Etiket arşivi: Satanizm

“Geççek” mi “geçmicek” mi…

Bir nükleer bombanın üzerinde oturduğu halde, neyin üzerinde oturduğunu bilmeyen kişi kadar rahat ve huzurluyum. 

Ben, bu gezegende, yerin altındaki ve üstündeki gelişmelerin/dengelerin tamamına yakınını biliyor, istihbarat alabiliyorum. Ayrıca cinler alemini ve metafizikçileri de gerektiği kadar yakından takip ediyor, bunlara gerektiğinde müdahaleler de yapıyorum. 

Hiçbir sahayı kontrolsüz bırakmıyorum ve hiçbir hususta tedbirsiz davranmıyorum. Bunları bilmeyerek kararlar alıyor ve hamleler yapıyor olsam, bu günlere gelmem imkansız olurdu.

Bunu çok sık tekrar ettim biliyorum ama hala endişeli olanları görüyor ve bir kez daha tekrar ediyorum. Ben öl-me-ye-ce-ğim. Şu cehennem gibi dünyada kalmak mı istiyorum? Hayır… Tercih hakkı verseler bir dakika duranın adı mfs değildir. Lakin yapılması gereken daha çok hizmetler var. Takdir böyle… Benim iradem cüz’i irade. Her şeye karışamıyorum. Her hususta karar alamıyorum. Külli irade sahibi olan Allah var. Ve o Allah şöyle buyurdu:

–  “Ve mekeru ve mekerallah vallahü hayrul makirın” 

– “(Yahudiler) tuzak kurdular, Allah da onların tuzaklarını bozdu. Evet, Allah en iyi tuzak bozucudur.” 

(Al-i İmran suresi – 54. ayet)

Bırakın düşmanlar hesaplar yapsınlar, ben onların hesaplarının istihbaratını alabiliyorum. Daha önce sayısız kere yaptığım gibi, onları bu defa da ters köşe yapacağım. Aslında ben yapmayacağım, ben vesile olacağım. Sebeplere uyacağım ve Allah da böyle takdir edecek, böyle yaratacak.

Göreceğiz, Allah’a kul olanlar mı muzaffer oluyorlar yoksa kendileri gibi bir fani olan İblis’i ilah zan edenler ve ona tapınanlar, onun emriyle bu dünyayı cehenneme çevirenler mi…

O gün gelir, yaşanır geçer ve sonra “geççek” mi “geçmicek” mi tekrar tartışılır.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Kan peşindeler

Çupakabra denilenlerin bazı türleri de dahil olmak üzere, Amerika kıtasında asırlardır görülmüş ve halen ara ara görülen vahşi ve tuhaf canlılar, uzaylılar tarafından yapılmış robotlar… (Çupakabra denilen canlılar arasında robot olmayanları da var.)

Hayvan suretlerinde imal edilmiş olan bu robotlar, muhtelif maksatlarla kullanılıyorlar ama dünyamızın hayvanlarını, bir cerrah bilgisi ve tecrübesiyle hem de çok çok kısa sürede parçalarken ya da hiç parçalamadan vücutlarının tam yerinde açtıkları bir tek delikle bütün kanlarını çekerken, bir insanın sergileyebileceği bilginin, dikkatin, marifetin, hızın, gücün çok ötesini sergiliyorlar.

Çünkü bunlar, bizden on binlerce sene ileri bilim ve teknoloji ile imal edilmiş mükemmel teknik özelliklerde olan robotlar… Hayvan bedenlerinden en profesyonel şekilde çalınan kanlar ise yeraltı şehirlerinde muhtelif maksatlarla kullanılıyor. İçiliyor, sürülüyor, tıp sahasında kullanılıyor ya da ayinlerde kullanılıyor. Yeraltı şehirlerinde düzenli olarak yapılan satanist ayinlerinde de kullanılıyor. Dünyamızda gizlice yaşayan uzaylı insan türleri arasında da satanizm çok yaygın. Bu uzaylı insan türleri, yeryüzüne çıkmanın riskine her zaman girmiyorlar da kan ya da başka bir şey lazım olduğunda hayvan suretinde ya da yarı hayvan yarı insan suretinde imal edilmiş robotlarını ya da biyonik robotlarını kullanıyorlar.

Skinwalker çiftliğinde görülen, kafasına birkaç kurşun isabet ettiği halde hiç kanaması olmayan ve sonra hiçbir şey olmamış gibi bir buçuk kilometre kaçan, bir buçuk km sonra izleri aniden kesilen ve kurt olduğu zan edilen şeyin de bu gibi robotlardan biri olduğunu değerlendiriyorum. Oralarda bir yerde yer altına geçiş kapısı olmalı ve oradan aşağıya geçmiş olmalı. Kurt adam efsanesi de bu nedenle yayıldı. Çünkü bunlar, o anda vücutlarının hangi pozisyonda olduğuna göre insanlar tarafından çok farklı farklı algılanabiliyorlar. İnsansı duruşları, halleri de var ama kurt gibi kafaları ve davranışları da var. Kurt/insan melezi bir canlı imiş gibi görünen bir fiziki şekilleri var.

İşte bölgede asırlardır tartışılan ve korkulan ama bir türlü hakikati bulunamayan şey bu; yüksek teknolojili, dünya insanlığının düşmanı, gizlenerek yaşayan ve çoğunlukla satanist olan uzaylılar…

Mehmet Fahri Sertkaya

Türkiye nereye sürükleniyor?

Ateizm mi, Satanizm mi?

Türkiye nereye sürükleniyor?
İki dakika aklı başında konuşmalar yapamıyorlar. Ruh sağlıkları kadar hepsinin beden sağlıkları da bozuk. Birkaç dakika konuşup da sözün cinlere, büyülere gelmediği olmuyor. Ayinlerde katledilen hayvanlar ve insanlar dünyanın dört bir yanında meydana çıktı da yargılamalara konu oldu. İnsanlığa toptan düşman olan ve kötülüğü iyilik gibi görüp sürekli yapmayı temel inançlardan biri olarak kabul eden Satanizminin önünü kim açıyor, onlara bu serbestliği kimler veriyor?

“Annem Şeytan’ı çok seviyor ama onda biraz Allah korkusu da var.” diyor. Allah’a inanan ve Allah’tan korkan biri İblis’i sever mi? İblis’i seven biri Allah’tan korkar mı? Ayrıca bu cümlesinde, annesinde hala Allah korkusu bulunmasından ve kötülük yapmaktan kaçınmasından nasıl da rahatsızlık duyduğu zahir olmuyor mu?

Tam manasıyla Satanist olmuş birinin yanında, aklınız-devreleriniz zorlanmadan yarım saat durup konuşamazsınız.

Bu derece şerli bir tarikatla mücadelede hiç taviz verilmemeli.

Mehmet Fahri Sertkaya