Etiket arşivi: Türk dünyası

Sanki Rusya Federasyonunun temsilcisi..

Sanki AB’nin değil de Rusya Federasyonunun temsilcisi..

Yine yapmış yapacağını ve savaşma kabiliyeti kalmamış, çökmüş, bitmiş haldeki Rusya Federasyonunu kollamaya çabalamış.

Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Borrell:

“Rusya’nın savaşmaya, kaybetmeye ve toparlanmaya alışkın olduğunu unutmamalıyız. Hitler ve Napolyon’a karşı böyle olmuştu.” demiş.

Üstelik, herkes biliyor ki Hitler’i Sovyetler/Rusya yenmedi. Hitler’in ordusu ve bürokrasisi içten çökertildi. Ordusuz, kurmaysız kaldığı ve Alman devleti içindeki bürokratların çoğunun ona itaat etmediği halde bile Hitler, Rusları uzun süre daha ezebildi.

Ruslar, şu koca Türk dünyasında bile aslında bir hiçti ve tarihte yaptığı şeylerin çoğunu yapamazdı. Ruslar, uzaylı tarafların elinde bir kart olarak kullanıldılar da öyle bir tarih yaşandı. Şimdi ise uzayı tarafların dengeleri tarumar oldu. Rusların gerçek hali de gözler önüne çıktı.

İstanbul, istediğinde Rusya’yı devleştirdiği gibi, istediğinde de kolayca çökertti. Hepsi bu… Aksini söyleyenin bir art niyeti vardır. Ruslar şu anda köşeye sıkışmış fare kadar çaresizler.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Çok uzadı bu işler

Şu Asya’nın meselelerini artık halletmemiz, dengelerini bir şekilde artık yerine oturtmamız lazım. Çok uzadı bu işler…

Çin Komünist Partisi (ÇKP), kendi içinde daha sert kavgalar etmesi gerekiyorsa etmeli, artık net bir duruş sergilemeli…

Sırf Türkiye’nin ve Türk dünyasının da menfaatine oluyor diye, Çin’in düşmanlarının Çin’e son darbeleri vurmalarına mani oluyorum.

Bu güne kadar Çin’i hızlıca çökerttim ve düşmanlarının önüne attım, bir süredir ise son darbeleri almasın ve tamamen çöküp dağılmasın diye dengeler kurdum.

Lakin Çin yine de klasik Türk/İslam düşmanı bakış açısından ve klasik haşin Çinli tavırlarından kurtulamadı.

Çin’i daha fazla varlıkta tutmak bana ve sistemime artık gereksiz bir yük olmaya başladı. Çin, sonunda parçalansa hatta tamamen yok olsa bile yine de yanlış siyasetini bırakamayacaksa, onu taşımanın bize bir faydası yok.

Devlet memurlarına maaşlarını veremeyecek… Kamu masraflarını karşılayamayacak… İmalatçasını ayağa kaldıramayacak… Sadece emlak sahasındaki batağını onlarca senede çözemeyecek haldeki Çin… Sonunun nasıl olacağını belirleyeceği son kararı vermeli.

Ya İstanbulla restleşmeye devam ederek kısa sürede yok olacak ya da bu savaşı İstanbul’un kazandığını kabul ederek istanbul’u dinleyecek.

Çin’in, istikametini seçtiği, geleceğini belirlediği son kararı… Japonya’nın, Tayvan’ın, Kore’nin güneyinin ve Hindistan’ın akıbetini de belirleyecek.

Aynı zamanda, Doğu Türkistan’ın hürriyetine ne zaman ve nasıl kavuşacağını da belirleyecek.

Çin hatalı kararlarında ısrar etse de etmeyip İstanbul’a ayak uydursa da Doğu Türkistan hür bir ülke olacak. Lakin Japonya’nın, Tayvan’ın, Kore’nin güneyi ile Hindistan’ın akıbetleri için farklı senaryolar, ihtimaller yine olacak.

Sadece birkaç gün daha bekleyeceğim. Sonra Çin kendi kararını alacak, ben de kararına göre sahayı yönlendireceğim. Tepkisiz, sessiz kalmasını, şu andaki yanlış duruşunu devam ettirmek olarak yorumlayacağım.

Ve ben artık kimsenin açıklamaları ile vakit kaybetmiyorum. Bütün taraflardan artık somut/net hamleler bekliyorum. Herkes bundan böyle icraatıyla, hamlesiyle, işiyle, müdahalesiyle sözünü söyleyecek, tarafını belli edecek.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

..

Niye herkes için Türkler savaşmalı ve ölmeli?

Rusya için Ruslar ölmüyor, Türkler ölüyor. Yetmedi, bir de Ukrayna için Türkler mi ölmeli? Savaş ihtimalini gören Rusların dünyanın dört bir yanına ve bu arada Türkiye’ye de kaçışmakta olduğu şu sıralarda, Rusya’nın cepheye öncelikle Türkleri göndermesine tepkisiz değiliz ve her fırsatta bu işi bozacağız. Bu vaziyeti kısa süre sonra Rusya’nın aleyhine çevireceğiz. O diyarlardaki Türkler illa asker yapılacaklar, silahlandırılacaklar ve savaşacaklarsa, kendi hürriyetleri için, Rusya Federasyonu’nun işgalinden, asimilasyonundan, sömürmesinden kurtulmaları için savaşır olacaklar. Bunu sağlayacağız. 

Lakin Ukrayna da bizim hiçbir şeyimiz değildir ve yanında olmayacağız. Tamamen ihanet halindeki Ankara hükumetinin ve bunların başına sözde danışman, hakikatte işgal valisi gibi konulmuş kalın kafalı kişilerin açıklamaları da Türkiye’yi bağlamıyor. O türlü açıklamalar, Amerikan hükumetini ve istihbaratını temsilen yapılıyor. Türkiye bu savaşta Rusya’dan yana olmadığı gibi Ukrayna’dan yana da değildir. Ukrayna, Türkiye’nin ve Türk milletinin hiçbir şeyi değildir. Sapıklıkta Sodom ve Gomore halklarını bile çoktan geçmiş vaziyette olan Ukrayna için savaşılacaksa, onları o hale getiren İngiltere Kraliyet ailesi ve kraliyetin kontrolündeki ABD başta olmak üzere, bütün batı alemi gitsin, kendileri savaşsınlar. Biz kılımızı bile kıpırdatmayacağız. Türkiye’de yeniden Ukrayna’nın lehine suni bir kamu oyu oluşturulmasına da asla izin vermeyeceğiz. 

1950’lerde basit bir NATO piyonu haline getirildik ve gereksiz yere büyük acılar, sıkıntılar çektik. Bizim ne işimiz vardı Kore’de… Aslında İngiliz/Amerikan casusları olan Türkiye’deki sözde devlet adamlarıyla sözde din adamlarının ve bunlara yardım/yataklık suçu işleyen basın mensuplarının ihanetleri sayesinde gittik, öldük, ağır bedeller ödedik ve hiç şey elde etmedik. Bir süre sonra “Bizim ne işimiz vardı Ukrayna’da” denilmesine şimdiden set olacağız. 

Kalın kafalı İngiliz/Amerikan casuslarının bu savaşta Ukrayna’dan yana oldukları açıktır ama Türkiye bu savaşta kimseden yana değildir. Türkiye, kimsenin sömürgesi, beleş ordusu/askeri de olmayacaktır. Bir İngiliz/ABD projesi olan AKPKK’nin “Yeni Türkiye” söylemleri de bir aldatmacadan ibaret olabilir ama buna rağmen İstanbul merkezli yeni bir Türkiye hatta yeni bir bölge hatta yeni bir dünya tesis edildiği gözler önündedir. Türkiye sadece dini ve milli değerleri ve menfaatleri için mücadele edecek ve gerektiğinde harplere de girecektir. Çoktan oluşmuş hatta oturmuş İstanbul merkezli yeni Türkiye’ye hala ihanet etmek isteyen kalın kafalı Amerikan casusularına da elbet bir vatan evladı kefen biçecektir. 

