Etiket arşivi: 3.Dünya Savaşı

Eriyorlar

Görüldüğü üzere Rusya-Ukrayna merkezli olarak sürdürülen danışıklı dövüşler, İstanbul’un tam zamanında ve yerinde yaptığı müdahalelerle büyük bir hızla çökmeye devam ediyor. Lakin birileri Türkiye-Yunanistan danışıklı dövüşünü başlatmaya çalışırken, birileri de her yerde üçüncü dünya savaşı tartışmasını ve beklentisini devam ettirmek istiyor.

Üçüncü dünya savaşına biraz daha var. O savaşı ben başlatacağım ve ben bitireceğim ve benim liderliğimdeki devletler grubu galip gelecek. Londra merkezli sistemin artık bir dünya savaşı başlatabilecek gücü bile yok. Daha önce açıkça ifade ettiğim gibi, üçüncü dünya savaşı denemesi başlatabilir, iyice rezil olur ve ben “olur” vermedikçe gerçek bir üçüncü dünya savaşı yine de çıkmaz.

Türkiye-Yunanistan suni gündeminden nasıl da büyük bir hızla çıkılıyorsa, gereksiz ve suni üçüncü dünya savaşı gündeminden de aynı hızla çıkılmalı.

Bizim büyük krizlere ihtiyacımız yok. Londra’nın var. ABD’nin var. AB’nin var. Bu güne kadar kan emerek şişmiş ve güya güçlenmiş o zavallı devletlerin ve devletçiklerin var… Zaman bizim değil, onların aleyhine işliyor. Benzetmek gerekirse, güneş altına konmuş buz misali eriyor, yok oluyorlar.

Birden aklıma düştü de buralarda ŞİÖ’den artık fazlaca bahsedilmiyor?

Bazıları “Bunlar doğum sancıları, bunlar olacak ve sonrası iyi olacak” diyor ama bunlar herkes için doğum sancıları değil. Aksine bu sancılar onlar için yani Türk ve Müslüman rolü oynayarak asırlardır Türklere her türlü ihanetleri yapmış kripto kesimler için ölüm sancıları… Onların hikayeleri burada bitecek. Onlardan bazılarının, hala inanamasalar da batının çöktüğünü ve iyice de çökeceğini kabullenip sonra da Türkiye’yi bu defa Çin’in ilan edilmemiş sömürgesi yapmaya kalkmaları, tahammül edilesi şey değil. Hala “Bir kuşak bir yol” denilen çökertilmiş projeyi övmeleri ve baş tacı etmeleri, tahammül edilebilir bir şey değil. O projeyi de geçelim, Çin bile çöktü ve bunu bu milletten gizlemek yeni bir ihanetten başka bir şey değil. Türkiye bir kafesten kurtulup başka bir kafese girmeyecek. Buna mani olmak için gerekiyorsa bütün kriptolar kısa sürede mezara girecek. Herkes nerede ne konuştuğuna, şu kritik anda nasıl yönlendirmeler yaptığına dikkat edecek.

Evet, dünyanın batısı da doğusu da çöktü. Bizim topraklarımızda bizden görüne görüne bu güne kadar batı alemine kulluk eden kriptolar, bir boşlukta kaldılar. Artık onları karşımızda güçlendirebilecek devletler, liderler, dengeler yok. İstanbul, dünyanın malum düzenine son darbeleri vuruyorken, tasmasını tutacak bir taraf arayan kriptolar bilsinler ki İstanbul bu defa onların tasmalarını mezar taşlarına bağlayacak.

Ayrıca, malum kripto çevrelerin, Tayyip’ten sonrası için bir hükumet, bir lider arayışına girmeleri de boşuna… Hatta bu maksatla Binali Yıldırım’ın üzerine oynayanlara kadar bütün taraflar boşuna uğraşıyorlar. Bundan sonra bu ülkede bir daha hiç seçim olmayabilir. Ya da bir kere daha seçim olacaksa da malum ihanet odaklarının hiçbiri siyasetteki piyonlarını aday bile yapamazlar.

| Mfs – Ezber bozan – Akademi Dergisi

..

Boşuna uğraşıyorlar

Taşıma su ile değirmen dönmez. Türkiye’nin maliyesi çökmüştür. Memuruna maaş verebilecek kadar, iç ve dış borçlarını ödeyebilecek kadar bile gücü bulunmuyor. Hazineye nakit girişi sağlamak için olmadık yollar denemenin, kanunlar çıkartmanın, arka plandan gizli anlaşmalar yapmanın, peyderpey ve kısıtlı miktarda paraları hazineye eklemenin kimseye faydası yok.

