Bu çook zevkli…

Metafizikçileriniz uyuyorlarsa, uyandırın. Size metafizik sahayı hemen anlatsınlar. Çok sayıda farklı uzaylı türün nasıl devasa bir ordu ile saldırdığını anlatsınlar ve nasıl yıkılmakta olduklarını da anlatsınlar.

İşte çatışma dediğin böyle olur. Böyle olunca tadı çıkıyor.

Şu anda dünyalar çatışıyor

“Kimi Hindu, kimi yamyam, kimi bilmem ne bela” diye şair, hayatta olup da şu andaki düşman ordularını ve ne kadar başka başka türlerin nasıl karşımızda ittifak ettiklerini görseydi, kim bilir ne derdi. Ya da bir şey diyebilir miydi. Acaba nutku mu tutulurdu.

Heeyy! Durun, nereye gidiyorsunuz? Cepheden kaçmak var mı öyle? Dönün geri, kaçmayın!

Koca orduyla gelip, kısa sürede böyle kaçarsanız, dünyadaki uzaylılar ve biyonikler ne yapacaklar? Kaçamazsınız, cepheye dönün ve ölün.

Mürettebatı ölmüş, kendisi ağır yara almış UFO’lar var. Yine Türkiye dahil dünyanın dört bir yanına yana yana düşebilirler. Çatışmalar devam ediyor, düşmanlar bozgun yaşıyorlar

Uzaylı türlere destek veren dünya insanı metafizikçiler de yerlerdeler. Ölenler ve aklını kaybedenler çok.

Dünya insanları tarafından yapılmakta olan kanlı ve sadistçe büyü ayinleri, onlara hiçbir fayda sağlamıyor. Ayinciler de şiddetli çarpılıyorlar.

Kraliçe Elizabeth rolü oynayan gri uzaylı, yaşananlara inanamayıp sinir krizleri geçiriyor.

Hindistan’ın altındaki yer altı üslerinden gönderilen metafizik sinyaller hiçbir işe yaramıyor. On binlerce sene teknoloji farkı, Türkleri yıkamıyor.

Türkiye’den Alevi dedeleri de büyüleriyle düşmanlara destek veriyorlar ama yaptıkları büyüler onlara dönüyor, çarpılıyorlar.

Çarpıldığı için kalp ve beyin krizi geçiren çok sayıda dünya insanı var

Cinler alemi yıkılıyor. Cinler oluk oluk cehenneme akıyor.

Denizin altında durarak metafizik sinyal gönderen UFO’lar var ve bunlar daha çabuk bozuluyorlar.

Kutup ayıları suretinde imal edilmiş biyonik robotlar var. Bunları kullanan, içlerinde bulunan uzaylılar bile çarpılıp ölüyorlar.

Dünyada ölen siyasetçiler var. Yerlerine biyonik robotlarla geçecekler.

Biyonik Merkel’in içindeki uzaylı ile biyonik Macron’un içindeki uzaylının sinyallere dayanamayıp çarpılıp öldüğü konuşuluyor.

Ölen uzaylıların cesetleri bir araya toplanabilse orta büyüklükte bir dağ yapar. İçi uzaylılarla doldurularak dünyanın çevresine gelmiş olan uzay araçlarından bazıları çok ama çok büyük. Şu anda bile yüz milyonlarca ölü var.

Budist büyücüler cephesi de çok çarpılıyor. Ölüleri çok.

Gemilerden denizaltılara, bilişim sistemlerinden nükleer santrallere kadar çok farklı yerler de bu sinyal yoğunluğundan etkileniyorlar. İstenmeyen acı hadiseler yaşanabilir.

Yine olmadı

Yine kaybettiniz. Yine hezimete uğradınız ama ümidinizi kaybetmeyin. Mücadele azminizi yitirmeyin. Taşı delen dalgaların şiddeti değil, sürekliliğidir. Durmadan saldırılara devam edin. Bir ümit… Belki olur. Tam “bittik tükendik” dediğiniz anda talihiniz dönebilir.

Bir bakın sağa sola, ne kadar büyücü, metafizikçi, cin ve cihaz kaldıysa, yeniden organize edin. Uranüsten, Neptünden bile sinyal geldiğini söylediler arkadaşlar, doğru muydu?

Vaktim bile ziyan olmadı. Bir taraftan çatışıyorken, bir taraftan teknik konularda belgesel izliyordum. İzlemeye ara bile vermedim. Biraz sol kulağımda hışırtılar duydum ve biraz da alnımda hafif bir sızı. Başka da bir şey yaşamadım. Lakin hakikaten çok zevkliydi. Hemen bir benzerini yaşamamız lazım. Keşke dünyadaki her insana izletebilsek bunları…

Bitti, buraya kadardı. Daha da o İran’ı kimse ayakta tutamaz ve tek parça halinde tutamaz. Önce parçalanır ve sonra yıkılır.

Yavuz Sultan Selim Han hazretlerine nasip olmadı, belli ki bana nasip olacak. O kara para cumhuriyeti İran’ı haritadan sileceğim.

Mehmet Fahri Sertkaya

Bir Cevap Yazın