Etiket arşivi: Zelenskiy

Ben böyle anlarda tehditleri kaale almıyorum

Böyle zamanlarda tehditlerin havada uçuştuğu görülür. Aslında bu haller çok faydalıdır. Sesini çok yükseltenlerin, tekrar tekrar tehdit edenlerin aslında ne kadar zayıf/güçsüz ve ne kadar ümitsiz olduklarını böylelikle de anlayabiliriz.

Ben böyle anlarda tehditleri kaale almıyorum. Zaten ismimi açıkça telaffuz ederek beni tehdit edebilecek bir tarafı da göremiyorum. Nereye çeksen, oraya uzar, oraya uyar tarzda acayip tehditler de savruluyor. Onları da üstüme alınmıyorum. Alınsam, sonra kıvırıyorlar. Ben nelerden sorumlu olduğumu, nelerden sorumlu olmadığımı da biliyorum.

Ben işime bakıyorum. Ne dediysem o… Samimiyetle, yanlış yapmadan, oyun içinde oyun kurmaya kalkmadan hareket eden hiçbir tarafı yolda bırakmayacağım. Bedel ödeyecek olsam bile yolda bırakmayacağım. Benimle beraber yola çıkanlardan da aynı duruşu beklerim ve onlar da arkası boş tehditlere itibar etmesinler.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Hiç mi sonunu düşünmediniz?

Ne oldu?

Bütün dünya insanlığını toptan ahmak, cahil, korkak, tembel mi zan ediyorsunuz? Tarihte kaç defa böyle danışıklı dövüşler oynuyorken de ifşa oldunuz, sonra mağlup olup perişan oldunuz.

İşte bir kere daha aynısı yaşanıyor. Bütün dünya insanlığı, oyunlarınızı çoktan görmüştü, danışıklı dövüşleri anlamıştı, siz hala hangi akla hizmetle aynı türde oyunlar kurdunuz? Hiç mi sonunu düşünmediniz ya da ihtimal hesabı yapmadınız?

Şimdi, öyle sert ve hızlı bir şekilde geri vitese takdınız ki dünya insanlığı hallerinizi, kararlarınızı, geri gidişlerinizi ve hızınızı kahkahalarla izliyor. Yine danışıklı dövüşerek meydandaki şu rezil hali temizlemeye çalışmanızı gülerek izliyor. Daha dün inatla, ısrarla atar yapanlarınız, bu gün dünya siyasetinde danışıklı dövüştüğü liderlere “Haydi hemen anlaşalım, şu krizi kapatıp kurtulalım” mesajları veriyorlar. İnsanlık bunu anlayamıyor mu?

Sözü uzatmanın manası yok. Bittiniz siz… Ahmakça kararla ve planlarla kendinizi bitirdiniz. Şimdiden sonra yaşanacaklar da belli. Yeşiller grileri, griler yeşilleri öne atacaklar. Günah keçisi yapacaklar. Herkes yükü diğerine atacak. Herkes en az zararla çıkmaya çabalayacak ve binlerce yıldır yaptığınız gibi, hayvanlar misali birbirinizi kıracaksınız. Buna da dünya devletlerini, hükumetlerini, ordularını alet etmekten çekinmeyeceksiniz.

Uzaylı da olsa bence insan, insandır. İnsan olarak yaratılıyorsunuz ama İblis’e tabi olup şeytanlaşıyor, hayvanlaşıyorsunuz. Dünya insanlığını da kendiniz gibi yapmak için çırpınıyorsunuz. Bomboş yaşıyorsunuz, manasız şekilde ölüp sonsuz cehennem azabına gidiyorsunuz.

Oysa insan kalsanız, bizimle insani şekilde irtibat kursanız, ortak noktalarda buluşsanız, kimse sizi toptan yok etmeye kalkmaz. Bu dünyada herkese görüne görüne yaşamanıza da mani olunmaz. Yerin üzerinde mutlu, mesut, bahtiyar yaşarsınız. Şimdiden sonra bile insani, vicdani, ahlaki bir hayat tarzına dönseniz, yine de bu dediklerim sağlanabilir. Lakin, uymuşsunuz o İblis’e, yığınlar halinde ve inatla akıyorsunuz cehenneme…

Şimdi Putin bitti, Rusya bitti… Rusyayı ve Putin’i kurtarmak için ortalığı fazla karıştırmaya çabalarsanız, yine karşınızda beni bulursunuz. Bu defa geçtim Putin’i ve Rusyayı, kendinizi bile kurtaramazsınız. Elinizdeki batılı devletleri de kurtaramazsınız.

Herkes, şimdiden sonra da olsa aklını başına alsın, aklı başında kararlar alsın. Yoksa akıbetiniz çok feci olacak.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Türk Kızılayı, Ukrayna’ya kara para peşine gönderildi.

Tamamen masonların, gizli yahudilerin, gizli ermenilerin kontrolünde olan Türk Kızılayı, Ukrayna’ya kara para peşine gönderildi.

Türkiye’dekiler de dahil olmak üzere, masonların yani Ankebut Ağının nüfuzundaki bütün hükumetler, Ukrayna’da kara para peşindeler.

Çok yakında Putin, Zelenski, Lavrov, Şoygu, Zaharova başta olmak üzere, Rusya’dan, Ukrayna’dan ve onlarca başka ülkeden siyasi/idari ve askeri yetkililer, milletler arası mahkemelerde yargılanacaklar.

Taliban planlarını bozduk, Kazakistan’a dair planlarını da bozduk. Kara paraları iyice azaldı, zor hallerdeler ve şimdi Ukrayna’yı kanına, iliğine kadar sömürmenin peşindeler. Bu maksatla aralarında danışıklı dövüşmekteler. İngiltere kraliçesi ve Boşbakanı, ABD’den Biden, Kamala ve Austin gibi kişiler de bu insanlık suçlarına ortaklar. Hepsi de yakın gelecekte görevlerinden alınacaklar, devrilecekler, su-i kastlara uğrayacaklar, intihar etmiş olacaklar, yargılanacaklar.

Dün söylemiştim, şu küçük dünya çok büyük karışacak.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Son derece olağan

Sömürgeci batı dünyasının bu derece paniklemiş olması kimseyi aldatmasın. Olağan üstü gelişmeler olmuyor. Son derece olağan, son derece hukuka uygun gelişmeler oldu, oluyor, olacak. 

Putin’in kararlarını çok isabetli bulduğum gibi, konuşmasındaki pek çok cümleyi de son derece isabetli ve yerinde buldum. Ukrayna halkının batı dünyası tarafından sömürülmesine, soyulmasına, asimile edilmesine daha fazla izin verilmemelidir. Ukrayna’nın batı ülkeleri tarafından gizlice idare edilmesine de daha fazla izin verilmemelidir. Ukrayna halkı, Ruslarla ortak genlere, tarihi ve dini değerlere/temellere sahiptir. Yeniden birlikte yükselebilirler ve gerçekten hür yaşayarak batı dünyasından esen rüzgarlara beraberce karşı koyabilirler. Hatta bu anlarda Çin’in, Tayvan sorununu, Putin gibi durarak çözmesini de beklerdim, bekliyorum. 

Güneşin batıdan doğması, dünyanın tabiatına aykırı. Güneş, yeniden doğudan doğmalı. Doğu yükselmeli, doğu gelişmeli. Doğu dünyası, batı dünyasının sömürülerine, asimile politikalarına, zulümlerine, soygunlarına karşı birlik olmalı. 

Bence şu anlarda Zelensky de Tayyip gibi bir Afrika turuna çıkmalı. Boşuna gürültü çıkartıyor. Tayyip’in ve çetesinin ne dediği kimsenin umurunda değil, biz Türkiye olarak, son gelişmelerden hiçbir rahatsızlık duymuyoruz. Bağımsızlığı ilan edilen iki bölgeyi de tanıyoruz.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Ukrayna Bandosundan istiklal marşı dinliyordum rüyamda…

Ben Türkiye’deydim, bir arkadaşım Ukrayna’da, merkezi bir yerdeki bir stadyumdaydı.

Türk milli marşını çalıyordu Ukrayna Bandosu… Değişik müzik aletleriyle çaldığı için de bana biraz tuhaf geliyordu ama hemen anlaşılabiliyordu bizim milli marşımızı çaldıkları… Sonra, telefon görüşmesi devam ederken çok şiddetli bir gürültü kopmaya başladı. İnsan o sesi duysa, dünya ortasından ikiye yarılıp uzaya savruluyor bu sırada kocaman bir kara/toprak parçası, başka bir dev parçaya sürtüyor zan eder. O kadar güçlü, o kadar sarsıcı bir ses…

İlk şoku atlattıktan sonra, o anda Ukrayna tarafında şiddetli bir deprem olmaya başladığını anladım. Telefon görüşmesinde de sorun oldu ve koptu. Sonra rüya bu ya, ben sanki bir anda oraya gittim ve yaşananları az uzaktan, çok iyi bir açıdan izledim.