Türkiye, hak ettiği o büyük mali krizi yaşayacak. Çok ama çok ağır olacak. Sadece Türkiye’de değil, ABD’de, Japonya’da, Almanya’da, Rusya’da, Çin’de de çok büyük mali krizler peş peşe patlayacak. Türkiye’yi ve daha pek çok ülkeyi kanına, iliğine kadar sömüren batı ülkeleri de yıkıcı krizler yaşayacaklar. Kara paraları daha da kesilecek. Son çare olarak ve organize şekilde kurdukları, kara para akışını artıracak projelerinin önüne set olmaya da devam edeceğim. Neticede onlarca ülkenin içlerinde türlü kargaşalar, çatışmalar, yağmalar, halk hareketleri, millet darbeleri, askeri darbeler, iç savaşlar da çıkacak ve aynı anlarda ülkeler arası çatışmalar ise yeni bir dünya savaşını başlatacak. Aç kalan batılılar, bu güne kadar sömürü ile başka milletlerin kanlarından beslenenler, hiç tereddüt etmeden yeni sömürgeler elde etmek isteyecekler. Bir çok milletin yeraltı ve yer üstü zenginliklerine hatta organları dahil her şeylerine kastedecekler. Bunu daha kısa sürede, daha ezici şekilde, daha açıkça yapmak zorunda olduklarından, ülkeler arası çatışma/savaş ve neticesi olarak dünya savaşı kaçınılmaz olacak.

Hala bu hakikatleri kabullenmeyen ve buna göre hareket etmeyen büyük sermaye sahipleri, ellerinde ne varsa kısa sürede kaybedecekler, piyasadan silinecekler. Hala Ankebut Ağında kalmak isteyen hükumetler, holdingler, patronlar, kısa sürede yok olacaklar.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Kaplan rüyası tabiri…

Takipçi mesajı: “Mehmet abi ,s.a,Ruyamda dev kizil bir kaplan gordum
O kaplan sizmissiniz kendi ormaniniz var ,agaclari çok degisik,nerdeyse gokyuzune kadar dalsiz yapraksiz ,,devam ediyo
Butun insanlar sizin etrafinizda toplaniyo cok buyuk ve asil heybetli bir kaplan …ben cekine cekine ormanin kapisindan iceriye girerken goz isaretiyle arkana bir bak acele et der gibi bir isaret ediyosunuz ,,,arkama bir baktim cok zor kotu manzaralar gordum sonra yagmalanan karismis sokaklar yerlere oturup aglayan insanlar gordum….
Ruya tabirlerinde hic iyi bisey yazmamislar kaplan gormeye ama benim gordugum kaplan cok iyiydi uysal heybetli asildi”


Aslan, kaplan, leopar, pars, çita gibi hayvanların hepsi aynı kategoride olan hayvanlardır ve tabirleri de çok benzerdir.

Bütün bunlar şu yakın manalara gelirler:

Devlet reisi olmak. Çok fazla mala ve güce sahip olmak. Bilge kişi olmak. Mesleğinde, vazifesinde lider olmak. Resmi bir kurumda en üst makama gelmek. Mutluluk ve zafer dolu bir devre/döneme girmek. Başına talih kuşu konmak. Allah katında salih/iyi bir kul olmak. Çok güzel, çok faydalı işler yapmak ve çekemeyenleri, düşmanları kahretmek. Bütün rakiplerine ve hasımlarına aynı anda galip gelmek. Çevreden gelen lüzumsuz eleştirilere, sözlere hiç kulak asmadan kararlılıkla hareket etmek ve emellerine ulaşmak. Zorluğu sevmek, imkansız gibi görünen ve pek çok kişinin düşünmekten bile geri durduğu işleri yapabilmek. İnsanların saygı duyduğu, sevdiği ama aynı zamanda korkup endişe ettiği biri olmak. Düşmanlarını yenip çok büyük ganimet elde etmek.

Rüyada kaplanın dev gibi büyük olması gücünün, tasarrufunun da o nispette büyük olması demek. Kaplanın kızıl olması izzet ve şerefinin de büyük olması demek.

Orman, beni duyan, beni bilen ve yolumun doğruluğunu görüp de harekete geçen ülkelerin, milletlerin, toplulukların ve şahısların toplandığı emin yer. Oraya belalar, musibetler ya hiç uğramayacak ya da nispeten çok az uğrayacak. Dışarıda kalan, beni bilip duyduğu ve şu mücadelenin bütün insanlık için verildiğini anladığı halde peşimden ormana gelmeyenler ise dünya genelinde çok büyük felaketlere düşecekler. Depremler, seller, tsunamiler, bulaşıcı hastalıklar, türlü türlü başka hastalıklar, tedavi imkanları bulamamak, iç savaşlar, savaşlar, üçüncü dünya savaşı, açlık, kıtlık, ruhi bunalımlar, sokak hareketleri, yağmalar, hırsızlıklar, cinayetleri katliamlar hepsi bir arada yaşanacak. Bu dünyada dinsiz ve ahlaksız yaşanabileceğini zan eden hiçbir kavim, hiçbir zamanda bunu başaramadı. Hep çeşitli vesilelerle helak edildiler. Bu zaman ise, dünya tarihinde başka hiçbir zamanda görülmediği kadar ileri seviyede ve genele yayılmış bir dinsizlik, ahlaksızlık, isyan, zulüm, gözyaşı, kan, rezillik zamanı… Bu zamanlara kadar mühletler verildi, bundan sonra bu dünya insan şeytanlarından temizlenecek.

