Etiket arşivi: Çamlıca Kitap

Makbuz almadan asla yardımda bulunmayın.

B. T. : Abi s.a hayîrlı günler son zamanlarda malûm merkezin de düşmesiyle hizmetler inkitaa uğradı (ya da muhtemelen uğrayacak) bundan sonra az-çok sadaka ve yardımları yurtlara vermekte sakınca var mıdır ?
Bir de diversity derneği hakkında malûmat verebilir misin ?
Yolumuzdan görünüp de nifak içerisinde olanlar yahut paraya ticarete düşkün olanlar için en rahat hareket etme imkanı böyle yerlerde oluyor.Fazilet,çamlıca,toros belki hisar..Diversity’e bağışta bulunulabilir mi ?

Mehmet Fahri Sertkaya:

v.a.s. H. akşamlar. Ben bu sorunun cevabını vermiştim. Tekrar edeyim. Çevrimiçi siteler üzerinden asla nakit yardımda bulunmayın ve kurban parası da ödemeyin. Herkes kendi mıntıkasındaki kurslarımıza yardımına devam etsin ve düşük meblağlar veriliyor olsa bile makbuzunu alsın. Makbuz almadan asla yardımda bulunmayın. Sonrasını da takip edin. O yardımlarınız hizmete dönüyor mu, talebe-i ulum’a kullanılıyor mu, hizmetlerimiz sorunsuz devam ediyor mu, büyüyerek/artarak/güçlenerek devam ediyor mu ve hocalarımız hediyelerini sorunsuz alabiliyor mu diye… Yapılan onca yardıma rağmen tuhaf şekilde sorunlar olduğunu görüyorsanız, bağlı bulunduğunuz müesseseyi dava edin. Adli kurumlara şikayetçi olun. Zaten yakında Alihan Kuriş’e kadar çok sayıda kişi adli işleme tabi tutulacaklar. Bulunduğunuz mıntıkaya değil de merkeze doğru gidecek yardımlarda bulunmayın. Artık herkesin tarafını seçmesi gerekiyor. Alihan Kuriş’in bu defa tamamen düştüğü, tamamen münafıklara uyduğu ve geri dönüşünün mümkün olamayacağı gözler önünde. Bir sürü rezillik ve skandal da gözler önünde. Öyle ise samimi hiçbir kardeşimiz, hocamız bu şahsa artık itibar edemez, itaat edemez. Cemaatimiz bölünecek bile olsa, hep beraber çok büyük sıkıntılar çekecek bile olsak, samimi müslümanlara yakışır şekilde duracağız. Hiç yanlış yapmadık ama nefsinin eline düşenler tepe kadrolar olsa bile onlara da sessiz, tepkisiz kalmayacağız.

Mehmet Fahri Sertkaya

Ne oldu?

Ben en baştan itibaren size ne demiştim? Niye kaldırdınız Ahmet Şimşirgil kitaplarını? Haydi satın da görelim ey münafıklar?

Bilmiyor muydunuz Şimşirgil’in nasıl bir münafık, yalancı ve intihalci olduğunu? Dinimizi alet ederek AKPKK organize suç, terör ve ihanet örgütüne çalıştığını?

Diyelim ki bilmiyordunuz, ben size aylarca anlattım, ispat ettim de neden anında icabını yapmak yerine inatla kitaplarını sattınız?

Madem öyle şimdi niye kaldırdınız? Ve şimdi kaldırdınız da sorun çözüldü mü? Cümle alem gördü, bildi insanlıktan çıkmış münafıklar olduğunuzu. İtikad bozulsa umursamadığınızı, intihal yapılsa hiç umursamadığınızı ama insan, müslüman ve Süleymanlı rolü oynadığınızı.

Şeytan sizin gibilerin şerrinden sakınıp geri duruyordur, ahlaksız sefil mahluklar sizi.

Yine inanmayacaksınız ama yine yazıyorum, iyice okuyun:

Sizi de oralarda tutmayacağım ve oradan alınıp adliyelere teslim edileceksiniz. Çünkü bütün bağlantılarınızı, ihanetlerinizi, vatana ihanet eden gruplara yardım ve yataklık ettiğinizi somut şekilde ispat edebiliyorum. Şimşirgil çok kuvvetle muhtemel asılacak ama sizler de hiç değilse müebbet hapis cezaları alırsınız.

“Düş yakamdan artık.”

Sahtekar Ahmet Şimşirgil çok sıkışınca, ismini vermek istemediğim ak saçlı bir ihtiyarın karşısında benim hakkımda şunları söyledi:

“Yahu arkadaş bıktım bundan (MFS’den)… Sana ne, senin malını mı çaldık… Her şeyi de biliyor. Nereden biliyorsun sen intihal (eser hırsızlığı) yaptığım o kitabı, o kitaptaki o yazıyı… Oradan alıp oraya koyduğumu… Açık bulacak ya, uğraşacak ya benimle. Düş yakamdan artık ya düş.”

Telefonunun dinlenildiğinden haberi bile yoktu…

Bir defasında da elinde cep telefonunu aldı, Akademi Dergisi Telegram grubunu açıp kendisi hakkında yazdıklarımı okurken sesli sesli şunları söyledi:

“Dur ya dur, yeter be yeter. Oradan vuruyorsun, buradan vuruyorsun. Her şeyi mahvettin. Oradan geliri kestin, buradan geliri kestin. Biz yaşamaylım mı, ölelim mi? Biz de kazanalım ne var. Adamlar yazmışlar, ölmüşler işte.. Biz de kullandık, ne var bunda…”

“Anlaşıldı, bu adamın (mfs’nin) yüzünden kitaplarımı basmıyorlar. Ben bu adamdan nasıl kurtulacağım ya… O kadar hain var, bula bula beni mi buldun.”

Duyduğuma göre Timaş yayınevi çok pişman olmuş.

Ben Şimşirgil’in nasıl bir sahtekar olduğunu somut delilleri ile paylaştım, duyurdum. Hem Çamlıca Kitap’taki münafıkların hem de Timaş’taki münafıkların umurunda bile olmadı. Timaş’ın resmi Twitter hesabına da son derece medeni surette ve somut ispatlarla destekleyerek yazmış, onları haberdar etmiştim. Umursamamışlardı. O derece ahlaksızlardı.

Sonra Timaş’ın da ne derece ayardan çıkmış ve umursamaz halde olduğunu bir paylaşımla herkese duyurmuştum. Her zaman olduğu gibi muhterem büyüğümüz hemen ardımdan yine beni destekleyen hamleler yapmıştı. Timaş yayınlarından çıkan kitapların müesseselerimize girmesini yasaklamıştı. Duydum ki Şimşirgil gibi sahtekarlığı, intihalciliği somut surette gözler önünde olan birini inadına savunmanın Timaş’a bedeli ağır olmuş. Cemaatimizin mensupları, büyüğümüzün emri gereği Timaş’ı silince, Timaş büyük gelir kaybı yaşamış.

Timaş’ın yasaklandığı sırada aynı anda Kadir Mısıroğlu’nun Sebil Yayınevi’nin, ayrıca Osmanlı Yayınevinin, Nesil’in kitapları da cemaatimizin mensupların yasaklanmıştı. Bu “dibi görmüş” yayınevlerinden neşredilen kitapların müesseselerimize girmesi yasaklanmıştı.

Bütün bu yaşananlardan sonra Çamlıca Kitap’ın başındaki AKPKK yandaşı hainler de “mecburen” Ahmet Şimşirgil kitaplarını satıştan kaldırdılar. Bir yol bulsalardı, umurlarında değildi, utanmadan senelerce daha satarlardı. Zatan Mustafa Armağan ve Kadir Mısıroğlu kitaplarını da satıyorlardı ama Akademi Dergisi daha önceki yıllarda bunların kitaplarının Çamlıca Kitap’tan satışına mani olacak hizmetler yapmıştı ve satıştan kaldırılmıştı. Yani yine mecburiyetten kaldırmışlardı, o münafıklara kalsa şimdi bile hiç utanıp sıkılmadan satarlar. Vatanı bile satarlar, saniye sıkılmazlar ki zaten sattılar, satıyorlar. Basın/yayın yolu ile türlü ihanetlere yardım ettiler. Suçları sabit ve ağır ceza mahkemelerinde yargılanacaklar.

Ahmet Şimşirgil’in köşe yazıları da çoğunlukla intihal ürünü… Yani başkalarının yazılarından çalmak suretiyle yazılmış yazılar.

Çok beğenilmiş “onlarca” Ahmet Şimşirgil yazısı, benim yazılarımdan modifiye araklama… Yani bire bir almıyor, kendi cümleleri ile tekrar aynı şeyleri yazıyor. Başına, ortasına, sonuna biraz ekleme-çıkartma uyguluyor. Nadiren de birkaç kaynağa bakıp konuyu/yazıyı genişletiyor ve oldu size köşe yazısı. Bunları, çoktan Yahudilerin/Siyonistlerin kontrolüne geçmiş Türkiye Gazetesindeki köşesinden bile yayınlıyor.

Bu gözle inceleyenler göreceklerdir ki Şimşirgil’in pek çok yazısı ile Akademi Dergisi’nin pek çok yayını aynı şeyleri anlatıyor ve Akademi Dergisi’nden birkaç gün ya da en fazla birkaç hafta sonra Şimşirgil de aynı şeyleri yazmış.

Mehmet Fahri Sertkaya

Ahmet Bey Ağabeyimizin sözü denilen o sözler MFS’ye ait çok sayıda yazılardan sadece biri…

“Bu Ahmet bey ağabeyimizin sözü idi” denilen sözlerin tamamı, o kritik anda, Akademi Dergisi çırpınıp fitnecilere, acılı anımızı fırsata çevirmek isteyen düşman kesimlere mani olmaya çabalarken, mfs’nin yazdığı çok sayıda yazıdan biridir. Bu yazı, bütün müesseselerimizde merhum büyüğümüzün sözleri olarak okunmuştur. Daha sonraki süreçte, önlerine set çektiğimiz çevreler, içimizdeki hainler ile paslaşarak, genel bir yasaklama yazısının içine parantez açarak, Akademi Dergisi url’lerini eklemişlerdi. Üzerine geçen süre boyunca da merkezimiz, bu ihaneti yapanların çoğunun hakkından geldi, azı kaldı ve yeni yasaklamalar artık eposta ile dağıtılmıyor.

Akademi Dergisi, [13.01.18 22:02]
[Silinen Hesap kişisinden iletildi]

o gün akademi nin varlığı, bu yola onlarca sene sıkıntı olacak

Akademi Dergisi, [13.01.18 22:02]
[Silinen Hesap kişisinden iletildi]

fitnelerin çıkartılmasına set oldu

Akademi Dergisi, [13.01.18 22:02]
[Silinen Hesap kişisinden iletildi]

Ondan sonra da Akademi dik durdu ve set olmaya devam etti. Biz, bunun sonunda Akademi’nin hedefe konacağına en başından emindik ve öyle de yaptılar

Akademi Dergisi, [13.01.18 22:02]
[Silinen Hesap kişisinden iletildi]

Ama bu uzun sürecin sonunda Akademi kazandı. Büyüğümüz bu sene yazılı yasaklama yazısını eposta ile dağıttırmayarak, evinin yolunu bulacak kadar aklı olan herkese mesajını verdi

Akademi Dergisi, [13.01.18 22:02]
[Silinen Hesap kişisinden iletildi]

Onlar da bu mesajı anında anladılar ve aralarından bazıları nerede ise kazan kaldıracaklardı. Yüzlercesi toplanıp Akademi yasaklanmalı diye imza topladılar. Büyüğümüz oralı bile olmadı

Akademi Dergisi, [13.01.18 22:02]
[Silinen Hesap kişisinden iletildi]

Üzerine geçen son aylarda da, bunların bir kısmı elendi. Yüzlerce kişi yerinden oldu, oluyor. Daha da hızla kıskaç daraltılacak. Yedikıta ve Çamlıca’ya karşı bu kadar sert çıkışlarımız bile, merkezde en ufak bir tepkiye, rahatsızlığa sebep olmadı. Aksine merkezimiz yine hemen Akademi’yi destekleyen manevralar yaptı. Son haftalardaki videolarımızda anlattığımız gibi, biz buradan, merkez oradan, aramızdaki AKPKK’li kalabilmiş münafık tipleri temizliyoruz.

Mehmet Fahri Sertkaya

Merkezimiz, ne anlatırsak hepsini dikkatle dinliyor, değerlendiriyor ve kale alıyor.

Merkezimiz, ne anlatırsak hepsini dikkatle dinliyor, değerlendiriyor ve kale alıyor.

“Biri yasaklanırsa, öyle bize pusu kurulduğunda yapıldığı gibi, parantez içine sadece site adresi eklenerek yasaklanmaz. Şahsın adı, soy adı, kimlik bilgileri, bağlı bulunduğu yer yazılır da …” demiştim. Yeni yasaklama metinleri iyice sistemleştirilmiş.

Üstüne fotoğraf bile ekliyorlar artık ve yine mail sistemi ile dağıtılmıyor. Akademi Dergisi’ne pusu kurulduğu zamanki gibi bir daha mail sistemimize sızmalarına izin verilmiyor. İşte merkeze gidip Akademi Dergisi hakkında böyle bir yasaklama metni arayanlar bulamayacak, çünkü hiç bir zaman çıkmadı. Mail ile dağıtım sırasında “birileri” sisteme sızıp teşkilatın yaklaşık yarısına, “oynanmış” ve acele ile “Akademi Dergisi adresi eklenmiş” yazıyı göndermişlerdi. Yedi sene boyunca Akademi Dergisi hakkında, binlerce şikayete rağmen yasaklama çıkmamıştı, yedinci sene, yani 2016’da da çıkmadı, sonraki sene 2017’de de çıkmadı. Çıkmıyor, çıkmayacak. Merkezimiz Akademi Dergisi’ni hiçbir zaman yasaklamayacak…

Ayrıca Yedikıta ve Çamlıca Kitap, Ahmet Kemal Öncü, Ahmet Şimşirgil, Ahmet Ferruh Öncü, Ahmet Uçar aleyhindeki son derece sert çıkışlarımızdan da merkezimizin “hiç” rahatsızlığı olmadı. Bir iki gün sonrasında, Akademi’nin bu tavrını destekleyen bir manevra yaptı merkezimiz ve “Bizim kitaplarımız şunlardır, müesseselerimizdeki kütüphanelerde şunlar bulunmalıdır” denilen liste dağıttı her yere… O listede A. Şimşirgil, Kadir Mısıroğlu, Mustafa Armağan gibi “müslüman” denemeyecek hale gelmiş kişilerin hiçbiri yoktu. İslamcılık mikrobunun bünyemize bulaşmasına mani olmak için yine merkezimiz Akademi ile bir hareket etti.

Mehmet Fahri Sertkaya