Etiket arşivi: Ukrayna

“Müthiş bir gösteriydi”

Gece gece canım sıkıldı. Metafizik çatışmaların da hiç tadı kalmadı. Sahada çatışma gücüne sahip düşman unsur kalmadı. Öyle ki Hindistan’ın ve Çin’in büyücüleri, medyumları ve bunlara çalışan cin kabileleri dahi günlerdir, gecelerdir eridiler, yıkıldılar. Oysa onlar son ümitleriydi. Dünyanın dört bir tarafından tek tük kalan metafizikçiler, varlık göstermeye çalışıyorlar. Sahayı boş göstermemeye çalışıyorlar. Onların da işi bana kalmıyor, ekibim hallediyor, gerekli karşılıkları veriyor. Karşımızda dünya genelinde tesis edilen bir seferberlik daha sonuç alamadı. Bundan sonra almalarına ihtimal de kalmadı. 

Ben de zaten her sahada her işimi çoktan ayarladım, hazırladım ve gece gece uğraşacak iş de bulamadım da tuttum bir film senaryosu yazdım. Çalakalem, dakikalar içinde yazdım geçtim ama senaryonun içinde neler neler var. Devletler, hükumetler, ordular, entrikalar, uzaylılar, aksiyon, yüksek bilim ve teknoloji, casuslar, robotlar, masonlar, patlamalar, bombalamalar, hainler, kin, nefret, intikam, satanizm ve dahası… 

Böyle bir senaryoyu özetle yazmak çok zor iş ama denedim, oldu gibi…

Kaba hatlarıyla senaryo şöyle: 

Bir biyonik robot olan, yeşillere çalışan ABD başkanı Biden, yine bir biyonik robot olup da yeşillere çalışan Rusya başkanı Putin’le danışıklı dövüşür. Günler boyunca peş peşe dikkat çekici açıklamalar yaparken, gün gelir “O Putin artık iktidarda kalamaz” şeklinde açıklamalar da yapar ve sonraki günlerde de arkasını getirir. Dünya bu açıklamalara çok şaşırır. Arkasından daha ne gelecek diye bakarlar, beyin fırtınaları yaparlar, ihtimal hesapları yaparlar ama çok yaklaşsalar da asıl gerçeğe, sahada aslında neler döndüğü bilgisine ulaşamazlar. 

Biden’ın “Yeni dünya düzeni kuruluyor. Hepimiz tek bir kralın emrine girmek zorunda kalabiliriz. Ortak düşmanımız olan o şahsa ve teşkilatına karşı birlikte hareket etmeliyiz.” şeklindeki açıklamasından ve perde arkasında hükumetlere/liderlere yaptığı tehditlerden kısa süre sonra, Biden’ın öncülüğünde devletler arası bir askeri organizasyon harekete geçer ve Rusya’yı baskı altına alır. Kara ve hava çatışmalarından ziyade deniz savaşlarını tercih ederler. Türkiye’nin boğazlarından donanmalarını da geçirirler. Bu kısımda Türkiye’deki masonlar da etkili olurlar. Ruslar buna çok kızmış rolü oynarlar. Dünya insanlığını çok sarsan karşılıklı restleşmeler, kurulan onca ağır cümleler herkesi şaşırtır. “Üçüncü dünya savaşı mı çıkıyor” tartışmaları, dünyanın dört bir yanındaki devletlerdeki TV kanallarında saatlerce yapılır ve izlenir. Gazetelerde ve haber sitelerinde toplamda yüz binlerce köşe yazısı yazılır. 

Sonunda ABD ve Rusya donanmaları Karadeniz’de karşı karşıya gelir. Karşılıklı top atışları yapılır. Numaradan birkaç ABD gemisi batırılır, birkaç asker kaybı yaşanır. Saha şartları ayarlanır. Aynı anlarda, bu danışıklı dövüşün oyuncuları arasında Türkiye’den yetkililer de olur. 

Bir biyonik robot olan Türkiye Savunma Bakanı Hulusi Akar da rolünü oynar. Ruslar, ABD’nin ve ABD öncüğünde hareket eden ülkelerin kendilerine bu zararları vermesinde Türkiye’nin mühim bir rol oynadığını ve bunun kabul edilemez olduğunu en sert şekilde açıklarlar. Hulusi ve çetesi ise Rusların damarlarına basan açıklamalar yaparlar. 

Bu yetmezmiş gibi ABD donanmasına ait birkaç askeri gemi Türkiye’nin Karadeniz kıyılarına yanaşmak, sığınmak zorunda kalır. Türkiye’nin gayr-i meşru hükumeti bu sığınmaya da izin verir. Dikkat çekicidir ki bu gemiler Türkiye’de batı Karadeniz kıyılarına yanaşırlar. Sonra Rusya ABD’ye ve Türkiye’ye karşı aşırı sinirlenmiş rolü oynar. Önce, o güne kadar danışıklı dövüşler sergileyerek milyonla sivil insanı organ ve fuhuş mafyalarına sürükledikleri Ukrayna’ya çok sayıda füzeler atarlar.

Sonra hatlar daha da gerilir. Yavuz ve Midilli gemileriyle geçmişte sergilenen danışıklı dövüşün çok benzeri bir kez daha sergilenmeye devam eder. Rusların “Yakarız, yıkarız, vururuz” seviyesine gelen restlerine, açıklamalarına karşı, Biden da “Yakamazsınız, vuramazsınız, yıkamazsınız” tarzında kışkırtmalar yapar. Yine bir biyonik robot olup da içinde yeşil uzaylı bulunan ABD Savunma Bakanı Austin de o anlarda Biden’ı destekleyen, Rusları kışkırtan, Türkiye’yi ateş hattına atan açıklamaları üst üste yapar. Yine biyonik robotlar olan Putin, Şoygu, Lavrov, Peskov, Zaharova, Macron, Scholz, Stoltenberg, Ursula, Elon Musk, Bill Gates gibi kişiler de yangına körükle koşarlar. Herkes rolünü kusursuz oynar ve bu sayede planlarının son kısmına gelirler. Planın buraya kadar olan kısmı, son kısmının görünür sebeplerini/mazeretlerini oluşturmaya dönüktür ama son kısmı gerçekten de küçük bir kıyamet kopartmaya dönüktür.

Dünya insanlığı danışıklı dövüşü seyrederken, neler olacağını bilemezken, Batı Karadeniz taraflarına uzun menzilli Rus füzeleri atılır. Görünürde bu füzeler Batı Karadeniz açıklarındaki ABD ve müttefiki ülkelerin deniz unsurlarını hedef almakta, Türkiye açıkça vurulmamaktadır. Lakin bu da bir oyundur. Rusya ile danışıklı dövüşen ABD hükumeti/yetkilileri, o anlarda bir nükleer denizaltıyı o bölgede bulundurur. Nükleer denizaltının kasten vurulması sağlanır.

Söz konusu nükleer denizaltının patlamasından kısa süre sonra, patlama neticesinde oluşan yüksek basınç rüzgarı ve yakıcı sıcaklık, İstanbul’un ve Sakarya’nın Karadeniz kıyılarından içeriye doğru girer ve Tüpraş İzmit tesisi dahil olmak üzere bölgedeki pek çok tehlikeli tesisi, depoyu, boru hatlarını infilak ettirir. Çok ilginç ve daha önce kimsenin aklından geçmeyecek şeyler de yaşanır. Nasıl oluyorsa eş zamanlı olarak bölgede deprem de olur. Tüpraş’ın patlamasıyla birlikte İzmit körfezinden başlayan peş peşe patlamalar Gebze, Tuzla, Pendik, Kartal, Maltepe hattı boyunca devam eder. O anlarda Büyük ada başta olmak üzere civar adalarda da patlamalar olur. Felaket bu safhaya gelmeden önce bile yüzbinlerce sivil insan çok feci şekillerde can verir. Aralarında ne kadarının bebek, çocuk, kadın ve hamile kadın olduğunu kesin şekilde bilmek asla mümkün olmayacaktır. 

Dünyada çok sayıda TV kanalı, yayınlarını keserek son dakika gelişmesi halinde bu yaşanan facianın haberini verir. Dünyanın dört bir tarafındaki biyonik robotların en üst yöneticilerinden biri olan İngiliz Kraliçesi rolündeki biyonik robot, adamlarına “Müthiş bir gösteriydi” der. 

Seyirciler filmin hazin bir sonla bitmesine kendilerini şartlandırmışken, filmin sahneleri devam ettikçe üst üste sarsılırlar ve şaşırırlar. Bütün bunların yapılacağını önceden bilen, Türkiye merkezli ve devletler arası bir teşkilat meydana çıkar. Öylesine dahiyane bir planla, o kadar cesurca ve organize şekilde hareket ederler ki danışıklı dövüşen tarafları, kısacık sürede kazdıkları kuyulara düşürürler. Yaptıkları müdahalelerle dünyanın önde gelen onlarca ülkesinde peş peşe halklar ayaklanır, iktidarlar yıkılır, liderler devrilir, darbeler olur, yargılamalar olur. İdam cezaları alanların sayısı kısa sürede içinde bile on binleri bulur. 

Dünya insanlığı büyük bir nefretle mason, yahudi ve biyonik robot avına çıkar. Bunların kontrolündeki milletler arası teşkilatlar hemen feshedilirler. Türkiye’de yaşanan facianın hemen ardından ABD’de Biden-Kamala çetesinin devrilmesi, onun hemen ardından Rusya’da Putin çetesinin devrilmesi ise izleyiciyi şok eder ama o anlarda ya da film bittiği anda hiç kimse “Yok, o kadar da olmaz. Bu mantık dışıydı. Bu sahneler gerçekçilikten uzaktı” diyemezler. Filmin bu kısımları da izleyiciyi ayrıca ve üst üste sarsmaya devam eder.

Birkaç yıl içinde dünya düzeni tamamen değişmiş ve dev bir devrim gerçekleşmiş olur. Yeni dünya düzeni kurulur. Dünyanın yeni merkezi, yeni lideri Türkiye olur.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

..

NATO gürültülü şekilde yıkılabilir

NATO içinde de birlik yok, iç çatışmalar, çekişmeler çok. Kimin elinin kimin cebinde olduğu, kimin kimden yana olduğu, kimin gerçekten dövüştüğü, kimin danışıklı dövüştüğü açıkça belli değil.

Bu haldeki bir NATO, Rusya-Ukrayna meselesinde danışıklı dövüştüğü de herkes tarafından görülmüşken, vaziyeti kurtarmak için, NATO’nun varlığını devam ettirmek için, NATO’yu güçlü göstermek için, Rusya-Ukrayna danışıklı dövüşünü kendilerine menfaat sağlayacak ve zarar getirmeyecek şekilde bitirmek için çılgınlıklar yapabilir.

Azerbaycan’da Aliyev’in ve karısı Aliyeva’nın halleri de hal değil. NATO, önünü sonunu iyice hesap etmeden bu ikili üzerinden olmadık hamleler deneyebilir. Bunun neticesi olarak başta Azerbaycan olmak üzere bütün bölgede birkaç türlü ciddi sorunlar ve tehlikeler oluşabilir. Bu nedenle de bir süredir bu bölgede oluşabilecek muhtelif sorunların önden tahmin edilmesi ve bunlara karşı tedbirli olunması için ikazlar yapıyorum.

Bundan böyle NATO’nun fişinin de çekilmesi gerekiyor. Beyin ölümü çoktan gerçekleşmiş ve cihaz desteğiyle yaşatılmak istenen NATO, bir çok taraf için pek çok ciddi sıkıntılara sebep oluyor. NATO mensubu ülkeler arasından akl-ı selim ile idare edilenler, hiç zaman kaybetmeden NATO’dan ayrılmalılar. Bu haldeki bir NATO’nun varlığı ve bu haldeki bir NATO’yu varlıkta tutma çabaları, o ülkeler için fayda değil büyük zararlar veriyor, verecek. NATO gürültülü şekilde yıkılabilir ve yıkılırken çok sayıda ülkenin ya da hükumetin yıkılmasına sebep olabilir.

Bütün taraflar Aliyev ile ve karısı ile münasebetlerini de gözden geçirmeli.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Mario Draghi son vurgununu vurabilecek mi

İtalya Boşbakanı Mario Draghi’nin Zelenski ile de Putin ile de batı/NATO tarafından pek çok kişi ile de hatta Şi ile de arası çok iyi. Şu günlerde Ukrayna’dan daha fazla beyaz kadın, beyaz küçük çocuk bekliyor. Suriyeli, Afganistanlı, Pakistanlı, Afrikalı mültecilerden çok daha fazla talep var Ukraynalı mültecilere… Onları satmak çok daha kolay.

Zaten bütün dünya gördü, “Mülteci istemeyiz de istemeyiz” diye diye bağıran batılı devletlerin o bilinen yetkilileri, söz konusu Ukrayna olunca “Gelin, gelin, kapımız hepinize sonuna kadar açık” demeye başladılar. Mümkün olsa bütün Ukrayna halkını batıya doğru çekecekler ve hiç bir şeyi sorun etmeyecekler. Neden?

Hristiyan dayanışması deniliyor ama asıl hakikat o değil. Asıl hakikat, beyaz kadın ve beyaz çocuk beklentisi/talebi… Anlatıp duruyorum, zaten kara para sahasında çok ama çok büyük sıkıştılar, şimdi ise kara kara kadınlar ya da çocukları değil de beyaz tenli Ukraynalı kadınları, çocukları tuzağa çekmeyi deniyorlar.

Bana inanmıyorsanız Macron’a sorun, o da zaten bu işlerin içinde… Fransa az mı çocuk ya da kadın kaçırdı Afrika’dan… Yolcu uçağının kargo bölümüne doldurulmuş anasız, babasız yüzlerce siyahi çocuk Fransa’ya kaçırılırken kaçakçılar suç üstü oldular. Fransa bu krizi kapatmak için ne kadar çok uğraştı ama kapandı mı? Delilleri her yerde…

İsterseniz bu araştırmaya en merkezinden girin ve İsrail’den bir dosya açıp bakın. Arkası çorap söküğü gibi gelecek. Bir bakın, benim deliller paylaşmama bile gerek yok, her şey zaten insanlığın gözleri önünde…

Lakin sinir sistemim çok yüklendi, devlet başkanı, başbakan, gizli servis başkanı, genelkurmay başkanı, büyük iş adamı gibi görünen bu insan şeytanlarına daha fazla tahammül edemiyorum. Her an bir çılgınlık yapabilirim ve sadece birkaç saat içinde bu dünyanın altını üstüne getirebilirim.

Neydi o filmin adı, bir film vardı, Liam Neeson oynamıştı, buldum Takip… O Takip film serisinde bir baba (Liam), insan kaçakçılarından, kadınları kızları kaçırıp açık artırma ile satanlardan, kaçırıp ilaç tesiri altında Avrupa’da fuhuş yaptıranlardan kendi kızını kurtarıyordu. Ne garip ki bu işin arkasında gerçekte yahudiler ve hristiyanlar başı çektiği halde sanki dünyada bu işi müslümanlar yapıyormuş gibi göstermişlerdi Takip filminde… Bir garip bu dünya, film sektörü de doğru ellerde değil. Çok sahayı yıkıp yeniden tesis etmek, nizam sağlamak lazım. Vakti de gelmiş mi?

Bir de şunlara bakabilirsiniz:

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Ruslana Korshunova neden öldürüldü

Arkadaşlarla da çok istişare ettim ve ardından hala düşünüyorum. Ruslana Korshunova’yı kimlerin kısa sürede zirveye kadar yükselttiğini, sonra hangi yasa dışı hatta insanlık dışı işlerde kullandıklarını, sonra neler olduğunu ve neden öldürdüklerini, sonra kaç ülkeden kaç liderin ve siyasi yetkilinin bu cinayeti kapatmak için seferber olduğunu yazsam, neler olur bu dünyada… Ruslana tek de değil, binlerce Ruslana aynı sistem tarafından kullanıldı, sonra katledildi.

Hepsini değil, sadece Kazakistan, Rusya ve Ukrayna kısmını yazsam, Putin’in Ruslana cinayetini kapatmak için neden çırpındığını anlatsam bile, neler neler yaşanır bu dünyada… İyi ölçmek, sonuçları doğru hesap etmek lazım. Türkiye’de de çok büyük hadiseler olur, kaç bin kişi bir anda oyundan düşer. Adnan Oktar’cıların yargılamasının göstermelik olduğu anında anlaşılır ve hakiki bir yargılama hemen başlar. Çok da işime gelir. Ta benim davalarımda/süreçlerimde kullanılan yahudi/mason devlet yetkililerine kadar büyük bir temizlik olur. Olur olmasına da asıl bombalar Rusya, Ukrayna ve İsrail’de patlar. Onlar epeyi gürültü ve yıkıcı şekilde patlarlar.

Hala son kararı veremedim. Derin düşünceler içindeyim. Ben yapabileceklerimden eminim. Deliller paylaşarak da hatta paylaşmayarak da bu dünyanın altını üstüne getirebileceğime eminim ama doğru vakit geldi mi, artık bunu yapmaya mecbur bırakıldım mı, bu kadar büyük bir çatışma yaşanmalı mı, bu kısmına emin değilim. Şu anda içimden bir ses “Bu müdahaleleri yap, bu liderleri ve devlet yetkilileri ile dolu olan çetelerini, devlet kurumlarını, hepsini yak. Zaten cehenneme dönmüş ve cayır cayır yanan bir dünya, bir dünya insanlığı var. Öyle ise biraz daha harlansın, yanan yansın, yıkılan yıkılsın ve kaostan düzen kurulsun” diyor.

Ercan Arıklı’yı nasıl da öldürüp geçtiler. Biraz konuşmaya başlamıştı, daha neler neler anlatırdı. Türkiye’den sonra dünyanın dört bir yanında da mecburen temiz eller operasyonları başlatılırdı. Lakin adam koca otobüsü göremeyip nasıl da altında kaldı. Adnan Oktarcıların tuzaklarına düşüp sonra kurtulmak isterken 11. kattan atılan ve intihar denilen kişi de var. Boğaz köprüsünden gece yarısı atılıp intihar denilenler. Öldürüldükten sonra “Ünlü sanatçı intihar etti” diye arkasından haberler yapılanlar… Dünyanın her yerinde birbirine benzer hadiseler var. Ayinlerde kurban edilenler, kendi teşkilatları tarafından infaz edilenler, kendi devletlerinin gizli servisleri tarafından yok edilenler. Daha neler neler… İnsanlık düşmanlığı, masonluk, yahudilik, satanistlik, insan katledilen ayinler, tecavüzler ve işkenceler, uyuşturucu işleri, organ işleri, insan kaçakçılığı dahil her türlü kaçakçılık işleri, terör işleri, sübyancılık işleri/mayfaları, vergi kaçırmalar, devletlerin hazinelerini boşaltmalar, vatandaşa ödetilen faturalar üzerinden vurulan vurgunlar, ünlüler camiası üzerinden uygulanan ahlaksızlaştırma, dinsizleştirme projeleri ve daha neler neler…

Onlarca devletin idari kadrolarının, askeri yetkililerinin, istihbarat servislerinin, ünlülerinin, iş adamlarının, milletler arası bir organizasyonla kara para işleri yaptıklarının ve her türlü şeytani işler yaptıklarının, dünyayı fesada verdiklerinin meydana çıkartılması, nelere nelere sebep olur.

Bunu yapınca sonunda tam olarak neler olacağını tam manasıyla kestirmek imkansız ama her ihtimalde de onlarca devlette peş peşe iktidarlar ve dahi askeri ve siyasi bürokrasi değişiyor. Dünyanın dengeleri, dünyanın havası değişiyor. Devletlerin eğitim, hukuk, vergi sistemleri dahil her şeyleri değişiyor. Her yerde insani/vicdani ve iyi/güzel şeyler görülmeye başlıyor. Her ihtimalde de mason tarikatı ifşa oluyor, çöküyor, yasaklanıyor, dünya genelinde yüz binlerce mason yargılanıyor, bir kısmı idam ediliyor. Bütün insanlık, yahudileri, masonları ve İsrail’i lanetliyor. Bütün insanlık, yahudilerin, masonların peşine düşüyor. Hani hadis-i şerifte “Taşlar bile -Gel, benim arkamda da o Yahudilerden var, onu da öldür- diyecekler” denildi ya, kesin emin oldum ki bu müdahaleleri yaparsam, 14 asır önce haber verilen o hadiseler yaşanacak.

Ve hasımlarım benim sinirlerimi çok zorladılar, beni çok gerdiler, hala geriyorlar hala sabrımı ve kararlılığımı test ediyorlar. Benimse gözüm hiçbir şeyi görmüyor. Böyle yaşamaktansa milyonlarca kere can vermeyi hiç düşünmeden tercih ederim. Benim ölümden, zulümden, düşmandan korkum yok. Benimle birlikte yol alanların da korkuları yok.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

İsrail’e “özel askeri operasyon” yapılmalı

Ukrayna’daki savaş oyununun, danışıklı dövüşün arkasında insanlık dışı kara para işleri var. Organ işleri, uyuşturucu işleri, insan kaçakçılığı işleri var. Bunun arkasında Ukrayna ve Rusya’nın siyasi ve askeri yetkilileri de var. ABD’den Biden-Kamala tarafı da var. AB’den taraflar/ülkeler/liderler de var ama hepsinin arka planında ve en merkezinde, her zaman olduğu gibi İsrail var.

İsrail hem bir işgal devletçiğidir, gayr-i meşru, hem de satanist yani insanlığın düşmanı bir kara para devletçiğidir.

Bu güne kadar da çeşitli hilelerle, kandırmalarla, resmiyette ve haber akışlarında başka türlü gösterilerek Ukrayna’dan milyondan fazla Ukrayna vatandaşı çıkartıldı, kaçırıldı. Bunlar, arada başka devletler, liderler ve gizli servisler bulunuyor olsa da en arka plandan İsrail’in organize ettiği, yönettiği organ ve fuhuş mafyalarına, beyaz kadın ticaretine kurban oldular. Ukraynalı yetim çocuklardan on binlercesinin öldürülmesinden de İsrail sorumludur. Zamanında Ukraynalı bazı yetkililer, onbinlerce Ukraynalı çocuğun izini sürdüklerinde en son İsrail’e ulaştılar ve o çocukların İsrail’de yok olduklarını, öldürüldüklerini belirlediler.

Son zamanlarda Taliban üzerinden Afganistan merkezli ve çok büyük bir kara para fırtınası estirmek istediler, bozduk. Çin, kendi vatandaşlarından yaklaşık 14 milyon kişiyi yalan resmi beyanlarla ve kandırmalarla sözde karantinaya aldı, organlar hemen çalınmaya başlandı, bozduk. Tekrara girmeyeceğim, neler neler denediler ve hep bozduk. Şimdi, İsrail’in merkezde bulunduğu bir sistemle kara para işleri yapan bu devletler/yetkililer, son çare olarak Ukrayna’yı karıştırdılar. Ukrayna’da kara para için ortalığı kasten karıştırmaktan, insanların mülteci düşmesini sağlamaktan, bu kısımda dünya kamuoyunda danışıklı dövüşmekten başka bir şey yok. Özel askeri operasyon dedikleri şey bile yok.

İsrail, dünya üzerindeki bütün acıların, vahşetlerin, terör örgütlerinin, zulümlerin, katliamların, zehirlemelerin, gıda terörünün, sözde psikiyatrik ilaçlar üzerinden yapılan soygunların, ahlaksızlaştırma, namussuzlaştırma, cinsiyetsizleştirme, ibneleştirme projelerinin, her türlü uyuşturucu işlerinin, her türlü büyücülük işlerinin, her türlü kara para işlerinin en merkezindeki şer odağıdır. Dünyanın ve insanlığın bu halde olmasının en birinci sebebidir. Şu anda Ukrayna’nın bu halde olmasının sebebi de İsrail’dir. Ukrayna’nın başındaki kara paracı Yahudi Zelenski de İsrail’in emrindedir.

Onlarca senedir İsrail’in bütün kurum ve kuruluşları, dünyayı felaketlerden felaketlere sürükleyen bu kanlı ve kara sisteminin içinde faaliyettedir. Yani bir bütün olarak İsrail denilen otorite/sistem, buna entegre haldedir, bunun en merkezidir. İsrail’de eski ya da yeni siyasi ve askeri yetkililerin tamamı derdest edilip toplanmalı ve bütün insanlığın şeffaf şekilde canlı izleyeceği yargılamalara tabi tutulmalıdır.

Dünya insanlığı/devletleri de zaten bir seviyeye kadar bu hakikatın farkındadır. Bundan böyle çok daha fazlası insanlığa anlatılmalıdır ve hemen şimdi, hiç vakit kaybedilmeden İsrail’in, başta İsrail vatandaşları olmak üzere bütün dünya insanlığına vermeye devam ettiği zararlara mani olunmalıdır. Bu maksatla hemen İsrail’e gerçek bir “özel askeri operasyon” yapılmalıdır.


Bu sürecin devamında zaten Kraliçe Elizabeth ve çetesi, Biden-Kamala çetesi, Putin ve çetesi, Şi ve çetesi, Scholz ve çetesi, Hamaney-Reisi ve çetesi de ifşa olacak ve devrilecektir. Bunlardan devrilmeyenlere de özel askeri operasyonlar yapılmalıdır. Bunlardan teslim olanlar ise milletler arası yargılamalarda yargılanırlar, teslim olmayanlar da özel askeri operasyon sırasında öncelikli olarak hedef alınırlar ve yok edilirler. Gezegenin, devletlerin, milletlerin, gelecek nesillerin selameti için İsrail’e bir an evvel özel askeri operasyon yapılmalı ve sonrasında onların kontrolünde olan, onların emirleriyle dünyanın çeşitli yerlerinde kasten otorite boşlukları oluşturan, on milyonlarca insanı mülteci durumuna düşüren ve mafyalara kurban olmasını sağlayan diğer ülke liderlerine de operasyon yapılmalı ya da devrilip yargılanmaları sağlanmalıdır.

Bütün tarafların elinde gerekli deliller ve bilgiler var ama “yok” diyeceklerse, “deli saçması bunlar” diyeceklerse, bendeki deliller fazlasıyla yeterler.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Herkes işine baksın

Beni meşgul etmeyin, zaten çok meşgulüm. Kimseyle görüşemem. Ben zaten her şeyi planladım, hazırladım ve her şey akışında devam edecek. Öyle ise herkes üzerine düşeni yapsın, devam etsin.

Nedir bu hal? Dost taraflarda da düşman taraflarda da acayip bir hal var. Bu hal olmasın diye her şeyi açıkça da yazdım, daha nasıl yazabilirdim? Ya da aynı şeyleri tekrar tekrar yazmanın gereği var mı?

Tarafların ani karar değiştirmeleri halinde, zamanlar ve detaylar değişebilir ama genel hatlarıyla şu aşağıdakiler yaşanacak:

  • ABD karışacak. Biden-Kamala çetesi devrilecek
  • Ardından Rusya’da Putin ve çetesi devrilecek. Ukrayna’daki danışıklı dövüş iyice sarpa saracak. Çok yargılananlar, idam edilenler olacak.
  • Sıkıntılar Azerbaycan’a da yayılacak. Sonra İran’a da yayılacak. Oralardan bazı sıkıntılar Türkiye’ye de yansıyacak. Bize yansıyan kadarı bile çok yüksek seviyede sıkıntılar olacak.
  • Yunanistan sert bir tokadı çoktan hak etti, o Osmanlı tokadının suratında patladığını bütün dünya duyacak ve konuşacak. ABD ve NATO bile sadece izleyip kalacak. Çevremizdeki adaların çoğu el değiştirecek ve bir kısmı silahlandırılacak. Savunma maksadıyla kullanılacak.
  • Suriye’den de Türkiye’ye yüksek seviyede sorunlar, sıkıntılar yansıyacak.
  • AB ve NATO teşkilatları içindeki bölünmeler, ayrışmalar netleşecek. Bu da Avrupa başta olmak üzere dünyanın dört bir yanında denge değişmelerine sebep olacak. Bu nedenle de Türkiye’de bazı dengeler değişecek.
  • Korona oyunlarını bozduk, benzerlerini çıkartmayı, yaymayı deneyecekler.
  • İstanbul boğazı nedeniyle büyük bir kriz yaşanacak. Tayyip’in ve çetesinin, gölgelerinden bile korkar halleri, vatana ve millete ihanet hırsları, boğazlar konusunda restleşmeler yaşandığında, Türkiye’nin büyük sıkıntılar yaşamasına sebep olacak. Büyük, çok büyük sıkıntılar olacak.
  • Bu değişen dengeler arasında, Ruslara çalışan biyonik robotlar olan Bohçalı ve Soysuz gibiler de oyundan düşecekler.
  • Buradan sonra şu kısmı henüz net değil. Ukrayna’daki danışıklı dövüşün içine Türkiye’nin çekilmesine, ordumun kara para işlerine alet edilmesine, danışıklı dövüşen tarafların kendilerince Türkiye’ye böyle ceza kesmeye kalkmalarına, Tayyip’in ve çetesinin onlara kulluk etmesine mani olacağım. Bunu yaparken de elbette Türkiye’de hatlar kopacak ve hükumet, milletin ayakları altında ezilecek. Devam eden süreçte batı/NATO cephesine de tarihe geçecek şiddette cezalarını keseceğim. Bunu çok kısa sürede, çok kolayca yapacağım ve bütün dünya yine şaşkınlıkla ve hayranlıkla izleyecek.
  • Bu sırada bu millet, harp kaçkını onursuz, utanmaz milyonlarca Suriyeliyi yaka paça sınırlardan dışarı atacak. Bir tanesinin dahi, bir gün daha Türkiye’ye yük olmasına izin verilmeyecek.
  • Cemaatimin karışması zaten dünyanın önde gelen pek çok tarafını karıştırıyor, karıştıracak. Alihan ve çetesi ya tasmalarını ellerinde tutanlar tarafından içeri alınacak, içeride korumaya alacaklar. Ya açıkça kaçacaklar ve ortalıktan kaybolacaklar. Ya topluca intihar edecekler ya da ben hakiki şekilde içeri/cezaevine alınmalarını sağlayacağım. Bu da Türkiye’de hükumet tarafı dahil, çok sayıda tarafın büyük sıkıntıya girmesine sebep olacak. Hukuki zeminde buna mani olmak isterlerse, hukukun işleyişini durdururlarsa, peşi sıra hatlar çok gerilecek ve bu ihtimalde de Türkiye’de iktidar devrilecek.
  • Kraliçenin ve kraliyet ailesinin devri bitecek. Önce hükümleri geçmez olacak, çok fena hallere düşecekler. Rezil rüsva olacaklar. Kısa sürede nasıl da büyük çuvalladıklarına inanamayacaklar.
  • Dünyadan bazı taraflar, bunca denge değişmesine mani olmak için beni defalarca öldürmek isteyecekler, “Bu defa olacak” dedikleri her denemede yine de ölmediğimi görecekler. Beni öldüremeyince hadiselerin bu şekilde akıp yaşanmasına da mani olamayacaklar ve çökecekler, yok olacaklar, parçalanacaklar, küçülecekler v.s.
  • İşte o zaman adımı açıkça anacaklar, “Haydi mfs ortak paydalarda buluşalım” diyecekler. Ben de hepsine “Haydi oradan, gidin başınızın çaresine bakın. Etrafımda görünmeyin. Yoksa hepinize son darbeleri de vururum.” diyeceğim. Bu kısımda çok eğlenceli şeyler de yaşanacak. Lastikli top misali, ben en uzağa attıkça onlar geri gelecekler ama sonuç değişmeyecek.
  • Dünyanın dört bir yanında susuzluk, anormal hava şartları, depremler, fırtınalar, patlamalar, çökmeler, seller, hortumlar, kuraklık ve kıtlık yayılacak. Toplu ölümler olacak. Çok yüksek sayıda insan ölecek. Bazı şehirler adeta dümdüz olacak. Bazı şehirlerde ise yıkılma olmayacak ama topluca insanlar ölecek.
  • Parasını doğru şekilde korumaya almamış büyük sermayedarlar çok fena çökecekler ve bu da ayrıca krizlere sebep olacak
  • Bu güne kadar AKPKK’ye ve MHPKK’ye oy vermiş kişiler “Yandım Allah” diyecekler ama netice değişmeyecek.
  • Türkiye’deki şu danışıklı muhalefetin başındaki liderlerin yerine geçmiş biyonik robotlar da fena çuvallayacaklar. Altısı değil atmışı bir araya gelebilecek olsa bile hükümsüz kalacaklar, adamdan sayılmayacaklar, oyundan düşecekler.
  • Sabetaycı gizli Yahudi Tansu Çiller’in yerine geçmiş olan biyonik robot da çuvallayacak. Tansu hakkında bu güne kadar hiç paylaşılmamış olan “insanlık suçları belgeleri/delilleri” paylaşılacak ve insanlığa karşı işlenen suçlarda zaman aşımı yok. Tansu ile beraber çok yüksek sayıda Sabetaycı da oyundan düşecek. Hak ettikleri feci hallere düşecekler.
  • Kara para sahası daha da daralacak, sıkıntılar artacak.
  • Metafizik çatışmalar eskisi kadar devasa büyüklükte olmayacak, çünkü düşmanlarımız eriyip yok olmak üzereler. Lakin yine de metafizik çatışmalarda çok kişi ölecek, çok uydular ve cihazlar bozulacak, çok sendrom uydurulacak, çok UFO’lar düşecek.

Ve benzeri şeyler olacak…

İşte bu… Herkes işine baksın. Ben müdahale edilmesi gereken her yere müdahale ediyorum.

İki gündür 15 sene sonrasında yapacaklarıma dair planlar çalıştım. Epeyi vakit kaldı bana ve onları da iyi değerlendirdim, değerlendiriyorum.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Ben böyle anlarda tehditleri kaale almıyorum

Böyle zamanlarda tehditlerin havada uçuştuğu görülür. Aslında bu haller çok faydalıdır. Sesini çok yükseltenlerin, tekrar tekrar tehdit edenlerin aslında ne kadar zayıf/güçsüz ve ne kadar ümitsiz olduklarını böylelikle de anlayabiliriz.

Ben böyle anlarda tehditleri kaale almıyorum. Zaten ismimi açıkça telaffuz ederek beni tehdit edebilecek bir tarafı da göremiyorum. Nereye çeksen, oraya uzar, oraya uyar tarzda acayip tehditler de savruluyor. Onları da üstüme alınmıyorum. Alınsam, sonra kıvırıyorlar. Ben nelerden sorumlu olduğumu, nelerden sorumlu olmadığımı da biliyorum.

Ben işime bakıyorum. Ne dediysem o… Samimiyetle, yanlış yapmadan, oyun içinde oyun kurmaya kalkmadan hareket eden hiçbir tarafı yolda bırakmayacağım. Bedel ödeyecek olsam bile yolda bırakmayacağım. Benimle beraber yola çıkanlardan da aynı duruşu beklerim ve onlar da arkası boş tehditlere itibar etmesinler.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Herkes durduğu yeri/tarafı gözden geçirsin.

Putin’in ve çetesinin milletler arası mahkemelerde yargılanması ihtimalini kimse abartılı bulmasın. Bu, çok yakında yaşanabilecek bir ihtimal. Şayet o vakte kadar sağ kalabilirlerse, o mahkemede yargılanacaklar. Lakin böyle giderse, o mahkemede Zelenski de Macron da danışıklılar kulübündeki diğer siyasetçiler de yargılanacaklar. Hala geç değil, herkes durduğu yeri/tarafı gözden geçirsin.

Zelensky, Ukrayna’nın Rusya’ya karşı Lahey Uluslararası Adalet Divanı’na dava açtığını söyledi.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

26 Şubat 2022 – Sosyal mecralardaki Mfs paylaşımları

11.07 Neden son darbeler vurulmuyor

İnatla ve ısrarla danışlık dövüşme, onca tarafı oyalama, oyalama ve sonunda çuvallama…

Bir yandan da bu fena çuvallamış hali yine danışıklı dövüşlerle toparlama çabası… Öbür yanda ise, bu vaziyeti net gördüğü halde hala hamle yapmayan ve danışıklı dövüşlere son darbeyi vurmayan ülkelerin vahim sonları… Evet, Avrupa ülkeleri başta olmak üzere, bu danışıklı dövüşe hala alet olan ya da hiç değilse seyirci kalan ülkeler, büyük kaybedecekler.

