bu isteği kelimelere döküp anlatamam. Koskoca dünya, insanlık düşmanı satanist bir teşkilatın elinde nasıl da şeytanca bir nizamın hakim olduğu bir hale getirilmiş. Her yerde acı, göz yaşı, feryat, figan, zulüm, katliam, kan, sapıklık var.

Bu Türkiye bu kara para çarkından, bu şeytani sistemden en kısa sürede ve tamamen çıkacak. Aynı anda, benimle hareket eden pek çok ülke/millet de çıkacak. Buna bu dünyadaki veya başka dünyalardaki hiç kimse ve hiçbir teşkilat mani olamayacak. Sadece bu gece bile olağanüstü bir çatışma sahası vardı ve onların kayıpları gerçekten çok ama çok fazla.

5-)

Ben, Türkiye’deki korona oyunlarını tam manasıyla bitirmeye karar verdim. Bundan sonrasında Türkiye’de tam kapanma istemiyorum. Bütün oyunları gerekirse açıkça ve sert bir şekilde bozacağım ve benimle birlikte olan yurt içinden ve yurt dışından bütün güç unsurları da bu mücadelemde yanımda olacaklar.

Buna kızıp da gerçekten çok ölümcül olan virüsleri yaymaya kalkanlar olacaksa, bilsinler ki bunun karşılığını çok ama çok sert verebilecek güce ve imkanlara sahibim. Kendi kabinelerini/hükumetlerini, partilerini, meclislerini ve hemen kısa süre sonrasında devletlerini yıkabilirim.

Bu güne kadar birçok şeyi iddia ettiğimde “O kadar da değildir” diyenler, hemen sonrasında çok pişman oldular ve acınası hallere düştüler. Ben, söylediklerimi yaparım. Kafam atarsa, o yeşil ve gri derili insanlık düşmanı uzaylıların, dünyamızda yeraltında bulunan gizli üslerini bile yıkarım.

6-)

Boş boş konuşmayın.

Bir memleketin içine sızmış bir avuç hain, terörist ve insanlık düşmanısınız. Başka da bir şey değilsiniz. Kendinizi bir yerlerde görmeyin.

Benim ayarımı da bozmayın, bir saat sonra asıl mekanıma geçerim, ikinci saatinde aklınızın almayacağı operasyonlar başlatırım. Senelerdir kaç bin türlü suç delili bıraktınız, sanki bilmiyor musunuz. Siz zaten toz duman olursunuz da iki güne kalmadan bilmem kaç tane batı ülkesinde de benzer şeylerin yaşanmasına sebep olur ve oralarda bile iktidarlar devrilir. İşler kontrolden çıkar, ben bile kontrolümde tutamam ve sonucun ne olacağını kesinlik derecesinde bilemem. Lakin biz de kayıplar verecek olsak da sizin gerçek yüzünüz ve teşkilatınız bütün dünyada görülür ve iki asır geriye gidersiniz.

Bu korona oyunu bitmiştir. Israr etmek mi istiyorsunuz, haydi edin, hep beraber yaşayıp görelim.

7-)

Çin, Tayyip’i tehdit ediyor

Türkiye’deki kara para çarkı büyük darbe alan Çin/yeşiller, Türkiye’de tam kapanma istiyorlar. Bu hususta Tayyip’i tehdit altında tutuyorlar.

Çin devlet sistemi daha çok kara para peşinde ama içlerine sızmış olan ve dünya üzerindeki pek çok hamlelerini Çin devlet gücü üzerinden yapan yeşil uzaylıların daha başka hesapları, planları da var.

Buradan Yahudilere ait büyük ilaç firmalarına ve dünya insanlığının genetiğinin değiştirilmesi planlarına yol çıkıyor.

8- )

Kocaman bir yalan

BBC, bu haberinin altında kalır. Bu haberden ve BBC’den mesul olan pek çok kişi milletler arası mahkemelerde “insanlığa karşı işlenmiş suçlar” kapsamında yargılanır.

Bu oyun haddi iyice aştı. Hindistan’da ölenlerin hepsinin korona virüsünden ölmediğini bütün dünya biliyor. BBC yetkilileri de İngiliz hükumeti mensupları da bunu biliyor. Buna rağmen böyle haberler yapılamaz. Bütün dünya kandırılamaz. Bu, gazetecilik değil, idamlık bir suç…

9-)

Hiç zor değil. Yüzlerce Hindistanlının cesetleri alınıp dürüst karakterli ve sahasında uzman kişilerce otopsi yaptırılabilir. Bu insanlık, siyasi otoritelerin kontrolünü bile red ederek, on milyonlarca kişi halinde sokakları, meydanları doldurarak, hükumetleri/liderleri devirerek bunu yapmak zorunda kalabilir. Baskı altındaki pek çok dürüst uzman, bir anda cesaret bulup gerçekleri haykırabilir.

Bütün insanlık yeterince bunaldı ve dönen dolapları çoktan anladı. Sosyal ağların, video platformlarının gerçek yüzü, gerçekleri gizlemek isteyen tavırları iyice anlaşıldı. Ahmak olanlar ve şu dünyada hiçbir gayesi olmayıp hayvan misali yaşayanlar bile bunu anladılar. Bu iş, ya büyük bir gürültü ve çatışma ortamıyla olacak ya da bu korona oyunlarının oyun kurucuları geri adımı sakince atacaklar. Üçüncü bir seçenek/ihtimal yok.

10-)

Hindistan’da temizlik zaten çok büyük bir sorun. Çok eksikleri ve kusurları var. Nüfus da çok yoğun. Teknik ve tıbbi imkanlar da çok kısıtlı. Hayat şartları da çok kötü ve kimse kastetmese bile bulaşıcı hastalıkların yayılması hep beklenir. Bu ihtimal her zaman için çok yüksek. Şu anda kasıt da var ve kasten bulaştırılan başka virüsler de var. Bu kadar insanı sadece korona virüsü öldürmüyor. Korona virüsünün öldürücülüğü bu kadar yüksek değil.

Ayrıca son birkaç haftada Hindistan’da ölen on binlerce kişi metafizik çatışmalarda öldüler. Medyumluğun, büyücülüğün, büyü ayinlerinin bu kadar yaygın olduğu Hindistan’da bu kaçınılmaz bir sondu. Bu sahanın uzmanları da bu bilgiden haberdarlar.

11-)

Hindistanlıların kendi ülkelerinde çekip paylaştığı videolar bile “Bu nasıl virüs, cesetlere bakıyoruz, insanlar dayak yemiş gibiler, her yerlerinden kan akıyor. Bize dokunmayın diyorlar ama bir tuhaflık var” mesajlarıyla paylaşılıyor.

Çünkü korona ve başka virüsler bir seviyeye kadar ölümlere sebep oluyorlar ama bir yandan da çok büyük çapta organ işi yapılıyor. Korona bulaşmasına benzer ufacık belirtiler gösteren kişiler bile hemen bir oldu bitti ile hastahanelere sürükleniyorlar ve organları çalınıyor.

12-)

İngiltere hükumeti de Hindistan hükumeti gibi bu şeytani işin içinde. Birlikte çalışıyorlar. Bu anlarda Hindistan’a teknik/tıbbi destek vermeye hemen teşebbüs edenler de bu kanlı oyunun içindeki hükumetler/liderler. Bu milletler arası kanlı oyunun en üst isimlerinden biri de Çin lideri Şi Cinping… İnsanlık namına derhal meydan bir yerde ve bütün dünyanın izleyeceği bir canlı yayında asılması gerekiyor.

Mehmet Fahri Sertkaya