Etiket arşivi: Youtube

Yürümüş gidiyor

Şu Zonguldaklı Cengiz Çaylı’nın kanalı da yürüyüp gidiyor. Çünkü gizli Ermeni ve Çingene kırması bir soydan geliyor. Annesinin Çingeneliği hala çok baskın ve gözler önünde…

Sistem, Cengiz Çaylı’yı da adamdan saymamızı istiyor. Hiç sansürlemiyor, kısıtlamıyor, aksine destekliyor.

Lafa geldi mi Türk ve Müslüman takılıyor ama Youtube üzerinden yaptığı canlı yayında, milletimize hayvancılığa dair, küçük çiftlikler kurmaya dair bir şeyler anlatırken “Şimdi arkadaşlar, kredi kullanın diyorum kızıyorsunuz. Haram diyorsunuz. Ne var sanki bu krediyi alıyoruz da karıya kıza mı gidiyoruz. Ekmeğimizi kazanmaya bakıyoruz” diye pervasızca cümleler kurabiliyor. Zaten müslüman değil, onun rahatlığıyla hareket ediyor.

Bunun gibi vahim çıkışlarına, yorumlarına rağmen hala varlıkta kalıyor, Youtube’da hep Cengiz ve benzerleri, çiftçilerimizin önüne çıkartılıyor. Annesinin gençlerimizin önüne çıkıyor olması ile en vahim sıkıntılardan birini oluşturuyor.

Ahlak bilmez, utanmaz herif… 60 yaşında Çingene anası, kameralar karşısında en galiz küfürlerle sövüp sayıyor, o anlarda kendisi kahkahalar atıyor ve bu kısımları silmeden paylaşıyor.

Bunlara mı kalmış memlekette hayvancılığı/besiciliği öğretmek. Kimse mi kalmamış seksen milyon insanın arasında ve hala bunlar var ekranlarda?

“Rasyon, rasyon, Rota yem, Rota yem” diye tuturmuş, sanki iksir ilmini bulmuş. Dünyanın her yerinde kolayca bulunabilecek bir yem karması yapmış daha doğrusu yaptırmış, birkaç teknik bilgiyi ezberine almış, bulunmaz Hint kumaşı gibi tavırlarla memleketi turluyor.

Danışmanlık yaptığı, teknik yönlendirme yaptığı çifliklerin neredeyse tamamında zavallı hayvanlar hala dışkılarının içinde duruyorlar, yiyorlar, uyuyorlar. Sonra hangisi hangi hastalığa yakalanınca, Avrupa menşeli hangi ilaç bu hayvanlara dayanacak, onu öğretiyor. CIA/Youtube, bu herifi niye sansürlesin?

İç pazite şu, dış parazite şu, ağzına şu, burnuna şu, gözüne şu, memesine şu, falana şu, filana şu…

İlaç deposu gibi oluyor hayvanlar ve sonra o hayvanların etlerini yiyen insanlar şifa bulmuyor, aksine çeşit çeşit hastalıklara yakalanıyor ve kanser oluyorlar.

Bir an önce hayvanların temiz şartlarda yaşatılması için ve hasta olmamalarını sağlamak için ve ilaçlardan kurtarmak için ve böylelikle insanları da hastalıklardan korumak için yapılması gerekenler, Cengiz gibilerin umurunda bile değil…

Bu şartlarda, neden sansürlesin CIA/Youtube bu kişiyi ve benzerlerini?

Oyalayıp duruyorlar Türk çiftçisini, besicisini bu gibi ahlak, haya, din, utanma bilmez lüzumsuzlarla…

Hep bunu yaptılar zaten… Acılar, çileler, zahmetler, sorunlar iyice artınca, kurtarıcı diye de kendi adamlarını sahaya salıyorlar.

Üç kuruş para kazandırmışlar, her hafta köylü pazarına gidiyor, kameralara konuşa konuşa ve göstere göstere, maddi vaziyeti iyi olmayan pazarcı kadınlara üç kuruş fazla para veriyor. Kadınların yüzleri de herkes tarafından görülüyor.

Sorsanız “Örnek bir tavır sergiliyorum” diyecektir. Nefsini, egosunu, hırsını tatmin ettiğini, belki genç/toy, hayat tecrübesi düşük kardeşlerimiz fark etmiyorlardır ama yaşını almış ve gün görmüş herkes anlıyor.

İyilik yapılacaksa, kameranı kapatırsın, hatta gerekiyorsa aile fertlerini bile yanına almazsın, kimseyi rencide etmezsin ve sağ elin verdiğini, sol el bile bilmez. Zaten verdikleri de paradan sayılmaz.

Sonra bir bakıyorsunuz bu adam, vekillerin, bakanların arasında bulunup durduğunu anlatıyor. Sayısız Türk genci, bu sahada tahsil de yapıyor, mücadele de veriyor ama iki adım yol alamıyor. Bırakıp bu işleri, başka sektörlerde çalışarak geçim temin etmenin derdine düşüyor. Diploması, haricinde yaptığı hususi çalışmaları, araştırmaları, okumakla geçen geceleri gündüzleri, masrafları, çektiği videoları, verdiği türlü emekleri hiç oluyor. Hiçkimseye fayda sağlamıyor. Kendisine bile… Saha, onların tutunamayacağı şartlara çoktan ayarlanmış.

Anlaşdı ki Youtube, bir milletin sadece boş vakitlerini yönlendirmiyor. Teknolojisini, devlet yetkililerini, her iş sektörünü, tıbbı/sağlığı, siyaseti, dini/maneviyatı, ahlak ve namus kabullenişlerini, kılığını/kıyafetini, her şeyini yönlendiriyor.

Sonra, ABD bilmem ne tatbikatı yapmış da 96 saatte Türkiye’yi işgal edecekmiş de neler neler… Bu palavraları anlatarak bu milleti ayrıca oyalayanlar da zaten gizli Ermeniler…

Türkiye zaten kuşatılmış hatta işgal edilmiş vaziyette. Sinsice her şeyimiz ele geçirilmiş. İşte gizli Ermeni Ekrem İmamyan, Avrupadan gelen birkaç etkili ve yetkili siyasetçiyle görüştükten sonra devletin/kamunun toplu taşıma araçlarında bile ibnelik savunuculuğu yaptırıyor. Halkı da bu kitapsızlığa açıkça yönlendiriyor. Mfs’nin, milletimizin ve insanlığın menfaatine olarak estirdiği rüzgarları kırmak, aksi yönde rüzgarlar estirmek istiyor.

Memlekette hangi vahim sorunun arka planını araştırırsanız, karşınıza gizli Ermeniler çıkıyor.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

İlayda Altıntaş

Daha önce paylaşmış ve İlayda Altıntaş’ın gizli Ermeni olduğunu duyurmuştum.

Bunlar da Eskişehirli gizli Ermeni bir aile… Bakın, inceleyin, şu İlayda Altıntaş Youtube kanalının tutacak hiçbir yanı yok. Son derece amatörce, başarısız, emeksiz, vizyonsuz bir kanal.

Yine de tutuyor ve akıl almaz şekilde büyüyor. Çünkü sistem, Ankebut Ağı ve onun emrindeki CIA, Youtube algoritmalarını buna göre ayarladı.

Kendilerinden olanlar, kendilerine çalışanlar Youtube’da kollanıyorlar. Haksız şekilde yükseltiliyorlar, bir halt yapmadıkları halde zirvede tutuluyorlar.

Çok yüksek sayıda gerçek Müslüman ve Türk kişiler ise kılı kırk yarıyorlar, dünya kadar emek veriyorlar, masraf ediyorlar, güzel işler çıkartıyorlar ama tutunamıyorlar. Sistem onları yok etmeye ya da çok küçük bir aşamada sınırlı tutmaya ayarlı. Büyümelerine izin vermiyor. Çünkü bu Türkiye’de ve dünya genelinde kötüler/hainler, en çok da basın ve medya gücü ile ayakta durabiliyorlar. Bunu ellerinden çıkartırlarsa, kaybederlerse, toptan çökerler.

Hatta şu Youtube reklam gelirlerinde bile bu var. Türkiye’ye ve insanlığa faydalı olacak, satanistlere sorun çıkartacak güzel yayınlar yapanların reklam gelirleri de hak ettiği gibi verilmiyor. Bu yolla da iyi insanların Youtube’da barınamaması, yayıncılık sahasında bulunamaması sağlanıyor. Ödeneksiz, gelirsiz kalmaları sağlanıyor.

Böyle kişilerin videolarının reklam yönetimi/geliri kısmında “kısıtlandı” yazıyor ama Youtube neyi neden kısıtladığını izah etmeye mecbur bile görmüyor kendisini… Normalde Youtube’un dakikalar içinde kapatılması ve tazminat davalarına değil sadece, türlü türlü ceza davalarına muhatap olması gerekiyor ama bu sızmalar devlet kurumlarımıza ve adalet sistemimize kadar yapılmış, yapılıyor. Ve sistemin farklı kısımları birbirlerini kolluyor.

İlayda gibiler, bir de Türk kızı gibi gösteriliyor, topluma örnek diye dayatılıyor. Güya müslümanlık var, müslümanlığın en temel kaideleri bile bunların üzerinde yok. Tesettür bile yok. “Müslümanım, Türküm diyecekseniz de işte bu ayarda kalın, bu kadarcık Türk ve Müslüman takılın. Bizi uğraştırmayın.” demiş oluyorlar.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Heceleme yapın

İyi niyetlere kapılmayın, devir su-i zan devri…

Dünya tarihinin en sinsi, en teşkilatlı hilelerinin, ihanetlerinin meydana çıkartılıp yıkılması gereken bir devir…

Müslüman, tesettürlü görünen/bilinen bir kişinin, azılı satanistlerin kontrolünde olan, en ileri seviyede Türk ve İslam düşmanlığı yapılan Youtube’da nasıl olup da yükseldiğini ve kanalının/videolarının yayılmasına izin verildiğini merak ediyorsanız…

Heceleme yapın. Evet, evet… Heceleme yapın.
Nur-gül Ak-do-ğan

Daha fazlasını merak ediyorsanız, bu kişinin akrabalarını, köyünü, civarını araştırın. Her şey yüzyıllar öncesinden planlandı ve uygulama sahasına geçildi. Şuradan yola bir çıksanız, Kemal Kacar’a ve soyuna kadar çıkarsınız.

Zaten böyle gizli dengeler, sinsi bağlantılar ve ihanetler olmasa… Yüzyıllar geçse bile gerçek bir Türk/Müslüman çoban kızını televizyon kanallarına çıkartmazlar. Haber sitelerinde iki satırla haber bile yapmazlar.

Kendilerinden olan bir Özgecan katledilince, Türkiye’yi değil sadece, bütün dünyayı sarsmaya kalkarlar.

Türkiye’de bir Türk basını, Türk medyası, Türk sineması, Türk müziği hiç olmadı. Şu anda da yok ve şimdiden sonra olacak.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

O biliyordu

Böyledir bu işler, Arap Baharı ile başlar, hiç beklemezler ama Türk baharı ile biter.

Kendilerini insan üstü bir şey görürler, yüzlerce, binlerce sene tesiri devam edecek işler yapmak, yeni dünya düzeni kurmak isterler, bütün dünyayı şekillendirmeye kalkarlar ama kısacık sürede çökerler, biterler, pes ederler. Kim bilebilirdi İstanbul’un suni baharları yıkıp geçeceğini, gerçek bir Türk baharı getireceğini… Kim bilebilirdi bu kadar kısa sürede İstanbul’un bütün oyunları bozabileceğini, bir yeni dünya düzeni tesis edilebileceğini…

İblis… İblis… O biliyordu, çok kesin olarak biliyordu ama kendine tabi olan dünyalı ya da uzaylı insanları da cin kabilelerini de hep kandırıyordu. Bundan sonra neler olacağını da biliyor. ABD’ye, İngiltere’ye, Fransa’ya, Yunanistan’a, bütünüyle batı alemine neler olacağını da biliyor. Kısa sürede Türkiye’nin dünyanın merkezi ve en güçlü devleti olacağını da biliyor. Türkiye sayesinde dünyanın cennet misali bir yere dönüşeceğini de insanlığın faydasına yapılacak yüzlerce projeyi de biliyor. Dünyanın tek bir devlet olacağını da biliyor. Gerçek insanlık/dünya tarihinin herkes tarafından bilineceğini, öğrenileceğini de biliyor. Kötülüğün, yalanın, aldatmanın, satanistliğin dünyada yer bulamaz olacağını da biliyor.

İblis zaten rahmetten kovulmuş. Kıyamete kadar ömür ve mühlet vermiş Allah ona… Çoktan lanetlenmiş. Onun için kurtuluş imkanı, ihtimali yok. Cehennemine gitmeden ve sonsuza kadar en şiddetli azabı çeken kişi olmadan önce, insanlardan ve cinlerden ne kadarını yanında cehenneme götürebileceğine bakıyor o… Hala o kibri, o inadı, o hasediyle davranıyor. Adem babamıza ve Ademoğullarına düşmanlığından zerre taviz vermiyor.

Evet, bu, belki de yıllar sonra çekilecek belgesellerde bir gün konu olacak yazılarımdan biri… Bu yazı, bir devrin/çağın bittiğini, yeni bir çağın açıkça başladığını ilan eden bir yazı. Bundan sonra İblis başta olmak üzere hiç kimsenin, hiçbir tarafın bu gidişatı tersine çeviremeyeceğini, böyle bir ihtimalin artık olmadığını ilan eden bir yazı… Dünya üzerindeki şeytani sistem çöktü. Ankebut Ağı çöktü. Uzaylı taraflara kadar herkes, her yer çöktü. Bundan sonra İstanbul merkezli yeni dünya düzeni var. Bir de yaşananları kabullenmek istemeyen, faydasız olduğunu bilse de İstanbul’un karşısında kısa bir süre dahi olsa direnmek isteyen “Acizler ittifakı” var. Bu yeni dünya düzeninde, Muktedirler İttifakında iman var, ahlak var, insanlık var, iyilik var, kardeşlik var, dayanışma var, yardımlaşma var, mutluluk var, adalet var, ilim var, hikmet var, sağlık var, yüksek teknoloji var, uzay çağı var, hayırlı olan her şey var. İsa aleyhisselam var. Hz. Mehdi var. Adem babamızdan hz Muhammed Mustafa’ya kadar gelmiş geçmiş bütün hak peygamberler ruhaniyetleriyle var. Dünya böyle bir küfür, zulüm, vahşet, cehalet, karanlık, sapıklık devrini daha önce hiç görmemişti. Bu kadar şiddetlisi daha önce hiç olmamıştı. Artık bu karanlık çağın açıkça gün gün, saat saat yıkılışı var. Şu andan sonra dünya insanlığının önünde peş peşe çok büyük hadiseler var.

Böyledir bu işler, bazılarının baharı biter güzü gelir, kışı gelir, bazılarının ise uzun ve çetin geçen kışı biter, baharı gelir. Türkiye’de, dünyanın her bir yerinde astrologlar, kahinler, her şeyi çoktan gördüler. Youtube ve Twitter astrologları bile kendilerinden çoktan geçtiler. Bir tek açıkça isim vermediler.

Bakalım açıkça ilk defa kimler isim söyleyecekler ve tarihteki yerlerini belirleyecekler.

İkinci Zülkarneyn devri, ikinci Musa devri, ikinci Süleyman devri, ikinci Yusuf devri, Cehcah/Kahtani devri bütün insalık ve hatta gelecek nesiller için de çok hayırlı olacak.

“Biat Allah içindir.”

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

..

Sahi, neler dönüyor?

İçinde kadın bir uzaylının bulunduğu Elon Musk suretindeki biyonik robot, iddialara göre Twitter’ı satın almış. Çok büyük de para vermiş. O para gerçekten verilmiş mi yoksa kripto Yahudi, satanist, insanlık düşmanı ve çok büyük hain olduğunu gözler önüne serdiğim ve bir an önce yargılanmasını talep ettiğim Aydın Doğan’ın, çok köşeye sıkışınca onca gazete ve tv kanalını sözde satması gibi mi olmuş bu iş, çok tartışılır. Görünene bakarsanız o da satmıştı ama aslında sadece resmiyette başka bir emanetçiye devir teslim olmuş, kendisi işlerin başında kalmış ve gerçekte bir para/ödeme hareketi bile olmamıştı. 

Gerçek sahibinin hala değişmediğini düşündüğüm Twitter’da evlere şenlik bir anket başlattım. 

Yaklaşık bir saat oldu ve anket paylaşımını üç beş kullanıcı gördü. Şaşırmayın, bu da çok iyi… Hiç kimse görmeyebilirdi. Beterin beteri de var. 

Dünya genelinde en çok kullanılan ve itibar edilen sosyal mecralar listesinde ilk 20’ye bile giremeyen ve batıp tükenmek üzere olan, eskisi kadar da istihbarat faydası sağlamayan Twitter’ı, hala aynı art niyetlerle ve sansürlerle devam ettirirlerse, sizce ayakta tutabilirler mi? 

Şöyle de sorulabilir, aslında Twitter’ı gerçekten kurtarmaya mı çalışıyorlar? Çin’in, Rusya’nın, ABD’nin, İran’ın idaresini elinde tutan yeşil uzaylılarla bağlantılı olan o kadın uzaylı, Elon Musk suretinde yapılmış robotun içinde aslında tam olarak ne yapmaya çalışıyor? Twitter’ın bir an önce ve tamamen çökmesi için oyunlar mı kuruyor, yoksa kurtarmaya mı çalışıyor? Çin merkezli o sözde sosyal ağların daha fazla kullanılmasını, batı toplumlarında da çok yayılmasını mı istiyor? Çin merkezli yeni bir Ankebut Ağı projesine mi hizmet ediyor? ABD’ye ve batı dünyasına ihanet mi ediyor?

Bu, Amerika Birleşik Devletlerinin bir milli güvenlik sorunu. Hem de dev gibi ve en acil milli güvenlik sorunlarından biri… Öncelikle onların meseleleri… 

Şu kısmı da var… Yıllardır anlatırım ABD’nin gerçekte nasıl batmış halde olduğunu, NASA’nın bile bitik halde olduğunu…  Elon Musk’ın Ankebut Ağı tarafından şişirilmiş bir balon olduğunu… Anlatıldığı gibi bir adam olmadığını… Projelerin ve şirketlerin anlatıldığı kadar büyük ve gelecek vaat eden şeyler olmadığını… Şu yıllarda bile Elon Musk karakterinin ve onun üzerinden çevrilen işlerin bütünüyle batak olduğunu… 

Cümle alem biliyor ki uzay işlerinde de araba işlerinde de aslında rezil bir haldeler. Projelerin tamamı sorunlu ve bunlar büyük büyük sorunlar… Tesla arabalaları bile çok sorunlu, zarar ziyan çok fazla ve çoktan sonuçları “yıkıcı” ve “bitirici” olan yargılamalar yapılmalıydı da Ankebut Ağı “şimdilik” buna  izin vermiyor. Yakında o gücü de kalmayacak ve yargılamalar yapılacak. 

Elon Musk piyonu üzerinden çevrilen bunca işin yanında yapılan kara para işlerliyle, CIA’nın havuz sistemi marifetiyle bu projeler, bu Elon Musk, bu şirketler “şimdilik” ayakta tutuluyor. Son yıllarda Elon Musk’ın balon misali şişirilmiş itibarına bir iğne batırdığımı ve hızla hava kaçırıp küçüldüğünü de herkes görüyor. Onun ve onun üzerinden çevrilen işlerin en az Boeing kadar batık halde olduğunu aklı başında herkes anladı. O halde gerçek sahibi CIA olan Twitter, Elon Musk’a, itibar, popülerlik, saygınlık, sevgi ve dolayısıyla para ve ayrıca siyasi nüfuz kazandırmak için mi devir edildi? Artık herkes biliyor, dünyanın önde gelen en zengin kişilerinden diğerlerinin de Ankebut Ağının piyonları olduğunu, çoğunun CIA üzerinden kullanılan saha elemanları olduğunu… Hepsi üzerinden aynı hedeflere ulaşılmaya çalışılıyor. Aslında batak olan bütünüyle Ankebut Ağı ve son kurtulma çırpınışlarını sergiliyor.

Öyle de olsa, böyle de olsa Elon Musk’ın içindeki kadın boşuna uğraşıyor. Olmayacak duaya amin diyor. Şunun şurasında sahaya inmeme ne kaldı? İçimde yılların birikmişliği var. O kadar doluyum. Dostum ve düşmanım olan herkes tahmin ediyor ki Ankebut Ağına daha öldürücü darbeleri sahaya indiğimde peş peşe vururken, öncelikle Facebook’u, Youtube’u, Twitter’ı ve gerçek sahibi CIA olan diğer sözde sosyal ağları en kısa sürede yıkıp geçeceğim. Bunların gerçek yüzlerini bütün dünya insanlığına göstereceğim. Lanetlerle anılacaklar. 

O parça parça olmuş CIA de artık bir duruş sergilemeli… Çin’in mi ABD’nin mi istihbarat teşkilatı olduğuna karar vermeli. Bir Çin piyonu olan Biden’a ve çetesine mi hizmet edeceğine, ABD’ye mi hizmet edeceğine karar vermeli. Hiçbir zaman gerçekleşmesine izin vermeyeceğim Çin merkezli yeni bir Ankebut Ağına hizmet etmenin akıl işi olmadığını kabullenmeliler. Doğru tarafta olmalılar. 

İyice birbirine katıldı, karıştırıldı şu dünyada her şey… Hakikaten sadece Türkiye’de değil, dünya genelinde at izi, it izine karışmış vaziyette. 

Artık bu kaos ortamını darmadağın edecek bir ani çıkış lazım…

(Anket şu adreste: https://twitter.com/mfahrisertkaya/status/1519759277501689857?s=21)

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Hey, what’s going on?

The bionic robot in the image of Elon Musk, in which there is a female alien, allegedly bought Twitter. He gave a lot of money. Was that money really given, or was it like Aydın Doğan, whom I have exposed as a crypto-Jew, Satanist, enemy of humanity, and a great traitor and demanded his trial as soon as possible, so-called selling all the newspapers and TV channels when he was cornered? is discussed. Apparently, he sold it too, but in fact, he was only formally handed over to another custodian, he was in charge of the business and there was not even a real money/payment transaction.

I started a festive survey on Twitter, which I think has not changed the real owner.

It’s been about an hour and three or five users have seen the poll sharing. Don’t be surprised, that’s very good too… No one could see it. There is also worse.

Do you think they can keep Twitter, which cannot even enter the top 20 in the list of the most used and respected social media in the world, is about to sink and does not provide intelligence as much as before, if they continue with the same malicious intentions and censorship?

One might ask, are they actually trying to save Twitter? What exactly is that female alien, who is linked to the green aliens who control China, Russia, the USA, and Iran, inside the robot made in the image of Elon Musk, actually trying to do? Is he setting up games to get Twitter to crash immediately and completely, or is he trying to save it? Does he want the so-called China-based social networks to be used more and spread in western societies? Is it serving a new China-based Ankebut Cult project? Does it betray the USA and the western world?

This is a national security issue in the United States. And one of the most urgent and huge national security problems… First of all, their issues…

There’s also this part… I’ve been telling for years how the USA actually sank, even NASA is in a state of exhaustion… Elon Musk is a balloon inflated by the Ankebut Cult… He is not a man as it is described… He is as big and future as the projects and companies are told. that there are not things that promise… Even in these years, the character of Elon Musk and the works translated through him are completely swamped…

The entire world knows that they are in a disgraceful state in both space and car business. All of the projects are problematic and these are big problems… Even Tesla cars are very problematic, the damage is too much, and judgments with “destructive” and “destructive” results should have been made, but the Ankebut Cult does not allow this “for now”. Soon he will no longer have that power and judgments will be made.

These projects, this Elon Musk, these companies are kept alive “for now” by means of the CIA’s pool system, along with all the work that is turned over Elon Musk’s pawn. In recent years, everyone can see that I have pricked a needle into Elon Musk’s inflated reputation like a balloon and it has rapidly leaked air and shrunk. Everyone in their right mind understood that he and the things that were done over him were at least as submerged as Boeing. So, was Twitter, the real owner of the CIA, taken over to give Elon Musk a reputation, popularity, respect, love, and therefore money, as well as a political influence? Now everyone knows that some of the richest people in the world are the pawns of the Ankebut Cult, and most of them are field personnel employed by the CIA. They all try to achieve the same goals. It showcases the entire Ankebut Cult, which is actually swamped, and its final struggles for salvation.

Even so, the woman inside Elon Musk is trying in vain. He says amen to the prayer that will not happen. What’s left of me to land on the field for that? I have years of experience in me. I am so full. Everyone who is my friend and foe guesses that I will destroy Facebook, Youtube, Twitter, and other so-called social networks, whose real owners are the CIA, as soon as I strike the Ankebut Cult, one after the other, when I land on the field. I will show their true faces to the entire humanity of the world. They will be cursed.

That fragmented CIA must also take a stand… It must decide whether it is the intelligence agency of China or the United States. He must decide whether to serve Biden and his gang, a Chinese pawn or to serve the United States. They have to admit that it is not smart to serve a new China-based Ankebut Cult that I will never let happen. They must be on the right side.

Everything in this world has been mixed together, mixed up… Indeed, not only in Turkey but throughout the world, horse tracks are mixed with dog tracks.

Now, a sudden rising is needed that will shatter this chaotic environment…

(The survey is at: https://twitter.com/mfahrisertkaya/status/1519759277501689857?s=21)

Mehmet Fahri Sertkaya|Akademi Dergisi

Kazakistan’da neler olduğunu gerçek yüzüyle anlatan video hala yerinde sayıyor

Kazakistan’da neler olduğunu gerçek yüzüyle anlatan video hala yerinde sayıyor. Gerçekten 2 bin küsur kişi izledi mi, o bile şüpheli… Dünyanın şu sözde sosyal ağlardan ve de Youtube ile Google’dan bir an evvel kurtulması şart.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

..

Gerçek sahibi CIA olan Youtube bunu hep yapıyor

Gerçek sahibi CIA olan Youtube bunu hep yapıyor

Dünya siyasetinde tam bir orta oyunu, tam bir danışıklı dövüş sergileniyor. Rusya, ABD, AB, NATO, hepsi Türklerin daha fazla sömürülebilmesi için danışıklı dövüş yapıyor.

Kazakistan’da gerçekte neler olduğunu uzman görüşleriyle anlatan Kozmik Oda isimli Youtube kanalının “Kazakistan’da yaşananların perde arkası” isimli videosu, yayınlandıktan 17 saat sonra bile sadece 1.650 kişiye gösterildi. Oysa kanalda 134 bin abone bulunuyor ve bütün Türkiye, tıka basa gizli Yahudi ve gizli Ermenilerle doldurulmuş sözde Türk basın ve medya kuruluşları da aslında bu videoda anlatılanları öğrenmeye çalışıyor.

“Türkiye’den tanıdığımız birilerini mi kastediyorsunuz?”

Şu meşhur kripto Yahudiler de Ruslar kadar fena çuvallamışlar.

Müslüman Türk milletine Kazakistan’a dair hakikatleri anlatmamak için sözde Türk basın ve medyasında çok büyük bir sansür uyguluyorlar. Linkini verdiğim bu televizyon programına da çıkmışlar, hakikatleri anlatmak yerine laf kalabalığı yapmayı ve bundan istifade ile milletimizin duruşunu yönlendirmeyi denemişler. Lakin hakikatler o kadar sarsıcı ki kendileri de tesirinden çıkamamışlar. Şok halini atlatamamışlar, Kazakistan’da yaşanan hadiseleri ve bu kadar kısa sürede yaşanmasını kabullenememişler. Bu şok haliyle ve yetersiz bilgiyle ekrana çıkartıldıkları için de konuları saptıramamışlar. Açık vermekten kurtulamamışlar.

Mete Yarar sözlerine bu şok hali ile başlamış. Görünürde lideri olmayan ama aslında bir lideri bulunan ve çok profesyonelce başlayıp devam eden bir hareketten net ifadelerle bahsetmiş. O anlarda kısa süreliğine sunucu Başak Şengül, Mete Yarar’ın anlattıklarından da kopmamaya çalışarak bir yandan telefonuna odaklanmış. Kim bilir, o anlarda telefonundan ya da kulaklığından belki bir yönlendirme almıştır. Birileri belki “Sustur şu Mete’yi, kötü girdiniz konuya, başka yöne yönlendir. Hareketin lideri konu edilmesin. Milleti uyandırmayın.” demiştir.

Başak da “Ben bunu Mete’ye sorayım, Mete konuyu bir şekilde kıvırsın, bir cevap uydursun” niyetiyle/beklentisiyle “Kim o lider? sorusunu yöneltmiş olabilir. Mete bu kadar net soruya tuhaf ki cevap vermemiş.

Sunucu Başak’ın, ilerleyen dakikalarda “Türkiye’den tanıdığımız birilerini mi kastediyorsunuz?” şeklinde sormasına da stüdyodaki hiç kimse ilginçtir ki cevap vermemiş. O andan sonra laf kalabalığı artırılmış ve konu iyice sulandırılıp dağıtılmış. Nedim Şener, konuyu yine ve yine ve yine bu hadisede de FETÖ’ye bağlarken “Şimdi her şeyi FETÖ’ye bağlıyormuş gibi oluyoruz ama…” mealinde cümle kurarak bağlamak zorunda kalmış. Sonrasında ise daha da saçmalamış. Körler, sağırlar, birbirini ağırlar denilen hal bilmem kaç yüz bininci kere sözde Türk televizyon kanallarında tekrarlanmış. Yönetmen, programı bitirene kadar bence sıkıntıdan çatlamıştır. Bu programı izleyen hiç kimse, Kazakistan’da gerçekte neler döndüğünü anlayamamıştır. Hareketin liderinin kim olduğunu, batı ülkelerinde bulunan biri mi, Türkiye’de bulunan biri mi olduğunu da anlayamamıştır. Zaten Kazakistan’da neler yaşandığını, aslında bir hürriyet mücadelesi verildiğini bilen ama detaylarına dair kafalarında soru işaretleri bulunan insanların, kafalarındaki soru işaretlerini birkaç katına çıkartmaktan başka bir şeye yaramayan ama ekrandaki bu ekibin kesinlikle iyi niyetli ve dürüst olmadıklarını açıkça gözler önüne seren bir yayın olmuş.

Türkiye’deki herkes bilmeli ki Kazakistan’daki meşru halk hareketlenmesinin içine Ruslar başta olmak üzere, dünyadan türlü taraflar sızdılar. Herkes ana oyun içinde kendi oyununu oynuyor. Kuyunun içinde onlarca farklı kuyu da var. Bunlar doğru ama bunlar her zaman her yerde olur, olabilir, beklenir. DEAŞ da girer, FETÖ de karışmış olabilir, Alman istihbaratı da girer, Çin gizli servisi de karışır. Dünyanın dört bir yanından gizli servisler ve onların kontrolleri altında bulunan terör örgütleri ya da topluluklar da karışmış olabilirler. Kazakistandaki yerli halkın içindeki hain unsular da birilerine çalışır ve meşru harekete, gayr-i meşru görüntüsü vermek için çırpınır. Kimisi de bu niyetle terör, cinayet ve yağma suçları işletir. Bunlara hiçbir zaman tamamen mani olunamaz. Su bile uyur ama düşman uyumaz. Bu, hayatın olağan akışıdır. Bunların da araya sızmış olmaları, hakikati değiştirmez. Meter Yarar, Nazarbayev ailesinin Karun gibi şişmiş olduğuna dair soruyu da bir kelime ile bile cevap vermeyip geçiştirdi ama hakikat odur ki kanına, iliğine kadar sömürülmüş bir Kazak halkı var. Buna daha fazla tahammül etmeyen ve başındaki sömürgeci hainleri tam kadro halinde alaşağı etmek isteyen bir Kazak halkı var. Kazakistan’da bir kurtuluş hareketi, bir hakiki hürriyet mücadelesi var.

Bu nasıl bir programdır ve bunlar nasıl yorumlardır ki bütün dünyanın açıkça gözleri önünde duran Kazak halkının talepleri tam buralarda mevzu edilmeliyken, hiç edilmemiş. Nazarbayev’i de Tokayev’i de Rusya yanlılarını da Batı yanlılarını da Çin yanlılarını da iktidarda tutmak istemediklerini, Kazak halkı içindeki kanaat önderlerinin tesis edeceği geçici bir hükumet istediklerini, zamların geri çekilmesi gerektiğini, Tutukluların derhal serbest bırakılmasını istediklerini, Rusya yanlısı bir siyaset yapılmaması gerektiğini yani Kazakistan’da mevcut bulunan sömürü ve ihanet rejiminin kökten değiştirilmesi ve Kazak halkının istediği bir sistemin tesis edilmesi gerektiğini zaten açıkça en başından beri ifade ediyorlar. Yani bizim Kurtuluş Savaşımız misali bir savaşı şu anlarda açıkça cephe savaşlarına dönmemiş haliyle veriyorlar.

O halde, bu temelde mücadele veren, askerinin ve polisinin çoğunluğu kendi yanında yer alan Kazak halkı, iktidarı değiştirmek isterken neden önce havalimanı, devlet kurumları, basın ve yayın kuruluşları gibi yerleri hedef almasın? Bu, sadece sokaklara inip protesto gösterisi yapmak ve hain hükumete bazı konularda geri adımlar attırmak için yapılmış bir protesto değil, halkın bir sivil darbe çabası ve halk bunun adını baştan doğru şekilde koymuş. Niyetini, hedeflerini en başından beri açıkça ilan etmiş ve ediyor. O halde başta o gizli Yahudi Mete, sonra gizli Yahudi Nedim, gizli Yahudilerin kanalı CNN sözde Türk’te ne saçlamaladılar böyle? Bunlar mı milleti toptan ahmak zan ediyorlar, yoksa bunları talimatlı şekilde bir araya getirip talimatlar çerçevesinde konuşturan ve çerçeveyi aşacak olsalar, daha yayın sırasında bunları yönlendiren kişiler mi bu milleti toptan ahmak yerine koyuyorlar? Türkiye’ye ve Türk milletine bu kadar aleni şekilde ihanet etmek, bu derece serbest mi? Türkiye gerçekten hür bir hukuk devleti ise şu programa dair soruşturma bile başlatılır. Bu, özgürce bir tartışma programı değil, bunun art niyetle ve milleti kasten hatalara düşürmek maksadıyla yapılmış ama ele yüze bulaştırılmış bir ihanet programı olduğu çok açık. Burada Türk ve Müslüman gözüyle hadiselere/konulara bakılmadığı, baştan son ana kadar sürekli ve kasıtlı çarpıtmalar yapıldığı, bunun da başka devletler, milletler, gizli servisler için yapıldığı çok açık. Türkiye’ye ve bütün Türk dünyasına ihanet edildiği çok açık…

Adalet sisteminin bağımsızlığını bırakmayıp emirleri altına çoktan almış olan başımızdaki hainler, bu programdaki hainlerin yargılanmalarına izin vermezler. Lakin şu kriptocukları başka yerde bir daha çıkartıp böyle çuvallamalarına bari izin vermesinler. Biraz derslerini çalıştırsınlar. Orada biri çıkıp “Kazakistan’ın nüfusu kaç?” diye sorsa bile, zan ediyorum ki aralarında doğru cevabı veremeyecek kişiler de vardı.

Dakikasını yaklaşık olarak ayarladım, bu alçak ve hain ekibi şu aşağıdaki köprüye tıklayıp izleyebilirsiniz. Bu ekibin üyelerine ve Yahudilerin/Masonların CNN’ine de gerekli tepkileri yasalar çerçevesinde ve medenice gösterebilirsiniz. Hatta bu şahıslar ve kuruluş hakkında suç duyurusunda bile bulunabilirsiniz. Şimdi bir şey olmaz ama yine de suç duyuruları yapın, yakında o bütün dosyalar gerçek Türk hakimleri tarafından yeniden açılacak ve adaletle kararlar alınacak.

https://youtu.be/1pt7SoIkyfM?t=586

Mehmet Fahri Sertkaya

Akademi Dergisi paylaşımları nerede? Telegram, Tamtam, Okru, Twitter… | mfs

Mehmet Fahri Sertkaya (mfs) yazıları nerede?

Twitter’daki Mehmet Fahri Sertkaya profili ve akademi dergisi hesabı, gerçek sahibi CIA olan Twitter tarafından yıllardır sansürlenmektedir. Birkaç saat içinde sadece Türkiyeyi değil, bütün dünyayı sarsması gereken paylaşımlarımız, yıllardır bu hesaplarda öylece, kendi halinde durmaktadır.

Twitter, insanlığın faydasına olan bu paylaşımların herkes tarafından görülmesine ve herkese yayılmasına algoritmalarıyla sansür uygulayarak mani olmaktadır. Yine CIA’ya ait olan Facebook, Youtube, Instagram, WhatsApp, Google gibi platformlarda da yıllardır sansürleniyoruz ve buraları çoktan terk ettik. Paylaşımlarımız şimdilik ok.ru platformundaki hesaplarımızda her gün düzenli olarak devam etmektedir.

Bunun hâricinde, tamtam uygulamasındaki, Viber uygulamasındaki ve daha pek çok uygulamadaki akademi dergisi hesaplarında da paylaşımlarımız devam ediyor. Lâkin söz konusu diğer hesaplara paylaşımlarımız gecikmeli olarak yükleniyor.

Ayrıca, www.mfs.tv adresindeki bloğumdan da yazılarımı sürekli olarak takip edebilirsiniz. Bunun hâricinde, telegramda ve daha başka platformlarda, takipçilerimizin açtığı gayri resmi akademi dergisi hesapları bulunmaktadır. Buralardan da paylaşımlarımızı takip edebilirsiniz.

Telefon numarası ile kullanıcıların, yayıncıların bulunabildiği platformlarda, 0554 360 56 66 numarasını ekleyerek hesaplarımızı bulabilirsiniz. Herhangi bir iletişim kopukluğu söz konusu olursa, nereden yayın yapmaya devam ettiğimizi, www.akademidergisi.com, www.mfs.tv adreslerindeki duyuru yayınlarından öğrenebilirsiniz.

Okru hesabım şurada: https://ok.ru/akademidergisi

Mehmet Fahri Sertkaya

Oyalanıp dursunlar

Ankebut Ağının Türkiye ayağındaki gizli Yahudiler, yine kendi çaplarında mücadele vermekteler.

Öyle üst perdeden bir giriş var ki şu videoda, konu edilen otomobil dünyayı değiştirecek zan edersiniz. Hiç kimselerin düşünemediği ve son derece gerçekçi, son derece faydalı hususiyetler bir araya getirilmiş zan edersiniz. Sakince ve sorgulayarak izlediğinizde ise masonların, satanistlerin, yahudilerin her zamanki işgüzarlıklarından başka bir şey olmadığını birkaç dakika içinde anlayabilirsiniz.

Gösterdiği arabada, abarttığının yüzde biri kadar bile teknik hususiyet/özellik yok.

Vermişler yine talimatı, biraz da anlaşılan krizlere girmiş, öyle oyalanıyor kendi çapında… Kelimeleri birleştirerek yeni kelimeler türetme denemelerine de başlamış hemen… Bir yandan, mensubu bulunduğu satanist teşkilatın kontrolünde olan BMW isimli araba firmasını, bir yandan da çoktan köşeye sıkışmış olan diğer batılı araba imalatçısı firmalarını dolaylı yollardan kollamaya ve reklam yapmaya çabalıyor. Bir yandan, teşkilatlarının mensubu olan yazarı ve kitaplarını reklam etmeyi de ihmal etmiyor.

