Etiket arşivi: Mevlüt Çavuşoğlu

Şu adi ve vahşi tiyatrolara kanan bir kişi kaldı mı bu ülkede?

Kaç sene önce ifşa ettim Mevlüt’ün gerçek kimliğini, nasıl biri olduğunu, bağlantılarını… Türk ve müslüman olmadığını, hain olduğunu, kara paracı olduğunu, vasıfsızın da teki olduğunu… Benden davacı oldu ama o kısımları, gerçek yüzünü meydana seren ve derhal vazifeden alınıp da idam edilmesini gerektiren o kısımları dava konusu bile edemedi. Kendince malzeme bulduğunu zan etti, başka birkaç şeyi ön plana çekti, heyecan yapıp davacı oldu ve beraat da ettim. Üstelik adil yargılanma şartları dahilinde değilken bile beraat ettim.

Mevlüt, Yunan tarafından daha şiddetli bir Türk ve İslam düşmanı… Şu fotoğraf karesinde, acı günde birbirinin halini anlayan ve dargınlıkları, düşmanlıkları bir kenara bırakan iki komşu ülke ve yetkilileri falan yok.

Türkiye’yi, Türk milletini, aleni şekilde onlarca ülkeye satan hain Ankara hükumetinin, bu acı günde bile kahpece sergilediği ve tahammül edilemez bir ihanet hamlesi var.

Tek kurşunla değil, şarjör dolusu kurşunla “ödüllendirilmesi” gereken bir kahpelik var. Baştan beri de bunu yaptılar, yapıyorlar. Sözde basın ve medya görevlileri, o gizli kimlikli Ermeni ve Yahudi pislikleri de aynı merkezden talimatlar alıyorlar. Hala bize her kötülüğü yapmakta olan, hala bize sinsice saldırmakta olan, imkan bulsalar her an bizi işgal etmeyi deneyecek olan ülkeleri ve yetkilileri dost, yardımsever gösteriyorlar.

Bundan daha büyük ve daha vahim bir ihanet olabilir mi?

O sözde dost ve sözde yardımsever ülkelerin yetkilileri gelsinler benimle aynı masada karşı karşıya, istedikleri basın/medya görevlilerini de alsınlar yanlarına, geçelim ortak canlı yayına ve ben aslında kimin dost, kimin düşman/şeytan olduğunu çarpayım suratlarına… Kimin neler çevirdiğini, kimin azılı Türk ve İslam düşmanı olduğunu, kimin başımıza geçirilmiş hainlerle neler konuştuğunu, nasıl planlar içinde olduğunu… Kimlerin bu ülkede ve kendi ülkesinde “ortak” kara para işleri yaptıklarını… Afet bölgelerinden neleri nasıl kaçırdıklarını, ayinciliklerine, sübyancılıklarına, organcılıklarına kadar anlatayım…Kendi halkları da izlesin canlı yayını, Türk halkı da izlesin. Haydi Mevlüt’e de Yunan yetkililere de bunu teklif edin, bakalım ne diyebilecekler.

Yakarım, yaktırırım, milyonlarca kişinin ayaklarının altına aldırırım, bu ülkedeki sözde gazetelerin, televizyon kanallarının ihanet üslerine dönüşmüş mekanlarını… İçinde de nefes alabilen bir tek canlı bırakmam. Ne ordu çıkabilir karşıma, ne emniyet… İkisinin de en az yüzde sekseni benden yana… Böyle olduğu için zaten o savaş gemilerini doldurdular ülkemizin etrafına…

Bu ülkenin sinirleriyle kimse oynayamaz. Hiç kimse o Yunan yetkiliyi böyle de karşılayamaz, afet bölgesinde de gezdiremez, bu şekilde basında ve medyada milleti kandırarak reklam da ettiremez.

Ettiriyor mu, sonucuna katlanır.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Mevlüt Çavuşoğlu tam bir siyasi fahişedir

Mevlüt Çavuşoğlu tam bir siyasi fahişedir. Parayı, menfaati görünce kendini herkese satar. Ayrıca, aşırı “korkak” olması da onu aşırı “kıvrak”, güvenilmez ve tahammül edilemez hallere hep düşürür. Rusya-Ukrayna krizinin açıkça bir savaşa ve işgale dönüştüğü herkesin gözleri önündeki “açık” gerçektir. Öyle ise Türkiye’nin görev başındaki bir Dışişleri bakanının, şu kritik anda şu açıklamayı yapması da nedir? Bu ülkeyi karıştıracak bir hadsizlik ve ihanet, değilse nedir? Onu o makamda inatla tutanlar da bu ihanetlere ortaktır.

Hala oyalama, hala danışıklı dövüş, hala yeşillere hizmet… Hala Rusya’yı ve Putin’i kollama… Başka bir şey değil.

Biden ve Kamala ile CIA’nın büyük kısmının Çin ve Rusya menfaatlerine çalışıyor olması, ABD’ye ihanet ediyor olması, sadece ABD’ye değil, bütün dünyaya çok büyük zararlar veriyor. Mevlüt’ü böyle korkutan, böyle aşırı kıvırmalı/zorlamalı açıklamalara sürükleyen şey de bu; ABD’ye ihanet eden idarecilerin, Türkiye’ye ihanet eden idarecilere talimatları.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Vatan haini Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu neye imza atmıştı?

Böyle bir vatan haini hala Türkiye’nin Dışişleri bakanı ve hala en vahim ihanetleri etmeye devam ediyor.

Nobody leaves without saying goodbye

Bastard is very cornered and his days are numbered. Fahrettin Koca and Mevlüt Çavuşoğlu are the same… Fahrettin Altun and Numan Kurtulmuş are also the goers. Dozens of people will go with them.

I remember the days when I said to Tayyip, “Is that so, you will change that cabinet, like a lamb, and everyone will witness it”…

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

..

Taner Ay vakasına bir neşter vurulsa, Ay utanır da dünyaya ışık yansıtmaz

Bulgaristan’da yaşanan trafik kazasında ölen Taner Ay, Ankebut Ağının milletler arası kara para işlerinde kullandığı piyonlardan biriydi. Ölümü, normal bir ölüm değil. Bu ağı çökertmek isteyenler tarafından öldürüldü. Bu, bir başlangıç ve daha önce yazdığım gibi, önümüzdeki birkaç hafta içinde, çok büyük ihtimalle ortalık toz duman olacak. Sadece Türkiye’de değil, batı aleminin ondan fazla büyük ülkesinin adliyelerinde, basın ve medyasında, sosyal medyasında yer yerinden oynayacak. Ayrıca sahada çok şiddetli çatışmalar da yaşanacak.

Taner Ay, iş adamı değildi. Taner Ay, iş adamı gibi gösterilerek kara para ağları arasında bağlantı sağlayan ve kara para da aklayan bir insan şeytanıydı.

Adnan Oktar organize suç, terör ve ihanet örgütünün sürekli olarak kullandığı kişilerden biriydi. Adnan Oktar suç örgütünün, AKPKK organize suç, terör ve ihanet örgütüyle adeta kaynaşmış halde olması nedeniyle, Taner Ay da AKPKK’li en üst isimlerle çok sıkı bağlantıdaydı. Sosyal ağlarda paylaştığı resimlerde Solomon Soysuz’la, Hulusi Akar’la, Hakan Fidan’la, Metin Külünk’le, Mevlüt Çavuşoğlu ile ve daha pek çok kişiyle çektirdiği fotoğrafları görülebiliyor. Ayrıca devletimizin idare edildiği en üst kurumlarda bulunduğu anlarda çekip paylaştığı fotoğrafları da görülebiliyor.

Satanist bir gizli Yahudi olan Taner Ay’ı, kara para işi yapan pek çok devlet ve bu devletin gizli servisleriyle mafyaları da kullanıyorlardı.

Taner, bu milletler arası kara para ağının artık önemli bağlantılarını sağlayan bir kişiydi. Ankebut Ağını yöneten konseylerin üyelerine çok yakın kişilerle de görüşüyordu. Uyuşturucu kaçakçılığı kısmında AKPKK ile Adnan Oktar suç örgütü arasında köprü vazifesi yapan kişilerden biriydi. Uyuşturucu işinde, AKPKK kısmında, en çok Solomon Soysuz’la ve Metin Külünk’le paslaşıyordu. Bütün dünya biliyor, yıllardır bu iki şahsın uyuşturucu işinde üst isimlerden olduğunu anlatıyorum. Taner, fuhuş işinde de AKPKK ile Adnan Oktar suç örgütü arasında köprü vazifesi yapıyordu. Bu sahada, AKPKK kısmında, en çok da Türkiye’deki baş pezevenklerden biri olan gizli Yahudi Numan Kurtulmuş’la paslaşıyordu. Aslında zekası, kabiliyetleri, vasıfları yüksek biri değildi. İnisiyatif almıyor, emir edilenleri yapıyor ve bu nedenle işe yarar bulunuyordu.

“Osmanen Germania” yani Almanyalı Osmanlılar isimli sözde derneğin, özde kara para teşkilatının da mensuplarından biriydi. Bu güne kadar bu teşkilat zaten kara para işleri yapmakla açıkça suçlanmıştı. Avrupadaki medeni insanlar, bu şeytanlıklardan rahatsızlar ve kendi devletlerinin gücünü, adaletten yana, insanlığın faydasından yana kullanmak istiyorlar. Lakin, hep anlattığım gibi, Merkel başta olmak üzere pek çok üst seviye Alman siyasetçi ve bürokrat da bu kara para ağının içinde olunca, beklenen operasyonları bu güne kadar yapamadılar.

Osmanen Germania, aslında İngiltere’nin, Kraliçe’nin çetesinin talimatlarıyla AKPKK tarafından kuruldu. Zaten bu AKPKK ve Tayyip belasını, milletimizin başına en çok İngiltere, ABD, Almanya, İsrail getirdi. Bu milletler arası kara para işlerinde aslında AKPKK de bir taşeron. Ne yazık ki AKPKK eliyle, devletimizin gücü/kurumları, memurları hatta adliyeleri/mahkemeleri, hakimleri, savcıları bile farkında olarak ya da olmayarak bu insanlık dışı suçlara bulaştırıldı. Bunu, dünyaya kendini medeni olarak gösteren batılılar ve bir de İsrail sağladılar. Taner Ay’ın ve o sözde derneğin arkasında İngiltere de var. Almanya da var. ABD de var. Türkiye de var. KKTC de var. İsrail de var. Belçika, Hollanda, Fransa da var. Çok sayıda batılı lider de var.

Taner Ay’ın da içinde yetiştiği ve bünyesinde faaliyet icra ettiği Adnan Oktar organize suç, terör ve ihanet örgütü, dünyanın dört bir yanında özel hastahaneler ağı üzerinden yapılan organ işinin de bir seviyeye kadar içinde… Taner de organ işinde faaliyet gösterdi. Aslında o kısımda da bir piyondan başka bir şey değildi. Ankebut Ağının dünya genelindeki organ sisteminin Türkiye ayağındaki sözde hastahanelerden biri olan Memorial’ın sahibinin Turgut Aydın olarak gösterilmesi gibi… Organcı Turgut da piyon, Taner de piyondu… Piyon ama Türkiye’den Avrupaya mülteci olarak giden yüksek sayıdaki insanın, Ankebut Ağının organ sistemine kurban gitmesine, Adnancılarla birlikte o da vesile oldu.

Devletimizi, bu milletler arası kara para ağında öyle ileri seviyede kullanır oldular ki biz Vatanseverler cephesi ve ayrıca Muktedirler İttifakı (Mİ) olarak bu ağa darbe vurup düzenlerini bozdukça, kara paralarının önünü kestikçe, Türkiye’nin idari kadrosu aksi yönde faaliyetler icra etmek istedi. O yönde çırpındı, çırpınıyor. An geldi, kara para akarını devam ettirmek için Suçişleri Bakanı olan Solomon Soysuz İran’a gitmek zorunda kaldı. Sözde Dışileri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu zaten gittiği ülkelerin çoğunda, bozduğumuz kara para işlerini kuvvetlendirmek için çırpındı, çırpınıyor. Hep yazıyorum, Katar, BAE, Singapur, Danimarka ve benzeri devletçikler de bu Ankebut Ağının taşeron ve kasa olarak kullandığı ülkeler. Bosna Hersek, Arnavutluk, Makedonya ve benzeri ülkeleri de kara para işlerinde serbest ortam olarak kullanıyorlar. Bu nedenle bu gibi ülkelerin idaresini, adalet sistemini, eğitim sistemini, maliyesini ellerinde tutuyorlar. Şu sözde avukat Zeki Çalışkan’ı, kara para işlerini, sözde derneklerini, organ işine kadar bağlantılarının olduğunu kaç sene önce yazdım. Sahibi olduğu avukatlık bürosunda avukat gibi görünen militanların da tek tek aslında gerçek ırklarını, gerçek dinlerini, gerçekte ne halt ettikleri yazdım. Otuz kadar avukttan biri bile senelerdir benden davacı olamadı. Lakin, bu devletin adli yetkilieri ve MİT’i ne yaptı? MİT, senelerce şu Taner’i de kolladı. Evet, bizler vergi verdik, MİT de batılıların kara para sistemine çalıştı. Türkiye’den de erkek, kadın, çocuk, bebek kaçıran ve bunları fuhuş, organ ve ayin ağlarına gönderen kişileri MİT, bizim vergilerimizle ve milletimizden/devletmizden aldığı güçle korudu, destekledi. Hala halleri böyle…

AKPKK’in ve Tayyip’in başımıza bela edilmesinde en etkili olan şahıslardan biri Devlet Bohçalı, çok vasıfsız, kafasız, korkak, aciz bir vatan haini MİT casusundan başka bir şey değil. MİT üzerinden CIA ve Avrupalı gizli servislerler de paslaşıyor. Binbir türlü açığı var, delili var, şahitleri var, bülbül olup ötecek ödlek adamları var sistemlerinde ama Türk adli yetkilileri nerede? Köpek desem, köpeğe hakaret olacak bu pislik herif, tutmuş on sene sonra benden davacı oluyor. Tek başına hafif gelmiş de yanına en sadık köpeklerinden biri olan Suçişleri Bakanı Solomon Soysuz’u alıyor. Yetmiyor, bunca yıldır danışıklı dövüştükleri sözde muhalefetin başı Kemal Kılıçdaroğlu’nu da yanına alıyor. Baştan beri emir eri olarak kullandığı Recep Tayyip Erdoğan’ı da aynı davada benden şikayetçi yaptırıyor.

Yıkarlar bu devleti bu hainlerin başına ama yine de bu devleti bu hainlerin ellerinde alırlar. Milletin can, mal, namus, din, ahlak emniyetini tesis ederler. Yok öyle bir Türkiye artık…

Şimdilik daha fazla bilgi vermeyeceğim. Lakin, gerekli ikazları son dönemde zaten herkese açık şekilde yaptım. Onları da tekrar etmeyeceğim. Altta kalanının canı çıksın, iyi olan kazansın. Sık sık, geleceğini ve yaşanacağını ifade ettiğim o büyük günün yaşanmasına ramak kaldı.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Hiç komik değil…

Son dönemde Katar ile Türkiye arasındaki tuhaf trafiğe dair açıklamalar yapmak zorunda kalan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “Bir ülkenin iyi fırsatlar sunması demek, o ülkedeki ekonomik şartlar iyi demektir. Elbette her yatırımcı bunu değerlendirmek ister” demiş. 

İşi gırgıra vurmuş ve komik olmak istemiş desek, komik değil… Ciddiyetle bir açıklama yapmış olduğuna ihtimal versek, ciddiye alınabilecek gibi değil… Öyle ise bu işin içinde büyük bir art niyet, büyük bir aldatıcılık olmalı. 

Ortalama zekaya sahip her insan sorar;

– Türkiye’nin mali vaziyetinin iyi olduğuna hakikaten, şu ahvalde bile inanıyor musunuz?

– Gerçekten iyi ise neden dünyanın diğer devletleri ve dev holdingleri yatırımlar yapmıyorlar? Neden son aylarda Türkiye’den adeta kaçıyorlar? Neden Türkiye içindeki nakitlerini bile Türkiye dışına çıkarttılar? 

– Neden “her yatırımcı” değil de sadece Katar, BAE gibi kara para devletçikleri şu sözde fırsatları değerlendiriyorlar?

– Ülkenin maliyesi hakikaten iyi ise ve kaçırılmayacak fırsatlar varsa, neden onlar Türkiye’ye koşmuyorlar da siz onların ayaklarına gidiyorsunuz?

– Neden aranızda çevirdiğiniz işler şeffaf değil ve neden böyle baskı/şüphe altında kaldınız da böyle itibar edilmez açıklamalar yapıyorsunuz?

Mehmet Fahri Sertkaya

Açıklamalıdır

Mevlüt Çavuşoğlu, sözde Türk İHA ve SİHA’larını, olduğundan çok ama çok farklı gösterilen ve aslında çok sorunlu ve oyuncak misali olan o uçan araçları, satın alabilmek için sıraya girmiş ülkelerin tamamını açıklamalıdır. Açıklayamıyorsa istifa etmelidir. O da mümkün olmuyorsa, görevinden alınmalıdır. O da olmuyorsa, indirilip adaletle ve gerçek Türk hakimleri tarafından yargılandığı güne kadar çenesini kapatmalıdır.

Resmi kimlikli ve yetkili birileri de artık bu sahada neler çevrildiğini soruşturmalıdır. 3-5 gerçek mühendisle, 3-5 ay gibi kısa sürede alasıyla yapılabilecek İHA ve SİHA’lar için toplamda ne kadar paralar harcandığı, devletimizin hazinesinden ne kadar para çalındığı ve hala çalınmakta olduğu… Hangi tarafların/grupların devlet eliyle yapılan bu organize dolandırıcılık işinin doğrudan içinde olduğu… Hangi tarafların da yardım ve yataklık faaliyeti içinde olduğu meydana çıkartılmalıdır.

Zararın neresinden dönersek kârdır.

Organize dolandırıcılık projeleridir

Artık Ukraynalılar tarafından yönetilmeyen ve en arka planda yeşillerin kontrolünde bir devlet olan Ukrayna’nın, Türkiye’deki resmi kimlikli organize dolandırıcıların çok köşeye sıkıştığı şu günlerde, çıkıp sözde Türk İHA ve SİHA’ları hakkında olmadık açıklamalar yapması, dünyadaki hiçbir ülkeyi ve tarafı “geri dönülmez” hatalara sürüklememelidir.

Gerçek bir Türk ve müslüman olarak hiç zorlanmadan yazıyorum ki batılı devletler tarafından iktidara getirilip Türk milletini donuna kadar soyup sömürme projesinde kullanılmakta olan Türk görünümlü birkaç dolandırıcının “Türk İHA’sı” diye yaptırdığı şeyler, aslında Türkiye’ye ve dünyaya gösterilmek istendiği gibi şeyler değildir. Onlarca diğer proje gibi bu projeler de aslında Türk projeleri değildir ve organize dolandırıcılık projeleridir.

Bundan sonra Ukrayna da yerini ve sözünü bilmeli ve haddi aşmamalıdır. Halkı arasında ahlaksızlaşmanın, yozlaşmanın çok ileri seviyelere geldiği Ukrayna’da, görünen o ki devlet yetkilileri de aynı sona doğru gidiyor. Geç olmadan bu yanlış yoldan Ukrayna devlet sistemi/yetkilileri de dönmelidir.

Mehmet Fahri Sertkaya

Lavrov’un fitne kazanları

Lavrov “Mfs ile Tayyip’in arasını bozmak lazım” diye söylene söylene yoğun mesai yapıyor. Fitne kazanları kaynatmak istiyor. Muhtelif görüşmeler yaptı, yapıyor. İngiltere ve Almanya’yı da bu fitne planlarında yanında görmek istiyor. Bu fitne planları çerçevesinde gizli Ermeni ve Hristiyan Kemal Kılıçdaroğlu ile de görüşmek isteyecekler. İçimizdeki Ermenistan’ı bir kart, bir piyon olarak kullanmak isteyecekler. Gerekirse onları topyekun bir ateşe atmaktan çekinmeyecekler. Pek işe yarar şeyler yapacaklarına ihtimal de vermiyorlar ama ellerinde fazla kart yok ve Ermeni çetelerini de mecburen kullanacaklar.

Sabetaycı gizli Yahudi Meral Akşener’i ve sözde İyi Parti’yi, CHPKK’den daha da kullanışlı buluyorlar. Meral’in fazla gücünün olmadığını, ülke içerisinde de zayıf bir partisi olduğunu ama Tayyip’e karşı son zamanlarda sesinin yüksek çıktığını değerlendiriyorlar. Meral Akşener hakkında “İstediklerimizi dillendirmekte kullanabileceğimiz bir piyon” diyorlar.

Ruhani’nin de çok yalnız ve güçsüz kaldığını, bu fitne planlarına dahil olup destek vereceğini değerlendiriyorlar. PKK’nin pek çok üst isminin Ruhani ile arasının iyi olduğunu, Ruhani’nin bu vesileyle Türkiye içinde pek çok terör eylemi yaptırabileceğini değerlendirdiler. Ruhani ise Putin’e “Tayyip bu konuda bize dişini gösterdi. PKK/YPG/PYD ile hareket etmememiz gerektiğini bize açıkça söyledi. Aksi halde bunun bütün ilişkilerimize yansıyacağını ve zarar vereceğini de söyledi. Lakin ABD üzerimize çok geliyor, biz mecburen PKK/YPG/PYD’yi desteklemeliyiz. Türkiye’de aşırı bir baskı altına alındı bu örgüt. Elimden fazla bir şey gelmez ama yine de tamamen yok edilmesine mani olabilirim.” dedi.

Lavrov, Putin’e,

Mevlüt Çavuşoğlu’nun çok zayıf, liyakatsiz bir adam olduğunu…

Tayyip’in, yaptığı başarılı siyaseti sadece mfs ile yapabildiğini…

Tayyip’in çevresinde liyakat sahibi hiç kimsenin olmadığını…

Çavuşoğlu kullanılarak Türkiye ile ABD’nin arasını bozabileceklerini…

Solomon Soysuz’a ulaşıp bilgiler alabileceklerini ama onun da çok işe yaramayacağını, onu çoktan gözden çıkarttıklarını….

Stratejik konuları kullanarak (Türkiye’deki nükleer santral projesi gibi) anlaşmazlıklar çıkartabileceklerini ve baskı ortamı oluşturabileceklerini…

Türkiye’nin bazı meselelerde Rusya’dan teknik ekibe ihtiyaç duyduğunu, bu desteği vermeyince de Türkiye’nin sıkışacağını…

Bu süreçte Rusya’nın Japonya ile iyi geçinmesi gerektiğini…

Şi’nin, kendisiyle anlaşmak mümkün olmayan bir lider olduğunu, diplomasiden anlamadığını ama mecburiyet icabı Şi ile beraber yol almak zorunda olduklarını…

Çin’le iyi bir müttefik gibi görünürlerse, dünyaya bu görüntü verilirse şu sıkıştıkları zamanda çok faydalı olacağını…


Avrupa’daki mafya bağlantıları üzerinden de Avrupa hükumetlerini sıkıştırmaları gerektiğini…

Esed’in büyük bir fırsat yakaladığını, ellerinden kaçmak isteyeceğini ama şu anda çok sıkışık halde olduğunu ve ellerinden kurtulamayacağını…

Merkel’in Avrupa’daki tek gerçek dostları olduğunu…

YPG/PYD’ye verdikleri destekle YPG/PYD’yi daha güçlü bir hale getirmeleri gerektiğini…

Bu terör örgütünün bitmesine kesinlikle müsaade edemeyeceklerini…

İran’ın da bu konuda üzerine düşenleri zaten yaptığını…

Kırım meselesini öncelikle Heiko Mas ile görüşeceğini…

Kırım’ın o kadar kolay şekilde ellerinden alınabilecek bir yer olmadığını ve bütün bunların Suriye’deki başarılarına bağlı olduğunu…

Suriye’de askeri güç haricinde istihbarat servislerine mensup adamlarını çok iyi kullanarak tarafları birbirine karşı kışkırtmakta çok iyi olmaları gerektiğini…

Casuslarının zaten bu konuda usta olduklarını ve zorlanmayacaklarını…

Türk askerlerine ve Esed’in askerlerine saldırılmasını sağlayacaklarını ve bu iki gücün ittifak etmesini imkansız hale getireceklerini…

İran, Almanya, Rusya ittifakıyla YPG/PYD’yi varlıkta tutup hatta mümkün olursa daha da güçlendirirken bir yandan da dünya kamuoyunu Esed’in YPG’ye güç verdiğine ikna edeceklerini…

Ve benzeri fitne fesat planlarını anlattı, değerlendirdi. Putin “Her zaman en iyi adamımdın dostum” şeklinde karşılık verdi. Büyük memnuniyet duydu.

Dünya gündeminde neler oluyor…

Macron’un açık İslam düşmanlığına karşı Türkiye, Ürdün, Pakistan, Suudi Arabistan, Bangladeş dahil dünyanın dört bir yanındaki Müslüman milletlerin tepkileri büyüyor.

Çavuşoğlu – Lavrov görüşmesinde Çavuşoğlu yeterince ağırlığını koyamadı ve beklediğim tavırları sergileyemedi. Türkiye’nin artık şahin bir duruşu olmalı…

Tayyip – Putin görüşmesi gerçekleşirken Tayyip yoğun metafizik saldırı altındaydı. Bu, inişli çıkışlı haller yaşamasına sebep oldu ve Tayyip de durması gerektiği gibi duramamış oldu. Şu anda birçok liderin kıskandığı şartlara/kartlara sahip olduğu halde, görüşme sırasında tavırlarına bunu yansıtamadı.

Çatırdama, duyulur oldu.

Haberler doğru değil ve Lavrov korona virüslü biri ile temas etmedi. Putin ile sürekli tartıştılar. Putin müsaade verdi ona… Kendini toparlamasını, işlerin karışık olduğunu, ona çok sabır ettiğini söyledi.

Lavrov, başlarına gelenleri Putin’den bildi. Bir toplantıda o şekilde imalarda bulundu.

Bizim bildiğimiz Putin, kafasında çoktan Lavrov’a su-i kast planları yapmıştır. Putin’in Lavrov’a karşı olan bu tavrı Şoygu ve önde gelen diğer isimleri de sarstı.


Putin, Çin’den sürekli istihbarat alıyor. Çin’in Rusya’ya aniden bir tavır sergilemesinden çok çekiniyor.

Vaziyeti şimdilik sakin görüyor ama Çin Rusya’ya biraz daha kızarsa,medyada Rusya’nın sırlarını, suçlarını, açıklarını ifşa eder ve Rusya’yı finanse eden sistemleri zora sokar diye endişeleniyor.

Putin, Suriye’de kendine bir hareket sahası oluşturmak istiyor. Suriye’deki büyük toplulukların meydanlara çıkıp haklarını savunmalarını, seslerini çıkartmalarını, sürekli Amerika ve Türkiye’yi suçlamalarını, Rusya’yı övmelerini istiyor. Türkiye’yi bu şekilde de baskı altına almak istiyor çünkü YİT onun bütün oyunlarını bozdukça onun Türkiye içinde hareket sahası çok daraldı.

Tayyip- Putin görüşmesinin ardından, Tayyip’in Rusya’ya karşı dik durmakta çekingen tavırlar sergileme ihtimali var. Tayyip böyle bir endişeli-çekingen hal yaşarsa, bu, hem bizim hem de Ankebut Ağının planlarını zora sokacaktır ve Putin’in elini güçlendirecektir.

Putin, görüşmede Tayyip’in kafasını çok karıştırdı, birçok kartlar kullanmak istedi. Tayyip’i bana karşı da doldurmak/kışkırtmak istedi.

Şi, Biden’ın iyice kıskaca alınmasından dolayı da iyice gerildi. Büyücüleri ve medyumları daimi olarak devam ettiriyor. Metafizik sahadan hareketle bir şeyler yapabilmeyi umuyor.

Bunun haricinde başka ülkelerle pek görüşmüyor. Kimseye güvenmiyor, kimseyi sevmiyor… Kuzey Kore ile arada iletişimleri var. Pek de kıymeti olmayan bazı ülkeleri kullanmak üzere planları var. Düşman gördüğü ülkelerde bir gemi patlatma, ülkenin asayişini bozma, olabildiğince çok istihbarat çalma gibi planları var. Eş zamanlı olarak ABD ve Hindistan’da elinden geldiğince iç sorunlara sebep olmak istiyor.


Gizli Ermeni çetesinin elebaşlarından Abdullah Gül, daha önce haklarında “bir avuç ahmak” dediğim çetesinin önde gelen mensuplarını hiç beğenmiyor. Onların gayretlerini, vasıflarını artırmak istiyor ama boşa uğraşıyor. Gül, oluşan yeni dengelerin altında kalmaktan ve zarar görmekten çok çekiniyor.

Mehmet Fahri Sertkaya

Toplaşın, çok şeyler anlatacağım…

Ruslar çıldırdı, gözleri karardı.

Toplaşın, çok şeyler anlatacağım.

Öldürecekler.

Ruslar ne kadar büyük bir tehlikeyle karşı karşıya kaldıklarını iyice anladılar. Çok yakında Rusya çok güçsüz kalıp kendi derdine düşüp parçalanabilir. Hatta biraz zayıf ihtimalle de olsa tamamen yok olabilir.

Her şeyin bir anda tersine dönüyor olması, buna mani olamamaları onları çıldırtıyor ve çılgınca kararlar aldılar. Türkiye’deki birkaç siyasiye su-i kast yapacaklar, öldürecekler.

Putin, infaz emirlerini verdi. Rus gizli servisi planlamaları yapıyor.

Şu andaki planlarını değiştirmezlerse eğer Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu bakanlık binasında iken kaçırılacak.

Çavuşoğlu’nun yakın korumaları arasında en az bir kişi Ruslara çalışıyor. Ayrıca bakanlığın güvenliğini sağlayan personel arasında birkaç kişi Ruslara çalışıyor.

Bu kişiler ve Rus mafyası arasına sızmış Rus gizli servisi elemanları kullanılarak bir eylem gerçekleştirilecek.

30-35 yaşlarında, sevgili gibi görünen bir erkek ve bir kadın tetikçi kullanılacak.

Bunlar Rusya vatandaşı mı Türk vatandaşları mı bilmiyoruz. Doğu Perinçek’in çetesinin adamları olması ihtimalini çok ama çok yüksek görüyoruz. Yine kesinleşmemiş olsa da bakanlıktaki hain personeller de Perinçek’le bağlantılı olmalı. Bu, çok yüksek bir ihtimal görünüyor ve her an kesinleşebilir.

İki tetikçi, hiç sorun yaşamadan bakanlığa girecek. Bunların içeri girmesini hain güvenlikçiler sağlayacak. Silahlar daha önceden bakanlıktaki hain bir yetkili tarafından içeri alınacak.

Öncelikli hedefleri Mevlüt’ü sağ olarak alternatif çıkıştan çıkartmak ve acele ile arabaya bindirip kaçırmak. Bunu yapmak istiyorlar, çünkü onun üzerinden şantaj yapacaklar. Sonra da sıkıp öldürecekler. Araçlarla kaçırma kısmında Rus mafyasının (aslında mafya içindeki gizli servis elemanlarının) desteği olacak.

Bir anda dikkatler buraya çekilecek ama aslında hedef Mevlüt olmayacak.

Onun üzerinden dikkatler dağıtılacak. Hedef Tayyip olacak.

Tayyip’in o anda nerede bulunduğuna bağlı olarak değişiklik gösteren alternatif su-i kast planları var.

Hepsini öğrenemedik ama biri kesin. Tayyip’in Üsküdar’daki konutu…

Tayyip’in Üsküdar’daki konutunun çevresindeki konutlardan birinde gizli işler çevirmişler.

Çoktan böyle bir hazırlık yapılmış. O konuttan Tayyip’in konutunun altına giden bir tünel kazmışlar. Bu tünel, bir bombalı saldırıda kullanılabileceği gibi bir şekilde Tayyip’in konutuna tetikçi sokmaya da imkan sağlıyormuş. Şu anda içeri girebiliyorlar mı yoksa son bir hızlı hamle yapıp içeri girecek hale mi getirebiliyorlar, bilmiyoruz ama konuşulanlardan anlaşılıyor ki içeri girebilecekler.

Aslında Soysuz’a da bir su-i kast yapmak istiyorlar. Lakin Soysuz’un yeraltı dünyası ile bağlantılarının kuvvetli olmasından çekiniyorlar. Bu nedenle, daha zayıf/güçsüz/sıkıntısız bir hedef olarak Mevlüt’ü seçtiler.

Bu kadar sıkışmışlarken bir de kara para gelirlerinin kesilmesi ihtimali onları iyice çıldırttı.

Perinçek yayınlardan sonra adamına talimat verdi. Biri kadın biri erkek olan iki tetikçinin kaçak yollardan yurt dışına kaçırılmasını, kimlikleri belirlendiyse öldürülmelerini söyledi.

“Hiç beklediğim gibi olmadı. Bu iş bizim başımızı belaya sokacak. Ahmaklar. Bu işi kim bozdu, kim dışarıya bilgi sızdırdı. Lanet olsun, şimdi bütün adamları izlemek gerekecek (adamlardan biri belirlense başım belaya girer, hep gözüm üzerlerinde olmalı manasına).” dedi.

Hemen diğer adamların da (bakanlıkta vazifeli olanların) kontrol altında tutulmasını, konuşma ihtimalleri olduğunda ortadan kaldırılmalarını istedi.

Bizim bildiğimiz/tanıdığımız Perinçek, yurt dışına kaçacaktır. Şimdi daha da sıkıştığı için Ankebut Ağına daha da büyük ihanetler edecektir. Gideceği ülkeyi de bu temelden bakarak seçecektir.

A gun toting, scarred Eastern European gangster


Adam da kadın da Rus… İkisi de uzun boylu ve genç görünümlü. Erkek kumral, kadın açık kumral. Sabah uçakla Rusya’dan ya da Amerika’dan Ankara’ya geldiler. Öncelikle bir otele yerleştiler. Turist sevgililer gibi görünüyorlar. Türkçe biliyorlar. Kendileriyle gelmeden önce iletişime geçilmişti. Geldiklerinde iletişim henüz kurulmuyordu, kurulacaktı. Yayınlarımız yapıldıktan ve mevzu açığa çıktıktan sonra otelin çalışanlarından birine bir zarf verildi, o zarfın içindeki kağıt/not tetikçilere gönderilerek “görev iptal” denildi. Acil şekilde otelden çıktılar. Hukuk dışı şekilde İran sınırından geçirilecekler. Oradan da Rusya’ya geçirilecekler. Bu kısımları da hala Perinçek organize ediyor. “Görev iptal” talimatını da Perinçek verdi.

İş bozulmasaydı, otele yerleştikten bir iki saat sonra Perinçek’in adamlarıyla görüşeceklerdi. Bakanlığa nasıl girecekleri, kendilerine hangi personellerin yardımcı olacağı, o personellerle iletişime geçerken hangi şifre cümleyi ya da soruyu söylemeleri gerektiği ve operasyonun bilmeleri gereken bütün kısımları kendilerine anlatılacaktı.

(Not: Bazı detay kısımlarda metafizik teknikler kullandık ama biliriz ki hata payımız çok düşüktür.)

Tüneli, kapalı bir otoparkı olan bir konutun içinde, otoparkın içinden açmaya başlamışlar.


Bu işin en kısa sürede ve tam manasıyla çözülmesini istiyorsan Tayyip, Hakan Fidan’la Doğu Perinçek’in gizli gizli neler çevirdiklerini çözmelisin.

Senin etrafında olan korumalardan birkaçı bile Doğu’nun adamları ve o adamları senin etrafına koyarken Hakan ona çok destek oldu.

Doğu’nun ve Doğu üzerinden gizli Ermeni çetesinin MİT’e nasıl nüfuz ettiklerini, MİT’teki uzantılarını çözmelisin ve dağıtmalısın.

Doğu bu gün bunca yaşanana rağmen etrafına “Ahmaklar. Benimle uğraşabileceklerini mi zan ediyorlar” dedi.

MİT’teki bu kadro sabahtan beri delilleri yok ediyor, karartıyor, ipuçlarını siliyor ve önünüzü kesmeye çabalıyor.

Üstelik siz hala kendinizin korunması hususunda bile bunlara güveniyorsunuz.

Trump’ın gizli servis gücüyle paslaş Tayyip! MİT’i tam manasıyla eline alana kadar kimseye güvenme. O güruhu ordu içinde de temizlemelisin. Soysuz’un kabiliyetlerini, duruşunu ve yeraltı dünyasındaki bağlantılarını değerlendir. Bu işi kendi yöntemleriyle sıkıntısız ve hızlı şekilde çözmesi için Soysuz’a fırsatlar ver ve onun yanında dik dur. Yaşanmakta olanları malum adamların üzerinden fısıltı gazetesiyle biraz yazdır, duyur. Basın/medya gücünü de kullan ve yavaş yavaş ortamı hazırladıktan sonra gerekli kişilere yargı kartıyla da gerekli müdahaleleri yaptır. Bu iç fitneleri çözmeden Rusya ve Çin’le mücadele edemezsin. Elini hiçbir yere atamazsın.

Trumpla son bir daha görüş ve beraberce şu eksik aksak kalan hususları hızlı bir şekilde tamamlayın, sonra biz sizin önünüzü çok büyük bir hızla açacağız.

Mahallede çok sayıda farklı rütbeli/makamlı/sıfatlı ve farklı kaynaklı kimselerin dolaştığını görüyoruz. Bizden yana olanlar da var, olmayanlar da var. Buralar karışıklık kaldırmaz. Hiç tekin yerler değil, fazla dolaşılmasın. Kimsenin ayağına çelme takmakla uğraşmak istemiyoruz.

Buraya gelenin küçük bir orduyla gelmesi gerekiyor. Bizim herhangi bir ek korumaya da ihtiyacımız yok, iyi niyetliler için endişeye mahal yok.

Müthişti Tayyip! Çok güzel konuştun….

Sakın anlaşma o Putin’le… Kısa zaman sonra sana yalvar yakar olacağına emin olabilirsin.

Vakit kaybetmeden elindeki kartları doğru oyna. Şu anda dünyadaki hiçbir liderin elinde senin elindeki kartlardan yok.

Putin gelirse ki biraz zor gelir, sen de onu kapıda dakikalarca beklet.

Mehmet Fahri Sertkaya

Süleymanlılar neden hanımları hacca götürmüyor…

“Biz nasıl bir dünyada yaşıyormuşuz”

Ankebut Ağı’nın Suudi Amerika’daki fuhuş mafyaları ve Süleymanlılar neden hanımları hacca götürmüyor?

[27.04.20 01:30]

Selamun aleykum abi ramazanimiz mübarek olsun ben size bir şey soracam saskinlikla sizi takip ediyorum soysuzdan az cekmedik bizde ailecek fahriye kara olayi vardi 3sene önce gündemde annem oluyor kendisi yasiyormu bilmiyoruz tam bulundu derken herkez tehdit edildi birsekilde susturuldu sizi cok iyi tanimiyot bilmiyorum ama anladigim kadariyla rabbimin lutfettigi bazi ilimleriniz var hamdolsun gercekten merak ediyorum annem yasiyormu hacda kaybolan fahriye kara yi belki duymussunuzdur muge anliya cikmisti ailem ne oldu anlatsak anlamiyoruzki acikliyalim bir var dediler bir yok oldu cok utanarakta yaziyorum gercekten ozur dilerim ama ilminizden faydalanmak isteriz ailemiz merak icinde yardimci olabilirsiniz umidindeyim lutfen yardim edebilirseniz bize bilgi verin

[27.04.20 10:23]

[#DoğuTürkistanıDuyuyoruz Mehmet Fahri Sertkaya kişisinden iletildi]

v.a.s. kardeşim. Bir insana böyle şeyler yazmak istemezdim. Kendimi senin yerine koyamyorum ama bildiklerimi gizlersem de onu da vebal olarak görüyorum. Anladığım kadarı ile Ankebut Operasyonu kapsamında yaptığım yüksek sayıdaki yayını gördün, dünyada nasıl bir Yahudi/Mason gizli derin devleti olduğunu ve dünya genelinde bütün kara para işlerinin ve bütün insanlık dışı işlerin bunlardan sorulduğu iyice bildin.

Benim öyle sıradışı ilmim falan yok, herkesin zan ettiğinin aksine cinler alemi ile de çok alakalı ve irtibatlı değilim. Üzerimize o yolla geldikleri için mecburen ve zaruret kadar o işlere girdik. Cinlerden haber alanlardan, cinlerin haberlerine itibar edeceklerden falan değiliz.

Koca bir cemaatiz, devletin bütün kurumlarında kardeşlerimiz var. Kurulu bir sistemimiz var ve ona kısaca YİT diyoruz. Elimizde deniz derya kadar somut deliller var ve bunları sadece birkaç ay sonra zaten paylaşmaya başlayacağım ve bunlar Türkiye’yi değil bütün dünyayı sarsacak. Duyanlar inanamayacaklar ve “Biz nasıl bir ünyada yaşıyormuşuz” diyecekler. Dünya üzerindeki kara para işleri ve Yahudi para hakimiyeti de bunun akabinde kısa sürede yıkılacak. Senin mesajını görünce YİT’teki arkadaşlara yönlendirdim ve zaten biliyorlarmış. Milyonlarca vak’adan bir tanesi de senin annen ve annen ailesine, eşine, kimseye bir yanlış yapmamış. Çok değerli ve çok şerefli bir hanım ama akıl almaz şeyler yaşatmışlar.

Bizim Türkiye’de de koca koca fuhuş mafyaları olduğunu, bunların AKPKK üzerinden ve gizli Yahudi TC vatandaşları üzerinden yönetildiğini, en tepe isimlerin bahsettiğimiz konseyler olduğunu, dün o hahamlardan birini öldürdüğümü v.s. hep okumuş anlamışsındır. Uluslar arası bu ağı/sistemin bir bölümü de Suudi Arabistan’da faaliyette. Hacca ve umreye giden kadınlardan bazılarını gözlerine kestirip kaçırıyorlar ve zorla/tehditle fuhuş yaptırıyorlar. Zaten duymuşsundur, biz cemaat olarak hanımları hacca pek götürmüyoruz. Sadece istinai haller oluyor. Onun harici gidemiyor. Suudi Arabistan denilen yer bizim dört asırlık toprağımız ve peyk bir devlet. Bizden ihanetlerle alınan o topraklarda Yahudiler İngiltere’yi kullanarak sözde bir devlet kurdular. O devlet hiçbir zaman gerçek Araplar ve gerçek Müslümanlar tarafından yönetilmedi.

Annen de bu zavallılardan birisi. Müge Anlı da gizli Yahudi birisi ve ATV de zaten gizli yahudilerin kontrolünde. Yıllarca bunları da anlattım durdum. Müge Anlı bu işe girince kolayca önemli bilgilere ulaşabilmiş. Lakin daha sonra Ankebut Ağı’nın Suudi Arabistan’daki adamları yani oranın devlet yetkilileri Tayyip’le görüşmüş ve yayınların sonlandırılmasını ve mevzunun kapatılmasını istemişler. Tayyip de Soysuz’a bu talimatı vermiş ve senin kanaatin isabetli ki deliller çıkmaya başladığında hükumet gücüyle yol kesilmiş.

Annenin şu anki durumu hakkında kesin bilgi sahibi değiliz. Üç sene önce mevzular gündeme geldiğince hayattaymış. Çok büyük ihtimalle şu anda hala hayatta. Metafizik yönü kuvvetli arkadaşlarım var ekibim arasında, bunu zaten dünya biliyor. O arkadaşlarımın isabet oranını da biliyorlar. Metafizik olarak bakıldığında annen hayatta ve sağlıklı görünüyor. Özünü kaybetmemiş, hiçbir zaman kendini bozmamış ve dinini, ibadetini, Allah’a teslimiyetini terk etmemiş. Bir süre çok büyük mücadeleler vermiş, defalarca kaçmayı denemiş ama olmamış. Sonra imtihan demiş ve kaderine teslim olmuş.

Orada bu fuhuş mafyasını ayakta tutanlar hatta yönetenler devlet yetkilileri. Şu meşhur Selman da annenle alakalı kriz çıktığında konuyla ilgilenip kapatılmasını sağlayanlardan biri olmuş. Böyle bir durumda, dini ve siyasi görüşü her ne olursa olsun, insan kalmış hiç kimse sabır edemez ve tepkisiz kalamaz. Bu hususta, ne yapmak istersen yap. Ben yazdıklarımın arkasındayım. İstersen al bu yazdıklarımı, açık kimlik bilgilerimle beraber adli makamlara ulaştır ve soruşturma başlatsınlar. Tamamını değilse de annenle alakalı olan delilleri adli makamlarla paylaşacağım. Senin ve aile fertlerinin güvenliği için bunlara sana değil doğrudan adli makamlara teslim ettireceğim. Ölümüne yanındayım. Artık karar senin.

Sadece Tayyip’le Soysuz değil, bütün AKPKK kabinesi Fahriya Kara hadisesinin gerçek yüzünün meydana çıkmaması için çırpındı. Hususiyle Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ile Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da çok çırpındı ve şeytanlıklarını sergiledi.

Aynı kadro aynı şeytanca usullerle onbuçuk aydır benim üzerime de geldi ve zaten benim üzerime kurdukları bütün pusuları aleyhlerine çevirdim, kazdıkları kuyulara kendileri düştüler, soruşturmalar başladı ve çok yakında bunların şeytanca yüzlerini bütün Türkiye değil, bütün dünya duyacak.

Abdülhamit Gül ve Solomon Soysuz hakkında hazırlanacak fezlekelere Fahriye Kara meselesi de eklenecektir.

Ortalık darmadağındı zaten, daha da dağılıyor.

CIA personeli İbrahim Kalın, Erdoğan’ı aradı.

Fahriye Kara hadisesine dair paylaşımlarımı söyledi.

Tayyip, bunun çok kötü olduğunu, bu konunun üzerine gideceğimi, bundan sonra durmayacağımı ifade ile “Bir şey kalmadı değil mi? (Bu konuda delil, şahit bırakmadınız, konunun önünü o zaman zaten kapatmıştınız değil mi?)” diye sordu.

Kalın da “Yok efendim. Biz ilgilendik. Bir sorun çıkmayacaktır.” dedi.

Tayyip “Arabistan’dan haber aldınız mı? Bilgileri var mı?” deyince Kalın “Biz konu ile ilgilendiğimizi, gerekli önlemleri aldığımızı bildirdik. Onların da konuyla ilgilenmesi gerektiğini söyledik” dedi.

Tayyip de “Bir şey çıkmasın. Mevzuyu bırakmayın. Bir şey olursa da haberim olsun” dedi. Görüşmeyi kapattılar.

“İşi sıkı tutun.”

Trump’la Selman telefon görüşmesi yaptılar ve bu sabah yaptığım Fahriye Kara paylaşımlarını konuştular.

Ankebut Ağı’nın uluslararası çaptaki fuhuş mafyasının Suudi Amerika’daki ayağını tehlikede görüyorlar.

Dikkatli olunması gerektiğine dair konuştular.

Selman’ın haberleri alıp almadığını (paylaşımlarımdan ve çıkan krizden haberi olup olmadığını) sordu ve “Bu çok büyük bir tehlike bizim için. Bu konuda hiçbir sıkıntı olmasın.” dedi.

Selman “Biliyorum, evet. En ufak bir darbede bittiğimizin resmidir.” dedi.

Trump da tekra tekrar “işi sıkı tutun” talimatı verip görüşmeyi sonlandırdı.

Mehmet Fahri Sertkaya