Stadyum, dünyada son yapılanlar kadar büyük ve gösterişli değildi ama ufak da denilemezdi. Rüyada, o an o stadyumda yaklaşık elli bin kişi olduğunu biliyordum. Tam da yayına eklediğim şu videodaki gibi kıyafetler giyinmiş Ukrayna Bandosu, tam da İstiklal marşımızı çalmakta iken koptu o gürültü. Bando mensupları askeri disipline uygun şekilde sakin kaldılar ve hatta marşı çalmaya devam ettiler. Lakin saniyeler geçtikçe stadyumun bir yerleri yıkılıyordu. Yıkılma bir kenarından başladı, sıra sıra yıkıla yıkıla, tam bir tur atarak aynı noktaya kadar geldi. İlk anından itibaren, bu kademe kademe yıkılışı dikkatle izliyordum. İnsan yığınları bir anda aşağı çekiliyor, yıkılan zeminle birlikte aşağı düşüyor ve toz bulutuyla karışık halde enkazın altında kalıyordu.

Yıkılma yaklaşık yarısına geldiği sırada ise Ukrayna Askeri Bandosunun şefi daha fazla dayanamayarak kaçtı. Kaçarken beden diliyle “Siz de kaçın hemen” diyordu arkadaşlarına… Bu kısmı tam hatırlayamıyorum. Galiba bandodaki arkadaşlarının hepsi kaçamadı.

Deprem bitti, geriye çok az sayıda sağ insan kaldı. Rüya bu ya, onlar da bir anda Türkiye’de benim bulunduğum yerde oluverdiler. Cemaatimize ait geniş ve yeni bir kursumuz/yurdumuz gibiydi bulunduğum yer. Kurstaki geniş koridora bağlı lavabolarda abdest alanları çoktu. Orada lise talebesi gibi görünen bir erkek talebemiz vardı. Baktım ki bu talebemiz, sağ kalmış bu insanlara topluca hitap ediyor, konuşup yönlendiriyor. Bir boşlukta sordum “Sen Türkiye Türkçesine de benzer bir lehçe ile konuşuyorsun ama emin olamadım, nece konuştun?” diye…

“Kırgızca (Türkçenin Kırgız lehçesiyle) konuştum.” dedi.

Bu rüyamı detaylı tabir edecek değilim. Bu, türlü türlü gereksiz sıkıntılara sebep olur ve olağan akışı da bozmuş olurum. Lakin hiç şüphe duymadan şunu söyleyebilirim:

– Ukrayna artık bitmiştir. Zamanı tam kestirmek güç ama çok uzun zaman almayacak bir zaman dilimi içinde Ukrayna gürültüyle çökecek ve sapıtıp yoldan çıkarak helak edilen on binlerce kavim/millet arasında tarihteki yerini alacak. Ukrayna’da hala insan kalmış kimler varsa, hala namuslu kalmış kimler varsa, imkanlarını zorlayarak Ukraynayı acilen terk etmelerini tavsiye ederim.

Mehmet Fahri Sertkaya

Bizim meselemiz değil

Sahaya dönmüşken, uzun süredir merak edilen, yayınlar yapmadığım için hakkındaki kanaatim bilinemeyen bir hususu vuzuha kavuşturayım. Ukrayna artık bizim meselemiz değil. Biz Ukrayna’dan gerçek bir dostluk ve müttefiklik görmedik. Ukrayna içinde hala iyi geçinebileceğimiz, dostça münasebet kurabileceğimiz taraflar olsa da onlarda da beklenen gayreti ve dik duruşu göremedik.

Hiçbir taraf bizi, Ukraynaya dair planlarının içine karıştırmasın. Ve ben, böyle giderse, kısa süre sonra Ukrayna’nın felaketlere sürükleneceğini, Zelensky’nin siyaset sahnesinden silineceğini tahmin ediyorum.

Mehmet Fahri Sertkaya

Bu nasıl bir terbiyesizliktir

Kahrolsun

“Zelenskiy’den gövde gösterisi. Tehlikeli sınıra kadar ilerleyip boy gösterdi.” başlığı atılması gereken bir habere “Zelenski zikzak çizerek kaçtı” başlığını atmak ve algıları değiştirip gerçeği çarpıtmak gazetecilik ise, kahrolsun gazetecilik. Yıkılsın, viran olsun, en küçük bir parçası dahi kalmasın.

Bu nasıl bir terbiyesizliktir. Bir devlet sistemi, vatandaşlarını bu kadar aleni şekilde kandırmak isteyen ve başka ülkelerin menfaatleri icabı mühim konularda algı yönlendiren sözde gazetelere nasıl tepkisiz kalabilir. Sözde Milli Gazete, Ortodoks Hristiyan dünyasına ve dolayısıyla Ruslara mı çalışıyor. Büyük bir tepki alacağını bildiği halde neden şu kritik anda Ukrayna’yı ve Zelenski’yi küçük düşürmek için çırpınıyor. Başlıktan “kaçtı” deniliyor ama haber metni içinde bunu tekrar edemiyor. Zelenski’nin Rus yanlısı ayrılıkçıların keskin nişancı ateşlerine hedef olabileceği bir bölgeye kadar gittiği, oradan daha güvenli bir alana geçene kadar zikzak çizerek koşmaları gerektiği ifade ediliyor. Yani olması gerekeni yapan bir Zelenski var, yazılması gerekeni haber metni içinde yazan ama üst başlıkta algı oyunları yapan bir Zilli Gazete var.


İçi tıka basa gizli kimlikli vatan hainleriyle, en çok da gizli ortodoks hristiyanlarla dolu olan Zilli gazetenin son zamanlardaki tavırları, zamanında “kartel basını” denilen gizli Yahudi basınının Müslümanlara karşı sınır tanımaz tavırlarından hiç farklı durmuyor. Anlaşılan o ki şu sözde Milli Görüş denilen pisliğin gerçek yüzünü iyice gün yüzüne çıkartmanın ve önde gelen aktörlerini dosyaları ile birlikte toplayıp almanın vakti gelmiş.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

..

Bu nasıl bir terbiyesizliktir

Kahrolsun

“Zelenskiy’den gövde gösterisi. Tehlikeli sınıra kadar ilerleyip boy gösterdi.” başlığı atılması gereken bir habere “Zelenski zikzak çizerek kaçtı” başlığını atmak ve algıları değiştirip gerçeği çarpıtmak gazetecilik ise, kahrolsun gazetecilik. Yıkılsın, viran olsun, en küçük bir parçası dahi kalmasın.

Bu nasıl bir terbiyesizliktir. Bir devlet sistemi, vatandaşlarını bu kadar aleni şekilde kandırmak isteyen ve başka ülkelerin menfaatleri icabı mühim konularda algı yönlendiren sözde gazetelere nasıl tepkisiz kalabilir. Sözde Milli Gazete, Ortodoks Hristiyan dünyasına ve dolayısıyla Ruslara mı çalışıyor. Büyük bir tepki alacağını bildiği halde neden şu kritik anda Ukrayna’yı ve Zelenski’yi küçük düşürmek için çırpınıyor. Başlıktan “kaçtı” deniliyor ama haber metni içinde bunu tekrar edemiyor. Zelenski’nin Rus yanlısı ayrılıkçıların keskin nişancı ateşlerine hedef olabileceği bir bölgeye kadar gittiği, oradan daha güvenli bir alana geçene kadar zikzak çizerek koşmaları gerektiği ifade ediliyor. Yani olması gerekeni yapan bir Zelenski var, yazılması gerekeni haber metni içinde yazan ama üst başlıkta algı oyunları yapan bir Zilli Gazete var.


İçi tıka basa gizli kimlikli vatan hainleriyle, en çok da gizli ortodoks hristiyanlarla dolu olan Zilli gazetenin son zamanlardaki tavırları, zamanında “kartel basını” denilen gizli Yahudi basınının Müslümanlara karşı sınır tanımaz tavırlarından hiç farklı durmuyor. Anlaşılan o ki şu sözde Milli Görüş denilen pisliğin gerçek yüzünü iyice gün yüzüne çıkartmanın ve önde gelen aktörlerini dosyaları ile birlikte toplayıp almanın vakti gelmiş.

Mehmet Fahri Sertkaya – http://www.mfs.tv