Katliam vurgusu yapıyorlar, korku salıyorlar

Devleti mafyalar, terör örgütleri, vatan hainleri yönetiyorlar

İstanbul Esenler Otogarında katliam yapılacağı ve son anda önlendiği şeklindeki bilgiler doğru değil. Tam bir mizansen sergileniyor. Kendileri böyle bir oyun oynadılar. Açıklamayı/başlığı da en üst perdeden verdiler ve “katliam önlendi” dediler. Nedeni açı; korku salmak…

Beklenen büyük İstanbul depremine dair gerekli tedbirleri almak, hazırlıkları yapmak yerine bu fırsattan istifade ile nasıl devasa çapta kara para işleri yapabileceklerini planladılar. Lakin her şeyi acele planladılar. Bazı kısımlarda açıklar verdiler. Bu kısım da onlardan biri… Tam kapanma dedikleri kısmi kapanmanın devamındaki süreçte deprem yaşanacak, bütün Marmara ama özellikle İstanbullular hedef olacak. Organları, çocukları, kadınları, kızları, taşınabilir değerli eşyaları, takıları, hepsi hedef olacak.

Hal böyle iken beklemedikleri bir şey oldu ve çok yüksek sayıda İstanbullu memleketine gitmeye başladı. Bu, planları kısmen bozdu. Üstüne ben de dün bunların şeytani planlarını anlattım, isimler bile vererek suçlamalar yaptım. İsmi geçen kişilerle yüzleşmek ve konuyu tartışmak bile istedim ve “Devlet kurumlarına güvenmeyin. Kendi imkanlarınızla neler yapabileceğinize bakın. İmkanınız varsa tam kapanma başlamadan Marmara bölgesini terk edin” dedim. Zaten Marmara bölgesinin terk edilmesi gerektiğini aylardır söylüyorum. Dün böyle yapınca bu insanlık düşmanı, satanist, kara paracı, mafya lideri devlet yetkilileri iyice sıkıldılar.

Halkın arasında fısıltı gazetesi şeklinde bu iddialarım da yayıldı, yayılıyor. Çok sayıda dürüst askeri, adli ve mülki amir arasında da yayıldı. Başımızdaki insanlık düşmanları, yine de planlarından vazgeçmediler. İstanbul’un yıkılmasını, kara para işlerinin bu vesileyle coşmasını istediler. İstanbul’dan çıkışı tamamen durduramasalar da azaltmak istediler. Tayyip’in de oluruyla ve istihbarat birimlerindeki adamlarını da kullanarak böyle bir mizansen sergilediler.

Daha önce “İran’la ortak terör operasyonu yaptık” açıklaması yapınca, İran “Hayır, biz öyle bir şey yapmadık” demişti de görev başındaki İçişleri Bakanı Soysuz’un Türk milletine yalanlar söylediği somut şekilde gözler önüne serilmişti. Hiçbir şey de olmamıştı. Olduğu makamda kalmıştı. Soysuz’un yalanları bir araya getirilse, İstanbul’dan Van’a yol olur.

Vaziyetin ciddiyetini, tehlikenin büyüklüğünü, devlet gücümüzün kimlerin elinde olduğunu herkes iyice kavrasın. Gün, birlik günüdür. Herkesin üzerine düşeni yapması vaktidir.

Herkesin tartıştığı alkollü içeceklere dair yasaklamanın, engel çıkartmaların arkasında bile bu alçakların kara para hesapları var. Hile, ihanet, cinayet, terör, katliam suçları işleyerek iktidarı ele geçirmiş bu çete, T.C’nin yürürlükte olan kanunlarına göre, alkollü içkiler sahasında böyle keyfi bir tasarrufta bulunamaz. Bu yaptıkları açıkça kanunlara da aykırı.

Tayyip’in ve çok sayıda devlet yetkilisinin de içinde bulunduğu, çok sayıda yabancı devletle de ittifak halindeki bu kara para çetesi, Türkiye’de çok yakında alkollü içkiler sahasında kara borsa oluşturmaya dönük olarak bu kararları aldı.

Herkes sezdi ki içki yasağının arkasında açıkça bir art niyet var. İşte o art niyet, kara borsa oluşturma niyeti… Güçleri yettikçe alkollü içki stoğu yaptılar, yapıyorlar. Zamanı gelince de ederinin çok üzerinde fiyatlara piyasaya dağıtacaklar.

Bana inanmıyorsanız, Tayyip’e sorun. Olmadı Soysuz’a sorun.

Bankacılık sektöründe çok adice suçlar işleniyor

Türkiye’deki bankaların çoğu, sinsice işler çeviriyor. Tam kapanma dedikleri muamma öncesinde bankalardan parasını çekmek isteyen pek çok kişiye kasıtlı olarak sorunlar çıkartılıyor. İnsanlara, kendi paraları verilmiyor. Bankalar bunu, önümüzdeki 20-30 günlük süreçte ellerinde daha fazla nakit bulundurmak ve bu nakitle faiz geliri elde etmek için yapıyorlar.

İnternet şubeleri üzerinden yapılan havale ve EFT’lerde kasten sorunlar çıkartılıyor. ATM’lere kasten nakit para konulmuyor. Şubelerde kasten işler ağırdan alınıyor ve uzun kuyruklar oluşsa bile bundan rahatsızlık duyulmuyor.

Bütün bu bankalar, devletin başında kendileriyle birlikte her türlü kara para işini yapan pislik herifler bulunduğu için bu şekilde rahat hareket edebiliyorlar. Herkesten çok ise adli yetkililer kendilerini yakıyorlar. Çok yakında bir patlama noktası yaşanacak ve her zaman dediğim gibi, bu enkazın altında herkesten çok bunca şeytanlığa müdahale etmeyen, işlerini yapmayan adli yetkililer kalacak.

Bu bankaların sahipleri arasında, deprem olacağı bilgisini çoktan almış olanlar ve deprem sonrasında çok yüksek meblağda nakitle sırra kadem basacak olanlar da var.

Mehmet Fahri Sertkaya