Etiket arşivi: Avrupa Birliği

Çok kısa süre kaldı, bütün taraflar hazır olsunlar

Çok yakında yeşiller dünya genelinde büyük darbeler alacaklar. ABD’de hükumet kısa süre sonra değişecek ve değişme süreci de çok kısa olacak. Ardından çok kısa bir süre geçecek ve Rusya’da hükumet değişecek. Rusya’da Putin ve çetesinin devrilmesi süreci de çok kısa olacak.

Dünya genelinde insanlar şaşkına dönecekler. Orada da kalmayacak ve peşi sıra pek çok ülkede de hükumetler ve dengeler değişecek. Kara para dengeleri dahi değişecek. Terör örgütlerinin, iç çatışmaların dengeleri dahi değişecek.

Avrupa Birliği ve NATO içindeki taraflardan, Rusya ve Çin cephesine yani yeşiller cephesine karşı mücadele edenler, kazananlar kulübünde olacaklar. İsabetli duruşa sahip olan Avrupadaki o taraflar, dünya siyasetindeki danışıklı dövüşlerin bozulmasına da katkı sağlayacaklar. Kendilerinin de Rus-Çin sömürüsü yani yeşillerin sömürüsü altına girmesine mani olacaklar. Böyle olmasa, idarelerini/hükumetlerini yeşillerin çoktan ele geçirdiği ABD, Çin, Rusya, İran gibi ülkeler, danışıklı dövüşe dövüşe batı ülkelerine öldürücü darbeler vuracaklar. Bu sırada AB ve NATO teşkilatları içine sızmış yeşil liderler/yetkililer de üzerlerine düşen ihanetleri yapacaklar ve danışıklı dövüşlere dahil olacaklar. Hiç vakit kaybetmeden ve en başta o Scholz’dan ve çetesinden kurtulmaları gerekiyor.

Bu güne kadar Tayyip ile Biden’ın geçinememesi bile aslında grilerle yeşillerin çatışmasından başka bir şey değil. Bunun gibi pek çok ülkede zaten mevcut olan gri-yeşil çatışmaları ya da anlaşmaları var. Bu güne kadar yaptığım ve çok yakında yapacağım müdahaleler ister istemez grilere yarayacak ve onlar dünyanın farklı yerlerinde hakim olacaklar. Benimle iyi geçinirlerse sorun yok ama onlar da yeşiller gibi yaparlarsa, onların da dibini oyacağım.

Bu arada, yeşiller kolayca pes etmezler. Saldırgan davranacaklar. Yıkıcı olacaklar. “Bize yar olmayan bu dünya, kimseya yar olmasın” diyecekler. Bu ihtimallere karşı da çok şeyler düşündüm ve çok tedbirler aldım ama zararlarını tamamen önlemek mümkün olmayacaktır.

Şu yazdıklarıma uyarak askeri, siyasi ve mali kararlar almayan taraflar, çok büyük kaybedecekler. Bu, belki de bu konularda son ikazım olabilir. Zira, birileri hala inatla danışıklı dövüşmeye çabalasalar da benim bir süredir yaptığım müdahaleler, bu günlerde zaten bir kırılma noktasına sebep olacaklar. Artık bu kırılma noktasını ben bile geri saramam, buna ben bile mani olamam. Zaten bu günlerde bu yaşanacakları hedefledim ve mani de olmam. Daha da kimi nasıl ikaz edeyim, bilemiyorum. Herkes iyice düşünsün, kararlarını ona göre alsın.

Gerçekten çok az vakit kaldı.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Tahammül edilemiyor

26 Ocak 2022 Çarşamba günü, Türkiye saati ile 20:00’a kadar Rusya-Ukrayna krizinde çatışma çıkmamışsa, ben bu danışıklı dövüşü, danışıklı dövüşen bütün taraflara ağır darbeler vuracak şekilde ve hızlıca bozmaya başlayacağım. Tarafların, o andan sonra dünyanın başka hiçbir yerinde/krizinde danışıklı dövüşme imkanları kalmayacak. Zaten iki taraf da dibi görmüş halde, iyice kötü hallere düşecekler. O saatten sonra batı/NATO cephesinin boğazlardan geçmesine de Karadeniz’de kuvvet bulundurmasına da izin vermeyeceğim.

Sadece beni değil, dünya üzerinde bunların danışıklı dövüştüklerine dair şüphesi kalmamış olan yüksek sayıda tarafı çok sıktı ve fazlasıyla uzadı bu orta oyunu… Baştan beri seyir zevki vermiyordu ama şimdilerde bir dakika dahi izlemeye tahammül edilemiyor.

Ortada ne batı dünyası kalmış, ne Avrupa Birliği dedikleri şey kalmış, ne de NATO kalmış. ABD denilen ülkenin zaten hiçbir zaman savaşma kabiliyeti ve cesareti olmadı. Tarihinde hakikaten kazanabildiği tek bir savaş bile yok. Onlara bir millet ve ülke demek bile aslında mümkün değil. Rusya da onlardan hallice değil. Çin ise Rusya’nın yanında saf tutabilecek kadar bile güce sahip değil. Şu dünyanın insanlarını basın, medya faaliyetleriyle, mason teşkilatına bağlı adamlarıyla, danışıklı dövüşlerle daha fazla kandırmalarına, kabullenişleri gerçek dışı şekilde yönlendirmelerine daha fazla izin vermeyeceğim.

Şu andan sonra danışıklı şekilde bir savaş başlatırlarsa ve savaşıyormuş görüntüsü verdikleri bir sahneyi haftalarca, aylarca sergilemek için danışıklı hamleler yaparlarsa, bu da neticeyi değiştirmeyecek. İki taraf da çökecek.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Ortası yok, artık bir duruşunuz olsun

Açıkça görülmüş oldu ki ABD, AB ve NATO’nun toplamı bile bir MFS yapmıyor, yapamıyor.

Vurabiliyorsanız vurun, vuramayacaksınız da boşa gürültü çıkartmayın. Dünyadaki insanlar da mühim şeyler olduğunu/olacağını zan ediyorlar. Ne insanlığı boş yere gerin, ne de kendinizi rezil edin. Ya girin ve savaşın ya da toplayın kuyruğunuzu, geri çekilin.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Bir ihanet şebekesi daha çöktü

Ursula von der Leyen ile Zaharova ikilisi de bitti. Bundan böyle arka plandan paslaşarak devletler arası siyasette türlü oyunlar çeviremeyecekler. Oyunlar içinde oyunlar kuramayacaklar. Zaharova son bir çılgınlık deneyebilir ama bundan da netice elde edemez. Artık dünyadaki hiçbir güç unsuru Zaharovayı siyaset sahnesinde tutamaz. Ya cezaevine girecek ya da mezara… Tahmin ediyorum ki Ursula Zaharovadan da önce siyaset sahnesinden bir şekilde yıkılacak. Zaharovanın son çılgınlığı Putin’ e açıkça kastetmek şeklinde olabilir.

Bundan böyle AB’nin, hususiyle de Almanyanın, Rusya ile danışıklı dövüşmesi çok çok zor…

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

..

Rusya’nın yağmacı ve terörist çeteleri var

Kazakistan sınırları dahilinde bunları da kullanıyorlar ve şu andan sonra bunları daha aktif kullanarak “Kazakistan’da hukuk tanımaz teröristler ve yağmacılar” olduğu iftirasının arkasına sığınabilirler.

Bütün dünya biliyor ki Kazakistan’da gerçekten hür olmak isteyen, başka devletler tarafından sömürülmek istemeyen, asimile edilmek istemeyen bir halkın mücadelesi var. Herkes biliyor ki Kazakistan’ın, Tacikistan’ın, Kırgızistan’ın başında Rusya ile de paslaşan, devlet eliyle kara para işleri yapan hainler var.

O Lavrov da biliyor ki Kazakistan, Rusya Federasyonunun bir parçası değildir. Kazakistan Rusçayı resmi dillerden biri olarak tanımak zorunda değildir. Kazakistan, Türk milliyetçiliği yapmak hürriyetine sahiptir. Kazakistan, hangi devletlerle müttefik ve dost, hangi devletlerle düşman olacağını seçme hürriyetine de sahiptir. Bütün bunlar Kazakların kararlarıdır, Kazakistan’ın iç meseleleridir. Lavrov gibi haddini bilmezlerin hukuk tanımaz ve sömürgeci zihniyetli açıklamaları da hükümsüzdür. Kazakistan’ın iç işlerine karışmak, dünya üzerindeki her türlü insanlık dışı kara para çarklarının en tepedeki isimlerinden biri olan, pek çok ülkenin idari kadrolarıyla birlikte kara ve kanlı para işleri çeviren ve Rusya’ya da ihanet eden Lavrov’un haddi değildir. Vazifesi de değildir.

Bu gün, gün boyu Kazakistan’da ölümlerin devam etmesi ve halkın meşru tepkisinin “terörist eylem” ve “yağma” ve “Ülkenin işgali” gibi gösterilmesi neticesinde, akşam olmadan bütün bölge karışacaktır. Akşam olmadan bütün Türkiye de karışacaktır. Gece saatlerinde üçüncü dünya harbi çıkması ihtimali olacaktır.

Rusya’nın Kazakistan’ı bir an evvel terk etmesi ve bundan sonra Kazakistan’a sömürgesi gibi muamele etmeyi kesmesi bile bu krizi bitirmeyecektir. Rusya, Türk/İslam devletlerine ve federasyonu içindeki Türk/İslam milletlerine asimilasyona kadar her türlü hukuksuz tavırları sergilemek isteyen duruşunu devam ettirdikçe, Türkiye’nin buna orantılı karşılıkları olacaktır. Kısacık sürede vatanseverler tarafından idaresi resmen de ele alınan Türkiye, güneyiyle ve kuzeyiyle birlikte Kıbrıs adasını topraklarına dahil edecektir. Ermenistan’ı ve Yunanistan’ı (bütün adalarla birlikte) topraklarına dahil edecektir. Buralardaki bütün Ortodoks Hristiyan unsurlara, Rusya’nın Türk/Müslüman unsurlara yaptığı muameleleri yapmaya başlayacaktır. Zaten batak haldeki AB, ABD ve NATO, bu yaşanacakları izlemekten başka hiçbir şey yapamayacaktır.

Şu anki idarecilerinin elinde Rusya bir terör devletidir. Terör rejimidir. İşgalci ve sömürgeci bir devlettir. Bu kadar ayardan çıkmış bir Rusya’ya haddini bildirmek sadece Türk dünyasının ya da İslam dünyasının değil, bütün dünyanın ortak vazifesidir. Ruslar ya hukuk tanıyacaklar ya da had bilmezliklerinin karşılığını kısa sürede ve en şiddetli şekilde görecekler.

Kazakistan’da teröristler varsa, yağmacılar varsa, işgalci ülkelere çalışan çeteler varsa, Kazakistan’ın kolluk kuvvetleri var, yaklaşık 110 bin askerden oluşan ordusu da var. Rusya ve diğer kara paracı, işgalci, sömürgeci devletler Kazakistan’ı karıştırmayı, Kazak halkının meşru hak arayışına karşı durmayı bırakırlarsa, Kazaklar kendi devletlerinin gücüyle her türlü teröriste, yağmacıya, işgalciye karşı koyabilecek güçteler. Ayrıca, desteğe ihtiyaçları olursa, Türk ve İslam dünyasından istedikleri her an istedikleri kadar destek de bulabilecekler. Kazakistan’ın bir şekilde idaresine geçmiş olan hainlerin, Rusya’nın talimatlarıyla imzaladığı resmi paçavralar, yaptıkları sözde anlaşmalar da hükümsüzdür. Dahil olunan Rus menfaatine sözde işbirliği örgütleri, Kazakistan’ın sadece örtülü surette işgal edilmesine yardımcı olabilir. Dünya insanlığı toptan ahmak yerine konulamaz. Rusya, bu kadar basit ve bu kadar hukuk dışı tavırlarıyla Türk dünyasını ve bu dünyanın birlik olmasını engelleyemez. Sadece çok çok kısa sürede en gerçeğinden bir dünya savaşı çıkmasını sağlar.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Devam edeceğiz

Çok büyük ihtimalle önümüzdeki birkaç hafta içinde AB’nin, ABD’nin ve NATO’cuların Türkiye’deki nüfuzları ve kara para gelirleri çok büyük oranda azalacak. Bu, beraberinde büyük bir siyasi, mali ve askeri gerilmeye de sebep olabilir. Her şeyi, her ihtimali düşünerek en doğru kararları almaya devam ediyorum, edeceğim. Her ne olursa olsun, Türkiye ya da dünya ne kadar karışırsa karışsın, mücadelemize devam edeceğiz.

Türkiye’de tek bir ABD ve NATO üssü kalmayana kadar, bunlar üzerinden yapılan bütün kara para işleri bitirilene kadar, bunlara çalışan her sahadaki hainler ters kelepçelenerek toplanana kadar, Türkiye batının gayr-i resmi sömürgesi ayarından çıkartılana kadar, yerle gök üstümüze birleştilse bile mücadelemize devam edeceğiz.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Bu bir tehdit

Amerika’nın, NATO’nun ve AB’nin, Türkiye’yi, daha doğrusu beni ve benimle birlikte olan bütün tarafları, ABD’li emekli Tuğgeneral Kevin Ryan üzerinden tehdit ettiği bir ahval var. Ryan, diplomatça lisanının incelikleriyle şöyle cümleler kurmuş: “Eğer ABD ve Batı, Rus yayılmacılığının Türk güvenliğini de tehdit ettiğine dair Türkiye’yi ikna edebilirse, Ukrayna’daki bir savaşta Türkiye de beklenmedik bir rol oynayabilir”

“Türkiye, Montrö Sözleşmesi’ne göre Ukrayna’daki bir savaşın kendisi için tehdit oluşturduğunu belirterek Batılı gemilerin sınırsız geçişine izin verip Rus gemilerini kısıtlayabilir. Bu, güç dengesini Rusya’nın aleyhine kaydırır.”

Hiç sözü uzatacak ve tekrarlara girecek değilim. Ryan üzerinden beni ve birlikte hareket ettiğim tarafları tehdit ettiğini düşünenler bilmeliler ki Türkiye’de resmi kararların, hükumetin emirlerinin bir geçerliliği kalmamıştır. Türkiye, Rusya-Ukrayna krizinde bir taraftır ve açıkça Rusya’nın tarafındadır. Açıkça NATO’nun, ABD’nin, AB’nin ve bütün batı aleminin karşısındadır. Benimle birlikte ordumuz, emniyet teşkilatımız, istihbarat birimlerimiz içindeki bütün gerçek Türkler bu duruşta ve kararlılıktadır. Türk rolü oynayarak kurum ve kuruluşlarımıza sızmış olan kriptolar da isim isim, cisim cisim bilinir olmuştur. Bunların, herhangi bir milli güvenlik krizi çıktığı ve sahanın karıştığı bir anda, birkaç saat içinde topluca oyundan düşürülecekleri, dünya üzerindeki bütün tarafların bildiği bir sırdır.

