Etiket arşivi: Angela Merkel

Mario Draghi son vurgununu vurabilecek mi

İtalya Boşbakanı Mario Draghi’nin Zelenski ile de Putin ile de batı/NATO tarafından pek çok kişi ile de hatta Şi ile de arası çok iyi. Şu günlerde Ukrayna’dan daha fazla beyaz kadın, beyaz küçük çocuk bekliyor. Suriyeli, Afganistanlı, Pakistanlı, Afrikalı mültecilerden çok daha fazla talep var Ukraynalı mültecilere… Onları satmak çok daha kolay.

Zaten bütün dünya gördü, “Mülteci istemeyiz de istemeyiz” diye diye bağıran batılı devletlerin o bilinen yetkilileri, söz konusu Ukrayna olunca “Gelin, gelin, kapımız hepinize sonuna kadar açık” demeye başladılar. Mümkün olsa bütün Ukrayna halkını batıya doğru çekecekler ve hiç bir şeyi sorun etmeyecekler. Neden?

Hristiyan dayanışması deniliyor ama asıl hakikat o değil. Asıl hakikat, beyaz kadın ve beyaz çocuk beklentisi/talebi… Anlatıp duruyorum, zaten kara para sahasında çok ama çok büyük sıkıştılar, şimdi ise kara kara kadınlar ya da çocukları değil de beyaz tenli Ukraynalı kadınları, çocukları tuzağa çekmeyi deniyorlar.

Bana inanmıyorsanız Macron’a sorun, o da zaten bu işlerin içinde… Fransa az mı çocuk ya da kadın kaçırdı Afrika’dan… Yolcu uçağının kargo bölümüne doldurulmuş anasız, babasız yüzlerce siyahi çocuk Fransa’ya kaçırılırken kaçakçılar suç üstü oldular. Fransa bu krizi kapatmak için ne kadar çok uğraştı ama kapandı mı? Delilleri her yerde…

İsterseniz bu araştırmaya en merkezinden girin ve İsrail’den bir dosya açıp bakın. Arkası çorap söküğü gibi gelecek. Bir bakın, benim deliller paylaşmama bile gerek yok, her şey zaten insanlığın gözleri önünde…

Lakin sinir sistemim çok yüklendi, devlet başkanı, başbakan, gizli servis başkanı, genelkurmay başkanı, büyük iş adamı gibi görünen bu insan şeytanlarına daha fazla tahammül edemiyorum. Her an bir çılgınlık yapabilirim ve sadece birkaç saat içinde bu dünyanın altını üstüne getirebilirim.

Neydi o filmin adı, bir film vardı, Liam Neeson oynamıştı, buldum Takip… O Takip film serisinde bir baba (Liam), insan kaçakçılarından, kadınları kızları kaçırıp açık artırma ile satanlardan, kaçırıp ilaç tesiri altında Avrupa’da fuhuş yaptıranlardan kendi kızını kurtarıyordu. Ne garip ki bu işin arkasında gerçekte yahudiler ve hristiyanlar başı çektiği halde sanki dünyada bu işi müslümanlar yapıyormuş gibi göstermişlerdi Takip filminde… Bir garip bu dünya, film sektörü de doğru ellerde değil. Çok sahayı yıkıp yeniden tesis etmek, nizam sağlamak lazım. Vakti de gelmiş mi?

Bir de şunlara bakabilirsiniz:

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Yok yok Tayyip, bu iş seninle olmayacak.

Gece gündüz biyonik Emine’nin ve Fahrettin Altun’un seni zihin kontrolüne alması, olmadık şekilde yönlendirmesi yetmezmiş gibi, bir de biyonik Merkel geldi ve seni zihin kontrolüne aldı. O da sana ayarı çekti.

Gelen geçen sana ayar çekiyor. Keşke “Kabine değişecek” dediğimde, değiştirseydin Tayyip. Şimdi bu kadar rezil olmazdın, köşeye sıkışmazdın, aciz düşmezdin.

Bunca şeye rağmen sana bir şans daha verdim. Bu saat oldu, sende iş/hareket yok. Hala seni basitçe harcamak isteyenlerle iş tutuyorsun. Ne diyelim, bu da senin tercihin.

Hep dediğim gibi, bu ülkenin/milletin yaşayacağı çok büyük musibetler var ve bunun böyle olması için, senin her seferinde bu şekilde hareket etmen gerekiyor. Benden vebal iyice kalktı.

Artık seninle birlikte bu milletin büyük kısmı da yıkılacak ama Türkiye hep var olacak.

