Etiket arşivi: Almanya

Koronanın ilacı var

Ankebut Ağının kontrolündeki o malum devletlerin/hükumetlerin elinde, en başından beri koronanın ilacı var. Dikkat edin, koronaya karşı baştan geliştirilmiş aşı değil, koronaya karşı baştan geliştirilmiş ve hazırda tutulan ve kısa sürede iyileştiren ilaç var. Buna rağmen, hiçbir faydası olmadığı bilinen türlü ilaçlar, her gün abartılı sayıda, korona teşhisi konmuş insanlara içirildi. Korona teşhisi konmuş insanların büyük kısmı ise aslına korona değil gripti. Sonunda, bu ilaçların koronaya karşı bir faydası olmadığı, ağır yan etkilerinin olduğu, pek çok ölümün sebebinin bu ilaçlar olduğu meydana çıktı. Zaten grip olmuş ama ihtiyar olan ya da iç hastalıkları olan kişileri kısa sürede krize sokup öldürmesi için söz konusu ilaçların hem bir arada hem de yüksek adette içirildiği meydana çıktı. “Bu ilaçlar nedir böyle, içmeye başladığımdan beri beni mahvetti.” diyerek ve ölme riskine inandırmış olsa bile cesaret edip o ilaçları keserek hayatını kurtaranlar, ölmeyenler çok oldu. İlaçlara devam edenlerin büyük çoğunluğu ilaçlar nedeniyle öldü. Türkiye’nin dört bir yanından insanlar bu mealde konuştular, anlattılar ama sonra ne oldu? Bir soruşturma, bir yargılama başlatıldı mı? Şimdi ilaçların hiç fayda vermediği, aksine büyük zararlar verip ölümlere sebep olduğu gözler önüne çıktı, üstüne aylar geçiyor. Soruşturma başlatan var mı? Sözde bilim kurulunun aslında ne olduğunu, hangi gizli ermenilerden, gizli yahudilerden, gizli masonlardan, gizli servislere çalışan uzmanlardan, kara paracılardan teşekkül ettiğini soruşturan bir resmi kurumumuz var mı?

Türk doktorlar arasından bile korona virüsü kapan, yoğun bakıma alınan ve sonra bulduğu fırsatta cep telefonu kaydı çektirerek “Ben doktorum. Virüs öldürmüyor. Yanlış tedavi öldürüyor. Burada bana uygulanan tedavi kesinlikle yanlış. İlaçlar da yanlış ilaçlar” diyenler ve sonra ölenler oldu. Söz konusu videolar, gerçek sahibi CIA olan malum sözde sosyal ağlarda sansürlendi ama tamamen görülmez hale getirilemedi. Milletimizin içinden bunları görenler, izleyenler, dehşete düşenler çok oldu. Sonra ne oldu? Soruşturma ya da bilimsel bir inceleme/çalışma başlatıldı mı?

Korona, Ankebut Ağına bağlı insanlık düşmanı satanist hükumetlerin organize şekilde dünyaya yaydıkları ve laboratuvarda üretilmiş bir virüs. Ortada hiçbir virüs bulunmadığını iddia edenler isabetli değiller. Virüs de var ama korona oyunlarına karşı mücadele verenler arasında çok abartanlar da var, aldatma da var. Çünkü böyle faydalı ve zaruri bir mücadeleyi insanlık namına veren insanların arasına karışan çok sayıda art niyetli doktor, gazeteci, sosyal medya ünlüsü gibi kişiler de var. Bunların da arkasında mason tarikatı ve onların kontrolünde olan MİT var. Daha arkasında CIA var.

Korona oyunlarının arkasında kasten yanlış tedaviler uygulama ve ölüme götürecek ilaçlar dayatma da var. Bu sayede öldürülen çok sayıda insan üzerinden dönen kara paracılık da var, organ kaçakçılığı da var. Ayrıca canlı insan kaçakçılığı da var. Sözde aşılar üzerinden insanlığın sağlığına, genetik kodlarına, gelecek nesillere bile kastetmek var. Zamanı gelince sinyal göndererek aşılı insanları bir anda cinnet haline sokmak ya da bir anda kalp krizi gibi görünür şekilde topluca ölmelerini sağlamak da var. İnsanları sürekli sinirli halde tutarak tartışmaların, kavgaların, sorunların devleşmesini sağlamak da var. Hatta kapatmalar, kısıtlamalar vesilesiyle, mason dolu malum hükumetlerin arka plandan ve resmi araçlarla kara para işleri çevirmesi de var. Devletlerin resmi araçlarıyla, bazen polis araçlarıyla, bazen ambulanslarla canlı insan, organ, uyuşturucu ve kara para taşıma işleri de var.

Son aylarda Türkiye genelinde çok yüksek seviyede bir kalp krizi artışı var. Sebebini araştıran resmi yetkili birileri var mı? Ya da milli güvenlik meselesi görerek bir soruşturma başlatan var mı? “Ne oluyor bu insanlara” diyen var mı? Samimi biri miydi bilemiyorum ama bir savcı çıktı, kamerası önünde uzunca konuştu. Sonrasında hukuki ve tıbbi/ilmi hiçbir gerekçe gösterilemediği halde vazifesinden alındı. Neden, kim için, hangi kanuna dayanarak? Hangi maksatla? Söz konusu savcının vazifeden alınması kararına imza atanlar da mason mu, gizli mason mu? Masonlardan talimat alan birileri mi? Bunlar soruşturuldu mu?

