Amerika’nın, NATO’nun ve AB’nin, Türkiye’yi, daha doğrusu beni ve benimle birlikte olan bütün tarafları, ABD’li emekli Tuğgeneral Kevin Ryan üzerinden tehdit ettiği bir ahval var. Ryan, diplomatça lisanının incelikleriyle şöyle cümleler kurmuş: “Eğer ABD ve Batı, Rus yayılmacılığının Türk güvenliğini de tehdit ettiğine dair Türkiye’yi ikna edebilirse, Ukrayna’daki bir savaşta Türkiye de beklenmedik bir rol oynayabilir”
“Türkiye, Montrö Sözleşmesi’ne göre Ukrayna’daki bir savaşın kendisi için tehdit oluşturduğunu belirterek Batılı gemilerin sınırsız geçişine izin verip Rus gemilerini kısıtlayabilir. Bu, güç dengesini Rusya’nın aleyhine kaydırır.”
Hiç sözü uzatacak ve tekrarlara girecek değilim. Ryan üzerinden beni ve birlikte hareket ettiğim tarafları tehdit ettiğini düşünenler bilmeliler ki Türkiye’de resmi kararların, hükumetin emirlerinin bir geçerliliği kalmamıştır. Türkiye, Rusya-Ukrayna krizinde bir taraftır ve açıkça Rusya’nın tarafındadır. Açıkça NATO’nun, ABD’nin, AB’nin ve bütün batı aleminin karşısındadır. Benimle birlikte ordumuz, emniyet teşkilatımız, istihbarat birimlerimiz içindeki bütün gerçek Türkler bu duruşta ve kararlılıktadır. Türk rolü oynayarak kurum ve kuruluşlarımıza sızmış olan kriptolar da isim isim, cisim cisim bilinir olmuştur. Bunların, herhangi bir milli güvenlik krizi çıktığı ve sahanın karıştığı bir anda, birkaç saat içinde topluca oyundan düşürülecekleri, dünya üzerindeki bütün tarafların bildiği bir sırdır.
Rusya-Ukrayna krizinde yaşanabilecek en kötü senaryoda bile, Türkiye, bir Rus tehdidi altında kalmaz. Bunun haricinde, Türkiye içinde bizler de bir Rus tehdidi altında kalmayız. Bizler Türkiye’yi de kendimizi de savunabilecek bir güce ve teşkilata sahibiz. Bu güne kadar, dünyanın çok farklı farklı taraflarına aynı anda karşı durabildiğimiz herkesin malumu. iktiza ederse, bundan sonrasında da durabiliriz. Lakin şu şartlarda Rusların bu tarihi fırsatı kaçırarak, Ukrayna, NATO, AB ve batı dünyasına son darbeleri bizimle birlikte vurmak yerine, bizimle uğraşacağına pek ihtimal vermemekteyiz.
Ben, söyleyeceklerimi çoktan söyledim. Rusya ile dost ve müttefik değiliz. Rusya ile Ukrayna meselesinde ortak menfaatlerde buluşabiliriz. Rusya, Ukrayna meselesini kendi menfaatine uygun şekilde çözüme götürürken ona destek verebiliriz. Eş zamanlı olarak batı dünyasına ve NATO teşkilatına büyük darbeler vurabiliriz. Türkiye’deki ABD ve NATO üslerini bir anda kuşatıp alabilir ve bütün personellerini tutuklayıp yargılayabiliriz. Bu üsler üzerinden daha fazla kara para ve ihanet işleri yapılmasını engellemiş olabiliriz. Boğazlardan ABD ve NATO gemilerini de kesinlikle geçirmeyebiliriz. Bunlar, bundan sonrasında gerçekten hür bir devlet olmak isteyen Türkiye’nin kendi iç meseleleridir. Türkiye, bu gün Ruslar bu tarihi fırsatı kaçırsalar bile, çok çok yakın tarihte NATO’ya, AB’ne ve ABD’ye sırtını dönecektir. Onlar tarafından daha fazla sömürülemeyecek ve kullanılamayacaktır.
Bundan sonra birileri, “Derhal Rusya’ya karşı olun, Ukrayna’dan ve NATO ile batı dünyasından yana olun, yoksa başınıza çok büyük şeyler gelebilir.” demek istiyorsa, bunu daha açık yüreklilikle söylemelerini beklerim. O şartlarda, Türkiye’de ya da kendi ülkelerinde ona göre de karşılıklar vermesini bilirim.
Mehmet Fahri Sertkaya