Etiket arşivi: Medyum

Sorunların en büyüğü, genetik kod bozukluğu

Gözle tarama da görüldüğü kadarıyla… Sorunların en büyüğü, genetik kod bozukluğu…

Karmakarışık ve uyumsuz genlerin bir araya gelmesine sebep olmuş evlilikler, akrabalıklar, sülaleler/soylar…

Vakaların/şahısların en az yüzde sekseni, düzgün/sağlıklı bir hayat yaşamaları için ihtiyaç duyacakları gen kodlarına sahip değil. Ne kadar iyi niyetli ve gayretli olsalar da o sorunlarını aşamazlar. Kapalı olan idraklarını açamazlar, sürekli sorunlu olan sinir sistemlerini düzeltemezler. Normal çalışmayan beyinlerini düzeltemezler. Hafıza ve muhakeme sorunlarını ortadan kaldıramazlar. Önünü sonunu hesap etmeden davranışlar sergilemeyi durduramazlar. Bunlar, doğuştan gelen ve kalıcı olan genetik sorunların tezahürü…

İlk yapılacak olan şey bu soyların devlet otoritesiyle tespit edilerek hem erkeklerinin hem kadınlarının kısırlaştırılması… Bu kadar ileri seviyede kod bozukluklarının yeni doğumlar vesilesiyle devam etmesine, yeni nesillere aktarılmasına, hem o doğacak çocukların çok büyük acılar çekmesine hem de çevrelerinin ve devletin taşınmaz yüklerin altına girmesine mani olmak. Cerrahlar kadar kararlı, merhametli olmak.

Bunun haricinde, vakaların bazılarında öncelikli sorun, ortalamanın çok ama çok üzerinde zeka seviyesinde olmaları… Bunu kendilerinin de çevrelerinin de fark edememesi. Bu hallerine rağmen etraflarındaki normal insanlar gibi bir hayat yaşamaya zorlanmaları. Buna ayak uyduramayınca, sürekli uyumsuzluk, sürekli yanlış anlamalar ve yanlış anlaşılmalar yaşayınca da yalnızlaşmaları, bunalmaları…

Vakaların bazılarında ise asıl sorun metafizik musallat… Orada, sadece birkaç gün içinde büyük oranda toparlanması, sadece üç hafta içinde tamamen iyileşmesi ihtimali olan kişiler de varmış.

Muhtemelen aralarında aşık cin musallatı yaşayanlar da varmış. Çünkü hayatın akışı içinde sık sık görülen bir şeydir ki cinlerin kadınları, insanların erkeklerini çok beğenip aşık olduklarında, o erkekleri çok yoğun şekilde zihin kontrolünde tutuyorlar. Mantıksız, anlaşılamaz, yıllar sonra bile sırrı çözülemez şekilde suçlar işlemelerini sağlıyorlar. O erkek kendini bir anda ceza evinde ya da hastahanede buluyor. Artık oradan senelerce çıkamayacağı şartlara düşmüş oluyorlar.

Neden ve nasıl suç işlediklerini, oralara nasıl sürüklendiklerini bile tam olarak bilemiyorlar. Zihin kontrolünde olmaları ihtimali akıllarına bile gelmiyor. Neden ve nasıl yaptıklarını anlayamadan, bir anlık bir parlamayla gurbete gitseler, sonra sakinleşince geri dönebilirler ama cinler işi sağlama alıyorlar ve ceza evine sürüklüyorlar.

Cinlerin kadınları çok kıskançtırlar ve bir insan erkeğini, o erkeğin annesinden hatta kızkardeşinden bile kıskanıp uzak tutmak isterler.

Bazı vakalarda asıl sorun ise, şahısların güçlü metafizik kabiliyetlere sahip olmaları ve bunun tam olarak farkında olmamaları. Metafizik kabiliyetlerin neler olduğunu, nasıl kullanıldığını bilmemeleri. Bu kabiliyetleri, kendi kontrollerine alamamaları…

Başka insanların görmediği şeyleri gördükleri, duymadıkları şeyleri duydukları, hissetmedikleri şeyleri hissetikleri halde, bunun neden ve nasıl olduğunu bir türlü çözememeleri…

Bu insanlara “Hani medyum denilen insanlar var ya, işte sende de aynı kabiliyetler var, hiç eksiği yok. Hatta onların bazılarında olanlarda daha fazla metafizik kabiliyetler bile sende var. Şimdi sana, senin diğer insanlar gibi olamamanın en büyük sebebini fark ettireceğim” denilseydi ve gerçekten dürüst metafizikçiler bu kişilere birkaç günlerini ayırsalardı, sorunlarını çok kısa sürede aşarlardı.

Vakaların bir kısmında görülen şey ise, çok ama çok zor çocukluk, gençlik dönemleri yaşamaları. Çok sorunlu ailelerde ve çevrelerde yaşamış olmaları. Sürekli sözlü ve fizikli eziyet görmeleri, sürekli çevreden haksızlık ve gayr-i insani tavırlar görmeleri…

Bazı vakalarda ise on saniye izlemeye bile gerek kalmadan anlaşılabiliyor ki şahıslar bile isteye akıllarını zorlamışlar. Nefislerine öyle bir uymuşlar ki her pisliği yaptıkları halde bir yandan da kendilerini dünyanın en çalışkan, zeki, dürüst, namuslu insanları gibi görür olmuşlar. Nefislerinin elinde, hayvanlardan bile aşağı hallere düşmüşler. Bunların, hoş görülecek ve hasta kabul edilecek bir yanları yok. Bunlar için boşuna masraf etmeye, kamu yükünü artırmaya da gerek yok. İdam cezası uygulanmalı.

En büyük sorunlardan biri de psikiyatrinin uydurma ve sömürmeye dönük bir bilim dalı olması, ilaçlarının hiçbir işe yaramaması, psikiyatri sahasında büyük çoğunlukla kripto kimlikli hainlerin faaliyet göstermesi… Masonların ve satanistlerin bu sahadan çok büyük menfaatler elde etmeleri.

Metafizik kabiliyeti olup bir de dürüst olan, kabiliyetleri ile insanlığın faydasına işler yapacak olan kişilerin yolunu da bu sözde hastahaneler ve ilaçlar ile kesebilmeleri…

Tamamen farazi değerlendirmeleri/kriterleri ve teşhisleri olan bu sözde bilim dalı sayesinde, ticaret ve siyaset sahalarında kendilerine güçlü/dişli rakip olan kişilerin bile mümkün olanlarını bu yolla, sözde psikiyatri hastahaneleri ve ilaçları yoluyla oyun dışına atabilmeleri…

Şu videoda görülenler arasındaki yarı akıllılar bile anlamışlar ki orası bir hastahane değil, en ince detaylarına kadar sömürmeye ve oyalamaya planlanmış vahşi bir çark… Kamunun kaynakları kripto kimlikli hainlerin cemaatlerine akıyor. Devletimiz bu sözde hastahaneler üzerinden onlarca senedir soyuluyor. Bir yandan da milletimizin vergileri yurt dışındaki sözde ilaç firmalarına ve onların arkasındaki masonlara, satanistlere akıyor.

O baş hekime de biri soymalıymış:

  • Hastaların sözde tedavi süreçlerine destek olmak için sadece bulaşık yıkatılması, temizlik yaptırılması mı aklınıza geliyor? Madem ki asıl maksadınız onları meşgul etmek, boş oturmalarına ve derin düşünmelerine mani olmak… O halde neden gerçekten zevk de alarak, aynı zamanda sakinleşerek belli başlı el işleri/sanatları yapmaya ve ayrıca spor yapmaya teşvik etmediniz? Eş zamanlı ve düzenli olarak neden dinlendirici müzikler dinletmediniz? Gerçekten ferahlatan görüntüler, filmler, belgeseller izletmediniz?

Şu lanet olasıca sözde bilim dalından, psikiyatriden, onun üzerinden sebep olunan bütün acılardan ve sorunlardan artık bütün dünyanın kurtulması gerekiyor. İnsanı insandan saymayan üç beş tane mason ve Yahudi, uydurmuşlar sözde bilim dalı diye psikiyatriyi, on milyonlarca akıllı ve dürüst kişi bunu yıkamıyor. Ülkelerin meclislerindeki hainler, masonlar bile bunlara çalışıyor. Uydurmuşlar birkaç tane sözde psikiyatri derneği, kadrolarını kendi adamları ile doldurmuşlar, devlet otoritesi gibi tavırlar sergiliyor bu sözde dernekler.

Gördün mü Kazım?

Şu son görüntüne bakarak, aklının yarıdan fazlasının gitmiş, kaybedilmiş olduğunu değerlendirdim. Çok ağır ve sonu çok felaket olan bir krizin içinde olduğunu değerlendirdim. Kaşının, gözünün, yüz hatlarının, beden dilinin, renginin değerlendirmesini daha isabetli yapayım, hata olmasın diye… Tuttum akıl hastahanesindeki kişilerin görüntülerine bakmak istedim. Mevzu nerelere geldi…

Lakin kesinlikle emin oldum ki o tarihte, o hastahanede bulunanların çoğu, senin şu tarihteki şu halinden daha ehven haldelermiş. Kendine ne halt edeceksen et Kazım ama sakın çevrene zarar verme. Bak, bir kişiye sıkabiliyorsun, ikincide af etmiyorlar, yatırıyorlar, haberin olsun.

Akademi Dergisi | Mehmet Fahri Sertkaya

Her şey yıkılacak

“Her şey yıkılacak”

4 Ocak 2023 tarihinde paylaşılmış olan bir video…

Sadece Türkiye’de değil, dünya genelinde binlerce astrolog ve medyum, Akademi Dergisi’ni dikkatle takip ediyor ve bu sayede isabetle yol alabiliyor. Bunlar, neler olacağını çoktan gördüler, anladılar. Bunlardan sadece küçük bir kısmı gerçekleri anlatıyor. Küçük kısmın arasından çok çok az bir kısmı da gerçekleri yayınlarda anlatıyor. Diğerleri, namussuzca para çarpmaya ve/veya gizli servislere oyuncak olarak insanlığı felakete sürüklemeye devam ediyorlar.

Dünya genelinde çok yüksek sayıda yayıncı, programcı da Akademi Dergisi’ni her gün dikkatle takip ediyor.

Akademi Dergisi, şu ana kadar zaten dünyayı çok büyük oranda dönüştürdü, değiştirdi.

Hususi olarak, tasvip etmediğim ve beni de tasvip etmeyen kişilerden ve çevrelerden de paylaşımlar yapıyorum ki vaziyetin ciddiyetini hala idrak edememiş olanların gözleri açılsın… Burada kendi çapımızda dönmediğimiz, sahada nelere sebep olduğumuz ve anlattıklarımızı ne kadar geniş bir çevrenin kabullendiği, dikkate aldığı, doğruladığı, iyice anlaşılsın…

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Bir devlet başkanı aramış, danışmak istemiş

Bir devlet başkanı aramış, danışmak istemiş Sinan Hoca’ya…

Nasıl da değişik bir havaya girerek anlatıyor. “Asistanım” diyor, “devlet başkanı tarafıyla görüştü” diyor.

Mfs vurunca öldürüyor, tutunca uçuşa geçiriyor. Hatta tutmasa da biraz dikkat kesilse, o bile uçuşa geçmeye sebep oluyor. Dünyada öne çıkmış on binle astrolog ve medyum var. Dünya liderleri bunca kişiyle değil de bir anda neden Sinan Hoca ile ilgileniyor, bir düşünmek lazım.

“İki buçuk yıl boyunca hesaplar görülecek” diyor. “Yanlış yapmış olanlar ifşa olacaklar ve cezalarını bulacaklar” diyor. Bence ilk zamanları sert ve hızlı hesaplaşma olacak da sonra kademe kademe aksiyon, hız düşecek.

Güya İsrail, deniz suyundan çok bol şekilde içilebilir su üretme tekniğini bulacakmış. Başka ülkelere verip vermeyeceğini bilemiyormuş. O teknik zaten bütün ülkelerin elinde var şu anda… İstanbul’dan dünyaya yayıldı. İşte birkaç gün önce ABD üniversitesi de nihayet “buldu” o tekniği ve duyurdu. Nasıl bulduğuna şaşırdık kaldık zaten…

2024’te güya İsrail çok iyi şartlarda olacak, yükselecek, güçlenecekmiş. Sinan’ın, İsrail’in ve dünyanın ne şartlarda olduğunu bilmediğini zan etmiyorum. Bütün astrologlar gibi o da Akademi Dergisi’nin büyük bir dikkatle takip ediyor. Akademi Dergisi sayesinde isabet ediyor ve öne çıkıyor. Bilip de böyle konuşmak da hiç hoş değil. Dürüstlük değil bu… İnsan ne bilirse bilsin, dürüst olmadıktan sonra, muteber olmadıktan sonra bir hiçtir.

Devamını izleyemedim. Buraya kadar zaten zor sabır ettim. Birkaç işi bir arada yaparken kulak verdiğim halde, devamına tahammül edemedim.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Haydi yaaa, öyle miymiş?

Bunu anlamak için medyum olmaya gerek var mı?

İki seneden fazla süredir yaptığımız yayınlarda bunu konu ettik ve herkesin çok iyi derecede anlamasını sağladık. En son Poseidon denilen şeylerin ne olduğunu bile herkese açık ortamda, en açık şekliyle yazdım ve 1509 büyük İstanbul depremini Poseidon isimli o uzaylı aracının yaptığını da yazdım. O deprem bile suni bir deprem olduğunu ise çok daha öncesinden tekrarla yazıp anlattım. “500 sene sonra tarih tekerrür edecek” diye de yazdım.

Bu şahıs sözde medyum ama burnunun önünü bile görmüyor. Aslında görüyor, görüyor ama işine gelmeyince görmek de anlatmak, öğretmek de istemiyor. Tutmuş bu gerçeği, dünyanın dört bir yanında çok yüksek sayıda insan çoktan öğrenmiş ve anlamışken, bu günlerde anca yazıyor… Onu yazarken bile araç demiyor, saldırı demiyor, deprem demiyor. Hala daha millet ve insanlık umurunda değil ki hala daha demiyor. Neden, çünkü dürüst değil. İstese o günlerde bile bu bilgiyi doğrulamaya çalışır. Doğrulayamasa bile kuvvetli ihtimal dahilinde görüp anlatır ve insanlığa fayda sağlamış olur. Lakin her gün profilinden dürüstlük ve karakter satıyor. Türlü zıt inançları ve fikirleri bulama yapan sanki kendisi değilmiş gibi, profiline bir baksanız, bir de dünyanın en doğru inançlı, en karakterli, en dürüst insanı kendisi imiş havasından başka bir şey göremezsiniz.

Bu modeller böyle, milyon sene ömürleri de olsa, hep boşa, hep boşa… Neden? Hakikati zaten biliyorlar. Bile bile inkar modundalar. Buna küfr-ü inadı deniyor. Ebu Cehil de Ebu Leheb de Karun da Firavunlar da Nemrud da hep küfr-ü inadı ehliydi.

Kendisi de biliyor. Kendi rüyasında malum edilmiş. Karun gibi dünyalık peşinde çırpındığı sırada ani ve feci bir ölümle ölecek. Bunu da biliyor ama hala kendine ayar çekmiyor. Neden, çünkü küfr-ü inadi böyle bir şey…

Ayrıca bilinmeli ki bütün dünyanın manyetik alanı ve yer çekimi bozulmayacak. Bu, teknik olarak imkansız. Bunun olmasından sonra dünyanın düzelmesi de imkansız. Lakin, bu hal bir şehirde ya da bir bölgede yaşanabilir ve öyle de olacak. Zaten bu, onlarca senedir dünyanın dört bir yanındaki şehirlerde yaşandı/uygulandı ama bu defa nadiren görülebileceği kadar şiddetli, kuvvetli olacak. Büyük ihtimalle bu defakine de “İkinci küçük kıyamet” denir.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

..

Selma Gürbüz…

“Türkiye’nin dünya çapında tanınan sanatçılarından” denilen Selma Gürbüz, korona virüsünden ölmedi. Satanist büyücü pisliğin tekiydi. Medyumluk da vardı biraz ve çok sert bir şekilde çarpıldı. Hak ettiği yere gönderildi.

Tek tek yazacak olsak alt alta on binle paylaşım yapmamız gerekir. Son birkaç haftada dünyanın dört bir yanından çok yüksek sayıda büyücü, medyum, kara paracı, devlet yetkilisi, ordu mensubu, istihbarat teşkilatı mensupları çarpılarak öldü. Çoğuna korona dediler, gömdüler geçtiler.

Bu sayıya, bazı orduların mensubu olan çok yüksek sayıdaki erler dahil değil.

Mehmet Fahri Sertkaya

Şalom

Rusya’nın Yahudi kökenli dünyaca meşhur ressamı vefat etti diye bir yazı olabilirdi bu fotoğrafın yanında ama öyle değil…

Tipik bir Rusya Yahudisi gibi görünen bu kişi, Solomon Soysuz’un dayısı… Bu kişi Yahudi ibadetlerini de yerine getiren bir gizli Yahudiydi. Solomon Soysuz gibi dayısı da büyü işlerinden az anlardı. İyi bilmezdi. Yahudilerden bahsedip de büyücülükten bahsetmemek, hayatın olağan akışına aykırı. Konuşulanlara göre uyuşturucu çektikten sonra ölmüş.

Soysuz’un yakın zamanda vefat eden annesi de sürekli büyüler yapan bir gizli Yahudiydi. Medyum kabiliyetleri de vardı. Onun hakkında da çok şeyler konuştular. Konuşulan bir iddiaya göre, o sıralarda Soysuz’u çok sıkıntıya düşüren siyasi gelişmeleri Soysuz’un lehine çevirmek için, pek çok önemli kişiye büyüler yapmış durmuş. Hatta metafizikle saldırmış. Sonra da sert bir karşılık alıp ölmüş. Kısacası çarpılmış…

Mehmet Fahri Sertkaya

Ünlü modacı mı insan şeytanı mı?

Ne seviyede bir tasarımcıydı bilmem, anlamam ama hiç iyi bir medyum/metafizikçi değildi. Boyundan büyük işlere kalkışıyordu.

Hakkındaki haberde şunları yazmışlar:

Muğla’nın Ula ilçesinde yaşayan dünyaca ünlü tasarımcı Aslı Yılmaztürk, evinde ölü bulundu. Aslı Yılmaztürk’ün şüpheli ölümüyle ilgili jandarma ekipleri geniş çaplı soruşturma başlattı

Çilingir yardımıyla içeri giren Akyaka Jandarma Karakol Komutanlığı ekipleri, genç kızın yatakta cesediyle karşılaştı. Olay yerinde yapılan incelemenin ardından Aslı Yılmaztürk’ün cesedi cenaze aracıyla otopsi yapılmak üzere Muğla Adli Tıp Kurumu Morgu’na kaldırıldı.

Vücudunda delici ve kesici herhangi bir yara izine rastlanmayan Yılmaztürk’ün şüpheli ölümüyle ilgili jandarma ekiplerince geniş çaplı soruşturma başlatıldı.

Gizli Yahudi ve Satanist Aslı Yılmaztürk’ün ölmesiyle Kardeş Payı dizisinin gizli ve gerçek senaristi Sadık Gürbüz arasında bağlantı var.

Kardeş Payı dizisi, insanların bilinçaltına Satanizmi, her zaman her şartta kötülük yapmayı, insanlıktan çıkıp insanlığın düşmanı olmayı aşılamak için sinsice kodlanmış ve herhangi bir medeni/çağdaş hukuk devletinde milli güvenlik sorunu görülüp de ikinci bölümünün yayınlanmasına bile izin verilmeyecek bir diziydi. Bir hukuk devletinde bunu yazan, çeken, oynayan, oynatan/yayınlayan herkes idam cezası kapsamında yargılanırdı.

Lakin kadronun nerede ise tamamı gizli Yahudi, birkaçı ise gizli Ermeni ve bilmem ne bela tipler… Ülkede iktidar hala bu Türk Müslüman rolü oynayan insanlık düşmanlarının elinde… Şu sözde diziyi yayınlayan da gizli Yahudi Ferit Şahenk… Hedef İslam inancını tamamen yok etmek, İslam ahlakını, ibadetini ve hukukunu tamamen yok etmek, iyilik ve sevap inancını/kültürünü yok etmek, kötüleri ve kötülüğü iyi görüp sevdirmek, kendinden başkasını düşünmediği gibi sürekli olarak kötülük yapmayı üstünlük görecek sapık bir itikadı hakim kılmak, bunu espirilerin ve mizahın içine karıştıra karıştıra yapmak, nabza göre şerbet vermek ve dolayısıyla Türk milletini ve devletini bu yollarla çöküşe sürüklemekti. Milyonlarca TC vatandaşı o sözde dizi ile manen/ahlaken zehirlendi, zehirleniyor. Hala yeni ergen çok sayıda TC vatandaşı, en çok da Youtube’da bu sözde diziye denk gelerek adeta devrelerini yakıyor, fıtratını bozuyor.

Kardeş Payı dizisinin görünürdeki senaristleri gerçek senaristler değillerdi. Gerçek senarist, Alevi maskesi takmış bir gizli Yahudi ve Satanist olan, milletin dinine, sonsuz saadetine, ahlakına, namusuna, ruh sağlığına, vatanına-devletine ve ayrıca gelecek nesillere bile tuzaklar kuran Sadık Gürbüz’dü. Sadık Gürbüz ayinlerde İblis’e insan kurban edecek kadar sapıtmış ileri derecede insanlık düşmanı bir Satanist.

Metafizik sahada kısa sürede aldığı darbelerden öyle korkup endişelendi ki bu sahada iyice mahir olan olmayan tanıdığı herkesi o panikle sahaya çekti. Aslı Yılmaztürk de sahaya çekilenlerden biriydi. Kendince Satanist usullerle büyü ayini yaparken çarpıldı. Çarpılıp kendini yatağına attıktan kısa süre sonra da öldü.

Sadece Aslı değil, Gürbüz’ün cepheye çektiği başka büyücüler ve metafizikçiler de öldüler, ölüyorlar.

Mehmet Fahri Sertkaya

Beklendiği gibi çıktı…

Ankara’da kendisini medyum olarak tanıtan ve büyü yaparken hayvanları ve hayvan organlarını da kullanan Sadiye Servet G.’nin evindeki 20 köpek ve 16 kediye el konulmuştu.

Bir hayvansever olduğu ve sokak hayvanlarını korumaya alıp beslediği iddia edilen büyücünün hayvanlarının hepsinin enfeksiyonu olduğu, iyi beslenemediklerinden ötürü dişlerinin döküldüğü belirtildi.

Hayvanlar arasından 4 kediyi muayene ederek raporu hazırlayan Veteriner Hekim Çağlar Aslan, kedilerin ilk muayenesinde uzun süre bakımsız kaldıklarını belirlediklerini söyledi.