İşte, hemen yanı başımızda, Güney Azerbaycan’da 45 milyon Türk, an itibariyle zulme, sömürmeye, işgale baş kaldırmış vaziyettedir. Londra merkezli insanlık düşmanı sistemin çizdiği suni sınırlara ve dayatmalara ve insan hakları ihlallerine rest çekmektedir. Hala buna kör, buna sağır, buna tepkisiz halde tutulan Türkiye’nin, bu şarlarda bile Ukrayna türküsü çığırması, Ankara hükumetinin ihanetlerinin artık hiç tahammül edilemez seviyeye geldiğinin ve alaşağı edilmeleri gerektiğinin göstergesidir. 

Ukraynalı gelsin, Rus gelsin, Türkiye’de en ileri sapkınlık seviyelerinde eğlensin, bir de devlet otoritesi tarafından baş tacı edilsin… Türk gitsin, onların olması gereken cephelerde, onlar için ölsün… Öyle mi? 

Hayır… Artık Türkiye’deki ve Türk dünyasındaki Amerikan, Rus, İngiliz, Alman ve bütünüyle Avrupa casusları ölsünler. En önden de bunların arasında danışman, büyükelçi, konsolos, basın ve medya mensubu gibi görünenleri ölsünler. 

Haydi, haydi, kalkılsın ayağa! Londra merkezli satanist sistemi yine savaşlar ve ölümler mi istiyor. Göndersinler vatandaşlarını ve hep ölsünler. Biz, Türk dünyası olarak yaşananlara müdahale etmeden izleyeceğiz ki şu dünya biraz temizlensin. 

Bir kez daha görüldü ki Türkler harp etmeyi bıraktıkları zaman, şu koca dünya İblis’in ve ona çalışan insan/cin şeytanlarının elinde oyuncak oluyor, cehenneme döndürülüyor. Bir kez daha gözler önündeki dünya, gerçek Türklerin Türk gibi harp etmesine, “nizam-ı alem” diyerek harp etmesine muhtaç, bekliyor. O günler de uzak görünmüyor. 

| Mfs – Ezber bozan – Akademi Dergisi

..

Gerçekçi olanlar, var olmaya devam edecekler

Kağıttan kaplan olan, beyin ölümü çoktan gerçekleşmiş olan, iç krizleri çok büyümüş olan NATO’ya alternatif bir askeri işbirliği teşkilatı tesis edilebilir. Dünyada yeni dengeleri tesis etmekte olan Türkiye, bu yeni askeri işbirliği teşkilatının da önderliğini yapabilir ve merkezi de olabilir.

Dünya siyasetini gerçekçi duruşla değerlendiren, batı dünyasının tamamen batmak üzere olduğunu gören ve kabullenen, bundan sonrasında var olabilmek isteyen ve kazananlar kulübünde olmak isteyen ülkeler, bu teşkilata dahil olabilirler.

Ben, bu teşkilata çok sayıda Türk ve de İslam ülkesini kısa sürede dahil edebileceğimi değerlendiriyorum. Bu, Türk dünyasına da İslam dünyasına da Ortadoğu’ya ve Asya’ya da can, mal, ırz dahil her türlü emniyeti, huzuru ve barışı getirir. Batı dünyasından duruşunu değiştirip bu gücün içinde olmak isteyen ülkeler de olacaktır, onlara da şans verilebilir.

Bu ittifakın/teşkilatın adı “Muktedirler İttifakı” olabilir. Kısaca da Mİ denilebilir. Daha sonra Mİ mensubu olan ülkeler arasında hukuki, siyasi, ticari, tıbbi sahalarda ve ayrıca eğitim ve bilim sahalarında ortak faaliyetlerde bulunmak üzere yeni alt teşkilatlarlar/birimler de kurulabilir.

Bu ittifak en kısa sürede tesis edilmezse Türkiye kendini muhafaza edebilir ama pek çok başka ülke, danışıklı dövüşen malum ülkelerin planları, hileleri, orduları, vahşi saldırıları karşısında yok olacaktır ya da çok ağır kayıplar yaşacaktır.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

..

Tamam, bize uyar…

Madem öyle, biz de Ege adalarına, Yunanistan ana karasına, Güney Kıbrıs’a, Kırım’a, Şam’a, Süleymaniye’ye, Erbil’e, Musul’a, Tebriz’e, bütünüyle Güney Azerbaycan’a, Ermenistan’a, Gürcistan’a, Mısır dahil Afrika’ya, Suudi Arabistan, Lübnan, İsrail ve Filistin dahil ortadoğunun dört bir yanına, Yemen’e ve ayrıca ta Avusturya önlerine kadar çok geniş bir coğrafyaya ordularımızı gönderelim.

Bundan sonra oyun böyle oynayacaksa, tank, top, uçak, asker, subay, gemi, özel birlikler, paraşütçü indirme birlikleri, bordo bereliler v.s. ne varsa gönderelim ülkelere, şehirlere ve biz de adına da “Özel askeri harekat” diyelim. Sonra da herkes sesini kessin diye bekleyelim.

Anlaşılan o ki bu işler bundan sonra böyle görülecek. NATO’nun, AB’nin, ABD’nin ve önde gelen diğer dünya devletlerinin tavırlarından biz bunu anlıyoruz.

Kuzey Irak ve G. Azerbaycan başta olmak üzere, her yerde Türk kardeşlerimize neler yapıldı. Tapuları zorla ellerinden alındı, sürüldüler. Koruyacağız.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Yaptırımlar ters teper

Şu andan sonra batı dünyasının Rusya’ya karşı alacağı yaptırım kararları, Rusya’dan ziyade batı dünyasını krize sokabilir. Zaten açıkça batmak üzere olan batı dünyasına son büyük darbe bu olabilir. 

Batı’nın, Rusya’ya uygulayacağı yaptırımlar, Rusya’nın değil, aslında batı ülkelerinin maliyelerine çok büyük darbeler vuracaktır. Rusya, başta Çin’le… Orta Asya Türk devletleriyle… Türkiye ile ve bazı ortadoğu ülkeleri ile ve ayrıca bazı güney Amerika ülkeleriyle alış verişini artırabilir. Batı’nın yaptırımlarına inat, kendine yeni yeni pazarlar da bulabilir. Biz de bütün ikazlarıma rağmen hatalı kararlar almaya devam eden Batı’ya inat, Rusya’ya fayda verecek bir siyaset sürdürürüz. Çünkü Türkiye’nin Batı dünyasıyla birlikte göz göre göre krizlere sürüklenmesine, batmasına, bölünmesine izin veremeyiz. Neticede dünya iyice bölünmüş ve Batı dünyası iyice yalnızlaşarak daha büyük krizlere sürüklenmiş olur ama Türkiye ve Rusya dahil olmak üzere doğu dünyası şahlanışa geçer.

Suriye başta olmak üzere ortadoğuda dengeler bir anda değişir. Batının oralardan elde ettiği maddi menfaatler bir anda kesilir. Batının enerji krizi de daha fazla derinleşir/devleşir. Peşi sıra sosyal hatta askeri krizler de baş gösterir. Gelişmeler bu şekilde olursa, ABD’nin, AB’den daha önce parçalanması beklenir.

Ben, her meselede olduğu gibi, bu meselede de gerçekçiyim ve batı dünyasının Rusya’ya ciddi yaptırımlar yapabileceği kanaatinde değilim. Ancak ahmakça kararlar alan, öfkeyle kararlar alan siyasetçiler, şu dengeler içinde Rusya’ya yaptırım kararları alırlar. Yanıldığımı da zan etmiyorum. Ciddi yaptırımlar uygulamaya kalkarlarsa, bence bu, neticede dünya insanlığının faydasına olur. Sömürgeci, katliamcı, kan emici batı dünyası çöker ve parçalanır. Sadece Ukrayna halkı değil, onlarca halk peş peşe gerçek hürriyetlerine kavuşur. Maddeten refah, manen huzur içinde bir hayata kavuşurlar.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi