You know, there was a democratic republic regime in the USA? Did Barack Obama, not Biden, become a candidate in the last election and win, but the American people and humanity were unaware of it?
Who gives Obama the right to pretend still to be the President of the United States and to bark orders from the official institutions of the United States? Could someone explain to me who the actual President of the USA is? Mr. Bidon and Mr. Kamala are what, who, and what. Everyone understood that they were not in the service of the American people, but to whose benefit are these two and their gang? What kind of system and organization is there?
All humanity already knows that in the last elections in the USA, all kinds of tricks and unlawfulness were committed before the eyes of the world, that the Biden/Kamala gang was supposed to have won the elections, and that these two were sitting in those offices unlawfully. The American people will eliminate the Biden/Kamala gang that betrayed the United States and strives to harm all humanity, but why does Obama intervene every time? According to what law, what official authority? Does the US have unknown, undeclared laws, and institutions? Who is Obama, and who does he serve? Obama is acting like the President of the USA entirely unlawfully and is pouring instructions on official institutions and officials, but why do all institutions and officials obey Obama, based on what law? Is there a state system within the state in the background or a secret gang that has taken over the official authorities, just like in Turkey? Is there the same secret and treacherous gang/organization behind the so-called social networks, in front of the eyes of the world, that unlawfully slammed the world against Trump from the very beginning and that they acted above all state institutions? Does the USA need a “homeland rescue operation,” too?
Are the democratic preferences of the American people stolen and taken away during the election, and are they not enough and are now being usurped over and over again over Obama’s actions? Who else is in the gang that Obama is in? Is there a justice system that exists in the USA? Will they look into these issues, or have they come entirely under the command of gangs like Turkey’s justice system?
Is it time to “export democracy to the United States”?
İngiltere’yi mindere davet ediyorum. Maşaları ile vakit kaybetmesin. İtleriyle, enikleriyle bizi oyalamasın. Doğrudan İngiltere karşımıza geçsin. Uğraşamayız Irak’ta, Suriye’de, Güney Azerbaycan’da, Türkmenistan’da veya başka başka yerlerde İngiltere’nin maşalarıyla…
Haydi, hemen şimdi, bütün dünyanın gözleri önünde İngiltere Türk kaplanı ile karşı karşıya gelsin ve neticesi olarak İngiltere de tarihin karanlık sayfaları arasına kayıt edilsin.
Dünyanın “İngiltere” denilen şer merkezinden, satanist yuvasından, fitne ve terör yuvasından, sömürgecilik merkezinden, tefecilik merkezinden, hırsızlık merkezinden artık kurtulmasının vakit geldi. El yakmayan adi ve basit maşalar, İngiltere’ye çok fazla vakit kazandıramazlar. İngiltere sahadan, çatışmadan kaçmamalı, korkakça davranmamalı ve derhal mindere gelmeli.
Verdiğim süreler tam olarak dolsun, maşalarından biri olan Yunanistan’ın leşini de İngiltere’nin kapısına atacağım. Çok büyük gürültüyle ve restle atacağım. O andan sonra da mı kaçak güreşecek ve basit maşalarıyla vakit kaybedecek. Biden ve Kamala’nın leşlerini de İngiltere’nin kapısına atacağım. Daha onlarcasını atacağım.
Korkunun ecele faydası yok, bundan sonra İngiltere’ye bu dünyada meydan yok.
Gece gece canım sıkıldı. Metafizik çatışmaların da hiç tadı kalmadı. Sahada çatışma gücüne sahip düşman unsur kalmadı. Öyle ki Hindistan’ın ve Çin’in büyücüleri, medyumları ve bunlara çalışan cin kabileleri dahi günlerdir, gecelerdir eridiler, yıkıldılar. Oysa onlar son ümitleriydi. Dünyanın dört bir tarafından tek tük kalan metafizikçiler, varlık göstermeye çalışıyorlar. Sahayı boş göstermemeye çalışıyorlar. Onların da işi bana kalmıyor, ekibim hallediyor, gerekli karşılıkları veriyor. Karşımızda dünya genelinde tesis edilen bir seferberlik daha sonuç alamadı. Bundan sonra almalarına ihtimal de kalmadı.
Ben de zaten her sahada her işimi çoktan ayarladım, hazırladım ve gece gece uğraşacak iş de bulamadım da tuttum bir film senaryosu yazdım. Çalakalem, dakikalar içinde yazdım geçtim ama senaryonun içinde neler neler var. Devletler, hükumetler, ordular, entrikalar, uzaylılar, aksiyon, yüksek bilim ve teknoloji, casuslar, robotlar, masonlar, patlamalar, bombalamalar, hainler, kin, nefret, intikam, satanizm ve dahası…
Böyle bir senaryoyu özetle yazmak çok zor iş ama denedim, oldu gibi…
Kaba hatlarıyla senaryo şöyle:
Bir biyonik robot olan, yeşillere çalışan ABD başkanı Biden, yine bir biyonik robot olup da yeşillere çalışan Rusya başkanı Putin’le danışıklı dövüşür. Günler boyunca peş peşe dikkat çekici açıklamalar yaparken, gün gelir “O Putin artık iktidarda kalamaz” şeklinde açıklamalar da yapar ve sonraki günlerde de arkasını getirir. Dünya bu açıklamalara çok şaşırır. Arkasından daha ne gelecek diye bakarlar, beyin fırtınaları yaparlar, ihtimal hesapları yaparlar ama çok yaklaşsalar da asıl gerçeğe, sahada aslında neler döndüğü bilgisine ulaşamazlar.
Biden’ın “Yeni dünya düzeni kuruluyor. Hepimiz tek bir kralın emrine girmek zorunda kalabiliriz. Ortak düşmanımız olan o şahsa ve teşkilatına karşı birlikte hareket etmeliyiz.” şeklindeki açıklamasından ve perde arkasında hükumetlere/liderlere yaptığı tehditlerden kısa süre sonra, Biden’ın öncülüğünde devletler arası bir askeri organizasyon harekete geçer ve Rusya’yı baskı altına alır. Kara ve hava çatışmalarından ziyade deniz savaşlarını tercih ederler. Türkiye’nin boğazlarından donanmalarını da geçirirler. Bu kısımda Türkiye’deki masonlar da etkili olurlar. Ruslar buna çok kızmış rolü oynarlar. Dünya insanlığını çok sarsan karşılıklı restleşmeler, kurulan onca ağır cümleler herkesi şaşırtır. “Üçüncü dünya savaşı mı çıkıyor” tartışmaları, dünyanın dört bir yanındaki devletlerdeki TV kanallarında saatlerce yapılır ve izlenir. Gazetelerde ve haber sitelerinde toplamda yüz binlerce köşe yazısı yazılır.
Sonunda ABD ve Rusya donanmaları Karadeniz’de karşı karşıya gelir. Karşılıklı top atışları yapılır. Numaradan birkaç ABD gemisi batırılır, birkaç asker kaybı yaşanır. Saha şartları ayarlanır. Aynı anlarda, bu danışıklı dövüşün oyuncuları arasında Türkiye’den yetkililer de olur.
Bir biyonik robot olan Türkiye Savunma Bakanı Hulusi Akar da rolünü oynar. Ruslar, ABD’nin ve ABD öncüğünde hareket eden ülkelerin kendilerine bu zararları vermesinde Türkiye’nin mühim bir rol oynadığını ve bunun kabul edilemez olduğunu en sert şekilde açıklarlar. Hulusi ve çetesi ise Rusların damarlarına basan açıklamalar yaparlar.
Bu yetmezmiş gibi ABD donanmasına ait birkaç askeri gemi Türkiye’nin Karadeniz kıyılarına yanaşmak, sığınmak zorunda kalır. Türkiye’nin gayr-i meşru hükumeti bu sığınmaya da izin verir. Dikkat çekicidir ki bu gemiler Türkiye’de batı Karadeniz kıyılarına yanaşırlar. Sonra Rusya ABD’ye ve Türkiye’ye karşı aşırı sinirlenmiş rolü oynar. Önce, o güne kadar danışıklı dövüşler sergileyerek milyonla sivil insanı organ ve fuhuş mafyalarına sürükledikleri Ukrayna’ya çok sayıda füzeler atarlar.
Sonra hatlar daha da gerilir. Yavuz ve Midilli gemileriyle geçmişte sergilenen danışıklı dövüşün çok benzeri bir kez daha sergilenmeye devam eder. Rusların “Yakarız, yıkarız, vururuz” seviyesine gelen restlerine, açıklamalarına karşı, Biden da “Yakamazsınız, vuramazsınız, yıkamazsınız” tarzında kışkırtmalar yapar. Yine bir biyonik robot olup da içinde yeşil uzaylı bulunan ABD Savunma Bakanı Austin de o anlarda Biden’ı destekleyen, Rusları kışkırtan, Türkiye’yi ateş hattına atan açıklamaları üst üste yapar. Yine biyonik robotlar olan Putin, Şoygu, Lavrov, Peskov, Zaharova, Macron, Scholz, Stoltenberg, Ursula, Elon Musk, Bill Gates gibi kişiler de yangına körükle koşarlar. Herkes rolünü kusursuz oynar ve bu sayede planlarının son kısmına gelirler. Planın buraya kadar olan kısmı, son kısmının görünür sebeplerini/mazeretlerini oluşturmaya dönüktür ama son kısmı gerçekten de küçük bir kıyamet kopartmaya dönüktür.
Dünya insanlığı danışıklı dövüşü seyrederken, neler olacağını bilemezken, Batı Karadeniz taraflarına uzun menzilli Rus füzeleri atılır. Görünürde bu füzeler Batı Karadeniz açıklarındaki ABD ve müttefiki ülkelerin deniz unsurlarını hedef almakta, Türkiye açıkça vurulmamaktadır. Lakin bu da bir oyundur. Rusya ile danışıklı dövüşen ABD hükumeti/yetkilileri, o anlarda bir nükleer denizaltıyı o bölgede bulundurur. Nükleer denizaltının kasten vurulması sağlanır.
Söz konusu nükleer denizaltının patlamasından kısa süre sonra, patlama neticesinde oluşan yüksek basınç rüzgarı ve yakıcı sıcaklık, İstanbul’un ve Sakarya’nın Karadeniz kıyılarından içeriye doğru girer ve Tüpraş İzmit tesisi dahil olmak üzere bölgedeki pek çok tehlikeli tesisi, depoyu, boru hatlarını infilak ettirir. Çok ilginç ve daha önce kimsenin aklından geçmeyecek şeyler de yaşanır. Nasıl oluyorsa eş zamanlı olarak bölgede deprem de olur. Tüpraş’ın patlamasıyla birlikte İzmit körfezinden başlayan peş peşe patlamalar Gebze, Tuzla, Pendik, Kartal, Maltepe hattı boyunca devam eder. O anlarda Büyük ada başta olmak üzere civar adalarda da patlamalar olur. Felaket bu safhaya gelmeden önce bile yüzbinlerce sivil insan çok feci şekillerde can verir. Aralarında ne kadarının bebek, çocuk, kadın ve hamile kadın olduğunu kesin şekilde bilmek asla mümkün olmayacaktır.
Dünyada çok sayıda TV kanalı, yayınlarını keserek son dakika gelişmesi halinde bu yaşanan facianın haberini verir. Dünyanın dört bir tarafındaki biyonik robotların en üst yöneticilerinden biri olan İngiliz Kraliçesi rolündeki biyonik robot, adamlarına “Müthiş bir gösteriydi” der.
Seyirciler filmin hazin bir sonla bitmesine kendilerini şartlandırmışken, filmin sahneleri devam ettikçe üst üste sarsılırlar ve şaşırırlar. Bütün bunların yapılacağını önceden bilen, Türkiye merkezli ve devletler arası bir teşkilat meydana çıkar. Öylesine dahiyane bir planla, o kadar cesurca ve organize şekilde hareket ederler ki danışıklı dövüşen tarafları, kısacık sürede kazdıkları kuyulara düşürürler. Yaptıkları müdahalelerle dünyanın önde gelen onlarca ülkesinde peş peşe halklar ayaklanır, iktidarlar yıkılır, liderler devrilir, darbeler olur, yargılamalar olur. İdam cezaları alanların sayısı kısa sürede içinde bile on binleri bulur.
Dünya insanlığı büyük bir nefretle mason, yahudi ve biyonik robot avına çıkar. Bunların kontrolündeki milletler arası teşkilatlar hemen feshedilirler. Türkiye’de yaşanan facianın hemen ardından ABD’de Biden-Kamala çetesinin devrilmesi, onun hemen ardından Rusya’da Putin çetesinin devrilmesi ise izleyiciyi şok eder ama o anlarda ya da film bittiği anda hiç kimse “Yok, o kadar da olmaz. Bu mantık dışıydı. Bu sahneler gerçekçilikten uzaktı” diyemezler. Filmin bu kısımları da izleyiciyi ayrıca ve üst üste sarsmaya devam eder.
Birkaç yıl içinde dünya düzeni tamamen değişmiş ve dev bir devrim gerçekleşmiş olur. Yeni dünya düzeni kurulur. Dünyanın yeni merkezi, yeni lideri Türkiye olur.
Böyle zamanlarda tehditlerin havada uçuştuğu görülür. Aslında bu haller çok faydalıdır. Sesini çok yükseltenlerin, tekrar tekrar tehdit edenlerin aslında ne kadar zayıf/güçsüz ve ne kadar ümitsiz olduklarını böylelikle de anlayabiliriz.
Ben böyle anlarda tehditleri kaale almıyorum. Zaten ismimi açıkça telaffuz ederek beni tehdit edebilecek bir tarafı da göremiyorum. Nereye çeksen, oraya uzar, oraya uyar tarzda acayip tehditler de savruluyor. Onları da üstüme alınmıyorum. Alınsam, sonra kıvırıyorlar. Ben nelerden sorumlu olduğumu, nelerden sorumlu olmadığımı da biliyorum.
Ben işime bakıyorum. Ne dediysem o… Samimiyetle, yanlış yapmadan, oyun içinde oyun kurmaya kalkmadan hareket eden hiçbir tarafı yolda bırakmayacağım. Bedel ödeyecek olsam bile yolda bırakmayacağım. Benimle beraber yola çıkanlardan da aynı duruşu beklerim ve onlar da arkası boş tehditlere itibar etmesinler.
If the Western/NATO front is involved in the Russia-Ukraine crisis, the Third World War will not break out. They are still making deceptive moves not to stop Russia and Putin. Biden is apparently leading the deceivers. While everyone is waiting for the USA to go ahead, to intervene in the Ukraine issue with dozens of countries, and while 77 percent of the US public is of the opinion that NATO should help Ukraine, Biden is still sneakily working for Putin.
I wrote it at the very beginning. I said, “There is no possibility of a world war from the Russia-Ukraine crisis” and it did not. Besides Russia, there is no country/leader who will go to war against dozens of countries in the world. Even Shi is not in the power and conditions to do this. We are no longer on the side of Russia, and we are openly making moves against it. Not even the Russian people are on Putin’s side. Not even a Russian army. Not even Russian businessmen.
As I have said before, NATO had one real roar left, and if it had roared, Putin would have been void in the morning. Now the conditions and balances are the same. Finishing Putin and his gang is not even an issue.
However, the world needs to get rid of Biden and the Kamala gang even before Putin does. Yet, as I said yesterday, Trump may be the man who saved not only the United States, but many more countries.
Currently, a huge amount of drugs are sold in Ukraine. A large amount of drugs can easily be transferred to Europe via Ukraine. Not limited to this, the number of Ukrainian citizens abducted and killed for their organs is on the rise. Some are not killed. Organs and people are flowing into Europe. Instead of intervening with professional soldiers and any adequate reinforcements, Putin and his gang deliberately use bandits or inexperienced, untrained soldiers. The bandit team already knows what to do, what to do to get black money. Organs stolen from Russian soldiers who were sent to Ukraine alone/without reinforcements and wanted to die are also transferred to Europe very easily. Zelensky and his gang are also involved in these works. Among such soldiers, those who did not die said, “We have education. We don’t even know why we’re here,” they say, sometimes with tears. There are scenes reminiscent of the inhuman games/deceptions of the so-called coup attempt on July 15th.
Biden and the Kamala gang know all this and much more. They are partners in these crimes against humanity, these black money works and they get a share. That’s why they collude, they tell lies to the people of the United States and to the entire humanity of the world. Biden and the Kamala gang also pretended to withdraw from Afghanistan to increase black money. He left countless military vehicles, equipment, ammunition, and large sums of money to the Taliban, a so-called Islamic terrorist organization, but in reality a black money and terrorist organization founded by Western countries. They did so in order to loosen the authority even more, to increase the chaos, to increase the conflicts and to increase the black money business.
Now, collaborating with Putin, they are creating conditions in Ukraine where authority is shaken and chaos reigns, and they plan for this to last as long as possible. Indeed, if the Russian army used its full strength against Ukraine, Ukraine would not have a chance to resist even for two days. They are knowingly and willingly implementing a low-intensity and collusive invasion plan.
İnatla ve ısrarla danışlık dövüşme, onca tarafı oyalama, oyalama ve sonunda çuvallama…
Bir yandan da bu fena çuvallamış hali yine danışıklı dövüşlerle toparlama çabası… Öbür yanda ise, bu vaziyeti net gördüğü halde hala hamle yapmayan ve danışıklı dövüşlere son darbeyi vurmayan ülkelerin vahim sonları… Evet, Avrupa ülkeleri başta olmak üzere, bu danışıklı dövüşe hala alet olan ya da hiç değilse seyirci kalan ülkeler, büyük kaybedecekler.
Dünyanın, Biden/Kamala, Putin, Şi, Scholz ve Kraliçe Elizabeth merkezli oynanan danışıklı dövüşleri artık tamamen bozması gerekiyor. Yoksa bunlar, diğer ülkelerin ayarlarını çok ama çok fena bozacaklar.
Üç kuruş çıkarları için bütün dünyayı acımasızca felaketlere sürükleyecekler. Bu kısmı da danışıklı dövüşlerle yönlendirecekler.
Şu son darbeleri beraberce vuralım, iyice bocalasınlar, sonra dağılsınlar ve dünya insanlığı büyük tehlikelerden kurtulsun. Bunların idaresi altındaki devletler/milletler de kurtulsunlar.