Aslan, kedilerden 3 tanesinin çok zayıf olduğunu ve hepsinde enfeksiyona rastladıklarını belirterek, “İlk geldiklerinde çok yoğun ishalleri vardı, acil müdahale yaptık. İshalleri parazitliydi ve askaris döküyorlardı. Gelen hayvanların hepsi çok zayıf ve kanlarında yoğun enfeksiyon vardı. Durumları gerçekten çok kötü olarak bize geldi. Biz direk acil müdahalelerine başladık. Sıvı ve antibiyotik tedavileri devam ediyor. Parazitleri için tedavileri sürüyor. 2 hafta tedavilerine devam edeceğiz. Kilo almaları 3 ayı rahatlıkla bulabilir. Hayvanların durumunu stabil hale getirmeye çalışıyoruz” dedi.

Kedilerin kendilerine çok aç olarak geldiğini ve hemen mamalara hücum ettiklerini anlatan Aslan, “Normalde bir kedinin ortalama ağırlığı 4 kilo olması gerekirken, bize gelen kediler 2 kiloydu. İyi beslenemedikleri çok belli oluyor.” dedi.

Büyücülerin büyü yaparken hayvanların dişlerini, tüylerini, kuyruklarını, tırnaklarını, ayaklarını çekerek/keserek kullandıkları da biliniyor.

Dyatlov geçidi vak’ası: 56 yıl sona bile sırrı çözülemedi

https://ok.ru/video/374044232334

Dağcılar o kadar enteresan şekilde öldüler ki, üzerinden yarım asır geçti, teknoloji de çok gelişti ama hala hiç kimse bu ölümleri yorumlayamadı…

O bölgede uzaylılar da vardı ama Şeytan Geçidi (Dyatlov) vakası uzaylıların işi değildi. Sovyet gizli servisinin insanlık dışı deneylerinde geliştirdikleri çok ileri teknolojiler, dağcılar üzerinde de denendi.

Filmde de “biraz” konu edildiği gibi o bölgede gizli bir üs vardı. O üste binlerce insan, bir insanın görmeden aklına hayaline getiremeyeceği kadar vahşice deneylere tabi tutuluyorlardı. Zihin kontrolü deneyleri, biyolojik sistem üzerinde yapılan acımasız deneyler ve her şey vardı orada. Kimin nasıl bir acı çektiği umurlarında bile değildi.

Dağcılar, neler döndüğünü bilmeden o bölgeye yaklaştıklarında, onlar üzerinde de zihin kontrolü silahlarını denediler. Maruz kalanlar, çıldırmış gibi oldular. Kendilerine ve arkadaşlarına zararlar verdiler.

Kayboldukları duyulunca, dağcılar aramalar sonucu bulununca da bulunanları hemen gömüp yok etmek istediler. Hatta birini gömdüler ve kurtarma ekipleri tarfaından çekilen resimlerde bile oradaki başına diktikleri haç görülebiliyordu.

Sonra Rus gizli servisinin kontrol edemediği gelişmeler olmaya başladı ve soru işaretleri göz önüne çıktı. Mevzu büyüyecek ve Sovyet Rusyasının dünya lideri olabilmek için kendi insanlarına bile neler yaptığını ve ayrıca elinde ne kadar tehlikeli teknolojiler olduğunu herkes bilecekti. Neticede yine de konuyu kapatabildiler.

Ruslar, büyücüleriyle de konuyu korumaya almak istediler. O gün bu gün kim bu konuyu araştırmaya kalksa, şayet cinlere ve medyumlara karşı korunabilecek halde birisi değilse, ne olduğunu bile anlayamadan başlarına kötü şeyler geldi, geliyor.

The flag of Russia pinned on the map. Horizontal orientation. Macro photography.

Öldürülmem için gizli servislerine emir verdiler. Gizli servis de işi Türkiye’de Doğu Perinçek çetesine verdi. Onlar da emri yerine getiremediler ve hesapları bozuldu. Çünkü YİT her yerde…

Ruslar dün öğleden sonra toplantı yaptılar. Toplantının temeli “Mfs her işimizi bozuyor” üzerine kuruldu.

“Mfs her işimizi bozuyor. Böyle giderse daha da bozacak ve onunla baş edemeyeceğiz. Ermenistan meselesinde de onun yüzünden taviz vermek zorunda kaldık. Ankebut Ağı da peşi sıra hamleler yapıyor. Mfs var olduğu sürece bu sıkıntılarımızın hiçbiri düzelmeyecek” şeklinde tartıştılar.

Sonra da infaz edilmem kararı alındı. Emri Putin Şoygu’ya verdi. Şoygu gizli servise ve onlar da Doğu Perinçek’e verdiler.

Ruslar, akşam yaptığım birkaç kısa paylaşımdan sonra daha da çıldırdılar ve ellerini çabuk tutma kararı aldılar. Su-i kast planı hemen bu gece gerçekleştirilecekti ama bozulunca ise “eyvahh” dediler. Şimdi ise onlara yapacaklarımdan daha da çekiniyorlar.

Washington DC, USA – March 6, 2014: Crowd of people at Ukrainian protest by White House with Stalin and Putin sign

Putin, metafizik sahadaki kayıplarından ve aldığı verilerin güvenilir olmayışından dolayı endişeli. Ankebut Ağından gelecek daha güçlü dalganın/darbelerin farkında.

Bakanları ve idari kadrodaki diğer önde gelen adamları bu durumda Putin’e göre daha mantıksız ve faydalı olmayacak görüşlere sahipler. Putin’in etrafında bir avuç ahmak dolu. O kadro ile şu yeni dengeler içinde Rusya’yı parçalanmaktan koruması imkansız. Zaten Muktedirler İttifakı dediğimiz önceki dengeleri bozup da işleri buraya getirenler, her şeyi berbat edenler de o etrafındaki ahmaklar.

Ankebut Ağının yönlendirmelerimi hızlıca dikkate almayacağını da düşündüler ve büyük yanıldılar. Bir anda böyle sıkışınca da çareyi beni yok ettirmekte buldular ama o da olmadı.

Başlarına neler gelebileceğini medyumlarına/kahinlerine de sordular.

Onlar da iyi şeyler söylemediler. Bu endişe ile Ruslar bize karşı metafizik saldırıları artırdılar. Savunmada kalarak vurduğumuz büyük darbelerin ardından taarruza geçerek de metafizik sahada onlara büyük darbeler vurduk. Hatta ezip geçtik.

Bir çok yönden sıkışmışken bu yönden de bu hale gelmeleri neticesinde yok edilmemin şart olduğuna karar verdiler.

Medyumları “Almış olduğunuz önlemler sizi kurtaramayacak. Her türlü sıkıntıyı yaşayacaksınız” dediler.

Colored flag of China

Çin, finans kaynaklarını sıkı sıkı kontrol altında tutmaya odaklandı. Ankebut Ağının Çin’i ekonomik sıkıntıya/krize sokacağını, dış borçlanmaya yönlendireceğini düşünüyorlar.

Benimle hesaplarını daha sonraya bırakmış haldeler. Şu anda bana zarar veremeyeceklerini biliyorlar. Çevrelerindeki ülkelerden nüfuzları altında olanları da kendilerinin savunmasında kullanmak için iyice hazırlamayı planlıyorlar.

Çin, askeri ve mali sahada bir savunma savaşına hazırlanmak zorunda.

Almanya, İsviçre, Çin, Rusya, Amerika, Türkiye diye saymaya başlasak, dünyanın önemli yerlerinde çok sayıda toplantılar yapıldı, vaziyet değerlendirildi, kararlar alındı.

