Paralarınızı, sermayenizi, danışıklı dövüşen büyük ülkelerden, daha küçük ama güvenli ülkelere zaman kaybetmeden çekin. Bu güne kadar oyun büyüktü, dünya insanlığını aldatıyorlardı ama kim olduklarını, sistemlerini, taktiklerini, bağlantılarını, hedeflerini iyice ifşa edeceğim ve iyice bozacağım. Bu da dünyada uzaylı tarafların kurduğu siyasi, askeri, mali dengeyi kökten yıkacak ve yeni bir dünya düzeni kurulacak.
Sizler de savrulup gidenlerden, yok olup piyasadan silinenlerden olmayın. ABD’den, AB’den, NATO’dan, mason tarikatından, Çin’den, Japonya’dan ve Rusya’dan uzak durun. Ankebut Ağının kara para işlerinde taşeron olarak kullandığı BAE, Katar, Singapur ve benzeri kara para devletçiklerinden de uzak durun
Bulgaristan’da yaşanan trafik kazasında ölen Taner Ay, Ankebut Ağının milletler arası kara para işlerinde kullandığı piyonlardan biriydi. Ölümü, normal bir ölüm değil. Bu ağı çökertmek isteyenler tarafından öldürüldü. Bu, bir başlangıç ve daha önce yazdığım gibi, önümüzdeki birkaç hafta içinde, çok büyük ihtimalle ortalık toz duman olacak. Sadece Türkiye’de değil, batı aleminin ondan fazla büyük ülkesinin adliyelerinde, basın ve medyasında, sosyal medyasında yer yerinden oynayacak. Ayrıca sahada çok şiddetli çatışmalar da yaşanacak.
Taner Ay, iş adamı değildi. Taner Ay, iş adamı gibi gösterilerek kara para ağları arasında bağlantı sağlayan ve kara para da aklayan bir insan şeytanıydı.
Adnan Oktar organize suç, terör ve ihanet örgütünün sürekli olarak kullandığı kişilerden biriydi. Adnan Oktar suç örgütünün, AKPKK organize suç, terör ve ihanet örgütüyle adeta kaynaşmış halde olması nedeniyle, Taner Ay da AKPKK’li en üst isimlerle çok sıkı bağlantıdaydı. Sosyal ağlarda paylaştığı resimlerde Solomon Soysuz’la, Hulusi Akar’la, Hakan Fidan’la, Metin Külünk’le, Mevlüt Çavuşoğlu ile ve daha pek çok kişiyle çektirdiği fotoğrafları görülebiliyor. Ayrıca devletimizin idare edildiği en üst kurumlarda bulunduğu anlarda çekip paylaştığı fotoğrafları da görülebiliyor.
Satanist bir gizli Yahudi olan Taner Ay’ı, kara para işi yapan pek çok devlet ve bu devletin gizli servisleriyle mafyaları da kullanıyorlardı.
Taner, bu milletler arası kara para ağının artık önemli bağlantılarını sağlayan bir kişiydi. Ankebut Ağını yöneten konseylerin üyelerine çok yakın kişilerle de görüşüyordu. Uyuşturucu kaçakçılığı kısmında AKPKK ile Adnan Oktar suç örgütü arasında köprü vazifesi yapan kişilerden biriydi. Uyuşturucu işinde, AKPKK kısmında, en çok Solomon Soysuz’la ve Metin Külünk’le paslaşıyordu. Bütün dünya biliyor, yıllardır bu iki şahsın uyuşturucu işinde üst isimlerden olduğunu anlatıyorum. Taner, fuhuş işinde de AKPKK ile Adnan Oktar suç örgütü arasında köprü vazifesi yapıyordu. Bu sahada, AKPKK kısmında, en çok da Türkiye’deki baş pezevenklerden biri olan gizli Yahudi Numan Kurtulmuş’la paslaşıyordu. Aslında zekası, kabiliyetleri, vasıfları yüksek biri değildi. İnisiyatif almıyor, emir edilenleri yapıyor ve bu nedenle işe yarar bulunuyordu.
“Osmanen Germania” yani Almanyalı Osmanlılar isimli sözde derneğin, özde kara para teşkilatının da mensuplarından biriydi. Bu güne kadar bu teşkilat zaten kara para işleri yapmakla açıkça suçlanmıştı. Avrupadaki medeni insanlar, bu şeytanlıklardan rahatsızlar ve kendi devletlerinin gücünü, adaletten yana, insanlığın faydasından yana kullanmak istiyorlar. Lakin, hep anlattığım gibi, Merkel başta olmak üzere pek çok üst seviye Alman siyasetçi ve bürokrat da bu kara para ağının içinde olunca, beklenen operasyonları bu güne kadar yapamadılar.
Osmanen Germania, aslında İngiltere’nin, Kraliçe’nin çetesinin talimatlarıyla AKPKK tarafından kuruldu. Zaten bu AKPKK ve Tayyip belasını, milletimizin başına en çok İngiltere, ABD, Almanya, İsrail getirdi. Bu milletler arası kara para işlerinde aslında AKPKK de bir taşeron. Ne yazık ki AKPKK eliyle, devletimizin gücü/kurumları, memurları hatta adliyeleri/mahkemeleri, hakimleri, savcıları bile farkında olarak ya da olmayarak bu insanlık dışı suçlara bulaştırıldı. Bunu, dünyaya kendini medeni olarak gösteren batılılar ve bir de İsrail sağladılar. Taner Ay’ın ve o sözde derneğin arkasında İngiltere de var. Almanya da var. ABD de var. Türkiye de var. KKTC de var. İsrail de var. Belçika, Hollanda, Fransa da var. Çok sayıda batılı lider de var.
Taner Ay’ın da içinde yetiştiği ve bünyesinde faaliyet icra ettiği Adnan Oktar organize suç, terör ve ihanet örgütü, dünyanın dört bir yanında özel hastahaneler ağı üzerinden yapılan organ işinin de bir seviyeye kadar içinde… Taner de organ işinde faaliyet gösterdi. Aslında o kısımda da bir piyondan başka bir şey değildi. Ankebut Ağının dünya genelindeki organ sisteminin Türkiye ayağındaki sözde hastahanelerden biri olan Memorial’ın sahibinin Turgut Aydın olarak gösterilmesi gibi… Organcı Turgut da piyon, Taner de piyondu… Piyon ama Türkiye’den Avrupaya mülteci olarak giden yüksek sayıdaki insanın, Ankebut Ağının organ sistemine kurban gitmesine, Adnancılarla birlikte o da vesile oldu.
Devletimizi, bu milletler arası kara para ağında öyle ileri seviyede kullanır oldular ki biz Vatanseverler cephesi ve ayrıca Muktedirler İttifakı (Mİ) olarak bu ağa darbe vurup düzenlerini bozdukça, kara paralarının önünü kestikçe, Türkiye’nin idari kadrosu aksi yönde faaliyetler icra etmek istedi. O yönde çırpındı, çırpınıyor. An geldi, kara para akarını devam ettirmek için Suçişleri Bakanı olan Solomon Soysuz İran’a gitmek zorunda kaldı. Sözde Dışileri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu zaten gittiği ülkelerin çoğunda, bozduğumuz kara para işlerini kuvvetlendirmek için çırpındı, çırpınıyor. Hep yazıyorum, Katar, BAE, Singapur, Danimarka ve benzeri devletçikler de bu Ankebut Ağının taşeron ve kasa olarak kullandığı ülkeler. Bosna Hersek, Arnavutluk, Makedonya ve benzeri ülkeleri de kara para işlerinde serbest ortam olarak kullanıyorlar. Bu nedenle bu gibi ülkelerin idaresini, adalet sistemini, eğitim sistemini, maliyesini ellerinde tutuyorlar. Şu sözde avukat Zeki Çalışkan’ı, kara para işlerini, sözde derneklerini, organ işine kadar bağlantılarının olduğunu kaç sene önce yazdım. Sahibi olduğu avukatlık bürosunda avukat gibi görünen militanların da tek tek aslında gerçek ırklarını, gerçek dinlerini, gerçekte ne halt ettikleri yazdım. Otuz kadar avukttan biri bile senelerdir benden davacı olamadı. Lakin, bu devletin adli yetkilieri ve MİT’i ne yaptı? MİT, senelerce şu Taner’i de kolladı. Evet, bizler vergi verdik, MİT de batılıların kara para sistemine çalıştı. Türkiye’den de erkek, kadın, çocuk, bebek kaçıran ve bunları fuhuş, organ ve ayin ağlarına gönderen kişileri MİT, bizim vergilerimizle ve milletimizden/devletmizden aldığı güçle korudu, destekledi. Hala halleri böyle…
AKPKK’in ve Tayyip’in başımıza bela edilmesinde en etkili olan şahıslardan biri Devlet Bohçalı, çok vasıfsız, kafasız, korkak, aciz bir vatan haini MİT casusundan başka bir şey değil. MİT üzerinden CIA ve Avrupalı gizli servislerler de paslaşıyor. Binbir türlü açığı var, delili var, şahitleri var, bülbül olup ötecek ödlek adamları var sistemlerinde ama Türk adli yetkilileri nerede? Köpek desem, köpeğe hakaret olacak bu pislik herif, tutmuş on sene sonra benden davacı oluyor. Tek başına hafif gelmiş de yanına en sadık köpeklerinden biri olan Suçişleri Bakanı Solomon Soysuz’u alıyor. Yetmiyor, bunca yıldır danışıklı dövüştükleri sözde muhalefetin başı Kemal Kılıçdaroğlu’nu da yanına alıyor. Baştan beri emir eri olarak kullandığı Recep Tayyip Erdoğan’ı da aynı davada benden şikayetçi yaptırıyor.
Yıkarlar bu devleti bu hainlerin başına ama yine de bu devleti bu hainlerin ellerinde alırlar. Milletin can, mal, namus, din, ahlak emniyetini tesis ederler. Yok öyle bir Türkiye artık…
Şimdilik daha fazla bilgi vermeyeceğim. Lakin, gerekli ikazları son dönemde zaten herkese açık şekilde yaptım. Onları da tekrar etmeyeceğim. Altta kalanının canı çıksın, iyi olan kazansın. Sık sık, geleceğini ve yaşanacağını ifade ettiğim o büyük günün yaşanmasına ramak kaldı.
Interpol’un yeni başkanı BAE’li Ahmed Nasır el Reisi, sadece işkenceci değil… Organ ve uyuşturucu işi de dahil olmak üzere her türlü kara para işlerinin içinde yıllardır faaliyet gösteren birisi. İleri seviyede bir ayinci satanist. Ayinci dediysem, İblis’e acımasızca, sadistçe insan kurban edilen ayinleri kastediyorum.
Daha önce yazmıştım, çok müreffeh, çok zengin, çok eğitimli ve iyi şartlarda gösterilen devletçikler, hep kara para devletçikleri… Singapur da öyle, Katar da BAE de diğerleri de…
Bu kadar gelişmiş bir bilim ve teknoloji çağında, bilginin ve haberleşmenin bu kadar yaygın ve hızlı olduğu şu çağda, bunca devlet kara paracılara karşı mücadele edecek, üstüne bir de milletler arası polis teşkilatı olarak Interpol’ü kuracak ama dünyanın neredeyse her noktasında bu kadar yoğunlukla kara para işleri yapılacak… Mümkün mü bu? Yapılabiliyor, çünkü kara paracılar hükumetlerin, devlet kurum ve kuruluşlarının ve ayrıca milletler arası resmi kurum ve kuruluşların içlerine sızıyorlar. Sızıyorlar ne demek, doluyorlar. Tamamen ele geçiriyorlar. Bunu satanist yani insanlığın düşmanı ve İblis ile cinlerin dostu bir teşkilat olan Ankebut Ağı üzerinden ve bu ağa bağlı mason tarikatı üzerinden yapıyorlar ama hep dediğim gibi, bunların içine de ayrıca biyonik robotlarla uzaylı türler sızıyorlar.
Gerçek Ahmet Nasır el Reisi tam da anlattığım gibi biriydi ve onun rolünü oynayan biyonik robot da kaldığı yerden her türlü pis ve kara para işlerini devam ettiriyor.
Dünyanın getirildiği şu hale bir bakın… Yazık bu dünyanın, bu dünya insanlığının bebeklerine, çocuklarına, genç kız ve kadınlarına, analarına yazık… Her yer acı, her yer göz yaşı, her yer zulüm ve sadistlik. Interpol’ün başına bile sızılıyorsa, elbette bu dünya bu halde olur. Ya göstere göstere, en zor anında Tayyip gibi büyükbaş bir kara paracıya arka çıkan kara para devletçiği BAE’ye ne demeli, ne yapmalı? Interpol’ün başına BAE’den bir başkan konursa, elbette kara paracı başkan gelecekti… Şimdi sineklerle mi, bataklıkla mı, her ikisiyle birlikte mi uğraşmalıyız?
Singapur, Çin’in yanında yer alarak tarihi bir hata yapıyor. Çin ile birlikte yıkılacak ülkeler listesinde adını ilk sıralara yazdırıyor.
Bu duruşunu derhal değiştirmezse kısa sürede Singapur’da da büyük maddi kayıplar yaşanacaktır. Ekonomisi kısa sürede büyük darbeler alacaktır. Pek çok hukuksuz işlerinden dolayı milletler arası mahkemelerde yargılamalara muhatap olacaktır. Yüklü para cezaları ve tazminat cezaları da üstüne gelecektir. Bu işlere karışmış resmi kimlikli ya da kimliksiz çok sayıda vatandaşı hapis cezaları alacaktır. Katar gibi Singapur da haritadan silinecektir.
Zaten izah edemediği türlü teknik sorunlar, acayip ölümler yaşanan Singapur’da bundan sonra daha da vahim ve izah edilemez sorunlar baş gösterecektir.