Sadece hayvanların halleri tuhaflaşmadı. Stadlarda ölen futbolcuların sayısı da bir anda arttı. Aşı vurulan sporcular arasında trafik kazalarında ölenlerin sayıları da arttı. Her şey tuhaflaştı. Sadece iklimler, depremler, tuhaf yağışlar, hortumlar, fırtınalar değil meselemiz… Her şey tuhaflaştı.

Mason tarikatı üzerinden organize olan yahudilerin, satanistlerin ve gizli ermenilerin Türkiye’ye ve Türk milletine kastettikleri, Ankebut Ağının birçok ülkede aynı anda uyguladığı insanlık dışı planların (sadece korona ve organ planları değil) Türkiye ayağını oluşturdukları, çok açık. Soruşturma var mı, yargılama var mı?

Her sene yüzbinlerce gencin, maddi imkansızlık içinde iken üniversite tahsili yapmasına ve ahlaki eğitim almasına vesile olan İslam tarikatlarının müesseselerinde, hayatın olağan akışı gereği her sene birkaç istenmeyen hadise yaşanıyor diye… Sorunun temelini görmek, insanca yaklaşarak çözüme götürmek yerine, “Tarikatlar kapatılsın” diye avazı çıktığı kadar bağıranlar… Tarikat mensubu, Türkiye vatandaşı, kanuna saygılı, medeni insanlara ağız dolusu sövüp sayanlar, işte bunlar… Korona zulümlerinin, katliamlarının, soygunlarının Türkiye ayağında gönüllü olarak yer alan ve her türlü idamlık suçu organize şekilde, örgütlü şekilde işleyen insan şeytanları bunlar… Masonlar, gizli yahudiler, gizli ermeniler, gizli rumlar, gizli satanistler… Sözde bilim kurulunda, AKPKK organize suç, terör ve ihanet örgütünün şu anki kabinesinde, mühim/etkili sağlık kuruluşlarının başında, basında ve medyaya uzman diye çıkartılanlar arasında, bunlardan kaç kişi var, bağlantıları nasıl, soruşturma başlatıldı mı?

Bana inanmıyorsanız Fatih Altaylı’ya, Ahmet Hakan’a, İsmail Saymaz’a, Can Ataklı’ya, Merdan Yanardağ’a, Halk TV’nin ve Tele1’in ya da CNN Türk’ün üst isimlerine sorun… Benzeri binlerce basın, medya, sosyal medya aktörüne sorun. Şurada anlatmadığım kısımları bile biliyorlar.

Koronaya yakalanınca ölmesini istemedikleri adamlarına, masonlara, gizli yahudilere, gizli ermenilere, gizli satanistlere, gizli rumlara, o vatan hainlerine, o insanlık düşmanlarına söz konusu ilaçtan kullandırdılar, kullandırıyorlar.

Bana inanmayan Tayyip’e de sorabilir, Alman, İngiliz, Rus, Japon, Çin, Fransız, Amerikan resmi makamlarına da sorabilir. Sorun, sorun… Resmi geçerliliği olacak şekilde, usule uygun dilekçelerle sorun, cevaplar talep edin. Belki resmen inkar ederler ve sonra da koronanın arka planında dönen insanlık dışı işleri dünyanın bilmem kaç ülkesinde aynı anlarda ispat eden somut deliller yayılıverir. Ne kadar da büyük karışır şu dünya… Az daha unutuyordum, hükumetler üstü bir otorite haline getirilmiş olan o Bill Gates’e ve sözde vakıflarına da sorabilirsiniz. Belki de o sözde vakıfları, virüsün ilk anlarda nereden, kimler tarafından, ne şekilde yayıldığını biliyorlardır. Belki de aşı denilen sıvıların aslında nelere sebep olduğunu da biliyorlardır. İspanya’da ilk zamanlarda neler döndüğünü de biliyorlar. Belki kendi bünyesindeki adamları bile bu türlü gerçekleri kendi aralarında konuşmuş ya da yazışmışlardır.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

 

Taner Ay vakasına bir neşter vurulsa, Ay utanır da dünyaya ışık yansıtmaz

Bulgaristan’da yaşanan trafik kazasında ölen Taner Ay, Ankebut Ağının milletler arası kara para işlerinde kullandığı piyonlardan biriydi. Ölümü, normal bir ölüm değil. Bu ağı çökertmek isteyenler tarafından öldürüldü. Bu, bir başlangıç ve daha önce yazdığım gibi, önümüzdeki birkaç hafta içinde, çok büyük ihtimalle ortalık toz duman olacak. Sadece Türkiye’de değil, batı aleminin ondan fazla büyük ülkesinin adliyelerinde, basın ve medyasında, sosyal medyasında yer yerinden oynayacak. Ayrıca sahada çok şiddetli çatışmalar da yaşanacak.

Taner Ay, iş adamı değildi. Taner Ay, iş adamı gibi gösterilerek kara para ağları arasında bağlantı sağlayan ve kara para da aklayan bir insan şeytanıydı.

