(…) Ben Teşkilât-ı Mahsusa’da çalışırken dünyaya egemen olmak isteyen bu uluslararası Siyonist Örgütü’nün elimize geçen 21 maddelik talimatları vardır ki ne kadar anlamlıdır. Burada şöyle yazılıdır:

1. Genç kuşakları ahlak dışı yönlendirmelerle yozlaştırmalı.

2. Aile hayatını yıkmalı.

3. İnsanlara yeteneksizler, bilgisizler hükmetmeli.

4. Sanatı zayıflatarak edebiyatı açık saçık ve şehvetli bir hale sokmalı.

5. Kutsallığa saygıyı yıkmalı, saygıyla anılan kimseler hakkında ahlaksızca olaylar uydurmalı.

6. Sınırsız bir lüks, baş döndürücü modalar yaratmalı, çılgınca tüketime alıştırılmalı.

7. Kalabalıkların vakitleri, eğlenceler, oyunlarla oyalanmalı, herkes düşünmekten alıkonulmalı.

8. Aşırı fikirlerle düşünceler zehirlenmeli, gürültü ve kargaşalıklar yaratılmalı, sosyal sınıflar arasına kin ve güvensizlikler sokulmalı.

9. Aristokratlara müthiş vergiler koyarak onları bunaltmalı, aralarına kin ve güvensizlik saçmalı.

10. Mal sahipleriyle işçilerin arasını bozmalı, grevler, sabotajlar düzenlemeli.

11. Yüksek tabakanın moral gücünü her çareye başvurarak kırmalı.

12. Sanayinin tarımı ezmesine olanak vermeli, böylece köylü sınıfını ortadan kaldırmalı.

13. Saçma düşünceler ortaya atarak halkı gerçekleştirilmesi olanaksız düşüncelerle dolambaçlı yollara yönelmeli.

14. Hayat pahalılığını körüklemeli, ücretleri arttırmalı.

15. Uluslararası sorunlar yaratarak uluslarar asına kin ve nefret tohumları serpmeli.

16. Ulusların kaderlerini eğitim ve öğretimden yoksun kimselerin ellerine bırakmalı.

17. Bütün hükümet şekillerini değiştirmeli, birçok sırları açıklamalı.

18. Yasal yönetim şekillerinden kayıtsız koşulsuz despot bir yönetime geçilmeli.

19. Siyasî ekonomik krizler yaratmalı, servetleri yok etmeli.

20. Mali istikrarı bozmalı, ekonomik krizleri çoğaltmalı, spekülasyonlara, enflâsyonlara yol açmalı, altını belirli ellerde toplamalı, büyük sermayeleri felce uğratmalı.

21. Hükümetlerin ölümlerini hazırlamalı: İnsanlığı dert, acı ve yoksulluk içine atmalı.

Teşkilât-ı Mahsusa’nın dikkatli takibi sonucunda ulaştığımız gerçek şudur ki, 1892’den beri dünyamız, bu düşüncedeki Yahudilerle mücadele halindedir. Bunlar bir “Dünya İhtilali” hazırlamaktadırlar.

Bugün o Yahudilerin plânları dâhilinde kurulmuş olmasa da bir bağımsız Yahudi devleti bulunmaktadır ve Ben-î İsrail(Yahudiler) ile Arap dünyası arasında devamlı bir savaş durumu vardır. Bundan dolayıdır ki, Arap dünyasını elinde tutan Ruslarla, İsrail Devleti’ni destekleyen Amerikan ve İngiliz Bloku arasında üçüncü bir dünya savaşının tohumları Ortadoğu’da gömülüdür. Ortaya çıkacak bir savaşta Birleşmiş Milletler üyesi devletlerin dörtte üçü Yahudilere taraftar olacaktır. Diğer taraftan komünist liderler de Arapları, düşman blokun öncülerine karşı sürecektir.

| Hüsamettin Ertürk 
(Teşkilat-ı Mahsusa’nın son başkanı)

Kaynak: Teşkilat-ı Mahsusa, Samih Nafiz Tansu, Sayfa: 45,  Nokta yayınları