Sen de bunca zamandır Akademi Dergisini takip etmene ve istifade etmene rağmen, rüyadan anladığım o ki hala yeterince dik duruşu sergilemiyor ve çeşitli mazeretlerle pek çok konuda tavizler veriyorsun. Bu, seni de dünya ve ahiret felaketlerine sürüklemek üzere. Rüyandan anlaşılan o ki ben seni böyle ikaz etmiş bulunacağım ve sen kendini düzeltip kurtulanlardan olacaksın.

Yerde ve gökte ismimi duymayan, sesimi/mücadelemi duymayan ve peşimden gelmeyen, yanımda durmayan neredeyse kimse kalmayacak. Lakin bu birlik hemen tesis edilmeyecek. İşte bu kadar vahim, bu kadar büyük ve yaygın felaketlerden sonra tesis edilecek. Geriye çoğunlukla insan kalmış kişiler, iyi kişiler kalacak. Onlar da her zaman kötülükle ve kötülerle mücadele etmenin, bu hususta taviz vermemenin ne kadar gerekli, ne kadar zaruri olduğunu iyice idrak etmiş olacaklar. Bu sayede de dünya cehennem misali bir dünyadan hızla cennet misali bir dünyaya dönüşmeye başlayacak.

Şu anda da dünya genelinde tesirim çok büyük, çok güçlü ama o derece birlik, beraberlik şu anda yok. Çünkü dünyanın dört bir yanında sesimi duyduğu halde yanlış duruşlarını değiştirmeyen, ahlakını düzeltmeyen, idarelerini ele geçirmiş insan şeytanlarına karşı mücadele etmeyen, kara para işlerine ve hatta organ işlerine bile müdahale etmeyen milletler, taraflar, gruplar, şahıslar da çok.

Bunca şeyin sonu çok hayırlı olacak. Herkes müstahakını bulacak. İyiler iyilik bulacak, kötüler kötülük bulacak. Hem dünyada hem de ahirette böyle olacak… Hadis-i şerifte müjdelendiği gibi dünya tek bir devlet olacak. Bütün dünyayı tek bir lider yönetecek ve bu kişi çok adaletli ve gerçek bir Müslüman kişi olacak.

Dinimiz hak, tarikatımız hak… Dünyanın dört bir yanındaki mazlumlara, şayet samimiyetle dik durup mücadele ederlerse sahip çıkacağız, destek olacağız. Onların da kurtulmalarını sağlayacağız. Kendi inançları dairesinde hür bir şekilde yaşamalarına, can, mal, ırz, din, ibadet, fikir hürriyetleri içinde ve çok sağlıklı şartlarda yaşamalarına vesile olacağız. Lakin, bunca mücadelemize rağmen hala bunca kötülükle hiç savaşmayan ve sadece kendini kurtarmaya odaklanan kişilerden, yığınlardan, milletlerden uzak duracağız. Onları, hak ettikleri felaketleri yaşamaya bırakacağız.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

..

Etrafındakiler Putin’i takmıyorlar

Sahaya, Putin’in etrafındaki malum çete yön vermeye çabalıyor ama saha da onları takmıyor. Saha, Şoygu’yu da dinlemiyor. Şoygu, bu işlerin sonunda her ihtimalde de öldürüleceğini çoktan düşünmüş ve kabullenmiştir. Bütün dünyanın gözleri önünde “Rusya’ya çok ağır darbeler vuracağım” dediğimden çok kısacık süre sonra nelere sebep olduğum gözler önünde… Bunlar da daha başlangıç. Bunlara siyaseti, liderliği öğretmek ve ayara çekmek isterdim ama ömürlerinin yeterli olacağını zan etmiyorum.

Ankebut Ağının üst isimleri Putin’i kullandı, beklemedikleri şeyler yaşandıkça Putin’i gözden çıkarttılar. Çevresindeki çeteyi de gözden çıkarttılar. Hususiyle Lavrov, Peskov, Şoygu ve Zahorava da gözden çıkartıldı.

Bu işin sonunda dünya, yeni bir dünya olacak. ABD ve Rusya parçalanacak. Belarus’ta silbaştan yeniden sistem kurulacak ve Türk dünyasına kastetmiş çok sayıda insan şeytanı yetkili kişi öldürülecek. Bir süre sonra Belarus diye bir ülke de kalmayacak. Ermenistan diye bir devlet de kalmayacak ve bu insan kaçakçısı, organcı ve kara paracı hükumetin destekçisi olan, Türk dünyasında kan dökülmesine sebep olan çok yüksek sayıda insan meydan yerlerde asılacaklar. Dünyanın her bir yanında onlarca mühim devletin iktidarları ve hatta sistemleri değişecek. NATO, BM, AB, DSÖ, UNICEF gibi milletler arası teşkilatlar da kalmayacak.

Üçüncü dünya savaşının son ve kanlı/çatışmalı kısmının başladığını da söyleyebiliriz.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

..

Bilmeniz gereken mühim bilgiler var.

Gelişmeleri doğru okumak ve doğru/isabetli kararlar almak için bilmeniz gereken mühim bilgiler var.

  • Mehmet Haberal suretindeki biyonik robotun içindeki yeşil uzaylı, Putin’e talimatlar veriyor. Çünkü Putin’in içindeki yeşil uzaylının amiri o…
  • Haberal suretindeki biyonik robotun içindeki yeşil uzaylı çok fena hallere geldi ve değiştirildi. Bu yeni gelen yeşil kişi de yine Putin’in içindeki yeşil kişinin amiri konumunda.
  • Putin de Haberal da ne yapacaklarını bilmez hallerdeler. Çok fena köşeye sıkıştılar.
  • Türkiye’deki gizli Ermenilerden de çok şeyler beklediler ama umduklarını bulamadılar. Bu da onları çok sıktı.
    Çok ama çok kritik karar değişikliklerine sebep olacak ve dengeleri oynatacak mühim bir bilgi de şu:

1945’ten bu yana bu dünyada nükleer savaşlar yaşanmadı. Buna uzaylılar sebep oldular. Yüzlerce farklı uzaylı insan türünün dünyamızla alakası var. Bunların arasında müslüman türler de var ve bu güne kadar bir daha nükleer bombalar kullanılmasına Müslüman türler izin vermediler. Hala izin vermiyorlar. 3. dünya savaşı süreci diyeceğimiz şu süreçte de izin vermeyecekler.

Bu hususlarda dünya basınına ve medyasına yansımış çok sarsıcı bilgiler dahi var. Çok seneler önce bunları derleyip paylaşmıştım. Amerikalı ve İngiliz emekli subaylar, ağız birliği yaparak “Nükleer bombalarımızı uçan daireler tesirsiz hale getiriyorlar.” demişlerdi. Milletler arası toplantılar ve sonrasında basın açıklamaları da yapmışlardı. Çok yüksek sayıdaki bu emekli askerler, kimliklerini de gizlemediler, gizlemiyorlar. Hatta NASA astronotları arasından bile bu sarsıcı gerçeği itiraf edenler olmuştu.

Rusya’nın veya Çin’in nükleer bombaları veya başka devletlerin nükleer bombaları, bu 3. dünya savaşı süreci boyunca kimse için caydırıcı bir güç değil.ilmeniz gereken mühim bilgiler var.

Mehmet Fahri Sertkaya

Beni bitirmeye oynuyorlar…

Çin, ABD’deki Çin ajanlarının fark edilmek üzere olanlarını yok ediyor. Şu ana kadar çok sayıda ajanlarını kendileri öldürdüler. Çoğunlukla mafya ve çete çatışması ve adi cinayet vakası gibi gösterdiler.


Çin güç kaybettikçe Putin taktik oynayacak. Çin’e destek oluyormuş gibi yaparken aslında nüfuzu altına almak isteyecek ve Ankebut Ağı’nın Çin’le daha çok uğraşmasını ve Çin karşısında daha çok kayıplar vermesini sağlayacak. Yani Putin, Rusya’nın savunmasını Çin’den başlatıp Çin’i bariyer yapacak.

Beni bitirmeye oynuyorlar.

Çin’in ve Rusya’nın metafizik seferberlik ilan ettiği ve yanlarına bir de Grilerle Yeşillerin dahil olduğu, ayrıca İblis’in elinden gelen her kartı oynadığı, her müdahaleyi yaptığı organize bir taarruz birkaç gündür devam ediyor.

Ölenlerin rakamlarını versem, insanlar inanamazlar. Cinler alemi ve uzaylı medyumlar çok büyük kayıplar verdiler ve hala da veriyorlar. Cephe hiç boş kalmıyor. “Artık ya mfs’yi bitiririz ya da biz biteriz” ayarı gibi bir şey bu…

Endişeye mahal yok. Son derece sıhhatliyim ve hiçbir darbe almadım. Bütün siyasi ve askeri gelişmeleri, bana ulaşan raporları da takip edebiliyorum. Zaruri olan yayınları yapıyorum. Her şey planladığım gibi mükemmel şekilde gidiyor.

Bu temizlik zaten planlarımın önünü açacak ve benimle ortak hareket edenlerin de önünü açacak.

Sadece bu sabahtan bu ana kadar çok yaklaşık 6 milyar cin kabilesi yok edildi ve çok yaklaşık 9 milyar cin kabilesi de sahada…

Merkel suretindeki biyonik robotun içindeki uzaylı öldürüldü ve yerine başkası geçti.

Griler dünyada istedikleri kontrolü artık sağlayamıyorlar. Kızgınlıkları artık sadece bana değil, bu sefer dünyadaki pek çok siyasi lidere kızıyorlar. Metafizikle onları da baskı altına almak ve zihinlerini yönlendirmek istiyorlar.

Merkel suretindeki biyonik robotun içindeki uzaylıyı da Griler öldürdüler. Olağanüstü hal kararları alıyorlar.

Çin’dekiler şu yayından sonra daha da sinirlendiler. Büyücülerinin ve medyumlarının neden tesir etmediğine takılıp kızıp duruyorlar. Şi’de ibadet edip dualar etmeye başladı ben öleyim diye…

Daha çok büyüler yapılmasını istedi ve büyücülere daha çok paralar gönderdi, vazgeçmesinler, gayreti artırsınlar diye…

Şi’ye Çinli patronlardan, mafya reislerinden ve siyasetçilerden sürekli telefonlar geliyor ve Şi bu yönden de çok sıkıştı. Artık Şi’de ümitsizlik hakim…

Şu insan şeytanı pislik herifi, Smirnov’u öldürdük ve dünyayı böyle bir pislikten koruduk diye, Rusya’daki Hristiyanlar çıldırdılar. O günden beri çılgınca metafizik saldırılar yapıyorlar. Hala da hazmedemediler ve saldırıyorlar.

Son zamanlarda, bu metafizik çatışmalarla eşzamanlı olarak dünya üzerinde taraflar arasında hacker saldırıları da hep yaşanıyor.

Macron toplantı yapmıştı ve etrafındakilere şöyle demişti:

“Bütün bu olanlar bizim alttan alan davranışlarımız sebebi ile oldu. Güçlü ve kararlı durmalı idik. Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, bize açıkça meydan okuyor. Biz, şimdiye kadar yapmış olduğumuz hatalı seçimlerle kedi olmaktan çok fare olduk. Artık Fransa’nın da onurunu kurtarmasının zamanı geldi. Bunu yeni ve güçlü anlaşmalar, müttefiklikler ile yapabiliriz. Bu dengelerde ben tarafımızın karşı taraf (Ankebut Ağının karşısında olmayı kastediyor) olduğunu düşünüyorum. Sizlerin de bu konuda bana büyük bir özveri ile yardımcı olacağınızı biliyorum.”

Bu toplantıdan ve konuşmadan sonra dünya genelinde hadiseler hiç de Macron’un beklediği gibi gelişmedi ve gelişmiyor.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Büyükelçi Abraham Kalın ile ABD’li Robert C. O’Brien arasındaki görüşme çok faydalı oldu.

Bana kalırsa Ankebut Ağı kendi çöplüğü olan CIA’yı temizleme hususunda daha kararlı ve hızlı davranmalı. Çünkü dünya üzerinde gerilme bu derece artmışken fırtınanın ne zaman kopacağı belli olmuyor. ABD birçok sahada ve cephede ihanetlere uğrayabilir ve bu ABD’nin felaketi olabilir.

Tayyip daha sakin, daha vakur ama daha kararlı/şahin bir tarzda hasımlarını ezen ve baskı altına alan konuşmalar yapabilmeli, beden dili sergileyebilmeli…

Macron dünya üzerindeki Müslüman milletlerden ve İslami kuruluşlardan yükselen tepkilerden sonra duvara çarpmış gibi olmuşken… Bu gibi çıkışların Doğu Türkistan meselesinde Çin’e karşı da kararlılıkla sergilenmesi sağlanmalı. Bu, Şi’nin ümitsizliğe kapıldığı şu günlerde çok faydalı olacaktır.

Ankebut Ağı biliyor ki biz Çin’i bölmeleri için elimizden gelen bütün faydayı onlara sağlayacağız ama Doğu Türkistan konusunda taleplerimiz olacak. Ankebut Ağı bunu baştan kabullenmeli. Doğu Türkistan meselesinde bizimle paralel davranmaktan kaçınması, bu hususta endişeli tavırlar sergilenmesi ve geriye bırakılması doğru değil.

Amerika’nın dünyadaki Müslüman milletleri kışkırtarak ve onlar üzerinden çok basit planlar yaparak 3. Dünya Savaşını başlatmak ve kazanmak gibi planları varsa, bilinmeli ki dünya üzerindeki Müslüman milletlerle ortak menfaatlerde buluşup ortak tavırlar sergilemeyen hiçbir taraf 3. Dünya Savaşını kazanamayacak.

Çinliler sürekli gergin toplantılar yapıyorlar. Çin içindeki farklı toplulukları inadına baskı altına alma ve sınır tehditlerini konularını konuşuyorlar.

Çin için Hindistan artık açık bir tehdit. Hindistan’a karşı Çin de Rusya da elindeki her kartı kullanmak isteyecek. Bu açık gerçek gözler önündeyken Ankebut Ağı en kısa sürede Hindistan’ı her yönden takviye etmeli ve her yönden tedbirler alınmalı.

Ermenistan artık tam manasıyla bitmiş vaziyette ve ayrıca artık arkasında Rusya bile yok. Daha sert müdahalelerle Ermenistan’ın üzerine gidilmeli ve bu yapılırken malum ülkelere güç gösterisi yapılmalı. Daha düne kadar dünyanın çok sayıda bölgesinde çok sayıda ülkesini yönlendiren malum ülkeler, kendi etraflarının bile kuşatılmakta olduğu gerçeği ile iyice yüzleşmeliler.