Adnan Oktar organize suç, terör ve ihanet örgütünün sürekli olarak kullandığı kişilerden biriydi. Adnan Oktar suç örgütünün, AKPKK organize suç, terör ve ihanet örgütüyle adeta kaynaşmış halde olması nedeniyle, Taner Ay da AKPKK’li en üst isimlerle çok sıkı bağlantıdaydı. Sosyal ağlarda paylaştığı resimlerde Solomon Soysuz’la, Hulusi Akar’la, Hakan Fidan’la, Metin Külünk’le, Mevlüt Çavuşoğlu ile ve daha pek çok kişiyle çektirdiği fotoğrafları görülebiliyor. Ayrıca devletimizin idare edildiği en üst kurumlarda bulunduğu anlarda çekip paylaştığı fotoğrafları da görülebiliyor.

Satanist bir gizli Yahudi olan Taner Ay’ı, kara para işi yapan pek çok devlet ve bu devletin gizli servisleriyle mafyaları da kullanıyorlardı.

Taner, bu milletler arası kara para ağının artık önemli bağlantılarını sağlayan bir kişiydi. Ankebut Ağını yöneten konseylerin üyelerine çok yakın kişilerle de görüşüyordu. Uyuşturucu kaçakçılığı kısmında AKPKK ile Adnan Oktar suç örgütü arasında köprü vazifesi yapan kişilerden biriydi. Uyuşturucu işinde, AKPKK kısmında, en çok Solomon Soysuz’la ve Metin Külünk’le paslaşıyordu. Bütün dünya biliyor, yıllardır bu iki şahsın uyuşturucu işinde üst isimlerden olduğunu anlatıyorum. Taner, fuhuş işinde de AKPKK ile Adnan Oktar suç örgütü arasında köprü vazifesi yapıyordu. Bu sahada, AKPKK kısmında, en çok da Türkiye’deki baş pezevenklerden biri olan gizli Yahudi Numan Kurtulmuş’la paslaşıyordu. Aslında zekası, kabiliyetleri, vasıfları yüksek biri değildi. İnisiyatif almıyor, emir edilenleri yapıyor ve bu nedenle işe yarar bulunuyordu.

“Osmanen Germania” yani Almanyalı Osmanlılar isimli sözde derneğin, özde kara para teşkilatının da mensuplarından biriydi. Bu güne kadar bu teşkilat zaten kara para işleri yapmakla açıkça suçlanmıştı. Avrupadaki medeni insanlar, bu şeytanlıklardan rahatsızlar ve kendi devletlerinin gücünü, adaletten yana, insanlığın faydasından yana kullanmak istiyorlar. Lakin, hep anlattığım gibi, Merkel başta olmak üzere pek çok üst seviye Alman siyasetçi ve bürokrat da bu kara para ağının içinde olunca, beklenen operasyonları bu güne kadar yapamadılar.

Osmanen Germania, aslında İngiltere’nin, Kraliçe’nin çetesinin talimatlarıyla AKPKK tarafından kuruldu. Zaten bu AKPKK ve Tayyip belasını, milletimizin başına en çok İngiltere, ABD, Almanya, İsrail getirdi. Bu milletler arası kara para işlerinde aslında AKPKK de bir taşeron. Ne yazık ki AKPKK eliyle, devletimizin gücü/kurumları, memurları hatta adliyeleri/mahkemeleri, hakimleri, savcıları bile farkında olarak ya da olmayarak bu insanlık dışı suçlara bulaştırıldı. Bunu, dünyaya kendini medeni olarak gösteren batılılar ve bir de İsrail sağladılar. Taner Ay’ın ve o sözde derneğin arkasında İngiltere de var. Almanya da var. ABD de var. Türkiye de var. KKTC de var. İsrail de var. Belçika, Hollanda, Fransa da var. Çok sayıda batılı lider de var.

Taner Ay’ın da içinde yetiştiği ve bünyesinde faaliyet icra ettiği Adnan Oktar organize suç, terör ve ihanet örgütü, dünyanın dört bir yanında özel hastahaneler ağı üzerinden yapılan organ işinin de bir seviyeye kadar içinde… Taner de organ işinde faaliyet gösterdi. Aslında o kısımda da bir piyondan başka bir şey değildi. Ankebut Ağının dünya genelindeki organ sisteminin Türkiye ayağındaki sözde hastahanelerden biri olan Memorial’ın sahibinin Turgut Aydın olarak gösterilmesi gibi… Organcı Turgut da piyon, Taner de piyondu… Piyon ama Türkiye’den Avrupaya mülteci olarak giden yüksek sayıdaki insanın, Ankebut Ağının organ sistemine kurban gitmesine, Adnancılarla birlikte o da vesile oldu.

