Etiket arşivi: austin

“Müthiş bir gösteriydi”

Gece gece canım sıkıldı. Metafizik çatışmaların da hiç tadı kalmadı. Sahada çatışma gücüne sahip düşman unsur kalmadı. Öyle ki Hindistan’ın ve Çin’in büyücüleri, medyumları ve bunlara çalışan cin kabileleri dahi günlerdir, gecelerdir eridiler, yıkıldılar. Oysa onlar son ümitleriydi. Dünyanın dört bir tarafından tek tük kalan metafizikçiler, varlık göstermeye çalışıyorlar. Sahayı boş göstermemeye çalışıyorlar. Onların da işi bana kalmıyor, ekibim hallediyor, gerekli karşılıkları veriyor. Karşımızda dünya genelinde tesis edilen bir seferberlik daha sonuç alamadı. Bundan sonra almalarına ihtimal de kalmadı. 

Ben de zaten her sahada her işimi çoktan ayarladım, hazırladım ve gece gece uğraşacak iş de bulamadım da tuttum bir film senaryosu yazdım. Çalakalem, dakikalar içinde yazdım geçtim ama senaryonun içinde neler neler var. Devletler, hükumetler, ordular, entrikalar, uzaylılar, aksiyon, yüksek bilim ve teknoloji, casuslar, robotlar, masonlar, patlamalar, bombalamalar, hainler, kin, nefret, intikam, satanizm ve dahası… 

Böyle bir senaryoyu özetle yazmak çok zor iş ama denedim, oldu gibi…

Kaba hatlarıyla senaryo şöyle: 

Bir biyonik robot olan, yeşillere çalışan ABD başkanı Biden, yine bir biyonik robot olup da yeşillere çalışan Rusya başkanı Putin’le danışıklı dövüşür. Günler boyunca peş peşe dikkat çekici açıklamalar yaparken, gün gelir “O Putin artık iktidarda kalamaz” şeklinde açıklamalar da yapar ve sonraki günlerde de arkasını getirir. Dünya bu açıklamalara çok şaşırır. Arkasından daha ne gelecek diye bakarlar, beyin fırtınaları yaparlar, ihtimal hesapları yaparlar ama çok yaklaşsalar da asıl gerçeğe, sahada aslında neler döndüğü bilgisine ulaşamazlar. 

Biden’ın “Yeni dünya düzeni kuruluyor. Hepimiz tek bir kralın emrine girmek zorunda kalabiliriz. Ortak düşmanımız olan o şahsa ve teşkilatına karşı birlikte hareket etmeliyiz.” şeklindeki açıklamasından ve perde arkasında hükumetlere/liderlere yaptığı tehditlerden kısa süre sonra, Biden’ın öncülüğünde devletler arası bir askeri organizasyon harekete geçer ve Rusya’yı baskı altına alır. Kara ve hava çatışmalarından ziyade deniz savaşlarını tercih ederler. Türkiye’nin boğazlarından donanmalarını da geçirirler. Bu kısımda Türkiye’deki masonlar da etkili olurlar. Ruslar buna çok kızmış rolü oynarlar. Dünya insanlığını çok sarsan karşılıklı restleşmeler, kurulan onca ağır cümleler herkesi şaşırtır. “Üçüncü dünya savaşı mı çıkıyor” tartışmaları, dünyanın dört bir yanındaki devletlerdeki TV kanallarında saatlerce yapılır ve izlenir. Gazetelerde ve haber sitelerinde toplamda yüz binlerce köşe yazısı yazılır. 

Sonunda ABD ve Rusya donanmaları Karadeniz’de karşı karşıya gelir. Karşılıklı top atışları yapılır. Numaradan birkaç ABD gemisi batırılır, birkaç asker kaybı yaşanır. Saha şartları ayarlanır. Aynı anlarda, bu danışıklı dövüşün oyuncuları arasında Türkiye’den yetkililer de olur. 

Bir biyonik robot olan Türkiye Savunma Bakanı Hulusi Akar da rolünü oynar. Ruslar, ABD’nin ve ABD öncüğünde hareket eden ülkelerin kendilerine bu zararları vermesinde Türkiye’nin mühim bir rol oynadığını ve bunun kabul edilemez olduğunu en sert şekilde açıklarlar. Hulusi ve çetesi ise Rusların damarlarına basan açıklamalar yaparlar. 

Bu yetmezmiş gibi ABD donanmasına ait birkaç askeri gemi Türkiye’nin Karadeniz kıyılarına yanaşmak, sığınmak zorunda kalır. Türkiye’nin gayr-i meşru hükumeti bu sığınmaya da izin verir. Dikkat çekicidir ki bu gemiler Türkiye’de batı Karadeniz kıyılarına yanaşırlar. Sonra Rusya ABD’ye ve Türkiye’ye karşı aşırı sinirlenmiş rolü oynar. Önce, o güne kadar danışıklı dövüşler sergileyerek milyonla sivil insanı organ ve fuhuş mafyalarına sürükledikleri Ukrayna’ya çok sayıda füzeler atarlar.

Sonra hatlar daha da gerilir. Yavuz ve Midilli gemileriyle geçmişte sergilenen danışıklı dövüşün çok benzeri bir kez daha sergilenmeye devam eder. Rusların “Yakarız, yıkarız, vururuz” seviyesine gelen restlerine, açıklamalarına karşı, Biden da “Yakamazsınız, vuramazsınız, yıkamazsınız” tarzında kışkırtmalar yapar. Yine bir biyonik robot olup da içinde yeşil uzaylı bulunan ABD Savunma Bakanı Austin de o anlarda Biden’ı destekleyen, Rusları kışkırtan, Türkiye’yi ateş hattına atan açıklamaları üst üste yapar. Yine biyonik robotlar olan Putin, Şoygu, Lavrov, Peskov, Zaharova, Macron, Scholz, Stoltenberg, Ursula, Elon Musk, Bill Gates gibi kişiler de yangına körükle koşarlar. Herkes rolünü kusursuz oynar ve bu sayede planlarının son kısmına gelirler. Planın buraya kadar olan kısmı, son kısmının görünür sebeplerini/mazeretlerini oluşturmaya dönüktür ama son kısmı gerçekten de küçük bir kıyamet kopartmaya dönüktür.

Dünya insanlığı danışıklı dövüşü seyrederken, neler olacağını bilemezken, Batı Karadeniz taraflarına uzun menzilli Rus füzeleri atılır. Görünürde bu füzeler Batı Karadeniz açıklarındaki ABD ve müttefiki ülkelerin deniz unsurlarını hedef almakta, Türkiye açıkça vurulmamaktadır. Lakin bu da bir oyundur. Rusya ile danışıklı dövüşen ABD hükumeti/yetkilileri, o anlarda bir nükleer denizaltıyı o bölgede bulundurur. Nükleer denizaltının kasten vurulması sağlanır.

Söz konusu nükleer denizaltının patlamasından kısa süre sonra, patlama neticesinde oluşan yüksek basınç rüzgarı ve yakıcı sıcaklık, İstanbul’un ve Sakarya’nın Karadeniz kıyılarından içeriye doğru girer ve Tüpraş İzmit tesisi dahil olmak üzere bölgedeki pek çok tehlikeli tesisi, depoyu, boru hatlarını infilak ettirir. Çok ilginç ve daha önce kimsenin aklından geçmeyecek şeyler de yaşanır. Nasıl oluyorsa eş zamanlı olarak bölgede deprem de olur. Tüpraş’ın patlamasıyla birlikte İzmit körfezinden başlayan peş peşe patlamalar Gebze, Tuzla, Pendik, Kartal, Maltepe hattı boyunca devam eder. O anlarda Büyük ada başta olmak üzere civar adalarda da patlamalar olur. Felaket bu safhaya gelmeden önce bile yüzbinlerce sivil insan çok feci şekillerde can verir. Aralarında ne kadarının bebek, çocuk, kadın ve hamile kadın olduğunu kesin şekilde bilmek asla mümkün olmayacaktır. 

Dünyada çok sayıda TV kanalı, yayınlarını keserek son dakika gelişmesi halinde bu yaşanan facianın haberini verir. Dünyanın dört bir tarafındaki biyonik robotların en üst yöneticilerinden biri olan İngiliz Kraliçesi rolündeki biyonik robot, adamlarına “Müthiş bir gösteriydi” der. 

Seyirciler filmin hazin bir sonla bitmesine kendilerini şartlandırmışken, filmin sahneleri devam ettikçe üst üste sarsılırlar ve şaşırırlar. Bütün bunların yapılacağını önceden bilen, Türkiye merkezli ve devletler arası bir teşkilat meydana çıkar. Öylesine dahiyane bir planla, o kadar cesurca ve organize şekilde hareket ederler ki danışıklı dövüşen tarafları, kısacık sürede kazdıkları kuyulara düşürürler. Yaptıkları müdahalelerle dünyanın önde gelen onlarca ülkesinde peş peşe halklar ayaklanır, iktidarlar yıkılır, liderler devrilir, darbeler olur, yargılamalar olur. İdam cezaları alanların sayısı kısa sürede içinde bile on binleri bulur. 

Dünya insanlığı büyük bir nefretle mason, yahudi ve biyonik robot avına çıkar. Bunların kontrolündeki milletler arası teşkilatlar hemen feshedilirler. Türkiye’de yaşanan facianın hemen ardından ABD’de Biden-Kamala çetesinin devrilmesi, onun hemen ardından Rusya’da Putin çetesinin devrilmesi ise izleyiciyi şok eder ama o anlarda ya da film bittiği anda hiç kimse “Yok, o kadar da olmaz. Bu mantık dışıydı. Bu sahneler gerçekçilikten uzaktı” diyemezler. Filmin bu kısımları da izleyiciyi ayrıca ve üst üste sarsmaya devam eder.

Birkaç yıl içinde dünya düzeni tamamen değişmiş ve dev bir devrim gerçekleşmiş olur. Yeni dünya düzeni kurulur. Dünyanın yeni merkezi, yeni lideri Türkiye olur.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

..

Kim gider, kim kalır

Bu güne kadar çok sayıda ülkenin lideri Esed’i oyundan düşüreceğini açıkladı ama işler bekledikleri gibi gitmedi. Ukrayna meselesi, İran meselesi ve daha pek çok meselede Rusya ve Çinle danışıklı dövüşmeye devam eden Biden da Esed aleyhinde açıklamalara başladı. Bundan da anlayabilirsiniz ki Biden yolcu…

Kimler kimler gittiler ama Esed hala yerinde… Biden, Kamala, Austin, Putin, Lavrov, Şoygu, Zaharova, Şi, Wang yi, Bohçalı, Tayyip, Soysuz ve benzerleri de gidecekler, Esed hala orada kalacak. Onunla beraber büyük işler yapacağız.

Esed’in son zamanlarda peş peşe yaptığı bazı hatalı tavırları düzelteceğini düşünüyorum. Düzeltmezse, işte bunca isimle birlikte Esed de gider.

Danışıklı dövüşleri iyice bozulmakta olan, bir çıkış yolu arayan, vakit kazanmak isteyen, itibar düzeltmek isteyen, hala danışıklı dövüşlerini devam ettirmek isteyen ve kendi milletlerine bile ihanet eden liderler bilsinler ki bu krizi Suriye’ye taşımaya çalışmak büyük bir hata olur. Suriye değil, önce İran krizi patlak verir. O İran ise Rusyanın, Çinin, Almanyanın, ABD’nin adeta aort damarı gibi… O damar kesilirse bu gibi ülkeler kısa sürede buz misali erirler. Ben aort damarının nerede olduğunu, oraya tek hamlede öldürücü darbenin ne ile vurulacağını çok iyi bilirim.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

İblis ABD ile çok uğraşıyor

İblis ABD ile çok uğraşıyor. Mesaisinin çoğunu ABD’ye harcıyor. ABD’de istediklerim olmasın diye adeta çırpınıyor ama gücü yetmiyor. Olacaklara mani olamıyor ve bunu çoktan kabullendi, kahroluyor.

ABD’de ve Rusya’da peş peşe iktidarların değişmesine, ardından bağlantılı başka ülkelerde de iktidarların, güç dengelerinin değişmesine, dünyadaki bütün büyük sermaye sahiplerinin hazır olmaları gerekiyor.

Biden ve Kamala çetesine oynayanlar, Putin ve çetesine oynayanlar, çok büyük kaybedecekler.

Köprüden önceki son çıkışa girilmek üzere. Herkes yolunu kalıcı olarak seçsin, buradan başka yöne dönüş yok.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Ne hallere düşürdüler şu koca Amerika’yı

Biden ve Kamala çetesi bana su-i kast yaptıracaklarmış. Planı çalışmışlar, emirleri ve izinleri de vermişler. Haberi alınca şok oldum, inanamadım. “Bu mümkün olamaz, bu gerçek olamaz” dedim ve çok güldüm.

Ne kadar da düştüler. Ne kadar da köşeye sıkıştılar. Ne kadar da ifşa oldular. Yok olmamak için son çare olarak beni yok etmeyi deneyecekler. Gülerim, sadece gülerim… Yapabilseler, Ruslar çoktan yapacaklar zaten… Hoş, Biden ve Kamala ile çetesinin, zaten Rus ve Çin çetelerinden farkı ya da ayrılığı mı var. Al birini, vur ötekine… Hepsi tek teşkilat zaten.

Beni bu güne kadar yok edebildiler mi ki bu gün yok edebilsinler. Hainler, suç üstü oldular. Dünyadaki herkes anladı onların Rusya’ya ve Çin’e çalıştıklarını. Kendileri de anladılar, bundan sonra ABD’nin başında kalamayacaklarını.

Şu hallere düşmeleri, şu kararı almaları, zaten bunun ispatı.

Lakin insan düşünüyor, onların su-i kast timleri var da benim yok mu… Onların güvendikleri adamları var da benim yok mu… Onların istihbaratı kuvvetli de benim değil mi… Onların müttefikleri var da benim yok mu… Var, hepsi var, daha fazlası var. Benim, bir talimatımla ölüme koşacak adamlarım, ordularım var, onların var mı? Yok…

Bana ne ABD başkanıysa, hukuk tanımadıktan sonra, haddi aştıktan ve terörist sınıfına dahil olduktan sonra, her hangi biridir. Ben bu dünyanın siyasetçilerini anlamıyorum, hepsi ayrı bir hayal aleminde yaşıyor. Hepsini tek tek mi uyandırmak lazım, topluca ve defalarca uyandırıyorum ama uyanmamakta, hayalin içinde yaşamakta ısrar edenleri oluyor. Kafalarında kurdukları, gerçek hayatta hemen olur zan ediyorlar.

Şu Biden da Kamala da Austin de artık çok oluyor. ABD halkı şunlara hak ettikleri karşılığı vermeyecekse, Türk halkı olarak, İstanbul olarak biz gerekli karşılığı verelim mi? Birisi ses versin ABD’den, ne yapacaklar ya da ne yapalım?

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

26 Şubat 2022 – Sosyal mecralardaki Mfs paylaşımları

11.07 Neden son darbeler vurulmuyor

İnatla ve ısrarla danışlık dövüşme, onca tarafı oyalama, oyalama ve sonunda çuvallama…

Bir yandan da bu fena çuvallamış hali yine danışıklı dövüşlerle toparlama çabası… Öbür yanda ise, bu vaziyeti net gördüğü halde hala hamle yapmayan ve danışıklı dövüşlere son darbeyi vurmayan ülkelerin vahim sonları… Evet, Avrupa ülkeleri başta olmak üzere, bu danışıklı dövüşe hala alet olan ya da hiç değilse seyirci kalan ülkeler, büyük kaybedecekler.

Dünyanın, Biden/Kamala, Putin, Şi, Scholz ve Kraliçe Elizabeth merkezli oynanan danışıklı dövüşleri artık tamamen bozması gerekiyor. Yoksa bunlar, diğer ülkelerin ayarlarını çok ama çok fena bozacaklar.

Üç kuruş çıkarları için bütün dünyayı acımasızca felaketlere sürükleyecekler. Bu kısmı da danışıklı dövüşlerle yönlendirecekler.

Şu son darbeleri beraberce vuralım, iyice bocalasınlar, sonra dağılsınlar ve dünya insanlığı büyük tehlikelerden kurtulsun. Bunların idaresi altındaki devletler/milletler de kurtulsunlar.

https://parler.com/feed/45a3813d-6c53-448b-ad14-de7f127dcdb9

__________________________________________

12.21 Ben gemilerimi yaktım

https://parler.com/feed/bb2f13b4-ce10-4868-b58e-ea89c5f63b8f

__________________________________________

18.22 Trump bu fırsatı bari değerlendirecekse, danışıklı dövüşmeyecekse, Trump’ı dinleyin, ona uyun. Onu zorlamayın, onun önüne boşuna çıkmayın. Çünkü Trump bu defa durması gerektiği gibi durursa, onun bendeki kredisi çok yüksek olacak. Sadece ABD’de değil, dünyanın çok farklı yerlerinde sözü geçer olacak, kazanan taraf olacak. Durdurulamayan taraf olacak.

https://parler.com/feed/3409d009-bb40-4163-b063-47144ee7e54f

__________________________________________

Ben gemilerimi yaktım

Derhal bu vahşet sistemine neşter vurulmalı. Dünya ülkeleri ortak tepki göstermeli.

Daha ilk gününde, Ukraynanın hangi bölgelerinde felaket ve sefalet manzaraları oluştu da Türkiye, İsrail ve daha başka devletlerden sözde yardım kuruluşları, Ukraynaya koşar oldu?

Görüntüler gözler önünde, haberler dünyanın her yerinde… Ukraynada bir danışıklı dövüş var, iki tarafın da razı olduğu ve çok ağır tempoda ilerletilen bir işgal var. Zaten oyunculuktan ve kara paracılıktan gelen bir devlet başkanları var, hala rol yapıyor. Ve bu gün dahi Ukrayna’da felaket ve sefalet manzaraları yok.

Öyle ise o Türk kızılayı, Ahbap çavuş ilişkisi içinde olan o sözde yardım kuruluşları, ne halt etmeye Ukraynaya koşuyorlar? Türk milleti aç ve biilaç iken bu yardımlar neden Türk milletine yapılmıyor? Eti, sütü, tatlıyı geçtik, bu ülkede milyonlarca çocuk peynir bile yiyemiyor, yeterince ekmek bulamayanları bile çok sayıda ve bunların acil yardıma, desteğe ihtiyacı yok mu?

En son Haiti depreminde on binle insanı organları için kaçırdığı somut şekilde ispat edilmiş ve meydana çıkartılmış olan o İsrail… Bu güne kadar Ukrayna’dan 250 binin üzerinde Ukraynalı çocuğu sözde evlat edinme sistemiyle kaçırıp organlarına ayırmış olan o İsrail… Bu güne kadar bir milyondan fazla Ukraynalı kadını Avrupada iş bulup çalıştırmak üzere kaçırmış, aldatmış ve beyaz kadın ticareti ağına dahil etmiş olan o İsrail… O İsrail, şimdi Ukraynaya insani yardım yapmaya mı koşuyormuş? Bütün dünyayı toptan ahmak ya da korkak mı zan ediyorsunuz hala? Bu ne cüret, bu ne hadsizlik, bu nasıl bir eşkıyalık?

Bu işlerin tadı çok kaçtı, korona oyunlarını durdurduk, bu oyunların arka planında yapılan organ işlerine de balta vurduk. Taliban oyunlarını bozduk, batılılar tarafından kurulmuş sözde İslami, özde kara paracı bir terör örgütünün devletin başına getirilmesini ve danışıklı dövüşen malum devletler tarafından tanınmasını engelledik. Orada çevrilmek istenen kara para işlerini büyük oranda baltaladık. Kazakistan’dan organ hasadı yapılmasına da mani olduk, Türkiye’deki kara para işlerini zaten büyük oranda bozmuştuk. şimdi sıra Ukraynaya mı geldi?

Biden, Kamala, Austin, Kraliçe Elizabeth, Putin, Lavrov, Şoygu, Şi, Wang yi, Scholz ve daha onlarca yetkili kişi, kara para için danışıklı dövüşüyorlar, zaten mesleği oyunculuk olan ve kara paracı bir milyarderin adamı olan Zelenskiye de rolünü oynatıyorlar.

Dünya bunlardan büyük. Mason tarikatından, satanist ortaklağından, uzaylı taraflardan büyük, çok büyük.

Dünya insanlığı bunları nefesleriyle bile boğar.

Hemen bütün ülkelerde gerekli adli ve idari soruştumaların, teftişlerin başlatılması gerekiyor. Çok çok vahim insanlık suçları işleniyor. Hepsi mason tarikatı üzerinden organize oluyorlar. Şu anda ABD başta olmak üzere, dünyanın önde gelen ondan fazla ülkesi, gerçek manada tam bir terör ülkesi haline dönüştürüldü. Bunların hükumetlerinin, idarecilerinin meşruiyeti yok.

Şimdi ben bu yazıyı yayınlayacağım, bilmem kaç tane ülkenin vazifelileri tarafından tercüme edilerek hükumetlerine sunulacak. Sonra Biden, Kraliçeyi arayacak “Ne yapalım, emir bekliyorum” diyecek. Kraliçe, Putin’le görüşmek zorunda kalacak. Zelenski “İşler iyice kötü gidiyor. İfşa olacağım. Vatan haini ilan edileceğim. Bana bir şey deyin, nasıl yapayım. Halkın direnişi kesilirse, otorite bozulmaz ve kaos ortamı olmazsa, bu iyi olmaz, iş yapamayız” diye birkaçıyla ayrı ayrı görüşecek.

Tayyip yine “Kahretsin, bu mfs yine her işimizi bozuyor” diyecek ve Biden tarafından gelecek emirleri bekleyecek. Sözde danışmanların zaten alayı kara paracı, hırsız, namussuz pislik herifler… İşte gündemde, en büyük hainlerden ve kara paracılardan biri olan Devlet Bohçalının eski basın danışmanı adi hırsızlık suçu işlemiş, net görüntüler dahi var ama haberlere erişim engeli getirilmiş. Bunların hepsi böyle… Hepsi mason tarikatı üzerinden devletlerin belirli yerlerine getirilen adi, şeytanlaşmış kişiler. Hiç bir kişi ya da grup ya da teşkilat, hiçbir devleti hukuk devleti olmaktan çıkartma hakkına sahip değildir. Devletlerin kurum ve kuruluşları üzerinden en vahşice kara para işlerini yapma ve bu maksatla diğer devletlerle danışıklı dövüşme hakkına sahip değildir.

Şi, vurduğum darbelerden sonra kendini epeyi geri çekmek zorunda kalmıştı, yine tepkisiz görünecek ama arka planda bütün görüşmelerin, danışmaların, kararların içinde olacak.

Bir çok gelişme arka planda gizlice yaşanacak ve sonra “Yeter artık. Bu mfs de çok oldu. Yıkalım, yakalım artık oraları” diyecekler. Patlamalar, yıkılmalar olacak. Sonra ben o yangınlarda bunları yakacağım. O molozların, o enkazın altına bunları gömeceğim. Dünya genelinde bunların yüz elliden fazlasını oyundan düşüreceğim. Bunu yapmasalar da sonuç değişmeyecek ve yine oyundan düşüreceğim.

Bütün dünya yansa, yıkılsa bile, böylesine bir vahşete, insan kaçakçılığına, organları için küçücük çocukların dahi kaçırılmasına ve öldürülmesine, bunların zorla fuhuş mafyalarında çalıştırılmasına, satanist ayinlerinde İblis’e kurban edilmesine izin vermeyeceğim. İşkenceci sübyancılara satılmalarına izin vermeyeceğim.

Ben gemilerimi yaktım, geri dönüşüm yok. Böyle bir dünyada, bu gerçekleri bilip de bu mücadeleyi vermeden zaten yaşamam, yaşayamam. Sadece bir saat sonra bile dünyayı yerinden oynatacak somut delilleri, dünyanın başka başka ülkelerinden paylaştırabilirim ve başka başka ülkelerin adli makamlarına teslim ettirebilirim. Kendimi mi yakacağım, zan etmem, bana zarar yansımaz. Haydi en kötü senaryayo bakalım ve kendimi yakacak olayım… Olsun, dünya üzerinde bu insan şeytanlarını da kendimle beraber yakmış olurum. Fazlasıyla değer…

O Ukraynadaki danışıklı dövüş hemen şimdi bitecek. O Putin ve o Rusya cezasını hemen şimdi çekmeye başlayacak. O Putin ve Zelenski hemen tutuklanıp yargılanacak. Milletler arası mahkemeler hemen kurulacak ve insanlığa karşı işlenmiş suçlar yargılama konusu olacak. O Biden ve Kamala derhal iktidardan indirilecek, yerine de Trump getirilecek. Ona bir şans daha vereceğim.

Gelişmelere bakacağım, inadıma kararlar alınırsa, somut delilleri dünya insanlığı ve adli makamlarıyla paylaşacağım ve o anda Türkiye’de bir millet darbesi başlatacağım. Ben burada devrimi yapınca, peşim sıra onlarca ülkede devrimler yaşanacak.

Dünya insanlığı dünyalı ve uzaylı satanistlerden ve bunların danışıklı dövüşlerinden artık kurtulacak.

Akademi Dergisi | Mehmet Fahri Sertkaya

..

Ezip geçiyoruz

Türkiye’de Ali Koç korona olmadı, iç-dış çarpılıyor. Brezilya’da Bolsonaro da korona olmadı ya da aslında bağırsak sorunlarından dolayı hastenelik olmadı. O da iç-dış çarpılıyor. Onu daha önce çok çarpmıştık ve hastahanelik olmuştu. ABD’de Savunma bakanı Austin de korona olmadı. O da iç-dış çarpılıyor. Ona bağlı kara paracı ABD subaylarından kaçını cehenneme gönderdiğimizi o çok biliyor. “Havana sendromu” ya da “Gizemli beyin hastalığı” gibi uydurmalarla aileleri ve kamuoyunu oyaladılar. Derhal o makamdan indirilmesi ve yargılanması gerekiyor.

Dünya genelinde daha çok, batı dünyasında etkin olan griler ve içlerinde bulundukları biyonik robotlar çarpılıyorlar. Diğer uzaylı türler de çarpılıyorlar. Biyonik robotların içinde bulunan uzaylılar sık sık ölüp değiştiriliyorlar ama biyonik robotlar da arızalar çıkartıyorlar. Türkiye, ABD, AB, Rusya, BAE, Suudi Arabistan, İngiltere, Katar, BAE, bazı Afrika ülkeleri başta olmak üzere, hangi ülkede bize karşı mücadele veren kim varsa, az ya da çok çarpılıyorlar. NATO içindeki karşıtlar da çarpılıyorlar.

Bütün bunları varlıkta tutmak için, ayakta tutmak için günlerdir gece-gündüz demeden saldırıyorlar ve saldırdıkça yıkılıyorlar, yok oluyorlar. Ben siyasi kararlar aldım, dünyaya yön vermeye devam ettim ama onlar o kadar bitikler ki bir kez metafizik saldırılar yapmayı tercih ettiler. Bir kez daha yerlerdeler. Şu anlarda dünya siyaseti ve ticareti bir seviyede durdurmuş vaziyetteyiz. Dünya genelindeki bu metafizik çatışmaları takip eden çok yüksek metafizikçi var dünyanın her yerinde… Bunlardan bilgiler alan çok yüksek sayıda siyasetçi ve iş adamı var. Dünya, Türkün gücünü bir kez daha görüyor.

Üç vakte kadar üzerimdeki sansürü de ezip geçeceğim. Ondan sonra ümit ederim metafizik çatışmaların dışına çıkarak sahada gerçek çatışmalara da gireceğiz. Bu insanlık düşmanları, bu vahşileri, bu sömürücüleri, bu satanistleri, bu ahlaksızları hak ettikleri üzere cezalandıracağız. Bir an evvel cehennemlerine geçmelerine vesile olacağız. Batı aleminin nasıl da bir kağıttan kaplan olduğunu bütün dünyaya göstereceğiz.

Biz yanında olduğumuz sürece, sadece Türk ordusu bile bütün batı dünyasını ezip geçebilecek güce sahip ama dünyanın dört bir yanından aklı başında olan, gerçekleri gören çok yüksek sayıda kesim bizimle…

Bundan sonra herkes sınırını bilecek. Eski Türkiye de yok, eski dünya düzeni de yok.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Ne bu böyle?

Son zamanlarda her gün sık sık radarıma giriyordun ama sana tahammül ediyordum. Şimdi ise tehlikeli sınırlarda dolaşıyorsun. Adamların bizim buralarda çok dolaşıyorlar. Çok da kararsız görünüyorlar. Bir karar ver Austin, ya çek bu adamlarını ve karışma Türkiye’nin iç işlerine ya da ver talimatını adamlarına ve onlara piyonluk/kuklalık yapan alçaklara ve çatışalım ölümüne…

Korkuyla çarpan kalplerinizin atışı dünyanın her yerinden duyuluyor. Halinize bütün cihan gülüyor.

Ayrıca sana karşı ister istemez iyice bileniyorum. Dünyanın her neresinde kaç kopyan daha varsa, hepsiyle aynı anda yakarım seni. Hem de iç, dış…

Mehmet Fahri Sertkaya