Etiket arşivi: Numan Kurtulmuş

Nobody leaves without saying goodbye

Bastard is very cornered and his days are numbered. Fahrettin Koca and Mevlüt Çavuşoğlu are the same… Fahrettin Altun and Numan Kurtulmuş are also the goers. Dozens of people will go with them.

I remember the days when I said to Tayyip, “Is that so, you will change that cabinet, like a lamb, and everyone will witness it”…

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

..

Taner Ay vakasına bir neşter vurulsa, Ay utanır da dünyaya ışık yansıtmaz

Bulgaristan’da yaşanan trafik kazasında ölen Taner Ay, Ankebut Ağının milletler arası kara para işlerinde kullandığı piyonlardan biriydi. Ölümü, normal bir ölüm değil. Bu ağı çökertmek isteyenler tarafından öldürüldü. Bu, bir başlangıç ve daha önce yazdığım gibi, önümüzdeki birkaç hafta içinde, çok büyük ihtimalle ortalık toz duman olacak. Sadece Türkiye’de değil, batı aleminin ondan fazla büyük ülkesinin adliyelerinde, basın ve medyasında, sosyal medyasında yer yerinden oynayacak. Ayrıca sahada çok şiddetli çatışmalar da yaşanacak.

Taner Ay, iş adamı değildi. Taner Ay, iş adamı gibi gösterilerek kara para ağları arasında bağlantı sağlayan ve kara para da aklayan bir insan şeytanıydı.

Adnan Oktar organize suç, terör ve ihanet örgütünün sürekli olarak kullandığı kişilerden biriydi. Adnan Oktar suç örgütünün, AKPKK organize suç, terör ve ihanet örgütüyle adeta kaynaşmış halde olması nedeniyle, Taner Ay da AKPKK’li en üst isimlerle çok sıkı bağlantıdaydı. Sosyal ağlarda paylaştığı resimlerde Solomon Soysuz’la, Hulusi Akar’la, Hakan Fidan’la, Metin Külünk’le, Mevlüt Çavuşoğlu ile ve daha pek çok kişiyle çektirdiği fotoğrafları görülebiliyor. Ayrıca devletimizin idare edildiği en üst kurumlarda bulunduğu anlarda çekip paylaştığı fotoğrafları da görülebiliyor.

Satanist bir gizli Yahudi olan Taner Ay’ı, kara para işi yapan pek çok devlet ve bu devletin gizli servisleriyle mafyaları da kullanıyorlardı.

Taner, bu milletler arası kara para ağının artık önemli bağlantılarını sağlayan bir kişiydi. Ankebut Ağını yöneten konseylerin üyelerine çok yakın kişilerle de görüşüyordu. Uyuşturucu kaçakçılığı kısmında AKPKK ile Adnan Oktar suç örgütü arasında köprü vazifesi yapan kişilerden biriydi. Uyuşturucu işinde, AKPKK kısmında, en çok Solomon Soysuz’la ve Metin Külünk’le paslaşıyordu. Bütün dünya biliyor, yıllardır bu iki şahsın uyuşturucu işinde üst isimlerden olduğunu anlatıyorum. Taner, fuhuş işinde de AKPKK ile Adnan Oktar suç örgütü arasında köprü vazifesi yapıyordu. Bu sahada, AKPKK kısmında, en çok da Türkiye’deki baş pezevenklerden biri olan gizli Yahudi Numan Kurtulmuş’la paslaşıyordu. Aslında zekası, kabiliyetleri, vasıfları yüksek biri değildi. İnisiyatif almıyor, emir edilenleri yapıyor ve bu nedenle işe yarar bulunuyordu.

“Osmanen Germania” yani Almanyalı Osmanlılar isimli sözde derneğin, özde kara para teşkilatının da mensuplarından biriydi. Bu güne kadar bu teşkilat zaten kara para işleri yapmakla açıkça suçlanmıştı. Avrupadaki medeni insanlar, bu şeytanlıklardan rahatsızlar ve kendi devletlerinin gücünü, adaletten yana, insanlığın faydasından yana kullanmak istiyorlar. Lakin, hep anlattığım gibi, Merkel başta olmak üzere pek çok üst seviye Alman siyasetçi ve bürokrat da bu kara para ağının içinde olunca, beklenen operasyonları bu güne kadar yapamadılar.

Osmanen Germania, aslında İngiltere’nin, Kraliçe’nin çetesinin talimatlarıyla AKPKK tarafından kuruldu. Zaten bu AKPKK ve Tayyip belasını, milletimizin başına en çok İngiltere, ABD, Almanya, İsrail getirdi. Bu milletler arası kara para işlerinde aslında AKPKK de bir taşeron. Ne yazık ki AKPKK eliyle, devletimizin gücü/kurumları, memurları hatta adliyeleri/mahkemeleri, hakimleri, savcıları bile farkında olarak ya da olmayarak bu insanlık dışı suçlara bulaştırıldı. Bunu, dünyaya kendini medeni olarak gösteren batılılar ve bir de İsrail sağladılar. Taner Ay’ın ve o sözde derneğin arkasında İngiltere de var. Almanya da var. ABD de var. Türkiye de var. KKTC de var. İsrail de var. Belçika, Hollanda, Fransa da var. Çok sayıda batılı lider de var.

Taner Ay’ın da içinde yetiştiği ve bünyesinde faaliyet icra ettiği Adnan Oktar organize suç, terör ve ihanet örgütü, dünyanın dört bir yanında özel hastahaneler ağı üzerinden yapılan organ işinin de bir seviyeye kadar içinde… Taner de organ işinde faaliyet gösterdi. Aslında o kısımda da bir piyondan başka bir şey değildi. Ankebut Ağının dünya genelindeki organ sisteminin Türkiye ayağındaki sözde hastahanelerden biri olan Memorial’ın sahibinin Turgut Aydın olarak gösterilmesi gibi… Organcı Turgut da piyon, Taner de piyondu… Piyon ama Türkiye’den Avrupaya mülteci olarak giden yüksek sayıdaki insanın, Ankebut Ağının organ sistemine kurban gitmesine, Adnancılarla birlikte o da vesile oldu.

Devletimizi, bu milletler arası kara para ağında öyle ileri seviyede kullanır oldular ki biz Vatanseverler cephesi ve ayrıca Muktedirler İttifakı (Mİ) olarak bu ağa darbe vurup düzenlerini bozdukça, kara paralarının önünü kestikçe, Türkiye’nin idari kadrosu aksi yönde faaliyetler icra etmek istedi. O yönde çırpındı, çırpınıyor. An geldi, kara para akarını devam ettirmek için Suçişleri Bakanı olan Solomon Soysuz İran’a gitmek zorunda kaldı. Sözde Dışileri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu zaten gittiği ülkelerin çoğunda, bozduğumuz kara para işlerini kuvvetlendirmek için çırpındı, çırpınıyor. Hep yazıyorum, Katar, BAE, Singapur, Danimarka ve benzeri devletçikler de bu Ankebut Ağının taşeron ve kasa olarak kullandığı ülkeler. Bosna Hersek, Arnavutluk, Makedonya ve benzeri ülkeleri de kara para işlerinde serbest ortam olarak kullanıyorlar. Bu nedenle bu gibi ülkelerin idaresini, adalet sistemini, eğitim sistemini, maliyesini ellerinde tutuyorlar. Şu sözde avukat Zeki Çalışkan’ı, kara para işlerini, sözde derneklerini, organ işine kadar bağlantılarının olduğunu kaç sene önce yazdım. Sahibi olduğu avukatlık bürosunda avukat gibi görünen militanların da tek tek aslında gerçek ırklarını, gerçek dinlerini, gerçekte ne halt ettikleri yazdım. Otuz kadar avukttan biri bile senelerdir benden davacı olamadı. Lakin, bu devletin adli yetkilieri ve MİT’i ne yaptı? MİT, senelerce şu Taner’i de kolladı. Evet, bizler vergi verdik, MİT de batılıların kara para sistemine çalıştı. Türkiye’den de erkek, kadın, çocuk, bebek kaçıran ve bunları fuhuş, organ ve ayin ağlarına gönderen kişileri MİT, bizim vergilerimizle ve milletimizden/devletmizden aldığı güçle korudu, destekledi. Hala halleri böyle…

AKPKK’in ve Tayyip’in başımıza bela edilmesinde en etkili olan şahıslardan biri Devlet Bohçalı, çok vasıfsız, kafasız, korkak, aciz bir vatan haini MİT casusundan başka bir şey değil. MİT üzerinden CIA ve Avrupalı gizli servislerler de paslaşıyor. Binbir türlü açığı var, delili var, şahitleri var, bülbül olup ötecek ödlek adamları var sistemlerinde ama Türk adli yetkilileri nerede? Köpek desem, köpeğe hakaret olacak bu pislik herif, tutmuş on sene sonra benden davacı oluyor. Tek başına hafif gelmiş de yanına en sadık köpeklerinden biri olan Suçişleri Bakanı Solomon Soysuz’u alıyor. Yetmiyor, bunca yıldır danışıklı dövüştükleri sözde muhalefetin başı Kemal Kılıçdaroğlu’nu da yanına alıyor. Baştan beri emir eri olarak kullandığı Recep Tayyip Erdoğan’ı da aynı davada benden şikayetçi yaptırıyor.

Yıkarlar bu devleti bu hainlerin başına ama yine de bu devleti bu hainlerin ellerinde alırlar. Milletin can, mal, namus, din, ahlak emniyetini tesis ederler. Yok öyle bir Türkiye artık…

Şimdilik daha fazla bilgi vermeyeceğim. Lakin, gerekli ikazları son dönemde zaten herkese açık şekilde yaptım. Onları da tekrar etmeyeceğim. Altta kalanının canı çıksın, iyi olan kazansın. Sık sık, geleceğini ve yaşanacağını ifade ettiğim o büyük günün yaşanmasına ramak kaldı.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Pezevenk konuştu…

Pezevenkten ahlak dersi…

Memleketin en büyük ahlaksızlarından ve en önde gelen pezevenklerinden biri olan, umumhaneler sahibi olmasıyla da bilinen Numan Kurtulmuş konuştu: “Devletin kendisine vermiş olduğu Türk Lirası’nı gidip dövize yatırmak bir ahlaksızlıktır”

“Diyanet’in başında bir pezevengin ne işi var?” başlıklı yazılar yazmamdan ve gerçek yüzünü, gizli yahudi bir kara paracı ve pezevenk olduğunu herkese anlatmamdan sonra bir anda kabinede Turizm bakanlığı gibi pasif bir bakanlığa çekilen… Sonra ilk fırsatta kabine dışına atılan, zaruret olmadıkça ağzını bile açmak istemeyen pezevenk Numan’ın konuşmuş olması, AKPKK’nin ne kadar köşeye sıkıştığını da iyice gözler önüne sermiş oldu.

Onunla aynı anlarda, yine gizli yahudi olan Tuğrul Türkeş’e de sert darbeler vurmuştum ve o da Boşbakan yardımcısı olmasına rağmen bir anda kendini geriye çekmişti. O günden beri de zaruret olmadıkça sesi çıkmıyor.

“Bırakın şunun yalanlarını… Bahçeli ile kavga etmiş, arası bozulmuş da AKPKK’ye gelmişmiş… O Tuğrul, AKPKK yahudiler, masonlar, ermeniler ve türlü vatan hainleri tarafından kurulurken, daha kurulma aşamasında en aktif rol alan hainlerden biriydi.” diye yazmıştım. Tuğrul, “Kim uyduruyor bunları, nereden çıkıyor bu iftiralar. Yok kardeşim öyle bir şey” demek yerine, pılı pırtıyı toplayıp kaçmayı, geri çekilmeyi tercih etmişti. Neler olduğunu çok az kişi anlayabilmişti. Kalabalıklar anlayamayınca, gazeteciler Tuğrul’a neler olduğunu, neden bir anda oyundan çıktığını sordular. Tuğrul da “Eee, valla ben de bilmiyorum” demiş, başka bir şey de diyememişti.

Belki bu gün yarın Tuğrul da konuşur. Ahlak satmaya falan başlar da hep beraber kahkahalar atarız. “AKPKK’nin yıkılışı ne kadar evlere şenlik oluyor. Bakalım bunların yargılanmaları nasıl olur.” deriz.

Google’a “Tuğrul Türkeş” yazıp bir boşluk bırakıyorsunuz, ikinci sırada “Tuğrul Türkeş nerede” çıkıyor. Anlaşılıyor ki çok yüksek sayıda insan Tuğrul Türkeş’in nerede olduğunu merak edip aratmış, aratıyor.

Hatta Google’ın arama hızlandırma özelliğinden anlaşılıyor ki, çok sayıda insan, Tuğrul Türkeş’in ölmüş olma ihtimalini de düşünmüş ve aratmış.

Mehmet Fahri Sertkaya

Numan!

Yurt dışına kaçsan ne olacak, kaçmasan ne olacak… Şu içinde bulunduğun sistemin, beklediğim o temizliği, birkaç güne kadar yapmazsa, yakın akrabalarımın arasında kara para işi yapanlardan/yapmışlardan bir kişi bile oyunda kalırsa, benim öfkem sana da bu dünyayı dar edecek. O şartlarda benim yapacağım müdahaleden sonra sen yurt dışına kaçsan ne olur?

Seni hangi ülke elinde tutabilir? Kaç gün kalabilirsin oralarda?

USB diskler dolmuş, klasörler dolmuş, kaç tane itirafçı da elde iken, seni o İblis babanız bile koruyabilir mi?

Seni geçtim, TBMM’de şu anda vekil sıfatıyla bulunan ve aynı sistemin mensubu olan onlarcasını koruyabilir mi?

Aynı kara para işlerinin/sisteminin içinde olan onlarca il emniyet müdürünü, valiyi, kaymakamları ve sair resmi kimliklileri koruyabilir mi?

Kaç kere yazdım ben size…. “Beni germeyin, tek hamlemle Türkiye’yi değil dünyayı karıştırım. Hadiseler kontrolümüzden çıkar. Siz de kontrol edemezsiniz, biz de edemeyiz” diye…

Siz neyin inadındasını? Hani bu saat oldu, ne yaptınız? Ben beklediğim haberleri neden sahadan alamıyorum?

Kararınızı verin, hangi yönde hamle yapacaksanız yapın. İşinizi bu kadar kolaylaştırıyorum, daha ne bekliyorsunuz benden, onu anlamıyorum.

Bir ordu gibi olmuş vatanseverler, bir tek talimatımı bekliyorlar. Dünden beri hepsini zor tutuyorum. Kimleri kastettiğimi biliyorsunuz. İstanbul’dan Afyon’a kadar bu yol uzar. Benimle irtibatı olsun ya da olmasın, bir tek masumun bir tek teline bile zarar gelmeyecek ama o malum adamlarınızın biri bile oyunda kalmayacak. Ya da en fazla 48 saate bu çarşı fena karışacak.

Mehmet Fahri Sertkaya

Ankebut Ağı’na ve ağın AKPKK projesine son darbeyi ne zaman vuracağız

Ankebut Ağı’na ve ağın AKPKK projesine son darbeyi ne zaman vuracağız

v.a.s. Çok yakında vuracağız inşaallah. En heyecanlı, zevkli, aksiyon dolu kısmına geldik. Milyonlarca Süleymanlı evladı, başka kesimlerdeki samimi Müslümanlarla birlikte vatana/millete sahip çıkacak ve bu işin içinde ordudaki, Emniyet teşkilatındaki, devlet kurumları içindeki toplamda yüz binle Müslüman olacak. Meydanları ise milyonlarca kardeşimiz dolduracak. Etraflarını iyice kuşatıp güçlerini iyice kırıp oyunlarının içinde oyun kuracağız ve hiç beklemedikleri bir anda son müdahaleyi yapıp bunların hepsini toplayıp alacağız.

Erdoğan’ı, Kılıçdaroğlu’nu, Numan’ı, İbrahim Kalın’ı, Hulusi Akar’ı ve tepe kadrodan birkaç kişiyi daha topluca meydan yerde asacağız. En tepedeki yüzlercesini asacağız ama biraz daha alt kadrodan binlerce kişiye müebbet hapis cezaları vereceğiz. Yargılanmaları sırasında meydana sereceğimiz gerçekler dünyayı sarsacak. Dünya tarihinin akışında bir kırılma noktası oluşturacak. Ankebut Ağı’nın Türkiye ayağı o sırada çok büyük darbe alacak, yıkılmaya yüz tutacak ve sonrasındaki birkaç sene içinde de son darbeyi vuracağız. 100 sene sonra içimizdeki İsrail’in Atatürkçülük ismini verdiği ihanet rejimini yıkacak, ülkemizdeki hakimiyetlerini yok edecek ve Türklerin yeniden tarih sahnesine çıkmasını sağlayacağız. Dinsizlik, maneviyatsızlık, kin, nefret, kan ve göz yaşı ile dolmuş şu dünya yeniden Müslüman Türkler sayesinde iman, huzur, emniyet, adalet, mutluluk, sevgi ile dolacak. Çünkü Türkiye’den sonra Ankebut Ağı’nın başka devletlerde çökmesini de sağlayacağız. İnşaallah Jeffrey Hovenier’ı da ABD’ye tabut içinde göndereceğiz.

Mehmet Fahri Sertkaya

Bu Mustafa, gizli Hıristiyan ve gizli Ermeni

Hiçbir vasfı, eğitimi, kabiliyeti olmadığı halde Sosyal Doku Vakfı denilen organize suç, terör ve ihanet örgütünde üst kademede yer alan bu kişi İleri derecede bir sübyancı sapık. Yapılan bağışlardan payına düşenleri alemlerde, ahlaksızlıklarda tüketmiş, hiç etmiş bir pislik. Bülent Yıldırım, Nurettin Yıldız, Yavuz Baysan ve diğerleri, Numan Kurtulmuş’un sisteminden fahişeler getirttiklerinde çoğunlukla bu şahıs da orada oluyor. Bu pisliğin 10-12 yaşlarındaki kız çocuklarını sürekli taciz ettiğini Nurettin de kesin şekilde biliyor ama hiçbir zaman umurunda olmadı.

Numarası 05340784347
WhatsApp da kullanıyor. Arayın, yazın, sorun ve en yakın Emniyet birimlerine ihbar edin. YİT mevzuyu kesinleştirdi. Emniyet küçük çaplı bir soruşturma ve sorgulama neticesinde bile çok sayıda suçu ve suçluyu meydana çıkartabilecek.

Mehmet Fahri Sertkaya

Nurettin Yıldız!

Kendini kandırmayı ve faydasız görüşmeler yapmayı bırak da bunca insan sana yazdı, sordu, onlara cevap yaz. Bu saat oldu hala cevap alamamışlar. Ne zaman cevap yazacaksın?

Çıksana karşıma, yalanlasana beni, neyden çekiniyorsun? Şürekan da senin haline düşmüş. Onlara da hep yazıp sormuşlar ama cevap alabilen yok. Ne olacak bu işler böyle? Nasıl çıkacaksınız bu işin içinden? Kendini kurtaramayacak hale düşmüş AKPKK ve Masonlar, sizi kurtarabilir mi?

Telefonda asıp kesiyorsun ama koca koca devletler, ordular, devlet liderleri, devlet gibi olmuş holdingler ve NATO bile karşımda ne hale düşmüş, ellerinden bir şey gelmiyorken, siz gerçekten beni ortadan kaldırabileceğinize inanıyor musunuz da öyle konuşuyorsunuz? Bak, gırgırı, takılması bir yana da bu sorunun cevabını gerçekten çok merak ediyorum. Beni ortadan kaldırabileceğinize gerçekten inanıyor musunuz?

İHH Başkanı Bülent Yıldırım, sen ve Yavuz Baysan falan bir araya gelip de Numan Kurtulmuş’un fuhuş sisteminden fahişeler çağırdığınızı, ortalama on günde bir belli bir mekanda buluştuğunuzu bu millet bir öğrense, kandırdığınız ve sömürdüğünüz Müslümanlar bir öğrense iyi gürültü çıkar değil mi?

Bu görüntüler internette dolaşsa, Numan’ın fahişelerinin yüzlerinin göründüğü ve kimliklerinin belli olduğu, mekanın da belli olduğu bu görüntüler üzerinden bir fırtına kopsa, sizin teşkilatın hali ne olur?

Mehmet Fahri Sertkaya