Etiket arşivi: Tarkan Tevetoğlu

“Geççek” mi “geçmicek” mi…

Bir nükleer bombanın üzerinde oturduğu halde, neyin üzerinde oturduğunu bilmeyen kişi kadar rahat ve huzurluyum. 

Ben, bu gezegende, yerin altındaki ve üstündeki gelişmelerin/dengelerin tamamına yakınını biliyor, istihbarat alabiliyorum. Ayrıca cinler alemini ve metafizikçileri de gerektiği kadar yakından takip ediyor, bunlara gerektiğinde müdahaleler de yapıyorum. 

Hiçbir sahayı kontrolsüz bırakmıyorum ve hiçbir hususta tedbirsiz davranmıyorum. Bunları bilmeyerek kararlar alıyor ve hamleler yapıyor olsam, bu günlere gelmem imkansız olurdu.

Bunu çok sık tekrar ettim biliyorum ama hala endişeli olanları görüyor ve bir kez daha tekrar ediyorum. Ben öl-me-ye-ce-ğim. Şu cehennem gibi dünyada kalmak mı istiyorum? Hayır… Tercih hakkı verseler bir dakika duranın adı mfs değildir. Lakin yapılması gereken daha çok hizmetler var. Takdir böyle… Benim iradem cüz’i irade. Her şeye karışamıyorum. Her hususta karar alamıyorum. Külli irade sahibi olan Allah var. Ve o Allah şöyle buyurdu:

–  “Ve mekeru ve mekerallah vallahü hayrul makirın” 

– “(Yahudiler) tuzak kurdular, Allah da onların tuzaklarını bozdu. Evet, Allah en iyi tuzak bozucudur.” 

(Al-i İmran suresi – 54. ayet)

Bırakın düşmanlar hesaplar yapsınlar, ben onların hesaplarının istihbaratını alabiliyorum. Daha önce sayısız kere yaptığım gibi, onları bu defa da ters köşe yapacağım. Aslında ben yapmayacağım, ben vesile olacağım. Sebeplere uyacağım ve Allah da böyle takdir edecek, böyle yaratacak.

Göreceğiz, Allah’a kul olanlar mı muzaffer oluyorlar yoksa kendileri gibi bir fani olan İblis’i ilah zan edenler ve ona tapınanlar, onun emriyle bu dünyayı cehenneme çevirenler mi…

O gün gelir, yaşanır geçer ve sonra “geççek” mi “geçmicek” mi tekrar tartışılır.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

It will get over or not… 

 Although sitting on a nuclear bomb, I am as comfortable and peaceful as a person who does not know what he is sitting on.

I know almost all of the developments/balances above and below the ground on this planet and can receive intelligence. Also, I follow the jinn realm and metaphysicians as closely as necessary, and I intervene when necessary.

I do not leave any field uncontrolled and I do not act recklessly in any matter. If I were making decisions and making moves without knowing these, it would have been impossible for me to come to these days.

I know I’ve said this all too often, but I still see those who are worried and I repeat it once again. I’m not going to die. Do I want to stay in this hellish world? No… If they give a choice, the name of the person who stops for a minute is not MFS. However, there are more services that need to be done. That’s how it is appreciated… My will is a partial will. I can’t interfere with everything. I can’t decide on everything. There is a God who has universal will. And that Allah (c.c.)said:

– “Ve makeru ve makerallah vallahu hayrul makirin”

“(Jews) set a trap, and Allah broke their plot. Yes, Allah is the best trap-breaker.”

(Surah Al-i Imran – 54th verse)

Let the enemies make calculations, I can get the intelligence of their calculations. As I have done countless times before, I will turn them upside down this time. Actually, I will not do it, I will be the occasion. I will abide by the reasons, and Allah will appreciate and create like this.

We will see whether those who are servants of Allah will be victorious, or will those who consider the mortal Iblis as their god and worship him, and those who turn this world into hell by his order…

That day comes, it is lived through, and then it is discussed again whether “it will pass” or “it will not pass”.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Sezen Aksu tutmadı, Tarkan verelim mi?


Tıka basa gizli Yahudi ve gizli Ermenilerle dolu olan AKPKK organize suç, terör ve ihanet örgütünü daha fazla süre iktidarda tutabilmek için çırpınan çok sayıda ünlü kişi var. Sondan bir önceki kişi Sezen Aksu idi. Sezen Aksu üzerinden, dini değerlerimiz alet edilen bir danışıklı dövüş sergilenmek istendi. AKPKK seçmeni hedef alındı, oyuna getirilmek istendi. Seçmen tartışmalara, tepki göstermeye çekildi. Tayyip/AKPKK’nin oylarının, daha öncelikli olarak da halk desteğinin artırılması planlandı. 

Bunun danışıklı dövüş olduğunu, ayrıca gündemi değiştirmek çabası olduğunu, açlık ve sefalet dahil olmak üzere ülkenin türlü türlü dertlerini konuşturmamak çabası olduğunu yazmamdan sonra, pek çok kişi bunu yazmaya/paylaşmaya başladı ve büyük kalabalıklar da bu oyunu fark ettiler. O defa oyun tutmadı. Soyunun bir yanı gizli Yahudi, bir yanı gizli Rum olan Tayyip, kripto Yahudi ve satanist Sezen Aksu’ya önce çok ağır konuştu, her zamanki gibi terazinin ayarını kaçırdı. Sonra yine tükürdüğünü de yaladı. Danışıklı dövüş her yönüyle hezimetle sonuçlandı. 

Kısa süre geçti, bu defa da kripto Yahudi ve satanist Tarkan, ilk bakışta ne dediği ve nasıl bir maksatla çekildiği anlaşılamayan bir klip çekip paylaştı. Her şeyiyle son derece basit, emeksiz, çapsız, kalitesiz, art niyetli, Türk ve İslam karşıtı bir iş olduğu ilk görüşte anlaşılabilen bu kliple/şarkıyla ortalığı hareketlendirdi. Tarkan’ın yaptığında da Sezen Aksu üzerinden yapılmak istenenler var. AKPKK tabanını hareketlendirmek, yeni bir hava vermek, iktidarın siyasi ömrünü uzatmak, geçim sıkıntısı başta olmak üzere bütün devasa sorunları arka plana düşürmek çabaları var ama bu defa farklı bir yönü daha var. 

Bu konularda bilgi sahibi olan pek çok kişi çoktan gördü, inceledi, anladı ki Tarkan’ın klibi ve sözleri satanistlere mesajlarla dolu. 

Ankebut Operasyonu başladığından beri Türkiye’deki ve dünya genelindeki yahudiler/satanistler çok büyük darbeler aldılar. Son zamanlarda ise bunaldılar, daraldılar, patlayacak gibi oldular. 

İfşa oldular. Teşkilatları meydana çıktı. Kara paracı oldukları, insan kurban edilen ayinler yaptıkları, insan kanı içtikleri, hiçbir ahlaki kaide tanımadıkları, ahlak ve namusun düşmanı oldukları, bütün insanlığın düşmanı oldukları, dünya genelinde mason tarikatı üzerinden organize oldukları v.s. hep meydana çıktı. Kara paraları büyük darbeler aldı. Lider kişilere kadar dünyanın dört bir yanında çok yüksek sayıda adamları metafizikle çarpılarak öldü. Senelerdir, gece gündüz hiç kesilmeden devam eden metafizik çatışmalarda her gün ama her gün kaybeden taraf oldular. Eriyen, biten taraf oldular. Son bir ay içinde bile Türkiye’deki ünlüler arasında Fatma Girik başta olmak üzere çok sayıda kişi öldü ve onların da tamamına yakını satanistti. Büyücüydü ya da ayinlere katılanlardı. Bu kadar vahim bir haldeler ve “Düş yakamızdan” mesajı da veriyorlar, ayrıca birbirlerine “Çok az kaldı, planlarımız var, bu defa olacak, kurtulacağız” mesajı/ümidi de veriyorlar. Tabii afet gibi görünen suni afetlerle netice almayı deneyeceklerini biliyorlar. 

Dahası da var. Şimdilerde ne Sezen Aksu yahudi, ne Tarkan yahudi… Çoktan ikisinin de yerlerine geçildi. İkisi de biyonik robot ve içlerinde uzaylılar var. Bir de meselenin arka planında bu sarsıcı taraf var. Dünyada gizlice yaşayan uzaylılar arasında da satanistlik çok yoğun olarak yaşanıyor ve dünyalı satanistler kadar uzaylı satanistler de çok büyük kayıplar yaşadılar ve yaşıyorlar. 

Bunların hepsinin “Geççek” dediği son bir umudu var. O da İstanbul başta olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanında peş peşe yaşanacak büyük suni afetlerle bu ülkedeki mücadeleci müslümanların, bir türlü yok edemedikleri ve yıkamadıkları gerçek Türk ve müslümanların yok edilmesi ihtimali… Bir ümitle bunu bekliyorlar. Ankebut Ağı, dünya üzerinde bir güç seferberliği yaparak bu planın üzerine oynuyor. O çok az masrafla ve çok az emekle çekilmiş çok basit klipte ve beraberindeki çok basit metinde/sözlerde bunların mesajları var. 

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Geçmicek

17 Şubatta da yayında…
Onlarca sene de devam edecek.

Geçmiçek

Düşmüştük ama nihayet kalkıyoruz
Biz hainlere hep meydan okuyoruz
Her şeyin sonu var, biz de biliyoruz
Kazılan kuyulara, kazanları düşürüyoruz

Gitmeye niyetimiz yok, hep savaşıyoruz
Asırların intikamı var, günleri sayıyoruz
Doğru, çoğu geçti ve o güne yürüyoruz
Kimin ne hüneri varsa, sahada bekliyoruz

Barış Akarsu’yu neden öldürdüler?

Barış Akarsu da gizli Yahudiydi. Akarsu, bizim anladığımız manada kullanılmıyordu, aslında bir şifrelemeydi. Hem -ak hem -ar hem de -su gizli Yahudilerin, birbirlerini kolayca tanımak için isim ve soy isimlerinde çok sık olarak kullandığı hecelerden… Akman, aker, akar, arman, cansu, tansu gibi…

Ankebut Ağı’na şuurlu şekilde hizmet eden Barış, aynı zamanda Satanistti. İnsan kurban etme ayinlerine de katılıyordu. Kendisi de kurbanları kalbinden bıçaklayarak öldürüyordu, sadece katılıp izlemekle kalmıyordu. Kız kurbanlara tecavüz de ediyordu. Çiziyordu, kesiyordu, sadistliğini sergiliyordu.


Kaza denilen hadise de aslında bir su-i kasttı. Aracı yoldan çıkarttılar. Gizli Yahudi Tarkan’ı Tarkan yapanlar, şöhret yapanlar, hep varlıkta tutanlar ve Tarkan üzerinden bu milletin ahlakına, kültürüne, dinine, örfüne kastedenler, Barış Akarsu’yu katlettiler. Bir iç çekişme yaşandı. Barış Akarsu’nun Tarkan’ı geçmesinden endişe ediyorlardı. Tarkan’la Barış Akarsu zaten kamuoyuna yansımayacak şekilde atışıyor, tartışyordu. Barış’ın ortadan kaldırılmasını ilk önce Tarkan Tevetoğlu istedi.


Bu arada, aklınıza takılmıştır, tam tahmin ettiğiniz gibi, Tarkan da ayinlerde insan katleden Satanistin teki. Bu milleti yaşarken öldürmek için, manen/ruhen öldürmek için kullandıkları piyonlarından biri…

Tarkan, tam bir baş belası ve uğraşılınca ceremesi çekilecek biri olduğumu düşünüyor ve bunu birkaç kez etrafı ile konuştu, dinledik, duyduk. Siz yine de şansınızı bir deneyin, yazdıklarımı ona her yoldan ulaştırın. Bakalım nasıl karşılık verecek ya da karşılık verebilecek mi…

Akarsu’nun arabasını yoldan çıkartanlar MİT/CIA ortak elamanlarıydı. Akarsu’nun Amerika’ya atar yaptığı için öldürüldüğü iddia edilir ama onun Amerikan karşıtlığı bir danışıklı dövüşten başka bir şey değildi. Akarsu’nun aracına Coca Cola aracının çarpması da tesadüf değildi. O Coca Cola aracı bu su-i kast için oradaydı ve içindekiler de MİT/CIA ortak personeliydi.

Mehmet Fahri Sertkaya