Etiket arşivi: CIA

Böyle giderse sonu intihar

Cüneyt Özdemir, ne kadar büyük ve taşınmaz bir metafizik musallat altında olduğunu fark edemiyor mu? Anlıyor, kabulleniyor da bir çıkış yolu mu bulamıyor?

MİT’in, CIA’nın ve MOSSAD’ın üçünden de hem medyumlarla hem büyülerle ve sürekli olarak devam eden ağır saldırılara daha ne kadar dayanabilir.

Pekiyi, bu gizli servislerin Cüneyt Özdemir’den istediği nedir? Bu kararlı ve ısrarlı ve gayet teknik düşmanlığın asıl sebebi nedir?

Mehmet Fahri Sertkaya

Epphilia Hanim ilerki gunlerde burada olamiyacaktir.

Akademi Dergisi, [03.01.21 11:55]
[EPPHILLIA P. KENNEDY (Marsel Klaus) kanalından iletildi]

Epphilia Hanim ilerki gunlerde burada olamiyacaktir. Onun direktefliginde, Ben Marsel ve Diger degerli Admin arkadaslarimiz sizlerle beraber olacagiz. Epphilia Hanim’in benden paylasmami istedigi bir diger haberini paylasacagim. Epstein’a hapishanede suikast düzenlemek için bir Derin Devlet planını da öğrendi. Kötüler kötü gündemlerini uygulamaya koymadan önce, Trump’ın ekibi Epstein’ı hapishaneden kurtardı ve Derin Devlet’in ona dokunamayacağı, iade edilmeyen bir ülkeye tanık korumasına yerleştirdi. Kaynağımız, hapishanede öldürülen kişinin bedenin çifte olduğunu söyledi.

Gerçek Epstein şu anda yaşıyor ve Trump’a istedigi herseyi sundu. Etegindeki tum taslari dokmustur. Clintonları, Obamaları ve tüm Biden ailesini suçladı. Joe ve Hunter Biden’ın son beş yıl içinde on yedi kez Epstein Adası’nı ziyaret ettiklerinin kayıtları, resimleri ve videoları var ve bu net sekilde ellerinde dedi.(( Joe ve Hunter’ın ikili takım halinde olduğu bir video var … boşver benim takipciler anladi burda demek istedigimi diye vurguladi) bunu söyleyemem bile insanlarin hayal gucunde olusan goruntu onlari rahatsiz etmeye yeticektir). Trump, Kongre’ye Joe Biden’ın gerçekte kim olduğunu göstermek için ihtiyaç duyduğu tüm bilgileri aldi. Epphilia hanimin ek bilgisinde kaynaklarin, seçim meşru olsa bile, bu ifşaatlar Joe Biden gibi bir kişinin asla başkan olamayacağını kanıtlıyor ”diye belirtiklerini iletmemi istedi. Tesekkur Ederim, Iyi gunler Efendim


1- Epi, hanım değil, erkek…
2- “İleriki günler” çok muğlak bir ifade… Tam olarak ne kadar olamayacak? Yoksa bundan sonra hiç mi olamayacak?
3- Epinin bundan sonra kanalda olamamasına ne sebep oldu ve sorun nedir? Buna, bu yazıda neden hiç temas edilmemiş?
4- Marsel Klaus kimdir? Gerçek bir isim midir, yoksa müstear bir isim midir? Bu kanalın yöneticilerindeki ecnebi hayranlığı nedir? Lafa geldiğinde Türklüğü kimseye bırakmayan bu kişiler, kullanacak Türk isimleri bulamamışlar mı? Epi, çarpıldıktan sonra hiç yapamadı ama önceleri videolu paylaşımlar yapardı. Marsel Klaus da bunu yapabilecek mi? Yapamayacaksa sebebi nedir? Yaparsa, kimdir, nedir görmüş olur herkes…

5- “Çarpmak isterken çarpılmak ne kötü. Adamı böyle tren çarpmış gibi çarparlar” dediğimden sonra on saat paylaşım yapamayan, o süre boyunca biraz olsun krizlerini ve acılarını bastırmaya çabalayan ama hiç uyuyamayan, sonra yalandan esnemeli ses kaydı paylaşıp da “Yeni uyandım arkadaşlar” numarası yapan, o ses kaydında bile adımı anamayan ama nasıl korktuğunu gizleyemeyen, “Bunlar öyle deli denilip geçilecek kişiler değil arkadaşlar. Çok tehlikeliler” demekten kendini alamayan Epi, şimdi böyle sessizce ortadan kaybolursa, takipçilerinde büyük bir güven krizi olmaz mı?
6- Takipçilerinin büyük çoğunluğu gizli Yahudi olan o kanalda, Emel Durman isimli gizli Yahudi kadın dahil olmak üzere, pek çok takipçi herkeslere mesajlar atıp “Bu kişiler bizim gerçek kimliğimizi, her şeyimizi biliyor. Varlık göstermeyelim. Yorumlar yapmayalım. Hatta tartışma grubunu kapatabiliriz” dediler mi? Kanalda sürekli aktif olup yorumlar yapan yüzlerce gizli Yahudi takipçiye birden ne oldu? Neden ortada görünmüyorlar?

7- Berçin Nebiye Arık nerede? Diğer yöneticiler nerede? Epi yoksa, kanalın bunca zamandır yöneticiliğini yapan ve pabuç kadar dilleri olan o ahlaksızlar nerede? Hani bunlar hukuk yoluna da gideceklerdi, dilekçeler nerede?

8- Ben vurduktan sonra yamulmayan bir kişi var mı şu alemde? Yaptıklarım, yapabileceklerimin teminatı değil midir? Şimdilerde karşıma çıkmaya cesaret edenler, önceleri karşıma çıkmaya cesaret edenlerin feci akıbetlerini mi bilmezler?

O ters kelepçeleri hepsine taktıracağım ve bunu da bütün dünya görecek.

Demek ki Sankritçe bir şeyler okuya okuya büyüler yapmak…

Nepalli ve Hindistanlı medyumlarla ve büyücülerle sıkı paslaşmak…

Geceleri ve gündüzleri durmadan büyüler yapmak ve medyum kabiliyetleri ile de aralıksız ve topluca saldırmak…

hatta CIA piyonu olup CIA tarafından da kollanmak…

Orta seviyede büyücü ama ileri seviyede medyum olan Epiyi kurtaramıyormuş…

Epinin kanalına takipçi olan herkese tesir etmesi için sık sık büyüler yapmışlar ve hala yapıyorlar. Bunu zaten pek çok kişi fark etmiş ve fark ediyor.

O kanal, insanlık düşmanı satanist Yahudi ve büyücü bir kitlenin CIA ile paslaşmasının ürünü olan bir kanal ve insanlık namına hemen fişinin çekilmesi gerekiyor.

Bu insan şeytanları, bu dünyada insanlara nasıl fenalıklar yapıyorlarsa, onların zaten ifşa olmuş bir kısmını anlatarak bilgi kirliliği yapıyorlar. Zihinleri bulandırıyorlar ve hedef saptırmak istiyorlar.

Epi de tam manasıyla gerçek bir satanist. Şeytan’a tapıyor ve anlattıklarından çok daha fazlasını biliyor, çünkü bunca zamandır içinde bulundu bu vahşetlerin…

Dünya kadar telefon trafiği oldu…

Kendi hain/gizli cemaatleri, teşkilatları içinde büyük hareketlilik oldu. Bunlara “Aman ha, geri durun. O mfs sizin bulaşabileceğiniz biri değil. Perişan olursunuz ve biz de sizi kurtaramayız. Geri durun.” denildi.

Mehmet Fahri Sertkaya



Bu gördüğünüz kişi bir dönme/travesti…

Bu gördüğünüz kişi bir dönme/travesti… Yani kendini kadın zan eden ve kadın gibi görünmek isteyen ama erkekliğini koruyan son derece düşük bir kişi…

Princess Kennedy yazıp görsellerde aratınca pek çok fotoğrafı çıkıyor ve bakılamıyor. İnsan gözlerini kaçırıyor.


Bu kişi de çakma Princess Kennedy… Şu meşhur Epphilia Hanım denilen ve son zamanlarda Telegram’da ses getiren kişi…

Bu da bir dönme/travesti…

Bunun ve çevresinin gerçek yüzünü nasipse bu akşam, vakit bulamazsam da yarın Line kanalımızda anlatacağım.


Hemen parlamayın!

Daha neler neler anlatacağız ve her şeyi birbirine bağlayacağız. Sonra işi resmi kimlikli ve yetkili kişilere bırakacağız. Kolluk kuvvetleri ve adli makamlar mevzuya el atacak, doğru muyuz yanlış mıyız meydana çıkacak. Heyecan yapmayın.

Haydi şimdi “Abla” ile de tanışın…
Yayınlar Line’da devam ediyor.

https://timeline.line.me/post/1160874334506056868

Çok basitsiniz.

Bazılarınız konuyu yanlış anlamışlar. Ben zaten mevzuyu adli makamlara taşımak istiyorum.

Kısa bir süreç yaşanacak, mevzu bu yayınlarımla adli makamlara yansıyacak, açık ya da gizli soruşturmalar yapılacak ve sonra çözüleceksiniz, toplanıp alınacaksınız. Heyecan yapmayın. Kanal geçmişi hepinizin önünde, her zaman yaptığımı yapıp sahayı hareketlendiriyorum.

Haydi şuradan devam edin. Şu şahıs da travesti…

https://timeline.line.me/post/1160874502206057985

O nasıl telefon trafiği öyle? Neler konuşuyorsunuz siz? Sizin gibi ahmak Sabetaycılar, İngilizlerin ve diğerlerinin desteği, yönlendirmesi olmadan ne iktidarı ele geçirebilirdi, ne Osmanlı’yı yıkabilirdi, ne rejimi değiştirebilirdi, ne de İslam’ı ve Türklüğü toptan yok etmek yolunda bu kadar ileri gidebilirdi…

Bakın, son yayınlarda hakaret etmedim ve hakikatleri söyledim. Şimdi de hakaret yok, hakikat var: hepiniz bir avuç ahmaksınız.

Her yerde iziniz var, her yerde deliller bıraktınız, hepiniz açıktasınız, mekanlarınız da ifşa oldu, bağlantılarınız da… Haydi biraz tepinin de nasıl bir oyun kurduğumuzu ve bu işin sonunda neler olduğunu bütün dünya konuşacak.


Bu mu yani?

Bu da son zamanlarda çekilmiş resmim…
TC: 24028105158

Yorum yapanlarına bir bakın:

Su-de-su Demir-el,
Sib-el Danış-man,
Em-el Dur-man,
Vecibe Gün-er,
Şebnem Çakır-öz-er
ve daha yüzlercesi…

Bu kodlamaların ne demek olduğunu duyurmadığımız okur yazar bir kişi kaldı mı bu ülkede?

Bu ülkeyi cehenneme çeviren, acıya, gözyaşına, ruh hastalıklarına, intiharlara, ahlaksızlığa koşan kişilere bakın. Resmi yetkili olsun, mafyalarda olsun, tamamına yakınının isimlerinde bu kodlamalar var.

Biz bu oyunu çoktan bozduk. Şimdi son darbeleri vurma vakti geldi.

Emniyetle bunları toplayıp almayalım diye bunları korumaya almayı konuşanlarınıza diyorum ki:

Bunları korumaya alan, kendini kucağımıza atar. Oyunun birden şiddetlenmesini istiyorsanız, bunları korumaya alın.


Bu lüzumsuzu basına medyaya çıkartma işine kim aracı olacak? Bora Gençer… O kim?

Yayınlar Line’da devam ediyor ve edecek:

https://timeline.line.me/post/1160875480706050730

Bornova, Karşıyaka, Çankaya, Sarıyer, Bağdat caddesi

Akademi Dergisi, [24.12.20 12:27]
[#DoğuTürkistanıDuyuyoruz Mehmet Fahri Sertkaya kişisinden iletildi]

evet daha ilk tepkilerinden bile herkes anladı ne olduklarını ve nasıl köşeye sıkıştıklarını

Akademi Dergisi, [24.12.20 12:27]
[#DoğuTürkistanıDuyuyoruz Mehmet Fahri Sertkaya kişisinden iletildi]

Bize düşen kısmını yapmaya devam edeceğiz, sonrası resmi kimliklilerin işi… Bunlar, laf anlatılabilecek sınırı çoktan aşmış geçmişler. Sadece akşamdan bu ana kadar yaptıkları paylaşımlara bakanlar bile ne kadar ahlaksız, kuralsız, müfteri, küfürbaz, fitneci ve ruh hastası kişiler olduklarını kolayca anlayabilir.

Akademi Dergisi, [24.12.20 12:27]
[#DoğuTürkistanıDuyuyoruz Mehmet Fahri Sertkaya kişisinden iletildi]

Hakaret etmeyen, iftira etmeyen ve seviyeli şekilde yazan çok sayıda takipçimizi de kendi kanallarında senin gibi engellemişler. Engellemedikleri takipçilerimize de sınır tanımadan küfürler etmişler, suçlamışlar, iftiralar etmişler.

Akademi Dergisi, [24.12.20 12:27]
[#DoğuTürkistanıDuyuyoruz Mehmet Fahri Sertkaya kişisinden iletildi]

Dava açacaklarmış güya ama şu saat oldu dilekçeyi paylaşamadılar. Avukatları varmış güye ama kanalın duvarından onlara talimatlar yağdırıyor. Hem de nasıl cümleler onlar, nasıl bir ruh hali o öyle… Sadece o cümleleri görenler bile “Bunun ayarı kaçmış, sağlıklı denemez” der.

Akademi Dergisi, [24.12.20 12:27]
[#DoğuTürkistanıDuyuyoruz Mehmet Fahri Sertkaya kişisinden iletildi]

Tutmuş kadim düşmanım kenan akkuş ile beni ortak yapmış. Benim hakkımda da cemaatimiz hakkında da internet çöplüğünden topladığı delilsiz, mesnetsiz iftiraları zaten bir çöplük gibi duran kanalına doldurmuş. Bir de tehdit ediyor “Özür dile yoksa gerçek yüzünü meydana sererim” diye… Birkaç kişi gelmiş, “bırakın özrü de hemen gerçek yüzünü serin meydana” demişler. Verdikleri cevap “Size görüşünüzü sorduk mu” şeklinde olmuş.

Akademi Dergisi, [24.12.20 12:27]
[#DoğuTürkistanıDuyuyoruz Mehmet Fahri Sertkaya kişisinden iletildi]

Tutmuş, Kenan Akkuş’un kendi akıl sağlığı raporu üzerinde çok çok basit bir değiştirme yaparak bana yamamaya çalıştığı sahte akıl sağlığı raporunu paylaşmış. Onun sahteliğini gözler önüne seren videom youtube kanalımda bile var. Bunlara CIA ajanı falan diyorlar da öyle değil. Dün biraz anlattım ki bunlar sahadaki ayak takımı. Boş tenekeler bunlar. Bunlar fuhuş işinde, organ işinde ve kara para işlerinde kullanılmış ve şimdilerde ise bu yayın sahasına yönlendirilmiş basit maşalar. Hepsi bir araya gelseler şu kanaldaki düzenli takipçilerimizin bilgisi, seviyesi karşısında hiç kalırlar.

Akademi Dergisi, [24.12.20 12:27]
[#DoğuTürkistanıDuyuyoruz Mehmet Fahri Sertkaya kişisinden iletildi]

Kanalına bakılacak gibi değil. Arkadaşlarım da ben de tamamına bakamıyor, okuyamıyoruz. Yazdıklarına sonuna kadar tahammül etmek mümkün değil. Görebildiğimiz kadarıyla söylersek benim sorularımın hiçbirine de cevabı yok.

Akademi Dergisi, [24.12.20 12:27]
[#DoğuTürkistanıDuyuyoruz Mehmet Fahri Sertkaya kişisinden iletildi]

Gerçek Princess Kennedy aramalarda hemen bulunuyor ve bu epi midir ne baş belası ise bu herif o dönmeyi/travestiyi ta kıyafetlerine, saç modeline hatta renk tercihlerine kadar kopyalıyor.

Akademi Dergisi, [24.12.20 12:27]
[#DoğuTürkistanıDuyuyoruz Mehmet Fahri Sertkaya kişisinden iletildi]

Gerçek-çakma kısmına dair bir kelam ettikerlini göremedik.

Akademi Dergisi, [24.12.20 12:27]
[#DoğuTürkistanıDuyuyoruz Mehmet Fahri Sertkaya kişisinden iletildi]

Oğlun gerçek oğlun mudur diye dokundurdum, gerçek hayat hikayeni nerede anlattın diye mindere çektim, kimliğini neden değiştirdin dedim ama hiçbirine giremedi bile…

Akademi Dergisi, [24.12.20 12:27]
[#DoğuTürkistanıDuyuyoruz Mehmet Fahri Sertkaya kişisinden iletildi]

Bunun böyle olacağını ve tipik travesti tavırlarıyla karşılaşacağımızı, durmaksızın sövüp sayıp isyan edeceklerini, mantıksız ve tezat çıkışlar sergileyeceklerini, ortalığı velveleye vererek bu işin içinden sıyrılmayı deneyeceklerini baştan biliyorduk. Buna emindik ve böyle de oldu. Lakin bu tavırlarıyla bizden yakalarını kurtaramazlar. Bu iş adli makamlara yansıyacak. Emniyet icap eden operasyonları yapacak. Bunların ve çevrelerinde bulunan kişilerin ta Adnan Oktar’ın fuhuş mafyasına kadar olan bağlantıları bir bir meydana dökülecek

Akademi Dergisi, [24.12.20 12:27]
[#DoğuTürkistanıDuyuyoruz Mehmet Fahri Sertkaya kişisinden iletildi]

Ben şu seviyesizlikleri karşısında onları muhatap alamam. Lakin yayınlarım ve sahayı yönlendirmelerim devam edecek

Akademi Dergisi, [24.12.20 12:27]
[#DoğuTürkistanıDuyuyoruz Mehmet Fahri Sertkaya kişisinden iletildi]

Ses kaydımı da paylaştım “işte buradayım. Sizi göreyim” dedim. Hukuk yoluyla da gayr-i hukuki yollarla da ne yapabileceklerse yapsınlar. Şu anda, senin de baştan söylediğin gibi sadece kuyruklarının sıkışmış olduğunun tezahürü denebilecek tuhaflıklardan ve sayıp sövmekten başka bir şey yapamıyorlar

Akademi Dergisi, [24.12.20 12:27]
[#DoğuTürkistanıDuyuyoruz Mehmet Fahri Sertkaya kişisinden iletildi]

evet daha ilk tepkilerinden bile herkes anladı ne olduklarını ve nasıl köşeye sıkıştıklarını

Akademi Dergisi, [24.12.20 12:27]
[#DoğuTürkistanıDuyuyoruz Mehmet Fahri Sertkaya kişisinden iletildi]

Bize düşen kısmını yapmaya devam edeceğiz, sonrası resmi kimliklilerin işi… Bunlar, laf anlatılabilecek sınırı çoktan aşmış geçmişler. Sadece akşamdan bu ana kadar yaptıkları paylaşımlara bakanlar bile ne kadar ahlaksız, kuralsız, müfteri, küfürbaz, fitneci ve ruh hastası kişiler olduklarını kolayca anlayabilir.

Akademi Dergisi, [24.12.20 12:27]
[#DoğuTürkistanıDuyuyoruz Mehmet Fahri Sertkaya kişisinden iletildi]

Hakaret etmeyen, iftira etmeyen ve seviyeli şekilde yazan çok sayıda takipçimizi de kendi kanallarında senin gibi engellemişler. Engellemedikleri takipçilerimize de sınır tanımadan küfürler etmişler, suçlamışlar, iftiralar etmişler.

Akademi Dergisi, [24.12.20 12:27]
[#DoğuTürkistanıDuyuyoruz Mehmet Fahri Sertkaya kişisinden iletildi]

Dava açacaklarmış güya ama şu saat oldu dilekçeyi paylaşamadılar. Avukatları varmış güye ama kanalın duvarından onlara talimatlar yağdırıyor. Hem de nasıl cümleler onlar, nasıl bir ruh hali o öyle… Sadece o cümleleri görenler bile “Bunun ayarı kaçmış, sağlıklı denemez” der.

Akademi Dergisi, [24.12.20 12:27]
[#DoğuTürkistanıDuyuyoruz Mehmet Fahri Sertkaya kişisinden iletildi]

Tutmuş kadim düşmanım kenan akkuş ile beni ortak yapmış. Benim hakkımda da cemaatimiz hakkında da internet çöplüğünden topladığı delilsiz, mesnetsiz iftiraları zaten bir çöplük gibi duran kanalına doldurmuş. Bir de tehdit ediyor “Özür dile yoksa gerçek yüzünü meydana sererim” diye… Birkaç kişi gelmiş, “bırakın özrü de hemen gerçek yüzünü serin meydana” demişler. Verdikleri cevap “Size görüşünüzü sorduk mu” şeklinde olmuş.

Akademi Dergisi, [24.12.20 12:27]
[#DoğuTürkistanıDuyuyoruz Mehmet Fahri Sertkaya kişisinden iletildi]

Tutmuş, Kenan Akkuş’un kendi akıl sağlığı raporu üzerinde çok çok basit bir değiştirme yaparak bana yamamaya çalıştığı sahte akıl sağlığı raporunu paylaşmış. Onun sahteliğini gözler önüne seren videom youtube kanalımda bile var. Bunlara CIA ajanı falan diyorlar da öyle değil. Dün biraz anlattım ki bunlar sahadaki ayak takımı. Boş tenekeler bunlar. Bunlar fuhuş işinde, organ işinde ve kara para işlerinde kullanılmış ve şimdilerde ise bu yayın sahasına yönlendirilmiş basit maşalar. Hepsi bir araya gelseler şu kanaldaki düzenli takipçilerimizin bilgisi, seviyesi karşısında hiç kalırlar.

Akademi Dergisi, [24.12.20 12:27]
[#DoğuTürkistanıDuyuyoruz Mehmet Fahri Sertkaya kişisinden iletildi]

Kanalına bakılacak gibi değil. Arkadaşlarım da ben de tamamına bakamıyor, okuyamıyoruz. Yazdıklarına sonuna kadar tahammül etmek mümkün değil. Görebildiğimiz kadarıyla söylersek benim sorularımın hiçbirine de cevabı yok.

Akademi Dergisi, [24.12.20 12:27]
[#DoğuTürkistanıDuyuyoruz Mehmet Fahri Sertkaya kişisinden iletildi]

Gerçek Princess Kennedy aramalarda hemen bulunuyor ve bu epi midir ne baş belası ise bu herif o dönmeyi/travestiyi ta kıyafetlerine, saç modeline hatta renk tercihlerine kadar kopyalıyor.

Akademi Dergisi, [24.12.20 12:27]
[#DoğuTürkistanıDuyuyoruz Mehmet Fahri Sertkaya kişisinden iletildi]

Gerçek-çakma kısmına dair bir kelam ettikerlini göremedik.

Akademi Dergisi, [24.12.20 12:27]
[#DoğuTürkistanıDuyuyoruz Mehmet Fahri Sertkaya kişisinden iletildi]

Oğlun gerçek oğlun mudur diye dokundurdum, gerçek hayat hikayeni nerede anlattın diye mindere çektim, kimliğini neden değiştirdin dedim ama hiçbirine giremedi bile…

Akademi Dergisi, [24.12.20 12:27]
[#DoğuTürkistanıDuyuyoruz Mehmet Fahri Sertkaya kişisinden iletildi]

Bunun böyle olacağını ve tipik travesti tavırlarıyla karşılaşacağımızı, durmaksızın sövüp sayıp isyan edeceklerini, mantıksız ve tezat çıkışlar sergileyeceklerini, ortalığı velveleye vererek bu işin içinden sıyrılmayı deneyeceklerini baştan biliyorduk. Buna emindik ve böyle de oldu. Lakin bu tavırlarıyla bizden yakalarını kurtaramazlar. Bu iş adli makamlara yansıyacak. Emniyet icap eden operasyonları yapacak. Bunların ve çevrelerinde bulunan kişilerin ta Adnan Oktar’ın fuhuş mafyasına kadar olan bağlantıları bir bir meydana dökülecek

Akademi Dergisi, [24.12.20 12:27]
[#DoğuTürkistanıDuyuyoruz Mehmet Fahri Sertkaya kişisinden iletildi]

Ben şu seviyesizlikleri karşısında onları muhatap alamam. Lakin yayınlarım ve sahayı yönlendirmelerim devam edecek

Akademi Dergisi, [24.12.20 12:27]
[#DoğuTürkistanıDuyuyoruz Mehmet Fahri Sertkaya kişisinden iletildi]

Ses kaydımı da paylaştım “işte buradayım. Sizi göreyim” dedim. Hukuk yoluyla da gayr-i hukuki yollarla da ne yapabileceklerse yapsınlar. Şu anda, senin de baştan söylediğin gibi sadece kuyruklarının sıkışmış olduğunun tezahürü denebilecek tuhaflıklardan ve sayıp sövmekten başka bir şey yapamıyorlar.

Sert kayaya çarptıklarının farkında olmayanları da ilk şoku atlatıp farkına vardı ama çok geç kaldılar…

Epphilia isimli ahlaksız travesti herifin kanalında toplanmış binlerce gizli Yahudiden biri olan Em-el Dur-MAN da çırpınıp duruyor.

Zaten bu ahlaksız ve sağ gösterirken sol vuran kadroyu oynatan istihbaratçılar da aynı Em-el gibi hallerdeler. Bir an önce bu çetenin sakinleşmesini ve zararın asgariye indirilmesini istiyorlar.

Daha tepe istihbaratçı isimler ise bir an önce bu çetenin üyelerinin yok edilmesini ve emniyetimizin, savcılarımızın ellerine geçmemelerini istiyorlar.

Geceden beri ne yapabildiklerini de yazayım…

Tutunacak dallar aradılar. Mavi Türk, Ayyıldız team diye bir başladılar, irtibatları olan olmayan herkesin kendilerine destek vereceğini umdular. İlk saatlerde bunun yaşanmayacağını anladılar ve zaten başladıkları büyüleri artırdılar. Evet, sabaha kadar hem bu çetenin bazı üyeleri hem de bu kanaldaki binlerce gizli yahudi takipçiden bazıları büyüler yaptılar.

CIA’dan da bunları büyülerle, metafizikle korumak içim hamleler yapıldı.

Sonra, hayatında bir kere bile büyü yapmamış ve büyü nasıl yapılır bilmeyen beni, büyücü hoca ilan ettiler.

İşte Yahudiler dünyanın her yerinden bunun için sürüldüler. Bunların seviyesizliklerini, insanlığa yaptıklarını, kuralsızlıklarını anlatabilecek kelimeler hiçbir lisanda yok. Allah böyle Yahudilere Kur’an-ı Kerim’de lanet etti.

Epphilia ile CIA arasında paravan olan QAnoncu etkili bir kişi, Epphilia’ya ağır konuştu:

https://timeline.line.me/post/1160880749106055492

“Epiii! Epii! Neredesin?”

Metafizikle çarpmak isterken çarpılmak, ne kötü…

Büyüler üstüne büyüler yapınca, hepsinin kendilerine dönmesi ne kötü…

Kaç tane yöneticinin olduğu sayfada, şu ana kadar onca atar yapıp da son dokuz saattir tek bir yayın yapamamak, ne kötü…

Bir taraftan da “Şimdi mi gelirler, birazdan mı gelirler ve bizi alırlar” diye diye korkudan titremek, ne kötü…

“Şu kadar dakikan kaldı, özür dileyeceksin ya da hakkındaki her şeyi paylaşacağım” deyip durup da hiçbir şey paylaşamamak, ne kötü…

Hakkındaki bunca soruların hiçbirine cevap verememek, buna teşebbüs bile edememek, sonra bu hallere düşmek, ne kötü…

Lakin, bu daha bir başlangıç…

Arkalarındaki büyük oyun tam olarak ifşa olduğunda Türkiye şaşkına dönecek. Bu ayak takımını oynatanlar, böyle bir ayak takımıyla bu kadar düşmüş tiplerle bize oyun kurmaya karar verdikleri güne lanet edip duracaklar.

Şok, şok, şok!

Beklenen oldu ve Epi, verdiği sürenin bitmesinden on küsur saat sonra ve on saat yayın yapmadığından sonra, aniden bombayı patlattı. Bu gördüğünüz yayını yaptı ve artık mfs bitti. Her şey buraya kadardı. Bundan sonra bütün dünya mfs den kurtuldu. Epi, gerçekten de dediğini yaptı…

demek isterdim ama aşağıya ilettiğim ve Epinin kanalında paylaştığı şu yazı bilmem kaç sene öncesine ait ve Ömer Öngüt imzasıyla yayılmış bir yazı. Yazan MİT, imza atan Ömer Öngüt, yayınlayan da Hakikat Yayınevi.. Biliyorsunuz ki MİT bunu hep yapıyor. Soner Yalçın imzasıyla yayınlanan yazıları bile hep MİT yazıyor. Bu sebeple Soner canlı yayınlara çıkamıyor, sorulara muhatap olmak istemiyor. Çünkü sözde kendisinin yazdığı o kitaplardaki konulara vakıf değil.

Ömer Öngüt’ün tıpkı Epi ve çevresindekiler gibi ayak takımından ve kullanılan bir kişi olduğu ve ayrıca MİT personeli olduğu daha sonra evraklarıyla, evet evet, tartışmaya mahal bırakmayacak kesinlikte gözler önüne serildi. Üzerine de bilmem kaç sene geçti.

Hatta öyle bir serildi ki Sabetayist Ferit Şahenk’in N TV’si bile bunu ana haber bülteninden haber yapmak zorunda kaldı.

Durun, daha bitmedi. Bütün bunlar çok sayıda ana haber bülteninde, ayrıca basın organlarında haber oldu. Köşe yazılarına konu oldu, kitaplara mevzu oldu. Daha da bitmedi, bunları internet aramalarında bile bulmak ve Ömer Öngüt üzerinden kimlerin nasıl oyunlar kurduğunu görmek de çok kolay bir iş… Ömer Öngüt imzasıyla yayınlanan kitaplara bakılınca dünyada kendisinden başka bir tek müslüman bile bulunmadığı ve herkesin kafir, münafık, art niyetli, müşrik ve bilmem ne olduğu iddialarını görmek ve hemen “Bu kadar da olmaz. Ne delil, ne ispat, ne şahit var ama saldırmadığı hiçbir Müslüman kalmamış” demek de kolay bir iş.

İşte Epi ve çevresindekiler bu kadar basit, vasıfsız, liyakatsiz, samimiyetsiz, ahlaksız, müfteri kişiler. İşte böyle kişilere CIA aracılar üzerinden veriyor dosyaları, sağlıyor geniş bağlantıları ve bize uygulanan sansürler bunlara uygulanmıyor ve yürüyüp gitmeleri isteniyor. Gördünüz mü büyük oyunu?

Bu arada, bunlarla bağlantılı diğer sosyal mecra hesaplarını da ifşa edelim mi? Vakti geldi mi?

Seveyim senin panigini@!!!

https://telegra.ph/Dinleri-s%C3%BCleymanc%C4%B1l%C4%B1k-%C4%B0manlar%C4%B1-para-has-huylar%C4%B1-Gasp-Meslekleri-Dilencilik-olan-S%C3%BCleymanc%C4%B1lar%C4%B1n-%C4%B0%C3%A7y%C3%BCz%C3%BC-12-24-2

Akademi Dergisi, [24.12.20 22:53]
Öyle pis bir bataklığın içindeler ki çırpındıkça daha çabuk/hızlı batıyorlar.

Akademi Dergisi, [24.12.20 23:02]
[C. kişisinden iletildi]

Arkadaşlar şu dakikadan sonra daha fazla epphi homosunun üzerinde durmaya gerek var mı? Bu homo ve tayfasının durumu, Adnan Oktar ve ekibinin bir zamanlar Akademi’ye karşı yürüttükleri husumet faaliyetlerini anımsatmıyor mu sizede? MFS onlara içeriye tıkanacaklarını söyledikce, dünya geneline kurulu şeytani sistemdeki konumlarına güvenip akıllarınca Akademi ile dalga geçiyorladı.MFS, Oktar çetesinden çok çekti ama sineklerle uğraşmak yerine bataklığa yöneldi. Sonuç olarak Oktar ve çetesini mensubu oldukları şeytani sistem kendisi harcadı. Oktar’ın kedicillerinden hapise razı olmayanlar, şeytanilerin MIT içindeki hain kendi adamlari tarafindan ormanlarda infaz ettirilip yok edildiler.

Şahsi kanaatim şudur ki, MFS yaptığı yayınla hem TCKN numarasını hem de eşgalini paylaşarak bu epphi denilen homo ve ekibinden bazıları hakkında, çakma prenses epphi gerçek bir kadın değil, falanca admini de gerçek kadın değil, diğer bir admini gizli yahudi ve fuhşiyatla, organ kaçakçılığı ile bağlantılı insan görünümlü şeytan bunlar, gibi yazılar yazmasıyla başlayan gümbürtüde hedef epphi homosu ve tayfası değil, bunları kullanan arkasındaki şeytani oluşumlar.

Her iki sayfayı takip edip kafası karışmış olan arkadaşların epphi denilen homoya sormaları gereken sorular nedir? Kendi sayfandan sözde avukatlarına çağrı yaptın. Namuslu şerefli haysiyetli bir kadın bu kadar ağır ithamlara muhattap olduktan sonra ve sözde avukatlarına da çağrı yaptıktan sonra neden sayfasında dava esas nosunu ve dilekçe ekran görüntülerini paylaşmak yerine saçma sapan ahlaksız küfürlü yazılar paylaşarak kendisini daha fazla rezil eder? “Ben …. tc nolu …. kişiyim. Kamuoyuna prenses epphi bilmem ne olarak biliniyorum. Namuslu normal bir kadın olmama rağmen, … tc nolu … kişi benim hakkinda …. ifadeler kullanmıştır. Şikayetçiyim. ” gibi bir dilekçe sözde avukatlarına yazdırmak çok mu zor?

Akademi Dergisi, [24.12.20 23:12]
[Cht Src kişisinden iletildi]

Akademi dergisini yaklaşık olarak 6 senedir takip ediyorum. Mfs Ne dediyse ne söylediyse hepsi birbir çıktı ..organ kaçaklığını hakkında yapmış olduğu paylaşımlarda, insanlar cimere şikayet edince ne tesadüfki cimer bakım onarıma alındı.. nokta

….O SAHTE PEZEVENK ILE ISIM BITMISTIR… NE OLMASI GEREKIYORSA OLUYOR….SAHTE PRINCESS KENNEDY ILE UGRASSIN 🤫

Bu kadar olur, şu sahtekarlığa bir bakın.

Şunun hala sinsice denediği şeylere bir bakın!

10 saat susup yayın yapamadı, bana süre verdi ama süre bitti hakkımda bir şey paylaşamadı. Hakkındaki soru işaretlerine cevap da veremedi, hayatını da anlatamadı. Hakkımda davacı olması istendi ve onu da yapamadı.

Sonunda işte bu numarayı da denedi. Paylaştığı ne biliyor musunuz? Şikayet dilekçesi falan değil. Kolayca ve çok net görünür şekilde çekebileceği halde öyle karartılmış ve altı, üstü kadraja girmemiş şekilde çekti. Altına da işimin bittiği yani davalık olduğum manasına gelen cümleler yazdı.

Oysa o metin başka biri tarafından yıllar önce yazılmış bir metin…

Şu da çalıntı yaptığı kaynak…

Bu ayak takımı çete, herhangi bir hukuk devletinde benden davacı olsun, başlatılacak soruşturmalarda benim ifademe başvurulmasına ve deliller sunmama bile gerek kalmaz ve Ankebut Ağı dünya üzerinde eş zamanlı olarak çok büyük ve bitirici darbeler almaya başlar.

Fuhuş, organ, uyuşturucu, şantaj, insan ve bebek dahil her türlü kaçakçılık, nüfuz casusluğu, terör örgütlerinin kurulması, finansmanı ve yönetilmesi diye saymaya başlayın, her pis iş bunlarda. Bunlar bütün insanlığın düşmanı. Bunlar kendilerini insan olarak kabul etmiyorlar. Bunların sınırı, kuralı yok. Bunlar için her şey her şartta meşru…

Zaten daha önce yazdım ki bunları çözerken iki adım sonrası bile Adnan Oktar suç örgütüne de çıkıyor. Dediğim gibi siyasi bağlantılar ve mafya bağlantıları da var. Yol hemen AKPKK’ye de çıkıyor, Sabetaycı suç ve terör örgütü (SATÖ)ye de çıkıyor, Mason teşkilatına da çıkıyor. Terör örgütlerine de çıkıyor. Çıkıyor da çıkıyor…

CIA’nın bu ayak takımı çeteyi bir şekilde yok etmekten başka çaresi kalmadı. Ya bunu yapacaklar ya da biz alttan yukarı doğru toplamaya, almaya, çökertmeye başlayacağız. İkisi de bize uyar. Acelemiz yok ve bunlar çırpındıkça aslında bir zihniyet, bir strateji, bir derin/gizli dünya devleti, dünya genelinde çöküyor. Bunlar çırpındıkça deccal devri sona eriyor.

Bizim kanalımızı dünyanın dört bir yanından çok önemli, çok etkili kişiler, kurumlar, kuruluşlar takip ediyor ve çok şeylerin farkına varıyorlar. Eş zamanlı olarak dünyanın pek çok ülkesinde Türkiye ile benzer gelişmeler yaşanıyor. Böyle insanlıktan çıkmış, bütün bu pis işleri yapan, dünya genelinde gizlice teşkilatlanmış ve bir de sanki işledikleri bu suçları ve içinde bulundukları bu suç örgütlerini ifşa ediyormuş rolü de oynayan Yahudi ve Satanist gruplardan, çetelerden, bizden başka ülkelerde de çok var.

Bu işin devamında QAnon akımı bile ya çökecek ya da ayara girecek, Ankebut Ağının kontrolünden çıkacak.

Bu işin devamında Türkiye’den bile çok kişiler içeri girecek. Kısa sürede Türkiye basında, medyada ve sosyal medyada bunlar gibi sağ gösterip sol vuranlar hızlıca ifşa olacaklar. Gerekenler de yapılacak.

Epii!
Epi neredesin, ses ver. Yine ne geldi başına? Neden kanalda yayınların durdu? Bir videolu paylaşım yap, halinin ne kadar iyi olduğu videondan görülsün ama tarih, saat ver…

Bak etrafındaki küçük çete iyice çözülüyor, dağılıyor. Savaşmalısın, dik durmalısın, pes edemezsin.

Akademi Dergisi, [26.12.20 16:50]


Arkadaşlar! Epi nerede, ne halde?
Aradınız mı, görüştünüz mü? Sağlığı ve psikolojisi iyi mi? “İyiyim, hiçbir sorunum yok” diye yeni çekilmiş ve tarih verdiği video paylaşacak mı?


Medyum ve büyücü Epphilia’dan haber alınabiliyor mu? Neden paylaşımlarında sorunlar ve uzun aralıklar var? Tarih ve saat verdiği video kaydı paylaşamayacak halde mi?

Epiyi CIA bile koruyamadı mı?

Mehmet Fahri Sertkaya

Dünyada artık Covid-20 de yayılıyor.

Dünya insanlığına bu gerçek artık açıklanmalı

Dünyada artık Covid-20 de yayılıyor.

Covid-19 gibi Amerikan/CIA üretimi olan Covid-20 bir süredir dünyanın her yerinde görülüyor. Baştan beri “İkinci dalga” deyip duran yetkililerin çoğu, Covid-19’un ardından Covid-20’nin geleceğini biliyorlardı. Bu, en baştan çalışılmış, kararlaştırılmıştı.

Bir süredir Türkiye’de de Covid-20 vakaları görülüyor. Sağlık Bakanlığı “Virüs (Covid-19) mutasyona mı uğradı” diye ülke genelinde araştırmalar/tetkikler yaptırıyor ama bu acımasız planın bir parçası… Yeni bir virüs dolaştığını o sağlık bakanı Koca da onun sözde bilim kurulundaki gizli Yahudi ve gizli Hıristiyan vatan hainleri de biliyorlar. Covid-19 ülkemize gelip iyice yayılmadan aylar öncesinden tedbirler alabilirlerdi, almadılar, gelmesini ve yayılmasını beklediler. Şimdi de Covid-20’nin iyice yayılması için zaman kaybettiriyorlar.

Mehmet Fahri Sertkaya

Salim Dağ, Akademi Dergisi aleyhinde hazırlanan sahte yasaklama yazısı ihanetinde çok aktif rol almıştı.

Salim Dağ ve diğer malum münafıklar bir zafer olarak nitelendirdikleri planı gerçekleştirmekte, etraflarındaki inancı zayıf, merkeze bağlılığı zayıf kişileri “ileten” konumunda kullandılar. Dinimizin, yolumuzun düşmanları (Yahudiler, Masonlar) tarafından kendilerine söylenen en parlak fikri icraate geçirdiler.

Bu yasaklama yazısı fikrini münafıklar bile aslında çok mümkün göremediler. Geri durmak istediler. Son olarak kendilerine Tayyipgiller familyasından “sonucu ne olursa olsun” denilerek talimat verildi ve mecburen yaptılar.

Ellerinde patlayacağını da düşündüler, topluca ihraç edileceklerini de…
Lakin Akademi’nin daha fazla kitle oluşturmaması ve daha fazla güçlenmemesi için bu fitneyi çıkarmayı elzem gördüler.

Bir de merkeze bağlılık adı altında aylarca hatta senelerce sürüp gidecek bir şüphe elde etmiş olacaklardı. Ayrıca büyüğümüzün buna sinirlenerek Akademi’nin yanında “açıkça” yer almasıda aleyhine olacaktı.


Karar verdiler, Salim Dağ, Arıkanlar, Kangeller ve şürekası toplanıp ağız birliği ile, üzerinde oynama yapılmış, aslından bozulmuş, parantez açılarak Akademi Dergisi ismi ve bazı URL’leri eklenmiş metnin yayılmasını onayladılar…

Hatta öncesinden de münafıklar, “Yasaklama getirecekler bu kişiye, az kaldı, herkes anlayacak.” gibi konuşmalar yapmışlardı. Hazırlık aşamasında olan planlarını dillendirmişlerdi.

Çok yakında herkes, merhum büyüklerimizin de, şimdiki reisimiz Alihan Bey Ağabeyimizin de ve sahada benim de nasıl imkansız yükler taşıdığımızı, nasıl akıl almaz oyunları bozduğumuzu iyice anlayacak. Zaten anlamak isteyenler şimdiye kadar çoktan anladılar da yakında inkarı mümkün olmayacak kesinlikte herkesin gözleri önüne serileceği gelişmeler olmasını bekliyorum.


Dünyadaki beyin takımı arasında bazı yerlerde özetle ve birbirine benzer şekilde şöyle konuşmalar yapıldı:

“Mfs en başından beri bir gün cemaatin başına geçeceğini biliyormuş. Her şeyi bu plana göre yapmış. Şimdilerde bu gerçek daha net görülebiliyor. Bu, çok büyük bir plan… Bunu o genç yaşında kendisi yapmış olamaz. Bunu Arif Ahmet Denizolgun planlamış olmalı. Mfs de üzerine düşenleri çok iyi yapmış ve şu anda durdurulamaz bir güç haline geldi.”

Salim Dağ’ın gerçek yüzünü meydana seren yayınlarımın altına, kendileri gibi birkaç münafık gelir de onu savunan yorumlar yazar diye bekleyenler, birkaç yorumla bile moral bulacak olanlar, o derece çaresiz, güçsüz, bitmiş olanlar var. Gerçekten tükenmiş haldeler…

Cemaatimiz içindeki tesirim-ağırlığım son zamanlarda iyice artıyor ve bu, düşmanlarımızı kahrediyor. Öyle zan ediyorum ki son bir çılgınlık denemek zorunda kalacaklar ve bu da hem onların hem de cemaatimiz içindeki münafıkların sonunu getirecek.

Münafıklar…


Endişe etme Zeki Çalışkan! Sen metafizikle ölmeyeceksin. Senin mühletin var ve senin çarpılmana müsaade yok. Senin ibret-i alem olman isteniyor. Gerçek yüzün, şeytanlığın, içinde bulunduğu bütün kara para işleri, nasıl canlar yaktığın, yaptığın organ işleri, cemaatimiz içinde defalarca çıkarttığın fitneler, bu dine, bu davaya, bu devlete ve millete neler yaptığın gözler önüne çıkacak da sonra öleceksin. Artık o anda intihar mı edersin, idam mı edilirsin bilemem…

O günlere kadar sağlığını koru, kendine dikkat et. Zaten bitik bir bedenin var, birkaç sağlam darbe almana müsaade edilse çoktan kabirdeydin.

Az daha unutuyordum, ben içeri alındıktan sonra çevirdiği o dolaplar, bağlantılar, işlediğin o büyük suçlar da ispatlarıyla gözler önüne çıkacak.


Muhterem büyüğümüz benden, mücadelemden, yayınlarımdan, dünyaya rest çekişimden son derece memnun… Bu güne kadar olduğu gibi bu günlerde de benden ve mücadelemden herhangi bir rahatsızlık duymuyor. Bu güne kadar yasaklanmadığım gibi bu günlerde de yasaklanmadım. Dava edilmediğim gibi bu günlerde de dava edilmiş değilim. Sürekli dualar ediyor kendisi bana ve ekibime… Bunu da münafıklar dahil, cemaatimizin içinde olan ya da olmayan bütün taraflar net, tartışmaya mahal bırakmayacak netlikte görüyorlar.

Akademi Dergisi bu güne kadar hiçbir zaman “gerçekten” yasaklanmadı, dava edilmedi ve tart edilmedi hatta tenkit bile edilmedi.

Mason teşkilatı ve CIA da dahil olmak üzere farklı farklı taraflar-kesimler son zamanlarda paniklediler. “Bunlar, bizim cemaatleri içinde kullandığımız herkesi nasıl biliyorlar. Kullandığımız kişiler hakkında bu kadar detaylı bilgileri nasıl elde ediyorlar. Mfs’nin YİT dediği teşkilat bu kadar büyük, güçlü ve başarılı bir teşkilat mı?” ve benzeri şekilde konuştular, tartıştılar.

Çok yakında, içimizdeki bütün adamlarını bir hamlede topluca oyundan düşüreceğimiz endişesini taşıyorlar ve bunun üzerinde çok durdular, konuştular, tartıştılar.

Biz o münafıkları aramızdan topluca temizleyip attıktan sonra “güç” ne imiş bütün dünya gözleriyle daha net görecek.

Her şey, muazzam bir planın parçası olarak ilerledi, ilerliyor, ilerleyecek.

Heyecan yok, endişe yok, acele yok, hata yok ve kimsenin gözünün yaşına da bakmak yok… Herkes hak ettiği muameleyi mühletleri doldukça görecek.

Dünya üzerinde sübyancılık suçlularına, çetelerine, teşkilatlarına karşı daha da bir hassasiyet oluştu ve devletlerin güçleriyle bunlara operasyonlar yapılmasına Ankebut Ağı tamamen mani olamıyor. Operasyonlar giderek artıyor ve büyüyor. Bu, basın ve medyaya yansıdı, yansıyacak.

Mehmet Fahri Sertkaya

Beni bitirmeye oynuyorlar…

Çin, ABD’deki Çin ajanlarının fark edilmek üzere olanlarını yok ediyor. Şu ana kadar çok sayıda ajanlarını kendileri öldürdüler. Çoğunlukla mafya ve çete çatışması ve adi cinayet vakası gibi gösterdiler.


Çin güç kaybettikçe Putin taktik oynayacak. Çin’e destek oluyormuş gibi yaparken aslında nüfuzu altına almak isteyecek ve Ankebut Ağı’nın Çin’le daha çok uğraşmasını ve Çin karşısında daha çok kayıplar vermesini sağlayacak. Yani Putin, Rusya’nın savunmasını Çin’den başlatıp Çin’i bariyer yapacak.

Beni bitirmeye oynuyorlar.

Çin’in ve Rusya’nın metafizik seferberlik ilan ettiği ve yanlarına bir de Grilerle Yeşillerin dahil olduğu, ayrıca İblis’in elinden gelen her kartı oynadığı, her müdahaleyi yaptığı organize bir taarruz birkaç gündür devam ediyor.

Ölenlerin rakamlarını versem, insanlar inanamazlar. Cinler alemi ve uzaylı medyumlar çok büyük kayıplar verdiler ve hala da veriyorlar. Cephe hiç boş kalmıyor. “Artık ya mfs’yi bitiririz ya da biz biteriz” ayarı gibi bir şey bu…

Endişeye mahal yok. Son derece sıhhatliyim ve hiçbir darbe almadım. Bütün siyasi ve askeri gelişmeleri, bana ulaşan raporları da takip edebiliyorum. Zaruri olan yayınları yapıyorum. Her şey planladığım gibi mükemmel şekilde gidiyor.

Bu temizlik zaten planlarımın önünü açacak ve benimle ortak hareket edenlerin de önünü açacak.

Sadece bu sabahtan bu ana kadar çok yaklaşık 6 milyar cin kabilesi yok edildi ve çok yaklaşık 9 milyar cin kabilesi de sahada…

Merkel suretindeki biyonik robotun içindeki uzaylı öldürüldü ve yerine başkası geçti.

Griler dünyada istedikleri kontrolü artık sağlayamıyorlar. Kızgınlıkları artık sadece bana değil, bu sefer dünyadaki pek çok siyasi lidere kızıyorlar. Metafizikle onları da baskı altına almak ve zihinlerini yönlendirmek istiyorlar.

Merkel suretindeki biyonik robotun içindeki uzaylıyı da Griler öldürdüler. Olağanüstü hal kararları alıyorlar.

Çin’dekiler şu yayından sonra daha da sinirlendiler. Büyücülerinin ve medyumlarının neden tesir etmediğine takılıp kızıp duruyorlar. Şi’de ibadet edip dualar etmeye başladı ben öleyim diye…

Daha çok büyüler yapılmasını istedi ve büyücülere daha çok paralar gönderdi, vazgeçmesinler, gayreti artırsınlar diye…

Şi’ye Çinli patronlardan, mafya reislerinden ve siyasetçilerden sürekli telefonlar geliyor ve Şi bu yönden de çok sıkıştı. Artık Şi’de ümitsizlik hakim…

Şu insan şeytanı pislik herifi, Smirnov’u öldürdük ve dünyayı böyle bir pislikten koruduk diye, Rusya’daki Hristiyanlar çıldırdılar. O günden beri çılgınca metafizik saldırılar yapıyorlar. Hala da hazmedemediler ve saldırıyorlar.

Son zamanlarda, bu metafizik çatışmalarla eşzamanlı olarak dünya üzerinde taraflar arasında hacker saldırıları da hep yaşanıyor.

Macron toplantı yapmıştı ve etrafındakilere şöyle demişti:

“Bütün bu olanlar bizim alttan alan davranışlarımız sebebi ile oldu. Güçlü ve kararlı durmalı idik. Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, bize açıkça meydan okuyor. Biz, şimdiye kadar yapmış olduğumuz hatalı seçimlerle kedi olmaktan çok fare olduk. Artık Fransa’nın da onurunu kurtarmasının zamanı geldi. Bunu yeni ve güçlü anlaşmalar, müttefiklikler ile yapabiliriz. Bu dengelerde ben tarafımızın karşı taraf (Ankebut Ağının karşısında olmayı kastediyor) olduğunu düşünüyorum. Sizlerin de bu konuda bana büyük bir özveri ile yardımcı olacağınızı biliyorum.”

Bu toplantıdan ve konuşmadan sonra dünya genelinde hadiseler hiç de Macron’un beklediği gibi gelişmedi ve gelişmiyor.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Büyükelçi Abraham Kalın ile ABD’li Robert C. O’Brien arasındaki görüşme çok faydalı oldu.

Bana kalırsa Ankebut Ağı kendi çöplüğü olan CIA’yı temizleme hususunda daha kararlı ve hızlı davranmalı. Çünkü dünya üzerinde gerilme bu derece artmışken fırtınanın ne zaman kopacağı belli olmuyor. ABD birçok sahada ve cephede ihanetlere uğrayabilir ve bu ABD’nin felaketi olabilir.

Tayyip daha sakin, daha vakur ama daha kararlı/şahin bir tarzda hasımlarını ezen ve baskı altına alan konuşmalar yapabilmeli, beden dili sergileyebilmeli…

Macron dünya üzerindeki Müslüman milletlerden ve İslami kuruluşlardan yükselen tepkilerden sonra duvara çarpmış gibi olmuşken… Bu gibi çıkışların Doğu Türkistan meselesinde Çin’e karşı da kararlılıkla sergilenmesi sağlanmalı. Bu, Şi’nin ümitsizliğe kapıldığı şu günlerde çok faydalı olacaktır.

Ankebut Ağı biliyor ki biz Çin’i bölmeleri için elimizden gelen bütün faydayı onlara sağlayacağız ama Doğu Türkistan konusunda taleplerimiz olacak. Ankebut Ağı bunu baştan kabullenmeli. Doğu Türkistan meselesinde bizimle paralel davranmaktan kaçınması, bu hususta endişeli tavırlar sergilenmesi ve geriye bırakılması doğru değil.

Amerika’nın dünyadaki Müslüman milletleri kışkırtarak ve onlar üzerinden çok basit planlar yaparak 3. Dünya Savaşını başlatmak ve kazanmak gibi planları varsa, bilinmeli ki dünya üzerindeki Müslüman milletlerle ortak menfaatlerde buluşup ortak tavırlar sergilemeyen hiçbir taraf 3. Dünya Savaşını kazanamayacak.

Çinliler sürekli gergin toplantılar yapıyorlar. Çin içindeki farklı toplulukları inadına baskı altına alma ve sınır tehditlerini konularını konuşuyorlar.

Çin için Hindistan artık açık bir tehdit. Hindistan’a karşı Çin de Rusya da elindeki her kartı kullanmak isteyecek. Bu açık gerçek gözler önündeyken Ankebut Ağı en kısa sürede Hindistan’ı her yönden takviye etmeli ve her yönden tedbirler alınmalı.

Ermenistan artık tam manasıyla bitmiş vaziyette ve ayrıca artık arkasında Rusya bile yok. Daha sert müdahalelerle Ermenistan’ın üzerine gidilmeli ve bu yapılırken malum ülkelere güç gösterisi yapılmalı. Daha düne kadar dünyanın çok sayıda bölgesinde çok sayıda ülkesini yönlendiren malum ülkeler, kendi etraflarının bile kuşatılmakta olduğu gerçeği ile iyice yüzleşmeliler.

Rus mafyalarının ve Rusların kara paralarının önünü kesme hususunda da daha hızlı ve kararlı hareket edilmeli.

Metafizik saldırılar ne kadar şiddetlenirse şiddetlensin sistemim/ekibim işleyişini kaybetmiyor ve her şeyi, her yeri izlemeye, dinlemeye ve gerektiğinde müdahaleler etmeye devam ediyoruz, edeceğiz. Bu hususta kimsenin endişesi olmasın.

Mehmet Fahri Sertkaya

Şuradan en açık şekliyle yazıyorum.

Sakın ama sakın bana ve sistemime ya da etrafıma “ayar verme” teşebbüslerine girişmeyin. Bizim duruşumuz sabit… Asla değiştiremez, ayarlayamaz ve kendinize uyduramaz ve kendinize tabi kılamazsınız.

Hayatınızda aldığınız en hatalı kararlardan biri bu olur. Bütün gelişmeleri anında takip ediyoruz ve son derece yanlış kararlar vermiş olduğunuzu izliyoruz.

Yayınlarımı doğru olarak anlayamadığınızı ve gereksiz paniklere girdiğinizi de görüyoruz. Daha açık yazıyorum: Şu an itibariyle elimiz tetikte bekliyoruz. Herkes kararlarını gözden geçirsin. Ne yazdığımı bir daha okusun, ne yaptığımı doğru anlasın. Şu anda aslında sizin için de bizim için de bir sıkıntı, bir tehlike yok. Kaf dağlarından aşağılara inin, gerçek hayatın ve dengelerin içine inin. Yoksa her şeyi berbat edeceksiniz.

Kendi sisteminiz arasında, birbirinize karşı kurduğunuz sinsi planlara beni ve teşkilatımı alet etmeyin. Kimseye yanlışım olmadı ama bana yanlış yapanı harcarım.

Ben size söylemiştim ama dikkate almadınız. Sizin sisteminiz içinde Griler oyun içinde oyun kuruyorlar. Sisteminize bağlı devletleri/kurumları kullanıyorlar. Her birerinize ayrı ayrı ayarlar çekiyorlar ama arka plandan kendi hedeflerine ulaşmak istiyorlar. Son iki günde bile milyona yakın Gri medyum, beni öldürmek isterken öldü. Elinizdeki metafizikçilerle bunları doğrulamanız bir dakikanızı alır ama siz oyunların rengini kabullenmemekte ısrar ettiniz.

Sizi aldatabilirler, sizi oyunlara getirebilirler ama biz neler döndüğünü dikkatle takip ediyoruz ve asla ihmal etmeyiz. Herhangi bir devletin/kurumun gücü, herhangi bir oyunla karşımıza çıkartılıyor olsa da asla alttan almayız. Herkes teşkilatını doğru düzgün kontrolüne alsın. Çünkü şu krizleri aşabilirseniz beraber yapacak çok işimiz, yıkacak çok ortak düşmanlarımız var.

Krizin birden fazla sorumlusu var. Biri de CIA başkanı Gina Haspel kılığındaki biyonik robot ve içindeki uzaylı…

Orası Ankebut Ağının çöplüğü ve herkes kendi çöplüğünü temizlemeli. Bir süre daha sakin kalacağım ama üstümdeki hukuki sıkıntıların kaldırılmasını ve ardından kaldığımız yerden ortak menfaatlerde buluşarak devam etmeyi planladığım şu günlerde, planlarda olmayan böyle parazitlere Ankebut Ağı izin vermemeli.

Griler de diğer türler de çok büyük darbeler aldılar, çok sıkıştılar ve zayıf düştüler. Daha önce de yazmıştım ki bunlar bizim kadar Ankebut Ağına da zarar. Bu fırsatı ele geçirmişken Ankebut Ağı da bu hususta gerekli duruşu sergileyip gücü eline almalı. Bunlar, cephelerde çatışmanın arttığı anlarda, taraflardan her birine ayrı oyunlar kurup kendilerini aradan güçlü çıkartacaklar.

(Biz daha öncesinde yaptığımız etiketli yayında Haspel’in yerine geçilmediğini yazmıştık. O zaman emin olamamıştık ve temkinli olmuştuk ama şimdi Haspel’in gerçek Haspel olmadığına eminiz.)

Şunu da eklemek isterim ki Haspel’in en az dört kopyası var ve bin tane bile olsa, bu kadar haddi aşmışken eğer Ankebut Ağı gereğini yapmazsa, biz yapacağız.

Gloria Ramirez yayını gibi bir yayını yapmamı beklemiyorlardı.

Bu yayından sadece birkaç gün öncesinde, Grilerin yeni idari kadrosu ile bir görüşmemiz oldu. Ankebut Ağı ile bazı ortak paydalarda hareket etmemden memnun olduklarını, böyle devam ederken kendilerine de vurmazsam eğer kendilerinin de benimle uğraşmayacaklarını v.s. konuştular. Onlar da anlaşmak istediler. Ben hiçbir şeyin sözünü vermedim. Birkaç gün sonra bu yayını yapınca da kafalarına balyoz inmiş gibi oldular. O günden beridir hırçınlar, saldırganlar, akılsızca kararlar alıyorlar.

Şunu da bilmeniz gerekiyor.

Bu biyonik robotların içindeki uzaylı kişilerin de yetkileri ve hareket sahası kısıtlı. Kendi başlarına kaptan olmasınlar, kendi türlerine bir sıkıntı çıkartamasınlar, koca bir ekiple uygulamaya koydukları planları bozmasınlar, berbat etmesinler diye yapay zekalara geniş yetki veriliyor.

Bu biyonik robotların içindeki yapay zekalar, merkezlerinden gönderilen bir nevi yazılım yüklemesi misali mesajları alıp bu çerçevede hareket ediyorlar. Yer yer içindeki uzaylı canlı ile dıştaki yapay zekalı biyonik beden/robot arasında karar çatışmaları çıkıyor. İçindeki canlı uzaylı biyonik robota direniyor, biyonik robot da içindeki uzaylıya… Bu sorunu yaşayan iki kişiden yıllardır bahsediyorum: Merkel ve Macron…

Merkel’in yaşadığı titreme krizlerinde bu sorunun çok büyük payı var.

Bir de biz metafizikle öldürmeden önceki son zamanlarında Trump’ın içindeki uzun gri de bazı sorunlar yaşamaya başlamıştı ve bu da dış bedene yansımaya başlamıştı. O ölen uzun grinin de fikirlerde, kararlarda Grilerle ihtilaf yaşadığını tekrarla anlatmıştım.

Daha önce de yazmıştım. Ankebut Ağı ile bazı ortak paydalarda bir süre beraber devam ederiz, edeceğiz ama araya böyle fitnelerin karışacağı baştan belli olduğu için “Grileri ve diğer türleri aradan çıkartmalıyız. Bunlara göz yummayacağız.” demiştim.

Grilerin merkezinden, içinde Grilerin bulunduğu biyonik robotlara, kuvvet kullanılarak durdurulmam ve hatta yok edilmem yönünde talimatlar gönderildi. Birçok Gri, bu kararı doğru ve uygulanabilir bulmadı ama itaat etmek zorundalardı. Bunlardan biri de Trump rolünü oynayandı.

Böyle bir anda, biz Rusların ve Çinlerin metafizikçileri ile çatışıyorken, CIA’dan kırk medyum bize neden saldırıyor?

Birisi şu CIA’ya ayar çeksin artık.

Öldürdük.

Dmitry Smirnov’un metafizik kabiliyetleri vardı. Hem büyücü hem de medyumdu. Girdiği metafizik çatışmada kolayca öldürüldü.

Sıfatına bakan da anlar ama yazmak da gerekir. Tam bir insan şeytanıydı. Zulüm, eziyet, yalan, iftira, aldatma, dolandırıcılık, cinayet, büyücülük, tecavüz, sübyancılık, işkence, fitne, fesat dahil her şey vardı bu pislikte…

Her gün, dünyanın dört bir yanından bunlar gibi yüzlercesini öldürüyoruz.

Bu gün CIA’ya çalışan onlarca medyum ve büyücü öldürüldü.

Yorumsuz…

Sıkılıyorum…

Bu gün de ölmedim. Çok yaklaşık 3 milyon uzaylı medyum öldü. Çatışmalar hala devam ediyor ve arkadaşlarım gerekenleri yapıyorlar. Dünya liderleri denilen kişiler, çok ama çok basit kişiler. Bakış açıları, planları, tuzakları çok basit ve dar. Başka dünyaların insanlarına sardık, onlar da tat vermiyorlar. Akılsız ve şuursuzlarmış gibi düşünmeden hücum edip adamlarını bitiriyorlar. Cinler aleminin yaklaşık yarısı yok oldu ve hala gün gün kırılıyorlar. Bütün bunlara rağmen ben aradığımı bulamadım ama ümidimi de kaybetmedim. Bu dünyadan değilse başka bir dünyadan, olmadı başka bir güneş sisteminden, olmadı başka bir gökadadan bir gün bizim kalibremizde düşmanlar edineceğimize olan inancım tam.

Kafama bir taş geldi. 😄

Putin: “Dünyada ve diğer ülkelerde olup bitenlere bakarak, Rusya’nın yavaş yavaş yok olmasını bekleyenlere şunu söylemek istiyorum: Bu durumda, sadece sizin cenazenizde üşümemekle ilgileniyoruz.”


Beden dili de çok tehditkar…

Şu çıkışlarıyla, ne kadar sıkıştığını ve ne kadar büyük tehdit gördüğünü gözler önüne serdi. Başka bir şey yapamadı.

Mehmet Fahri Sertkaya

Şimdi Qanon hesaplarının Telegram’a geçme ve gerçek sahibi CIA olan o sosyal ağların gerçek yüzünü de anlatma vakti geldi…

Qanon grubu Facebook ile Instagram’da da yasaklandı.

Gerçek sahibi CIA olan Facebook tarafından yapılan açıklamada, aşırı sağcı QAnon grubunun ‘tehlikeli’ olarak nitelendirildiği ve grupla alakalı Facebook sayfaları ile gönderilerin kaldırılacağı belirtildi.

Şirketten yapılan açıklamada, “Bugünden itibaren Facebook gruplarını, sayfalarını ve Instagram hesaplarını kaldırıyoruz” ifadeleri kullanıldı.

Daha önce de, QAnon’a ait 2 bine yakın Facebook grubu ve 10 binden fazla Instagram hesabı kısıtlanmıştı. Aynı şekilde, Twitter da gruba ait içerikleri dolaşıma sokan hesapları kapatmıştı.


Daha önce de yazmıştım.
Qanon akımına ait hesapların bu güne kadar engellenmeyip de bu gün engellenmesinin sebebini herkes biliyor.
Qanon, Trump yanlısı olarak kurulmadı/oluşmadı. CIA, içlerine sızarak sonradan bu akımı yönlendirdi, tahrif etti. Son zamanlarda ise bu akımın önde gelen bazı hesapları Akademi Dergisi ve Ankebut Operasyonuna adapte olarak yollarına devam ettikçe bu akım iyice CIA’nın nüfuzundan çıkmaya ve Ankebut Ağına zarar vermeye başladı.

Şimdi Qanon hesaplarının Telegram’a geçme ve gerçek sahibi CIA olan o sosyal ağların gerçek yüzünü de anlatma vakti geldi.

Mehmet Fahri Sertkaya

Hem cinci, hem medyumdu


Hem cinci, hem medyumdu.
Düşmedi, düşürüldü.

Şişli’de 7. katta balkon demirleri üzerinde akrobasi yaparken düşerek öldüğü iddiasıyla haberlere konu olan Ukrayna asıllı eski jimnastikçi ve aerobik hocası Larysa Kuzyk, aslında hem cinci hem de orta seviyede bir medyumdu.

Büyücü değildi, büyü yapmayı öğrenememişti. Lakin cinler alemine karışmıştı, cinlerle irtibatı vardı ve cinleri art niyetle kullanıyor, delirtmek, intihara sevk etmek, öldürmek maksadıyla insanların üzerine sevk ediyordu.

Aynı zamanda doğuştan gelen medyum kabiliyetleri vardı ve bunu da art niyetle kullanıyordu.

Bu özellikleriyle arazide biliniyor ve zaman zaman kendisine iş pas ediliyordu. Aracılarla muhatap oluyor ve kendisine iş pas edenin CIA olduğunu bilmiyordu.

Larysa Kuzyk alkol, uyuşturucu ya da başka bir şeyin ya da kişin tesiriyle oradan düşmedi. Saldırmakta olduğu kişiden/kişilerden ani ve çok güçlü bir metafizik darbe aldı. Saniye içerisinde şuuru bulandı, kontrolünü kaybetti, zaman ve mekan algısı kayboldu. Bir anda bir hayal perdesi içinde yaşamaya başladı. Nerede olduğunu, ne yaptığını bilemez bir şekilde jimnastik hareketleri yapmaya başladı. Önce kendi etrafında döndü, sonra art arda taklalar atmaya kalktı ve aşağıya uçtu.

Zaten yıllardır medyumluk kabiliyetleriyle ve cinleriyle çok sayıda insanı ani ve feci ölümlere sürüklemişti. Çok can yakmıştı. Bu yaşanana “ilahi adalet” de denilebilir, “eden bulur” da denilebilir.

Mehmet Fahri Sertkaya

25 Nisan 2019’da yazmıştım “Aidin Salih Müslüman değildi, münafıktı.”

Aidin Salih’in “Son Söz” isimli kitabından bir paragrafı görüyorsunuz.

25 Nisan 2019’da yazmıştım “Aidin Salih Müslüman değildi, münafıktı.” diye…

İyice bilinmeli ki Aidin Salih aynı zamanda gizli bir Hristiyan’dı ve bir Hristiyan misyoneriydi. Kocası da gizli Hristiyan’dı ve bu çift CIA’ya çalışıyordu. Meselenin siyasi yönleri de var ve uzun uzun anlatmak lazım.

Mehmet Fahri Sertkaya

Süleymanlılar neden hanımları hacca götürmüyor…

“Biz nasıl bir dünyada yaşıyormuşuz”

Ankebut Ağı’nın Suudi Amerika’daki fuhuş mafyaları ve Süleymanlılar neden hanımları hacca götürmüyor?

[27.04.20 01:30]

Selamun aleykum abi ramazanimiz mübarek olsun ben size bir şey soracam saskinlikla sizi takip ediyorum soysuzdan az cekmedik bizde ailecek fahriye kara olayi vardi 3sene önce gündemde annem oluyor kendisi yasiyormu bilmiyoruz tam bulundu derken herkez tehdit edildi birsekilde susturuldu sizi cok iyi tanimiyot bilmiyorum ama anladigim kadariyla rabbimin lutfettigi bazi ilimleriniz var hamdolsun gercekten merak ediyorum annem yasiyormu hacda kaybolan fahriye kara yi belki duymussunuzdur muge anliya cikmisti ailem ne oldu anlatsak anlamiyoruzki acikliyalim bir var dediler bir yok oldu cok utanarakta yaziyorum gercekten ozur dilerim ama ilminizden faydalanmak isteriz ailemiz merak icinde yardimci olabilirsiniz umidindeyim lutfen yardim edebilirseniz bize bilgi verin

[27.04.20 10:23]

[#DoğuTürkistanıDuyuyoruz Mehmet Fahri Sertkaya kişisinden iletildi]

v.a.s. kardeşim. Bir insana böyle şeyler yazmak istemezdim. Kendimi senin yerine koyamyorum ama bildiklerimi gizlersem de onu da vebal olarak görüyorum. Anladığım kadarı ile Ankebut Operasyonu kapsamında yaptığım yüksek sayıdaki yayını gördün, dünyada nasıl bir Yahudi/Mason gizli derin devleti olduğunu ve dünya genelinde bütün kara para işlerinin ve bütün insanlık dışı işlerin bunlardan sorulduğu iyice bildin.

Benim öyle sıradışı ilmim falan yok, herkesin zan ettiğinin aksine cinler alemi ile de çok alakalı ve irtibatlı değilim. Üzerimize o yolla geldikleri için mecburen ve zaruret kadar o işlere girdik. Cinlerden haber alanlardan, cinlerin haberlerine itibar edeceklerden falan değiliz.

Koca bir cemaatiz, devletin bütün kurumlarında kardeşlerimiz var. Kurulu bir sistemimiz var ve ona kısaca YİT diyoruz. Elimizde deniz derya kadar somut deliller var ve bunları sadece birkaç ay sonra zaten paylaşmaya başlayacağım ve bunlar Türkiye’yi değil bütün dünyayı sarsacak. Duyanlar inanamayacaklar ve “Biz nasıl bir ünyada yaşıyormuşuz” diyecekler. Dünya üzerindeki kara para işleri ve Yahudi para hakimiyeti de bunun akabinde kısa sürede yıkılacak. Senin mesajını görünce YİT’teki arkadaşlara yönlendirdim ve zaten biliyorlarmış. Milyonlarca vak’adan bir tanesi de senin annen ve annen ailesine, eşine, kimseye bir yanlış yapmamış. Çok değerli ve çok şerefli bir hanım ama akıl almaz şeyler yaşatmışlar.

Bizim Türkiye’de de koca koca fuhuş mafyaları olduğunu, bunların AKPKK üzerinden ve gizli Yahudi TC vatandaşları üzerinden yönetildiğini, en tepe isimlerin bahsettiğimiz konseyler olduğunu, dün o hahamlardan birini öldürdüğümü v.s. hep okumuş anlamışsındır. Uluslar arası bu ağı/sistemin bir bölümü de Suudi Arabistan’da faaliyette. Hacca ve umreye giden kadınlardan bazılarını gözlerine kestirip kaçırıyorlar ve zorla/tehditle fuhuş yaptırıyorlar. Zaten duymuşsundur, biz cemaat olarak hanımları hacca pek götürmüyoruz. Sadece istinai haller oluyor. Onun harici gidemiyor. Suudi Arabistan denilen yer bizim dört asırlık toprağımız ve peyk bir devlet. Bizden ihanetlerle alınan o topraklarda Yahudiler İngiltere’yi kullanarak sözde bir devlet kurdular. O devlet hiçbir zaman gerçek Araplar ve gerçek Müslümanlar tarafından yönetilmedi.

Annen de bu zavallılardan birisi. Müge Anlı da gizli Yahudi birisi ve ATV de zaten gizli yahudilerin kontrolünde. Yıllarca bunları da anlattım durdum. Müge Anlı bu işe girince kolayca önemli bilgilere ulaşabilmiş. Lakin daha sonra Ankebut Ağı’nın Suudi Arabistan’daki adamları yani oranın devlet yetkilileri Tayyip’le görüşmüş ve yayınların sonlandırılmasını ve mevzunun kapatılmasını istemişler. Tayyip de Soysuz’a bu talimatı vermiş ve senin kanaatin isabetli ki deliller çıkmaya başladığında hükumet gücüyle yol kesilmiş.

Annenin şu anki durumu hakkında kesin bilgi sahibi değiliz. Üç sene önce mevzular gündeme geldiğince hayattaymış. Çok büyük ihtimalle şu anda hala hayatta. Metafizik yönü kuvvetli arkadaşlarım var ekibim arasında, bunu zaten dünya biliyor. O arkadaşlarımın isabet oranını da biliyorlar. Metafizik olarak bakıldığında annen hayatta ve sağlıklı görünüyor. Özünü kaybetmemiş, hiçbir zaman kendini bozmamış ve dinini, ibadetini, Allah’a teslimiyetini terk etmemiş. Bir süre çok büyük mücadeleler vermiş, defalarca kaçmayı denemiş ama olmamış. Sonra imtihan demiş ve kaderine teslim olmuş.

Orada bu fuhuş mafyasını ayakta tutanlar hatta yönetenler devlet yetkilileri. Şu meşhur Selman da annenle alakalı kriz çıktığında konuyla ilgilenip kapatılmasını sağlayanlardan biri olmuş. Böyle bir durumda, dini ve siyasi görüşü her ne olursa olsun, insan kalmış hiç kimse sabır edemez ve tepkisiz kalamaz. Bu hususta, ne yapmak istersen yap. Ben yazdıklarımın arkasındayım. İstersen al bu yazdıklarımı, açık kimlik bilgilerimle beraber adli makamlara ulaştır ve soruşturma başlatsınlar. Tamamını değilse de annenle alakalı olan delilleri adli makamlarla paylaşacağım. Senin ve aile fertlerinin güvenliği için bunlara sana değil doğrudan adli makamlara teslim ettireceğim. Ölümüne yanındayım. Artık karar senin.

Sadece Tayyip’le Soysuz değil, bütün AKPKK kabinesi Fahriya Kara hadisesinin gerçek yüzünün meydana çıkmaması için çırpındı. Hususiyle Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ile Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da çok çırpındı ve şeytanlıklarını sergiledi.

Aynı kadro aynı şeytanca usullerle onbuçuk aydır benim üzerime de geldi ve zaten benim üzerime kurdukları bütün pusuları aleyhlerine çevirdim, kazdıkları kuyulara kendileri düştüler, soruşturmalar başladı ve çok yakında bunların şeytanca yüzlerini bütün Türkiye değil, bütün dünya duyacak.

Abdülhamit Gül ve Solomon Soysuz hakkında hazırlanacak fezlekelere Fahriye Kara meselesi de eklenecektir.

Ortalık darmadağındı zaten, daha da dağılıyor.

CIA personeli İbrahim Kalın, Erdoğan’ı aradı.

Fahriye Kara hadisesine dair paylaşımlarımı söyledi.

Tayyip, bunun çok kötü olduğunu, bu konunun üzerine gideceğimi, bundan sonra durmayacağımı ifade ile “Bir şey kalmadı değil mi? (Bu konuda delil, şahit bırakmadınız, konunun önünü o zaman zaten kapatmıştınız değil mi?)” diye sordu.

Kalın da “Yok efendim. Biz ilgilendik. Bir sorun çıkmayacaktır.” dedi.

Tayyip “Arabistan’dan haber aldınız mı? Bilgileri var mı?” deyince Kalın “Biz konu ile ilgilendiğimizi, gerekli önlemleri aldığımızı bildirdik. Onların da konuyla ilgilenmesi gerektiğini söyledik” dedi.

Tayyip de “Bir şey çıkmasın. Mevzuyu bırakmayın. Bir şey olursa da haberim olsun” dedi. Görüşmeyi kapattılar.

“İşi sıkı tutun.”

Trump’la Selman telefon görüşmesi yaptılar ve bu sabah yaptığım Fahriye Kara paylaşımlarını konuştular.

Ankebut Ağı’nın uluslararası çaptaki fuhuş mafyasının Suudi Amerika’daki ayağını tehlikede görüyorlar.

Dikkatli olunması gerektiğine dair konuştular.

Selman’ın haberleri alıp almadığını (paylaşımlarımdan ve çıkan krizden haberi olup olmadığını) sordu ve “Bu çok büyük bir tehlike bizim için. Bu konuda hiçbir sıkıntı olmasın.” dedi.

Selman “Biliyorum, evet. En ufak bir darbede bittiğimizin resmidir.” dedi.

Trump da tekra tekrar “işi sıkı tutun” talimatı verip görüşmeyi sonlandırdı.

Mehmet Fahri Sertkaya

Mehmet Şevket Eygi de öldürüldü…


Ben ceza evinde iken aslında çok fazla şey değişmedi. Altı ayda on senelik mesafe alınacak bir alt yapıyı zaten ceza evine konulmadan önce oluşturmuştuk. Zincirleme reaksiyon misali art arda patlayacak mevzular olacaktı ve oldu. Ben içeride iken Mehmet Şevket Eygi de öldürüldü.

Mehmet Şevket Eygi’nin Arzu’dan olma bir kızı var. Benim geçmişteki şu yayınlarımdan sonra CIA’dan MİT’e Eygi’nin öldürülmesi emri geldi. MİT de bu emri Arzu’nun kızına verdi. Annesi gibi kızı da MİT personeli.

Kızı, Eygi’yi kalp rahatsızlığı için kullandığı ilacı değiştirerek öldürdü.

Eygi’nin öldürüleceğinden Erdoğan’ın da haberi vardı.

Gizli Hristiyan cemaatinden bir kısım insanlar, Eygi’nin ölümünden sonra bir araya gelip Hristiyanlık dini üzere gizlice tören yaptılar ve mumlar yaktılar. Size o törene katılan herkesin ismini tek tek yazayım mı? Zaten çok kalabalık değillerdi.

Hıyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş da Eygi’nin gerçek kimliğini biliyordu. Kendisi gibi bir gizli Hristiyan olduğunu biliyordu. Eygi için düzenlenen gizli Hristiyan ayininde az kişi vardı ve bunlardan biri Ali Erbaş ve diğeri de Erdoğan’ın gizli Hristiyan olan karısı Emine Erdoğan’dı.

Burada fotoğraflarını paylaşayım ve YİT’in gücünü göstereyim mi?

Mehmet Şevket Eygi