Dengelerin hızlı ve sert şekilde değişeceği açıkça anlaşılınca, birçok ülkedeki toplantıların konuları çoğunlukla savunma sanayiinin güçlendirilmesine, güçsüz düşecek ülkelerin sömürülmesine, küçük ama faydalı anlaşmaların ülkeler arasında yapılmasına dair oldu.

Çin, BM’nin, AB’nin ve güçlü ülkelerin siyasi yetkililerinin Doğu Türkistan’daki zulüm nedeniyle üzerine gitmesinden ve her türlü yaptırımları uygulamasından çok korkuyor.

Çin’in interneti çok hızlı şekilde tarayan yapay zekalı bilişim sistemleri var. Çin aleyhinde internet üzerinde herhangi bir ortamda oluşturulmaya başlanan havaların kokusunu hemen alıyorlar ve neler yapabileceklerine bakıyorlar.

Amerika başta olmak üzere Ankebut Ağındaki bütün ülkelerin terör, kaçakçılık ve insanlık suçlarına, insan hakları ihlallerine dikkat çekerek İran’ın üzerine gitmesi ve Rusya’nın yanından uzaklaştırıp kendi derdine düşürmesi, yaptırımları da artırması çok isabetli olacaktır.

Trump da eksik aksak kalan kısımları tamamlamak hususunda hassasiyetini ve iyi niyetini sergilemeli.

Tayyip’in kendini sürekli benimle kıyas eden ve bu nedenle hatalar yapmaya meyyal/eğilimli duran haline ince ayar çekilmeli.

Bu dengeler bir hatayı daha kaldırmaz ve ipler bir daha koparsa asla bağlanamaz.

Tayyip’in, Türkiye’ye yapılacak elektromanyetik saldırılar (suni yağışlar, seller, hortumlar, depremler) konusunun ciddiyetini anlayabildiğini ve doğru kararlar alabildiğini görmüyorum.

Ankebut Ağı, Türkiye’nin bu türlü saldırılara maruz kalmasına mani olmak için elinden geleni yapmalı, yaptırmalı. Bu saldırılar engellenemeyecek ve büyük kayıplar yaşanacak olsa bile en azından hemen sonrasında Türkiye’nin kendini hızlıca toparlamasını sağlayacak tedbirler mutlaka alınmalı. Bu yapılmadığında Ankebut Ağının bölgeye ve dünyaya dair planları da sekteye uğrayacaktır. Güçlü bir Türkiye Ankebut Ağına da lazım.

Emniyet, Jandarma ve istihbarat gücü Türkiye’deki Rus mafyalarının üzerine sevk edilmeli. Rus mafyalarına göz açtırılmamalı, mallarına çökülmeli, Rusya’nın kara para gelirlerine bu şekilde de büyük darbeler vurulmalı.

A silhouette style illustration of a superhero standing with sunburst effect in the background. Easy to edit. Wide space available for your copy.

Bu arada, gece uyumadım, ayaktaydım. Uzun ve yoğun geçen bir geceydi ama her şey kontrolümüz altındaydı. Hiç kimseye de kızmadım. Şu paylaşımları son derece sakin bir şekilde yapıyorum ve zaten yapacaktım.

Ankebut Ağı ülkeleri birbirlerine sıkı bağlanmalı. Birbirlerine güvenmeyen liderler planları zora sokacaklar. Bence Ankebut Ağı hiç zaman kaybetmeden Macron’dan kurtulmalı.

Çin’in, bazı önemli tavizler vererek Ankebut Ağı ile anlaşma talebi olursa, bu kabul edilmemeli. Çin’in kaçacak deliği yok ve iç dünyasının dışa/dünyaya gösterdiği gibi olmadığını yakında bütün dünya görecek. O kadar ahlaksız, dinsiz, vahşi, zalim bir milletin mensuplarının birbirlerini de umursamadıklarını ve birlik/beraberlik sergilemeyeceklerini yakında bütün dünya görecek. Ezici bir devlet otoritesi altında zoraki yaşatılan o millet, otoriteye birazcık güç yetirebildiğinde, karşı koyabildiğinde zaten Çin binbir parçaya bölünecek.

Rusya’nın devlet arşivleri arasında, o zamanlarda oralarda yapılan çok acımasız deneylere dair vesikalar da var. Yaşananları görmek bir yana, sadece o vesikaları görüp okuyan sağlıklı bir insanın ruh sağlığı hemen bozulabilir.

Three-dimensional synthetic works, representing the future of human science and technology, global science and technology

Metafizik dalgalarla nükleer bir denizaltının ana kontrol sistemi bozulabilir mi ve batırılabilir mi? Ya da hiç değilse bütün ekibi kısa sürede öldürülebilir mi?

“Dördüncü dünya savaşı insanların beyinlerinde yaşanacak”

Okumak için buraya tıklayın

https://telegra.ph/D%C3%B6rd%C3%BCnc%C3%BC-d%C3%BCnya-sava%C5%9F%C4%B1-insanlar%C4%B1n-beyinlerinde-ya%C5%9Fanacak-10-13

Mehmet Fahri Sertkaya ( 8 Aralık 2018)

Muktedirler İttifakı tamamen dağılmadı. Şu anda altı güçlü üyesi var ve yeni üyelere de açık.

130 kadar Çinli ve Rus büyücü öldü.

900 kadar Çinli ve Rus medyum öldü.

Şeytan Geçidi (Dyatlov) vakasını, sadistliğini yani Rusların insanlıktan çıkmışlığını insanlığın duymaması için alınan tedbirler yok edildi.

Bu maksatla yapılan çok ağır ve güçlü ve çok sayıda büyüler çözüldü. Bu konuda koruma yapan cinler aleminin en seçkin cinlerinden olan kalabalık bir grup cin öldürüldü. Bu konuyu koruyan medyumlar da öldürüldü.

Artık bu konunun önü açık.

1 milyon 750 bin kadar cin kabilesi bu seçme gruba yardım ediyordu. Onlar bir anda bize saldırdılar ve gereken karşılığı aldılar. Şu anda bu kabilelerden cephede kalanların sayısı elli binin altına indi.

Bunların saldırısıyla eş zamanlı olarak Griler de saldırdılar ve şu anda çok yaklaşık 650 bin kadar adamlarını kaybettiler.

Böyle büyük bir saldırıyı kendileri için fırsata çevirmek istemeleri, yine büyük kayıplar vermelerine sebep oldu.

Mehmet Fahri Sertkaya

Bizi neden alet ediyorsunuz…

Bu, bir çılgınlık. Nüfusunuzu aniden azaltmak istiyorsanız, iç çatışma çıkartın. Birbirinize nükleer bombalar atın. Bizi neden alet ediyorsunuz.

Çok değişik bir tecrübeydi. Böylesini ilk defa yaşadım. Ayaklarım yerden kesilmiş gibi hissettim. Sanki başka bir aleme geçtim. Lakin değişik bir tadı vardı. Rica etsem, bir daha tekrarlar mısınız?

Çok adamınıza mal oluyor ama olsun, anladığım kadarıyla sizin başka sinsi hedefleriniz var. Yoksa bu kadar adamı bu kadar kolay harcamazdınız.

Son bir saatte en az beş yüz bin uzaylı medyum öldü. Sayı çok daha yüksek olabilir ve şu anda çok yaklaşık sayı bilinemiyor.

Bu gün öğle vaktinden şu ana kadar en az 850 bin medyum öldü.

Bu gün eş zamanlı olarak saldıran bir milyondan fazla cin kabilesi de yok edildi.

Bu gün benim ve ekibimin üzerine yapılan büyü sayısı binlerce. Hala dünyanın farklı yerlerinde ayinler ve büyüler yapanlar var.

Bu gün ölen büyücü sayısı binden fazla ve çok yaklaşık sayı henüz bilinemiyor.

The Wiccan community uses pentagrams formed out of salt as a symbol of protection. It is often accompanied by candles, herbs, spices and other plants.