Rusya-Ukrayna krizinde yaşanabilecek en kötü senaryoda bile, Türkiye, bir Rus tehdidi altında kalmaz. Bunun haricinde, Türkiye içinde bizler de bir Rus tehdidi altında kalmayız. Bizler Türkiye’yi de kendimizi de savunabilecek bir güce ve teşkilata sahibiz. Bu güne kadar, dünyanın çok farklı farklı taraflarına aynı anda karşı durabildiğimiz herkesin malumu. iktiza ederse, bundan sonrasında da durabiliriz. Lakin şu şartlarda Rusların bu tarihi fırsatı kaçırarak, Ukrayna, NATO, AB ve batı dünyasına son darbeleri bizimle birlikte vurmak yerine, bizimle uğraşacağına pek ihtimal vermemekteyiz.

Ben, söyleyeceklerimi çoktan söyledim. Rusya ile dost ve müttefik değiliz. Rusya ile Ukrayna meselesinde ortak menfaatlerde buluşabiliriz. Rusya, Ukrayna meselesini kendi menfaatine uygun şekilde çözüme götürürken ona destek verebiliriz. Eş zamanlı olarak batı dünyasına ve NATO teşkilatına büyük darbeler vurabiliriz. Türkiye’deki ABD ve NATO üslerini bir anda kuşatıp alabilir ve bütün personellerini tutuklayıp yargılayabiliriz. Bu üsler üzerinden daha fazla kara para ve ihanet işleri yapılmasını engellemiş olabiliriz. Boğazlardan ABD ve NATO gemilerini de kesinlikle geçirmeyebiliriz. Bunlar, bundan sonrasında gerçekten hür bir devlet olmak isteyen Türkiye’nin kendi iç meseleleridir. Türkiye, bu gün Ruslar bu tarihi fırsatı kaçırsalar bile, çok çok yakın tarihte NATO’ya, AB’ne ve ABD’ye sırtını dönecektir. Onlar tarafından daha fazla sömürülemeyecek ve kullanılamayacaktır.

Bundan sonra birileri, “Derhal Rusya’ya karşı olun, Ukrayna’dan ve NATO ile batı dünyasından yana olun, yoksa başınıza çok büyük şeyler gelebilir.” demek istiyorsa, bunu daha açık yüreklilikle söylemelerini beklerim. O şartlarda, Türkiye’de ya da kendi ülkelerinde ona göre de karşılıklar vermesini bilirim.

Mehmet Fahri Sertkaya

Karadeniz sendromu yaşanabilir

Şu andan itibaren Karadeniz’de ABD’ye, NATO’ya ve AB ülkelerine ait olan askeri deniz araçları görmek istemiyorum.

Deniz altında ya da üstünde gitsin, küçük ya da büyük olsun, silah taşısın ya da sadece istihbarat maksatlı olsun, hiç fark etmez.

Türkiye’nin boğazları yolgeçen hanı olmadığı gibi, Karadeniz de sömürgeci ve kara paracı batılıların gölü değildir.

Sadece iki saat içinde Karadeniz’den çıkış rotasına girmemiş olan söz konusu deniz araçlarını ve içlerindeki personelleri kötü sürprizler bekleyecek. Zan ediyorum ki bu defa da dünyada “Karadeniz sendromu” diye bir şeyler konuşulacak.

Mehmet Fahri Sertkaya

Batı dünyasındaki biyonik robotlar çırpınıyorlar

Rusya’yı ve Çin’i kurtarmak için taktik taktik çırpınıyorlar. Kısa süre sonra Rusya’da ve Çin’de sorunların çok daha büyüyeceğini biliyorlar. Bu gidişi tersine çevirmeye çalışıyorlar.

AB ülkelerinin bu süreçte yanlış safta, Rusya-Çin safında olmalarını, hiç değilse pasif kalmalarını istiyorlar.

AB ülkeleri, yeni bir dünya kuruluyorken, yakında Rusya ve Çin perişan olacakken, tarihi fırsatları kaçırıyorlar. Gerekli adımları atmaktan geri duruyorlar. Buna sebep olanların önde gelenlerinden biri de bir biyonik robot olan Merkel…

Mehmet Fahri Sertkaya