Dünyanın, Biden/Kamala, Putin, Şi, Scholz ve Kraliçe Elizabeth merkezli oynanan danışıklı dövüşleri artık tamamen bozması gerekiyor. Yoksa bunlar, diğer ülkelerin ayarlarını çok ama çok fena bozacaklar.

Üç kuruş çıkarları için bütün dünyayı acımasızca felaketlere sürükleyecekler. Bu kısmı da danışıklı dövüşlerle yönlendirecekler.

Şu son darbeleri beraberce vuralım, iyice bocalasınlar, sonra dağılsınlar ve dünya insanlığı büyük tehlikelerden kurtulsun. Bunların idaresi altındaki devletler/milletler de kurtulsunlar.

https://parler.com/feed/45a3813d-6c53-448b-ad14-de7f127dcdb9

__________________________________________

12.21 Ben gemilerimi yaktım

https://parler.com/feed/bb2f13b4-ce10-4868-b58e-ea89c5f63b8f

__________________________________________

18.22 Trump bu fırsatı bari değerlendirecekse, danışıklı dövüşmeyecekse, Trump’ı dinleyin, ona uyun. Onu zorlamayın, onun önüne boşuna çıkmayın. Çünkü Trump bu defa durması gerektiği gibi durursa, onun bendeki kredisi çok yüksek olacak. Sadece ABD’de değil, dünyanın çok farklı yerlerinde sözü geçer olacak, kazanan taraf olacak. Durdurulamayan taraf olacak.

https://parler.com/feed/3409d009-bb40-4163-b063-47144ee7e54f

__________________________________________

Ben gemilerimi yaktım

Derhal bu vahşet sistemine neşter vurulmalı. Dünya ülkeleri ortak tepki göstermeli.

Daha ilk gününde, Ukraynanın hangi bölgelerinde felaket ve sefalet manzaraları oluştu da Türkiye, İsrail ve daha başka devletlerden sözde yardım kuruluşları, Ukraynaya koşar oldu?

Görüntüler gözler önünde, haberler dünyanın her yerinde… Ukraynada bir danışıklı dövüş var, iki tarafın da razı olduğu ve çok ağır tempoda ilerletilen bir işgal var. Zaten oyunculuktan ve kara paracılıktan gelen bir devlet başkanları var, hala rol yapıyor. Ve bu gün dahi Ukrayna’da felaket ve sefalet manzaraları yok.

Öyle ise o Türk kızılayı, Ahbap çavuş ilişkisi içinde olan o sözde yardım kuruluşları, ne halt etmeye Ukraynaya koşuyorlar? Türk milleti aç ve biilaç iken bu yardımlar neden Türk milletine yapılmıyor? Eti, sütü, tatlıyı geçtik, bu ülkede milyonlarca çocuk peynir bile yiyemiyor, yeterince ekmek bulamayanları bile çok sayıda ve bunların acil yardıma, desteğe ihtiyacı yok mu?

En son Haiti depreminde on binle insanı organları için kaçırdığı somut şekilde ispat edilmiş ve meydana çıkartılmış olan o İsrail… Bu güne kadar Ukrayna’dan 250 binin üzerinde Ukraynalı çocuğu sözde evlat edinme sistemiyle kaçırıp organlarına ayırmış olan o İsrail… Bu güne kadar bir milyondan fazla Ukraynalı kadını Avrupada iş bulup çalıştırmak üzere kaçırmış, aldatmış ve beyaz kadın ticareti ağına dahil etmiş olan o İsrail… O İsrail, şimdi Ukraynaya insani yardım yapmaya mı koşuyormuş? Bütün dünyayı toptan ahmak ya da korkak mı zan ediyorsunuz hala? Bu ne cüret, bu ne hadsizlik, bu nasıl bir eşkıyalık?

Bu işlerin tadı çok kaçtı, korona oyunlarını durdurduk, bu oyunların arka planında yapılan organ işlerine de balta vurduk. Taliban oyunlarını bozduk, batılılar tarafından kurulmuş sözde İslami, özde kara paracı bir terör örgütünün devletin başına getirilmesini ve danışıklı dövüşen malum devletler tarafından tanınmasını engelledik. Orada çevrilmek istenen kara para işlerini büyük oranda baltaladık. Kazakistan’dan organ hasadı yapılmasına da mani olduk, Türkiye’deki kara para işlerini zaten büyük oranda bozmuştuk. şimdi sıra Ukraynaya mı geldi?

Biden, Kamala, Austin, Kraliçe Elizabeth, Putin, Lavrov, Şoygu, Şi, Wang yi, Scholz ve daha onlarca yetkili kişi, kara para için danışıklı dövüşüyorlar, zaten mesleği oyunculuk olan ve kara paracı bir milyarderin adamı olan Zelenskiye de rolünü oynatıyorlar.

Dünya bunlardan büyük. Mason tarikatından, satanist ortaklağından, uzaylı taraflardan büyük, çok büyük.

Dünya insanlığı bunları nefesleriyle bile boğar.

Hemen bütün ülkelerde gerekli adli ve idari soruştumaların, teftişlerin başlatılması gerekiyor. Çok çok vahim insanlık suçları işleniyor. Hepsi mason tarikatı üzerinden organize oluyorlar. Şu anda ABD başta olmak üzere, dünyanın önde gelen ondan fazla ülkesi, gerçek manada tam bir terör ülkesi haline dönüştürüldü. Bunların hükumetlerinin, idarecilerinin meşruiyeti yok.

Şimdi ben bu yazıyı yayınlayacağım, bilmem kaç tane ülkenin vazifelileri tarafından tercüme edilerek hükumetlerine sunulacak. Sonra Biden, Kraliçeyi arayacak “Ne yapalım, emir bekliyorum” diyecek. Kraliçe, Putin’le görüşmek zorunda kalacak. Zelenski “İşler iyice kötü gidiyor. İfşa olacağım. Vatan haini ilan edileceğim. Bana bir şey deyin, nasıl yapayım. Halkın direnişi kesilirse, otorite bozulmaz ve kaos ortamı olmazsa, bu iyi olmaz, iş yapamayız” diye birkaçıyla ayrı ayrı görüşecek.

Tayyip yine “Kahretsin, bu mfs yine her işimizi bozuyor” diyecek ve Biden tarafından gelecek emirleri bekleyecek. Sözde danışmanların zaten alayı kara paracı, hırsız, namussuz pislik herifler… İşte gündemde, en büyük hainlerden ve kara paracılardan biri olan Devlet Bohçalının eski basın danışmanı adi hırsızlık suçu işlemiş, net görüntüler dahi var ama haberlere erişim engeli getirilmiş. Bunların hepsi böyle… Hepsi mason tarikatı üzerinden devletlerin belirli yerlerine getirilen adi, şeytanlaşmış kişiler. Hiç bir kişi ya da grup ya da teşkilat, hiçbir devleti hukuk devleti olmaktan çıkartma hakkına sahip değildir. Devletlerin kurum ve kuruluşları üzerinden en vahşice kara para işlerini yapma ve bu maksatla diğer devletlerle danışıklı dövüşme hakkına sahip değildir.

Şi, vurduğum darbelerden sonra kendini epeyi geri çekmek zorunda kalmıştı, yine tepkisiz görünecek ama arka planda bütün görüşmelerin, danışmaların, kararların içinde olacak.

Bir çok gelişme arka planda gizlice yaşanacak ve sonra “Yeter artık. Bu mfs de çok oldu. Yıkalım, yakalım artık oraları” diyecekler. Patlamalar, yıkılmalar olacak. Sonra ben o yangınlarda bunları yakacağım. O molozların, o enkazın altına bunları gömeceğim. Dünya genelinde bunların yüz elliden fazlasını oyundan düşüreceğim. Bunu yapmasalar da sonuç değişmeyecek ve yine oyundan düşüreceğim.

Bütün dünya yansa, yıkılsa bile, böylesine bir vahşete, insan kaçakçılığına, organları için küçücük çocukların dahi kaçırılmasına ve öldürülmesine, bunların zorla fuhuş mafyalarında çalıştırılmasına, satanist ayinlerinde İblis’e kurban edilmesine izin vermeyeceğim. İşkenceci sübyancılara satılmalarına izin vermeyeceğim.

Ben gemilerimi yaktım, geri dönüşüm yok. Böyle bir dünyada, bu gerçekleri bilip de bu mücadeleyi vermeden zaten yaşamam, yaşayamam. Sadece bir saat sonra bile dünyayı yerinden oynatacak somut delilleri, dünyanın başka başka ülkelerinden paylaştırabilirim ve başka başka ülkelerin adli makamlarına teslim ettirebilirim. Kendimi mi yakacağım, zan etmem, bana zarar yansımaz. Haydi en kötü senaryayo bakalım ve kendimi yakacak olayım… Olsun, dünya üzerinde bu insan şeytanlarını da kendimle beraber yakmış olurum. Fazlasıyla değer…

O Ukraynadaki danışıklı dövüş hemen şimdi bitecek. O Putin ve o Rusya cezasını hemen şimdi çekmeye başlayacak. O Putin ve Zelenski hemen tutuklanıp yargılanacak. Milletler arası mahkemeler hemen kurulacak ve insanlığa karşı işlenmiş suçlar yargılama konusu olacak. O Biden ve Kamala derhal iktidardan indirilecek, yerine de Trump getirilecek. Ona bir şans daha vereceğim.

Gelişmelere bakacağım, inadıma kararlar alınırsa, somut delilleri dünya insanlığı ve adli makamlarıyla paylaşacağım ve o anda Türkiye’de bir millet darbesi başlatacağım. Ben burada devrimi yapınca, peşim sıra onlarca ülkede devrimler yaşanacak.

Dünya insanlığı dünyalı ve uzaylı satanistlerden ve bunların danışıklı dövüşlerinden artık kurtulacak.

Akademi Dergisi | Mehmet Fahri Sertkaya

..

Neden son darbeler vurulmuyor

İnatla ve ısrarla danışlık dövüşme, onca tarafı oyalama, oyalama ve sonunda çuvallama…

Bir yandan da bu fena çuvallamış hali yine danışıklı dövüşlerle toparlama çabası… Öbür yanda ise, bu vaziyeti net gördüğü halde hala hamle yapmayan ve danışıklı dövüşlere son darbeyi vurmayan ülkelerin vahim sonları… Evet, Avrupa ülkeleri başta olmak üzere, bu danışıklı dövüşe hala alet olan ya da hiç değilse seyirci kalan ülkeler, büyük kaybedecekler.

Dünyanın, Biden/Kamala, Putin, Şi, Scholz ve Kraliçe Elizabeth merkezli oynanan danışıklı dövüşleri artık tamamen bozması gerekiyor. Yoksa bunlar, diğer ülkelerin ayarlarını çok ama çok fena bozacaklar.

Üç kuruş çıkarları için bütün dünyayı acımasızca felaketlere sürükleyecekler. Bu kısmı da danışıklı dövüşlerle yönlendirecekler.

Şu son darbeleri beraberce vuralım, iyice bocalasınlar, sonra dağılsınlar ve dünya insanlığı büyük tehlikelerden kurtulsun. Bunların idaresi altındaki devletler/milletler de kurtulsunlar.

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Kırım’ı geri almalıyız

Ordumuzda son ince ayarları yapalım, Kırım’a doğru hemen sefere çıkalım. Ben seferi finanse edecek maddi imkanlar da bulurum. Havadan, karadan, denizden yapacağımız “özel askeri harekat”la kadim toprağımız Kırım’ı, çok gecikmeli de olsa tekrar geri alalım.

Kırım halkının can, mal, din, ibadet, ifade hürriyetleri dahil olmak üzere her türlü hürriyetlerini sağlayalım. Oradaki Türk/Müslüman unsurlarla yeniden kaynaşalım.

Şayet Putin ve çetesi, yaptığımız bu meşru “özel askeri harekat”ı savaş saymak isterse, olmadık bir karşılık verirse, Rusya Federasyonuyla harbe girelim.

– Biz zaten resmen NATO üyesi bir ülke olduğumuz için peşimizden bütün NATO güçleri de gelsin.

– Rusya Federasyonu, zulüm altında inlemiş ve hala inleyen, asimile edilmiş ve hale asimile edilmekte olan Türk/Müslüman unsurlarla dolu. Ben onları da yönlendiririm. Onlar da rızalarıyla sıra sıra Rusya Federasyonundan ayrılırlar.

İyi olmaz mı? Ben ciddiyim, bunu yapalım, ne diyorsunuz?

Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi