Etiket arşivi: Covid-19

Süleymanlılar cemaatinin korona aşıları kararı| Sizlerden Gelenler

[13.10.2021 15:12]

  • S.a.Mehmet abi asi konusunda sessiz kalmamiz istenmis merkezden kimsenin kararini etkilemeyecekmisiz sizde boylemi dusunuyorsunuz konusmayalimmi vurulmak isteyen vurunsunmu ?

[13.10.2021 15:15]

  • Konusmayalimmi zararini biliyoken kardesimize arkadasimiza sorduklarinda siz ne derseniz ben size sormak istedim

v.a.s.
Tıbba, aşılara asla karşı değiliz. Aşılar çok büyük ihtiyaç ama şu korona aşısı denilen şeylerin aslında aşı olmadıklarına, art niyetle meydana getirilmiş şeyler olduğuna eminiz. Bunun çok sayıda tıbbi delili var. Ayrıca bu hususları ispat eden kişiler, dünyanın farklı yerlerinden ve farklı dinlere/tercihlere mensup bilim adamları…

Cemaatimizin idaresini elinde tutan bir kişinin, yıllarca ümmetin, memleketin, milletin ve hassaten cemaatimizin yüzlerce büyük sorunundan hiçbirine müdahale etmemesi, aşı hususunda da bu kadar uzun süre sessiz kalması ve sonra yetmezmiş gibi, sözde aşıları dayatanlara karşı verdiğim bu mücadelen sonra çıkıp da o türlü konuşmalar yapması, kelimelerin tam manasıyla münafıklıktır ve ihanettir. Sürekli Akademi Dergisi takipçisi olan herkes neler yaşandığını görüyor. Akademi Dergisinin, abartılı sansürlemelere rağmen her hususta dünyaya yön verdiği herkesçe görülüyor. İnsanlık düşmanlarının bu kadar sıkıştığı şu günlerde, masonların, yahudilerin, satanistlerin Alihan Kuriş’i bu şekilde yönlendirmeleri, itaat etmemizi gerektirmez. Ben çoktan “Amiral gemisi battı” dedim.

Sizler o sözde aşıları hem vurulmayın, hem herkesi ikaz etmeye devam edin, hem hukuki haklarınızı kullanın, hem her türlü basın/medya ve fikir/ifade hürriyetinizi kullanın hem de merkezi ele geçirmiş hainlerin bu apaçık ihanetlerine de itaat etmeyin. Bununla da kalmayın ve itiraz edin. Artık herkes açıkça sesini çıkartıp “Bu gidiş nereye?” demeli. Ele geçirilmiş merkezin, “Telegram’ı kullanmayın” talimatı da aynı maksatla yaptıkları bir ihanetti.

Mehmet Fahri Sertkaya

Haddini çok aşıyorsun

Koca koca galaksiler bile seni arkalasa, yine de sana bu dünyada nefes aldırmam. Sen de iyice haddini aşmaya başladın. Fahrettin Koca rolü oynayan bilmem kaçıncı zavallısın. Senden önce senin gibi bu biyonik robotu yöneten kaç uzaylıyı öldürdük biz. Sen ise kaç gündür ölmekten beter haller yaşıyorsun. Aklın başında değil mi senin, boşuna çırpınıyorsun.

Bak burada cihanın önünde seni tehdit ediyorum. Ya akıllı olacaksın ya da yok olacaksın.

Mevzu bensem, mevzu benim teşkilatımsa, mevzu Türkiye’nin varlığı, birliği ve sağlığı ise, asla aleyhte bir hamle yapmayacaksın. Bak seninle beraber bütün teşkilatına da buradan rest çekmiş bulunuyorum. Seni onların gözleri önünde yavaş yavaş bitiririm. Yetişip kurtaracaklarını zan ederken yok olursun.

Mehmet Fahri Sertkaya

Dünyadaki bütün barajlar, koruma altına alınmalılar

Dünyadaki bütün barajlar, koruma altına alınmalılar

Uzaylılar, dünya insanlarının barajlarına bazı kimyevi maddeler de katıyorlar.

Barajların altına denk gelen kısımda, yerin çok altından barajın zeminine kadar toprak içinde kolayca ilerleyen araçlar kullanıyorlar. Bu araçlar, zeminden de çıkıp suyun içine giriyorlar ve taşıdıkları kimyevi maddeleri suya bırakıyorlar.

Suya kattıkları bu kimyevi maddeler insanlarda birden fazla soruna sebep oluyor:

  • Zihin bulanıklığı
  • Zihin kontrolü (Beynin/zihnin dış müdahalelerle kontrole daha müsait bir hale gelmesini sağlamak)
  • Sürekli yorgunluk
  • Uyku sorunları
  • Asabiye
  • Herhangi bir meseleye odaklanmada, dikkat etmede ve idrak etmede sorunlar
  • Bağışıklık sisteminin kasten zayıflatılması ve benzeri…

Zaten bağışıklık sistemi çok zayıflatılmış insanlar, sürekli olarak türlü hastalıklara yakalanacaklardır.

Mehmet Fahri Sertkaya

İnsanlığa kaybettirdikleri şeyler gerçek çok büyük…

Kendilerini devletlerden, adli makamlardan, uzmanlardan büyük gören ve her hususta kafasına/menfaatine göre sansürlemeler yapan şu sözde sosyal ağları artık ayara çekmenin zamanı gelmedi mi?

İnsanlığa kaybettirdikleri şeyler gerçek çok büyük… Zarar, ziyan çok büyük.

Sosyal ağ şirketleri, hiçbir mazeretle ifade hürriyetini engelleyemezler. Bu, büyük bir suçtur. Her hususun doğrusunu bilen tek taraf gibi davranamazlar. İnsanların kabullenişlerini, fikirlerini, tercihlerini, kararlarını yönlendiremezler. Bunu, insanlığın faydasını gözetiyormuş rolüne bürünerek de yapamazlar. Mahkeme kararları olmadan içerik kaldıramazlar.

Mehmet Fahri Sertkaya

Mehmet Ceyhan, gerçek Mehmet Ceyhan değil

O birbirine tezat cümleleri söyleyen Mehmet Ceyhan, gerçek Mehmet Ceyhan değil. Artık dünyamız üzerindeki biyonik robotlarda “olağan üstü” derecede sorunlar yaşanıyor. Bu sıkıntıları daha da artacak. Yakın gelecekte dünya üzerindeki pek çok etkili ve yetkili kişiye su-i kastlar yapılacak ya da trafik kazaları yaşacaklar. Bir şekilde aniden ölecekler. Çünkü biyonik robotlarla dünyayı karıştırma devrini sona erdirdik. Hepsini hızlıca oyundan düşürmek zorundalar.

Mehmet Fahri Sertkaya

Korona virüs ve aşı oyunları…

Herkes tartışıyor, “Laboratuvar ürünü olan Covid-19’u ABD mi üretti yoksa Çin mi üretti.” diye…

Aslında ikisi de üretti. Daha önce de bu konuda birkaç satır yazmıştım. Bu virüs önceleri ABD’de üretilmeye başlandı ve sonra Çin’de Vuhan’daki o meşhur laboratuvara götürülüp oradan yayıldı. Hatta daha önce yine yazmıştım, aynı anlarda İspanya’dan da yaydılar.

Bunları yapanlar ABD ve Çin devletlerinin resmi kimlikli adamları olabilirler ama oyun içinde oyunlar vardı, var.

Yeşiller, hem ABD içindeki hem de Çin devleti içindeki adamlarını bu işte kullandılar. Hem de daha başka devletlerdeki adamlarını da daha az oranda olsa da kullandılar. Covid-19, bu güne kadar dünyamızda yayılmış yüzlerce bazı başka virüsler gibi uzaylılar tarafından üretildi, programlandı. Bu defa fark şu ki çok kapsamlı ve büyük ve uzun süreli bir plan yapıldı.

Yeşiller, bütün dünya insanlığına düşmanlar ve toplu bir yok oluş istiyorlar. Dünya insanlığı, gezegenine kıymet vermemiş, sahip çıkmamış, korumamış ve hor kullanmış ve bunun neticesi olarak da küresel ısınma yaşanmış, hayvan türleri yok olmuş, iklimler bozulmuş, kutuplarda buzullar erimiş, tabii felaketler hakim olmuş ve dünyada hayat sona ermiş gibi görünsün istiyorlar. Bunun için dünyada güçlerinin yettiği her şeyi düzenleyip yönlendirirken, bir yandan da sık sık virüsler yayıyorlar.

Bir yandan virüsleri yayıp zarar verirken, bir yandan da bu virüslere karşı geliştirildiği iddiası ve aşı ismiyle bazı kimyevi maddeler yayıyor ki darbe üstüne darbe vurmak için…

“Biontech Pfizer aşısı” denilen şey de bunlardan sadece biri…

Covid-19’u laboratuvarda üretirken şu şekilde programladılar ve şunları hedeflediler:

  • İleri yaşlarda olup da sürekli olarak devletlerin sigorta sistemine, sağlık sistemine, belediyelere ve bütün resmi kurum ve kuruluşlara yük olduklarını düşündükleri dünya insanlarını önden öldürmek.
  • Yaşlıları öldürerek, insanların arasında tecrübeli, bilgili, gün görmüş, iyi niyetli, ağır başlı ve denge unsuru olan tabakayı yok etmek. Böylelikle maddi, manevi, ahlaki dengenin daha da hızla sarsılmasını sağlamak. Dünya insanlarını daha da maddiyatçı, hoş görüsüz, kavgacı, sert davranışlı hale getirmek.
  • Dünya insanlarından genç ya da orta yaşlarda olup da bağışıklık sistemi zayıf olanları ve de ciddi rahatsızlıkları olanları hızlıca öldürmek. Böylece dikkat çekmeden ve ani/sert tepki ile karşılaşmadan nüfusu kısa sürede kırmaya çalışmak.
  • Dünya insanlarını ilaçlara bağımlı hale getirmek. Bu sözde ilaçlarla hem para kazanırken, kontrolleri altındaki devletleri ve dev şirketleri ihya ederken hem de insanların genetik kodlarını bozmak.
  • Yasaklamalarla, kısıtlamalarla dünya üzerindeki normal faaliyetleri engellemek. Bu vesileyle insanları yalnızlaştırmak, bilişim teknolojilerini daha fazla kullandırıp oradan bütün faaliyetlerini izlemek ve onların kabullenişlerini yapılan/yayılan yayınlarla yönlendirmek ve dönüştürmek. Bu vesileyle aile, akraba, arkadaş ziyaretlerini/bağlarını kopartmak. Geçim temini için yapılması zaruri olan çalışmaları, imalatı, ticareti baltalamak ve dünya insanlığının toptan ve çok sert bir felakete sürüklenmesini sağlamak.
  • Panikler, yasaklamalar, kısıtlamalarla, basın ve medya baskısıyla sağlanan olağanüstü hal ortamında, virüs bulaştığı iddiasıyla hastahanelere dolacak yüzbinlerce insanı organları için öldürmek ki bunu büyük çapta yaptılar ve halen yapıyorlar.

Bunlar, onlarca senedir dünyamızdaki temizlik malzemeleri sektörünü hatta kozmetik sektörünü bile dünya insanlığının felaketi olacak mahiyette şekillendirdiler. Bu konularda çok tecrübesiz ve çok acımasızlar.

Hülasası şudur ki çıkartılan/yayılan virüslerle aslında bir dünya planlaması, bir insanlık planlaması hedeflediler ve epeyi de yol aldılar. Lakin bunun bir de sözde aşılar kısmı var.

Çin’den olsun, Almanya’dan olsun, başka ülkelerden olsun, fark etmez.

Bu uzaylı türler, virüsü yaydıktan sonra şimdilerde yaymaya başladıkları sözde aşılarla daha da acımasız şeyler planlıyorlar.

Bu sözde aşılar, en öncelikli olarak dünya insanlığının genetiğini değiştirmek için programlandılar. İnsan beyninin faaliyetlerini sınırlamak. İnsanları daha idraksiz/şuuru zayıf hale getirmek… İnsanların daha bencil ve saldırgan tavırlar sergilemesini sağlamak… İnsanları kısırlaştırmak ve nesli azaltmak… Hormonal dengeyi bozmak…

Aşı denilen ve insanlığı perişan etmek için hazırlanmış o kimyevi maddelere mecbur ve mahkum değiliz.

Birçok hükumet yazdıklarımı dikkate alıp da Covid-19’a karşı terkipler hazırlattı ve faydalı olduğu hemen görüldü. Bu liderler, bu terkibie birkaç şey daha ekleterek oluşturdukları karışımları ilaç alternatifi olarak milletlerine de duyurdular ve yaşanana kendiler hala inanamıyorlar.

Bu gibi virüslere karşı kullanılacak terkip aslında nispeten çok basit ve masrafsız bir terkip… Artık bunu, bütün hükumetler bir şekilde milletlerine duyurmalı.

İyi kalitede kurutulmuş kuru incir küçük küçük doğranacak ve hakiki zeytin yağına katılacak. Ardından bu karışıma çörek otu yağı ve nane yağı katılacak. Bir hafta kadar serin ve güneş görmeyen yerde bekletilecek ve sonra sabahları bir ya da iki kaşık bundan yenilecek. Yerken yağ karışımı da bol miktarda mideye girecek.

İmkanı olanlar bu karşıma limon yağı, portakal yağı, ceviz yağı ve fındık yağı da katarlarsa daha da tesirli, faydalı olur.

Denemesi zor değil. Deneyen hükumetlerin aldıkları netice gözler önünde. Bakmayın kendi ülkelerindeki bilmem hangi şahsın mucizevi terkibi diyerek duyurmalarına. Onların hepsi bu dünyaya duyurduğum terkibe dayalı ve faydası hemen görülmüş şeyler.

Mehmet Fahri Sertkaya

Dünyada artık Covid-20 de yayılıyor.

Dünya insanlığına bu gerçek artık açıklanmalı

Dünyada artık Covid-20 de yayılıyor.

Covid-19 gibi Amerikan/CIA üretimi olan Covid-20 bir süredir dünyanın her yerinde görülüyor. Baştan beri “İkinci dalga” deyip duran yetkililerin çoğu, Covid-19’un ardından Covid-20’nin geleceğini biliyorlardı. Bu, en baştan çalışılmış, kararlaştırılmıştı.

Bir süredir Türkiye’de de Covid-20 vakaları görülüyor. Sağlık Bakanlığı “Virüs (Covid-19) mutasyona mı uğradı” diye ülke genelinde araştırmalar/tetkikler yaptırıyor ama bu acımasız planın bir parçası… Yeni bir virüs dolaştığını o sağlık bakanı Koca da onun sözde bilim kurulundaki gizli Yahudi ve gizli Hıristiyan vatan hainleri de biliyorlar. Covid-19 ülkemize gelip iyice yayılmadan aylar öncesinden tedbirler alabilirlerdi, almadılar, gelmesini ve yayılmasını beklediler. Şimdi de Covid-20’nin iyice yayılması için zaman kaybettiriyorlar.

Mehmet Fahri Sertkaya

Gerçeği görmek için acele etmek gerek…

Bu yıl içinde yaşanan büyük orman yangınları ve hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde yaşanması ve korona dahil olmak üzere pek çok büyük sorunun arkasında, dünyaya düşman olan uzaylı insan türleri var. Bu sene bunca felaket suni sebeplerle yaşandı.

Yeşiller ve Griler başta olmak üzere bu düşman türler, kontrollerinde tuttukları ABD ve Çin gibi devletlerin elinde mevcut olan en yüksek teknolojileri, HAARP da denilen iklim ve deprem silahlarını da kullandılar. Bazı zamanlar uzaydan bu ülkelere ait uydular ya da kendilerine ait uzay araçları ile de dünyamıza saldırılar yapıldı.


Dünyanın ciğerlerini yakan onca büyük orman yangınına, uzaydan gönderilen yakıcı lazer darbeleri de sebep oldu. Bunları o büyük orman yangınları başladığında sıcağı sıcağına yazmıştım ve bu Telegram kanalının geçmişinde bulunabilir.

Hedeflerini yukarıda yazmıştım; “Dünyada insanlar doğru düzgün yaşamadılar, tedbirsiz ve umursamaz oldular. Pek çok hayvan türünün nesli tükendi. Plastik başta olmak üzere türlü katı atıklar, denizlerin de kirletilmesi ve onlarca balık türünün de yok olması ve ayrıca atmosfere salınan zararlı gazlar da dengeyi bozdu ve küresel ısınma başladı. Bütün denge bozuldu ve ayrıca mani olunamayan tabii/doğal felaketler de üst üste geldi de dünya yaşanamaz bir yer oldu” gibi gibi yorumlanacak bir sürecin sonunda dünya insanlığını yok etmek…


Bitmedi…

Ellerinde, yanardağları aktif hale getiren ve patlamalarına sebep olan teknolojiler de var. Bunların uçan dairelerinin hiç zorlanmadan yanardağların içine girdiğini gösteren çok sayıda video kaydı çekilmiş ve dünyamızda mevzu edilmişti.

Son zamanlarda yanardağların faaliyete geçip durmasının arkasında da suni/yapay sebepler ve düşman uzaylı türler var.

Şunca şeyi anlatıyorum, bir bir çıkıyor da şu şartlar dahilinde hangi ülkenin reisi “Çin aşısı” denilen o aşıyı satın alıyorsa ve milletine resmen/kanunlarla zorlamasa da aldığı kararlar ve devlet gücüyle yaptığı uygulamalarla zorda bırakarak vurduruyorsa, vurduracaksa, o kişi bir dakika bile beklenmeden devrilmeli ve milletine, dünya insanlığına ihanetten tez vakitte yargılanıp ipte sallandırılmalı.

Çünkü o aşı “Çin’in geliştirdiği korona aşısı” değil, o aşı Yeşillerin sinsice ürettiği ve dünya insanlığını mahvetmek istediği bir aşı…

Şu anda dünya üzerinde “korona virüsü aşısı” denilen aşılar içinde, korona virüsüne karşı gerçekten koruma sağlayan hiçbir aşı yok. Rusya’nın aşısı hariç diğerlerinin tamamında insanlığa karşı art niyet var ve uzun vadeli zarar verme maksadı var.

Rusya’nın Sputnik V aşısında böyle bir zarar vermek kastı yok ama o da para tuzağından başka bir şey değil… Bir faydası yok.

Hep söyledim ki koronaya gerçekten bir çare bulunsa, başka başka virüsleri de yayacaklar. Sineklerle uğraşmak yerine bir an önce bataklığı kurutmak şart. Herkesin kendini düşündüğü ve kendini kurtarmak ve sıkıntıya düşmemek istediği bir dünyada ise o bataklık kurutulamaz.

Dünya insanlığına korona aşısından önce lazım olan şey ahlak… Ahlak, gayret, mücadele…

Mehmet Fahri Sertkaya

Bu millet akıllanmaz, artık ilahi azabı hak etti!

Aylardır söylediğimiz, yazdığımız herşey gerçekleşti, gerçekleşmeye devam ediyor.

Bu millet akıllanmaz, artık ilahi azabı hak etti!

Koronanın tedavisi MFS eliyle olacağını yazdık, her sözümüze itimat ettiniz, bu dediğimizi ciddiye almadınız.

Ama her şerde bir hayır vardır. MFS’ nin içeride olması milletin dışarda hastalanması, ölmesi, hepsi vatandaşların titreyip kendine gelmesini sağlayacak.

Ama daha çok uzun süreceğe benziyor bu hastalık, çünkü Solomon Soysuz olayında bile millet hâlâ akıllanmamış, koca koca adamlar, ağlayanı mı dersin, intihar etmeye çalışanı mı dersin, ne derseniz deyin, bu ülkemizdeki münâfıklar topyekûn hezimete uğramadan, insanlar gerçeği görmeden, bu azap bitmeyecek.

Takipçilerimiz merak ediyordur, neden eskisi gibi yorum yazılmıyor diye.

Böyle olması gerekiyor bu önümüzdeki zorlu imtihanı sadece hak eden geçecek. Artık kolaylık sağlamak, insanlara yön vermek olmayacak. Merkezimiz bile artık nasihat etmiyor insanlara. Bu saatten sonra hak eden hakettiğini yaşayacak.

Yeri gelmişken ne yaparsanız yapın, Allah nurunu tamamlayacak, yaklaşıyor yaklaşmakta olan.

Mehmet Fahri Sertkaya