Devletimizi, bu milletler arası kara para ağında öyle ileri seviyede kullanır oldular ki biz Vatanseverler cephesi ve ayrıca Muktedirler İttifakı (Mİ) olarak bu ağa darbe vurup düzenlerini bozdukça, kara paralarının önünü kestikçe, Türkiye’nin idari kadrosu aksi yönde faaliyetler icra etmek istedi. O yönde çırpındı, çırpınıyor. An geldi, kara para akarını devam ettirmek için Suçişleri Bakanı olan Solomon Soysuz İran’a gitmek zorunda kaldı. Sözde Dışileri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu zaten gittiği ülkelerin çoğunda, bozduğumuz kara para işlerini kuvvetlendirmek için çırpındı, çırpınıyor. Hep yazıyorum, Katar, BAE, Singapur, Danimarka ve benzeri devletçikler de bu Ankebut Ağının taşeron ve kasa olarak kullandığı ülkeler. Bosna Hersek, Arnavutluk, Makedonya ve benzeri ülkeleri de kara para işlerinde serbest ortam olarak kullanıyorlar. Bu nedenle bu gibi ülkelerin idaresini, adalet sistemini, eğitim sistemini, maliyesini ellerinde tutuyorlar. Şu sözde avukat Zeki Çalışkan’ı, kara para işlerini, sözde derneklerini, organ işine kadar bağlantılarının olduğunu kaç sene önce yazdım. Sahibi olduğu avukatlık bürosunda avukat gibi görünen militanların da tek tek aslında gerçek ırklarını, gerçek dinlerini, gerçekte ne halt ettikleri yazdım. Otuz kadar avukttan biri bile senelerdir benden davacı olamadı. Lakin, bu devletin adli yetkilieri ve MİT’i ne yaptı? MİT, senelerce şu Taner’i de kolladı. Evet, bizler vergi verdik, MİT de batılıların kara para sistemine çalıştı. Türkiye’den de erkek, kadın, çocuk, bebek kaçıran ve bunları fuhuş, organ ve ayin ağlarına gönderen kişileri MİT, bizim vergilerimizle ve milletimizden/devletmizden aldığı güçle korudu, destekledi. Hala halleri böyle…

AKPKK’in ve Tayyip’in başımıza bela edilmesinde en etkili olan şahıslardan biri Devlet Bohçalı, çok vasıfsız, kafasız, korkak, aciz bir vatan haini MİT casusundan başka bir şey değil. MİT üzerinden CIA ve Avrupalı gizli servislerler de paslaşıyor. Binbir türlü açığı var, delili var, şahitleri var, bülbül olup ötecek ödlek adamları var sistemlerinde ama Türk adli yetkilileri nerede? Köpek desem, köpeğe hakaret olacak bu pislik herif, tutmuş on sene sonra benden davacı oluyor. Tek başına hafif gelmiş de yanına en sadık köpeklerinden biri olan Suçişleri Bakanı Solomon Soysuz’u alıyor. Yetmiyor, bunca yıldır danışıklı dövüştükleri sözde muhalefetin başı Kemal Kılıçdaroğlu’nu da yanına alıyor. Baştan beri emir eri olarak kullandığı Recep Tayyip Erdoğan’ı da aynı davada benden şikayetçi yaptırıyor.

Yıkarlar bu devleti bu hainlerin başına ama yine de bu devleti bu hainlerin ellerinde alırlar. Milletin can, mal, namus, din, ahlak emniyetini tesis ederler. Yok öyle bir Türkiye artık…

Şimdilik daha fazla bilgi vermeyeceğim. Lakin, gerekli ikazları son dönemde zaten herkese açık şekilde yaptım. Onları da tekrar etmeyeceğim. Altta kalanının canı çıksın, iyi olan kazansın. Sık sık, geleceğini ve yaşanacağını ifade ettiğim o büyük günün yaşanmasına ramak kaldı.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Boğazımıza kadar geldi, patlamaya yer arıyoruz.

Almanya yine terörün ve teröristin yanında yer aldı

Türkiye’de bölgede faaliyet gösteren çok sayıda terör örgütünün içinde “adamları” bulunan, bu ülkelerin siyasetçileri arasında da çok sayıda “adamları” bulunan, devlet eliyle kara para işleri yapan, dünyanın en çok sübyancı bulunan ülkelerinden biri olan, sınırları dahilinde yok olmuş on binlerce mültecinin akıbetlerine dair bir açıklama yapamayan Almanya, yine aynı şeyi yaptı. Almanya açıkça katillerin, sadistlerin, canilerin, tecavüzcülerin, insan kaçakçılarının, organ kaçakçılarının, uyuşturucu kaçakçılarının, bombalı terör eylemlerinde sivilleri bile katledenlerin yanında yer aldı.

Cezaevinde tutuklu bulunan HDPKK Eski Eş Başkanı ve terörist Selahattin Demirtaş’a, Almanya’nın Weimar Belediyesi tarafından “2021 İnsan Hakları Ödülü” verildi. Kültür ve Medyadan Sorumlu Devlet Bakanı Claudia Roth da törene katılarak terörist Demirtaş’ı öven bir konuşma yaptı.

Türkiye’de Kürt sorunu olduğunu iddia eden Türkiyelilerin tamamına yakının gizli ermeni, gizli süryani, gizli ezidi, gizli yahudi v.b. etnik unsurların mensupları olduğunu çok iyi bilen ve bunlarla birlikte insanlık dışı surette terör ve kara para işleri yapan Almanya’da, söz konusu törende, Türkiye’de kürt sorunu olduğu vurgusu yapıldı.

Roth, “Demirtaş cesarete sahip, kalbi olan, sıcak kalpli ve zeki bir siyasetçi, bir insan hakları savunucusu ve demokrat. Türkiye’nin demokratikleşmesi için bir umut” diye konuşabildi.

Böylelerine bir saat içinde tükürdüğünü yalatabilecek güce fazlasıyla sahip olan Türkiye’de, ne yazık ki gizli yahudilerin, gizli ermenilerin, gizli masonların AKPKK projesi/hükumeti iktidarda… Lakin Almanya ve benzeri ülkeler de biliyorlar ki iktidarın sayılı günleri kaldı.

Ve herkes biliyor ki AKPKK projesinin uygulanmasında, AKPKK’nin iktidara getirilmesinde ve bunca yıldır iktidarda tutulmasında kritik rolü olan, Tayyip Erdoğan piyonunu sürekli emri altında tutan, gizli Ermeni ve MİT piyonu Abdullah Öcalan’ı astırmayan, Türkiye’ye yapılan her türlü ihanetin ve kötülüğün başını çeken, Almanya dahil olmak üzere pek çok batılı ülkeye de çalışan o Devlet Bahçeli’nin de sayılı günleri kaldı.

Mehmet Fahri Sertkaya

Büyük bir kriz çıkacak ve sonunda ya Türkiye ya da Avrupa açıkça batacak

Belki de dünya tarihinde bir kırılma noktası yaşanacak. Avrupanın müdahaleleriyle ortadoğu karışacak. Yeni ve çok büyük bir mülteci krizi de yaşanacak. İran, Türkiye’ye doğalgaz vermez olacak ve daha pek çok şeyler yaşanacak.

Avrupa çok zor duruma düştü. Maddi sıkıntıları iyice artıyor. Kara para gelirleri çok düştü. Siyaset sahnesinde de rezil oldular. Henüz büyükelçi sıfatlı uzman teröristlerini/fitnecilerini geri çekmediler ama şu anda bile çekmişten beter haldeler. Korkularını, paniklerini, endişelerini, zayıflıklarını, iç çatışmalarını, kararsızlıklarını bütün dünya bu elçi kriziyle birlikte bir kez daha gördü. Aynı zamanda Ankebut Operasyonumuzun gücünün nerelere ulaştığı da görüldü.

Avrupa bu halden kurtulmak için bir an önce para, çok para bulmak istiyor. Bunun yolunu da her zaman yaptığı gibi kara parada buluyor. En başta Türkiye, İran, Suriye ve Irak olmak üzere, bütün ortadoğuda terör faaliyetlerini, Avrupalı sözde elçiler ve konsoloslar üzerinden, ayrıca gizli servisler üzerinden, ayrıca Avrupa ile paslaşan holding patronları üzerinden, ayrıca Avrupa ile entegre olmuş basın ve medya organları üzerinden, ayrıca Avrupanın tamamen ya da kısmen kontrolünde olan terör örgütleri üzerinden artırmak istiyor. Sorunlardan çıkışı terörü artırarak, ülkeler arası sorunları artırarak, bölgede oluşacak kaos ortamında daha rahat ve daha büyük çapta kara para işleri yapmakta görüyorlar.

Bu nedenle Afganistan, Pakistan, Bangladeş, Hindistan ve benzeri ülkelerden, iş, aş, vatandaşlık, Avrupaya geçmek vaatleriyle kandırılmış çok yüksek sayıda mültecinin, terör örgütlerinin aracılığıyla İran’a getirilmesini, İran’dan da Türkiye’ye gönderilmelerini istiyorlar. Biyonik Soysuz da İran’a kara para işlerinde bir çıkış yolu bulmak için, yukarıda izah ettiklerimin temelini sağlamlaştırmak için gitti.

Biyonik Soysuz’un içindeki asıl uzaylı, yardımcılarına kıyasla son derece gün görmüş, tecrübeli bir kişi. Daha önce İran’da ve Çin’de biyonik robotlarla görev yaptığı biliniyor. Biyonik Soysuz’un ziyaret ettiği ve bu hususları konuştuğu İran İçişleri Bakanı da bir biyonik robot. İşte Avrupanın bir an önce tahliye edilmesini istediği Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş gibi kişiler de on yıllardır böyle insanlık dışı kara para faaliyetlerinin bir kısmında kullandıkları terörist ve hain piyonlar…

İran merkezli kaos planında başı çekenlerden biri Almanya, diğeri ise İngiltere… AB çatısı altında da bu plana tam riayet etme kararlılığı var. Biyonik Ursula da üzerine düşenleri büyük bir gayretle yapmak istiyor. Hatta Ursula’nın bu kaos, kan, terör, vahşet, katliam, soygun, sömürü, kara para filminde baş rolde olduğu söylenebilir.

Biyonik Hulusi Akar da bu projeye çalışıyor ve bu nedenle İran sınırını denetliyor görüntüsü verirken aslında son hazırlıkları yaptırıyor. Tayyip de bu planları çok detaylı olarak bilmese de bu ekibe uyuyor ve üzerine düşen kısımları yapmak, yaptırmak istiyor.

Plan bu kadarla sınırlı değil. Bu ilk kısmı… Bu kısmı sorunsuz gerçekleşirse, devam eden safhalarında çok daha sıkıntı verici şeylere sebep olacaklar. Türkiyenin doğalgazsız, elektriksiz, susuz, altyapısız, internetsiz ve otoritesiz kalmasını sağlayacaklar. Bu kısımları yaparken, suni depremleri, suni selleri, suni fırtınaları da peş peşe yapacaklar. Santrallerimizi, rafinerilerimizi hedef alacaklar. Ermeni çetelerini kullanarak (Başta CHPKK ve HDPKK, ayrıca DEVA ve Gelecek) siyasi bir kaos ve büyük bir otorite sorununu da eş zamanlı olarak çıkartacaklar. Bu kısımda biyonik Kemal Kılıçdaroğlu’na da çok iş düşecek ki şu anda planlardan haberi var ve şu ana kadar durması gerektiği gibi durdu. Talimatları sorunsuz yerine getirmek istiyor.

Böylelikle, öncelikli olarak ihtiyaç duydukları yüksek meblağdaki kara para ihtiyacını bir nebze karşılamışken, bir yandan da batı dünyasının vahşi, sömürgeci, kan emici faaliyetlerine karşı dimdik duran ve bütün dünya insanlığı adına bir meydan okuma sergileyen yepyeni Türkiye’ye diz çöktürmek isteyecekler.

Yönlendirmeme gerek yok.

Söz konusu vatansa, milletse, geleceğimizse, gerisi teferruattır. Oyundan düşürme faaliyetlerinizde iktiza ettikçe şu saçma sapan guguk sisteminin dışına çıkmaktan hiç çekinmeyeceksiniz. Gazi olmaktan, şehit olmaktan ve zindanlara dolmaktan çekinmeyeceksiniz. Bu gün vatan sizden bunu bekliyor. Topraklarımızın altındaki milyonlarca isimsiz şehit bunu bekliyor.

Görelim bakalım kim kime diz çöktürecek. İttifak kurmuş olan, içimizde de hainleri bulunan düşmanlarımızın bu plan tamamıyla çökene kadar, ne gerekiyorsa yapacaksınız. Gerekirse binlerce can alıp binlerce can vereceğiz. Gerekirse kuklaların leşlerini kuklacıların kapılarına atacağız. Üzerlerine de imzamızı atacağız.

Bu işler böyle…

Almanya Boşbakanı biyonik Angela Merkel’in içindeki yeşil uzaylının başına bir şeyler gelmezse ve metafizikle çarpılıp ölmezse, Almanya’nın müstakbel başbakanı biyonik Olaf Scholz’un içine geçecek.

Alman halkı da hala “demokrasi” ile yönetildiklerini zan edecek. Bir kısım seçmenler de Almanya’nın sorunlarının bu dönem olsun çözülmesini bekleyecekler. Alman halkının artık bu konularda bilgilendirilmesi, bitmek bilmeyen bu oyunları görmesi lazım. Almanyayı, Almanya/Almanlar yönetmiyor. Demokrasi koca bir yalan…

Mehmet Fahri Sertkaya

Almanyanın içindeki Türkiye güçlendirilmeli

Milyonlarca Türkün ve müslümanın bulunduğu Almanyayı hep hususi alaka ile takip etmeliyiz. Almanya içindeki Türklerin ve müslümanların sorunlarıyla, mümkün olabilen en üst seviyedeki yetkililerimizin alakadar olmasını ve çok sık olarak bu yetkililerimizin Almanya ziyaretleri yapmasını ve bunun her seferinde basın ve medyada olabildiğince yer bulmasını sağlamalıyız.

Bu ziyaretler sırasında Almanyadaki Türklerin ve müslümanların sorunlarıyla “derinden” alakadar olmalıyız. Onların sahipsiz olmadıklarını, Almanya içinde büyük bir güç unsuru olduklarını ve Almanyanın siyasetine, geleceğine dair kararlarda söz sahibi olduklarını fark ettirmeliyiz. Türkiye’nin Almanya siyasetini acilen yeniden tesis etmeliyiz.

Almanya içinde, Almanyanın mevcut duruşunu ve siyasetini benimsemeyen ve Türk/İslam düşmanlığı sergilemeyen, medeni ve muhalif bir Alman kesim de var. Onların Almanyada söz sahibi, güç sahibi ve iktidar olabilmeleri için Almanyanın içindeki Türkiyeyi çok aktif olarak oyunda tutmalıyız.

Türkiye, elindeki kartların onda birini şu an kullanmaya başlasa, altı ay sonra bambaşka bir Almanya olur.

Mehmet Fahri Sertkaya

Türkiye’deki Alman casusları, rahat durmalı

Çoğunu isim isim, cisim cisim biliyoruz. Merkezden onlara verilen emirleri de biliyoruz. Rusya ve Çin’in çok köşeye sıkıştığı ve Türkiye içinde türlü oyunlar çevirmek istediği şu günlerde Alman casuslarının Rusya ve Çin’e destek olacak işlerde varlık göstermemelerini tavsiye ederim. Yoksa istenmeyen çatışma ortamları oluşabilir.

Alman istihbaratı büyük işler yapmak istiyorsa, önce merkezini sıcak bir noktaya taşımalı. Soğuk iklime sahip ülkelerin insanlarının bedenleri de nispeten soğuk oluyor. Bu soğukluk beyni de etkiliyor. Sıcak iklimlerin insanlarına nispetle daha tembel bir vücut yapısı olduğu gibi beyinleri de tembel işliyor. Bu, idrak etmede, analiz etmede, düşünmede ve uzun süreli düşünmede/odaklanmada da sorunlara sebep oluyor. Mevcut şartlarda Alman istihbaratı, Alman’ya ihanet eden Merkel’in ve çetesinin yönlendirmelerine kendisini kapatıp önce kendini sağlama almalı. Ben mümkün olabilecek en kibar cümlelerle yazıyorum ama bu dediğim yapmazlarsa büyük yıkımlar/acılar/kayıplar yaşayacaklar.

Mehmet Fahri Sertkaya

Merkel ikaz dinlemiyor ve son oyunlarını oynuyor

Lavrov’un Türkiye’ye ziyaretinin arkasında Putin’in haricinde Merkel de var. Rusya B takımı ile hep arka plandan kirli işler çeviren Merkel, yeni kurulan dengelere, bunların dünyaya hiç çekinilmeden ilan edilmesine inanamıyor.

