Rusya’nın ABD ve batı alemi ile danışıklı dövüşerek kardeş Kazakistan’a elini uzatması, askerini göndermesi ve yetmezmiş gibi bir de kan dökmeye başlaması, zulme ve haksızlıklara karşı dik duran Kazak kardeşlerimize kurşun sıkması, bir dakika dahi tahammül edilebilecek bir şey değildir. Bu, sadece birkaç saat içinde bütün dünya siyasetini karıştırabilecek kadar hadsizce bir mücadeledir, müdahaledir. Kazakistan’ın başındaki vatan hainlerinin Rusya ile sözde resmi münasebette bulunması ve Rusya’yı Kazakistan’a çağırması hükümsüzdür. Kazak halkının bir hürriyet mücadelesi verdiği, başına geçmiş ve devlet gücünü ele geçirmiş hainleri ve kararlarını tanımadığı tartışmasız bir gerçektir. Rusya, orada bulunduğu her dakika işgalcidir, orada can kayıpları yaşanmaya başladıkça da katliamcıdır. Bunun ağır bedelleri olacağı kesindir.
Koca Türk ve İslam aleminin Rusya’nın ve onunla danışıklı dövüşen tarafların bu işgalciliğine, bu katliamcılığına, bu sadistliğine tepkisiz kalması ise imkansızdır. Şu andan tezi yok Kazakistan’da dökülen kan durdurulmalıdır ve Rusya Kazakistan’dan çıkmalı, Kazak halkının hürriyet mücadelesinin karşısına dikilmemelidir.
Aksi halde, bu hukuk ve insanlık dışı askeri müdahalelerine karşılık olarak Rusya’ya askeri müdahaleler yapılması meşrudur ve zaruridir. Başta bütün Türk milleti ve Türk alemi olarak, devamında bütün İslam alemi olarak Kazakistan’ın, kardeşlerimizin yanındayız. Canımızla, malımızla, ordumuzla, silahımızla, her türlü imkanlarımızla yanındayız.
Sadece Rusya’yı Kazakistan’dan çıkartmakla ve orada sivil katleden her askeri/subayı idam etmekle kalmaz, askeri mücadeleye de başlamışken oradaki bütün Türk devletlerini hatta şu anda resmen Rusya federasyonuna bağlı olan Türk-İslam diyarlarını da gerçek manada hürriyetlerine kavuştururuz. Buraya kadar ilerlemeden durmayız. Bu, çok çok kısa zamanımızı alır. Türkiye’nin idaresini resmen elimize almamız azami 48 saat sürer. Bizim başımızdaki hainlere de gelip yardım etmeye kalkacakları bu toprakların altına topluca ve kısa sürede gömmesini de biliriz. Ardından önce Kırım’ı, sonra Moskova’ya doğru geniş toprakları almamız da azami bir hafta sürer.
Bu, ilk ve son ikazdır. Bunun ardından Rusya derhal bu insanlık dışı müdahaleyi durdurmaz ve Kazakistan topraklarını terk etmezse, bütün Türk ve İslam alemindeki ve dünyanın dört bir yanındaki bağlantılarımı anında harekete geçirecek ve Rusya’ya hak ettiği Osmanlı şamarını atacağım.
Orada kan dökülmeye devam edildiği her an, öncelikle Türkiye sınırları içindeki bütün yabancı misyon askerlerinin ve diplomatik temsilcilerinin hayati tehlike altında olduğunu da buradan açıkça bütün taraflara ilan etmiş bulunuyorum.
Ayrıca, orada kan dökülmeye devam edildikçe ve orada işgalci askerler bulunmaya devam ettikçe yer altındaki üsleri, o üslerin sakinlerinin başlarına da yıkacağım. Sadece bir saat, en fazla bir saat bekleyeceğim ve sonra her şeye start vereceğim.
Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi