Etiket arşivi: Lübnan

Acil bölgesel kalkınma

Türkiye, Suriye, Lübnan, Irak ve Güney Azerbaycan’ın dahil olduğu “Acil bölgesel kalkınma” projesini konuşmalıyız, görüşmeliyiz, şekillendirmeliyiz ve en kısa sürede uygulama safhasına geçmeliyiz.

Sömürgeci devletler, bu günden sonra dünya genelinde daha büyük bir hızla çökmeye başlayacaklar, gerçekleri milletlerinden saklayamaz olacaklar ve bütün dünyada sert mali, siyasi, askeri fırtınalar dinmek bilmeden esecek. Bu sırada İstanbul’un önderliğinde bölgesel bir dayanışma ve acil kalkınma hamlesi yapmamız, fırtınalara karşı mukavemetimizi artıracağı gibi, zor günleri fırsata çevirmemizi de sağlayacaktır. Bölge, insanlık tarihinin tamamına yakın bir kısmında olduğu gibi, günümüzde de dünyanın kalbi, merkezi konumuna geri dönecektir.

Asırlardır kesintisiz devam eden batı sömürücülüğüne rağmen bu bölge, derhal ayağa kalkmayı sağlayacak yeraltı ve yerüstü zenginliklerine ve yetişmiş/eğitimli teknik insan gücüne sahip…

| mfs – Ezber bozan – Akademi Dergisi

Lübnan Türkiye’ye bağlanabilir

Çok zor durumdaki Lübnan halkını, bu halkın acılarını, sorunlarını görmezden gelemeyiz. Uzaktan uzağa yardımlar ederek onları tekrar ayağa da kaldıramayız. O halde gerçekçi olmalıyız. Sorunları kökten düzeltecek, iki halkın da onurunu zedelemeyecek bir yol bulmalıyız.

Lübnan halkı da isterse, Lübnan Türkiye’ye bağlanabilir. O andan itibaren Lübnan için her şey temelinden değişir. Bu, Lübnan için gerçekten de bulunmaz bir fırsat olur.

Bunun gerçekleşmesi için karadan sınır bütünlüğümüz olması da şart değildir. 5 milyon Suriyeli sözde mülteciyi topraklarına kabul eden ve bunca yıldır hala bu harp kaçkınlarına, başka devletlerin menfaatleri için bakan Türkiye, Lübnan’la onurlu, rızaya dayalı ve hukuka uygun bir birleşmeyi hiç sorun bile etmez. Ben, dört bir yandan kuşatılmış olan Hariri’nin bu konuda da doğru kararları alacağını ve Lübnan halkını doğru yönlendireceğini düşünüyorum.

Artık, Çin ve Rusya başta olmak üzere, dünyanın hiçbir ülkesinin bu birleşmeye mani olabilecek gücü olduğunu görmüyorum. Ayrıca Lübnan’ın maddi sıkıntılarını epeyi rahatlatacak fonlar da bulabilirim.

Mehmet Fahri Sertkaya

Mişel, Lübnan’ın önündeki en büyük engel.

Bir Satanist Yahudi olan Mişel Aun, en başından beri gönüllü olarak Ankebut Ağına çalıştı ve hala çalışıyor. Lübnan’ın maddeten ve manen böyle dibe vurmasında Mişel’in çok büyük payı var.

Mişel’in acıması yok, merhameti yok, insanı insandan saymıyor. Şeytan’a tapınma yolunda şeytanlaşmış bir pislik… Hayatı boyunca Şeytan’a insan kurban edilen ayinlere de katıldı ve hala katılıyor. Mişel, Ankebut Ağına bağlı diğer Satanist Yahudi ülke liderlerinin, Lübnan’a yaptıkları resmi ziyaretlerde bile Satanist ayini hazırlatıp onların şerefine insan katlettirmeyi sıradanlaştırmış bir pislik…

Lübnan’daki her türlü kara para işleri Mişel’in de himayesi ve destekleri ile yapıldı yapılıyor. Patlayan Lübnan limanının altındaki gizli tünelleri inkar etti, çünkü çok panikledi. Onca yıl tünellerden binlerce genç kız, kadın, çocuk, yetişkin erkek, bebek kaçırıldı. Bunlar fuhuş mafyalarına, terör örgütlerine, organ mafyalarına ve satanist ayinlerine kurban oldular.

Mişel şu anda Lübnan’ın ayağa kalkmasının, huzur ve sükununun önündeki en büyük engel… Mişel, hala gönüllü olarak Amerika ve İsrail’e çalışıyor ve onların talepleri doğrultusunda Hariri’nin önünü kesmek istiyor. Hatta Hariri’ye su-i kast planlarının içinde yer alıyor.

Biz, başında Mişel’in bulunduğu bir Lübnan istemiyoruz. Biz, Lübnan’da Saad Hariri’yi muhatap alıyoruz ve kendisine yapılmış bir yanlışı, bize yapılmış kabul ediyoruz. Onun önüne engel olan herkesi, önümüzde engel görüyoruz. Ve biz önümüzde engeller görmekten hiç hoşlanmıyoruz.

Mehmet Fahri Sertkaya