Etiket arşivi: Demokrasi

Herkes safını seçsin

Dünyanın dört bir yanındaki Türk ve İslam devletlerinin ve sivil toplum teşkilatlarının gür sesle tepki verme vaktidir. Şu an, bu teşkilatların içinde kimlerin samimi, kimin hain olduğunun test edileceği bir andır.

Dünyanın dört bir yanında hemen her gün “milletler arası hukuk”, “demokrasi”, “halkın kendi kendini yönetmesi”, “seçim hürriyeti”, “fikir ve vicdan hürriyeti” deyip duran bütün hükumetlerin, bütün siyaset partilerin, bütün sivil toplum teşkilatlarının samimiyet testidir bu yaşanan…

Herkes safını seçsin. Ruslar bu konuda yanlış kararı aldıkları ve işgale devam ettikleri andan sonra, bu sabah bile dünya başka bir dünya olacak.

Mehmet Fahri Sertkaya

Yeter artık!

Filistin’de yine kanlar akıtılmasının pek çok sebebi var. Netenyahu’nun ve şürekasının öncelikli hedefi iktidarda kalabilmek ama aynı anda organ hasatı da yapıyorlar.

Son iki gündür organ işinde iyice yol aldılar. Ölümcül olmayan yaralıları bile ölüme sürüklüyorlar ve organlarını çalıyorlar. Hamas da bu işte İsrail ile ortak çalışıyor. Hamas’ın idari kadrosunun İsrail’le, Yahudilerle, Satanistlerle, kara paracılarla hiçbir sorunu yok. Onlardan farkları yok. Onlarla birlikte çalışıyorlar.

Dünya bu insanlık dışı vahşete sessiz kalamaz. Gerekirse İsrail’e askeri müdahale ihtimali de konuşulmalı, ne gerekiyorsa yapılmalı ve dünya üzerinde bu kadar şeytanca bir çarkın devlet otoritesiyle işletilmesine asla izin verilmemeli. Bu güne kadar dünyanın dört bir yanından kaçırılmış insanlar ya da insan organları hep İsrail’e aktarıldı. Kendi ülkelerinden kaçırılarak İsrail’e götürülen ve bir daha kendilerinden haber alınamayan çocukların sayısı bile yüz binlerce… Netenyahu ve şürekası milletler arası mahkemelerde yargılanıp cezalandırılmalı. Sırp kasabı Miloseviç bile Netenyahu’nun yanında ak sütten çıkmış ak kaşık gibi kalır.

Mehmet Fahri Sertkaya

Teröristlerin maskesi: demokrasi…

Herkes rengini daha da açıkça belli ediyor

Terörün, teröristlerin, katliamcı canilerin destekçisi gizli Hristiyan Temel Karamollaoğlu konuştu: Siz birini kapatırsınız bir başkası çıkar

Çoğunlukla gizli Hristiyan hainlerle, teröristlerle dolu Saadet Partisi’nin Genel Başkanı olan, son dönemde iyice gizli Ermeni/Hristiyan çetesi mensubu siyasetçilerle yakın olan, bu yakınlığı ve ortak hareket tarzını iyice zahir eden, Cumhurbaşkanı seçimi sürecinde bile gizli Ermeni/Hristiyan Abdullah Gül’e destek veren Karamollaoğlu, son çıkışlarıyla da hiç şaşırtmadı.

Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu haftalık basın toplantısında gündemdeki konuları değerlendirdi. SP lideri, memleketin HDPKK teröründen ve ihanetinden kurtulması için herkesin çırpındığı şu günlerde, “HDPKK’nin kapatılması” tartışmalarına ilişkin bir soruya da kendisinden beklenen cevabı verdi. Siyasi partilerin demokratik hayatın vazgeçilmez unsurları olduğunu belirterek laf yuvarlayan Karamollayan “Siz birini kapatırsınız bir başkası çıkar” diyerek “Kapatabilseniz ne olur, yenisini açarız” mesajı da verdi.

Mehmet Fahri Sertkaya

Yıldız Tilbe: “Pandemi de Demokrasi ve Adalet gibi; adı var kendisini gören yok”

Şarkıcı Yıldız Tilbe, Twitter hesabından “Pandemi de Demokrasi ve Adalet gibi; adı var kendisini gören yok” dedi. Arka arkaya eleştirel tweetler atan Tilbe’nin paylaşımlarına binlerce beğeni geldi.

Tilbe; “Hem Türkiye’de hem dünyada bu kadar doçent, profesör, doktor, bilim adamı böyle bişe yok diyorlar, onlara inanıyorum; Dünya Sağlık Örgütü ve pandemisine inanmıyorum” ifadelerini kullandı.

Zina ettim, öldürülecek miyim?


Bir şey suç/kusur/günah ise, o şeye götüren her şey de suç/kusur/günahtır. İslam hukuku, günümüzün akıllara zarar, rezil guguk sistemlerine benzemez.

Darül Harpte, yani İslam Hukuku ile idare olunmayan bir devlette, had ve ta’zir cezaları uygulanmaz. Böyle bir devlette Müslümanlar, hırsızlık yapanın elini kesmez, zina eden evli kadın ve erkekleri recm etmez. Zina eden bekar kızları ve erkekleri de sopalamaz ve sürgün etmez. Çünkü Dar’ül Harp, Müslümanların devlet idaresine hakim olup da devlet gücü ile nizamı sağlayabildikleri bir ülke değildir. Devlet olmadan, müslüman fertlerin ya da grupların kendi kendilerine yargılama ve infaz yapma hakları da yoktur. Müslüman bir grubun, bir diyarın yönetimini el geçirir geçirmez şer’i cezaları uygulama hakkı da yoktur. Bir devletin ya da bir siyasi otoritenin, denetimi altındaki bir yerde, bir suçun/günahın önünü tamamen kesmeden, o suçu-günahı işleyen vatandaşlarını cezalandırma hakkı yoktur. Önce İslami düzen kurulur, gerekli bütün tedbirler alınır, denetim gereğince yapılır, her suçun önü kesilir, insanlar ikaz edilir, cezanın çok ağır olduğu duyurulur, bundan sonra, bunca tedbire, denetime ve ikaza rağmen bu günahlara düşenler olursa da cezasını çeker. İslam devleti ya da İslami bir bölgesel idare, T.C gibi içki üretilmesini, satılmasını, içilmesini serbest bırakıp da ya da yönetimi altındaki topraklara bunların dışarında girmesini önleyemeyip de, içkili halde araç kullanılmasını ya da kaza yapılmasını cezalandırmak gibi komik ve saçma uygulamalar yapmaz. Bir şey suç/kusur/günah ise, o şeye götüren her şey de suç/kusur/günahtır. Kendisi en temel hukuk kaidelerine uymadığı ve bilmediği halde, vatandaşlarının hukuka saygılı ve adil bireyler olmasını bekleyen idari sisteme “Demokrasi” denir. Bu sistemin ne olduğunu idrak edemeden bağıra çağıra savunanlara “çağdaş”, böylesine cahilce ve yanlış bir sistemi eleştirip gerçekten medeni ve hukuki bir yönetim isteyenlere de “gerici” denilir.

Mehmet Fahri Sertkaya