Etiket arşivi: Siyonist Yahudiler

Yeter artık!

Filistin’de yine kanlar akıtılmasının pek çok sebebi var. Netenyahu’nun ve şürekasının öncelikli hedefi iktidarda kalabilmek ama aynı anda organ hasatı da yapıyorlar.

Son iki gündür organ işinde iyice yol aldılar. Ölümcül olmayan yaralıları bile ölüme sürüklüyorlar ve organlarını çalıyorlar. Hamas da bu işte İsrail ile ortak çalışıyor. Hamas’ın idari kadrosunun İsrail’le, Yahudilerle, Satanistlerle, kara paracılarla hiçbir sorunu yok. Onlardan farkları yok. Onlarla birlikte çalışıyorlar.

Dünya bu insanlık dışı vahşete sessiz kalamaz. Gerekirse İsrail’e askeri müdahale ihtimali de konuşulmalı, ne gerekiyorsa yapılmalı ve dünya üzerinde bu kadar şeytanca bir çarkın devlet otoritesiyle işletilmesine asla izin verilmemeli. Bu güne kadar dünyanın dört bir yanından kaçırılmış insanlar ya da insan organları hep İsrail’e aktarıldı. Kendi ülkelerinden kaçırılarak İsrail’e götürülen ve bir daha kendilerinden haber alınamayan çocukların sayısı bile yüz binlerce… Netenyahu ve şürekası milletler arası mahkemelerde yargılanıp cezalandırılmalı. Sırp kasabı Miloseviç bile Netenyahu’nun yanında ak sütten çıkmış ak kaşık gibi kalır.

Mehmet Fahri Sertkaya

Onlarca yıldır tersine mühendislik çalışmaları yapıyorlar

Onlarca yıldır tersine mühendislik çalışmaları yapıyorlar.

Ellerinde daha önce ele geçirilmiş küçük boylarda UFO’lar var. Bunlarda hazır halde buldukları teknolojiyi/sistemi inceleyerek onlarca senedir tersine mühendislik çalışması yapıyorlar ama o kadar vasıfsızlar ki hazır buldukları bu sistemleri bile yeterince çözemiyorlar.

Anlayamıyorlar, temelini kavrayamıyorlar. Hazır buldukları ve çok ileri bilim ve teknoloji seviyesi ile yapılmış sistemi bütünüyle kavrayıp benzerlerini yapmayı geçelim, sistemin ciddi bir kısmını kavrayıp o kadarını yapmayı bile beceremediler/beceremiyorlar.

Şu birkaç gündür iyice dara düştüklerinden, bir çıkış yolu düşündükçe akıllarına bu geldi, artık tersine mühendislik çalışmalarını daha da hızlandırıp bir şeyler keşfetmek ve tıkanıp kaldıkları şu şartlardan bu şekilde çıkmayı düşünüyorlar. Temelden ciddi bir altyapı oluşturup gerçekten bir şeyler üreten bir kurum olmaya vakitleri de yok, paraları da yok, çapları da yok ve “Ya tutarsa” diyerek tersine mühendislik çalışmalarına bakacaklar.

Tersine mühendislikte hiçbir şey elde edememiş de değiller. ABD’nin teknolojideki süper başarıları gibi görülen bazı şeyleri tersine mühendislik ile UFO’lardan aldılar. Mesela: Transistör, gece görüş tekniği, lazer, fiberoptik kablo, termal kamera, bazı uydu ve iletişim teknikleri, yakıt gerektirmeyen mikrodalga itici motor sistemi, ışıkla cisimleri itme ve çekme teknikleri, bazı cihazları zihin/beyin gücü ile kontrol etme teknikleri…

Hazır buldukları halde şu kadarını bile kendileri çözemediler. Dünyanın dört bir yanından kafası çalışan adamları topladılar, onlara UFO’lar üzerinde tersine mühendislik çalışmaları yaptırdılar da sözde süper güç ABD bu kadar teknolojiye ulaşabilmiş oldu. ABD, aslında hiçbir zaman gerçek bir süper güç olmadı.

Şimdi ise ben susayım, bu sihri, bu gösteriyi bozmayayım diye ABD içinden ve dışından çok sayıda Yahudi/Siyonist/Satanist dualar ediyorlar, ayinler yapıyorlar ve bana/ekibime karşı en iyi bildikleri tekniği, büyüyü durmaksızın kullanıyorlar.

Mehmet Fahri Sertkaya

Ne oldu?

Ben en baştan itibaren size ne demiştim? Niye kaldırdınız Ahmet Şimşirgil kitaplarını? Haydi satın da görelim ey münafıklar?

Bilmiyor muydunuz Şimşirgil’in nasıl bir münafık, yalancı ve intihalci olduğunu? Dinimizi alet ederek AKPKK organize suç, terör ve ihanet örgütüne çalıştığını?

Diyelim ki bilmiyordunuz, ben size aylarca anlattım, ispat ettim de neden anında icabını yapmak yerine inatla kitaplarını sattınız?

Madem öyle şimdi niye kaldırdınız? Ve şimdi kaldırdınız da sorun çözüldü mü? Cümle alem gördü, bildi insanlıktan çıkmış münafıklar olduğunuzu. İtikad bozulsa umursamadığınızı, intihal yapılsa hiç umursamadığınızı ama insan, müslüman ve Süleymanlı rolü oynadığınızı.

Şeytan sizin gibilerin şerrinden sakınıp geri duruyordur, ahlaksız sefil mahluklar sizi.

Yine inanmayacaksınız ama yine yazıyorum, iyice okuyun:

Sizi de oralarda tutmayacağım ve oradan alınıp adliyelere teslim edileceksiniz. Çünkü bütün bağlantılarınızı, ihanetlerinizi, vatana ihanet eden gruplara yardım ve yataklık ettiğinizi somut şekilde ispat edebiliyorum. Şimşirgil çok kuvvetle muhtemel asılacak ama sizler de hiç değilse müebbet hapis cezaları alırsınız.

“Düş yakamdan artık.”

Sahtekar Ahmet Şimşirgil çok sıkışınca, ismini vermek istemediğim ak saçlı bir ihtiyarın karşısında benim hakkımda şunları söyledi:

“Yahu arkadaş bıktım bundan (MFS’den)… Sana ne, senin malını mı çaldık… Her şeyi de biliyor. Nereden biliyorsun sen intihal (eser hırsızlığı) yaptığım o kitabı, o kitaptaki o yazıyı… Oradan alıp oraya koyduğumu… Açık bulacak ya, uğraşacak ya benimle. Düş yakamdan artık ya düş.”

Telefonunun dinlenildiğinden haberi bile yoktu…

Bir defasında da elinde cep telefonunu aldı, Akademi Dergisi Telegram grubunu açıp kendisi hakkında yazdıklarımı okurken sesli sesli şunları söyledi:

“Dur ya dur, yeter be yeter. Oradan vuruyorsun, buradan vuruyorsun. Her şeyi mahvettin. Oradan geliri kestin, buradan geliri kestin. Biz yaşamaylım mı, ölelim mi? Biz de kazanalım ne var. Adamlar yazmışlar, ölmüşler işte.. Biz de kullandık, ne var bunda…”

“Anlaşıldı, bu adamın (mfs’nin) yüzünden kitaplarımı basmıyorlar. Ben bu adamdan nasıl kurtulacağım ya… O kadar hain var, bula bula beni mi buldun.”

Duyduğuma göre Timaş yayınevi çok pişman olmuş.

Ben Şimşirgil’in nasıl bir sahtekar olduğunu somut delilleri ile paylaştım, duyurdum. Hem Çamlıca Kitap’taki münafıkların hem de Timaş’taki münafıkların umurunda bile olmadı. Timaş’ın resmi Twitter hesabına da son derece medeni surette ve somut ispatlarla destekleyerek yazmış, onları haberdar etmiştim. Umursamamışlardı. O derece ahlaksızlardı.

Sonra Timaş’ın da ne derece ayardan çıkmış ve umursamaz halde olduğunu bir paylaşımla herkese duyurmuştum. Her zaman olduğu gibi muhterem büyüğümüz hemen ardımdan yine beni destekleyen hamleler yapmıştı. Timaş yayınlarından çıkan kitapların müesseselerimize girmesini yasaklamıştı. Duydum ki Şimşirgil gibi sahtekarlığı, intihalciliği somut surette gözler önünde olan birini inadına savunmanın Timaş’a bedeli ağır olmuş. Cemaatimizin mensupları, büyüğümüzün emri gereği Timaş’ı silince, Timaş büyük gelir kaybı yaşamış.

Timaş’ın yasaklandığı sırada aynı anda Kadir Mısıroğlu’nun Sebil Yayınevi’nin, ayrıca Osmanlı Yayınevinin, Nesil’in kitapları da cemaatimizin mensupların yasaklanmıştı. Bu “dibi görmüş” yayınevlerinden neşredilen kitapların müesseselerimize girmesi yasaklanmıştı.

Bütün bu yaşananlardan sonra Çamlıca Kitap’ın başındaki AKPKK yandaşı hainler de “mecburen” Ahmet Şimşirgil kitaplarını satıştan kaldırdılar. Bir yol bulsalardı, umurlarında değildi, utanmadan senelerce daha satarlardı. Zatan Mustafa Armağan ve Kadir Mısıroğlu kitaplarını da satıyorlardı ama Akademi Dergisi daha önceki yıllarda bunların kitaplarının Çamlıca Kitap’tan satışına mani olacak hizmetler yapmıştı ve satıştan kaldırılmıştı. Yani yine mecburiyetten kaldırmışlardı, o münafıklara kalsa şimdi bile hiç utanıp sıkılmadan satarlar. Vatanı bile satarlar, saniye sıkılmazlar ki zaten sattılar, satıyorlar. Basın/yayın yolu ile türlü ihanetlere yardım ettiler. Suçları sabit ve ağır ceza mahkemelerinde yargılanacaklar.

Ahmet Şimşirgil’in köşe yazıları da çoğunlukla intihal ürünü… Yani başkalarının yazılarından çalmak suretiyle yazılmış yazılar.

Çok beğenilmiş “onlarca” Ahmet Şimşirgil yazısı, benim yazılarımdan modifiye araklama… Yani bire bir almıyor, kendi cümleleri ile tekrar aynı şeyleri yazıyor. Başına, ortasına, sonuna biraz ekleme-çıkartma uyguluyor. Nadiren de birkaç kaynağa bakıp konuyu/yazıyı genişletiyor ve oldu size köşe yazısı. Bunları, çoktan Yahudilerin/Siyonistlerin kontrolüne geçmiş Türkiye Gazetesindeki köşesinden bile yayınlıyor.

Bu gözle inceleyenler göreceklerdir ki Şimşirgil’in pek çok yazısı ile Akademi Dergisi’nin pek çok yayını aynı şeyleri anlatıyor ve Akademi Dergisi’nden birkaç gün ya da en fazla birkaç hafta sonra Şimşirgil de aynı şeyleri yazmış.

Mehmet Fahri Sertkaya

Teşkilât-ı Mahsusa başkanı Yahudilerin dünya hakimiyeti için ne kadar alçabildiğini anlatıyor.

(…) Ben Teşkilât-ı Mahsusa’da çalışırken dünyaya egemen olmak isteyen bu uluslararası Siyonist Örgütü’nün elimize geçen 21 maddelik talimatları vardır ki ne kadar anlamlıdır. Burada şöyle yazılıdır:

1. Genç kuşakları ahlak dışı yönlendirmelerle yozlaştırmalı.

2. Aile hayatını yıkmalı.

3. İnsanlara yeteneksizler, bilgisizler hükmetmeli.

4. Sanatı zayıflatarak edebiyatı açık saçık ve şehvetli bir hale sokmalı.

5. Kutsallığa saygıyı yıkmalı, saygıyla anılan kimseler hakkında ahlaksızca olaylar uydurmalı.

6. Sınırsız bir lüks, baş döndürücü modalar yaratmalı, çılgınca tüketime alıştırılmalı.

7. Kalabalıkların vakitleri, eğlenceler, oyunlarla oyalanmalı, herkes düşünmekten alıkonulmalı.

8. Aşırı fikirlerle düşünceler zehirlenmeli, gürültü ve kargaşalıklar yaratılmalı, sosyal sınıflar arasına kin ve güvensizlikler sokulmalı.

9. Aristokratlara müthiş vergiler koyarak onları bunaltmalı, aralarına kin ve güvensizlik saçmalı.

10. Mal sahipleriyle işçilerin arasını bozmalı, grevler, sabotajlar düzenlemeli.

11. Yüksek tabakanın moral gücünü her çareye başvurarak kırmalı.

12. Sanayinin tarımı ezmesine olanak vermeli, böylece köylü sınıfını ortadan kaldırmalı.

13. Saçma düşünceler ortaya atarak halkı gerçekleştirilmesi olanaksız düşüncelerle dolambaçlı yollara yönelmeli.

14. Hayat pahalılığını körüklemeli, ücretleri arttırmalı.

15. Uluslararası sorunlar yaratarak uluslarar asına kin ve nefret tohumları serpmeli.

16. Ulusların kaderlerini eğitim ve öğretimden yoksun kimselerin ellerine bırakmalı.

17. Bütün hükümet şekillerini değiştirmeli, birçok sırları açıklamalı.

18. Yasal yönetim şekillerinden kayıtsız koşulsuz despot bir yönetime geçilmeli.

19. Siyasî ekonomik krizler yaratmalı, servetleri yok etmeli.

20. Mali istikrarı bozmalı, ekonomik krizleri çoğaltmalı, spekülasyonlara, enflâsyonlara yol açmalı, altını belirli ellerde toplamalı, büyük sermayeleri felce uğratmalı.

21. Hükümetlerin ölümlerini hazırlamalı: İnsanlığı dert, acı ve yoksulluk içine atmalı.

Teşkilât-ı Mahsusa’nın dikkatli takibi sonucunda ulaştığımız gerçek şudur ki, 1892’den beri dünyamız, bu düşüncedeki Yahudilerle mücadele halindedir. Bunlar bir “Dünya İhtilali” hazırlamaktadırlar.

Bugün o Yahudilerin plânları dâhilinde kurulmuş olmasa da bir bağımsız Yahudi devleti bulunmaktadır ve Ben-î İsrail(Yahudiler) ile Arap dünyası arasında devamlı bir savaş durumu vardır. Bundan dolayıdır ki, Arap dünyasını elinde tutan Ruslarla, İsrail Devleti’ni destekleyen Amerikan ve İngiliz Bloku arasında üçüncü bir dünya savaşının tohumları Ortadoğu’da gömülüdür. Ortaya çıkacak bir savaşta Birleşmiş Milletler üyesi devletlerin dörtte üçü Yahudilere taraftar olacaktır. Diğer taraftan komünist liderler de Arapları, düşman blokun öncülerine karşı sürecektir.

| Hüsamettin Ertürk 
(Teşkilat-ı Mahsusa’nın son başkanı)

Kaynak: Teşkilat-ı Mahsusa, Samih Nafiz Tansu, Sayfa: 45,  Nokta yayınları