Etiket arşivi: Gizli Ermeniler

Genelkurmay eski başkanlarından Necdet Özel bir gizli Ermenidir.

Genel Kurmay eski başkanlarından Necdet Özel bir gizli Ermenidir.

Bu güne kadar hep içinde bulunduğu gizli Ermeni çetesi (içimizdeki Ermenistan) sayesinde yükseltildi ve mühim makamlara/rütbelere getirildi.

Hep içimizdeki Ermenistan’a hizmet etti ve halen de ediyor. Bağlantıları hep gizli Ermeni ve kara paracı vatan haini kişilerle…

Buna rağmen, daha sonra adı FETÖ’ye çıkan ve gizli Ermenilerle gizli Yahudilerin bir ihanet projesi olan teşkilatla/cemaatle de çok yol aldı. Türkiye’deki en gerçek ve en önde gelen FETÖ’cülerden biri de Necdet Özel’dir. Halen de aktif bir FETÖ’cü liderdir. FETÖ’ye halen hizmet etmektedir.

Bunlar, nesiller boyunca zaten bizlerin arasında Türk ve Müslüman ya da Kürt ve Müslüman rolü oynayarak gelmiş aileler, aşiretlerdir ki Türkiye’deki türlü ihanetlerin ve acımasız kara para işlerinin hep içindeydiler, içindeler. FETÖ’cü takıldıkları zamanda da bu ihanetlerini ve kara para işlerini hiç terk etmediler.

Uzun uzun daha önce detayları ile anlattığım bazı dengeler/gerçekler biliniyor ki Türkiye’de özellikle son dönemde içimizdeki Ermenistan ile içimizdeki İsrail’in arası iyice açıldı. Gizli Ermeni çetesi, gizli Yahudilere çok bilendi. Bu gizli Ermenilerin arasından zayıf düşenler, zarara uğrayanlar, intikam almak isteyenler ama alamayanlar çok oldu.

İşte bunlardan biri de Necdet Özel oldu. Son yıllarda Ankebut Operasyonu başlayınca Ankebut Ağına yani Yahudilere çok büyük darbeler vurmak isteyenlerden biri olarak o da rolünü oynamaya ve iyice Müslüman ve vatansever görünmeye başladı.

Aslında hedefi öncelikle intikam almaktı. Sonra biraz zaman alsa da eski güçlerine kavuşmak, kara para işlerini ve kaybettikleri önemli makamları/rütbeleri geri almaktı. Bu nedenle pek çok vatansever kişi ile paslaştı ve paslaşıyor. Bu vatanseverlerin büyük çoğunluğu Necdet’in gerçek yüzünü, gerçek hedeflerini ve bağlantılarını hala bilmiyorlar. Nasıl oyunlar oynadığını, nasıl bir oyuncu olduğunu hala bilmiyorlar.

Necdet, Ankebut Operasyonu başladıktan bu güne kadar, vatansever operasyonları gibi gösterdiği bazı operasyonlar yaptırdı. Ankebut Ağının uyuşturucularına, silahlarına, paralarına çöktü. Adımı da sık sık kullanmaktan ve operasyonları bana yüklemekten çekinmedi. İsmimi kullandığı için taraflar onun/operasyonların üzerine gidemedi. O mallar nakite çevrildi ve Necdet ve şürekası Karun misali vurgun vurdu. Hala da bu şekilde devam edebileceklerini zan ediyorlar. Ayrıca Necdet sürekli olarak başka devletlere, gizli servislere Türkiye’ye dair istihbaratlar da satıyor. Necdet, benzerleri gibi aslında sadece paraya tapıyor.

Şu Necdet ile teması olan bütün gerçek/samimi vatanseverler, öncelikle kendilerini emniyete alıp sonra aralarındaki çürükleri temizleyerek, en kısa sürede yeniden teşkilatlanmalılar. Bu süreçte ben kendilerine fayda sağlayacak hamleler de yapacağım.

Dikkat edilsin Necdet, Doğu Perinçek’le ve Ruslarlar paslaşacak.

Mehmet Fahri Serkaya

Tayyip var Tayyip…

Tayyip var Tayyip…

“Kripto para vurgunlarının arkasında kimler var?” diye programlar yapıyorlar.

Kimler olacak, Tayyip ve çetesi var. AKPKK var. Gizli Yahudiler, gizli Ermeniler, mason tarikatı var. Onların oyuncağı olmuş MİT var. Yabancı devletlerin gizli servisleri ve mafyaları da var.

O Tosuncuk var ya, hani şu Çiftlik Bank denilen Mehmet Aydın, onu da bile bile yakalamadılar, yakalamıyorlar. Çünkü işin içinde resmi kimlikli ve çok tepe noktalarda kişiler de var. Evinin yolunu bulabilecek kadar aklı olan herkes, o Tosuncuk’un da bilerek yakalanmadığını, getirilmediğini ve cezalandırılmadığını anlayabilir. Mağdur ettiği kişilerden bazıları gidip Tosuncuk’u kaç ülkede buldu da koca devletimiz mi bulamıyor.

Tosuncuk da karısı da gizli Yahudi kişiler. Bu kripto para dolandırıcılığını yapanların büyük çoğunluğu gizli Yahudi kişiler. Bunlara teknik destek veren bilişim uzmanları bile çoğunlukla gizli Yahudi kişiler.

Thodex’in sözde kurucusu Faruk Fatih Özer gerçekte gizli Hristiyan Rum…

Lakin bağlantıları daha çok sektördeki gizli Yahudilerle. Faruk Fatih resmiyette gösterilen bir piyondan başka bir şey değil. Sadece şu Thodex’e neşter vurulsa arkasından yol bakanlara, Tayyip’e, AKPKK’ye çıkıyor.

Mehmet Fahri Sertkaya

Bizim sabrımızı zorlamasınlar

Türkiye’deki Ermeniler, şu anda bile çok perişan haldeler. Sürekli olarak Avrupa devletlerine haberler gönderiyorlar. “Yeter artık. Biz de burada çok sıkıntı çekiyoruz. Şu sorunları bir şekilde çözün. Ya anlaşın ya yenin, bir şeyler yapın. Biz burada sizin için her şeyi yapıyoruz. Bizi koruyun.” diyorlar.

Aslında iyi günlerini yaşıyorlar. Bu küstahlıklar, bu ihanetler, bu damarımıza basmalar, bizim devletimizde bize ayar çekmeye kalkmalar bu şekilde devam ettirilsin de bakalım daha başlarına neler neler geliyor. ABD mi, Avrupa mı, Çin mi, Rusya mı onları koruyabiliyor.

İşte şuraya yazıyorum. Bir anda on binlerce gizli Ermeni’yi toplayıp idam etmeye, milyonlarcasını zorunlu tehcir (sürgün) etmeye, zaten ihanetlerle, dolandırıcılıklarla ve kara paralarla elde ettikleri menkul ve gayr-i menkul varlıklarını hazineye geçirmeye hukuki zemin var.

Evet, Türklerin buna hakkı var. Buna bile o ABD ya da AB ya da başkaları mani olamazlar. Bizim sabrımızı taşırmasınlar. Bütün taraflar, atacakları adımların önünü sonunu hesap etsinler.

Mehmet Fahri Sertkaya – http://www.mfs.tv

Kara para işleri bozulanlar…

Türkiye’deki gizli Ermeni kara paracı siyasetçilerden, işleri her sahada çok bozulan ve bir çıkış yolu arayan kişiler var.

Rusya’nın sefil ve rezil hale düşmesine, aynı anlarda dünya siyasetinde pek çok konuda/ülkede sıkışmalarına, aynı anlarda dünyanın pek çok ülkesinde yaptıkları kara para işlerinin bozulmasına ve en çok da Türkiye’deki gizli Ermeni çetesinin yani İçimizdeki Ermenistan’ın çokça ifşa olup güç kaybetmesine artık tahammül edemiyorlar.

Zaten herkes Tayyip’ten bir şeyler yapmasını bekledi ve şimdilerde iyice anladılar ki Tayyip’in bize bir şey yapabilecek gücü yok.

Bu kara paracı Ermeni çetelerinin ellerinden bir şey de gelmiyor ve oturup kalkıp sürekli su-i kast planları yapıyorlar. Rusya’dan çok özel su-i kast ekipleri de getirmek istiyorlar. Birinci sıradaki hedef benim ama ülkemizdeki vatansever devlet yetkililerini ve subayları da su-i kastlarla oyundan düşürmeyi konuşuyorlar. Zamanında Ermeni terör örgütü ASALA’nın yaptıklarına benzer şeyleri peş peşe yapmak sevdasındalar.

Benim durduğum yerden mevzuya bakınca, herhangi bir sıkıntı görmüyorum. Çoğunu bana doğru hamle yapmak üzereyken oyundan düşürebiliriz. Tek tek de grup grup da yok edebiliriz. Az sayıda sızma olsa onları da mekanıma yakın yerlerde kolayca yıkabiliriz. Çok gürültü çıkar ama bu kısmı da artık Tayyip’in meselesi… Bu konuda daha fazla onu idare etmeyeceğim. Ben hep hukuki zeminde bir karışıklık olmasın diye dikkatli ve gayretli oldum. Ama artık karışacaksa saha, karışır. Biz adli yetkilerin karşısına dolu dolu çıkarız. Her şeyi güzel güzel anlatır ispat ederiz. Sonra nereye uzarsa oraya kadar uzanırız. Mafya mı, çete mi, CB külliyesi mi, bizim meselemiz değil.

Sahadaki bütün vatansever grupların öncelikle kendi emniyetlerine bundan sonra biraz daha dikkat etmesi ve sonra lüzumu halinde bu vatan haini ve insanlık dışı işler yapan çetelerin mensuplarına karşı hukuk dışına çıkmaktan çekinmemesi gerekiyor. “Siz kimin devletinde, kimin vatanında, kimin devlet adamlarına su-i kastlar yapacaksınız” diyerek sıkıp sıkıp CB külliyesinin kapısına atabilirler.

En tahammülsüz olduğum şeylerden biri, bir avuç kadar vatan haininin, bizim devletimizin gücü/kurumları ile bizi yok edebileceğini düşünmesi ve buna teşebbüs etmeye kalkması. Şu MİT’in içindeki Ermenileri de bu vesileyle belki daha kısa sürede temizleriz.

Mehmet Fahri Sertkaya

Ruhi Çenet ve Sümeyra Çenet kardeşler…

Mesala Ruhi ve Sümeyra Çenet ikilisi Youtube’da olağan üstü bir ayrıcalığa sahiptir.

Çok vasat işler yaparlar ama çok çok muazzam ve sarsıcı işler yapan Müslümanların, Türklerin hep açık ara önünde giderler.

Nedeni anlattığım gibi… Ruhi ve Sümeyra da gizli Yahudiler.

Biz dahil, on seneden fazladır çok sayıda gerçek Türk ve Müslüman TC vatandaşı Youtube’da çok ama çok sarsıcı işler yapmak istedik. Hepimiz yok edildik. Gün geldi, ben bunların bu gerçek yüzünü, bu azılı Türkiye, Türk ve İslam düşmanı yüzünü somut şekilde gözler önüne seren görüntüler de yayınladım.

Youtube’un köşeye sıkıştığı anların ekran görüntülerini, teknik delillerini de yayınladım. Gerçekten bir hukuk devletinde o gün o devlet Youtube’un üzerine çökerdi. Olması gerektiği kadar sert, büyük ve kararlı bir tepki gösterirdi. lakin bu yapılmadı. Çünkü Türkiye siyasetinde de Youtube’da olduğu gibi Yahudiler, Satanistler, Masonlar, kara paracılar, pislik herifler, ahlak düşmanları, namus ve din düşmanları, çocukların ve bebeklerin düşmanları, insan katlederek ayin yapan insan şeytanları dolu…

Ruhi’nin ve Sümeyra’nın videoları, dünyanın dört bir yanından çalınmış, kopya edilmiş videolar.

Milyonlarca Türkiyeli’ye kısa sürede yüzlerce mühim meselede tesir eden bu iki kişi, senelerdir önde gelen Youtuberlar arasında olmalarına rağmen, bu gün bile hala videoları çalıntı videolar.

Bu gizli Yahudi kişilerin doğru düzgün zekaları, çalışmaları/gayretleri, bir konuda uzmanlıkları, kaliteli iş yapabilecek vasıfları yok. Metinler çalıntı. Fikirler çalıntı. Araştırmalar çalıntı. Kaynak göstermeden herkesten işlerine gelen bir şeyleri toplayıp bir araya getirip yayınlıyorlar.

Benden de onlarca sarsıcı fikir/iddia çaldılar. Anlaşılmayacak zan ediyorlar. Milyonlarca insanı ahmak da zan ediyorlar. Akademi Dergisi damarlarında kan olmuş akıyor, buna mani olamıyorlar ama bunca güzellikten, insanlıktan, ahlaktan, mertlikten, iyi niyetten ve insanlığa hizmetten nasiplenmek yerine, benden aldıkları konuları bile aksine art niyetle kullanıyorlar. İnsanlığın tamamına düşman bunlar…

83 milyonluk ülkede, Youtube bu oyunu ne kadar daha oynayabilir. Ne kadar daha bu milleti dönüştürmek için çırpınabilir, şeytanlıklar yapabilir. Ne kadar daha milyonlarca gerçek Türk’ün sesini, taleplerini bastırabilir. Ne kadar daha şu ahmak, alık, tembel, gayretsiz, kabiliyetsiz gizli Yahudilerle ve Ermenilerle iş tutarak Türkiye’ye gizlice ve sinsice saldırabilir.

Ruhi ve Sümeyra böyle de diğerleri farklı mı… Belki birkaç tane zeki ve çalışkan gizli Yahudi kişiler var Youtube’da ama onların Türk’e ve İslam’a düşmanlık etmek için konuları zorlama şekilde yorumladıkları ve beyin yıkamaya çalıştıkları gözler önünde. Anlamayanlara bunu anlatmak ve fark ettirmek ise yarım saat bile almaz.

Evet, Türkiye’de Youtube’un fişini çekmek yarım saat bile almaz. Bunların bir çoğu insan katledilen Satanist ayinlerine de katılıyorlar. Sadece bu konudan başlatılacak bir soruşturma bile sadece Türkiye’yi değil, dünyayı sarsar.

Mehmet Fahri Sertkaya

Bilmeniz gereken mühim bilgiler var.

Gelişmeleri doğru okumak ve doğru/isabetli kararlar almak için bilmeniz gereken mühim bilgiler var.

  • Mehmet Haberal suretindeki biyonik robotun içindeki yeşil uzaylı, Putin’e talimatlar veriyor. Çünkü Putin’in içindeki yeşil uzaylının amiri o…
  • Haberal suretindeki biyonik robotun içindeki yeşil uzaylı çok fena hallere geldi ve değiştirildi. Bu yeni gelen yeşil kişi de yine Putin’in içindeki yeşil kişinin amiri konumunda.
  • Putin de Haberal da ne yapacaklarını bilmez hallerdeler. Çok fena köşeye sıkıştılar.
  • Türkiye’deki gizli Ermenilerden de çok şeyler beklediler ama umduklarını bulamadılar. Bu da onları çok sıktı.
    Çok ama çok kritik karar değişikliklerine sebep olacak ve dengeleri oynatacak mühim bir bilgi de şu:

1945’ten bu yana bu dünyada nükleer savaşlar yaşanmadı. Buna uzaylılar sebep oldular. Yüzlerce farklı uzaylı insan türünün dünyamızla alakası var. Bunların arasında müslüman türler de var ve bu güne kadar bir daha nükleer bombalar kullanılmasına Müslüman türler izin vermediler. Hala izin vermiyorlar. 3. dünya savaşı süreci diyeceğimiz şu süreçte de izin vermeyecekler.

Bu hususlarda dünya basınına ve medyasına yansımış çok sarsıcı bilgiler dahi var. Çok seneler önce bunları derleyip paylaşmıştım. Amerikalı ve İngiliz emekli subaylar, ağız birliği yaparak “Nükleer bombalarımızı uçan daireler tesirsiz hale getiriyorlar.” demişlerdi. Milletler arası toplantılar ve sonrasında basın açıklamaları da yapmışlardı. Çok yüksek sayıdaki bu emekli askerler, kimliklerini de gizlemediler, gizlemiyorlar. Hatta NASA astronotları arasından bile bu sarsıcı gerçeği itiraf edenler olmuştu.

Rusya’nın veya Çin’in nükleer bombaları veya başka devletlerin nükleer bombaları, bu 3. dünya savaşı süreci boyunca kimse için caydırıcı bir güç değil.ilmeniz gereken mühim bilgiler var.

Mehmet Fahri Sertkaya

Semih Yalçın…

Gizli Ermeni/Hristiyan Semih Yalçın’ın, dün, o kadar köşeye sıkıştıkları zamanda Ruslarla paslaşması, onlara destek olmaya çalışması, Türkiye’nin ve hükumetin haline ve kararlarına dair kritik istihbarat vermesi gözümüzden kaçmadı. Görmemiş değiliz. Her yanlışa hemen müdahale etmeye kalkanlardan da değiliz. Bir kenarda notu dursun, doğru zaman gelince bu kadar büyük bir yanlışa icap eden karşılığı veririz.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

..

Halis Ece de gizli Ermeni/Hristiyandı

Salim Dağ ile ve cemaatimizdeki türlü münafıklarla arası hep iyi olan, metafizikle çarpılıp öldüğü güne kadar merkezimize hep baş belası olan, her türlü kötü ahlakı bulunan, bu hali sıfatına vuran ve sıfatına bakılamayan, huysuzluğundan/geçimsizliğinden yanına yanaşılamayan Halis Ece, gizli bir Ermeni ve Hristiyandı.

Ülkemizdeki gizli Ermeni/Hristiyan çeteleriyle bağlantılıydı. İyi de bir üfürükçüydü. Durmadan birilerine büyüler yapardı ama yaptığı kişiler çoğunlukla iyi kişiler, samimi kardeşlerimiz ve hocalarımız olurdu. İblis kadar kibirli, bencil, hasetçi biriydi. Kimin güzel bir huyunu ya da iyi/faydalı bir işini görse haset eder ve hemen büyü yapardı. Diğer münafıklar gibi Halis Ece de büyüklerimize sürekli büyüler yapardı. Bana da az büyü yapmadı.

Merkezi hiçbir zaman takmadı. Emirlere itaat etmedi. Son senelerinde üzerine çok gittim ve nihayet bu halini açıkça yazmak zorunda kaldı. Sayfalarını kapatmadı da “Burada hayırlı bir hizmet veriyoruz. Bunları kapatmaya kimin ne hakkı var.” şeklinde mesajlar yazdı.

İşte bunlar gerçek Süleymanlılar gibi göründüler, senelerce dipleri oyuldu ve son çare olarak Akademi Dergisi’nin yasaklandığı şeklinde bir oyun oynadılar.

Mehmet Fahri Sertkaya

Yusuf Büyükgöze aslında Yahudi kökenli birisi…

Cemaatimiz içinde hemen herkesin duyduğu bildiği Yusuf Büyükgöze aslında Yahudi kökenli bir kişidir.

Cemaatimizin içine sızıp yükselmiş çok sayıdaki hain gizli Yahudilerden biri… Soyadı bile bir kodlama olan Büyük Yusuf, hiçbir zaman bu yolun gerçek bir mensubu olmadı. Yahudilerle, Masonlarla halen bağlantılı. Bu güne kadar binbir türlü zarar ziyana sebep olduğu gibi Akademi Dergisi hakkında uydurma, gerçek dışı bir yasaklama yazısının dağıtılması kısmında, bu alçaklığı yapan hainlerle ittifak halindeydi. Gizli Yahudi Salim Dağ ile de çok yakındı, beraber ihanetler ederlerdi.

Büyüklerimizin emirlerinin cemaatimizin tabanına tam ve doğru manasıyla ulaşmasına hep maniler çıkarttılar, çıkartıyorlar. Ayrıca tabanın vaziyetinin ve meselelerinin büyüklerimize tam ve doğru haliyle aktarılması kısmında da kasten sorunlar çıkartıyorlardı, çıkartıyorlar.

Bunların ihanetlerini, bu yola, bu davaya verdikleri zararları birkaç satırla anlatabilmek mümkün değildir.

Mehmet Fahri Sertkaya

ÖNDER’in kurucusu ve ilk başkanı Mehmet Yahya Kutluoğlu gizli bir Hristiyan’dı.

Hayatı bu millete ve devlete ihanetle geçti. Soyunun bir yanı Rum, diğer yanı ise Ermeni…

Rum olsun, Ermeni olsun, Hristiyan olsun ya da başka bir inanç sistemine mensup olsun, bizi rahatsız etmezdi. Şayet gerçek kimliği ve inancıyla açıkça meydanda durarak yaşasaydı. Lakin o da Türk ve Müslüman rolü oynayarak, hatta bir de davamızın mücadelesini veriyor gözükerek çok büyük ihanetler eden hainlerden biri olmayı tercih etti. Tıpkı Karamollayan gibi…

Mezarı derin, azabı elim olsun. Amin.

Bu arada merak edenler olur, yazayım. Mehmet Yahya Kutluyan bir süredir metafizik sinyallere maruz kalıyordu. Zaten böyle ileri yaşlarda olup rahatsızlıkları da olan kişilerin bu sinyallerden kurtulmaları pek kolay değil.

ÖNDER’in Yönetim Kurulundaki:

Kamber Çal: Alevi-Ermeni karışmış bir soydan geliyor. Kendini daha çok Alevi olarak biliyor/görüyor. Müslüman nesillerin ifsad edilmesi için ekibiyle çırpınıyor. İmam Hatipler üzerinden Ehl-i Sünnet itikadının bozulması, en öncelikli hedefi… Bunun haricinde ekibi gibi kendisi de zimmete para geçirme, rüşvet dahil pek çok suçu da işledi, işliyor. Lükse, özel içkilere, gece hayatına, kadınlara çok düşkün ve bu yönü çok kimse tarafından biliniyor.

Abdullah Ceylan: Yahudi-Ermeni karışmış bir soydan geliyor. Kendisini daha çok Ermeni ve Hristiyan olarak görüyor. Ekipteki diğer kişiler gibi türlü suçlar işledi, işliyor. Hedef hep aynı: İhanet, ifsad, çökertme, maddi menfaat…

Mehmet Sönmez: Rum-Ermeni karışık bir soydan geliyor. Rum yanı ağır basıyor. Anladığımız kadarıyla kendisinin kökeninde Ermenilik olduğunu bilmiyor.

Ahmet Kaan: Gizli Ermeni ve Hristiyan.

Emrah Baranoğlu: Gizli Ermeni ve Hristiyan

Sabri Çelebioğlu: Gizli Ermeni ve Alevi karışmış bir soydan. Kendini Ermeni olarak görüyor. Aslında bunların dedeleri Ermeni olduklarını gizlemek için Alevi rolü oynadıkları sırada, ister istemez Alevi kesimin içine karıştılar. Kız aldılar, verdiler ve akraba oldular.

Faik Tanrıkulu: Rum kökenli olsa da Yahudiliğin de karıştığı bir soydan geliyor. Kendini Yahudi olarak görüyor.

Murat Aslan: Gizli Yahudi

İsmail Çakır: Gizli Rum-Ermeni karışık bir Hristiyan soydan geliyor.

Ali Osman Kuşakçı: Soyu Türk-Müslüman olarak gelmiş bir soy. Kendisi ÖNDER’in ne olduğunu, gerçekte neler yaptığını biliyor ve bile isteye bu suçlara ortak oluyor.

Sinan Özyurt: Rum-Yahudi karışık bir kökenden geliyor ama Rumluğu ağır basıyor. Hristiyanlık üzere ibadet ediyor.

Resul Çiftçi: Çok karışmış ama Hristiyan Ermeni yanı baskın olan bir soydan geliyor.

Elbette ki bu kadroda misyonerlik faaliyetleri de var. Çok çok az kaldı, Süleymanlıların İmam Hatip Mektepleri projesine ve Diyanet İşleri Başkanlığı’na neden baştan beri kararlılıkla soğuk durduğunu cümle alem tartışmaya mahal kalmayacak katiyette anlayacak.

Mehmet Fahri Sertkaya

Etkisiz eleman

Gizli Hristiyan Karamollaoğlu, HDPKK’nin artık kapatıldığını, buradan geri dönüşün olmadığını, bundan sonra HDPKK’nin kapatılmaması için mücadele etmenin, varlık göstermenin, restleşmenin manasız olduğunu ifade eden konuşmalar yaptı.

Gizli Hristiyan Davudoğlu da bu gerçeği kabullendiğini ifade etti ama “Yine de bizimle beraber olmalısın. Bu noktaya gelmişken bizi yalnız bırakamazsın. Mücadele etmelisin.” tarzı çıkıştı.

Neticesiz ve faydasız bir görüşme oldu. Karamollaoğlu’nun Davudyan’a, Kılıçdaryan’a hiç güveni yok. Kendisini kullanmak istedikleri kanaatine sahip. Ben de neyi kullanmak isteyeceklerini uzun süredir anlayamıyorum. Karamollayan’ın Türk siyasetinde bir nüfuzu, tesiri yok. Tabanı yok, oyu yok. Milli Görüş dedikleri ve bizim uzun zamandır Zilli Görüş dediğimiz şey çoktan buz oldu, eridi, bitti. Erbakan hayatta iken bile son zamanlarında vaziyet buydu. Bu gizli Ermeni çetesi, sözde Müslüman özde İslamcı bir avuç lüzumsuzu muhatap alarak siyaset yapan Karamollayan’ı elinde tutmak istiyor. Onu varlıkta tutmaya çabalıyor, onu sürekli mevzu ediyor. Yoksa onu duyan, bilen olmayacak.

Bu, gizli kimlikli ve hain emelli bu şahısların köklerinden gelen bir birlik mücadelesi gayretinin tezahürü olsa gerek. Yoksa siyasi sahaya bakanlar, tuhaflığı hemen görebiliyorlar. Etkisiz elemanın siyasetin olağan akışı dışında çok tuhaf şekilde sürekli muhatap alındığını görebiliyorlar.

Bu gerçeği, Karamollayan’ı lider tanıyan o bir avuç lüzumsuz zilli görüşcü tabanı göremiyor mu? Görüyorlar da rahatsız mı olmuyorlar?

Mehmet Fahri Sertkaya

Teröristlerin maskesi: demokrasi…

Herkes rengini daha da açıkça belli ediyor

Terörün, teröristlerin, katliamcı canilerin destekçisi gizli Hristiyan Temel Karamollaoğlu konuştu: Siz birini kapatırsınız bir başkası çıkar

Çoğunlukla gizli Hristiyan hainlerle, teröristlerle dolu Saadet Partisi’nin Genel Başkanı olan, son dönemde iyice gizli Ermeni/Hristiyan çetesi mensubu siyasetçilerle yakın olan, bu yakınlığı ve ortak hareket tarzını iyice zahir eden, Cumhurbaşkanı seçimi sürecinde bile gizli Ermeni/Hristiyan Abdullah Gül’e destek veren Karamollaoğlu, son çıkışlarıyla da hiç şaşırtmadı.

Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu haftalık basın toplantısında gündemdeki konuları değerlendirdi. SP lideri, memleketin HDPKK teröründen ve ihanetinden kurtulması için herkesin çırpındığı şu günlerde, “HDPKK’nin kapatılması” tartışmalarına ilişkin bir soruya da kendisinden beklenen cevabı verdi. Siyasi partilerin demokratik hayatın vazgeçilmez unsurları olduğunu belirterek laf yuvarlayan Karamollayan “Siz birini kapatırsınız bir başkası çıkar” diyerek “Kapatabilseniz ne olur, yenisini açarız” mesajı da verdi.

Mehmet Fahri Sertkaya