Etiket arşivi: David Bickham

Toplantıya katılanlar arasında şunlar da vardı:

1- ABD Başkanı Donald Trump kılığına girmiş Gri uzaylı
2- ABD Genelkurmay eski Başkanı Martin Dempsey kılığına girmiş Gri uzaylı
3- David Bickham kılığına girmiş Gri uzaylı
4- İngiltere Kraliçesi Elizabeth kılığına girmiş Gri uzaylı
5- İngiliz gizli servisi MI6’nın başkanı Alex Younger kılığına girmiş Gri uzaylı
6- CIA başkanı Gina Haspel (ki yerine geçilmiş biri değil, kendisi olarak oradaydı, rızası ile onlara çalışıyor),
7- İngiltere Başbakanı Theresa May kılığına girmiş Gri uzaylı
8- Fransa Başbakanı Edouard Philippe kılığına girmiş Gri uzaylı
9- Fransa eski Başbakanı Manuel Valls kılığına girmiş Gri uzaylı
10- Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron kılığına girmiş Gri uzaylı
11- Hollanda Başbakanı Mark Rutte kılığına girmiş Gri uzaylı
12- Almanya Başbakanı Angela Merkel kılığına girmiş Gri uzaylı

Mehmet Fahri Sertkaya

Siz bunu Nazi işareti olarak mı biliyordunuz?

Svastika da denilen gamalı haçın tarihi insanlık tarihi kadar eski… Adem aleyhisselam irtihal etmeden önce dünyada, küfür/inkar üzere giden evlatları arasında bu svastika sembolü kullanılıyordu.

O günlerden bu günlere kadar dünyanın dört bir yanındaki toplumlarda bu sembol kullanıldı. Her biri kendince başka manalar yükledi ama bu, Şeytan’ın yani Azazil’in oyunlarıydı. Aslında svastikanın tek ve gerçek bir manası var ve Şeytan’ı sembolize ediyor. Şeytan, Ademoğullarına tepeden bakıyor, hepsini ağına düşürmek istiyor ve hepsine hakim olduğunun sembolü/mesajı olarak da svastikayı kullanıyor. Bir yerde svastika varsa orada hakimiyetinin olduğunu ilan ediyor.

Aslında gamalı haçı Adolf Hitler seçmedi.

Adolf Hitler, Süleyman Hilmi Tunahan hazretleri ile görüşüp İslam’ı kabul ettiği ana kadar Yahudilerin/Masonların gizli teşkilatlarının içindeydi. Gizli Masonik örgütlere üye idi ve onların öğretileri doğrultusunda yaşıyordu. Onlara çalışıyor, onların “Yeni Dünya Düzeni” kurma projelerinde yer alıyordu. Nazilerin her şeyini kendisi belirleyebilecek bir konumda, yetkide değildi.

Adolf Hitler’in bir zamana kadar aralarında olduğu Masonlar/Yahudiler ise “Kainatın Ulu Mimarı”na inanırlar. Dolardaki piramitin en tepesindeki göz de Kainatın Ulu Mimarı diyerek şifreledikleri Şeytan’ın yani Azazil’in sözde her yere hakim olan ve her yeri gören gözüdür. Yani o göz gamalı haç ile eş manayı taşıyan bir başka şeytani semboldür ve anlaşıldığı üzere Masonlar Şeytan’ın sisteminin parçasıdır. 17. dereceden sonra Masonlara, Masonların aslında Şeytan’a çalıştığı hatta tapındığı anlatılır.

Bu nedenle, dünyanın dört tarafında mevcut bulunan ama birbirleri ile bağlantıları olmayan Satanist örgütlerde gamalı haçın kullanıldığını görebiliriz. Satanist yani Şeytan’a tapınan ve Şeytan için insan kurban eden örgütler, kurbanların kanları ile gamalı haçlar çizerler. Şeytan, kafaladığı bu ahmaklara bunları yaptırır ve “her yerde ben varım, her yerin hakimi benim” mesajını yineleyerek ilan ettiğini düşünür.

Bu yüzden Mason mahfillerinde üst dereceli Masonlar, ayinlerini gizlice yaparlar. Alt dereceli Masonlar basit anlatımlarla ve sembolik sözde ayinlerle oyalatılırken, üst rütbeli Masonlar en iyi ihtimalle Şeytan’a keçi kurban ederler. Lakin sık sık da insan kurban ederler. Şeytan’ın, dünyaya ve bütün Ademoğullarına tahakküm etmek için kurduğu bu sisteminin şu andaki genel adını Ankebut Ağı koyduk. Yıllardır bu ağın dibini oyduk ve son aylarda Ankebut Operasyonu ile şok edici darbeler de vurduk. Yıkılışına az bir süre kalan bu ağın en üst yönetimi de sık bahsettiğimiz gibi üç farklı konsey… İşte bu konseylerdeki Yahudiler/Masonlar da bu inanç esasları ile davranıp bu nedenle Şeytan için insan kurban ediyorlar.

Meşhur hadis-i kudside hazret-i Allah “Ben alemlere sığmam ama kulumun kalbine sığarım” buyurdu. Şeytan’ın en nefret ettiği sözlerden biri de bu oldu. Ta Adem babamızdan beri Ademoğlunda en nefret ettiği yer kalp oldu. Bu yüzden Ankebut Ağı’nın Mason/Satanist mensuplarından üst derecede olanlar, sembolik değil gerçek ayinler yaptıkları anlarda, Şeytan’a insan kurban ederken kalpleri özelikle hedef alıyorlar ve parçalıyorlar. Bunu böyle yaptıklarını, özellikle David Bickham’ın ayinlerini anlattığım aylar önceki yazılarda anlatmıştım. “Özellikle kalpleri parçalıyor” demiştim.

Anlaşıldı ki Ankebut Ağı’nı, sözde “her şeyi gören göz” yani Şeytan yönetiyor. Üç kabalacı konseyinin üzerinde başka konsey yok ve Şeytan’ın kendisi var. Cin taifesinden olan Şeytan yani Azazil, bu en üst yönetici kadroya görünüyor, onlarla konuşuyor, ortak toplantılar yapıyor ve onları talimatları ile yönetiyor.

Bu yüzden Ankebut Ağı bütün Ademoğullarına yani bütün insanlığa düşman ama en çok da Müslümanlara düşman….

Mehmet Fahri Sertkaya

Zamanlaması çok manidar değil mi?

Bu da bir danışıklı dövüş. Cübbeli böyle konuştuğu için herkes şokta ama uzunca zamandır güven kaybetmiş, ehl-i sünnet ve ehl-i tarik Müslümanların tepkisini çeken, Saray’a soytarılık yapan Cübbeli, şimdi Saray’ın emri ile bu çıkışları yaptı.

Trump yokmuş da işte nefsin varmış. Tamam bir manada bu söz çok doğru ama bu güne kadar niye söylemedi? Neden dine/devlete/millete yapılan her ihanette AKPKK’nin yanında idi? Şimdi cemaatimizin gayreti ve dergimizin yayınları sayesinde oluşan dip dalga ile herkes Trump’ı, Şeytan’ın Konseyi’ni, David Bickham’ı, Mehmet Haberal’ı, o bahsettiği İslam’ı tahrif projelerinde çok etkili olan haham Ben Abrahamson’ı konuşuyor, konuşacak da şimdi mi bu Cübbeli böyle konuşmalı? En büyük hainlerden biri bu… Bahsettiği projeleri AKPKK üzerinden Şeytan’ın Konseyi, 13’ler Meclisi ve 3 Kabalist haham uygulamaya döküyor.

Bu, Cübbeli’nin bu çıkışı, Türk/İslam düşmanlarının çok dara düştüğü şu zamanda bir haince planın parçası:

1- Zaten cemaatimizin ve Akademi Dergisi’nin mücadelesi karşısında, AKPKK ve üstündeki konseyler, söz konusu haince projeleri, İslam’ı içten tahrif etme, Müslümanların itikadını bozma projelerini ileri götüremeyeceklerini gördüler. Artık bu projelerin başındaki haham Ben Abrahamson bile ifşa oldu.

2- Son zamanlardaki yayınlarımızın da gerçek sahibi CIA olan sözde sosyal ağlarda yayılmasına izin vermiyorlar ama yine de korkuyorlar. Bir anda bir şeyler olabilir ve bir iki günde bütün Türkiye bu olağan üstü sarsıcı yayınlarımızı görebilir. Böyle bir ihtimal olursa, işte böyle konuşmaya başlamış Cübbeli’yi kullanarak, ehl-i sünnet hassasiyetindeki Müslümanları karşı bir grupta toplayıp topluca sevk etmek isteyecekler. Çünkü o gün geldiğinde işleri/halleri gerçekten çok zor olacak.

Cübbeli denilen münafığı senelerdir somut deliller ile ifşa edip nasıl bir hain, alçak, yalancı ve piyon olduğunu anlatıyorum. Gık diyemiyor gık. Aramıza yeni katılanlar o yayınlarıma bakmalılar. Şu yukarıda yazdıklarımı daha iyi anlayacaklar.

Herkes bilmeli ki Cübbesi çıkasıca bu hain herifin derdi kadındır, paradır, şöhrettir. İpleri Saray’ın elindedir ve dün alemin önünde “Hain” dediği Erdoğan’a bu gün “Başkomutan” çekmesi de bu sebepledir.

Dikkatle inceleyin, Cübbeli en az altı senedir çok sıkı bir Akademi Dergisi takipçisidir. Dönem dönem millete hoş gelen ve “Yahu bu adam nasıl bildi anladı da önden ikaz etti” denilen konuşmaları hep Akademi Dergisi paralelindedir. Akademi Dergisi’nin halka yayılmasına izin verilmez ama bu gibi piyonları sansürlemezler.

Mesela “Bütün cemaatlere yakında operasyon çekilecek. Sakın ha Süleymanlılar aleyhinde olmayın” çıkışı. O çıkışından birkaç hafta öncesinden başlamak sureti ile cemaatimiz AKPKK ile çatışma ortamına girmişti, cemaatimize operasyon beklentisi zaten herkeste oluşmuştu ve Akademi Dergisi’ndeki yayınlarımız, pes etmeyeceğimizi, çatışmaya gireceğimizi açıkça belli ediyordu. Bu münafık da çıkıp o konuşmaları yaptı. Aylar geçti, türlü hadiseler yaşandıkça herkes döndü o konuşmasındaki o kesiti paylaştı ve “Vay, cübbeli hoca efendi çoktan söylemiş” dedi. Şimdi de bir benzeri yapılıyor ve kritik an geldiğinde kalabalıklkarı toplayıp, etkileyip dar zamanda onlara yani AKPKK’liere yardımcı olabileceği hesaplanıyor.

Şu yayınlarımıza uygulanan sansür bir anda kırılacak, o güne az kaldı. İşte o zaman ak koyun kara koyun hepten belli olacak, herkes her şeyi duyacak. Bozuk saat bile günde iki kere doğru vakti gösterir. Sakın böyle piyonlara aldanmayın, acımayın, kalbi yine istikamete dönmüştür sanmayın.

Mehmet Fahri Sertkaya

Şimdilik kimlerin neler yaptığını gözlemleyeceğim

Şimdilik duyduğum her iddiayı paylaşmayacağım ve kimlerin neler yaptığını gözlemleyeceğim. Buraları okuyan savcı ve hakimlerin, basın mensuplarının ve sair devlet yetkililerinin tavırlarını gözlemleyeceğim. Hiç biri bir şey yapmazsa hatta bir de devlet gücümüz yine doğruların, iyiliğin, güzelliğin peşinde olan bizlerin üzerine yönlendirilirse, işte o gün dünyayı yıkacağım. Bunun bir işareti olsun diye bu şahsın fotosunu paylaştım. Anlaması icap edenler bu şahsın kim olduğunu da, benim neden burada paylaştığımı da, neleri anlatabileceğimi de anlarlar.

Mesele sadece yasa dışı organ nakli meselesi değil. Benim bile kulağıma gelen iddialara göre, bildiğimiz kıyım yapıyorlar. Allahsızca bir sistemleri var. Sadece Yakın Doğu Üniversitesi Hastahanesinde binlerce mevta var.

Siyonizmin, Masonluğun, içimizdeki İsrail’in, içimizdeki Ermenistan’ın, Misyonerlerin, Haçlıların, Tapınakçıların ve dolayısı ile onların projesi olan AKPKK’nin bütün kara para işleri, bütün karanlık işleri tek bir elden organize ediliyor. O en merkeze şimdilik girmiyorum ama ara yollar ABD’de CIA’ya, İsrail’de MOSSAD’a, Türkiye’de MİT’in hain bir kanadına ve başka devlet kurumlarına, bakanlıklarına çıktığı gibi daha pek çok ülkeye de çıkıyor. Ülkemizde bütün bu pis işler, vatan haini alçak herif Tayyip bir piyon olarak bunlar tarafından kullanılabildiği için rahatça yapılabiliyor.

Yetimhanelerdeki masum çocuklardan, hastahaneye tedavi için giden herhangi bir TC vatandaşına kadar, askerlik için birliğine teslim olmuş herhangi bir ere kadar, parklarda oyun oynayan herhangi bir çocuğa kadar herkes ama herkes her türlü tehdidin atlında… İşte görüyorsunuz, milletten isyan çığlıkları yükselirken bunlar inadına son kalan fabrikaları satıyor, organ kaçakçılarının işini kolaylaştıracak kanunlar çıkartıyor, kasten zinayı, nikahsız yaşamayı, ibneliği, AİDS’i, haram gıdayı, domuz etini ve yağını yayıyor ve kasten tarımı, hayvancılığı iyice bitiriyor, kasten millet hasta olsun istiyor, her yere özel hastahaneleri de kendileri açıyorlar. Sessiz kalmayın, şu şartlarda sessiz ve tepkisiz kalmak vatana, millete, dine, ümmete, insanlığa ihanettir.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi