Etiket arşivi: Satanist Yahudiler

Ne kadar çok paniklediler

Ne kadar çok paniklediler

Gece yazdığım Nazca çizgilerine ve gerçek dünya tarihine dair yazı, zaten bu sahada yıllardır yazdığım onlarca yazımın üstüne artık tamamlayıcı bir yazı gibi oldu.

Dünya üzerindeki etkili ve yetkili kişiler arasında hemen ilk saat içerisinde büyük bir mevzu oldu. Herkes birbirine farklı lisanlara çevrilmiş hallerini gönderdi. Çok yüksek bir haberleşme trafiği de oldu, görüşmeler yapıldı ve hala yapılıyor.

Dünya üzerindeki müesses nizamın, satanistlerin kurulu sisteminin en büyük taşıyıcı kolonuna da devasa bir bomba koyup patlatmış ve yıkmış bulundum. Bundan sonra satanistler, yahudiler, masonlar, tapınakçılar, evrimciler, sözde bilim adamları, bir bütün olarak Ankebut Ağı, fikir, bilim ve eğitim sahasında da tuzla buz olacak.

Pek çok farklı dinin, tarikatın, cemaatin, ülkenin/milletin ve kültürün mensupları arasında şaşırıp kabullenenler de inanmak istemeyip ısrarla ret edenler de oldu, olacak. Ancak konuşmalardan anlaşılıyor ve akıl, mantık da bunu söylüyor ki kabullenemeseler de çok kısa sürede şu müesses nizam yıkılacak, bunun farkındalar, inatla ret etmenin fayda vermeyeceğinin de herkes farkında… Artık hiç kimse dünya tarihine bu güne kadar olduğu gibi bakmayacak. Dürüst karakterli hiç kimse evrim teorisi safsatasına dönüp bakmayacak ve bunların kitaplarını, belgesellerini ve programlarını izlemeyecek. Bunların okullarda ders kitaplarında bulunmasına da izin vermeyecek.

Bu gidişatın çok yakında bu neticeyi vereceğini gören, bu son yazımla birlikte buna emin olan ve ümitsiz de olsalar her şeye rağmen sabaha kadar uyuyamayıp hemen bir şeyler yapmak isteyen kişiler de çok oldu. Bunların başını da yine Yahudi/Satanist kişiler çektiler.

Türkiye’de de gizli Yahudi Youtuberlara hemen talimatlar verildi. Gizli Yahudi Barış Özcan bu gecenin sabahında “Nazca çizgilerinin sırrı” başlığı ile kuru gürültü bir video paylaştı.

Herkes izlesin, bu video, bu gizli Yahudi ve art niyetli Barış Özcan’ın gerçek yüzünün kısa sürede görülmesinde büyük paya sahip olacak. Çünkü video büyük panikle, dersini çalışmadan, art niyetle, çok sayıda açıklar verilerek ve aceleyle hazırlanmış

https://www.youtube.com/watch?v=4AgrxE11hG0

Satanist Barış Özcan’dan zaten başka bir şey beklenmezdi

İblis’e insan kurban edilen satanist ayinlerine de katılan gizli Yahudi Barış Özcan’ın hazırladığı bu videoda, dördüncü dakikada, şu gördüğünüz görüntü paylaşılmış.

Nazca’da görülen çizgilerin bir benzerinin Kentucy’de, 7 Ağustos 1982 tarihinde, altı kişi tarafından, sadece sopalar ve ipler kullanılarak çizildiği iddia edilmiş. Zaten bakarsanız internette, onlarca farklı lisanda bu iddia hep yazılmış. Lakin iddia edilenler doğru değil, bu hususta da gerçekleri bilenler var ki bu çizimi de dünyadaki uzaylılar çizdiler. O altı kişinin arasında biyonik robotlar vardı, gayet de yüksek teknoloji kullandılar ve o çizim de havadan çizildi.

CIA’ya bağlı olduğunu bildiği Yahudi kişilerden sürekli talimatlar alarak videolar hazırlayan ve on binlerce çok zeki ve bilgili Müslüman Türk Youtuber sansürlenirken CIA’nın Youtube’nda haksız şekilde markalaştırılan Barış Özcan, isterse yanına beş normal insan alsın, biraz da sopalar ve ipler alsın, 350 metreyi bulan Nazca çizimlerinden birini Türkiye’de istediği yerde çizsin. Ben yanlarına, onları gözetleyecek ve hile yapıp yapmadıklarını fark edecek onlarca kişiyi gönderir ve her safhasında video kayıtları aldırırım. Yapabilecekse kendisi bunu yapsın ve biz de sadece ip ve sopa ile yapılabildiğine kani olalım.

Bu hususta zorlanırsa, bu videosuna sponsor olan KAFT’ın kabalacı, büyücü, ayinci ve sadist ekibinden de yardım alabilir. Hatta KAFT’ın bünyesindeki hatta sözde eğitim verdiği bütün Yahudi, Satanist kişileri de yanına alsın, iddia ediyorum ki yine bu şekilleri bu isabetle ve bu büyüklükte çizemezler.

Eskisi gibi değil… Bu oyunu dünya genelinde bitirdik. Bu satanistlerin/yahudilerin her şeyini içlerinden, en derininden biliyoruz. Hepsini tanıyoruz, bütün inanç esaslarını, bakış açılarını, oyunlarını, ihanetlerini, teşkilatlarını ve tarih boyunca da insanlığa ve milletimize neler yaptıklarını da biliyoruz.

Bu yazıyı okuyan herhangi bir kişi, Barış’la gerçek bir görüşme ya da internet üzerinden bir sesli görüşme yapmamızı sağlayabilir. Ben buna şu anda da hazırım ve 10 dakika bile karşımda kale alınır cümleler kuramayacağını, CIA tarafından şişirilmiş bir piyon gizli Yahudi olduğunun tamamen meydana çıkacağını garanti ederim.

Merak edenler çoktur

Çok yıllar önce bu hususa dair paylaşımlar yapmıştım ama şimdi tekrar etmekte fayda var. Ben ömründe bir tek Erich Von Daniken kitabı bile okumadım. O en meşhur kitabı olan Tanrıların Arabası’nı da okumadım. Önsözünü ya da özetini de okumadım. Bir tane bile Daniken makalesi okumadım. Bir tane bile Daniken belgeseli izlemedim. Başka bir belgeselin bir iki dakikasında onun da görüşü sorulmuştu, o kadarını izlediğimi hatırlarım.

Erich henüz beş yaşlarında iken Türkiye’de, İstanbul’da Süleyman Hilmi Tunahan hazretleri, hem geçmişte yüksek bilim ve teknoloji çağları yaşandığını, hem de uzaylıların varlığını anlatıyordu. Bunları açıkça da anlatıyordu. Bu konulara dair giriş seviyesindeki bilgileri camilerde cemaate vaz ederken de anlatıyordu.

Yıllar önceki söz konusu paylaşımlarımda bu hususa temas etmiştim. Bizim cemaatimizin samimi ve gayretli mensupları bu hususları 1940’lardan beri biliyorlar. Hatta benim bu güne kadar anlattıklarım devede kulak misali, azıcık bilgi kırıntıları. Daha neler neler biliyoruz.

Bu mevzulara girilince sözü hemen Daniken’e götürüp onun üzerinden konuyu sulandırmak da ayrıca bir art niyet. Şu sayfalarda, kanallarda, bundan 7-8 sene önce bile, uzaylıların binlerce sene önce dünyamızda bulunduklarına, dünyada pek çok eser bıraktıklarına dair onlarca somut delil paylaştım. Dürüst olan hiçbir insan bunları görmezden gelemez ve tartışma hemen biter. Hem uzaylıların varlığı, hem binlerce sene önce de dünyamızda oldukları hem de dünyanın dört bir yanında izler ve eserler bıraktıkları en somut şekliyle ispatlı…

O halde Barış’ın ve benzerlerinin derdi nedir? Asıl endişeleri nedir? Daha dün bile Meksika hükumetinin bulduğu tabletleri gösteren videoyu bilmem kaçıncı tekrarla paylaştım. Bu Barış Özcan gibilerin şifası yok. Çünkü gerçekleri bilmiyor değiller. Görmüyor değiller. Uzaylıları getirip karşılarında konuştursanız bile inkar etmek zorundalar. Zaten en başından beri gerçek olduğunu bile bile inkar ediyorlar.

Şu kısmının tartışması gerekiyor: Bunlar bu gerçekleri kabul edince dünyada ne gibi değişmeler olacak, neler yaşanacak ve bunlar neler kaybedecekler.

Mehmer Fahri Sertkaya

Kukla

Kukla

Ordumuz ve Emniyet Teşkilatımız içinde bazı vatansever insanlar arasında hala Sedat Peker’e sempati besleyenler var.

Son videolarına bakarak, arka planı bilmeden ona kapılanlar, ona inananlar var. Sedat Peker o videolarda sadece ona verilen rolü oynuyor. O videolarda görünen kişi gerçek haliyle Sedat Peker değil ki videolarda rol yaparken bile aslında son derece tutarsız, ayarsız, kibirli, saldırgan/zararlı, fitneci/yalancı ve baş belası birisi olduğu kolayca görülebiliyor.

Gerçek Sedat Peker’i seneler önce yazmıştım. Öncelikle o Türk de Müslüman da değil. Hep numara yaptı, yapıyor. “Kafkas kökenli Karadenizli Türk’üm” diyor. Aslında Rusya Yahudisi kökenleri var ve bu kökeninden hiçbir zaman kopmadı. Soysuz’la bu güne kadar arası çok iyi idi çünkü o da Rusya Yahudisi kökenli…

Diğerleri gibi Sedat da gizli Yahudi ve hatta Satanist… İçimizdeki İsrail’in, MİT aracılığıyla sahada oynattığı, kara para işlerinde kullandığı, bir sürü pis işleri açık olmasına rağmen basın ve medya oyunlarıyla kahramanlaştırmak istediği çok sayıdaki gizli Yahudi ve gizli Ermeni sözde mafya babalarından, basit bir kukladan başka bir şey değil. Bu devlet Sedat’ı bitirmek istesin, iki saatlik işi var ki daha önce ona bu yapıldı. Daha önce Emniyet Teşkilatı onu yaka paça aldı, dosyalarıyla, delilleriyle birlikte hakimin önüne çıkarttı. Orada bile serbest bırakıldı. Adliyeden çıkarken yaşananlara kendi bile inanamıyordu, sorulara cevaplar veremiyordu. Bir devlet izin vermeyecek de orada yine de mafyalar ve terör örgütleri var olabilecek, bu mümkün müdür. Buna kim inanır.

Resimde Sedat’ın tişörtünde gördüğünüz işaret Satanistlerin meşhur Baphomet dediği Şeytan’ı/İblis’i temsil eder. Sağ eliyle bütün kötülükleri ve kötü enerjiyi toplayıp sol eliyle yer yüzüne yani ademoğulları arasına yayar. Gerçek Yahudilik aslında Satanistliktir ve iyilik temelli değil, kötülük temellidir. Asla iyiliği emir etmez ve tavsiye bile etmez. Gerçek bir Yahudi/Satanist hayatı boyunca ademoğullarına kötülük yapmakla mükelleftir. Çünkü onların itikadına göre Yahudiler ademoğulları değildir. Başka bir türdür. İnançlarına göre Yahudiler Şeytan’ın evlatlarıdır. Şeytan da ademoğullarının felakete sürüklenmesinde evlatlarını yani Yahudileri kullanır. Sistem budur. Bunlar için yalan söylemek, cinayet işlemek ya da işletmek, uyuşturucu hatta organ işi yapmak, ihanet etmek, çalmak, gasp etmek, işkence etmek, şehir sularına zehir katmak, kasten hastalıklar yaymak, namusa kadar en ağır iftiraları etmek ve bunları yaparken tam tersine biri gibi görünmek ve akla gelen her şey caizdir hatta yapılması gereken bir vazifedir.

Kara paracı, mafya reisciği, gaspçı, hırsız, uyuşturucu işi dahil türlü kara para işlerini yapmış ve yapmaya devam eden gerçek bir pisliktir Sedat Peker…

Resimde yanında gördüğünüz kişinin adı Metin Yılmaz’dır. Uyuşturucu dahil her türlü piş işlerinde kullandığı adamlarından biriydi. Sonra Metin Yılmaz’ın infaz talimatını Peker verdi. Peker verdi ama Peker’e çalışıyor görünenler arasında profesyonel MİT’çiler var. Bunlar artık eski kuşak mafyalar gibi değiller. Adam kaldırmakta MİT’in elinde ne teknikler varsa, bunlarda da var. Aslında ortada Peker’in reisi olduğu bir mafya falan da yok. Bütün sistem MİT’in… MİT’in içindeki İsrail’in ve Ermenistan’ın…

Bunların bu devlete ve bu millete hatta bu insanlığa verdikleri zararın haddi hesabı yok. Anlatmakla bitecek gibi de değil ama sadece şu Metin Yılmaz cinayetinin üzerine gidilse bile hem kukla/piyon Sedat Peker hem de üste doğru bütün sistem çorap söküğü misali sökülür, çözülür, dağıtılır. Bu devletimiz için bunu yapmak da hiç zor değildir. Zaten Akademi Dergisi on yıldan fazla süredir içimizdeki gizli Yahudileri, gizli Ermenileri, Masonları, bunların usullerini, tekniklerini, hilelerini, oyunlarını, nerelere nasıl sızıp ne haltlar ettiklerini, tarihimizi ve dinimizi ve lisanımızı nasıl kasten tahrif etmek istediklerini, cumhuriyet ve Atatürkçülük diye kendilerine ait bir rejim kurduklarını v.s. ifşa etti.

Sağda solda çıkıp vatansever, hak-hukuk dava etmiş bir kahraman, yok ailesinin hukukunu dava etmiş onurlu bir baba, turancı, ülkücü rolü kesen lüzumsuzlara, pislik heriflere gerçek vatansever olan gençler itibar etmesinler.

Bir önceki videoda “Bana pislik dedi be abi” diye isyan eden Sedat, bu videosunda içinde bulunduğu ve anlatıp ifşa ettiği meseleler hakkında “Bunlar pis işler, cami imamı anlatacak değil ya… Elbette ki ben anlatacağım” diyebiliyor. Altı tane videoda bunun gibi kaç tane tezat ve açık var.

Yanına verdikleri MİT’çiler ve üstüne kendi gibi gizli Yahudi ve Satanist olan, insan katledilen ayinlere katıla katıla sıfatında meymenet kalmamış olan karısı da Sedat’ın dikkate alınır üç beş video hazırlamasını sağlayamıyorlar.

Sedat Peker şu ana kadar bazı pis işlerin ve pis heriflerin gerçek yüzünün anlaşılmasına sebep oldu ama kendi pis işlerini ve gerçek pis yüzünü, pisliğin teki olduğunu gizleyebilecek şartlarda değil. Şu andan sonra, karşısına aldığı güç unsurları onu bir kaşık suda boğacaklardır ve bunu izlemek biz gerçek vatanseverlere büyük bir zevk verecek.

Bakınız:

Mehmet Fahri Sertkaya

Yolcudur Abbas, bağlasan durmaz…

Ölmeden önce ayinci bir satanist yahudi olduğunu itiraf etse birine, ne ala olur.

Çat pat İbranice de bilir, Türkçe itiraf edemeyecekse İbranice dilinde de edebilir.

Satanist alemi için büyük bir kayıp olacak ama ne yapalım. Yıkmak isterken yıkılmak da var. Çarpmak isterken çarpılmak da var.

Aleviler, aramızda Cem Gürbüz ismiyle bilinen bu gizli yahudinin cenazesinin cem evinden kaldırılmasına izin vermemeliler. Zira sadece birkaç sene içinde bunun ve benzerlerinin ne kadar büyük insan şeytanları oldukları, millete ve devlete nasıl kastettikleri, nasıl ahlak ve namus düşmanı oldukları tamamen ifşa olacak. O anlarda belgeselleri yapılırken, haberleri yapılırken cem evleri hep görüntüye mi girecek?

Mehmet Fahri Sertkaya

Rasim Öztekin…

Ne kendi etti rahat, ne aleme verdi huzur
Yıkılıp gitti cihandan dayansın ehl-i kubur

Gizli bir Satanist Yahudi, azılı, sinsi Türk ve İslam düşmanı,vatan haini Rasim Öztekin de hakikati gördü.

Darısı aynı ekipteki diğerlerinin başına…

Kadere bak

Sık sık ‘Yok onu çarpıyormuş, yok bunu çarpıyormuş, fasa fiso…’ deyip duruyordu. Kardeş Payı dizisine ufak ufak vurduğum paylaşımları görünce de aynı cümleleri kurmuş.

Bkz.

Mehmet Fahri Sertkaya

Almanya’da dönen dolaplar bütün insanlığı tehdit ediyor!

Resimlerini gördüğünüz bu iki kişi, yerlerine geçilmiş iki kişidir. Bakmayın Türkiye’de Alevi rolü oynayan gizli Ermeni birkaç hainin “Aşıları bulanlar bizden, Aleviler” dediklerine…

Yerlerine geçilmeden önce de bu iki kişi gizli Ermeni kişilerdi. Öylesine insanlıktan çıkmış kişilerdi ki kelimelerle anlatmak çok zor. Zaten sıfatlarına, tavırlarına, oturup kalkmalarına bakınca bile anlaşılıyordu. Ermeni/Hristiyan kökenden geliyor olmalarına rağmen Satanist Yahudilerden de daha şerli hale gelmiş kişilerdi. Evet, Uğur Şahin ve Özlem Türeci, gerçekten de insanlık için çok tehlikeli muzır varlıklar haline gelmişlerdi ama şu anda ortada görünenler onlar değiller.

Resimlerde görülen bu iki şey, aslında biyonik robotlar…

Bizden on binlerce sene ileri bilim ve teknoloji seviyesine ulaşmış başka bir insan türünün, bizim insanlarımız suretinde imal ettiği biyonik robotlar bunlar. Ana hatlarda kemikten ziyade metal ve kemiksi yapıda karışık kimyevi maddeler var. Dış kısımda bildiğimiz gerçek insan derisi, dokusu, saçı, kılı var ve bunlar iç sistemden besleniyorlar. Yiyip içtiklerini enerjiye çeviriyorlar, yapay zeka ile desteklenmişler, arıza ihtimalleri çok düşük. İçeride bir boşlukta da üç yumruğumuz büyüklüğünde küçük yeşiller var.

Bunlar o bildiğimiz ve bazılarının reptilian dediği uzun boylu yeşillere çalışıyorlar. Evet, Almanya’dan Alman milletine ve dünyaya yayılan aşılarda da tıpkı Çin aşılarında olduğu gibi yeşillerin parmağı var. Kimsenin aşılara, tıbba, bilime karşı olduğu yok ama bu aşı dedikleri şeyler insanlığı tehdit eden şeyler.

“Pekiyi, Alman devleti bunların farkında değil mi?” şeklinde soracak ve geçmişten itibaren yayınlarımı takip edememiş yeni takipçi kişiler olabilir.

Almanya zaten uzaylılar tarafından yönetilen ülkelerden biri… Merkel görünümlü biyonik robotun içinde şu anda üç yumruğumuz büyüklüğündeki yeşillerden biri var, o bildiğimiz yeşillere çalışıyor ve Almanya’yı da Çin gibi yeşiller elinde oynatıyor.

Son zamanlarda Almanya’nın ufak ufak Çin’e yanaşmasının ve Merkel’in Çin’in menfaatine olan hamleler yapmasının sebebi de bu… Alman halkı bir an önce başlarındaki bu biyonikleri indirmezse, Türk halkından da beter bir hale gelecek. Buna hiç şüphe yok. Çünkü oyunlar çok büyük.

Mehmet Fahri Sertkaya

Epphilia Hanim ilerki gunlerde burada olamiyacaktir.

Akademi Dergisi, [03.01.21 11:55]
[EPPHILLIA P. KENNEDY (Marsel Klaus) kanalından iletildi]

Epphilia Hanim ilerki gunlerde burada olamiyacaktir. Onun direktefliginde, Ben Marsel ve Diger degerli Admin arkadaslarimiz sizlerle beraber olacagiz. Epphilia Hanim’in benden paylasmami istedigi bir diger haberini paylasacagim. Epstein’a hapishanede suikast düzenlemek için bir Derin Devlet planını da öğrendi. Kötüler kötü gündemlerini uygulamaya koymadan önce, Trump’ın ekibi Epstein’ı hapishaneden kurtardı ve Derin Devlet’in ona dokunamayacağı, iade edilmeyen bir ülkeye tanık korumasına yerleştirdi. Kaynağımız, hapishanede öldürülen kişinin bedenin çifte olduğunu söyledi.

Gerçek Epstein şu anda yaşıyor ve Trump’a istedigi herseyi sundu. Etegindeki tum taslari dokmustur. Clintonları, Obamaları ve tüm Biden ailesini suçladı. Joe ve Hunter Biden’ın son beş yıl içinde on yedi kez Epstein Adası’nı ziyaret ettiklerinin kayıtları, resimleri ve videoları var ve bu net sekilde ellerinde dedi.(( Joe ve Hunter’ın ikili takım halinde olduğu bir video var … boşver benim takipciler anladi burda demek istedigimi diye vurguladi) bunu söyleyemem bile insanlarin hayal gucunde olusan goruntu onlari rahatsiz etmeye yeticektir). Trump, Kongre’ye Joe Biden’ın gerçekte kim olduğunu göstermek için ihtiyaç duyduğu tüm bilgileri aldi. Epphilia hanimin ek bilgisinde kaynaklarin, seçim meşru olsa bile, bu ifşaatlar Joe Biden gibi bir kişinin asla başkan olamayacağını kanıtlıyor ”diye belirtiklerini iletmemi istedi. Tesekkur Ederim, Iyi gunler Efendim


1- Epi, hanım değil, erkek…
2- “İleriki günler” çok muğlak bir ifade… Tam olarak ne kadar olamayacak? Yoksa bundan sonra hiç mi olamayacak?
3- Epinin bundan sonra kanalda olamamasına ne sebep oldu ve sorun nedir? Buna, bu yazıda neden hiç temas edilmemiş?
4- Marsel Klaus kimdir? Gerçek bir isim midir, yoksa müstear bir isim midir? Bu kanalın yöneticilerindeki ecnebi hayranlığı nedir? Lafa geldiğinde Türklüğü kimseye bırakmayan bu kişiler, kullanacak Türk isimleri bulamamışlar mı? Epi, çarpıldıktan sonra hiç yapamadı ama önceleri videolu paylaşımlar yapardı. Marsel Klaus da bunu yapabilecek mi? Yapamayacaksa sebebi nedir? Yaparsa, kimdir, nedir görmüş olur herkes…

5- “Çarpmak isterken çarpılmak ne kötü. Adamı böyle tren çarpmış gibi çarparlar” dediğimden sonra on saat paylaşım yapamayan, o süre boyunca biraz olsun krizlerini ve acılarını bastırmaya çabalayan ama hiç uyuyamayan, sonra yalandan esnemeli ses kaydı paylaşıp da “Yeni uyandım arkadaşlar” numarası yapan, o ses kaydında bile adımı anamayan ama nasıl korktuğunu gizleyemeyen, “Bunlar öyle deli denilip geçilecek kişiler değil arkadaşlar. Çok tehlikeliler” demekten kendini alamayan Epi, şimdi böyle sessizce ortadan kaybolursa, takipçilerinde büyük bir güven krizi olmaz mı?
6- Takipçilerinin büyük çoğunluğu gizli Yahudi olan o kanalda, Emel Durman isimli gizli Yahudi kadın dahil olmak üzere, pek çok takipçi herkeslere mesajlar atıp “Bu kişiler bizim gerçek kimliğimizi, her şeyimizi biliyor. Varlık göstermeyelim. Yorumlar yapmayalım. Hatta tartışma grubunu kapatabiliriz” dediler mi? Kanalda sürekli aktif olup yorumlar yapan yüzlerce gizli Yahudi takipçiye birden ne oldu? Neden ortada görünmüyorlar?

7- Berçin Nebiye Arık nerede? Diğer yöneticiler nerede? Epi yoksa, kanalın bunca zamandır yöneticiliğini yapan ve pabuç kadar dilleri olan o ahlaksızlar nerede? Hani bunlar hukuk yoluna da gideceklerdi, dilekçeler nerede?

8- Ben vurduktan sonra yamulmayan bir kişi var mı şu alemde? Yaptıklarım, yapabileceklerimin teminatı değil midir? Şimdilerde karşıma çıkmaya cesaret edenler, önceleri karşıma çıkmaya cesaret edenlerin feci akıbetlerini mi bilmezler?

O ters kelepçeleri hepsine taktıracağım ve bunu da bütün dünya görecek.

Demek ki Sankritçe bir şeyler okuya okuya büyüler yapmak…

Nepalli ve Hindistanlı medyumlarla ve büyücülerle sıkı paslaşmak…

Geceleri ve gündüzleri durmadan büyüler yapmak ve medyum kabiliyetleri ile de aralıksız ve topluca saldırmak…

hatta CIA piyonu olup CIA tarafından da kollanmak…

Orta seviyede büyücü ama ileri seviyede medyum olan Epiyi kurtaramıyormuş…

Epinin kanalına takipçi olan herkese tesir etmesi için sık sık büyüler yapmışlar ve hala yapıyorlar. Bunu zaten pek çok kişi fark etmiş ve fark ediyor.

O kanal, insanlık düşmanı satanist Yahudi ve büyücü bir kitlenin CIA ile paslaşmasının ürünü olan bir kanal ve insanlık namına hemen fişinin çekilmesi gerekiyor.

Bu insan şeytanları, bu dünyada insanlara nasıl fenalıklar yapıyorlarsa, onların zaten ifşa olmuş bir kısmını anlatarak bilgi kirliliği yapıyorlar. Zihinleri bulandırıyorlar ve hedef saptırmak istiyorlar.

Epi de tam manasıyla gerçek bir satanist. Şeytan’a tapıyor ve anlattıklarından çok daha fazlasını biliyor, çünkü bunca zamandır içinde bulundu bu vahşetlerin…

Dünya kadar telefon trafiği oldu…

Kendi hain/gizli cemaatleri, teşkilatları içinde büyük hareketlilik oldu. Bunlara “Aman ha, geri durun. O mfs sizin bulaşabileceğiniz biri değil. Perişan olursunuz ve biz de sizi kurtaramayız. Geri durun.” denildi.

Mehmet Fahri Sertkaya



‘Küresel ısınma yalan!’


13.11.2007 tarihinde, içimizdeki İsrail’in kurumsal gazetelerinden biri olan Hürriyet’in de yayınladığı şu haberi kaçınız gördünüz ve sonrasında neler oldu? Bu iddia ne kadar tartışıldı ve benzeri iddialar Ankebut Ağının dünya genelinde kontrolünde tuttuğu basın ve medya kuruluşlarında ne kadar yer buldu?

Haberin kaynağı şurada (https://www.hurriyet.com.tr/dunya/kuresel-isinma-yalan-7674015) ve bakarsınız. John Coleman’ın söylediklerine, detay kısımları haricinde katılıyoruz. Genel olarak bakıldığında doğruları söyledi ve biz de bunca yıldır bu gerçekleri anlatmaya çabalıyoruz. Dünyanın tabii nizamının (doğal dengesinin) bozulmaya başladığı tartışılamaz bir gerçek. Lakin, John Coleman’ın da dediği ve tartışılmaz kesinlikte gerçek olan husus şudur: “Küresel ısınma dedikleri şeye insanların yol açtığı da büyük bir aldatmacadır.”

Coleman “Birkaç bilim adamı, politik hedeflerini gerçekleştirebilmek için, iklim verilerini taraflı şekilde yorumlayarak, böyle bir fenomen olduğunu ileri sürdü.” demişti ama meselenin arka planı aynı dik duruşla dünya insanlığına söylenmemişti.

Onlar sadece “birkaç bilim adamı” değiller. Son zamanlarda başımıza bela olan Korona dahil bazı bulaşıcı virüsleri, üzerinde hayat olan başka dünyaların dünyamızda bulunan adamları çıkartıp yaydılar.

Hep anlattığım gibi, dünyanın önde gelen devletlerinin idari kadroları arasına, bilim adamlarının ve kanaat önderlerinin, dini liderlerinin arasına sızdılar. Bizden on binlerce sene ileri bilim ve teknolojileri sayesinde ürettikleri biyonik robotlarla dünyamızdaki pek çok kritik ismin yerlerine geçtiler. Pek çok yalan gibi “küresel ısınma” yalanını da onlar yaydılar.

Çünkü…

  • Yağışların giderek daha da azalması ve içilebilir su kaynaklarının hızla yok olması…
  • Dünyanın büyük bir kararlılık ve hızla kuraklaşıyor olması…
  • Durmak bilmeyen depremler, bitmeyen fırtınalar, kasırgalar ve türlü afetler…
  • Uyuşturucu türlerinin kullanılmasının hızla artırılması, ayrıca gıda ve tıp/ilaç sektöründeki oyunlar…
  • Ahlakın, namusun, aile kurumunun yok edilmesi için oynanan oyunlar ve evlenmemiş, çocuk sahibi olmamış insanların sayısındaki artış…

ve daha saymakla çok vakit kaybedilecek hususlar/sorunlar/belalar aslında kasten sebep olunan şeyler. Bunlar, dünyadaki hayatın sanki kendi kendine yok oluyormuş görüntüsüyle hızlıca yok olması maksadıyla uygulanan büyük bir planın kısımları ve safhaları…

İşte bu kadar büyük ve köklü planlarını bozan operasyonumuzun adı da “Ankebut Operasyonu” ve bu operasyonumuzda aslında çökertmek istediğimiz taraf Yahudiler/Masonlar/Satanistler değil, dünyaya düşman olan ve içimize sızan uzaylı türler…

Mehmet Fahri Sertkaya

Yere yedi köşeli bir yıldız çizmişler…

Yıldızın ortasında bir erkek insanı Şeytan’a kurban etmişler. Yıldızın her ucunda da farklı türden bir hayvanı kurban etmişler. Akan kanlardan adamın cesedinin üzerine bir şeyler yazmışlar ve bir şeyler de okumuşlar. Sonra bu adamı gömmüşler ve “Bu ceset çürüdükçe bu MFS de çürüyecek, yaşarken çürüye çürüye ölecek” demişler. “Bu büyüden hiç kimse kurtulamaz” demişler.

Şu dünyada yapılabilecek en akıl almaz ve şiddetli büyülerden birini yapmışlar ama ben çürümedim, ölmedim, hizmetimden bile düşmedim, geri kalmadım ve dün o büyüyü çözüp iptal ettik.

Kim yaptı? Tabii ki Sanhedrin hahamları…

Onlarca senedir, yaptığı ağır büyülerle, en az binlerce insanı, ihtimal ki onbinlerce insanı cinnete ve intihara sürükleyerek öldürmüş ve bana da beş yaşımdan itibaren büyüler yapmış durmuş, azılı İslam ve Türk düşmanı bir Yahudi üfürükçüyü, dün cehennemine yolladık. Bu alemdeki, bu zamandaki en namlı büyücülerden ve insanlık düşmanlarından biriydi. Öldürüldüğüne hala inanamayanlar vardır.

Bana yaptığı bütün büyüleri de çözdük. Ben daha beş yaşımda iken beni medyum kabiliyetleri ve daha başka usullerle fark etmiş, gelecekte sistemlerini dünya genelinde darmadağın edeceğimi bilmiş ve büyülerle öldürmek, delirtmek, hiç olmadı dinden ve namustan etmek ve kendilerinin safında bulundurmak istemiş.

Bu zamanda şu yaşanmakta olanların yaşanacağını, onlarca sene öncesinden bilen ve mani olmaya çabalayan çok sayıda Yahudi büyücü varmış. Ben böyle bir gerçeği ne yazık ki sadece bir kaç sene önce öğrendim.

Bunların aralarında Sanhedrin hahamları da var. Onlar da hiç durmamışlar. Çocukluğumu, gençliğimi harcamışlar, akıl almaz acılar içinde bir hayat yaşamama sebep olmuşlar ama farkında olmamışlar ki beni ben yapmışlar. Pişirmişler, olgunlaştırmışlar, güçlendirmişler.

Mehmet Fahri Sertkaya

Mişel, Lübnan’ın önündeki en büyük engel.

Bir Satanist Yahudi olan Mişel Aun, en başından beri gönüllü olarak Ankebut Ağına çalıştı ve hala çalışıyor. Lübnan’ın maddeten ve manen böyle dibe vurmasında Mişel’in çok büyük payı var.

Mişel’in acıması yok, merhameti yok, insanı insandan saymıyor. Şeytan’a tapınma yolunda şeytanlaşmış bir pislik… Hayatı boyunca Şeytan’a insan kurban edilen ayinlere de katıldı ve hala katılıyor. Mişel, Ankebut Ağına bağlı diğer Satanist Yahudi ülke liderlerinin, Lübnan’a yaptıkları resmi ziyaretlerde bile Satanist ayini hazırlatıp onların şerefine insan katlettirmeyi sıradanlaştırmış bir pislik…

Lübnan’daki her türlü kara para işleri Mişel’in de himayesi ve destekleri ile yapıldı yapılıyor. Patlayan Lübnan limanının altındaki gizli tünelleri inkar etti, çünkü çok panikledi. Onca yıl tünellerden binlerce genç kız, kadın, çocuk, yetişkin erkek, bebek kaçırıldı. Bunlar fuhuş mafyalarına, terör örgütlerine, organ mafyalarına ve satanist ayinlerine kurban oldular.

Mişel şu anda Lübnan’ın ayağa kalkmasının, huzur ve sükununun önündeki en büyük engel… Mişel, hala gönüllü olarak Amerika ve İsrail’e çalışıyor ve onların talepleri doğrultusunda Hariri’nin önünü kesmek istiyor. Hatta Hariri’ye su-i kast planlarının içinde yer alıyor.

Biz, başında Mişel’in bulunduğu bir Lübnan istemiyoruz. Biz, Lübnan’da Saad Hariri’yi muhatap alıyoruz ve kendisine yapılmış bir yanlışı, bize yapılmış kabul ediyoruz. Onun önüne engel olan herkesi, önümüzde engel görüyoruz. Ve biz önümüzde engeller görmekten hiç hoşlanmıyoruz.

Mehmet Fahri Sertkaya

Bill Clinton da pisliğin teki…


ABD eski Başkanlarından Bill Clinton, ne yedi, ne içti, ne haltlar etti, ne cürümler işledi de yüzü gözü ve psikolojisi bu hale geldi, biliyor musunuz?


Satanist ayinlerde Şeytan’a kurban olarak kestiği yetişkin ve çocuk insan sayısını kendisi bile bilmiyordur.

Kaç kere insan kanı içtiğini, kaç kere insan eti yediğini eminim ki saymamıştır, sayamayacak kadar çoktur.

Sübyancı (pedofil), İbne (GAY), aile içi cinsi sapık (Ensest), hırsız, yalancı, zalim, işkenceci, fitneci ve Şeytan’a tapan Satanist bir pisliğin teki…

Satanist Yahudiler “demokrasi” diye diye dünyayı bu hallere getirdiler. Dünya tarihi çok kere karanlık devirler gördü ama şu zaman/devir gibisini görmedi. Satanistler, toptan düşman oldukları insanlığı bu hale getirirken “demokrasi” kılıcını acımasızca kullandılar. Bunun için dünyaya demokrasiyi ve cumhuriyeti tek doğru sistem olarak dayattılar.

Mehmet Fahri Sertkaya