İnsanlığa çok faydalı olabilirdi ama izin vermediler.

Bir kargo firmasında çalışan 18 yaşındaki Furkan Celep sosyal medya hesabından “Bir araba, bir ev uğruna yıllarımı harcamak istemiyorum.” yazıp kayalıklardan atlayarak vefat etti.

Hayatı boyunca cinlerin musallat olduğu Furkan, aslında çok zeki, çalışkan, kabiliyetli, derin görüşlü ve elinden tutulsa ülkesine ve bütün insanlığa büyük hizmetler yapabilecek bir gençti. Diğer aile fertlerine olduğu gibi kendisine de cinler musallat oluyordu.

Dünya üzerinde İblis’in sistemini bozabilecek ya da büyük zararlar verebilecek insanların bulunacak olması İblis’i ve ona kulluk eden Sanhedrin hahamlarını ve onların emrindeki Ankebut Ağını her zaman endişelendirdi, endişelendiriyor.

Bu nedenle Sanhedrin hahamları her zaman çok büyük/ağır büyüler yapıyorlar. Bu gibi kabiliyetli ve tehlikeli gördükleri insanların hiç dünyaya gelmemesini sağlamaya çalışıyorlar. Bu maksatla yapılan büyüler neticesinde cinler kendilerine vazife çıkartıyorlar ve bu kişilerin anne ve babalarının hayatta kalmalarına, sonra evlenmelerine mani olmaya çalışıyorlar. Bunu başaramazlarsa bu defa çocuk olmasına mani olmaya çabalıyorlar. Anne ve babayı ayırmaya da çalışıyorlar. Bu da olmazsa bu defa doğan çocuğa daha bebeklikten itibaren musallat oluyorlar.

Ruh ve akıl sağlığını bozmaya çalışıyorlar. Elini hangi işe atsa kesik kalmasını sağlıyorlar. Bu nedenle Furkan gibi insanların çevresindeki insanlara da musallat oluyorlar. Bu gibi kişilerin, çevresindeki insanlarla sağlıklı iletişim kurmasına, onların arasında yer almasına, onlardan destek alarak dik durmasına ve yükselmesine mani olmaya uğraşıyorlar. Çevresindeki insanlar da ne olduğunu anlayamadıkları bir şekilde Furkan gibi insanları hep ötelemeye, suçlamaya, kınamaya, hor görmeye başlıyorlar. Aslında çok özel imkanlarla eğitilmesi ve sonra milli meselelerde çalıştırılması gereken Furkan gibi insanlar, bir kargo firmasında bile tutunamaz, çalışamaz oluyorlar.

Cinler, Furkan gibi insanların sürekli olarak kendini hor, hakir, kabiliyetsiz, başarısız, işe yaramaz biri olarak görmesini sağlıyorlar. Bunu, uyguladıkları zihin kontrolü teknikleri ile yapıyorlar. Yıllar boyunca bu gibi kontrollere tahammül etmeye çalışan kurbanlar (ki bunlar gerçekten çok ağır duygu krizleridir, ağır bunalımlar ve sarsılmalardır) bir süre sonra tahammül güçlerini kaybedebiliyorlar. Zaten çocukluktan çıkmaya başladıklarında ve işe yarar şeyler yapabilecek olduklarında, bu kişilere cinlerin uyguladığı baskı/kontrol de artırılıyor.

Furkan gibi insanlardan dünyaya çok sayıda geliyor ama bunların çoğu, neler döndüğünden habersiz olarak mağlup oluyor, çıkamıyor, kurtulamıyor ve genç yaşta öldürülüyor ya da yaşasalar da akıl ve ruh sağlıkları bozuluyor. Her şeyden, herkesten geri duruyorlar, böyle olunca daha rahat daha huzurlu olduklarını düşünüyorlar. Çünkü bu kişiler böyle yapınca üzerindeki cin baskısı azaltılıyor. Böylece, tarihe geçmek yerine, sönük hatta acınası hayatlar yaşıyorlar.

Gelecek yaşanmasın, Firavunlar ölmesin, Musalar doğmasın, insanlık huzur ve saadete ermesin, İblis’in sistemi yıkılmasın diye çırpınanlar da biliyorlar ki Firavunlar ölecek, yine her zaman Musalar doğacak, dünya insanlığı İslam’la müşerref olacak, huzur ve saadetle yaşayacak, acılar bitecek, şeytani sistem yıkılacak.

Ve onlar da biliyorlar ki o mesajı Furkan yazmadı, Furkan kendi iradesiyle canına kıymadı.

Ruhu için, el Fatiha!

Mehmet Fahri Sertkaya