Lavrov’un ziyaretinin arkasında Çin de var. Çin de büyük sarsıntı geçiriyor ve elinden hiçbir şey gelmiyor. Yaşananlara Çin’dekiler de inanamıyor. Çinler sıkıştıkça Almanya’dan destek istemeye alışıklar. Yeşil yeşil dengeler var arada…

Yarın Lavrov bütün maharetini denemek zorunda ama Tayyip’in eli bu güne kadar görülmemiş şekilde güçlü…

Bambaşka bir Rusya olacak

Rusya’da A takımı iktidara geldiğinde bambaşka bir Rusya olacak. Hem Rus halkı için hem de dünya insanlığı için çok hayırlı olacak.

Rusya A takımı, Rusya B takımının pek çok kararını tasvip etmiyor. Rusya B takımının bu güne kadar Rusya’yı insancıl bir duruşla idare etmediğini, dünyanın da artık böyle bir duruşu kabul etmeyeceğini düşünüyor. İslam dinine de diğer dinlerin/fikriyatların mensuplarına da saygılı, hoş görülü duruşları var.

Rusya’da A takımı iktidara geldiğinde Ukrayna krizi de kısa sürede sona erecektir. A takımı Zelensky hakkında da kötü düşüncelere sahip değil. Ayrıca Rusya A takımı, Baltık ülkelerine Rusya B takımın çok yanlış davrandığını ve haksızlıklar yaptığını kabul ediyor.

Benimle ve Rusya A takımıyla beraber yol alacak taraflar, her manada kazanacaklar. Başka bir dünya nizamı kurmanın mümkün olabileceğini göstereceğiz.

Mehmet Fahri Sertkaya

Birileri bir şeyler yapsın!

Birileri bir şeyler yapsın!
İHA’lara neler oluyor?
Helikopterlere neler oluyor?
UFO’lara neler oluyor?
Uydu sistemlerine neler oluyor?
Cephaneliklere neler oluyor?
Tanklara neler oluyor?
Askerlere, subaylara neler oluyor?

Bütün bunlar dünya insanlığından neden gizleniyor? Bunları gizlemek kimin, kiminlerin işine geliyor?

Amerika, Rusya, Çin, Almanya, İran, kimler için bedel ödüyor? Bunun mantığı ne, bunun kime ne faydası var?

Mehmet Fahri Sertkaya

Dünyayı kandırıyorlar

Dünyayı kandırıyorlar

Çin’in 29 Nisan’da Hainan adasından fırlarttığı Long March 5B roketi hakkında konuşulanlar doğru değil. Çin, dünyayı kandırıyor.

O roket kontrolden çıkmadı, hiçbir sorun yaşanmadı. Birkaç saat öncesine kadar operasyonları planlandığı gibi devam ediyordu. Dünyaya masallar anlatıyorlardı. Bu iş de aslında Çin’i kontrolde tutan yeşillerin işi ve ABD de Almanya da Fransa da Rusya da ve daha birkaç ülke de yeşillerin kontrolünde olduğu için bu ülkeler de oyunlara ortak oluyorlar.

Gönderdikleri şey, Çin’in kuracağı uzay üssünün, taykonotların kalacağı kapsülü/bölümü değil. Gönderdikleri şey düşman gördükleri ülkelerde depreme sebep olabilen, elektromanyetik bombardıman teknolojisine dayanan ve yerin manyetik alanını bir anda bozup yeri yerinden oynatan bir silah. Bir deprem silahı…

Biz birkaç saat önce bu oyuna dur dedik ve sistemlerine darbeler indirdik.

Dünyadaki bütün devletlerin ve milletlerin bu sahada büyük tehlike altında olduğu açık ve herkes eş zamanlı olarak tepkisini göstermeli. Artık şu Çin ve Rusya durdurulmalı ve ABD’yi de yeniden ABD’lilerin yönetmesi sağlanmalı. Dünya üzerinde bütün insanlığa düşman olarak sergilenen şu organize şeytanlıklara son verilmeli.

Dünyanın ormanlarını yaktılar. İklimini bozdular. Temiz sularını yok ettiler. Arıları yok etmek üzerelere. Balık türlerini yok ediyorlar. Göçmen kuşların dengelerini bozdular. Ziraate büyük darbeler vurdular. Kıtlık, kuraklık hakim olması için binbir türlü darbeler vurdular, vuruyorlar. Laboratuvarda ürettikleri korona gibi virüsleri de yaydılar ve insanları sözde aşılarla hasta etmeye, üremelerini durdurmaya, nesillerin sağlıklarını kalıcı olarak bozmaya, beyinleri kodlamaya devam ediyorlar. Yetmiyor da keyiflerine göre istedikleri ülkeleri/milletleri çok çok şiddetli depremlerle önden yok etmek istiyorlar.

Çin ve Rusya varlıkta kaldıkça, dünya yok olma tehdidi altındadır.

Ruslar, köprüden önceki son çıkıştalar

Bütün insanlığın düşmanı olan Çin, milyonlarca masum sivili aynı anda öldürecek bunca oyunu, planı çevirirken… Bilmem kaç tane devleti/milleti en akıl almaz silahlarla/teknolojilerle acımasızca yok etmeye çalışırken… Rusya’nın liderinin/Putin’in, bakanlarının, ordusunun ve en çok da Roscosmos’un Çin’e bu hususta destek vermesi, kabul edilir şey değildir.

Rusya, bünyesine sızmış insanlık düşmanlarını hala temizlemeyecekse… Rus halkı, kendilerini de hiç düşünmeyen ve acımayan o idari kadrosunu değiştirmeyecekse… Dünya insanlığının, dünyadaki bütün devletlerin/milletlerin bir an önce birlik olarak Rusya’yı yok etmesinin vakti gelmiştir.

Rusya, dünya insanlığı için an itibariyle büyük bir tehdit unsurudur.

Mehmet Fahri Sertkaya

Gerçek Türkiye ve dünya gündemi – 8 Nisan 2021

Köşeye sıkışan taraflar, abartılı şekilde metafizik saldırılar yapıyorlar.


Sahadaki vatanseverler de bu metafizik baskılardan az ya da çok tesirleniyorlar. Kabasını attık, sahayı temizliyoruz. Her şey kontrolümüz altında ve birkaç saate ince temizliği de yaparız.

Aynı anda rest çektiğimiz bu kadar hasım tarafın metafizikle saldırmaktan başka ellerinden bir şey gelmiyor.

Her gün kat kat büyüyen bir gücümüz, yükselişimiz var. Hep birlikte bunu devam ettireceğiz.

…


İran’la da bir görüşmemiz oldu. Çok ezildiler, çok alttan aldılar ama yine de kısa bir görüşme oldu. Yıllardır yaşanan bazı şeyleri birkaç cümle ile özetleyip diplomatik bir dille “Siz treni çoktan kaçırdınız” dedim. Onlar da anladılar.

…


Türkiye üzerinde kara para işlerini boğmaya devam edeceğiz. Şu andan itibaren İran, Rus, Çin, Ankebut v.s. demeden her türlü kara para işlerini bozacağız.

…



Hiç kimseye Ukrayna’ya yatırım yapmayı tavsiye etmem. Ukrayna’nın idari kadrosu ile taban tabana zıtız. Önümüzdeki süreçte de anlaşabileceğimizi zan etmiyorum. Şu ana kadar da onlara çok zararlar verdim ve çok işlerini bozdum ama bu daha başlangıç. Ukrayna muhalefeti ile iyi ilişkilerim var, bundan çok memnunum ve onları destekleyeceğim.

…

Almanya’nın muhalif siyasi isimleriyle görüşmelerim oldu. Şu ana kadar beni, mücadelemi en iyi anlayan, bu hususu en iyi şekilde çalışan tarafın Alman muhalefeti olduğunu gördüm. Gerçekten çok sıcak kanlı, çok dostane ve çok seviyeli bir yaklaşımları oldu. Benden de aynı şekilde karşılık aldılar. Bundan sonra Türk – Alman ilişkilerinde ve dünya meselelerinde kendileriyle her zaman istişare halinde olacağım. Beraberce neler yapabileceğimize bakacağız. Hem Türkiye ve Almanya, hem de dünya insanlığı için çok güzel şeyler yapabileceğimize inanıyorum.

…

Dünya üzerindeki pek çok kraliyet ailesinin pek çok üyesi ile irtibatım var. Hemen hemen hepsiyle prensipte anlaşmış bulunuyoruz. Bir süre samimiyetlerini sergilemelerini bekleyeceğim ve samimiyetlerine inandığım andan sonrasında bu da dünya siyasetinde mühim bir kırılma noktası oluşturacak.

…

Çok sayıda Afrika ülkesinin idari kadroları ya da muhalif isimleriyle çok iyi bağlantılarım oluştu. Bazılarının art niyetli olduklarının farkındayım, bazıları ise son derece samimi duruyorlar. Etiyopya’ya bile verdiğim sözler var ve herkes bilir ki ben sözlerimi tutarım. Etiyopya’da yanlış işler yapan ülkeleri/liderleri şimdiden ikaz etmiş olayım.

…

Türkiyelilerin büyük çoğunluğunun ismini bile duymamış olduğu Asya ülkeleriyle dahi bağlantılarım oluştu. Bunları da çok kıymetli görüyorum. Ülkeleri sadece nüfuslarına, yüzölçümlerine göre sınıflandırmıyorum.

Kimsenin dinine, hayat tarzına, kıyafetine, siyasi tercihlerine karışmam. Benim meselem değil. Benim aradığım hangi dinden, hayat tarzından olursa olsun dürüst olması, iyi niyetli olması ve beraber yola çıkılacak, beraber çalışılacak şartları taşıması.

…

Grilerle iyi, çok iyi anlaşmak istiyorum.

Başka bir Ademin evlatları olsalar da neticede hepimiz insanız. Konuşabilir, anlaşabiliriz. Dünyayı bir anda yeniden şekillendirdiğim şu günlerde, Grilerin de aramızda olmak isteyeceğine, sayemizde çok güç kazanacaklarına ve gücümüze güç katacaklarına inanıyorum.

Bu da gerçekleştiği zaman 3. dünya savaşının kazanan tarafı/grubu şimdiden kesinleşmiş olacak.

…

Alihan Kuriş ve şürekası iyice köşeye sıkıştı. Kardeşlerimiz hep uyandılar, nasıl kandırıldıklarını bir anda anladılar. İlk yaşadıkları şok halini de atlattılar. Şimdi her şeyi sorguluyor, soruşturuyorlar.

Yakında adli makamlara suç duyuruları yapılacak ve hareketlenme artacak. Ben baştan da ifade ettiğim gibi sakince süreci yöneteceğim.Her safasında en doğru zamanında en doğru müdahaleleri yaptıracağım.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

..