Yere beş ve altı köşeli yıldız çizerek, yıldızın her bir ucuna, İblis’e kurban olsun diye öldürülen bir insan cesedi konarak yapılan büyüler var.

Bu gün sadece bu usul üzere dünyanın farklı yerlerinden dokuz büyü yapıldı.

Ayrıca küçük çocuk ve bebekler katledilerek de büyüler yapıldı. Dünyanın pek çok devletinin gizli servisleri bunların sürekli yapıldığını biliyorlar ama umursamıyorlar. Onlar da Satanistler. Ayinlerde İblis’e kurban edilen masum insanlar, kadınlar, gençler, çocuklar ve bebekler umurlarında bile değiller.


Satanistler bir yana, bu gün çok ağır/tesirli/tehlikeli büyüler yapanlar sıralamasında artık Çinliler ve Mısırlılar da var.

Bu gün Çin’den, Mısır’dan, İspanya’dan, Hindistan’dan, Rusya’dan çok sayıda büyücü öldü.

Bu gün yaşananlardan anlaşılmış oldu ki aynı anda çok yaklaşık 350 bin medyumun bana saldırması, bir zarara sebep olmuyor. Lakin çok değişik bir hal yaşatıyor. Gerçekten zevkli bir şey. Hiç yapmadım ama çok yüksekten paraşütle boşluğa atlayanlar galiba benzeri bir hal yaşıyorlardır 🙂

Aynı anda çok yaklaşık bir milyon cin kabilesinin bize taarruz etmesi artık 1-2 günde bir yaşanan bir şey oldu. Bu gün de aynısı yaşandı ve hiçbir zarara sebep olmadı. Ekibimin bir üyesi zihin kontrolüne alınıp intihara sürükleniyorken fark edildi ve uyandırıldı. Hepsi bu…

Sahada hala çok yüksek sayıda cin kabilesi var ve feci şekilde can veriyorlar.

Adamlar bilim ve teknolojide bizden on binlerce sene ileride olunca, çok farklı şeyler yaşıyorlar.

Hiç annesi ve babası olmadan dünyaya gelmelerini sağladıkları Gri insanlarla ordular kurmuşlar.

Bizim dünyamızda bile üç boyutlu yazıcılarla mürekkep değil de insan dokusu basılarak organlar üretilen ve insanlara takılınca sorunsuz çalıştığını gördüğümüz şu günlerde…

Yani yapay yollarla gerçek etten kandan organlar üretilip takılıp çalıştığı şu günlerde…

Onlar gerçek dokulardan yapay yollarla gerçek ana rahmi de yapmışlar. Laboratuvar ortamı gibi yerlerde yapay döllenme de sağlıyorlar ve babaları anaları olmayan, rahimde geçecek kısım bile yapay rahimlerde geçen milyonlarca Gri insanın dünyaya gelmesini sağlamışlar ve bunları asker olarak yetiştirmişler. Ana yok, baba yok, kardeş yok, aile yok, akraba yok, millet yok, sosyal yaşam yok…

Bunlara doğduktan sonra da bilim ve teknoloji ile ayrıca ayarlar çekmişler, müdahaleler yapmışlar. Programlanmış gibiler. Öl denilince hepsi tereddüt edemeden ve itiraz edemeden ölmeye koşuyorlar. Ölenleri de bekletmeden çok hızlı şekilde yakıp geçiyorlar.

Şimdi Grilerin liderleri karşımızda işte bunları harcıyorlar.

Sadece, bunlardan dünyamızda gizlice yeraltı üslerinde tuttuklarını karşımızda ölüme koştursalar, dengeler bir anda değiştiği için ihtiyaç fazlası kalanları bize kırdırıyorlar diyeceğiz ama anladık ki güneş sistemimizdeki başka gezegenlerde de bunlardan çok sayıda var ve bizimle çatışmaya getiriyorlar.

Ben anlamıştım zaten. Şimdi sayılar netleşiyor ve anlaşıldı ki aynı anda saldıran medyum sayısı 585 binin üzerinde. Şükür ki hiçbirimize bir şey olmadı.

Son 24 saatte en az iki milyon medyum öldü.

Mehmet Fahri Sertkaya

Hepsini bir gece vakti ansızın öldürüp geçeceğiz…

Sabah sabah bir kişiye 21 bin kadar medyumun aynı anda saldırması, düşmanlarımızın ne kadar kötü halde olduğunu ve sonu gördüklerini mi gösterir?

Metafizikçi arkadaşlarım hepsini çarpıyorlar. Verdiğimiz ilk karşılıkla beraber on bin kadarı dağılıp kaçtı ve şu anda öle öle beş bin kadar kaldılar.

Benim Trump rolüne girenleri ya da dünyada biyonik robotlarla dolaşanları öldürüp durmak gibi bir niyetim şimdilik yok. Bunu yapardım ama şu anda bunu yapmak hem dünya siyasetinde kaos çıkartır hem de Ankebut Ağı ile farklı ilişkiler kurmak istediğim şu süreçte onları zora düşürmek istemiyorum.

Benim şu anda en öncelikli düşmanım Rusya ve Çin… Şu konsey, kararlarımı daha iyi anlayabilse ve daha isabetli kararlar alabilse onlar için de bizim için de daha iyi olacak. Onların da bizim de Grilerden ve Yeşillerden kurtulması gerekiyor.

Bu arada, ilk defa bu kadar büyük/kalabalık bir medyum saldırısı altında kaldım ve bazı şeyleri iyice idrak ettim. 4.500 çok azmış, ben aynı anda 20 binden fazla medyumun saldırısına rağmen sarsılmıyormuşum.

Aynı anda bana musallat olan binlerce cin kabilesi ve bana yapılan yüzlerce kara büyü de olsa, sonuç değişmiyormuş.

Baştan söylemiştim: Benim de bir vazifem var ve vazifem bitene kadar Allah beni de koruyacak.

Bu böyle devam ederse Grilerin ve Yeşillerin idari kadrosunda kimler varsa hepsini bir gece vakti ansızın öldürüp geçeceğiz.

Ben hep önden böyle ikaz ederim, çoğunlukla muhataplarım kale almazlar ve sonra verdiğim mühlet biter, dediğimi de yaparım. Sonra ne acayiptir ki yine ben kötü adam olurum.

Cinleri de çok uyardım ve çok mühlet verdim ama dinlemediler. Canları çok fena yandı.

İki numaralı Trump kopyası korona değildi. Aldığı şiddetli metafizik darbelerden ötürü çok yorgundu ve hafif yaralıydı. Bu öfkeyle bir gece yarısı operasyonu yaptırdı ve neticesinde ağır yaralanıp kaçtı. Sonra da öldü.

Bu süreç boyunca biz üzerine hiç gitmedik. Kaçtığı halde bile kovalamadık. Biz onu öldürmek teşebbüsünde bulunmadık, çünkü bu hesaplarımıza uymuyordu.

Uzun grilerin idari kadrosu, bu sabahki saldırıyı yaptırmadan önce toplantı yaptı. Çok çaresiz ve öfkeliydiler. Masaya vura vura konuşanları vardı. Dün bize yaptıkları saldırılarda çok yüksek sayıda medyumu aynı anda üzerimize gönderdiler ama yüksek sayıda kayıp verdiler.

Aralarından bir tanesi toplantıda yine de daha fazla medyum göndermeyi teklif etti. Diğeri, bunun hesabını veremeyeceklerini ifade etti. Toplantıya Yeşillerin reisi de katıldı ve çok kibirliydi. Neticede bu sabahki saldırıyı kararlaştırdılar ve aynı anda çok yaklaşık 21 bin kadar medyum görevlendirdiler.

Şimdi daha da büyük bir krizdeler. Sinirleri bozuk, korkuyorlar, çekiniyorlar, çaresizler.

Dün sabahtan bu ana kadar çok yaklaşık olarak dört yüz bin kadar daha cin kabilesi yok edildi. İki günde yok edilen cin kabilesi sayısı üç yüz bine çok yaklaştı. Öldürülen toplam cin sayısını bilmek çok zor ama kabile sayısını üç ya da beş milyar ile çarparak yaklaşık sayılar bulunabilir.

Ayrıca dün sabahtan bu ana kadar çok yaklaşık 300 bin medyum öldü.

Sadece bu sabahtan bu saate kadar çok yaklaşık 25 bin medyum öldü. Hala çatışmalar devam ediyor ve ölü sayıları durmadan artıyor.

Dünyanın dört bir yanında çok yüksek sayıda Satanist ayinleri yapılıyor ve çıldırmışçasına İblis’e insan kurban ediliyor. Cesetler üzerinden büyüler yapılıyor.

On binlerce ifrit cin kabilesi seferber edildi, çok şiddetli çatışmalar var. İblis öfkeden çığlıklar attı, çıldırdı ve sistemi çökmeden önce bütün cinleri gözünden çıkartıyor. Yakında ona selam veren bile kalmayacak, bunu çok iyi anladı

Dünya insanlarından ve başka dünyaların insanlarından olup cinler alemiyle irtibatı olan kişiler, sanki cinler aleminin yok oluşunu izliyorlar… Şu günü görmeseler, hayallerinden bile böyle bir şey geçirmezlerdi. Bunun gerçek olabileceğine ihtimal bile vermezlerdi.

İki arada bir derede kalarak aklını yitiren, kaçan, kendini öldüren cinler var.

Kabile kabile Müslüman olan cinler de var. On binlerce cin kabilesi topluca müslüman oldu, oluyor.

Eş zamanlı yapılan medyum saldırılarında medyum sayısı 28 bine kadar çıktı.

Bunu yazmakta tereddüt ettim ama ayıptır söylemesi, ben o kadar rahatım ki gazoz içiyor, biraz kuruyemişim vardı, onu yiyorum. 😁

Zavallılar, ben öldürecekleri ümidiyle ve ölüme yaklaştığım zannıyla cepheye koşuyorlar

Bu hizmete, bu cihada zararı dokunmuş kim varsa sorgulanıp kafaları vuruluyor.

Cinler aleminde küçük bir kıyamet yaşanıyor.

Ben onlara “Bana, ekibime, cemaatimin mensuplarına ve Ankebut Operasyonunda saf tutmuş hiç kimseye ve yolu benim sistemime çıkacak olup yolunu kestiğiniz kimselere, bundan sonra asla musallat olmayacaksınız. Bunu içinizden kim yaparsa hem onu hem kabilesini yok edeceğim” demiştim

Sahada Hz.Üstazımız, Kemal Bey Ağabeyimiz, Arif Ahmet Bey Ağabeyimiz başta olmak üzere sayılamayacak kadar çok sayıda büyük zatlar var.

Evliyanın, şühedanın ruhaniyetleri de var. Ordumuz devasa bir ordu.

Bu sabahtan bu ana kadar çok yaklaşık 45 bin medyum öldü ve sayı hızla artıyor.

Sabahtan bu ana kadar çok yaklaşık sayılar:

96 bin cin kabilesi dağıtıldı. Bunlardan 49 bini tamamen yok edildi. 33 bini Müslüman oldu ve onlara zarar verilmedi.
Geriye kalanlar ya Müslüman kabilelere esir oldular ya da kaçtılar.

Rusya’dan bu defa benim mutlaka zarar göreceğime inananlar ve baştan sevinenler vardı. Son yayınlarımı görünce sarsıldılar ve gizli servislerine ve medyumlarına bu durumu teyit ettirme çabasına girdiler.

Ankebut ülkeleri/liderleri “Neler oluyor, satanistler, ayinler ne haldeler, bakalım/baktıralım” dediler. Ayinleri kontrol ettiler. Hepsi dağınık, hissiz, şuursuz haldeler… Bizi çarpmak isterken kendileri çarpılıyorlar.

Ensemde biraz ağırlık var, sol ve sağ kulak arkasına kalan kısımda da ağırlık ya da çok hafif sızı denilebilecek haller var. Midem bile bulanmadı, başım bile dönmedi, baygınlık mı? Yanından bile geçmedi… Lakin yorgunluk var. O kadar olsun, karşımızda trilyonlarca can kaybı var.

Yeni bir dünya, yani bir çağ, artık daha da yakın. Bütün bunların insanlar alemine tesiri çok büyük olacak.

Ne zaman ki böyle büyük harpler olsa, bizim alemimizde orman ölümleri, kayıplar, intiharlar, evde ölü bulunmalar birden artıyor.

İstihbarat ve emniyet teşkilatları bunları görüyorlar, biliyorlar. Zaten metafizik ekipleri ile çatışmaları ve sonuçlarını ve hatta bunlara dahil olan insanların bazısını da görebiliyorlar.

“Ölmek isteyenler gelsin, sahadayız” demiştim, geldiler ve öldüler.

Sabahtan bu yana yok edilen cin kabilesi sayısı çok yaklaşık 910 bin. Müslüman olanlar çok yaklaşık 50 bin kabile. Öldürülen medyum sayısı çok yaklaşık 540 bin. Sadece Yeşiller ve Griler değil, onlarla paslaşan çok farklı türler de katıldılar. Sadece on dakika içinde 30 binden fazla medyumun öldüğü oldu.

Saha hala boş değil ve hala ölüyorlar. Bu yazılanları metafizikçiler, üfürükçüler kısa sürede doğrulayabilirler.

1,4 milyon cin kabilesi artık yok. Savaş hala devam ediyor ve şu anda bile 200 bin kadar cin kabilesi ölmeye can atıyor.

İblis, cin kabilelerini bozuk para misali harcıyor.

Bir Takipçimiz (06.10.2020,13:27)

Üfurme mfs üfurme.bak ben burdayım hayla yaşıyorum beni öldürdün sandın sana ancak bu ve bunun gibi salaklar inanir.

Senden de tüm insanoglundanda alayında da nefret ediyorum ufurup ufurup canımızı sıkmaya.noktaaa

Mehmet Fahri Sertkaya (06.10.2020,13:35)

Sen aynı reis değilsin, o reis çoktan öldü.

Çok mu yandın, neredeyse yalvaracak hale gelmişsin

Bir Takipçimiz (06.10.2020,13:36)

Darbe diyelim

Ben ölmem demistimmm

Furkan Celep gibi olacak iken son anda yardımına yetiştiğim ve birkaç gündür yardımcı olduğum bir hanım kardeşimiz. Kendisine hayatı boyunca cehennem azabı gibi acılar yaşatan ve hayatı boyunca musallat olan, defalarca intihara teşebbüs ettiren birkaç kabile reisi vardı. Tek seferde onları öldürmüştüm. Çatışmaların arttığı şu anlarda o kardeşimizi başka bir cin kontrole alıp bunları yazdırıyor.

Okumakta fayda var

Mehmet Fahri Sertkaya (06.10.2020, 13:55)

ve günlük okumalara katılın

Bir Takipçimiz (06.10.2020, 13:56)

Dua ettiğim an boğazımı kiriyolar

Mehmet Fahri Sertkaya (06.10.2020, 13:56)

hepsi geçecek

hepsi senin hayrına

Bir Takipçimiz (06.10.2020, 13:56)

Cekmediğim yasamadigim acı kalmadi

Mehmet Fahri Sertkaya (06.10.2020, 13:56)

özeline girmeden

birkaç satırla kim olduğunu ne yaşadığını

anlatabilir misin

ismini vermesen de olur

Bir Takipçimiz (06.10.2020, 13:56)

Tabiyki.basinizi agritmasam

Mehmet Fahri Sertkaya (06.10.2020, 13:57)

sen yaz

ben işlerimin arasında dönüp bakıyorum mesajlara

Bir Takipçimiz (06.10.2020, 13:57)

Tabiyki.hocam

Şuanda .. yaşındayım hocam …. yaşında öldü bu musibete yakalanmam

Aşırı sinirler vardı 23.24 yaşlarında eşim nederse bana batardi kurardım bagirirdim ona.sonra pişman olur kendimden nefret ederdim bu hep böyle oldu.öfke ve kinle.hatta hep derdim bak seni kiriyorum.sinir Hastanesi’ne götursen belki ilaç verirler

Namaz kılan biriydim hocam.25 yaşlarında sabah namazı için abdeste kalktığımda ister istemez lavabo aynasına bakarsınız baktığım an arkamda aynada arkamda duran yaratık görüp kacardim tekrar yatağa yorganın dibinr

Bu hep böyle olunca bide sabah namazı abdestlerinde

Sonra rüyalarla başladi

Altın zumrutlu öyle sahsahli bı koltukkmu derler tacta takmış ben karsisindayim kıral gibi etrafindada sayısız askerler emir verirlerdi yakalayın ben kacardim onlardan osiralar dua okuyabiliyorum ruyadada olsa nas suresi kurtuluyodum

Ondan sonra kacamiyodum ellerinden çok dovuyolardi herturlu işkence.uyandigimdada bihafta kalkamiyodum. bazi yerlerde morluklar vardi.

Kıral ama yüzü yaratık bedeni insan

Sonrası kaynanamla annemin kılığına girdiler.annem dövüp dövüp beni kaynanama kaynanamda dövüp anneme verirdi ben aylarca felçli gibi yatatdim

Kafaya koydum saniyodum.qz daha ikisini öldurecektim

Eşime dedim annenle vedalassan iyi olur hatta

Hocaya götürdü hoca dedi kızım gerçek sanma oyuna geliyorsun falan inandım binebze akillandim

Ondan sonra kıral güzel yüzlü oldu budefa aşk dileniyodu benden

Beni seveceksin seni çok seviyorum senin sahibin benim artık diye

Ben anlayamıyorum tabi kimseye eşim beni defalarca psikiyatride yatırdı iynelerle uyutuldum ama olsun ahattim.ciktigimda yine kemiklerim kiriliyodu beynim parçalara bolunuyodu

Hocam öyle acilarki tarifi yok

İntihara defalarca kalkistim ama ölemedim

Kaldıramıyorum çunku

Dağın hiç kolları olurmu.daglarin kolları vardı gel gel diye çağırıyordu dağlar beni

Bı muddette eşim kapıları kitledi kacmayayim diye

Bi hoca enson gittik dedi sana musallat olan kiral bitecek dedi

Öldürdüm dedi bitti desi

İnanamadim .bugece belli olur dedim hatta.cunku enagir darbe işkenceleri geceleri yasarim

O gece uyudum hocam bikadin geldi rüyama.sen kurtuldugunumu sandın. ben onun karisiyim.bizde bir gider bin gelir dedi .sen öleceksin.cigerlerin lime lime olacak dedi

Gerçekten yaptı daha beter iskemceler

Grup grup geliyorlardı

Artık ciddende görmeye başladım.ellerinde tas dumanı burnuma getirip koklatip beni yine aylarca felçli gibi edip iskencelere bogmalari

O hoca birgün dedi o kadini aldk.elimizde.kurtuldun dedi

Gerçektende kadın gelmedi

İki gün sonra akşamdı anı uyku bastı yatağa girdim.onlar geldiğinde ben taş oluyorum hocam

Sadece gözlerim hareket edebiliyo.yuzu saçlaryla kapalı biadsm

Afedersiniz ilişkiye girdi benle

Sonra 4 tane adam belirdi

Yatagimda adam onların sanki emir kuluydu.bilmedigim dilde biseyler diyodu

Oda emir kulu gibi hep başını egiyodu tm diyodu

Sadece Türkçe olarak ben size muhurlusun sen bizimsin dediler gittiler

Son olarak o hoca seni perdeleyecez dedi .çünkü grup grup geliyorlardı

Meğer perdelerden içimde enguclusu kalmis

İki yildirda bunla ugrasiyorum.cikmam diyormuş.ben çıkarsam kadının ciğerlerini de sokerim beraber ölürüz diyomus

Şimdide gelen gruplar fazla yaklasamiyo ama ailemin anlattiklarina göre ben evt tm bide robotik hallerle kapı esiklerine gidip evt kelimeleri diyomusum

Hocanın dediğine göre içimdeki talimat aliyomus onlardan

Onlarda pes etti

Benim inancım kalmadı artik

Çünkü bana hep bunu derler

Mezara kadar

Mezara kadar

Topluma giremiyorum.ailemle yanyana gelemiyorum.ya beni yaratığa çevirir yada boynumdan tutar yerlere serir bagirtir.yalnizsam sorun yok

Bunlar 13 yılın sadece özeti hocam.hakiinizi helal edin nolur

Başınız agrittim yine de bi ümit dedim.sizi iki yıldır takip ediyorum

Cinlerle medyumlarla savasiniz

Yazayım dedim

Mehmet Fahri Sertkaya (06.10.2020, 14:33)

iki yıldır neden bana yazmadın

Bir Takipçimiz (06.10.2020, 14:33)

Ümidim yoktu hocam

Yine intihara meyillendim

Ondan yazdim

Mehmet Fahri Sertkaya (06.10.2020, 14:34)

tm

Bir Takipçimiz (06.10.2020, 14:33)

Hocam

ben seni halini senden iyi anlayabiliyorum

Mehmet Fahri Sertkaya

Hem cinci, hem medyumdu


Hem cinci, hem medyumdu.
Düşmedi, düşürüldü.

Şişli’de 7. katta balkon demirleri üzerinde akrobasi yaparken düşerek öldüğü iddiasıyla haberlere konu olan Ukrayna asıllı eski jimnastikçi ve aerobik hocası Larysa Kuzyk, aslında hem cinci hem de orta seviyede bir medyumdu.

Büyücü değildi, büyü yapmayı öğrenememişti. Lakin cinler alemine karışmıştı, cinlerle irtibatı vardı ve cinleri art niyetle kullanıyor, delirtmek, intihara sevk etmek, öldürmek maksadıyla insanların üzerine sevk ediyordu.

Aynı zamanda doğuştan gelen medyum kabiliyetleri vardı ve bunu da art niyetle kullanıyordu.

Bu özellikleriyle arazide biliniyor ve zaman zaman kendisine iş pas ediliyordu. Aracılarla muhatap oluyor ve kendisine iş pas edenin CIA olduğunu bilmiyordu.

Larysa Kuzyk alkol, uyuşturucu ya da başka bir şeyin ya da kişin tesiriyle oradan düşmedi. Saldırmakta olduğu kişiden/kişilerden ani ve çok güçlü bir metafizik darbe aldı. Saniye içerisinde şuuru bulandı, kontrolünü kaybetti, zaman ve mekan algısı kayboldu. Bir anda bir hayal perdesi içinde yaşamaya başladı. Nerede olduğunu, ne yaptığını bilemez bir şekilde jimnastik hareketleri yapmaya başladı. Önce kendi etrafında döndü, sonra art arda taklalar atmaya kalktı ve aşağıya uçtu.

Zaten yıllardır medyumluk kabiliyetleriyle ve cinleriyle çok sayıda insanı ani ve feci ölümlere sürüklemişti. Çok can yakmıştı. Bu yaşanana “ilahi adalet” de denilebilir, “eden bulur” da denilebilir.

Mehmet Fahri Sertkaya