Mehmet Fahri Sertkaya

Biyonik robotlar

Akademi Dergisinde yaptığım yayınlar, çok kısa süre içinde tercüme edilerek, sürekli olarak Merkel’e iletildi. Lakin yayınlarımın haricinde sahadaki gelişmelere dair de Merkel ve Putin sürekli bilgi almak zorundaydı. Bu da yapıldı… Böyle bir kriz ortamı olduğu için, liderlerin karşı karşıya geldiği o anda Merkel telefonuna bakmaktan bile geri durmadı.

Yazılarımı tercüme ederek göndermeseler bile biyonik robotlar olan Merkel ya da Putin, otomatik olarak çevirebiliyorlar. Lakin onlara yazıların tercüme edilmiş özet hali gönderiliyor. Gerektiğinde kısa notlar ekleniyor. Bu arada metafizik haberleşme de yapılıyor. Yani oyun içinde oyunlar dönüyor. Taraflar, farklı taraflara, farklı farklı davranışlar/oyunlar sergiliyorlar. Bu robotların, sahadan kendisine gönderilen haberleri alabilmek için telefona, gsm sistemine, internet ağına ihtiyacı yok. Merkel, Alman devlet/istihbarat sistemi içindeki dünya insanlarının normal göreceği şekilde, teknolojik cihazlar kullanarak sahaya dair istihbaratlar alıyorken, bir yandan da biyonik robotların haberleşme sistemiyle ve ayrıca içindeki uzaylının metafizik kabiliyetleriyle de haber almaya devam ediyordu.

Merkel, muhatabı olan dünya insanlarına gerekli rolü oynamak için sahadaki her mühim gelişmede, gerekirse telefon üzerinden haberdar edilmesini istedi. Merkel orada hiç kimsenin hoş görmeyeceği şekilde telefonuyla meşgul olmaya başlayınca, diğer kameraya geçildi ve kadraj dışında bırakıldı. Putin vaziyetin farkındaydı ve Merkel’i idare etti. Merkel görünüşlü biyonik robot, gerçek Merkel gibi davranmaya programlanmış olduğu için, böyle bir anda gerçek Merkel’in sergileyeceği davranışları ve tedirgin hali sergiliyordu.

Evet, dünya insanlığı yakında bunların bir anda ele geçirilip içlerindeki uzaylıların kameralar önünde, canlı yayında meydana çıkartıldığı görüntüleri bile görecek. Her ne olursa olsun, dünya insanlığı, dünyanın devletlerinin idaresini, dünyanın meselelerini bu biyonik robotlu uzaylılara bırakmayacak.

Mehmet Fahri Sertkaya

Merkel çok sık ve büyük arızalar yapıyor

Dünyanın her yerinde biyonik robotlar dalga dalga bozuluyor. Mehmet Haberal suretinde imal edilmiş robotun içindeki uzaylı bile son bir ayda iki kere değiştirildi.

Putin suretinde imal edilmiş robot ve içindeki yeşil uzaylı cayır cayır yandıktan sonra yeni robotun içine uzaylılar nöbetleşe giriyorlar.

Merkel suretinde imal edilmiş robot için de aynı şeyler geçerli. Merkel’in bazı sorunlar yaşayıp bunları gizlediği fark edilmeye başladı. Merkel’in içindeki uzaylı, mümkün olduğunca Merkel suretindeki biyonik robottan çıkarak duruyor.

Dediğim gibi, uzaylı insan türlerinin, biyonik robotlarla aramıza sızıp dünyanın her meselesine yön verme devri bitiyor. Bu devri bitiriyoruz.

Yeraltı üslerinde bile duramaz oldular. Neler yaşadıklarını saatlerce sesli anlatmak gerekiyor.

Mehmet Fahri Sertkaya

Angela Merkel’in aşı dayatması

Angela Merkel kılığındaki yeşil uzaylı, sözde koronavirüs aşıları için Alman halkını ikna etmeye çalışıyor.Alman hükumeti, aşı kampanyasına milyonlarca avro öderken araştırmacılar, hangi hamlelerin insanları aşı olmaya sevk edeceğini araştırıyorlar. Humboldt Üniversitesi araştırmacıları ve New York, Colombia Üniversitesi araştırmacıları farklı ikna stratejileri üzerine yaptıkları çalışma sonucunda, gençlerin, ellerinden alınan özgürlüklerin geri verilmesiyle, yaşlıların ve maddi durumu iyi olmayanların ise aile hekimlerinin devreye alınmasıyla aşı olmaya ikna olacakları sonucuna varmışlar.

Mehmet Fahri Sertkaya

Almanya’da dönen dolaplar bütün insanlığı tehdit ediyor!

Resimlerini gördüğünüz bu iki kişi, yerlerine geçilmiş iki kişidir. Bakmayın Türkiye’de Alevi rolü oynayan gizli Ermeni birkaç hainin “Aşıları bulanlar bizden, Aleviler” dediklerine…

Yerlerine geçilmeden önce de bu iki kişi gizli Ermeni kişilerdi. Öylesine insanlıktan çıkmış kişilerdi ki kelimelerle anlatmak çok zor. Zaten sıfatlarına, tavırlarına, oturup kalkmalarına bakınca bile anlaşılıyordu. Ermeni/Hristiyan kökenden geliyor olmalarına rağmen Satanist Yahudilerden de daha şerli hale gelmiş kişilerdi. Evet, Uğur Şahin ve Özlem Türeci, gerçekten de insanlık için çok tehlikeli muzır varlıklar haline gelmişlerdi ama şu anda ortada görünenler onlar değiller.

Resimlerde görülen bu iki şey, aslında biyonik robotlar…

Bizden on binlerce sene ileri bilim ve teknoloji seviyesine ulaşmış başka bir insan türünün, bizim insanlarımız suretinde imal ettiği biyonik robotlar bunlar. Ana hatlarda kemikten ziyade metal ve kemiksi yapıda karışık kimyevi maddeler var. Dış kısımda bildiğimiz gerçek insan derisi, dokusu, saçı, kılı var ve bunlar iç sistemden besleniyorlar. Yiyip içtiklerini enerjiye çeviriyorlar, yapay zeka ile desteklenmişler, arıza ihtimalleri çok düşük. İçeride bir boşlukta da üç yumruğumuz büyüklüğünde küçük yeşiller var.

Bunlar o bildiğimiz ve bazılarının reptilian dediği uzun boylu yeşillere çalışıyorlar. Evet, Almanya’dan Alman milletine ve dünyaya yayılan aşılarda da tıpkı Çin aşılarında olduğu gibi yeşillerin parmağı var. Kimsenin aşılara, tıbba, bilime karşı olduğu yok ama bu aşı dedikleri şeyler insanlığı tehdit eden şeyler.

“Pekiyi, Alman devleti bunların farkında değil mi?” şeklinde soracak ve geçmişten itibaren yayınlarımı takip edememiş yeni takipçi kişiler olabilir.

Almanya zaten uzaylılar tarafından yönetilen ülkelerden biri… Merkel görünümlü biyonik robotun içinde şu anda üç yumruğumuz büyüklüğündeki yeşillerden biri var, o bildiğimiz yeşillere çalışıyor ve Almanya’yı da Çin gibi yeşiller elinde oynatıyor.

Son zamanlarda Almanya’nın ufak ufak Çin’e yanaşmasının ve Merkel’in Çin’in menfaatine olan hamleler yapmasının sebebi de bu… Alman halkı bir an önce başlarındaki bu biyonikleri indirmezse, Türk halkından da beter bir hale gelecek. Buna hiç şüphe yok. Çünkü oyunlar çok büyük.

Mehmet Fahri Sertkaya

Almanya’nın, görünen yüzünün aksine bir ülke olduğunu artık bütün dünya görmeli mi?

Almanya’nın, dünya üzerindeki çocuk kaçırma, sübyancılık, tecavüz ve organ işlerinde en merkez ülkelerden biri olduğu ve bu insanlık dışı işlerin Almanya’da çok çok büyüdüğü/yayıldığı gerçeği ile yüzleşmeye dünya insanlığı hazır mı?

Bu akıl almaz hale Almanya’nın, hükumetler/liderler tarafından getirildiği ve bu insanlık dışı işleri Alman hükumetlerinin/liderlerinin yönettiği bilgisi, yanına konulan somut deliler ile bir anda dünya insanlığının gözleri önüne serilse, insanlık ne kadar da büyük bir şok yaşardı, öyle değil mi? O Alman havası, o Almanya havası, o Avrupalı havası, nasıl da birden yıkılırdı.

Şu Telegram kanalımda iki parça atarlı paylaşım yaptım ve hiçbir şey anlatmadım ve delil bile paylaşmadım da o Papa’nın başına gelenler nedir öyle? Sahi Papa nerede? Sahi Hamaney nerede? Sahi Sisi nerede? Ya o Şi’nin hali ne öyle?

Ben anlamakta zorlanıyorum, galiba herkes Türkiye’yi eski Türkiye, kendi ülkesini de eski halde zan ediyor. Ankebut Operasyonu son yıllarda bütün dengeleri alt üst etmedi mi? Bu, birileri tarafından kabullenilemiyor mu? Yoksa bizim gücümüz daha fazla mı sınanmak isteniyor?

Almanya bu tavrını devam ettirirse, ortalama zekaya sahip ve siyaseti yakın takip eden herkesin yapacağı tahmin şudur:

  • Almanya’da milyonlarca insanın sokakları doldurduğu ve asla bastırılamayacak kadar büyük eylemler başlayacak. Peşi sıra büyük bir siyasi buhran ve otorite krizi yaşanacak. Sonrasında istifa etmekle bile kurtulamayacak olan yüzlerce önde gelen siyasetçi olacak… Ve büyük ihtimalle intihar edecek ya da vurulacak olan bir de Merkel…

Mehmet Fahri Sertkaya

Beni bitirmeye oynuyorlar…

Çin, ABD’deki Çin ajanlarının fark edilmek üzere olanlarını yok ediyor. Şu ana kadar çok sayıda ajanlarını kendileri öldürdüler. Çoğunlukla mafya ve çete çatışması ve adi cinayet vakası gibi gösterdiler.


Çin güç kaybettikçe Putin taktik oynayacak. Çin’e destek oluyormuş gibi yaparken aslında nüfuzu altına almak isteyecek ve Ankebut Ağı’nın Çin’le daha çok uğraşmasını ve Çin karşısında daha çok kayıplar vermesini sağlayacak. Yani Putin, Rusya’nın savunmasını Çin’den başlatıp Çin’i bariyer yapacak.

Beni bitirmeye oynuyorlar.

Çin’in ve Rusya’nın metafizik seferberlik ilan ettiği ve yanlarına bir de Grilerle Yeşillerin dahil olduğu, ayrıca İblis’in elinden gelen her kartı oynadığı, her müdahaleyi yaptığı organize bir taarruz birkaç gündür devam ediyor.

Ölenlerin rakamlarını versem, insanlar inanamazlar. Cinler alemi ve uzaylı medyumlar çok büyük kayıplar verdiler ve hala da veriyorlar. Cephe hiç boş kalmıyor. “Artık ya mfs’yi bitiririz ya da biz biteriz” ayarı gibi bir şey bu…

Endişeye mahal yok. Son derece sıhhatliyim ve hiçbir darbe almadım. Bütün siyasi ve askeri gelişmeleri, bana ulaşan raporları da takip edebiliyorum. Zaruri olan yayınları yapıyorum. Her şey planladığım gibi mükemmel şekilde gidiyor.

Bu temizlik zaten planlarımın önünü açacak ve benimle ortak hareket edenlerin de önünü açacak.

Sadece bu sabahtan bu ana kadar çok yaklaşık 6 milyar cin kabilesi yok edildi ve çok yaklaşık 9 milyar cin kabilesi de sahada…

Merkel suretindeki biyonik robotun içindeki uzaylı öldürüldü ve yerine başkası geçti.

Griler dünyada istedikleri kontrolü artık sağlayamıyorlar. Kızgınlıkları artık sadece bana değil, bu sefer dünyadaki pek çok siyasi lidere kızıyorlar. Metafizikle onları da baskı altına almak ve zihinlerini yönlendirmek istiyorlar.

Merkel suretindeki biyonik robotun içindeki uzaylıyı da Griler öldürdüler. Olağanüstü hal kararları alıyorlar.

Çin’dekiler şu yayından sonra daha da sinirlendiler. Büyücülerinin ve medyumlarının neden tesir etmediğine takılıp kızıp duruyorlar. Şi’de ibadet edip dualar etmeye başladı ben öleyim diye…

Daha çok büyüler yapılmasını istedi ve büyücülere daha çok paralar gönderdi, vazgeçmesinler, gayreti artırsınlar diye…

Şi’ye Çinli patronlardan, mafya reislerinden ve siyasetçilerden sürekli telefonlar geliyor ve Şi bu yönden de çok sıkıştı. Artık Şi’de ümitsizlik hakim…

Şu insan şeytanı pislik herifi, Smirnov’u öldürdük ve dünyayı böyle bir pislikten koruduk diye, Rusya’daki Hristiyanlar çıldırdılar. O günden beri çılgınca metafizik saldırılar yapıyorlar. Hala da hazmedemediler ve saldırıyorlar.

Son zamanlarda, bu metafizik çatışmalarla eşzamanlı olarak dünya üzerinde taraflar arasında hacker saldırıları da hep yaşanıyor.

Macron toplantı yapmıştı ve etrafındakilere şöyle demişti:

“Bütün bu olanlar bizim alttan alan davranışlarımız sebebi ile oldu. Güçlü ve kararlı durmalı idik. Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, bize açıkça meydan okuyor. Biz, şimdiye kadar yapmış olduğumuz hatalı seçimlerle kedi olmaktan çok fare olduk. Artık Fransa’nın da onurunu kurtarmasının zamanı geldi. Bunu yeni ve güçlü anlaşmalar, müttefiklikler ile yapabiliriz. Bu dengelerde ben tarafımızın karşı taraf (Ankebut Ağının karşısında olmayı kastediyor) olduğunu düşünüyorum. Sizlerin de bu konuda bana büyük bir özveri ile yardımcı olacağınızı biliyorum.”

Bu toplantıdan ve konuşmadan sonra dünya genelinde hadiseler hiç de Macron’un beklediği gibi gelişmedi ve gelişmiyor.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Büyükelçi Abraham Kalın ile ABD’li Robert C. O’Brien arasındaki görüşme çok faydalı oldu.

Bana kalırsa Ankebut Ağı kendi çöplüğü olan CIA’yı temizleme hususunda daha kararlı ve hızlı davranmalı. Çünkü dünya üzerinde gerilme bu derece artmışken fırtınanın ne zaman kopacağı belli olmuyor. ABD birçok sahada ve cephede ihanetlere uğrayabilir ve bu ABD’nin felaketi olabilir.

Tayyip daha sakin, daha vakur ama daha kararlı/şahin bir tarzda hasımlarını ezen ve baskı altına alan konuşmalar yapabilmeli, beden dili sergileyebilmeli…

Macron dünya üzerindeki Müslüman milletlerden ve İslami kuruluşlardan yükselen tepkilerden sonra duvara çarpmış gibi olmuşken… Bu gibi çıkışların Doğu Türkistan meselesinde Çin’e karşı da kararlılıkla sergilenmesi sağlanmalı. Bu, Şi’nin ümitsizliğe kapıldığı şu günlerde çok faydalı olacaktır.

Ankebut Ağı biliyor ki biz Çin’i bölmeleri için elimizden gelen bütün faydayı onlara sağlayacağız ama Doğu Türkistan konusunda taleplerimiz olacak. Ankebut Ağı bunu baştan kabullenmeli. Doğu Türkistan meselesinde bizimle paralel davranmaktan kaçınması, bu hususta endişeli tavırlar sergilenmesi ve geriye bırakılması doğru değil.

Amerika’nın dünyadaki Müslüman milletleri kışkırtarak ve onlar üzerinden çok basit planlar yaparak 3. Dünya Savaşını başlatmak ve kazanmak gibi planları varsa, bilinmeli ki dünya üzerindeki Müslüman milletlerle ortak menfaatlerde buluşup ortak tavırlar sergilemeyen hiçbir taraf 3. Dünya Savaşını kazanamayacak.

Çinliler sürekli gergin toplantılar yapıyorlar. Çin içindeki farklı toplulukları inadına baskı altına alma ve sınır tehditlerini konularını konuşuyorlar.

Çin için Hindistan artık açık bir tehdit. Hindistan’a karşı Çin de Rusya da elindeki her kartı kullanmak isteyecek. Bu açık gerçek gözler önündeyken Ankebut Ağı en kısa sürede Hindistan’ı her yönden takviye etmeli ve her yönden tedbirler alınmalı.

Ermenistan artık tam manasıyla bitmiş vaziyette ve ayrıca artık arkasında Rusya bile yok. Daha sert müdahalelerle Ermenistan’ın üzerine gidilmeli ve bu yapılırken malum ülkelere güç gösterisi yapılmalı. Daha düne kadar dünyanın çok sayıda bölgesinde çok sayıda ülkesini yönlendiren malum ülkeler, kendi etraflarının bile kuşatılmakta olduğu gerçeği ile iyice yüzleşmeliler.

Rus mafyalarının ve Rusların kara paralarının önünü kesme hususunda da daha hızlı ve kararlı hareket edilmeli.

Metafizik saldırılar ne kadar şiddetlenirse şiddetlensin sistemim/ekibim işleyişini kaybetmiyor ve her şeyi, her yeri izlemeye, dinlemeye ve gerektiğinde müdahaleler etmeye devam ediyoruz, edeceğiz. Bu hususta kimsenin endişesi olmasın.

Mehmet Fahri Sertkaya

Grilerin komutanını öldürdüm

Tayyip!

Merkel’i aradın mı? Başsağlığı diledin mi? Acısını paylaştın mı?

Dün gece bir Gri uzaylılardan yetmiş kadarının toplu metafizik saldırısına uğradım. Uykudayken bir anda güçsüz, savunmasız yakalandığımı düşündüler ve çok seçme bir ekiptiler. Ekibime haber vermeyi ve destek almayı düşünmedim bile…

Bir anda tek başıma karşılık verdim ve beyinleri, bir anda duvar kırılıp da çatlar, ayrışır gibi darbeler aldı. Beyinlerinde büyük yanıklar oluştu. Hiç bayılmadan, saniyeler içinde doğrudan öldüler ama komutan hariç. Onu hemen öldürmedim ve biraz konuştum.

“Seni de öldüreceğim şimdi.” dediğimde “Bunu nasıl yaptın” dedi. “Üzerimizde himmet var bizim” dedim ama nasıl anlasın o kafir himmeti… “Ne istiyorsun” dedi, çaresizliğini ve öleceğini anlayınca… Ben de olmayacağını bildiğim halde, gırgıra vurarak “Bana çalışın, bana itaat edin” dedim.

“Ne istiyorsun, ciddi söyle” deyince “Hepinizin bu dünyadan çekip gitmesini ve bizleri rahat bırakmasını ya da birinizi bile sağ bırakmamayı istiyorum” dedim.

Arada başka kısa konuşmalar da oldu.

“Bize çok fazla zarar verdin” dedi. “Ben kimseye zarar vermedim. Bana zarar vermeseydiniz, sizinle uğraşmazdım. Kaç adamın öldü” dedim. “20 binden fazla işe yarar adamımı kaybettim” deyince şöyle söyledim “Ben cinlere de sizlere de kaç kere söyledim. Benim ve teşkilatımın üzerine gelmeyin. Metafizik saldırı da yapmayın dedim”

Sonra “Artık ölmenin vakti geldi” dedim ve saniyeler içinde öldürücü bir metafizik darbe vurdum. Yaralı ama kurtarılamaz bir halde bıraktım ve kısa süre sonra ibret-i alem olarak, etrafına korku salarak öldü.

Bu komutan hiyerarşik sistemde aslında Merkel’in bile üzerinde ama istisnai haller var ve Merkel rolündeki Gri uzaylıya itaat ediyordu. Bu komutan, dünyadaki Grilerin en yüksek rütbeli komutanlarından biriydi ve yanındaki kurmayları da çok önemli, yüksek rütbeli kişilerdi. Bu saldırıyı yapmalarını Merkel rolündeki uzaylı istedi.

Mehmet Fahri Sertkaya

İşte buna çok gülünür.

Paylaşımlarım kriz çıkarttı. Psikolojisi ve sağlığı zaten çok bozuk halde olan Merkel suretindeki gri uzaylı Erdoğan’ı aradı. Beni şikayet etti, bir şekilde durdurulmamı istedi.

Gündüz yaptığım paylaşımlar yine dünyanın her yerinde sarsıcı tesirler oluşturdu. Merkel, kendisi hakkında yazdıklarım kendisine gösterilince okudu ve ateşi çıktı, yanakları kızardı, yine titreme nöbeti geçirdi ve bir süre kendine gelemedi.

Sonra sakinleştiğini düşündüğü bir anda Tayyip’i aradı. Paylaşımlardan bahsetti. Ne olursa olsun hemen durdurulmam gerektiğini söyledi. Bu mücadelede Tayyip’in yanında olacağını ifade etti.

Biraz konuştular bunun üzerine ve Tayyip onu oyaladı. Geçen sefer de Merkel’in talimatları ile beni içeri aldırdığından sonra işlerin iyi gitmediğini, planlandığı gibi gitmediğini, zamansız ve hesapsız bir müdahale yaptıklarını, aleyhlerine döndüğünü, şu anda da bana müdahale etmesi için şartların müsait olmadığını falan konuştu.

“Ben de rahatsızım bu yazdıklarından” falan dedi. Dengeler izin verse asla izin vermeyeceğini falan anlattı. Anladığımız kadarı ile sözleri biraz da “Geçen sefer de söz verdiniz arkamızda olacaktınız ama gereğince olmadınız” manasına da geldi.

Merkel Tayyip’le konuşurken de çok kötü haldeydi. Yine titriyordu. Bir ara nefes alıp vermede de sorun yaşadı. Dili takıldı, nefesi zorlandı ve konuşamadı.

Cemaatimizden de Rusya başta olmak üzere müttefik olduğumuz ülkelerden de çok çekiniyorlar. Konuşmalarından anlaşılan o ki geçen yaklaşık 11 ayda iyice güç kaybettiklerinin da farkındalar, bunu kabullenmişler. Çaresizler, yine üzerimize gelmek zorundalar ve biz de tam olarak bunu istiyoruz. Gelsinler ve artık bitsinler. Tahmin ediyorum ki görüşme sırasında ikisinin de aklına, birkaç gün önce yazdığım Tayyip-Merkel-Ankebut rüyam gelmiştir.

Bu arada ben size bir de Trump’ı gördüğüm rüyamı anlatayım mı?

Rüyamda Trump’ı hemen yanımda ayakta dururken görüyorum. Bana aşırı derecede kızmış ama o kadar güçsüz ve çaresiz kalmış ki surat bile yapamıyor. Aksine karşımda çaresizlikten gülümsüyor.

Onu takmayan, umursamayan tavırlar sergiliyorum. Önünde ceketimin düğmelerini iliklememi bekliyor, bunu da yapmıyorum ve buna da ayrıca kızıyor. Bu haline rağmen yine çaresizce yüzüme gülümsüyor.

Sonra sahne bir anda değişiyor ve ben Trump’ın bulunduğu yerin altında tünel kazıyorum. Bunu yaparken onun dibini oyduğumu düşünüyorum. Sonra biraz detaylı şeyler yaşandı, bu kısımda gördüklerimi atlıyorum.

Tünelde biraz yukarıda düz bir demir ya da boru gibi bir şey var. Tünelin sağ duvarından sol duvarına kadar çekilip sabitlenmiş. Zıplayıp o demiri tutuyorum ve asılı kalıyorum. Bırakmamam gerektiğini düşünüyorum ama bir süre sonra kollarım çok yoruluyor ve bırakıyorum.

Sonra kim olduğunu bilmediğim bir adam geliyor, bana yardım ediyor ve gücümün yetmediği kısım da halloluyor. İşler yoluna giriyor.

Mehmet Fahri Sertkaya

Amerikasız bir dünyaya çok çok az kaldı…

Gerçek halleri iyice gözler önüne çıkıyor ve iyice rezil oluyorlar. Amerikasız bir dünyaya çok çok az kaldı.

Buna “sert geri vites” denmez, daha ötesinde bir tabir kullanmak lazım. Amerika’nın artık Kuzey Kore’ye rest çekebilecek kadar bile gücü yok. Trump öyle bir Kuzey Kore açıklaması yaptı ki bütün dünya şaşırdı. Gerçekte neler döndüğünü bilmeyen hiç kimse, Trump’ın bu çıkışını doğru yorumlayamadı.

Daha dün Çin ve İran’ı tehdit edip savaş çıkartmak isterken bugün müttefikimiz Japonya’nın ayağına giden ve yalvar yakar olan Trump, sosyal medya hesabı Twitter’dan çok tartışılan bir paylaşım yaptı. Kuzey Kore’nin kısa menzilli füze denemeleriyle ilgili olarak “Kuzey Kore, halkımın bir kısmını rahatsız eden küçük silahlar ateşledi. Ancak bunlar beni rahatsız etmedi.” ifadelerini kullandı. Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’un verdiği sözü tutacağına inandığını belirtti.

Takip edebildiğimiz kadarı ile dünyadaki aklı başında bütün siyasetçiler, Trump’ın söz konusu paylaşımını bizim gibi yorumladılar.

“Allah kahretsin.”

Çin lideri Şi, Trump’ın Kuzey Kore’ye dair paylaşımını şu şekilde yorumladı:

“Allah kahretsin. Şunlara bak. Birkaç gün önce sanki bizim bütün işlerimizi berbat eden bunlar değilmiş gibi, şimdi Kuzey Kore’ye karşı seslerini bile çıkartamaz oldular.”

Trump şu tavrı birkaç hafta önce sergileseydi Şi keyiften köşe olurdu. Ellerini ovuştururdu. Mutluluktan birkaç gün ayakları yere basmazdı.

Şi’nin çok sıkılarak, öfleyip püfleyek ve kahrederek böyle yorumlar yapmasının sebepleri gözler önünde;

  • Böyle bir şey aklından bile geçmezdi, kendisine söyleseler inanmazdı ama ittifakımızın dışında kaldı, çok büyük fırsatları kaçırdı. Üstelik çok kısacık sürede bunlar yaşanınca afalladı.
  • Kuzey Kore’nin de Çin’e değil, ittifakımıza yakın durması, ayrıca moralini, düşüncelerini bozdu.
  • Dahiyane siyaset yaparak, kendini dev aynasında gören iki tarafa da had bildirmemiz… Bunu, elimizi hiçbir şeye sürmeden, tarafları birbirine katarak yapmamız… Bu kadar kısa sürede iki tarafa da çok güç kaybettirek zayıflatmamız, onların aksine olarak çok güçlenerek bu süreçten çıkmamız da Şi’yi tepetaklak eden sebepler arasında.

Dünyanın önde gelen pek çok lideri gibi Şi de son bir hafta içinde aşırı derecede yoruldu, gerildi, korktu, endişelendi, zorlandı, yalpalandı ve ne kadar liyakatsiz biri olduğunu, dünya siyasetini ve hadiseleri ne kadar isabetsiz şekilde yorumladığını, bundan sonrasında işinin çok zor olduğunu, o koltukta fazla oturamayacağını gördü.

Merkel: Amerika çok zayıfladı, güçsüzleşti.

Trump’ın, Amerika’nın menfaatlerini gözeterek değil de Şeytan’ın Konseyi’nin emirlerini dinleyerek tarihi fırsatları kaçırmasından sonra, karşı cephedeki herkes şaşkın ve kızgındı. Hala bu şaşkınlık ve kızgınlık hali geçmedi.

Trump’ın yanlış kararlar almaması için onunla baştan görüşen ve en açık cümlelerle onu uyaran Macron ve Merkel, korktukları başlarına gelince çok kötü oldular. Trump’a açıkça tavır almadılar ama mesafeliler. Çok rahatsız olduklarını belli ettiler, ediyorlar. Bundan sonrasında Trump’la hatta Amerika ile bu işin yürümeyeceğini düşünüyorlar, bu şekilde değerlendirmeler yapıyorlar.

Merkel, beyin takımına şu şekilde konuştu:

“Amerika çok zayıfladı, güçsüzleşti. Büyük bir deprem yaşadı. Kısa vadede olmasa da uzun vadede çökeceğinin sinyallerini veriyor. Amerikanın yanında bulunan devletlerin de büyük darbeler alacağını düşünüyorum. Yapacak oldukları hamlelerde onlarla birlikte hareket etmek bizi zayıflatır ama karşısında gibi de duramayız. Bizim nötr kalmamız gerekiyor.”

Fransa, Amerika’sız bir dünyaya hazırlanıyor

Macron da kendi beyin takımına şu şekilde değerlendirmeler yaptı:

“Trump’ı ikaz ettik ama ikazların hiçbirini dikkate almadı. Şu anda dünyanın gözü önünde bu hale düşmesinin sebebi ikazlarımızı dinlememesidir. Anlaşılan o ki Amerika ile birlikte ilerlemek üzere almış olduğumuz kararları şimdi bir daha gözden geçirmek gerekiyor. Bu durumda size çok iş düşüyor. İyi bir çalışma yapın ve Amerika’nın güçsüzleştiği ve yok olmak üzere olduğu ihtimallerini göz önünde bulundurarak, ileriye dönük atmamız gereken en doğru adımlara dair raporlar hazırlayın.”

Amerika’dan geçtiler, bu kadar zor şartlar içinde kalmışlarken Fransa’yı nasıl varlıkta tutacaklarını düşünüyorlar. Bu süreçte hatalı kararlar almak istemiyorlar.

Almanya’nın yöneticileri de Fransa’nın yöneticileri de kendi aralarında “Şu şartlar da yapacağımız bir hata, bizim de yok olmamıza sebep olabilir.” diye diye kılı kırk yararak kararlar alıyor.

Sayın Putin ve Merkel, Ortadoğu’yu konuşacak

Kremlin’den yapılan açıklamaya göre, Almanya Başbakanı Angela Merkel, Rusya Devlet Başkanı sayın Vladimir Putin’in daveti üzerine 11 Ocak’ta Rusya’yı ziyaret edecek. Liderler, ABD’nin Bağdat saldırısının ardından Ortadoğu’daki gerginliğin tırmanması konusunu ele alacak.

Görüşme sırasında taraflar Suriye, Libya ve ABD’nin 3 Ocak’ta Bağdat Havalimanı’na gerçekleştirdiği saldırı sonucunda Ortadoğu’daki gerginliğin tırmanması da dahil olmak üzere, gündemdeki konuları ele alacak.
Görüşmede ayrıca 2015 tarihli Minsk anlaşmalarına yönelik kapsamlı tedbirler kapsamında, Ukrayna krizinin çözümü konusuna ve 9 Aralık’ta Fransa’nın başkenti Paris’te gerçekleştirilen Normandiya Formatı’ndaki zirvede varılan anlaşmalara değinilecek.

Mehmet Fahri Sertkaya

Toplantıya katılanlar arasında şunlar da vardı:

1- ABD Başkanı Donald Trump kılığına girmiş Gri uzaylı
2- ABD Genelkurmay eski Başkanı Martin Dempsey kılığına girmiş Gri uzaylı
3- David Bickham kılığına girmiş Gri uzaylı
4- İngiltere Kraliçesi Elizabeth kılığına girmiş Gri uzaylı
5- İngiliz gizli servisi MI6’nın başkanı Alex Younger kılığına girmiş Gri uzaylı
6- CIA başkanı Gina Haspel (ki yerine geçilmiş biri değil, kendisi olarak oradaydı, rızası ile onlara çalışıyor),
7- İngiltere Başbakanı Theresa May kılığına girmiş Gri uzaylı
8- Fransa Başbakanı Edouard Philippe kılığına girmiş Gri uzaylı
9- Fransa eski Başbakanı Manuel Valls kılığına girmiş Gri uzaylı
10- Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron kılığına girmiş Gri uzaylı
11- Hollanda Başbakanı Mark Rutte kılığına girmiş Gri uzaylı
12- Almanya Başbakanı Angela Merkel kılığına girmiş Gri uzaylı

Mehmet Fahri Sertkaya