Zaten dünyanın hemen hemen yer yerinde Barış Özcan gibi yahudiler/masonlar var, hepsine talimatlar eş zamanlı veriliyor ve satanist mekanı Youtube da bunlara meydanı bırakıyor, insanlığın kabullenişleri, basın ve medyanın haricinde bir de böyle yönlendiriliyor. Şimdi de panik haldeki satanistler, araba markalarının/firmalarının bir anda iflas etmesi ihtimalini gördüler, zihinleri sıkı kodlayarak, kabullenişleri yönlendirerek vakit kazanmaya çabalıyorlar, çabalayacaklar.

Hala farların, hala camların, hala sileceklerin, hala aynaların, hala sıcağın, hala soğuğun, hala kirli havanın olduğu, hala kazalarda paramparça olan teneke kutu misali arabaları, nasıl olur da geleceğin arabaları olarak tanıtılırlar. “Daha iyi bir gelecek için, 2040’lı yılların tasarımlarını, 2020’li yıllarda düşünmeye başlamalıyız” diyor. Oysa gösterdiği tasarım ve teknikler, 2020 yılı için bile geri kalmış tasarım ve teknikler… Bu dünyada 1906 yılında elektrikli/şarjlı otobüsler vardı ve şehirlerde kullanılıyordu. Dünya, bundan yüz kusur sene önce bile teknolojiyi daha gerçekçi, mantıklı surette kullanıyordu. Barış Özcan’ın mensup olduğu insanlık düşmanı satanist teşkilat bu gidişe mani oldu. Araba sanayii de olağan şekilde gelişmedi, önü hep satanistler tarafından kasten kesildi. Akademi Dergisinin çığır açan, insanlığa büyük hizmetler edilmesine vesile olan, dünyanın sorunlarını temelden çözmeye yarayan yayınlarını büyük bir dikkatle takip eden Barış Özcan, tam da bu zamanlamada, böyle bir video hazırlamanın ne demek olduğunu bilmiyor mu… Biliyor, onu bu sahada var edenler, varlıkta tutanlar, o bütün insanlığı düşmanı olan satanistler, talimatları verince, onun gibiler için tercih hakkı bitiyor.

Gün gelecek, kripto yahudi, satanist ayinci, vatan haini, gerçek kimliğiyle yaşayamayan omurgasız şu herifi ve hatta onunla aynı anlarda benzeri yüzlercesini, tek bir Akademi Dergisi videosu bile bitirecek, oyundan düşürecek. O güne çok fazla zaman kalmadı.

Dünyanın her yerindeki akl-ı selim kişiler, Ankebut Operasyonunun dünyayı ne yöne götürdüğünün idraki içindeler. Bu yöndeki gidişin, bu yeni dünya nizamının, asırlar geçmeden geri döndürülemeyeceğinin de idraki içindeler. Kabullenmek istemeyenler, hala bütün insanlığı maddi ve manevi yönlerden şeytani bir çarkla sömürebileceğini düşünenler, şimdilik karanlığa karşı kürek çekip oyalanmaya devam etsinler. Günü gelince cezaları da kesilir.

Sizi temin ederim ki geleceğin arabaları, TIR’ları, kamyonları, gemileri, elektrikli olmayacak. Elektrikli vasıtalar, bir geçiş süreci boyunca çok yaygın olarak kullanılacaklar ama sonrasında elektrik/şarj bile gerektirmeyen farklı teknolojiler kullanılacak.

Mehmet Fahri Sertkaya

Ne oldu?

Bunca zamandır bir netice alınamıyordu ve Berna hanım yeni kanal açmak zorunda kaldı da şimdi biz bu konuda yayın yaptıktan sonra şipşak nasıl açıldı bu kanal? Bu kadar hızlı bir şekilde ne değişti?

Buradan yazıyorum, sadece Türkiye değil, bütün dünya Youtube’un gerçek yüzünü iyice görecek. Açılan şu kanal yine sansürlenecek, hiçbir zaman hak ettiği yere ulaşamayacak. Yıllar boyunca bizim Youtube kanallarımız defalarca keyfi, hukuksuz şekilde kapatıldı. Bir an geldi “Sizi ABD’de dava ederiz. Dünyaya da rezil ederiz.” dedik de ondan sonra kapatmayıp “aşırı sansür” ayarında tutuyorlar. Üç yüzden fazla video var. Onlardan biri bile ülkeyi birkaç saatte sarsar ama senelerdir kanal da videolar da yerinde sayıyor.

Ne kadar kara paracı varsa, ne kadar vatan haini varsa, ne kadar Türk ve İslam düşmanı varsa, ne kadar satanist varsa, ne kadar gizli yahudi varsa, ne kadar gizli ermeni varsa, ne kadar terörist ve terör sevicisi varsa, ne kadar namus düşmanı varsa hepsinin arkasında duran, hepsini kollayıp zirvelere taşıyan ve orada tutan bir Youtube var. Sürekli olarak suçun ve suçlunun yanında olan, sürekli olarak asimile politikası izleyen ve “silah” gibi kullanılan bir Youtube var. Bunun milyon türlü somut delili var. Youtube gibi yine asıl sahibi CIA olan Google, Twitter, Facebook, Instagram, WhatsApp da aynı halde…

Bana göre bütün hukuk devletleri, bu platformları açıkça suçlayıp ardından erişime engellemeli. Hatta bu konuda gerekirse ülkeler hep birden ABD’ye harp bile ilan etmeli. Çünkü bu platformlar, silahlı düşman ordularından, onların işgalinden çok daha tehlikeli… Bu platformlar daha çok zarar verici ve çökertici işgal kuvvetleri… Kendini hür zan eden devletlerin iç işlerini, dış işlerini, dini meselelerini, maliyesini, mahkemelerini, kılık kıyafetlerine kadar her şeylerini yönlendiriyorlar.

https://www.youtube.com/channel/UCnz3Bg5glma3XTyNGP1zKbw

Mehmet Fahri Sertkaya

Tahran’da maddi sınıf ayrılığı