Rus mafyalarının ve Rusların kara paralarının önünü kesme hususunda da daha hızlı ve kararlı hareket edilmeli.

Metafizik saldırılar ne kadar şiddetlenirse şiddetlensin sistemim/ekibim işleyişini kaybetmiyor ve her şeyi, her yeri izlemeye, dinlemeye ve gerektiğinde müdahaleler etmeye devam ediyoruz, edeceğiz. Bu hususta kimsenin endişesi olmasın.

Mehmet Fahri Sertkaya

Eee haydi artık şu parti başlasın?

Bizim kadar güçlü, kararlı, muktedir, mücadeleci olun/durun.

Oyalanmanız için önünüze sürülen meselelerin çoğundan hem de zahmetsizce kurtulmanızı sağladık ve artık sıra şu Çin’e gelmiyor mu?

Zaman Çin’in lehine işliyor.

Bana o kadar kızmışlar, o kadar kızmışlar ki kelimelerin anlatmakta kifayetsiz kalacağı kadar büyük bir metafizik saldırının hedefi oldum.

Dün akşam, gece ve bu gün sabahtan öğleye kadar, bitmek bilmeyen ve çok büyük ve şiddetli çatışmalar yaşandı.

Çok yaklaşık sayı bile henüz belli değil ama yedi milyar cin kabilesinin yok olduğu konuşuluyor. Cinler aleminin nüfusunun yüzde kırk küsurunun yok olduğu konuşuluyor. Benim saçımın bir teline bile zarar gelmedi.

“Yerevan Map. Source: “”Reference Atlas of the World”””

Gizli Ermeni çetesi çok kötü bir halde…

Akademi Dergisinde mevzu bile edilmemelerine takmışlar. Her geçen gün güç kaybettiklerini, itibar kaybettiklerini, sönüp gittiklerini düşünüyorlar ve bir şeyler yapmak zorunda görüyorlar kendilerini…

Şimdi Doğu Perinçek’in soyundaki Ermeni tarafının ağır basarak gizli Ermeni çetesi ve Rusya ile sürekli paslaşıyor olmasının, haddini çok aşacak işlere kalkışmasının gözler önüne serilmesi de gizli Ermeni çetesini zor duruma düşürdü.

Çok kritik bir aşamada olduklarını düşünüyorlar. Şu anda gelişmeleri doğru okuyamazlarsa, hatalı kararlar alırlarsa yok olacaklarını, varlıkta kalamayacaklarını biliyorlar.

En tepe isimlerinden bir ikisi hariç, geriye kalan yüzlercesi bir araya getirilse bir adam etmiyor. Bu kadronun, güçlü birilerinden destek bulmadan bu meselelerin/dengelerin arasından başarılı bir şekilde çıkmaları mümkün görünmüyor.

Ben Tayyip’in yerinde olsaydım, elde bu kadar güçlü kartlar varken, Perinçek ve çetesinden başlar, Kılıçdaroğlu ve çetesinden devam eder, kararlılıkla yukarı doğru gider ve perişan haldeki gizli Ermeni çetesi kendini düzeltmeden haklarından gelirdim.

Her kurumda ve her safhada Tayyip’in ve Ankebut Ağının önüne taş koymaya kalkanlar bunlar.

Gizli Ermeni çetesinin, başka ülkelerdeki Ermeni ve Hristiyan teşkilatlarla kirli bağlantılarını, bunların terör örgütleri ile bağlantılarını öncelikle gözler önüne serdirirdim.

Bu konularda daha az konuşan kişi olur, daha çok Bahçeli ve Soysuz’u konuştururdum ki hem diğer mühim meselelere daha çok vakit ayırmış olurdum hem de Bahçeli ve Soysuz gibilerin halk nezdindeki itibarını da yükseltmiş, düzeltmiş olurdum.

Zaten bu şekilde davrandığımda başa bela olan HDPKK’yi de tamamen ve kolayca yolumdan/önümden alırdım.

“Şimdilik MFS’ye ve ekibine de dokunma. Kendimizi daha fazla belli etmeyelim. Rahatsızlık veren taraf Rusya olsun. Biz arada gözükmeyelim. Dikkatler Rusya’ya yönelsin.” diyen aciz!

Senin ve çetenin, bana ve ekibime dokunmaya gücünüz yetse, böyle konuşur musun? Bir dakika bile bekler misin? Şu çileyi çeker misin? Düştüğünüz hale bakın.

Putin’in gündemi/kararları

1) Ülke savunmasını güçlü tutmak

2) Metafizik sahada korunma sağlamak, ekiplerinin gücünü artırmak

3) Tayyip’in suyuna gitmek, oyalayıp vakit kazanmak

4) Koronayı daha büyük bir kriz haline getirmek, siyasi sahada bu krizi kullanmak, aşısını satmak ve çok para kazanmak

5) Ülkesinin gündemini değiştirmek

6) Ankebut Ağından başka düşman edinmemek

7) Düşmanlarına karşı hukuk ve BM kartlarını kullanmak

8) Mfs’ye karşı yapılacaklarda taşeronları kullanmaktan vaz geçmek

Putin ile Şi sık görüşme yapmıyorlar.


Şi, Putin’e sürekli tehdit altında olduğunu söylüyor. Amerika’nın gizli savaş hazırlığından şüphe duyduğunu söylüyor. “Zaten ordum var. Savaş haline hazır tutacağım.” diyor.

“ABD’ye karşı hukuki zeminde üstünlük sağlayıp yaptırımlarından kaçınmak mümkün değil. Bu iş savaşa gider. Bütün dünya savaşa hazır olduğumuzu bilsin istiyorum.” diyor

“Mfs’ye karşı bir hamlem şimdilik olmayacak. Amerika’yı def ettikten sonra Erdoğan ile anlaşmaya bile varabilirim ama öncelikle Doğu Türkistan konusunu kapatmalı ve oluşturulan algıyı düzeltmeliyim” diyor


“3. Dünya Savaşının başlaması lazım”

Putin, Şi’ye “Olaylar, dengeler hızlı bir şekilde değişiyor. Her şey çok yoğun ve üzerimize oyunlar kuruluyor. Biz bu oyunlarda yapmak istediklerimizden geri durmayacağız ama desteğini görmem lazım.” dedi.

Şi şöyle karşılık verdi:

“Hızlı hamleler yaptı. Aslında olayların bu akışta olacağı belli idi. Geçen sene Çin’e de İran’a da aynı oyunu oynadı. Biz bu yüzden çok sıkıntılı süreç geçirdik. Bir sürü zarara uğradık. İran’ın kara para işleri yavaşladı, milyarlarca dolar kaybettik. Sana da aynı oyunu oynuyor. O zaman da Trump fırsatı kaçırmadı, şimdi de kaçırmayacaklar. Ne yapacaksın, nasıl bir çözüm bulacaksın. Bu işleri yavaştan almak bize gün geçtikçe zarar verecek. 3. Dünya savaşının başlaması lazım. En azından hazırlıklar yapılmalı.”

Ankebut Ağı, dünya üzerindeki bütün basın/medya gücünü net, kararlı ve mücadeleci bir hale en kısa sürede getirmeli.

Tereddütsüz bir şekilde basın/medya savaşına girilmeli ve soluksuz savaşılmalı. Ben, geçen zamanın Rusya ve Çin’in lehine olduğundan hiç şüphe etmiyorum.

Çin’in gerçek piyasa/ekonomi değerlerinin ifşa edilmesi… Halk arasındaki korona virüsü gerçeklerinin ifşa edilmesi… Rusya’nın yaptığı gibi Çin’in de insanlar üzerinden korkunç deneyler yaptığının ifşa edilmesi… Çin’in düşman gördüğü devletlerde/milletlerde ölümcül hastalık yayma planlarının ve hazırlıklarının ifşa edilmesi… Çin’deki insan hakları ihlallerinin ifşa edilmesi… Çin devletinin bazı yasalarının aslında devlet gücüyle kara para işleri yapılmak için hazırlanıp yürürlüğe konduğunun ifşa edilmesi… Çin’in imal edip dünyaya sattığı cep telefonları başta olmak üzere pek çok elektronik cihaza art niyetli izleme, dinleme, takip sistemleri koyduğunun ifşa edilmesi… Çin’in pek çok ülkede sömürgeci faaliyetlerde bulunduğunun ve hükumetlerin üyelerini şantaj, tehdit ve rüşvetle kontrolde tuttuğunun ve Çin’in yaptığı diğer bütün hukuksuzlukların ifşa edilmesi lazım. Çin’in dünyadaki bütün devletlere ve milletlere karşı düşmanlık beslediğinin ve bu düşmanlığı ara ara açıkça yapsa da çoğunlukla sinsice ve kararlılıkla sergilediğinin ifşa edilmesi lazım.

Büyük bir basın/medya kampanyası ile insanlığa Çin’in görünmeyen gerçek yüzünün gösterilmesi ve oluşan baskı ortamından istifade ile hukuki ve askeri müdahalelerin vakit kaybedilmeden yapılması lazım.

Sadece bunları mı konuştular?

Ruslar, diplomaside de ellerinin çok zayıfladığını, eski havalarının kalmadığını her geçen saatte ve her yeni görüşmede iyice anlıyorlar.

Ruslar, bazı diplomatik görüşmelerde muhataplarına “Siz de bizim gibi yalnız kalacaksınız” demeye başladılar.

Mehmet Fahri Sertkaya

Hitler, genetiğe müdahale edilerek vücudun yaşlanmasını ve yaşlanarak ölüme gitmesini engelleyen bir teknikle hayatta tutuldu.

Antarktika’da yeraltındaki gizli ve büyük uzaylı üssü Merihlilere/Marslılara ait ve Merihliler dünyaya, dünya insanlığına düşman değiller.

Zamanında Hitler’le bağlantı kurdular ve ona bazı hususlarda destek verdiler. Teknoloji verdiler ama ileri götürmediler. Çünkü öyle yapmalarına dini yasak var. Dünyadakilerin imtihanını bozacak bir müdahale yapamazlar.

Yaşlanmayı durduran müdahaleyi de Hitler’e Merihliler yaptılar. Hitler hala yaşıyor ve bazı zamanlar Antarktika’daki üste, bazı zamanlar ise Merih’de duruyor. Yaklaşık 20 sene önce İran’daki terör zirvesine katıldığı yönündeki iddialar da doğru. Çocuklar da çok severlerdi Hitler’i ve hala da gördükçe çok seviyorlar. Hiç de dünyaya anlatıldığı gibi biri değil…

Mehmet Fahri Sertkaya

Ye’cüc ve Me’cüc’ü İsa peygamber yenecek


Ye’cüc ve Me’cüc’ü İsa peygamber yenecek,

  1. Dünya Savaşından sonra bir büyük savaş daha olacak ama bu savaş dünya savaşı değil, dünyalar arası bir savaş olacak.

Peygamberimiz (s.a.v) buyurdu ki;

➥ ”İsa (peygamber), (ölmeden, sağ olarak kaldırıldığı sema katından, ahir zamanda yine yeryüzüne) inince, (dua edip ümmet-i Muhammed’den olmak isteği kabul olmuş, gerçekleşmiş olacak, ümmete dahil olacak, peygamberlik vazifesi yapmayacak, Mehdi’nin ordusunun başına geçecek ve) İslamiyet’le hükmedecektir. O zaman Allah-ü Teâlâ, Müslümanlardan başka herkesi helak edecektir.” (Hadis-i Şerif, Ebu Davud)

Bu hadis-i şeriften ve daha çok sayıda hadis-i şeriften, hususiyetle de Süleyman Hilmi Tunahan hazretlerinin ufuk açıcı izahlarından anlıyoruz ki, Hz. İsa’nın yeryüzüne indirilip Müslümanların başına geçmesinden sonra, Hz. Allah bir vesile ile dünya üzerindeki kuru kalabalığı temizleyecek. Sureten insan olup da sireten/içi insan kalmamışları, bir şekilde arzından kaldıracak.


Yine hadislerden anlaşılan o ki bu, dünya geneline yayılmış bir harp ile gerçekleşecek. Lakin bu harp, 3. Dünya Savaşı olmayacak. Bu harp, 3. Dünya Savaşından da sonra yaşanacak. Dahası var ki bu harp Ye’cüc ve Me’cüc denilen iki uzaylı insan ırkı ile dünya insanlığı arasında yapılacak. Öylesine büyük bir harp olacak ki, yeryüzünde az sayıdaki gerçek Müslümanlar hariç hemen herkesi öldürecekler.

İsa aleyhisselam ile birlikte hareket eden samimi/ihlaslı/rabıtalı Müslümanları öldüremeyecekler. İsa aleyhisselam Allah’ın yardımı ile onları çok başarılı yönetecek ve sonra bunlar Ye’cüc ve Me’cüc’ü yenecekler.

Anlaşılan o ki başka gezegenin kafir ve saldırgan insanları olan, binlerce sene önce de dünyamıza saldırıp büyük zararlar verdikleri ve Hz. Zülkarneyn tarafından önlerine set çekildiği bilinen bu Ye’cüc ve Me’cüc’e en büyük ve son darbeyi bu defa biyolojik silahlarla vuracaklar.Karıştı mı kafanız? O halde şuradan detaylara ve delillere yelken açın.

Ayrıca, uzayda müslim ve gayri müslim olmak üzere çok yüksek sayıda başka insan türleri var. Hadis-i Şeriflerde de, ayet-i kerimelerde de buna dair deliller var.

Miraç hadisesinde peygamberimizin karşılaştığı başka insan türleri var. Bunların bazısı uzay dediğimiz dünya seması içindeler ama bazıları ise uzay dediğimiz alemin daha üstünde olan sema/gök katlarındalar. Yedi kat sema var. Yedi katın üstünde beş kat daha sema var.

Bizim daha şu küçücük uzayı aklımız almıyor ama bu sema katları içinde zaman ve mekan ne demektir bilinmeyen ama Hz.Allah tarafından yaratılmış alemler ve bu alemlerde yaşayan giyinmek ve çıplaklık nedir bilmeyen, erkeklik ya da dişilik nedir bilmeyen, güneş ve gezegen nedir bilmeyen, dünyamızın varlığından ve biz insanlardan haberdar bile olmayan ama İslam’ı bilen ve Allah’a ibadet eden kullar var. Bunlar melek ya da cin de değiller.

Hadislerde haber verilen dünyalar savaşı, uzaydan gelen Ye’cüc ve Me’cüc halkları, onları imha eden biyolojik silahlar…

Hadislerde haber verilen dünyalar savaşı, uzaydan gelen Ye’cüc ve Me’cüc halkları, onları imha eden biyolojik silahlar Kıyamet, Ye’cüc…

Mehmet Fahri Sertkaya