Eski Mısır’da da çok sık olarak metafizik çatışmalar hatta büyük metafizik savaşlar yaşanıyordu.

O devirde uzaylı insan türleri dünyamıza gizlenmeden gelerek faaliyette bulunabilirlerdi. Mısırlılar, uzaylı insan türlerinin kendi aralarında, kendilerine zarar vermeden yaşamasını hatta yer yer idari kadro içinde yer almalarını hatta bazen Firavunların uzaylı türlerden olmasını yadırgamıyorlardı. Hatta daha önce anlatmıştım ki çok meşhur bazı Firavunlar bizim dünyamızın insanları değildi. Süleyman aleyhisselamın veziri Asaf da bizim dünyamızın insanı değildi.

Hep söylediğim gibi, o devirde bizim dünyamızın teknolojisi de çok ileriydi ve uzaydan teknoloji nakline ihtiyaç da yoktu. Bizim dünyamızın insanları da başka dünyalara-gezegenlere gidip gelirlerdi ya da gidip kalırlardı. Dünyalar arası bu trafik neticesinde, zenciler, Japonlar ve Çinliler olduğu gibi, uzayın muhtelif yerlerinde çok yüksek sayıda melez türler de oluştu.

Dünyamızdaki devletler-liderler arasında savaşlar olduğu gibi, kaçınılmaz olarak dünyalar arası savaşlar da olurdu. Dünyalar arası çatışmalar çoğunlukla şimdilerde olduğu gibi metafizik tekniklerle olurdu. Mısırlılar da bu türlü saldırılardan korunabilmek için başlarına yüksek teknoloji ile üretilmiş çeşit çeşit kasklar takarlardı ve bunlar Mısır’daki tarihi eserlerin duvarlarına resmedilmişti.

Günümüzde uzaylı insan türlerinin hepsi metafizik saldırılardan korunmak ya da metafizik sinyallerini güçlendirmek için binbir türlü kask kullanıyorlar ama bizim dünyamızın bazı devletlerinin gizli servislerindeki metafizikçiler de benzer kaskları kullanıyorlar. Yani Mısır’da binlerce sene önce resmedilmiş yüksek teknolojinin bir kısmına bizim dünyamız da yine çoktan ulaştı. Ayrıca bilinmeli ki metafizik çatışmalarda sadece kasklar değil, daha başka aletler-cihazlar da kullanılıyor. Söz konusu Mısır çizimlerinde bunlara da zaten yer verilmiş. Bu izahlarımdan sonra, dünya üzerindeki beyin takımı deyip durduğum kişiler, konuya bu çerçeveden bakıp bu güne kadar çözemedikleri yüzlerce şeyi hemen çözeceklerdir.

Mehmet Fahri Sertkaya